Yozgat: Tokmak Hasan Paşa Camii

Tokmak Hasan Paşa Camii; Yozgat’ın Şefaatli İlçesi, Paşaköy Kasabası Hasanpaşa Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Tokmak Hasan Paşa Camii H.1187 (M.1773) tarihinde inşa edilmiştir. Cami tek katlı ve kırma çatılıdır. Duvarları yığma taş örgü sistemiyle yapılmıştır. Kuzey – güney doğrultusunda ve dikdörtgen planlıdır. Altta ve üstte pencere sıraları mevcuttur. Duvarlar sıva üzerine badanalıdır.

Yapının minaresi spiralli ve tek şerefeli olarak sonradan yapılmıştır. Cami 1895 yılında tamir edilmiştir. Edinilen bilgilere göre cami 1965 yılında da ufak çaplı restorasyon yapıldığı söylenmektedir. Cami içerisindeki kimi süslemeler bu döneme aittir. Giriş kapısı basık kemerli ve profillidir.

Caminin harim kısmı mihraba gidildikçe kalınlaşan ve her biri devşirme olan taş kaideler üzerine oturan 8 adet serbest, 4 adet yalancı ayak üzerine dikine atılmış ahşap kirişler üzerine ahşap kaplama tavanlıdır. Ahşap ayakların üstleri yine antik gelenekteki sütun başlığını andırır şekilde oymalıdır.

Duvar cephesinden dışa doğru taşın dikdörtgen bir pano içerisinde yer alan mihrap, duvar içine gömülen bir niş şeklindedir. Paşaköy Kasabası Tokmak Hasan Paşa Cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca 2005 yılında tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Paylaşın

Yozgat: Osmanpaşa (Emirci Sultan) Türbesi

Osmanpaşa (Emirci Sultan) Türbesi; Yozgat’ın Merkez İlçesi, Osmanpaşa Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Osmanpaşa Camisi’ne bitişik olan bu türbenin yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Osmanpaşa, Şeyh Hoca Ahmet Yesevi’nin halifelerindendir. Lakabı Şerifüddün, Babasının adı Muhammed’dir.

Emirci Sultan olarak bilinmektedir. Doğum tarihi bilinmemektedir. Ölüm tarihi 1240’tır. Türbe içerisindeki sandukalardan biri 1239 – 1240 tarihli Emir Sultan Şerefüddin İsmail Bin Muhammed’e aittir.

Buna dayanılarak türbenin 1239 veya 1240 yıllarında yapıldığı anlaşılmaktadır. Türbesi Yozgat’ın Osmanpaşa Kasabası’ndadır. Asıl adı Osman’dır.

Paylaşın

Yozgat: Yusuf Karslıoğlu Konağı

Yusuf Karslıoğlu Konağı; Yozgat’ın Merkez İlçesi, İstanbulluoğlu Mahallesi, Sungurlu Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

1883 yılında yapıldığı bilinen konak 1929 ve 1936 yılları arasında Yozgat Belediye Başkanlığı yapan Yusuf Karslıoğlu tarafından satın alınarak uzun süre kullanıldığı için “Karslıoğlu Konağı” olarak adlandırılmıştır. Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmak üzere 1977 yılında Kültür Bakanlığınca istimlak edilen konakta ilk restorasyon çalışmaları 1990 yılında tamamlanmıştır.

Atatürk’ün Yozgat’a ilk gelişlerinde (3 Şubat 1934) yılında burada kaldığı ve daha sonrada uzun bir süre Vali Konağı olarak kullanıldığı bilinmektedir. Konak şu anda İl Özel İdaresine tahsis edilmiştir. Konak bodrum kat hariç iki katlı olan, alt katta köfeki taşına benzeyen işlenmesi kolay sarı renkli kesme taşlar üzerinde yükselen ince ahşap işçiliği tavan dekorasyonu ve süslemeleri ile dönemin ve günümüzün en güzel örneklerinden biri durumundadır.

Eski Yozgat-Sungurlu yolu (şimdiki Hattuşaş yolu) üzerinde C. Ali Efendi Camii’nin yakınında yer alan birinci katı sarı renkli kesme taş (Nevşehir Taşı), ikinci kat kagir olan bu konak kırma çatılıdır. İkinci kat güney-kuzey yönünde çıkıntı yapar. Bu kısmın altı “S” konsollarla desteklenmiştir. Balkon tabanı sonradan betonlanmıştır. İkinci kat balkon pencereleri yuvarlak kemerli olup ahşap çerçevelidir.

Binaya giriş, güneydeki taş çerçeveli yuvarlak kemerli bir sundurmadan sağlanmıştır. Bugün üst kata (birinci kata) beş basamaklı taş merdivenle doğudaki dikdörtgen küçük kapıdan çıkılmaktadır. Birinci kat girişi, yuvarlak kemerli ve dört revnaklıdır. Kemerler arasında sarı renkli taştan yapılmış, iyonik başlıklı sütunlar mevcuttur. Revak üzeri oymalı tonozlu sonradan betonlanmıştır. Sekizgen sofanın her köşesinde bir oda yer alır. Güney- batı köşesinde, önemli konukların ikameti için ayrılmış özel bir oda yer alır.

Bu odanın tavanı diğer odalarınkilerden daha güzel işlenmiştir. Salonun güney kısmı eyvanı hatırlatır. Bu eyvanın önünde bir balkon bulunmaktadır. Oda kapıları üzerinde görülen sonradan kazınılmış haç şekillerinden ve güneydeki sundurma üzerinde yer alan balkonun üçgen alınlığındaki Rumca yazılardan bu yapının eskiden Rumlara ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu üçgen alınlığın ortasındaki Rumca üç satırlık yazı ve 1883 rakamı bu yapının tarihini vermektedir.

Paylaşın

Yozgat: Karabıyık Köprüsü

Karabıyık Köprüsü; Yozgat’ın Merkez İlçesi, Karabıyık Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Karabıyık Köprüsü Yozgat Boğazlayan yolu üzerinde Karabıyık Köyü yol ayrımının yaklaşık 500 mt. kuzeyinde ve yola yaklaşık 200 – 250 mt. uzaklıkta Kanak Suyu üzerine Yavuz Sultan Selim tarafından Mısır seferine giderken (1516) senesinde yaptırılmıştır.

Moloz taş üzeri düzgün kesme taş kaplama olarak yığma yapılan sivri kemerli iki gözlü ve taş korkuluklu bir köprüdür.

Taş korkuluklara geçiş taşkın bir silme ile yapılmıştır. Korkuluklarında yıkılmalar ve duvarlarında yer yer dökülmeler göze çarpmaktadır. Kullanılmayan köprünün zemini asfaltlanmış olup, taş döşeme halen görülebilmektedir.

Paylaşın

Yozgat: Çadırhöyük

Çadırhöyük; Yozgat’ın Sorgun İlçesi, Peyniryemez Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Peyniryemez Köyü’ nün yaklaşık 2 km. güneyinde, Esenli – Gelingüllü Baraj Havzasında yer almaktadır. Yaklaşık olarak 32 metre yükseklikte, 220 metre çapındadır.

Çadırhöyük ilk kez 1926 yılında Von der Osten tarafından tespit edilmiştir. Alişar Yöresel Yüzey Araştırmaları kapsamında 1993 yılında Chicago Üniversitesi adına Dr. Ronald L.Gorny tarafından tekrar incelenen höyükte 1999 yılında başlatılan kazı ve araştırmalar halen devam etmektedir.

Çadırhöyük’te yapılan kazılar neticesinde çeşitli dönemlere ait, haç, bronz iğne, ağırlıklar, ağırşaklar, pişmiş toprak eserler, işlenmiş kemikler bulunmuştur. Kalkolitik, İlk Tunç Çağı, Proto-Hitit, Hitit İmparatorluk Çağı, Frig, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait tabakalar tespit edilmiştir.

Paylaşın

Yozgat: Kadıpınarı Yaylası

Kadıpınarı Yaylası; Yozgat’ın Akdağmadeni İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Akdağmadeni İlçe Merkezi’ne 2 km. mesafedeki yayla, Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün yönetiminde Orman İçi Dinlenme Tesislerinin bulunduğu Akdağ Ormanları içerisinde çok geniş bir alana yayılan; çam, meşe ve çeşitli ağaçlardan oluşan zengin bir bitki örtüsüne sahiptir.

Akdağ ormanları temiz soğuk suları ve çeşitli av hayvanları barındıran bir bölgedir. Bölge içerisinde turistik tesisler ve Geyik Üretim Çiftliği bulunmaktadır.

Muhteşem görüntüsüyle gürültülü şehir ortamından kaçıp doğanın sesini dinlemek isteyenlere kucak açan Kadıpınarı Yaylası’na gitmeden önce her ihtimale karşı tüm ihtiyaçlarınızı karşılamanızı öneririz. Yöre halkı, oldukça sıcak ve samimidir. Size her türlü yardımda bulunacağından şüpheniz olmasın.

Paylaşın

Yozgat: Tiftik Han (Eski Cezaevi)

Tiftik Han (Eski Cezaevi); Yozgat’ın Akdağmadeni İlçesi, Ahisavi Mahallesi, 2. Sakarya Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Dikdörtgen planlı olup ön ve arka olmak üzere iki girişi bulunan, iki katlı ön cephesi mermer kesme taş ve ocak taşından inşa edilmiş, çatısı kiremitle kaplıdır. Yuvarlak kemerli çift kanatlı büyük kapısı ve kemerli pencereleri vardır. Dış duvarları tamamen kesme mermer kaplıdır.

Kapı kemerinin ortasında profilden bir aslan kabartması ve bunun iki yanında çember içerisinde “Maşallah” ve “Subhanallah” ifadeleri yazılıdır. Kapı kemerinin üzerinde üçgen alınlık ve bunun içerisinde kabartma çiçek motifleri bulunmaktadır. İçeride her iki katta dikdörtgen planlı 10 sütunlu revaklı orta avluya geçilir. Sütun araları kemerli, üst katta tonozludur. Üst kat revak zemini taş odalar ise ahşaptır.

Üst katta biri küçük 11 oda bulunmaktadır. Avludan girişin karşısından sağlı sollu iki taş merdivenle arka sokağın seviyesindeki iki kanatlı kapısı olan arka girişe çıkılır. Bina saçakları silmeli, çatısı kiremitle kaplıdır. Üst kat odalardan birinin kapısının üst kısmında 1316 (Hicri) tarihi kabartma şeklinde yazılmıştır. Bina restorasyon edildikten sonra “Akdağmadeni İlçe Halk Kütüphanesi” olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Paylaşın

Yozgat: Muşali (Behramşah) Kalesi

Muşali (Behramşah) Kalesi; Yozgat’ın Akdağmadeni İlçesi, Muşalikalesi Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Yüksek bir tepe üzerinde kurulmuş, ufak bir kaledir. Gıyaseddin Keykavus (1237-1246) emirlerinden Necmed-din Bahramşah-ı Candar’a ait olan bu kale, tahminen XIII. Yüzyılın ilk yarısında yapıldığı sanılmaktadır. Yüksek kale duvarları moloz taş üzeri kesme taş kaplıdır. İçte bu taş dizileri tuğla gibi çaprazlama dizilerle sıralanarak zikzag duvar örtüsünü oluşturmaktadır.

Batı ve Kuzey dış duvarlarda uzun dikdörtgen üç ufak burç vardır. Halen büyük bir bölümü ayakta kalan kale görülmeye değerdir. Köyün kuzeyinde her tarafa hakim bir kale (Muşali – Muşallim Kalesi) ile batı eteğinde kurulmuş iki türbe bulunmaktadır. Bunlardan kaleye yakın olanı Ali Çelebi aşağıda olanı ise Mahmut Çelebi Türbesidir. Türbe içinde ve dışında birer mezar taşı vardır.

Üzerindeki kitabelere göre türbe 871/1466 veya 875/1471 tarihleri arasında yapılmış olmalıdır. Her hangi bir süsleme unsuru yoktur. Muşali – Muşallim Kalesi’nin batısındaki iki türbeden aşağıda kalanı, kubbesi yıkık türbedir. Yukarısındaki Muşali – Muşallimoğlu Ali Türbesi’nden farkı farklı yanı yoktur.

Kubbesi ve üst kısmı yıkılmıştır. Türbe içindeki kırık mezar taşı üzerinde Kuran’ın 112. Suresi yazılıdır. Diğer ikisinde de merhumun adı ve ölüm tarihi yazılıdır. Büyük Emir Ali Çelebi’nin Oğlu Mahmut Çelebi’nin Oğlu Mahmut Çelebi Recep 882/1477 tarihinde yapılmış olabilir. Bu yapı Muşallim’in torunu Ali Çelebi’nin oğlu Mahmut Çelebi’ye aittir. Mezar odasının üzeri ardıç ağaçlarıyla kaplıdır.

Paylaşın

Yozgat: Şakir Efendi Türbesi

Şakir Efendi Türbesi; Yozgat’ın Sorgun İlçesi, Gedikhasanlı Kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Mehmet Şakir Suntay (Gedikhasanlı Şakir Efendi) aslen Kayseri’nin Cami-i Kebir Mahallesi’nden olup Yozgat’ın Gedikhasanlı Köyü’ne yerleşmiş aileye mensuptur. Kayseri de Cücezadeler namıyla tanınan bu aileden olan Ali Efendi’nin ortanca oğludur. 1853’de Yozgat’da doğar. Tahsiline ilk olarak doğduğu köyde başlayıp daha sonra Osmanpaşa Medresesi’ni bitirir. Bilahare Kayseri’ye giderek orada tanınmış ulemadan müritzade Ali Efendi’den ve diğerlerinden icazetname alır ve Yozgat’a döner.

Mehmed Şakir Efendi Yozgat’da Demirli Medrese’de hem Osmanlı Dönemi’nde, hem de Cumhuriyet Dönemi’nde müderrislik yapar. Okuduğu Osmanpaşa Medresesi’nde bir süre müderreslik yaptıktan sonra medreselerin kapatılmasıyla köyüne çekilerek imam-hatiplik yapar ve halkı irşada devam eder. Yozgat ve Osmanpaşa’da ömrü boyunca sayısız öğrenci yetiştirmiştir. Başta Nakşî Şeyhi Şeyhzade Ahmet Efendi olmak üzere, Müftü Hulusi Akyol gibi isimler, Şakir Hoca Efendi’nin talebeleri olmuşlardır.

Din ilimlerinde, Arapça, Hadis ve özellikle Kur’an ilimlerinde, Tefsir’de vukufiyeti olan Şakir Efendi’nin ruus (doktora) imtianı vererek dersiam olduğu; kendisini müstahıkkın-i ilmiye maaşı tahsis edildiği halde devletten bu maaşı kabul etmediği, çevresinde meseleyi yakinen bilenler tarafından ifade edilmektedir; fakat bu konuda resmi bir belgeye rastlanmamıştır. Mehmet Şakir Efendi vücutça sıhhatli olmasına rağmen ömrünün son yıllarında iki gözünü birden kaybeder. 1937 yılında Gedikhasanlı Köyü’nde vefat eder ve köy kabristanlığına defnedilir. Mezarı sevenleri tarafından ziyaretgâh olarak yaptırılmış olup günümüzde de ziyaret edilmektedir.

Paylaşın

Yozgat: Çapanoğlu (Büyük) Camii

Çapanoğlu (Büyük) Camii; Yozgat’ın Merkez İlçesi, İstanbulluoğlu Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Çapanoğlu (Büyük) Camii Osmanlı İmparatorluğu döneminde Avrupa etkisinde ortaya çıkan Türk mimari tarzının Anadolu’daki önemli örneklerinden biridir. Yozgat İstanbulluoğlu mahallesinde olan yapı iki ayrı tarihte inşa edilen iç ve dış cami bölümlerinden oluşmaktadır. İç cami, Çapanoğlu Ahmet Paşa’nın büyük oğlu Mustafa Bey tarafından 1779 yılında; dış cami ise kardeşi Süleyman bey tarafından 1795 yılında yaptırılmıştır.

Şehrin her yerinden görülebilen cami, ince minaresi, yüksek kasnaklı kubbesi ve köşe kuleleri ile Yozgat’ın sembol yapılarından biridir. Beyaz kesme taştan yapılan iç cami, dıştan kırık saçaklarla dört kata bölünerek kademeleşme oluşturulmuş, kubbe kasnağındaki konsollarla da dikkat çekmektedir. İki yapının birleştiği batı cephede de ince zarif minare görülmektedir. Dış cami, açık kahverengi bordo kesme taştan inşa edilmiştir.

Birçok özelliği farklı olsa da bu iki yapı birbiriyle oldukça uyumludur. Cami, ardı ardına sıralanan mekânlarıyla dikkat çekmektedir. İç cami, 1779 yılında, tek kubbeli, üç bölmeli ve iki katlı mahfil, dışarıda da üç bölmeli revak biçiminde yapılmıştır. 1794 yılında bu kısmın önüne, yine üç bölmeli, geniş bir mekân olan “dış cami” eklenmiştir. Fakat ek mekânın büyüklüğü, buranın ikinci bir harem gibi görünmesini sağlamıştır.

Dış caminin de önüne daha sonra küçük bir giriş revakı ilave edilmiştir. Caminin dört tarafı avlu duvarıyla çevrilidir.  Avlunun doğu ve batı tarafında bulunan kemerli abidevi kapılara, 1964 yılında, kuzey tarafından üçüncü bir kapı açılmıştır. Camide yoğun olarak kalem işi süslemeler görülmektedir. İç ve dış caminin harim duvarları, üst duvarları, kemer kavsi ve karınlarında mermer taklidi boyamalar yer almaktadır.

Dış caminin ana kubbe içinde ve iç cami kubbesi ve pandantiflerinde kıvrık dallar, yapraklar, çiçek ve meyve tasvirleriyle yapılan süslemeler dikkat çekicidir. Dış camiden asıl harime girişteki yapının ilk taç kapısı, zengin ve görkemli bir kompozisyon oluşturmuştur. Akantus yaprakları, C ve S kıvrımları, deniz kabuğu motifleri mihrap çevresini taçlandırmaktadır. Minber ise renkli damarlı mermerlerden, barok motiflerinin de yer aldığı çeşitli şekillerle bir mücevher gibi süslenmiştir.

Türbe, iç ve dış caminin birleştiği kuzeydoğu köşesinde, beden duvarlarından dışarı doğru taşmış, küçük kubbeli, beyaz kesme taşından yapılmış bir yapıdır. Türbeye dış cami içine açılan yuvarlak kemerli bir kapıdan girilmektedir. Yapı içinde çeşitli büyüklüklerde 18 sanduka bulunmaktadır. Bu sandukalar, Çapanoğlu ailesi ve Yozgat eşrafına aittir.

Paylaşın