Tek Bir Antrenmanla Kansere Karşı Mücadele Edebilirsiniz

Yeni yayınlanan bir araştırma, meme kanseri atlatanlardan egzersizden hemen sonra alınan kan örneklerinin, egzersizin kanser hücresi büyümesini yüzde 30’a kadar azaltabildiğini ortaya koydu.

Haber Merkezi / Bu etkinin, egzersiz sırasında doğal olarak salgılanan ve kanser karşıtı özelliklere sahip olduğu görülen miyokin adı verilen kas salgılı proteinlerin neden olduğu tespit edildi.

Edith Cowan Üniversitesi’nden (ECU) Francesco Bettariga liderliğindeki ekip, araştırmada I ve III. evre meme kanseri için birincil tedavisini tamamlamış 32 kadının verilerini inceledi.

Katılımcılar, direnç antrenmanı (RT) veya yüksek yoğunluklu aralıklı antrenman (HIIT) seansları için rastgele seçildi. Kan örnekleri egzersizden önce, hemen sonra ve 30 dakika sonra alındı. Bu örnekler daha sonra üçlü negatif meme kanseri hücrelerini tedavi etmek için kullanıldı.

Bettariga, “Araştırmanın sonuçları, her iki egzersiz türünün de meme kanseri hastalarında bu kanser karşıtı miyokinleri üretmede gerçekten işe yaradığını gösteriyor” dedi.

Miyokinler, kas kasılmalarına yanıt olarak kaslar tarafından salgılanan hormon benzeri moleküllerdir. Bilim insanları metabolizmayı ve iltihabı düzenlemeye yardımcı olduklarını biliyorlardı, ancak bu araştırma tümör biyolojisi üzerindeki doğrudan etkilerini vurguluyor.

Bilim insanları, egzersizden birkaç dakika sonra incelenen dört temel miyokinden üçünde önemli artışlar gözlemlediler ve bunu kanser hücresi çoğalmasında azalmalar izledi.

Bettariga, egzersizin, kanser tedavisinde terapötik bir müdahale olarak ortaya çıktığını vurgulayarak, “Egzersizin, kanser tedavisi sırasında veya sonrasında güvenli ve etkili olduğunu gösteren çok sayıda kanıt bulunmaktadır” dedi.

Breast Cancer dergisinde yayınlanan araştırma, egzersizin meme kanseri hastalarında inflamasyonu ve uzun vadeli sonuçları nasıl etkilediğine dair daha kapsamlı bir araştırmanın parçasıdır.

Kalıcı inflamasyonun, bağışıklık savunmalarını baskılayarak ve hücre sağkalımını ve yayılmasını destekleyerek tümör ilerlemesine ve tekrarlamasına katkıda bulunduğu bilinmektedir.

Paylaşın

Akümülatör Nedir, Nasıl Çalışır? Çeşitleri

Akümülatör, özellikle bilgi işlem ve mühendislik alanlarında olmak üzere çeşitli teknolojik bağlamlarda önemli bir rol oynar. Bir akümülatörün özünde amacı, devam eden süreçler için ara sonuçları toplamak ve depolamaktır; bu da onu çeşitli sistem operasyonlarının vazgeçilmez bir bileşeni haline getirir.

Haber Merkezi / Örneğin, bilgisayar mimarisinde akümülatör, merkezi işlem birimi (CPU) içinde özel amaçlı bir kayıt defteri görevi görür ve CPU kayıtları ile ana bellek arasındaki veri aktarımlarını en aza indirerek hesaplamaları verimli bir şekilde kolaylaştırır. Bu optimizasyon, basit aritmetik ve mantıksal görevlerden daha karmaşık program yürütmelerine kadar çok çeşitli hesaplama süreçlerinin sorunsuz ve etkili bir şekilde işlemesine yardımcı olur.

Hidrolik sistemler bağlamında, bir akümülatör benzer bir işlevi yerine getirir, ancak daha mekanik bir anlamda. Hidrolik akümülatörler, veri sonuçlarını biriktirmek yerine, basınç altındaki sıvının geçici olarak depolanmasını kolaylaştırır.

Bu kapasite, depolanan enerjinin basınç dalgalanmalarını absorbe etmesine, sabit basınç seviyelerini korumasına ve hatta acil durumlarda yedek güç sağlamasına yardımcı olarak, akışkan sisteminin performansının düzenlenmesine ve dengelenmesine yardımcı olur. Sonuç olarak, hidrolik akümülatörler, endüstriyel makineler, otomotiv süspansiyon sistemleri ve enerji üretim tesisleri gibi ekipmanların güvenli ve verimli çalışmasına katkıda bulundukları çeşitli endüstrilerde vazgeçilmezdir.

Akümülatör hakkında sıkça sorulan sorular:

Akümülatörlerin başlıca çeşitleri nelerdir?

Üç ana akümülatör türü vardır: mesaneli akümülatörler, diyaframlı akümülatörler ve pistonlu akümülatörler. Her türün, hidrolik veya pnömatik sistemin özel uygulama ve gereksinimlerine bağlı olarak avantajları ve dezavantajları vardır.

Mesane akümülatörü nasıl çalışır?

Bir balonlu akümülatör, bir dış kabuk veya muhafaza, esnek bir iç balon ve basınçlı gazdan oluşur. Balon hidrolik sıvı ile doldurulur ve basınç arttıkça gaz sıkıştırılır. Sistem basıncı düştüğünde, sıkıştırılmış gazda depolanan enerji, sıvıyı hidrolik devreye geri iterek sabit bir basınç sağlar.

Diyafram akümülatörünün temel işlevi nedir?

Diyaframlı akümülatör, diyaframlı akümülatöre benzer şekilde çalışır, ancak hidrolik sıvıyı sıkıştırılmış gazdan ayırmak için diyafram yerine esnek bir diyafram kullanır. Diyaframlı akümülatörün temel işlevi, sistem içinde enerji depolamak ve sabit basınç sağlamak, sıvı hacmindeki değişiklikleri telafi etmek ve pompa titreşimlerini azaltmaktır.

Pistonlu akümülatörler, mesaneli ve diyaframlı akümülatörlerden nasıl farklıdır?

Pistonlu akümülatörler, hidrolik sıvıyı ve sıkıştırılmış gazı ayırmak için hareketli bir pistona sahip silindirik bir gövde kullanır. Buna karşılık, balonlu ve diyaframlı akümülatörler, sıvıları ayırmak için balon veya diyafram kullanır. Pistonlu akümülatörler daha yüksek akış hızlarını ve daha büyük sıvı kapasitelerini karşılayabilir, bu da onları daha geniş uygulamalar ve daha yüksek basınçlı sistemler için uygun hale getirir.

Paylaşın

Yüksek Kolesterol Sadece Kilolu Kişilerde Mi Olur?

Kolesterol, vücudun indirim ve hormon üretimi gibi temel işlevler için kullandığı mumsu, yağ benzeri bir maddedir. Karaciğer ihtiyaç olan tüm kolesterolü üretir, ancak vücut hayvansal gıdalar gibi besin kaynaklarından fazladan kolesterol alabilir.

Haber Merkezi / İdeal olarak, toplam kolesterol desilitre başına yaklaşık 150 miligram (mg/dL), LDL (“kötü”) kolesterol yaklaşık 100 mg/dL ve HDL (“iyi”) kolesterol erkeklerde yaklaşık 40 mg/dL, kadınlarda ise yaklaşık 50 mg/dL olmalıdır. 200 ile 239 mg/dL arasındaki daha yüksek seviyeler sınırda, 240 mg/dL’nin üzerindekiler ise yüksek olarak kabul edilir.

“Yüksek kolesterol sadece kilolu kişilerde mi olur?” sorusunun cevabı ise, hayırdır. Kolesterol seviyeleri, kilo durumundan bağımsız olarak çeşitli faktörlerden etkilenebilir.

Yüksek kolesterolün nedenleri:

Genetik faktörler: Ailede yüksek kolesterol öyküsü (familial hiperkolesterolemi) varsa, normal kiloda olan kişilerde de yüksek kolesterol görülebilir.

Beslenme alışkanlıkları: Doymuş yağlar (kırmızı et, tam yağlı süt ürünleri), trans yağlar (işlenmiş gıdalar) ve yüksek şekerli diyetler kolesterolü yükseltebilir.

Hareketsiz yaşam tarzı: Düzenli egzersiz yapmamak, HDL (iyi kolesterol) seviyesini düşürüp LDL (kötü kolesterol) seviyesini artırabilir.

Yaş ve cinsiyet: 40 yaş üstü kadınlarda ve erkeklerde kolesterol seviyeleri doğal olarak yükselebilir. Menopoz sonrası kadınlarda östrojen azalması da kolesterolü etkileyebilir.

Sağlık durumları: Diyabet, hipotiroidizm, böbrek veya karaciğer hastalıkları kolesterolü yükseltebilir.

Sigara ve alkol: Sigara HDL’yi düşürür, fazla alkol ise trigliseridleri artırabilir.

Stres: Kronik stres, kolesterol seviyelerini dolaylı olarak etkileyebilir.

Kimlerde görülebilir?

Normal kilolu kişiler: Genetik yatkınlık, kötü beslenme veya hareketsizlik nedeniyle zayıf veya normal kilolu kişilerde de yüksek kolesterol olabilir.

Zayıf ama sağlıksız beslenenler: Örneğin, fazla fast food veya işlenmiş gıda tüketen zayıf bireylerde kolesterol yüksek olabilir.

Yaşlılar: Yaş ilerledikçe kolesterol metabolizması değişebilir.

Herkes: Kolesterol, sadece kiloyla değil, yaşam tarzı ve genetikle de ilgilidir.

Ne yapılabilir?

Kontrol: Düzenli kan testi ile kolesterol seviyeleri kontrol edilebilir.

Beslenme: Akdeniz diyeti (zeytinyağı, balık, sebze, tam tahıllar) kolesterolü düşürmeye yardımcı olabilir.

Egzersiz: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz (yürüyüş, bisiklet) önerilir.

Doktor kontrolü: Yüksek kolesterol tespit edilirse, doktorunuz diyet, yaşam tarzı değişiklikleri veya ilaç önerebilir.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Rezerv Birikimi Hız Kesmiyor

25 Temmuz ile biten haftada, Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam döviz rezervleri bir önceki haftaya göre, 3,2 milyar dolar seviyesinde artarak 171,8 milyar dolar düzeyine yükseldi.

Haber Merkezi / Aynı hafta Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 489,2 milyar lira seviyesine geriledi. Merkez Bankası (TCMB), yıl içinde KKM uygulamasının sonlandırılmasının planlandığını duyurmuştu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 25 Temmuz ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini yayınladı. Buna göre,  brüt rezervler 171,8 milyar dolara çıktı. Bir önceki hafta brüt rezervler 168,6 milyar dolar düzeyindeydi.

25 Temmuz haftasında net rezervler ise 62,8 milyar dolardan 64,5 milyar dolara yükseldi. Swap hariç net rezervlerde de toparlanma eğilimi sürdü. Bir önceki hafta 44,3 milyar dolar olan swap hariç net rezervler 46,7 milyar dolara çıktı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık bülteninde yer alan bilgilere göre, kur korumalı mevduatlar 25 Temmuz haftasında 506,5 milyar lira seviyesinden 489,2 milyar milyar lira seviyesine geriledi.

Merkez Bankası (TCMB) KKM ile ilgili son olarak 2 Ocak tarihinde yayımlanan düzenleme ile döviz yükümlülüğü bulunan şirketlere KKM desteğini sonlandırma kararı almıştı. TCMB 2025 para politikası çerçevesini sunduğu metinde de yıl içinde KKM uygulamasının sonlandırılmasının planlandığını duyurmuştu.

Paylaşın

Avrupa’nın Güç Merkezi Almanya Neden Silahlanıyor?

2029 yılına kadar savunma harcamalarını 153 milyar euroya çıkarmayı planlayan Almanya, bu adımlarla hem kendi güvenliğini hem de Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.

Kurtuluş Aladağ / Almanya’nın silahlanması, Rusya’nın oluşturduğu güvenlik tehdidi, NATO içindeki sorumluluklar, ABD’nin politikaları ve Avrupa’da liderlik hedefiyle şekilleniyor.

Ancak bu süreç, iç politikada sosyal harcamalar ve dış politikada ise bölgesel gerilimler gibi riskleri de barındırıyor.

Rusya – Ukrayna Savaşı ve Bölgesel Gelişmeler: 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Almanya’da güvenlik algısını kökten değiştirdi. Almanya Genelkurmay Başkanı Carsten Breuer, Rusya’nın tehdidinin Ukrayna ile sınırlı kalmayabileceğini ve NATO’nun olası bir saldırıya karşı hazırlanması gerektiğini belirtti. Bu durum, Almanya’yı savunma harcamalarını artırmaya itti.

NATO ve ABD Baskısı: ABD’nin, özellikle Donald Trump döneminde, NATO üyelerine savunma harcamalarını gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 2’sine çıkarma çağrısı, Almanya üzerinde baskı oluşturdu. Trump’ın ikinci döneminde bu baskının artması ve Avrupa’ya “kendi güvenliğinizi sağlayın” mesajı, Almanya’yı daha bağımsız bir savunma politikası izlemeye yöneltti.

Savunma Bütçesindeki Artış: Almanya, 2022 yılında 100 milyar euroluk özel bir savunma fonu oluşturarak “Zeitenwende” (dönüm noktası) politikasını başlattı. Almanya, 2026 yılında savunma bütçesini 83 milyar euroya çıkarmayı planlıyor; bu, 2025 yılına kıyasla 20 milyar euroluk bir artış demek.

Bu bütçeyle Eurofighter Typhoon savaş uçakları, Boxer zırhlı araçlar, Patria piyade muharebe araçları, IRIS-T hava savunma sistemleri ve SkyRanger drone platformları gibi büyük çaplı alımlar planlanıyor.

Avrupa’nın En Güçlü Ordusu Hedefi: Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusunu kurma hedefini açıkça dile getirdi. Bu, Almanya’nın bölgesel liderlik rolünü güçlendirme ve Avrupa savunmasında daha fazla sorumluluk alma çabasını yansıtıyor.

Tarihi ve Kültürel Dönüşüm: Almanya, II. Dünya Savaşı sonrası militarizme mesafeli bir duruş sergilemiş olsa da, son yıllarda bu yaklaşım değişiyor. Rusya tehdidi ve ABD’nin güvenilirliğine dair artan şüpheler, Alman toplumunda ve politikasında savunma harcamalarına desteği artırmış durumda.

YouGov anketine göre, Almanların yüzde 79’u Vladimir Putin’i, yüzde 74’ü ise Donald Trump’ı Avrupa güvenliği için tehdit olarak görüyor.

Ekonomik ve Stratejik Faktörler: Almanya, ekonomik gücünü koruyarak savunma sanayisini de canlandırmayı hedefliyor. Silahlanma, Rheinmetall gibi Alman silah şirketlerinin hisselerinde artışa yol açtı, bu da ekonomik bir motivasyon olarak öne çıkıyor. Ancak bu süreç, sosyal harcamalardan kesintiler yapılarak finanse edildiği için iç politikada tartışmalara da neden oluyor.

Paylaşın

Orman Yangınlarıyla Mücadelede “Dua” Dönemi

Türkiye’nin farklı bölgelerinde devam eden ve ormanları küle çeviren yangınların sona ermesi amacıyla, yatsı namazından önce tüm camilerde dualar edilecek. Dua programına Ali Erbaş da katılacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB), Türkiye’nin farklı bölgelerinde devam eden orman yangınları nedeniyle camilerde dua programı düzenlenmesine karar verdi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülke genelindeki tüm camilerde bu akşam yatsı namazından önce yangınların sona ermesi için dua edileceğini duyurdu.

Erbaş açıklamasında, şu ifadelere yer verdi:

“Bu akşam yatsı ezanından önce 90 bin camimizin minarelerinden dualar yükselecek. Yangınlardan korunmak, kuraklıktan kurtulmak, her türlü afetten, musibetten devletimizin ve milletimizin muhafazası için ve şehitlerimiz için yapılacak dualara camilerimizde ve evlerimizin balkonlarında hep birlikte Âmin diyelim. Allah kabul etsin.”

Paylaşın

40 Yaş Üstü Kadınlar İçin Kas Güçlendirme Egzersizleri

40 yaş üstü kadınlar için kas güçlendirme egzersizleri, kemik sağlığını desteklemek, metabolizmayı hızlandırmak ve günlük yaşamda hareket kabiliyetini artırmak için önemlidir.

Haber Merkezi / Başlamadan önce bir doktora danışmanız önerilir, özellikle herhangi bir sağlık sorununuz varsa.

Egzersiz Programı (Haftada 3-4 Gün, 30-45 Dakika)

Isınma (5-10 Dakika)Hafif tempolu yürüyüş veya yerinde diz çekme.
Omuz çevirme, kol sallama ve hafif esneme hareketleri (örneğin, yan esneme veya baldır germe).

Kuvvet Egzersizleri

Squat (Çömelme): Alt Vücut (Bacaklar ve Kalça)

Nasıl Yapılır?: Ayaklar omuz genişliğinde açık, sırt düz. Kalçanızı yavaşça geri iterek dizlerinizi bükün, sanki bir sandalyeye oturuyormuş gibi. Dizler ayak parmaklarını geçmesin. Başlangıç için 10-12 tekrar, 2-3 set.
Faydası: Bacak ve kalça kaslarını güçlendirir, dengeyi artırır.

Duvar Şınavı (Wall Push-Up): Üst Vücut (Göğüs, Omuz, Kol)

Nasıl Yapılır?: Duvara omuz hizasında ellerinizi yerleştirin, ayaklar biraz geride. Vücudunuz düz bir çizgi oluşturacak şekilde yavaşça göğsünüzü duvara yaklaştırın ve geri itin. 10-12 tekrar, 2-3 set.
Faydası: Kol ve göğüs kaslarını güçlendirir, omuz sağlığını destekler.

Plank – Core (Karın ve Bel):

Nasıl Yapılır?: Yüzüstü yere uzanın, dirsekleriniz omuzlarınızın altında olsun. Ayak parmaklarınız üzerinde vücudunuzu düz tutarak 15-30 saniye bekleyin. 2-3 set.
Faydası: Karın, sırt ve omurga kaslarını güçlendirir, duruşu iyileştirir.

Dumbbell Row (Sırt Çekişi): Sırt ve Kollar

Nasıl Yapılır? Hafif bir dumbbell (veya su şişesi) kullanın. Bir el ve dizinizi bir sandalyeye dayayın, diğer elinizle ağırlığı yavaşça göğsünüze çekin ve indirin. Her kol için 10-12 tekrar, 2-3 set.
Faydası: Sırt kaslarını güçlendirir, kambur duruşu önler.

Deadlift (Hafif Ağırlıkla): Tüm Vücut

Nasıl Yapılır?: Ayaklar omuz genişliğinde, hafif bir dumbbell veya su şişesi elinizde. Sırt düz, kalça geriye doğru itilerek eğilin, ardından yavaşça doğrulun. 10-12 tekrar, 2-3 set.
Faydası: Kalça, sırt ve bacak kaslarını çalıştırır, günlük hareketleri kolaylaştırır.

Esneme ve Soğuma (5-10 Dakika)

Hamstring esnetme (bacak arkası), kuadriseps esnetme (bacak önü), göğüs açma ve omuz esneme hareketleri.
Derin nefes alarak rahatlayın.

Önemli İpuçları

Ağırlık Seçimi: Yeni başlayanlar 1-3 kg dumbbell veya su şişesi kullanabilir. Kaslar geliştikçe ağırlığı artırabilirsiniz.
Teknik: Hareketleri yavaş ve kontrollü yapın, doğru form sakatlanmayı önler.
Dinlenme: Setler arasında 30-60 saniye dinlenin.
Beslenme: Kas gelişimi için yeterli protein (örneğin, yumurta, yoğurt, tavuk, baklagiller) tüketin.
İlerleme: Haftalar geçtikçe tekrar sayısını veya ağırlığı artırabilirsiniz.
Ek Aktiviteler: Yürüyüş, yüzme veya yoga gibi düşük etkili kardiyo egzersizleri eklemek genel sağlığı destekler.

Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Eklem ağrısı veya rahatsızlık hissederseniz egzersizi durdurun.
Osteoporoz veya başka kronik rahatsızlıklarınız varsa, doktorunuza uygun egzersizleri sorun.
Egzersizleri düzenli yapmak önemlidir, ancak aşırıya kaçmayın.

Bu program, genel bir rehberdir. Daha kişiselleştirilmiş bir plan için bir fizyoterapist veya kişisel antrenörle çalışabilirsiniz.

Paylaşın

UEFA Konferans Ligi: Başakşehir Rahat Turladı

UEFA Konferans Ligi ikinci eleme turu rövanş maçında Başakşehir ile Cherno More Varna, Fatih Terim Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Başakşehir, sahadan 4 – 0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Hakem Viktor Kopiievskyi’nin yönettiği karşılaşmada Başakşehir’in gollerini 17. dakikada Brnic, 31. dakikada Crespo, 36. dakikada Nuno Da Costa ve 80. dakikada Operi kaydetti.

Başakşehir, ilk karşılaşmadan da 1 – 0 galip ayrılmıştı.

17. dakikada sağ taraftan Yusuf Sarı’nın yaptığı ortada altıpasın gerisinde Ivan Brnic kafayla topu kalecinin sağından ağlara gönderdi. 1-0

31. dakikada Da Costa’nın pasında topla buluşan Yusuf Sarı, ceza sahası içi sağ çaprazından şutunu çıkardı. Crespo, kaleciden dönen topu altıpas içinde tamamladı. 2-0

36. dakikada Miguel Crespo’nun ara pasında defansın arkasına sakan Nuno Da Costa’nın ceza sahası içi sol çaprazdan yakın köşeye yaptığı vuruşta meşin yuvarlak ağlara gitti. 3-0

80. dakikada Kemen’in kullandığı kornerde arka direkte bulunan Operi, yaptığı kafa vuruşuyla topu ağlarla buluşturdu. 4-0

Stat: Fatih Terim

Hakemler: Viktor Kopiievskyi, Semen Shlonchak, Vitalii Skoblia

Başakşehir: Muhammed Şengezer, Onur Bulut, Leo Duarte, Ousseynou Ba, Christopher Operi, Berat Özdemir (Umut Güneş dk. 77), Yusuf Sarı (Deniz Türüç dk. 67), Ömer Ali Şahiner (Olivier Kemen dk. 68), Miguel Crespo, Ivan Brnic (Davie Salke dk. 68), Nuno Da Costa (Eldor Shomurodov dk. 58)

Cherno More Varna: Plamen Illiev, Asen Donchev (Dani Martin dk. 46), Zhivko Atanasov, Rosen Stefanov (Asen Chandarov dk. 46), Vlatko Drobarov, Tsvetomir Panov, Junior Weslen (Joao Pedro dk. 46), Vasil Panayotov, David Teles (Dimitar Tonev dk. 90+2), Georgi Lazarov, Celso Sidney (Nikolay Zlatev dk. 79)

Goller: Ivan Brnic (dk. 17), Miguel Crespo (dk. 31), Nuno Da Costa (dk. 36), Christopher Operi (dk. 80) (Başakşehir)

Paylaşın

ABD Merkez Bankası’ndan Faiz Oranlarını Sabit Tutma Kararı

ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini yüzde 4,25 – 4,50 aralığında sabit tutma kararı aldı. Fed Başkanı Jerome Powell, mevcut para politika duruşunun olası gelişmelere çabuk yanıt verebilmek için uygun bir pozisyonda olduğunu söyledi.

ABD Merkez Bankası (FED), Federal Açık Piyasa Komitesi politika toplantısının sonunda, piyasa beklentilerine paralel olarak, politika faizini yüzde 4,25 – 4,50 aralığında sabit tutma kararı aldı. Fed böylece 5 toplantı üst üste faizlerde değişikliğe gitmedi.

Faiz kararı 2’ye karşı 9 oyla alındı. Fed üyelerinden Michelle Bowman ve Christopher Waller 25 baz puan indirimden yana oy kullandı. Böylece 1993 yılından beri ilk kez 2 Fed üyesi karara karşı oy kullandı.

Karar metninde, “Net ihracattaki dalgalanmalar verileri etkilemeye devam etse de, son göstergeler yılın ilk yarısında ekonomik aktivitede büyümenin ılımlılaştığını gösteriyor” ifadesi yer aldı. Fed daha önce büyümeyi “sağlam bir hızda” büyüme olarak nitelendirmişti.

Çoğu politika yapıcı, Fed’in tarifelerin enflasyon üzerindeki etkisini ölçmek için faiz indirimlerinden uzak durması gerektiğini savundu. Bazı yetkililer ise güçlü işgücü piyasasının sabırlı kalmalarına olanak sağladığını vurguladı.

Açıklamada işsizlik oranının düşük seyretmeye devam ettiği, işgücü piyasasının sağlam olduğu ve enflasyonun “bir miktar yüksek kalmaya devam ettiği” ifade edildi.

Haziran toplantısında Fed yetkilileri, yıl sonuna kadar 2 indirim öngörmüştü. Yatırımcıların bu toplantıda faiz indirimi beklentisi çok düşüktü, ancak piyasalarda Eylül ayında faiz indirimi ihtimali yaklaşık yüzde 60 olarak fiyatlanıyor.

Sıkça Fed Başkanı Powell’ı faiz konusunda eleştiren ABD Başkanı Donald Trump karardan hemen önce açıklama yaparak Fed’den bugün indirim beklemediğini söyledi. Trump “Fed’in Eylül’de faiz indireceğini duydum. Bugün faiz indirse bile Powell her zaman fazla geç kalıyor” dedi.

Karar sonrası konuşan Fed Başkanı Jerome Powell mevcut para politika duruşunun olası gelişmelere çabuk yanıt verebilmek için uygun bir pozisyonda olduğunu söyledi. Powell Eylül ayına dair henüz bir karar almadıklarını, verileri göz önünde bulundurarak karar vereceklerini belirtti.

Powell’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle;

Artan belirsizliğe rağmen ekonomi iyi konumda.
İşsizlik düşük ve dar bir bantta hareket etmeye devam ediyor.
Para politikamız ılımlı şekilde sıkılaştırıcı.
Enflasyon 2022’ye göre geriledi ancak hala yüksek.
Tarife müzakerelerinde gelişmeler var ama biz hala beklemek istiyoruz. Hala çok belirsizlik var.
Tüketici fiyatlarında bir miktar yukarı hareket görmeye başlıyoruz.
Şu anda gördüğümüz şey, gümrük vergileri kaynaklı enflasyonun başlangıç aşaması.

ABD’de Haziran ayında enflasyon, beşinci ay üst üste tahminlerin altında kaldı; ancak oyuncaklar, giyim eşyaları ve elektronik eşyalar gibi gümrük vergilerine doğrudan maruz kalan bazı malların fiyatları arttı. İşsizlik oranı ise yüzde 4,1’e geriledi.

Paylaşın

“Kaygı Bozukluğu”nun 10 Gizli Belirtisi

Kaygı bozukluğunun belirtilerini fark etmek her zaman kolay değildir ve kişiden kişiye büyük ölçüde değişir. Bazıları panik atak geçirirken, bazıları da fobiler geliştirir.

Haber Merkezi / Kaygı bozukluğu, genellikle belirgin belirtilerle kendini gösterse de, bazen daha az fark edilen, gizli belirtilerle de ortaya çıkabilir.

İşte, kaygı bozukluğunun daha az bilinen, ancak dikkat edilmesi gereken belirtileri:

Sürekli endişe ve aşırı düşünme: Zihnin sürekli “ya olursa” senaryolarıyla dolu olması, küçük sorunları büyütme eğilimi veya olayları kontrol edememe korkusu.

Fiziksel belirtiler:

Nedensiz yorgunluk veya enerji eksikliği.
Kas gerginliği, özellikle boyun, omuz veya çene bölgesinde.
Mide problemleri (örneğin, hazımsızlık, karın ağrısı).
Baş ağrısı veya migren.
Ellerde titreme veya terleme.

Uyku problemleri: Uykuya dalmakta zorluk, sık uyanma veya huzursuz uyku. Kaygı, zihni gece boyunca aktif tutabilir.

Karar vermede zorluk: Basit kararlar bile (örneğin, ne yiyeceğine karar verme) zorlayıcı hale gelebilir, çünkü birey yanlış yapma korkusu taşır.

Mükemmeliyetçilik: Hata yapmaktan aşırı korku, her şeyi kontrol etme ihtiyacı veya sürekli onay arayışı.

Duygusal dalgalanmalar:

Ani sinirlilik veya tahammülsüzlük.
Aşırı duygusal tepkiler (örneğin, küçük bir eleştiriye aşırı üzülme).
Sürekli bir huzursuzluk hissi.

Sosyal kaçınma: Sosyal etkinliklere katılmaktan kaçınma, başkalarının ne düşündüğü hakkında aşırı endişelenme veya sosyal ortamlarda rahatsızlık hissi.

Konsantrasyon sorunları: Zihnin dağınık olması, odaklanamama veya sık sık dalgınlık hali.

Aşırı kontrol ihtiyacı: Planların sürekli değişmesinden rahatsızlık duyma, belirsizliğe tahammül edememe.

Kendini eleştirme: Kendi kendine olumsuz konuşma, yetersizlik hissi veya sürekli kendini suçlama.

Ne Yapılabilir?

Farkındalık ve tanı: Bu belirtileri fark etmek, kaygı bozukluğunu anlamanın ilk adımıdır. Eğer bu belirtiler günlük yaşamı etkiliyorsa, bir uzmana (psikolog veya psikiyatrist) başvurmak önemlidir.

Nefes ve rahatlama teknikleri: Derin nefes egzersizleri veya meditasyon kaygıyı hafifletebilir.

Destek sistemi: Güvenilir bir arkadaş veya aile üyesiyle konuşmak, duyguları paylaşmak yardımcı olabilir.

Paylaşın