Aksaray: Ziga Kaplıcaları

Ziga Kaplıcaları; Akaray’ın Güzelyurt İlçesi, Yaprakhisar Köyü, Ziga Mevkii’nde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Ihlara Vadisi sınırında yer alan Yaprakhisar Köyü’ndeki Ziga Kaplıcaları, özel çevre koruma bölgesi ilan edilmiş ve bölge, doğa harikası vadiyle birlikte bir termal turizm bölgesi haline gelmiştir. Ihlara Vadisi’ne panoramik bakış açısına sahip Ziga Kaplıcaları’nda termal suyun sıcaklığı 47 derecedir.

Mineral açısından oldukça zengin olan Ziga Kaplıcaları; banyo uygulamaları şeklinde romatizmal hastalıkların kronik dönemlerinde yardımcı, tamamlayıcı tedavisinde, helioterapi/UV ile birlikte kullanılarak kaşıntılı ve döküntülü hastalıkların tedavisinde yardımcı, tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak, ortopedik ve nörolojik rahatsızlıkların rehabilitasyonunda kullanılabilir. Ayrıca metabolizma bozuklukları, göz rahatsızlıkları ve kadın hastalıklarına da iyi gelmektedir.

Ziga travertenleri ve Ziga sıcak suları birçok mineralin birleşiminden oluşurken, içerisinde bol miktarda kalsiyum, sodyum klorür ve hidrokarbonat iyonu bulunması sebebi ile tortu bırakmaktadır. Suyun içinde bulunan katyon ve anyonların traverten oluşumuna uygun olması dolayısıyla bölge traverten alanı olarak planlanmış ve travertenlerle ilgili bir proje yapılmıştır. Ziga bölgesinde sarı renkte geniş bir traverten alanı oluşturularak kalsiyum, sodyum ve kükürtlü su tortuları muhteşem bir görüntü oluşturarak Ziga Termal Havzası’na ayrı bir görsellik katmıştır.

Paylaşın

Aksaray: Ulu Camii

Ulu (Karamanoğlu Mehmed Bey) Camii; Akaray’ın Merkez İlçesi, Hacı Hasan Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden olan Ulu Camii, Kılıçarslan’ın oğlu Rükneddin Mesud tarafından yaptırılmıştır. Karamanoğulları Dönemi’nde genişletme ve onarım çalışmaları yapılan caminin kitabesinde ”Bunun yapılmasını ve yenilenmesini merhum ve mağfur Ala-ed-din Bey’in oğlu yüce Sultan Mehmed, 811 yılında emretti” yazar ve yine aynı kitabede caminin mimarı olan Mimar Firuz’un adı yazılmıştır. Osmanlı kayıtlarında ise caminin ismi ”Karamanoğlu Mehmed Bey Camii” olarak geçmektedir.

Ulu Camii, kareye yakın bir planda, düzgün kesme taştan yapılmıştır. Anadolu Selçuklu beyliklerinin tipik süslemeleri ile bezenmiş olan batı cephesindeki taç kapıdan giriş yapılır. Kıble yönünde dört, kıbleye dik olarak üç, toplam on iki ayak bulunmaktadır. Bu ayaklar birbirine kemerlerle bağlıdır. Taç kapının solundan bir merdivenle üzeri çapraz tonoz örtülü olan kadınlar mahfiline çıkılmaktadır. Camiinin içinde Selçuklu devri ahşap işçiliğinin şaheser örneği bir minberi vardır.

Döneminin en ünlü ağaç oyma, sedef kakma ve kalem işleri ustalarından Nüştekin’ül Cemali tarafından yapılmıştır. Abanoz ağacından yapılan bu minberde usta; yazının, sedef kakmacılığın, ince ağaç işçiliğinin ve süslemenin her çeşit inceliğini bir arada kullanmıştır. Minberin üzerinde Kuran-ı Kerim’den Ayetler ile Selçuklu Sultanlarına ithafen methiyeler yazılı olup, çeşitli motiflerle de eser süslenerek zenginleştirilmiştir. Ayrıca Ulu Camide bulunan ve Selçuklu ile Osmanlı dönemine ait bir çok halı ve kilim seccade Aksaray Müzesi’nde koruma altına alınmış, bunlardan bir kısmı da müzede sergilenerek ziyaretçilerin beğenisine sunulmuştur.

Paylaşın

Aksaray: Selime Katedrali ve Peribacaları

Selime Katedrali ve Peribacaları; Akaray’ın Güzelyurt İlçesi, Selime Kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Selime Kasabası, Ihlara Vadisi’nin bitiş noktasındadır. Vadiden çıktığınızda peribacaları ve Selime Katedrali sizi karşılar. Katedral; kiliseler, kervan yolu ve peribacaları Kapadokya’ya gelen turistlerin gözdesidir.

Selime Katedrali iki katlı olarak inşa edilmiş, Kapadokya’nın en büyük katedralidir. Katedral VIII. yüzyıl ile XI. yüzyıl olarak tarihlenmektedir. Katedralde İsa’nın göğe çıkışı, Meryem gibi tasvirler vardır.

Selime katedrali ve manastırına çıkışta yüksek bir koridor karşımıza çıkar ki bu develerin çıkarıldığı kervan yolunun bir kısmıdır. Selime’de kurulan pazar nedeniyle, kervanlar Selime’ye gelmekte ve kervanların güvenliği için develer katedralin orta kesimine kadar çıkartılırdı. Bu kısmın üstüne de dinlenmek ve ibadet etmek isteyenler için Selime Katedrali ve Manastırı inşa edilmiştir.

Katedral içindeki mutfak dikkat çekmektedir. Piramit şeklinde yapılan mutfakta etrafı aydınlatmak için kandil yerleri yapılmıştır.

Selime Kale Manastırı’nın en önemli özelliklerinden biri de bölgedeki din adamlarının yetiştirildiği mekân olmasıdır. Ayrıca ilk yüksek sesli ayin de Selime Katedralinde yapılmıştır. Kayaların oyulmasıyla yapılan ve çoğu kilise olarak inşa edilmiş yapılar Bizans sanatının izlerini taşır. Ayrıca katedralin üst kısmının kale olarak inşa edilmesi dikkat çekmektedir.

Selime Katedralinin hemen karşısında bulunan Selime Sultan Türbesi, Selime bölgesine gelen ziyaretçilerin bir diğer uğrak yeridir. Selime üzerinden Aksaray istikametine gidenlerin Gülağaç kavşağından dönerek Kapadokya’nın ilk köy yerleşimi olan 10 bin 500 yıllık yerleşim alanı olan Aşıklı Höyük’ü ve 7 kilometre ilerdeki tarihi Demirci evlerini görmenizi tavsiye ederiz. Bu sayede Demirci üzerinden Saratlı Yeraltı Şehirlerine kısa sürede ulaşmakta mümkün olacaktır.

Yine Güzelyurt Selime hattından Aksaray istikametine gidenlerin veya Aksaray istikametinden gelenlerin mutlaka uğraması gerektiğini düşündüğümüz bir diğer noktada Çeltek ve Akhisar köyleri arasında yer alan Çanlı Kilise ve Manastırlar Tepesi’dir. Doğantarla Kasabası içerisinden Çeltek yoluna dönerek 13 kilometre ilerlediğinizde Çanlı Kilise’de olacaksınız.

 

Paylaşın

Zonguldak: Cumayanı Mağarası

Cumayanı Mağarası; Zonguldak’ın Kilimli İlçesi, Cumayanı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Mahalle ile mağara arası yaklaşık 1 kilometredir.

Mağara ilk kez Chris Baue, Harvey Lomas, Arda Çalı ve Dündan Çetin isimli speologlar tarafından 1976 yılında incelenmiştir. Daha sonra Türk ve Fransız mağaracılar 1977 yılında, İngiltere’nin Nottingham Politeknik Üniversiteleri tarafından 1978 yılında incelenmiştir.

Bu mağara II. Zamanın Kretase kalkerleri içerisinde bulunmuştur. Zonguldak yöresinin olduğu kadar Türkiye’nin de en önemli mağaralarından birisidir. Mağara 10 km. den fazla bir uzunluğa sahiptir. Mağaranın üç ayrı girişi vardır. Bunlardan biri yöredeki pompa istasyonunun arkasındaki girişten başlayarak çöküntü alanına ve travertene kadar 300 m.lik bir giriştir. İkinci giriş, gölün bitiminde olup, burada üçüncü girişle birleşir. Buradan kumlu bir mekâna ulaşılır ve suyun geldiği yönde de büyük bir salon vardır. Bu galeride aynı zamanda büyük taş bloklardan oluşmuş bir de salon bulunmaktadır.

Bu mağara Kızılelma Mevkiinde bulunan bir düden, Ayıcı, Aydın dereleri ve Büyükav Deresi’nin sularını yutmaktadır. Düdenin üzerindeki mağara içerisinden yeraltı deresine de inilmektedir. Yeraltı deresi güney-kuzey yönünde 4 km. uzaklıktaki Cumayanı Mahallesi’ndeki mağaradan yeryüzüne çıkmaktadır.

Paylaşın

Zonguldak: Süzek Kanyonu Macera Parkuru

Süzek Kanyonu Macera Parkuru; Zonguldak’ın Gökçebey İlçesi, Uzunahmetler Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Gökçebey İlçe Merkezi’ne yaklaşık 4 km. uzaklıktadır.

Süzek Kanyonu ve Macera Parkuru; Doğal ve kültürel açıdan potansiyeli olan bölgenin turizm altyapısının ve sosyo-kültürel altyapının iyileştirilmesine ve turizm gelirlerinin artırılmasına katkı sağlamak suretiyle bölgenin kalkınma potansiyelini harekete geçirmek için ve kanyonu ve yakın çevresini değerli ve çekici kılan en önemli unsur olan bozulmamış doğal yapısını görülmeye değer bir tabiat güzelliği olan yedi adet şelaleyi ön plana çıkartmak için yapılmıştır.

Şelalenin yer aldığı vadiye yaya olarak inmeniz ve dere boyunca yürümeniz gerekmekte. Zaman zaman dere içerisinden geçmek zorunluluğu olacağından kıyafet ve ayakkabı konusuna dikkat etmeniz gerekmektedir. Mükemmel doğa manzaralarıyla karşılaşacağınız şelalelere gitmeden önce tüm ihtiyaçlarınızı karşılamanızı öneririz. Şelalelerin bulunduğu bölgede ihtiyaçlarınızı karşılayacağınız işletme bulunmamaktadır.

Paylaşın

Zonguldak: Çayır Su Mağarası

Çayır Su Mağarası; Zonguldak’ın Çaycuma İlçesi, Çayır Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Çayır Su Mağarası, Çaycuma İlçe Merkezine 12 kilometre uzaklıktadır.

İki ayrı yolla ilçe merkezine bağlıdır. Stabilize yolla Güdüllü Köyü üstünden gidilebileceği gibi, Filyos asfaltı üstünde Dereköy güzergahından da gidilebilir.

Mağara doğa harikasıdır. 1300 metre uzunluğundaki mağara, botla gezilebilecek kadar geniş alanları olan bir yeraltı nehrine sahiptir. Nehrin mağara ağzında oluşturduğu göllenmelerde alabalık bulunmaktadır.

Mağara önünde piknik yapılabilen bir alan bulunmaktadır. Geçmişte (M.Ö. 1200 yılları) mağaradan çıkan suyun kanallarla Filyos’a aktarıldığını kanıtlayan tarihi su yolu antik Tion (Filyos) şehri uygarlığının bir mirasıdır.

Ayrıca Çayır Köyü’nde biri mağara yakınında (Tahminen Ceneviz Dönemi), diğeri de köy merkezinde (Yakın tarih Osmanlı Dönemi) iki tarihi kemer köprü bulunmaktadır. Köy merkezindeki halen kullanılan tarihi köprünün doğal yapısı 1990 yıllarında genişletme çalışmaları nedeniyle bozulmuştur.

Paylaşın

Zonguldak: Maden Müzesi

Maden Müzesi; Zonguldak’ın Merkez İlçesi, Çınartepe Mahallesi, Dağyolu Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İilk olarak 1880’li yıllarda üretime açılan ve günümüzde Türkiye Taşkömürü Kurumu’nca eğitim ocağı olarak kullanılan alan, Madencilik Müzesi yapılmak üzere projelendirilmiş ve tamamlanmıştır. 9 Aralık 2016 tarihinde hizmete açılmıştır.

Yer altındaki kömür üretimine dair şartlarının yansıtıldığı, alın teri ve emeğin değerinin gözler önüne serildiği müzede, Zonguldak kömür havzasında 1840’tan bu yana kömür üretiminde kullanılan kazma, baret, fener, maske, çizme ve haberleşme cihazları gibi araç gereçler ile kömürün oluşumuyla ilgili görsel ve yazılı materyaller yer alıyor.

Yer altı madenleri ve yer üstü tesisleriyle madenciliğin üretimini anlatan ödüllü maketin de bulunduğu müzede, maden işçisinin polyesterden yapılan heykelleri, dijital simülasyonlar, harita, resim ve film gibi materyaller, iş sağlığı ve güvenliğinde kullanılan malzemeler, kurumun tarihsel dokümanları ile yayınladığı istatistiki bilgiler, madencilik tarihiyle ilgili ziyaretçilere bilgi sunuyor.

Paylaşın

Zonguldak: Yeni Camii

Yeni Camii; Zonguldak’ın Merkez İlçesi, Mithatpaşa Mahallesi, İsmet Paşa Sokak üzerinde yer almaktadır.

Camiye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

20. yüzyıl başlarında yapılmıştır. 2 katlı, taş-tuğladan inşa edilmiş olan yapının üzeri sıvalıdır. Üç girişi bulunan yapının ana girişinin hemen altında üzeri açık şadırvan vardır.

Girişin tam karşısında mihrap onun solunda minber yer almaktadır. Mihrap ve minber ile alt kattaki duvarların bir kısmı bitkisel ve geometrik desenlerle süslü çinilerle kaplıdır. Tavan ahşap olup, caminin hemen sağında tek şerefeli bir minare vardır.

Paylaşın

Zonguldak: Crispos Anıt Mezarı

Crispos Anıt Mezarı; Zonguldak’ın Ereğli İlçesi, Orhanlar Mahallesi, Yalı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Ereğli’de gösteriler yapan ve orada ölen eski Mısırlı pandomim sanatçısı Krispos’un anısına yapılmıştır. Kaidesi ile birlikte 2.10 m yükseklikte bulunan anıtın önünde 19 satırdan oluşan ve kazılarak yazılmış bir şiir bulunmaktadır.

Anıt, yüksek bir kaide üzerinde oturtulmuş iki korint başlıklı sütun, sütunların arasında içinde başsız bir büstün bulunduğu oyuk ve üçgen çatı olarak tasarlanmış taç kısmından oluşmaktadır. Dönemin ünlü Pandomim sanatçısı Krispos adına yapılmış bu mezar anıtı üzerindeki kitabede şunlar yazılıdır:

“Mezarlar insanların en son evleri ve en son duvarlarıdır. onlar bedenlere evlerden daha sadıktırlar. Onlardan kalan akıtılan gözyaşları ve ölülerin sonsuza dek kalacak fani olmayan miraslarıdır. Ölüm uykusundan sonra artık vücudun güzelliği geri alınamaz. Burası bir sukun şehridir. Çıplak olarak taşınıp içine gömülünen sağlam ebedi istirahatgah. Ebedi evdir. Bu nasıl bir mezardır ve burada yatan kimdir? Hayatta kazanılan zaferlerin nefrete layık abidesidir. Taş ve toprak olanın işaretleri. Ölülerin mezar taşları suskun harflerinizle öleni dile getiriniz. Vücudunuzu yitirip telef ettikten sonra hangi insan buraya ismini verdi? Ölü insan Krispos. Fariz Ülkesinin (Mısır) ve başak taşıyan Nil Nehri’nin vatandaşı, bu anıtın altında yatmaktadır.”

Paylaşın

Zonguldak: Uzun Mehmet Anıtı

Uzun Mehmet Anıtı; Zonguldak’ın Merkez İlçesi, İncivez Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Anıt, 1973 yılında, projenin mimarı Yılmaz Soylu denetiminde 3 ay içinde yapıldı. Cumhuriyetin 50. yılı anısına, Türkiye Taşkömürü Kurumu tarafından yapılan anıta dönemin Valisi Nihat Oğuz Bor da yapımında destek verdi.

Anıtı, Zonguldak’ın sahibi üç şehit (şehit asker, şehit madenci ile madenlerin ilk kurbanı ve efsanevi şehidi Uzun Mehmet) düşüncesi oluşturur.

Uzun Mehmet Anıtı, o zamanki Zonguldak şehir merkezinin her yerinden gözükecek şekilde, ulaşım sorunu olmasına karşın Balkaya sırtına konumlandırıldı. 1983 yılında Zonguldak Belediyesi tarafından anıt çevresi piknik alanı ve gezi yolu olarak düzenlendi.

Paylaşın