Kırmızı Pazartesi: İnsan Doğasının Ve Toplumsal Normların Karanlığı

Gabriel Garcia Marquez’in “Kırmızı Pazartesi” romanı, Latin Amerika edebiyatının başyapıtlarından biri olarak kabul edilir ve büyülü gerçekçilikle gerçekçi anlatıyı harmanlayan bir eserdir.

Haber Merkezi / Roman, Santiago Nasar’ın bir kasabada işlenen cinayetini ve bu cinayetin toplumsal, kültürel ve psikolojik arka planını ele alır.

Kırmızı Pazartesi, Kolombiya’nın küçük bir kasabasında geçen bir cinayet hikayesini anlatır. Santiago Nasar, Angela Vicario’nun evlendikten sonra bakire olmadığının ortaya çıkması üzerine, Angela’nın ikiz kardeşleri Pablo ve Pedro Vicario tarafından öldürülür.

Roman, cinayetin baştan bilindiği halde kimsenin bunu engellemek için harekete geçmediği bir trajediyi merkezine alır. Anlatıcı, olaydan yıllar sonra kasabaya dönerek tanıklarla konuşur ve cinayetin ayrıntılarını bir dedektif gibi yeniden kurgular. Ancak hikaye, bir suçun çözümünden çok, toplumun bu suça nasıl ortak olduğunu sorgular.

Roman, doğrusal olmayan bir anlatıma sahiptir. Olaylar, kronolojik sırayla değil, tanıkların anıları, anlatıcının yorumları ve geri dönüşlerle parçalı bir şekilde aktarılır. Bu yapı, okuyucuya cinayetin kaçınılmazlığını hissettirirken, aynı zamanda gerçeklik ve bellek arasındaki bulanıklığı vurgular.

Marquez, hikayeyi bir gazetecilik soruşturması gibi sunar, ancak büyülü gerçekçilik unsurlarıyla gerçekle hayali iç içe geçirir. Örneğin, kasabadaki bazı karakterlerin rüyaları veya doğaüstü gibi görünen olaylar, hikayeye mistik bir hava katar.

Roman, Santiago Nasar’ın ölümünün önceden bilinmesine rağmen engellenememesini işler. Bu, bireylerin ve toplumun kader karşısındaki çaresizliğini yansıtır. Cinayet, adeta bir Yunan tragedyası gibi, kaçınılmaz bir son olarak sunulur. Marquez, Latin Amerika kültüründeki fatalist anlayışı ustalıkla işler.

Cinayet, Angela Vicario’nun bakire olmadığının ortaya çıkmasıyla tetiklenir. Angela’nın kardeşleri, aile namusunu temizlemek için Santiago’yu öldürmeye karar verir. Roman, namus kavramının bireyler ve toplum üzerindeki yıkıcı etkisini eleştirir. Özellikle, kadınlar üzerindeki ataerkil baskıyı ve erkeklerin bu baskıyı sürdürmedeki rolünü sorgular.

Kasabadaki hemen herkes cinayeti önceden bilir, ancak kimse etkili bir şekilde müdahale etmez. Bu, bireysel sorumluluk ile toplumsal sessizlik arasındaki çatışmayı ortaya koyar. Marquez, toplumun suç ortaklığını sert bir şekilde eleştirir ve bireylerin korku, kayıtsızlık veya geleneklere bağlılık nedeniyle nasıl hareketsiz kaldığını gösterir.

Anlatıcı, olayları yıllar sonra hatırlamaya çalışırken, tanıkların çelişkili ifadeleri ve bellekteki bulanıklıklar dikkat çeker. Bu, gerçekliğin öznelliğini ve insan hafızasının güvenilmezliğini vurgular. Roman, bir olayın farklı kişiler tarafından nasıl farklı şekillerde hatırlandığını gösterir.

Romanın Başlıca Karakterleri:

Santiago Nasar: Romanın merkezindeki kurban. Genç, zengin ve karizmatik bir karakterdir, ancak onun suçlu olup olmadığı belirsizdir. Angela’nın onu suçlaması, cinayetin fitilini ateşler, ancak bu suçlamanın doğruluğu sorgulanır.

Angela Vicario: Cinayetin tetikleyici figürü. Evlendikten sonra bakire olmadığının anlaşılması, ailenin namusunu lekelediği düşüncesiyle kardeşlerini harekete geçirir. Angela, ataerkil toplumun kurbanı olarak görülebilir.

Pablo ve Pedro Vicario: Angela’nın ikiz kardeşleri. Namuslarını temizlemek için cinayeti işlerler, ancak bu kararları gönülsüzce alırlar. Toplumun onlara dayattığı erkeklik ve onur anlayışının kurbanlarıdır.

Anlatıcı: Olaydan yıllar sonra cinayeti araştıran, kasabadan biri olan isimsiz bir karakter. Anlatıcı, hikayeyi tarafsız bir gözle aktarmaya çalışsa da, kendi duyguları ve önyargıları anlatıya sızar.

Romanın Edebi Özellikleri:

Büyülü Gerçekçilik: Marquez, gerçekçi bir cinayet hikayesini, rüyalar, kehanetler ve doğaüstü imgelerle zenginleştirir. Örneğin, Santiago’nun cinayet gününde gördüğü rüya veya kasabadaki garip hava olayları, büyülü gerçekçiliğin izlerini taşır.

İroni ve Trajedi: Roman, ironik bir şekilde, herkesin cinayeti bildiği halde engellemediği bir trajediyi anlatır. Bu, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde bir eleştiri sunar.

Gazetecilik ve Edebiyatın Buluşması: Marquez, hikayeyi bir gazete haberi gibi sunar, ancak edebi dili ve derin psikolojik tahlillerle bu biçimi aşar. Bu, onun gazetecilik geçmişine de bir göndermedir.

Romanın Kültürel ve Tarihsel Bağlamı:

Kırmızı Pazartesi, Latin Amerika’daki ataerkil kültür, namus kavramı ve toplumsal dinamikler üzerine keskin bir eleştiri sunar. Roman, 1950’lerde Kolombiya’da gerçek bir olaydan esinlenmiştir ve Marquez’in kendi kültürüne dair gözlemlerini yansıtır. Aynı zamanda, evrensel temalarıyla her toplumda yankı bulabilecek bir hikayedir.

Sonuç olarak; Kırmızı Pazartesi, kısa ama yoğun bir roman olarak, birey-toplum ilişkisi, kader, namus ve suç ortaklığı gibi temaları ustalıkla işler. Marquez’in zengin dili, ironik anlatımı ve büyülü gerçekçilik unsurları, eseri unutulmaz kılar.

Roman, okuyucuyu sadece bir cinayeti değil, insan doğasının ve toplumsal normların karanlık yönlerini sorgulamaya davet eder.

Paylaşın

Beyoğlu Belediyesi CHP’de Kaldı

İBB’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in yerine CHP’nin adayı Sefer Karaahmetoğlu, başkan vekili seçildi.

Karaahmetoğlu, seçildikten sonra yaptığı kısa konuşmada, İnan Güney özgür kalana kadar sadece onun izinden devam etmeye çalışacağız. Bir kez daha ‘İnan Güney’e özgürlük’ diyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hak beraber ya hiç birimiz” dedi.

İBB’ye yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in yerine bugün Beyoğlu Belediyesi’nde Başkan Vekili seçildi. Kazanan isim, CHP grubunun adayı Sefer Karaahmetoğlu oldu.

Karaahmetoğlu, seçildikten sonra yaptığı kısa konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Burada biz bir zafer kazanmadık. Beni burada gördüğünüz her gün demokrasinin bir utancını hep beraber yaşayacağız.

İnan Güney özgür kalana kadar sadece onun izinden devam etmeye çalışacağız. Bir kez daha ‘İnan Güney’e özgürlük’ diyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hak beraber ya hiç birimiz.”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlamalarıyla soruşturma yürütüyor.

Güney’in de aralarında bulunduğu 17 kişi pazartesi günü tutuklanmış, 27 kişi ise adli kontrolle serbest bırakılmıştı.

Tutuklananlar arasında Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, eniştesi İsmail Akkaya, şoförü Deniz Göleli, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun şoförü Recep Cebeci, İBB Medya AŞ Başkanı Murat Ongun’un akrabası İbrahim Can Yaman ve sosyal medyada “Ekrem Edit” hesabını yöneten Mahir Gün de bulunuyor.

Tutuklanmasının ardından salı günü Güney, İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmıştı.

Paylaşın

Kanser Ve Yaş: Bilinmesi Gerekenler

Vücuttaki anormal hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi sonucu ortaya çıkan kanser, her yaşta gelişebilir, ancak yaşlı yetişkinlerde bu durum daha yaygındır.

Haber Merkezi / Tüm kanser vakalarının yarısından fazlası 50 yaş üstü kişilerde teşhis edilir. Kanser ve yaş arasında güçlü bir ilişki vardır, yaş ilerledikçe kanser riski genellikle artar.

İşte kanser ve yaş konusunda bilinmesi gerekenler:

Yaş ve Kanser Riski:

Yaşlanma ve Hücresel Değişimler: Yaş ilerledikçe hücrelerde DNA hasarı birikimi artar. Bu hasarlar, kanser gelişimine yol açabilecek mutasyonlara neden olabilir.
Bağışıklık Sistemi Zayıflığı: Yaşla birlikte bağışıklık sistemi zayıflayabilir, bu da kanserli hücrelerin kontrol altına alınmasını zorlaştırır.
Kanser Türleri ve Yaş: Bazı kanser türleri (örneğin, meme, prostat, akciğer ve kolorektal kanser) 50 yaş ve üzeri bireylerde daha sık görülür. Ancak çocukluk çağında lösemi gibi bazı kanser türleri de ortaya çıkabilir.

En Sık Görülen Kanser Türleri ve Yaş Grupları:

Çocuklar ve Gençler: Lösemi, lenfoma ve beyin tümörleri daha yaygın.
Yetişkinler (40-60 yaş): Meme, akciğer, kolorektal ve prostat kanseri riski artmaya başlar.
Yaşlılar (60+ yaş): Prostat, akciğer, kolorektal ve pankreas kanseri gibi türler daha sık görülür.

Risk Faktörleri:

Genetik: Ailede kanser öyküsü varsa risk artabilir.
Çevresel Faktörler: Sigara, alkol, kötü beslenme, hareketsizlik ve UV ışınlarına maruziyet gibi faktörler yaşla birlikte kanser riskini artırır.
Kronik Hastalıklar: Diyabet veya obezite gibi durumlar kanser riskini etkileyebilir.

Erken Teşhis ve Tarama:

Meme Kanseri: 40-50 yaşından itibaren mamografi önerilir.
Kolorektal Kanser: 45-50 yaşından itibaren kolonoskopi yapılabilir.
Prostat Kanseri: 50 yaşından sonra PSA testi önerilebilir.
Akciğer Kanseri: Sigara içenlerde 55-80 yaş arası düşük doz BT taraması yapılabilir.

Erken teşhis, özellikle yaşlı bireylerde tedavi başarısını artırır.

Önleme ve Sağlıklı Yaşam:

Sigarayı Bırakma: Akciğer ve diğer kanser türlerinin riskini azaltır.
Sağlıklı Beslenme: Sebze, meyve ve tam tahıllar ağırlıklı beslenme kanser riskini düşürebilir.
Fiziksel Aktivite: Haftada en az 150 dakika orta düzey egzersiz önerilir.
Güneşten Korunma: Cilt kanseri riskini azaltmak için güneş koruyucu kullanın.
Aşılama: HPV ve Hepatit B aşıları, ilgili kanser risklerini azaltabilir.

Psikolojik ve Sosyal Etkiler:

Yaşlı bireylerde kanser teşhisi, psikolojik olarak daha zorlayıcı olabilir. Destek grupları ve psikolojik danışmanlık faydalı olabilir.
Aile ve sosyal çevre desteği, tedavi sürecinde önemlidir.

Önemli Not: Kanser riski ve tedavisi kişiden kişiye farklılık gösterir. Herhangi bir belirti (örneğin, açıklanamayan kilo kaybı, sürekli yorgunluk, kanama) fark ederseniz, bir doktora başvurun. Ayrıca, yaşa ve kişisel risk faktörlerine uygun tarama programları için doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Aşırı Kilolular Nasıl Giyinmeli?

Mükemmel stili bulmak, vücudu gizlemek değil, kıvrımları özgüvenle sergilemektir. Kilolu kadınların zayıf görünmeleri için nasıl giyinmesi gerektiğini merak ediyorsanız bu makale tam size göre.

Haber Merkezi / Aşırı kiloluysanız, doğru kıyafet seçimiyle hem kendinizi rahat hissedebilir hem de vücudunuzu daha dengeli ve şık gösterebilirsiniz. İşte stil önerileri:

Vücudunuza Uygun Kıyafetler Seçin:

Doğru Beden: Ne çok dar ne de çok bol kıyafetler tercih edin. Vücudunuza oturan, ama sıkı olmayan parçalar en iyi sonucu verir.
Esnek Kumaşlar: Pamuk, viskon veya hafif elastan içeren kumaşlar hem rahatlık sağlar hem de vücudu sararken doğal bir şekil verir.
Dikey Çizgiler: Dikey çizgili kıyafetler (gömlek, pantolon veya elbiselerde) vücudu daha uzun ve ince gösterir. Yatay çizgilerden kaçının.

Vücut Tipine Göre Kıyafet Seçimi:

Elma Tipi (Göbek Bölgesi Fazlası):

A kesim elbiseler veya tunikler, göbek bölgesini kamufle eder.
V yaka üstler, dikkati üst bölgeye çeker ve boynu uzatır.
Yüksek bel pantolonlar veya etekler, beli toparlar.

Armut Tipi (Kalça ve Bacaklar Geniş):

Koyu renk altlar (siyah, lacivert) kalça bölgesini daha ince gösterir.
Üst kısmı hareketli (desenli veya volanlı) bluzlar, dikkati üst bölgeye çeker.
Düz kesim veya hafif bol pantolonlar tercih edin.

Kum Saati veya Dikdörtgen Tip:

Bel kısmını vurgulayan kemerli elbiseler veya yüksek bel kıyafetler vücudu dengeler.
Salaş tunikler yerine hafif oturan üstler seçin.

Renk ve Desen Seçimi:

Koyu Renkler: Siyah, lacivert, koyu gri veya zümrüt yeşili gibi renkler inceltici etkiye sahiptir.
Tek Renk Kombinler: Monokrom (tek renk) kombinler, vücudu daha uzun ve akıcı gösterir.
Desenler: Büyük desenler yerine küçük ve zarif desenler tercih edin. Aşırı büyük çiçekler veya geometrik şekiller hacim katabilir.

Kesim ve Detaylar:

Üstler:

V yaka veya U yaka bluzlar, göğüs bölgesini dengeleyerek boynu uzatır.
Uzun tunikler veya hırkalar, kalça ve göbek bölgesini örter.
Salaş ama yapılandırılmış üstler (örneğin, hafif drapeli) tercih edin.

Pantolonlar:

Düz kesim veya hafif bol paça pantolonlar, bacakları dengeler.
Yüksek bel pantolonlar, göbeği toparlar ve bacakları uzun gösterir.
Dar skinny jean’lerden ziyade bootcut veya straight fit modeller seçin.

Elbiseler:

A kesim veya kemerli elbiseler, beli vurgulayarak daha ince bir siluet yaratır.
Maksi elbiseler hem şık hem de rahat bir seçenektir.

Ceket ve Hırkalar:

Uzun, hafif kuyruklu blazer veya hırkalar, vücudu uzatır.
Omuzları hafif vatkalı ceketler, üst bedeni dengeler.

İç Çamaşırı ve Aksesuarlar:

Doğru İç Çamaşırı:

Toparlayıcı iç çamaşırları (korse veya yüksek bel külotlar) vücudu daha düzgün gösterir.

Aksesuarlar:

Uzun kolyeler veya eşarplar, boyu uzatır ve dikkati yüze çeker.
Büyük çantalar yerine orta boy çantalar kullanın; aşırı büyük çantalar orantısız görünebilir.
Topuklu ayakkabılar (rahat modeller) bacakları uzun gösterir.

Kaçınılması Gerekenler:

Çok Dar Kıyafetler: Vücudu sıkarak hatları belirginleştirir.
Aşırı Bol Kıyafetler: Daha hacimli gösterebilir.
Büyük Desenler veya Parlak Kumaşlar: Vücuda hacim katar.
Kısa Üstler: Göbek bölgesini açığa çıkararak dikkati oraya çeker.

Genel İpuçları:

Kendine Güven: Şıklık, kıyafetten çok nasıl taşıdığınızla ilgilidir. Kendinizi iyi hissettiğiniz parçaları seçin.
Terzi Desteği: Kıyafetlerinizi vücudunuza göre uyarlatmak, daha iyi bir görünüm sağlar.
Katmanlı Giyim: Hırka, ceket veya yelek gibi katmanlar, vücudu dengeleyerek şıklık katar.
Bakım: Saç, makyaj ve duruş, genel görünümünüzü büyük ölçüde etkiler.

Örnek Kombin Önerileri:

Gündelik: Siyah düz kesim pantolon, V yaka tunik, uzun hırka ve topuklu loafer.
Ofis: Yüksek bel kalem etek, hafif bol gömlek, blazer ve topuklu ayakkabı.
Özel Gün: Kemerli maksi elbise, uzun kolye ve topuklu sandalet.

Not: Her vücut tipi benzersizdir, bu yüzden deneme-yanılma ile size en uygun tarzı bulabilirsiniz. Bir stil danışmanına veya terziye danışmak, daha kişiselleştirilmiş öneriler sunabilir.

Paylaşın

Kalıcı Saç Düzleştirme: Temel Yöntemler

Kalıcı saç düzleştirme ile günlük saç şekillendirme rutininize veda edebilirsiniz. Bu düzleştirici saç bakımı, saçlarınızın inanılmaz derecede şık ve göz alıcı görünmesini sağlayacaktır.

Haber Merkezi / Ancak, her saç bakımında olduğu gibi, aklınızda birkaç soru olabilir. Bu bakım saçınıza zarar verir mi? Herhangi bir yan etkisi var mı?…

Kimyasal Düzleştirme:

Nasıl Yapılır?:

Saç, genellikle sodyum hidroksit (lix) veya tiyoglikolat içeren kimyasal bir ürünle işlem görür.
Kimyasal, saçın doğal bağlarını (disülfid bağları) kırar ve saç telini yeniden şekillendirir.
İşlem, saçı düzleştirdikten sonra nötrleştirici bir ürünle sabitlenir.

Süre: 3-6 ay (yeni çıkan saçlar doğal yapısında uzar).

Avantajları:

Uzun süreli düzlük sağlar.
Evde veya kuaförde uygulanabilir.

Dezavantajları:

Saçı yıpratabilir, kırılmalara ve kuruluğa neden olabilir.
Kimyasallar hassas saç derisini tahriş edebilir.
Uzman bir kuaför tarafından yapılmazsa saça zarar verebilir.

Kime Uygun?: Kalın, kıvırcık veya Afro saç tipleri için idealdir.

Brezilya Fönü (Keratin Tedavisi):

Nasıl Yapılır?:

Saça keratin bazlı bir ürün uygulanır, ardından saç düzleştirici bir fön ve yüksek ısıda düzleştirici ile sabitlenir.
Keratin, saçın dış katmanını kaplayarak düz ve parlak bir görünüm sağlar.

Süre: 2-4 ay (saç tipine ve bakımına bağlı).

Avantajları:

Saçı besler, parlaklık ve yumuşaklık katar.
Kimyasal düzleştirmeye göre daha az zarar verici.

Dezavantajları:

Bazı ürünlerde formaldehit gibi zararlı kimyasallar bulunabilir.
Sık yıkama etkisi azaltır.
Yüksek maliyetli olabilir.

Kime Uygun?: Dalgalı veya hafif kıvırcık saçlar için uygundur.

Japon Saç Düzleştirme (Termal Yeniden Şekillendirme):

Nasıl Yapılır?:

Saç, kimyasal bir solüsyonla (genellikle tiyoglikolat bazlı) işlem görür ve ardından yüksek ısıda düzleştirici ile şekillendirilir.
Saçın yapısı kalıcı olarak değiştirilir.

Süre: 6-12 ay (yeni saçlar doğal yapısında uzar).

Avantajları:

Çok düz, ipeksi bir sonuç verir.
Uzun süre kalıcıdır.

Dezavantajları:

Saçı ciddi şekilde yıpratabilir.
Uzun bir işlem (4-8 saat) ve yüksek maliyetlidir.
Yeni çıkan saçlarla düz kısımlar arasında fark oluşabilir.

Kime Uygun?: Kalın, kıvırcık veya zor şekil alan saçlar için idealdir.

Lazer Saç Düzleştirme:

Nasıl Yapılır?:

Lazer teknolojisi ve kimyasal ürünlerle saçın yapısı değiştirilir.
Daha yeni bir yöntemdir ve bazı kuaförlerde bulunur.

Süre: 3-6 ay.

Avantajları:

Daha az kimyasal kullanımıyla saça zarar verme riski düşük olabilir.
Pürüzsüz bir görünüm sağlar.

Dezavantajları:

Henüz yaygın değil, bu nedenle deneyimli uzman bulmak zor olabilir.
Maliyeti yüksek olabilir.

Kime Uygun?: Çoğu saç tipi için uygundur, ancak uzman tavsiyesi gerekir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Saç Sağlığı: Kimyasal işlemler saçın doğal yapısını değiştirdiği için yıpranma riski taşır. İşlem öncesi saçın sağlıklı olduğundan emin olun.

Uzman Seçimi: Kalıcı düzleştirme işlemleri, deneyimli bir kuaför tarafından yapılmalıdır. Yanlış uygulama saç kaybına veya ciddi hasara yol açabilir.

Bakım: İşlem sonrası saçınızı nemlendiren şampuanlar, sülfatsız ürünler ve düzenli bakım maskeleri kullanın.

Test: Kimyasal ürünlere karşı alerji testi yaptırın.

Sıklık: Yeni çıkan saçlar için sadece kök kısmına rötuş yapılmalı, tüm saça tekrar işlem uygulamaktan kaçınılmalıdır.

Paylaşın

Saç Derisi İçin Esmer Şeker Peelingi Nasıl Yapılır?

Saç derisinin bakımı, saç yapısına bağlı olarak (iki haftada birden en az ayda bire kadar) tüm kir ve kalıntıları gidermek için iyi bir temizlik rutinine ihtiyaç duyar.

Haber Merkezi / Esmer şeker, saç derisini tahriş etmeden ölü deri hücrelerini doğal olarak dökebilen bir saç peelingidir.

Aşağıda evde kolayca hazırlanabilecek bir esmer şeker peelingi tarifi ve uygulama adımları yer alıyor:

Malzemeler:

2 yemek kaşığı esmer şeker (doğal bir eksfoliyan olarak çalışır)
1 yemek kaşığı zeytinyağı, hindistancevizi yağı veya badem yağı (nemlendirici ve besleyici)
1 çay kaşığı bal (isteğe bağlı, nemlendirici ve antimikrobiyal özellikler için)
3-5 damla esansiyel yağ (örneğin, çay ağacı yağı: kepek için; lavanta yağı: rahatlatıcı; nane yağı: canlandırıcı) (isteğe bağlı)

Yapılışı:

Karışımı Hazırlayın:

Küçük bir kasede esmer şekeri ve seçtiğiniz yağı karıştırın. Karışım, nemli bir kum kıvamı alana kadar iyice karıştırın.
Bal eklemek isterseniz, bu aşamada ekleyin ve homojen bir macun elde edin.
Esansiyel yağ kullanacaksanız, birkaç damla ekleyip karıştırın.

Saç Derisini Hazırlayın:

Saçınızı ılık suyla ıslatın, böylece saç derisi nemlenir ve peeling daha kolay uygulanır.
Saçınızın kuru veya hafif nemli olması da uygundur, ancak ıslak saç derisi peelingin daha iyi tutunmasını sağlar.

Peeling Uygulaması:

Karışımı parmak uçlarınızla alın ve saç derisine küçük dairesel hareketlerle nazikçe masaj yapın.
Saç derisini bölümlere ayırarak (örneğin, ön, yanlar, arka) tüm bölgeye eşit şekilde uygulayın.
Çok sert bastırmamaya dikkat edin; esmer şeker zaten doğal bir aşındırıcıdır ve fazla baskı tahrişe neden olabilir.

Bekletme ve Durulama:

Peelingi saç derinizde 3-5 dakika masaj yaptıktan sonra, isterseniz 2-3 dakika daha bekletebilirsiniz (özellikle bal veya esansiyel yağ kullanıyorsanız).
Ardından ılık suyla saçınızı iyice durulayın. Gerekirse hafif bir şampuan ve saç kremi kullanabilirsiniz.

Ne Sıklıkla Uygulanmalı?

Normal saç derisi için: Haftada 1 kez.
Yağlı saç derisi veya kepek sorunu için: Haftada 1-2 kez.
Hassas saç derisi için: Ayda 1-2 kez, tahrişi önlemek için nazikçe uygulayın.

Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Hassasiyet Testi: Esansiyel yağ kullanıyorsanız, önce cildinizin küçük bir bölgesinde test edin, çünkü alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
Tahrişten Kaçının: Açık yara, egzama veya ciddi saç derisi hassasiyeti varsa peeling yapmaktan kaçının.
Doğru Miktar: Çok fazla şeker veya yağ kullanmak saçta kalıntı bırakabilir, bu yüzden ölçülere sadık kalın.
Saç Tipine Göre Ayar Yapın: Yağlı saçlar için çay ağacı yağı, kuru saç derisi için hindistancevizi yağı gibi malzemeleri seçebilirsiniz.

Faydaları:

Ölü deri hücrelerini temizler.
Saç derisindeki kan dolaşımını artırarak saç köklerini besler.
Kepek ve yağlanmayı azaltabilir.
Saç derisini nemlendirir ve sağlıklı bir görünüm kazandırır.

Paylaşın

“Mono Diyetler” Tehlikeli Mi?

Yaz ayları tüm hızıyla devam ederken, birçok kişi mükemmel fiziğe kavuşmak için mucizevi olduğu iddia edilen diyet hilelerine başvuracak. Bunlar arasında “mono diyetler” de var.

Haber Merkezi / Mono diyetler, yani tek bir gıdaya dayalı diyetler (örneğin, sadece muz, patates veya yoğurt yemek), genellikle kısa süreli uygulandığında ciddi sağlık sorunlarına yol açmasa da uzun vadede tehlikeli olabilir. İşte nedenleri:

Besin Eksikliği: Mono diyetler, vücudun ihtiyaç duyduğu protein, yağ, vitamin ve mineral gibi temel besin maddelerini yeterince sağlamaz. Bu, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, kas kaybına, yorgunluğa ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.

Metabolik Sorunlar: Tek tip beslenme, metabolizmayı yavaşlatabilir ve hormonal dengesizliklere neden olabilir. Uzun süreli kalori kısıtlaması, tiroid fonksiyonlarını etkileyebilir.

Sindirim Sorunları: Çeşitli besinlerin eksikliği, sindirim sistemini olumsuz etkileyebilir; örneğin, lif eksikliği kabızlığa yol açabilir.

Psikolojik Etkiler: Mono diyetler kısıtlayıcı olduğu için yemekle sağlıksız bir ilişki gelişmesine, yeme bozukluklarına veya duygusal strese neden olabilir.

Kısa Süreli Etki: Mono diyetler genellikle hızlı kilo kaybı sağlar, ancak bu kayıp çoğunlukla su ve kas kütlesinden olur, yağ kaybı değil. Kilo kaybı sürdürülebilir olmaz ve diyet bırakıldığında “yo-yo etkisi” ile kilo geri alınabilir.

Mono diyetler zaman güvenli olabilir?

Kısa süreli (1-3 gün) ve doktor gözetiminde uygulanan mono diyetler, örneğin detoks amaçlı veya belirli tıbbi nedenlerle (örneğin, sindirim sistemini rahatlatmak) kullanılabilir. Ancak bu bile herkes için uygun değildir.

Öneri: Sağlıklı ve sürdürülebilir bir diyet için dengeli beslenme tercih edilmelidir. Çeşitli gıdalardan oluşan bir diyet, vücudun tüm ihtiyaçlarını karşılar. Mono diyet düşünüyorsanız, bir diyetisyen veya doktora danışmanız önemlidir.

Paylaşın

Çelik’ten Özel’e “AK Parti, Organize Kötülük Örgütü” Tepkisi

Özgür Özel’in AK Parti’ye yönelik sözlerine tepki gösteren Ömer Çelik, “CHP yönetimi için kullanması gereken tüm tanımları, adresi şaşırarak AK Partimiz için kullanıyor” dedi.

Haber Merkezi / AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in AK Parti’ye yönelik sözlerine tepki gösterdi.

Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “CHP Genel Başkanı Özgür Özel çok ciddi bir ‘siyasi navigasyon’ problemi yaşıyor. Özgür Özel AK Partimize ‘organize kötülük örgütü’ demiş ve yine adresi şaşırarak CHP’ye söyleyeceği sözleri AK Partimize söylemiş. Özgür Özel siyasi adreslerin, kavramların ve siyasi tabelanın yerini şaşırma konusunda büyük bir performansa sahip. CHP yönetimi için kullanması gereken tüm tanımları, adresi şaşırarak Ak Partimiz için kullanıyor.

Oysa çok partili hayata geçtiğimizden beri demokrasi karşıtı ‘organize işler’ CHP’den sorulur. Cuntaları destekleyen ‘organize milli irade sabotajları’nın adresi CHP’dir. Milletin sandıkta verdiği oyu hedef alan ‘organize demokrasi düşmanlığı’ CHP siyaseti olarak markalaşmıştır. Bugün de Özgür Özel yönetimi milletin kaynaklarını ‘organize bir kötülükle’ gasp edenlerin savunma merkezi haline gelmiştir. Özgür Özel’in CHP ile özdeşleşmiş konulara partimizi karıştırması hadsizliktir. ‘Organize kötülük’lerin nerede olduğunu görmek istiyorsa, siyasi navigasyon güncellemesi yapması yeterli olacaktır.”

Özgür Özel ne demişti?

CHP Lideri Özgür Özel, CHP’den istifa edip AK Parti’ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:

“Özlem Çerçioğlu ayrıksı bir vakadır. Buradaki bir kişi bile 1 adım geri atmadı. Biz kendisinin gözünün içine bakarak sorduk, korkutuğun bir şey var mı? Korkuyorsun tabii ama yanlışın var mı diye sorduk. Yok dedi. Özlem Çerçioğlu gitti, sığındı. AK Partili olunca hapisten kurtuldu. Ben Özlem Çerçioğlu hırsızlık yaptı demem, görmem lazım. Özlem Çerçioğlu, kendine güvenmek yerine namertliğe başvurup ‘Beni alın, suçlamayın’ dedi.

Suçu, günahı bağımsız mahkemelerde ispatlanır inşallah. AK Parti gibi bir organize kötülük örgütünün içine sığınmış. Ne biliyorsa açıklasın. Bu parti korkusuzlar partisi. Bu durumu Aydın’da meydan tasdik etti zaten. Allah kimseyi Özlem Çerçioğlu’nun durumuna düşürmesin. Aydın tarihinin en büyük mitingi ona tepki olarak yapıldı.”

Paylaşın

Cumhur Reyonu: İktidarın Enflasyonu Düşük Gösterme Planı

Ekonomist Mahfi Eğilmez, zincir marketlerde kurulacak olan “Cumhur Reyonu”ndaki ürünlerin, TÜİK tarafından enflasyon hesaplamalarında referans alınabileceğini, böylece manşet enflasyonun olduğundan düşük gösterilebileceğini söyledi.

Zincir marketlerde özel olarak oluşturulacak “Cumhur Reyonu” köşeleriyle temel gıda ürünlerinin sabit ve düşük fiyatlarla satışa sunulması planlanıyor. Proje kapsamında un, şeker, bakliyat, yağ ve sebze-meyve gibi en çok tüketilen ürünlerin doğrudan kamu depolarından temin edilmesi; aracıların devre dışı bırakılarak maliyetlerin düşürülmesi ve fiyat istikrarının sağlanması hedefleniyor.

Gıda enflasyonunu sınırlamayı hedefleyen uygulama, dar gelirliler için destekleyici bir adım olarak sunulsa da, ekonomistler projenin kalıcılığı, kapsayıcılığı ve enflasyon hesaplamalarına olası etkileri konusunda farklı görüşler dile getiriyor.

Karar’dan Berfu Kargı’nın aktardığına göre; Ekonomist İris Cibre, Cumhur Reyonu uygulamasını kamu eliyle yürütülen sosyal destek politikası açısından ilk etapta olumlu bulduğunu belirtti. Gıdada dar gelirli kesime yönelik fiyat müdahalesinin önemli olduğunu vurgulayan Cibre, uygulamanın kalıcılığı ve hedef kitleye etkin erişimi konusunda ise bazı soru işaretlerine dikkat çekti.

Cibre, “Harcama kapasitesi görece yüksek olanlar da bu reyonları kullanıp arzı yok edecektir bence. Asıl yararlanması gereken kesimi nasıl ayırd edeceksin ki? ?” ifadelerini kullandı.

Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel ise Cumhur Reyonu’nun CHP’li belediyelerin yürüttüğü Kent Lokantası uygulamasına bir yanıt niteliği taşıdığı öne sürüldü. Bu kıyasa da değinen Cibre, Kent Lokantaları’nın geniş kesimlere erişen başarılı bir sosyal politika örneği olduğunu belirterek, “Cumhur Reyonu tek başına bir reyon. Erişilebilirlik, kalite ve tedarik istikrarı gibi unsurlar burada daha kırılgan olabilir” dedi.

Ekonomist Mahfi Eğilmez ise konuya farklı bir açıdan yaklaştı. Eğilmez, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, söz konusu ürünlerin fiyatlarının TÜİK tarafından enflasyon hesaplamalarında referans alınabileceğini, böylece manşet enflasyonun olduğundan düşük gösterilebileceğini öne sürdü. “Bundan amaç fiyatları buradan alıp enflasyonu düşük göstermek olabilir” dedi.

Cibre ise bu yoruma yanıtında, enflasyon sepetinde yıl ortasında değişiklik yapılmadığını hatırlatarak, seçili ürünlerin önceden belirlendiğini ve teknik olarak böyle bir sapmanın çok mümkün olmadığını dile getirdi.

Cibre’ye yanıt veren Eğilmez ise şu ifadeleri kullandı: “Sepet değişimine gerek yok İris Hanım. Mesela beyaz peynirin fiyatını eskiden zincir marketin normal reyonundan alıp sepete koyarken şimdi bu reyondan alıp sepete koyacak. Fiyatları nereden aldığını açıklamadığı için sorun yok.”

Gazeteci İnan Mutlu ise projeye daha eleştirel bir yaklaşım getirdi. Uzun yıllardır tarım politikalarının yerli üreticiyi zayıflattığını savunan Mutlu, sosyal medya hesabında şu ifadeleri kullandı:

“İktidarda olduğun 20 yıldan uzun süredir yerli tarımı tasfiye et. Bütçede tarıma destek ödemelerini yüzde 1’in altına düşür. Kendi çiftçine vermediğin parayı ithalata harca. Sonra ben size ucuz ürün satacağım diye propaganda yap. Sahi, gıda enflasyonu düşmüyor muydu?”

Yeni Şafak gazetesinde yer alan bilgilere göre, Cumhur Reyonu uygulaması 55 binin üzerindeki zincir marketin yaklaşık yüzde 10-15’lik alanında hayata geçirilecek. Ürünler kamu tedarik sistemine dahil edilen depolardan temin edilecek, böylece lojistik ve aracı maliyetleri ortadan kaldırılarak fiyatlar sabit tutulmaya çalışılacak. Marketlerin yanı sıra pazar esnafı ve yemek üretim merkezlerinin de bu sisteme entegre edilmesi planlanıyor.

Reyonda yer alacak ürünler arasında başta un, şeker, yağ, bakliyat ve temel sebze-meyve çeşitleri olmak üzere 100 ila 150 kalem temel tüketim ürünü bulunacak. Hedef, gıda fiyatlarının ağırlıklı olduğu enflasyon sepetinde istikrar sağlamak ve dar gelirli yurttaşın temel tüketim yükünü hafifletmek.

Paylaşın

Konferans Ligi: Beşiktaş, Turu İstanbul’a Bıraktı

UEFA Konferans Ligi Play-Off Turu ilk maçında İsviçre temsilcisi Lausanne ile Beşiktaş, La Tuiliere Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Karşılaşma, 1-1 eşitlikle sona erdi.

Haber Merkezi / Hakem Sigurd Smehus Kringstad’ın yönettiği karşılaşmada Beşiktaş’ın golünü 45. dakikada Milot Rashica, Lausanne’nin tek golünü ise 83. dakikada Bryan Okoh kaydetti.

Turun rövanş karşılaşması, 28 Ağustos Perşembe günü saat 20.00’de Dolmabahçe’de oynanacak.

45. dakikada Jurasek’in sol kanattan kale önüne yaptığı ortada Abraham’dan önce kaleci Letica uzanarak meşin yuvarlağı çeldi. Ceza sahası hafif sağ çaprazında Rashica’nın sol ayağıyla yaptığı düzgün vuruşta top ağlarla buluştu. 0-1

83. dakikada sağ kanattan Olivier Custodio’nun kullandığı köşe atışında ceza sahası içinde Okoh’un vuruşunda top ağlarla buluştu. 1-1

Stat: La Tuiliere

Hakemler: Sigurd Smehus Kringstad, Runar Langseth, Ole Andreas Haukasen

Lausanne Sport: Letica, Mouanga, Sow, Okoh, Poaty (Fofana dk. 90+2), Soppy (Butler-Oyedeji dk. 63), Roche, Custodio, Lekoueiry (Alban Ajdini dk. 85), Sene, Diakite (Sigua dk. 85)

Beşiktaş: Ersin, Paulista, Uduokhai, Emirhan, Rashica (Taylan Bulut dk. 84), Orkun (Kartal Kayra Yılmaz dk. 84), Ndidi, Jurasek (Emrecan Terzi dk. 68), Rafa Silva, Joao Mario, Abraham

Goller: Okoh (dk. 83) (Lausanne Sport), (Rashica (dk. 45) (Beşiktaş)

Paylaşın