Giresun: Şebinkarahisar, Atatürk Evi

Atatürk Evi; Giresun’un Şebinkarahisar İlçe Merkezi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 11 Ekim 1924 de Şebinkarahisar’ı ziyareti esnasında bir gece kaldığı geleneksel Şebinkarahisar evlerindendir. Evin gerçek sahibi Tüfekçizade Mustafa Ertem’dir. İlçenin merkezinde bulunan ev ahşaptan yapılma olup iki kattan oluşan sade bir binadır.

Evin iki yana eğimli çatısının altında köşk odası vardır, evin önü çıkmalı üçgen alınlıklıdır, mahalli yapı malzemesi kullanılmıştır, 10 adet taş basamaklı merdivenin bulunduğu ana giriş kısmından iki kanatlı ahşap bir kapı ile içeri girilmektedir. İkinci katın üzerinde yarım kat halinde ki ön cepheden görünmeyen çatı katı mevcuttur. Bu çatı katına da ikinci kattan dönerli ahşap bir merdivenle çıkılmaktadır.

1932 senesinde evin içerisinde yapılan çeşitli çalışmalar sonucu ev o tarihlerdeki aslına uygun şekilde düzenlenip, döşenmiştir. 11 Ekim 1982 tarihinde Atatürk’ün Şebinkarahisar’a gelişinin 58. yıldönümünde “Atatürk Evi ve Müzesi” olarak ziyarete açılmıştır.

Maliye ve Gümrük Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 02 Mayıs 1986 gün ve 3121-749/16781 sayılı yazısıyla mülkiyeti Hazineye ait olan bu yapının Kültür ve Turizm Bakanlığında olan tahsisi kaldırılarak, Şebinkarahisar Belediyesi’ne tahsis edilmiştir.

Müze’de Atatürk’ün ve yaverinin kaldığı odadaki yataklar, çalışma masası, koltuk ve sandalyeler, kanepeler, piyano o günkü hali ile ve diğer tarihi nitelikleri olan bazı eşyalarla yöresel etnografik çeşitli eserler sergilenmektedir. Şebinkarahisar Atatürk Evi ve Müzesi içerisinde 500 kitaplık bir Atatürk Kütüphanesi ve resimlerle Atatürk Köşesi de yer almaktadır. Teknik ve uzman elemanı olmayan müzenin, önemli günlerde ve talep dahilinde belediyece görevlendirilmiş memurlar tarafından ziyarete açılmaktadır.

Paylaşın

Giresun: Gelin Kayası

Gelin Kayası; Giresun’un Merkez İlçesine bağlı Mesudiye Köyü, Taşhan Bölgesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Giresun’daki bu iki dev kayalığın üst üste gelişi, özellikle de altta bulunan dev kütlenin eğri zeminde düşmeden duruşu ile yüzyıllardır üzerindeki kayayı nasıl taşıdığı hakkında pek çok efsane anlatılmaktadır.

Birinci  efsanesine ; Güzeller güzeli genç bir kız sevmediği biriyle mecburen evlenmek durumunda kalmış bu duruma itiraz edemediğinden içtenlikle bir dua etmiş. Düğün günü gelin alayı ile yola çıkan gelin, at üzerindeyken evlenmek istemediği erkeğe gitmek yerine “taş olup, donup kalmayı” dilemiş. Dileği de oracıkta gerçekleşmiştir.

Diğer efsane ise; Evlendiği erkeğin annesi ile geçinemeyen ve yaşadıkları sebebiyle eve dönmemek için “Tanrım, ya beni kuş et uçur, ya da taş et dondur.” yakarışının bir sonucu olduğu anlatılır. Erimez, Kulakkaya ve Alçakbel Yaylalarına çıkan yol da efsane kayanın yanından geçmektedir.

Paylaşın

Giresun: Çağırgan Baba Türbesi

Çağırgan Baba Türbesi; Giresun’un Alucra İlçesine bağlı Boyluca Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yavuz Sultan Selim’in Trabzon’da bulunduğu sıralarda Boyluca (Zun) Köyünü Şeyh Mahmut Çağırgan Veli’ye tahsis ettiği belirtilmektedir. Burası ile ilgili Vakıflar Genel Müdürlüğünün 2139 No’lu arşivinde muhafaza edilen ve Sultan Selim’in himayesinde düzenlendiği anlaşılan Arapça bir vakfiye vardır. Hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan Mahmut Çağırgan Baba’nın, İsmail Hakkı Çağırgan ile kardeş olduğu halk tarafından rivayet edilir.

Osmanlıca belgelerde “Çağırganlu” kavramı, bir topluluk, aşiret olarak tanıtılmakta ve bu topluluğun Anadolu’nun muhtelif yerlerinde iskân edildiği bildirilmektedir. Özellikle Kelkit Vadisi’nde yoğunlaşan bu aşiret mensuplarına ait bölgede çok sayıda türbe yapılmıştır. Gümüşhane ilinin Köse ilçesine bağlı Kabaktepe köyündeki Seyyid Ahmet Çağırgan, Tekke Beldesi’ndeki Seyyid Hasan Çağırgan ve Bayburt Singâh mahallesindeki Seyyid Nasuhî Çağırgan ile Kop köyündeki Seyyid Muhammed Çağırgan bu aşiret mensuplarından bazılarıdır.

Mahmut Çağırgan; İsmail Hakkı Çağırgan ve Yakup Gulami ile birlikte biraz daha batıya gelerek Alucra kırsalına yerleşmişlerdir. Bölgenin Müslüman Türklerin yerleşimine açılması bu zâviyeler vesilesiyle gerçekleşmiştir.  Mahmud, İsmail Hakkı ve Şeyh Yakub Gulamî gibi Çağırganlu topluluğunun kanaat önderleri, Anadolu’nun kuzeydoğusunun İslâm dini ile buluşmasında büyük katkı sağlamışlardır.

Sekizgen planlı olan türbe 1939-1940 yıllarında yöre halkınca düzgün yonu taşlardan inşa edilmiştir. Taşların arası derzli olup yeşile boyanmıştır. Piramidal çatısı çinko ile örtülü olup, bir alemle son bulmaktadır. Giriş kapısı ön cepheden yaklaşık 10 cm dışa taşırılmıştır. Buradan yuvarlak kemer açıklıklı bir kapı ile türbeye girilmektedir. Türbe sivri kemer açıklıklı dikdörtgen formlu dört adet pencere ile aydınlatılmaktadır.

Türbenin içi tamamen sıvalı ve boyalı olup, ortasında sembolik sanduka vardır. Türbede yeni ve eski yazıyla yazılmış (Kutbül Arifin Gavsül Vasilin Eş-şeyh Es-seyyid Mahmut Çağırgan Hz. Kasım 907) bir kitabe vardır. Çocukları olmayan çiftlerin bu türbeyi ziyaret ederek, misafirhanesinde rüyalarında Şeyhi görmek arzusu ile bir gece konakladıkları anlatılmaktadır.  Türbenin yanında ahşaptan bir misafirhane mevcuttur.

Paylaşın

Giresun: Osman Baba Türbesi

Osman Baba Türbesi; Giresun’un Alucra İlçesine bağlı Hacı Hasan Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Osman Baba’ın kim olduğu ve türbenin ne zaman yapıldığı hakkında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Meyilli bir zemin üzerinde yer alan türbe, altıgen planlı olup, basit işçiliklidir. Kaba yonu ve moloz taş malzeme ile inşa edilen beden duvarları kalınca bir derzle vurgulanmıştır. Türbenin giriş cephesi ise sıvalıdır.  Gövde ve kubbe kısımlarından oluşan türbenin cenazelik kısmı yoktur. Üzeri çinko levha kaplı piramidal bir çatı ile örtülüdür.

Teğet kemer şeklinde giriş açıklının üzerinde “Osman ruhuna Fatiha Ö. 685” yazılı bir mermer levha vardır. İç mekân küçük ebatlı dikdörtgen formlu pencerelerle aydınlatılmaktadır. Duvarlar içten tamamen sıvanıp boyanmıştır. Herhangi bir süsleme unsuru yoktur. Ortada ahşaptan sembolik sanduka vardır.

Paylaşın

Giresun: Çağırgan Baba Türbesi

Çağırgan Baba Türbesi; Giresun’un Alucra İlçesine bağlı Çakmak Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İsmail Hakkı Çağırgan Babanın hayatı hakkında kesin bilgi olmamakla birlikte Seyyid Mahmut Çağırgan ile kardeş oldukları halk arasında tevatürdür. Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi’nde bulunan ve istinsah olduğu anlaşılan bu belgeden, söz konusu derviş adına ilk defa 1342’de vakfiye düzenlendiği, ancak bu tarihte onun hayatta olmadığı anlaşılmaktadır. Bunu İsmail Hakkı Çağırgan’a işaret eden “Allah yattığı yeri nur, makamını Cennet etsin” şeklindeki temenniden çıkarmak mümkündür.

Türbe, düzgün yontma taş malzeme ile sekizgen planlı olarak inşa edilmiştir. Taşların arası derzlidir. Gövde ve piramidal çatıdan ibaret olan türbenin cenazelik kısmı yoktur. Piramidal çatı çinko ile örtülüdür. Saçaklar, ahşap kaplamadır. Türbe, küçük ebatlı, dikdörtgen formlu pencerelerle aydınlatılmaktadır. Türbe girişi sivri kemer açıklıklı olup, kapı söveleri profillidir. Giriş, iki kenarda kare kesitli plastırlar üzerine oturan sivri hafifletme kemeri ile vurgulanmıştır.

Kapısı tek kanatlı ve özgün olup, metaldendir. Türbenin içi tamamen sıvanmış ve boyanmıştır. Kenarlar zeminden itibaren bir metre yükseklikte lambri ile kaplanmıştır. Türbenin ortasında sembolik bir sanduka bulunmaktadır. Kubbe karnında sonradan yapılmış kalem işi süslemeler vardır. Bu süslemeler bitkisel ve geometrik tarzda olup kırmızı, mavi ve beyaz renklerdedir. Kubbenin tam ortasında ise dairesel biçimli yazı kuşağı vardır. Türbe çevresindeki mezarlıkta kitabesi olmayan başlıklı mezar taşları vardır.

Türbesinde sonradan yazılmış şöyle bir yazı bulunmaktadır: Hüve’l-Baki Ya Ente’l-Baki Kutbül Arifin, Süleymanoğlu Nasıreddin Zaviyesinin (vakfiye) ma’bihiliftihar-ı Zıharşeyh Köyünden ulema-i İzam ve meşayih-i kiramdan ve tarikat-ı Hoca Ahmet Yesevi Dergahı hulefasından, Türkistan erenlerinden meşayihimiz vefat etmiş olan Allahın rahmet ve mağfiretine muhtaç ES-SEYYİD MEVLANA ŞEYH ÇAĞIRGAN-I İSMAİL HAKKI VELİ (ks) lakabı mesuriyle “ÇAĞIRGAN BABA” hazretlerinin kabr-i şerifidir. Ruhu Şerifi için El-Fatiha. Hz. Ali Bin Musa Kazım soyundan Hz. Muhammed’in (S.A.V.) torunudur. 13. 14. asırlarda yaşadı. Trabzon Şehrinin  (1461) Manevi kumandanıdır.

Paylaşın

Giresun: Hacı Hasan Türbesi

Hacı Hasan Türbesi; Giresun’un Alucra İlçesine bağlı Hacı Hasan Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Sekizgen planlı, yonu taş malzemeden inşa edilmiş bir türbedir. Giriş kapısı üzerinde 1321 (1905 M.) tarihi yazılıdır.

Gövde ve kubbe kısımlarından oluşmakta olup cenazelik kısmı yoktur. Kubbe betonarmedir. İç mekan küçük ebatlı dikdörtgen formlu pencerelerle aydınlatılmaktadır.

Duvarlar içten tamamen sıvanıp boyanmıştır. Herhangi bir süsleme unsuru yoktur. Ortada ahşaptan sembolik bir sanduka vardır. Hacı Hasan’ın kim olduğu ve türbenin ne zaman yapıldığına dair bilgiye ulaşılamamıştır.

Paylaşın

Giresun: Yakup Halife Türbesi

Yakup Halife Türbesi; Giresun’un Merkez İlçesine bağlı Tekke Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tekke Köyü Mezarlığının kuzeyindedir. Şeyh Yakup Halifenin Çepni Beyi Süleyman Bey döneminde bölgeye geldiği ve zaviyesini kurduğu ifade edilmektedir. II. Beyazit’in (1481–1512) 1494 tarihinde Şeyh Yakup Hazretlerinin zaviyesine vakf etmiş olduğu arazilere ait bir ferman sureti bulunmaktadır. Bu ferman suretinde Çatak, Iklıkçı, Çukur, İlyas, Arpa, Zemir, ve Sarban Köylerinin vakıf edildiği görülmektedir.

Kesme taştan inşa edilen türbe sekizgen planlı olup, üzeri kubbe ile örtülüdür. Meyilli bir arazide bulunan türbenin cephe yükseklikleri kod farkı yüzünden farklıdır. Yapıda doğu, güneydoğu, ve güneybatı kenarlar aynı şekilde düzenlenmiştir. Cephe duvarı yüzünde düz atkılı, dikdörtgen formlu ve dıştan demir şebekeli birer pencere yer almakta olup, cephe duvarları üstte yedi sıra kademeli silmeden oluşan saçakla son bulmaktadır.

Türbeye batı cephesindeki dikdörtgen formlu ve yuvarlak kemerli demirden tek kanatlı bir kapıdan girilir. Giriş kısmı üstten ters U şeklinde bir kaval silme ile çevrilmiştir. Bunun üstündeki, kare formlu kitabelik boştur. İç mekânda giriş kapısının sağında iki ve solunda da bir adet ahşap sanduka bulunmaktadır. Sembolik sandukalar, doğu batı istikametinde uzanmaktadır. İç mekân altı adet düz atkılı pencere ile aydınlanmaktadır.

Duvarlar ve kubbe içi sıvanıp boyanmıştır.  Betonarme kubbe, dıştan kurşun kaplı olmayıp, üstte alemle son bulmaktadır. Süsleme açısından sade olan türbenin taş duvarları arasındaki derz araları dış cepheye yansıtılmıştır.  Yapı birkaç sene önce restore edilmiş olup, günümüzde sağlam ve ziyarete açıktır. Türbenin haziresinde yer alan mezarlardan bir tanesinde Osmanlı dönemi mezar taşı vardır.

Paylaşın

Giresun: Şeyh Keramettin Türbesi

Şeyh Keramettin Türbesi; Giresun’un Merkez İlçesine bağlı Boztekke Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Horasan’dan geldiğine inanılan Şeyh Keramettin adlı bir hocanın türbesi olup, değişik zamanlarda yapılmış cami, kuyu, aş evi ve değirmenden meydana gelen bir vakfiyedir. Türbe, muhtemelen Şeyh Keramettin’in ölümünden sonra yöre halkı tarafından yaptırılmıştır. Kitabesi yoktur ancak giriş kapısının üzerinde, sağda bir şeceresi yer almaktadır.

Kare planlı, düzgün kesme taşlarla inşa edilen türbe, sonradan içten ve dıştan sıvanıp boyanmıştır. Üstü kırma çatı ile örtülüdür. Taban ve tavanı tamamen ahşaptır. Türbeye doğudan dikdörtgen formlu, basık kemerli bir kapı ile girilir. Dört basamaklı merdivenden çıkılarak ulaşılan kapı, çift kanatlı olup, demirdendir. Kapının her iki yanında silmeli birer sütünce vardır.

Kapının sağında ve solunda basık kemerli ve dikdörtgen formlu birer pencere mevcuttur. Her iki pencere de dıştan yüzeyden hafif dışa taşkın basık kemerli birer çerçeve ile sınırlandırılmıştır. Mazgal şeklinde düzenlenen pencereler demir şebekelidir. Yapının doğu cephesi dışındaki diğer cephelerinde de basık kemerli ve dikdörtgen formlu, demir şebekeli ikişer pencere mevcuttur.

Pencereler dıştan, yüzeyden hafif dışa taşkın basık kemerli çerçeveler ile sınırlandırılmıştır. Cepheler üstte dışa taşırılmış ahşap saçakla son bulmaktadır. İç mekan oldukça sade düzenlenmiştir. İçten duvar yüksekliği 2.80 cm.dir. Yapının içerisinde ters L şeklinde yükseltilen alanda dört adet sembolik taş sanduka bulunmaktadır.

Bunlardan girişe yakın ikinci sandukanın Evliya Şeyh Kerametine ait olduğu belirtilmektedir. Diğerlerinin ise müritleri olduğu sanılmaktadır. Ancak eskiden bu sandukalardan ikisinin üzerinde sarık bulunduğu köy halkı tarafından ifade edilmiştir. Türbe, yaklaşık 15 yıl önce tamamen yıkılarak betonarme olarak tekrar inşa edilmiştir.

Türbenin haziresinde 1765 yılında vefat eden Cinoğlu Süleyman Ağa ve yine aynı yıl vefat eden oğlu Mehmet Ağa’nın mezarları vardır. Caminin haziresinde bulunan 1885 yılında vefat eden Hacı Süleyman Ağa’nın mezar taşında yer alan şu sözler oldukça anlamlıdır: “Ed-dünyâ temerru merra’s-sehâb fealeyküm ta’mirü kulübü’l-ihtibâb” (Dünya bulutlar gibi gelip geçmekte, sen dostlarının kalplerini onarmaya bak)

Paylaşın

Giresun: Hacı Abdullah (Sarı Halife) Türbesi

Hacı Abdullah (Sarı Halife) Türbesi; Giresun’un Yağlıdere ilçesi Tuğlacık köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Muharrem bin Abdullah tarafından 16. yüzyılda Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Hatun adına yaptırılan Sarı Halife’nin türbesidir.

Hacı Abdullah Halife Kimdir ?

Hacı Abdullah Halife 15. yy. sonları ile 16. yy ilk yarısında hayat sürmüş, Karadeniz bölgesinin İslamlaşma sürecine katkıda bulunmuş en önemli ahi lideridir. Yağlıdere Vadisinin Fatihi Eşter Bey ve Yavuz Sultan Selim in annesi Gülbahar Hatun tarafından Tekkesine Vakıflar tahsis edilmiştir.

Karadeniz Limanlarını ipek yoluna bağlayan tarihi Yağlıdere yolunun önemli bir menziline kurduğu tekkesi küçük bir Vakıf Küllüye oluşturmaktadır. Bu yapılar Cuma Camiisi, Medrese, Misafirhaneler, Değirmen, Fırın ve Çeşme gibi unsurlardan oluşmaktadır.

Tekke’nin tapu kaydının yenilendiği 1522 tarihinde Hacı Abdullah Halife’nin hayatta olduğu anlaşılmaktadır. Arapça vakfiyenin düzenlendiği 1543-44 yılında ise vefat ettiği düşünülmektedir.

Paylaşın

Giresun: Tirebolu, Yeniköy Camii

Yeniköy Camii; Giresun’un Tirebolu İlçesi, Yeniköy Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Harimin girişi üzerinde yer alan kitabelik kısmı boştur. Sonradan eklenen son cemaat yeri girişinin yanında 1947 tarihinde inşa edildiği yazılıdır. Kâgir sistemde inşa edilen yapı, kuzey-güney yönünde, uzunlamasına dikdörtgen planlıdır (14.70 X 10.90 m.). Beden duvarlarında malzeme olarak düzgün yonu andezit taşı kullanılmıştır. Son cemaat yeri ve harimden oluşan caminin tek şerefeli minaresi vardır. Cami, meyilli bir arazi üzerinde yer aldığından, kot farkından yararlanılarak, doğu cephesinde giriş ve pencereleri bulunan, günümüzde ibadet yeri olarak kullanılan bodrum katı vardır.

Caminin üzeri, çinko sacla kaplı kırma çatı ile örtülüdür.  Kuzey cephesinde yer alan son cemaat yerinin, sonraki yıllarda genişletilmiş olduğu görülür. Betonarme olan bu ekin cephesi plastik malzeme ile kaplanmıştır. Özgün olan son cemaat yerinin yuvarlak formlu sütunları korunmakla birlikte, yanlarına beton direkler dikilmiştir. Sütunların kaide ve başlıkları aynı formdadır. Camide yer alan pencereler, dikdörtgen formlu ve yuvarlak kemer açıklıklıdır.

Alt sıra pencereleri, üst sıradakilere göre büyük boyutludur. Alt sıra pencereleri demir, üst sıra pencereleri ise alçı şebekelidir. Pencere söveleri, cephe yüzeyinden hafif taşırılmıştır. Bodrum pencereleri dışındaki bütün pencereler aynı formdadır. Caminin batı cephesi, üç adet alt, üç adet üst pencereden oluşur. Doğu cephesi, bodruma açılan kapı ve iki yanında birer adet kare formlu pencere ile üç adet alt, üç adet üst pencereden oluşur.

Güney cephesi iki adet alt, iki adet üst pencereden oluşur. Cepheler, üstte kısa tutulmuş profilli taş saçakla son bulur. Caminin kuzeydoğu köşesinde yer alan minaresi, sonradan ilave edilen son cemaat yerinin içinde kalmıştır. Minarenin soğan biçimli pabuç kısmı, saçak seviyesinden başlar. Onaltıgen gövdeli olan minare, tek şerefelidir. Şerefe altı, içbükey ve dışbükey silme sıraları ile geçilmiştir. Şerefe korkulukları taştır. Şerefeden sonra incelerek yükselen petek kısmının üstünde konik külah yer alır.

Harime giriş, kuzey cephenin ortasında yer alan basık kemerli bir kapı ile sağlanır. Kapının yanlarında, stilize edilmiş dor düzeninde başlıkları olan iki adet sütunce yer alır. Sütunceler, yüzeysel yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanmıştır. Girişin batısında diğer pencerelerle aynı formda bir pencere bulunur. Harimin kuzeyinde yer alan mahfile giriş, son cemaat yerinden verilmiştir.

Tek yönlü olan son cemaat yeri, demir parmaklıklı olup, önde kare kesitli 2 adet beton ayakla taşınır. Harimde beden duvarları sadedir. Kesme taş olan mihrap, boyanmıştır. Kenarların birer adet sütunce yer alır. Mihrap nişi yarım yuvarlak formludur. Mihrabın batısında yer alan minber, sonradan olup, basit işçilikli ve lambri malzeme ile yapılmıştır. Kürsü, ahşap olup, sonradandır. Tavanı, lambridir. Yeniköy Mahallesi camisinin, son cemaat yerinin genişletilen kısmı dışında, cepheleri özgündür. İç mekânda, mihrap dışında kalan bütün mimari birim ve elemanlar yenilenmiştir.

Paylaşın