Folik Asit Açısından Zengin Meyveler

Folik asit (folat), vücut için önemli olan bir B vitamini türüdür. Folik asit, kan hücreleri, cilt, saç ve tırnaklar gibi yeni hücrelerin oluşumuna yardımcı olur.

Haber Merkezi / Folik asit eksikliğinin belirtileri arasında kansızlık, yorgunluk, kas güçsüzlüğü, baş ağrısı veya bayılacakmış gibi hissetme, soluk cilt, çarpıntı ve nefes darlığı bulunur.

İşte folik asit açısından zengin meyveler:

Portakal: Portakal, vücudunuzun bağışıklık sistemine fayda sağlayan folik asit ve C vitamini içerir. Portakalın 100 gramında yaklaşık 30 mikrogram folat bulunur.

Greyfurt: Folat içermesinin yanı sıra, greyfurt naringin ve narirutin de içerir. Her iki bileşen de, folik asidin bağışıklığı güçlendirme işlevine yardımcı olabilecek anti – enflamatuar özelliklere sahiptir.

Greyfurtun (230 gram) içindeki folat miktarı yaklaşık 29,9 mikrogramdır.

Limon: Limon, folik asit içeren bir diğer turunçgil meyvesidir. Limonun (100 gramda) folik asit miktarı yaklaşık 20 mikrogramdır. Limonun ayrıca bağışıklık sistemi için aynı faydaları sağlayan C vitamini içerdiği de bilinmektedir.

Mango: Mango oldukça yüksek folik asit içeriğine sahiptir. Mangodaki folik asit içeriği (100 gram başına) 60 ila 138 mikrogram arasında değişir. En küçük ve olgunlaşmamış mangoda daha yüksek folat içeriği bulunur.

Guava: Guavadaki folik asit içeriği 91 ila 92,98 mikrogram (100 gramda) arasında değişmektedir.

Papaya: Papaya, folik asit açısından zengin tropikal bir meyvedir. Toplam folat içeriği 61,6 ila 64,61 mikrogram arasındadır. Papaya, folik asidin yanı sıra vitaminler açısından da zengindir. A, C, E ve K vitaminlerini içerir.

Jak meyvesi: Jak meyvesinde yaklaşık 51,1 – 53,27 mikrogram folat bulunur. Ancak bu oran, meyvenin olgunlaşmış veya olgunlaşmamış olmasına bağlı olarak değişebilir.

Avokado: Yaklaşık 50 gram (üçte biri) avokado 44,5 mikrogram folat içerir. Avokado ayrıca K vitamini ve bakır gibi vitamin ve mineraller açısından da zengindir.

Paylaşın

Aziz Yıldırım: Fenerbahçe’yi Çok Kötü Günler Bekliyor

Fenerbahçe’nin geleceğine ilişkin ciddi kaygılar taşıdığını vurgulayan Aziz Yıldırım, “Fenerbahçe’yi çok kötü günler bekliyor. Kimse umursamıyor” ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe’nin eski başkanı Aziz Yıldırım, yaptığı açıklamalarla sarı-lacivertli kulübün mevcut durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Yıldırım, Fenerbahçe’nin geleceği konusunda ciddi kaygılar taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi: “Fenerbahçe’yi çok kötü günler bekliyor. Kimse umursamıyor. Dün bir yerde yemekteydim. Tamer Yelkovan’ın akrabasının ufak kızını gördük. Sorduk, sınıfında iki tane Beşiktaşlı, geri kalan hepsi Galatasaraylıymış. Hepinize söylüyorum bunu. Benim dediğimi iyi anlayın.”

Kendisinin başkan adayı olup olmamasının önemli olmadığını belirten Aziz Yıldırım, “Burada benim olmam ya da olmamam ayrı bir konu. Ali Koç veya oradaki başkan kimse başkanlıktan ayrıldığı anda sen ne yapacaksın? Sen, ‘Ben başkan olmaya adayım, ben yönetim kuruluna girmeye adayım’ diyeceksin” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Şampiyonlar Ligi: Fenerbahçe’nin Rakibi Belli Oldu

Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. eleme turunda Feyenoord ile eşleşti. İlk maç 5 – 6 Ağustos’ta deplasmanda, rövanşı ise 12 Ağustos’ta İstanbul’da oynanacak.

Haber Merkezi / UEFA (Avrupa Futbol Federasyonları Birliği) Şampiyonlar Ligi 3. eleme turu kurası İsviçre’nin Nyon kentinde çekildi.

Kura çekiminde Fenerbahçe’nin rakibi Hollanda temsilcisi Feyenoord oldu. İlk maç 5 – 6 Ağustos’ta deplasmanda, rövanşı ise 12 Ağustos’ta İstanbul’da oynanacak.

Fenerbahçe, rakibini geçmesi halinde play-off turuna yükselecek. Elenmesi durumunda ise UEFA Avrupa Ligi gruplarına kalacak.

Ajax ve PSV ile birlikte Hollanda’nın “büyük üçlüsü” arasında sayılan Feyenoord, kırmızı – beyaz renklere sahiptir.

Feyenoord, maçlarını De Kuip (Stadion Feijenoord) adlı stadyumda oynar. Tarihinde 16 Eredivisie şampiyonluğu, 14 KNVB Kupası, 1 Avrupa Kupası (1970), 2 UEFA Kupası (1974, 2002) ve 1 Kıtalararası Kupa bulunmaktadır.

1908 yılında kurulan Feyenoord, “Halkın Takımı” olarak bilinir ve güçlü taraftar desteğiyle tanınır.

Beşiktaş ve Başakşehir’in muhtemel rakipleri belli oldu

Öte yandan Beşiktaş, Avrupa Ligi 2. ön eleme turunda Shakhtar Donetsk’i elemesi halinde, 3. ön eleme turunda, Şampiyonlar Ligi’ndeki Panathinaikos – Rangers mağlubu ile karşılaşacak.

Başakşehir ise, UEFA Konferans Ligi’nde Cherno More’yi geçmesi halinde 3. eleme turunda Viking – Koper eşleşmesinin kazananıyla karşılaşacak.

Paylaşın

Mineral Veya Sentetik Güneş Kremi; Hangisi Daha İyi?

Araştırmalar çok net: Hem erken yaşlanmayı hem de cilt kanserini önlemek için, ister yağmurlu ister güneşli olsun, herkesin her gün güneş kremi kullanması gerekiyor.

Haber Merkezi / Güneş kremlerindeki içerikler mineral (fiziksel) ve sentetik (kimyasal) olmak üzere iki çeşittir.

Mineral ve sentetik güneş kremlerinin her birinin avantajları ve dezavantajları vardır. Hangi seçeneğin daha iyi olduğu cilt tipine, ihtiyaçlarına ve tercihlerine bağlıdır.

Mineral güneş kremleri (fiziksel):

İçerik: Çinko oksit ve/veya titanyum dioksit içerir.
Çalışma mekanizması: UV ışınlarını cilt yüzeyinde yansıtarak ve dağıtarak engeller.

Avantajları:

Ciltte hemen koruma sağlar (uygulandığı anda etkilidir).
Hassas ciltler için genellikle daha az tahriş edicidir.
Daha geniş spektrumlu koruma sunar (hem UVA hem UVB ışınlarına karşı).
Fotostabil (güneş ışığında bozulmaz).
Çevre dostu seçenekler (özellikle resif dostu formüller).

Dezavantajları:

Ciltte beyaz bir tabaka (white cast) bırakabilir, özellikle koyu cilt tonlarında.
Daha kalın bir dokuya sahip olabilir, bu da bazı kişiler için ağır hissettirebilir.
Sık sık yeniden uygulama gerekebilir (özellikle suya veya tere maruz kalındığında).

Sentetik güneş kremleri (kimyasal)

İçerik: Avobenzon, oktinoksat, oksibenzon gibi kimyasal filtreler içerir.
Çalışma mekanizması: UV ışınlarını emerek ısıya dönüştürür ve cildi korur.

Avantajları:

Hafif dokuludur, ciltte kolayca emilir ve genellikle beyaz iz bırakmaz.
Kozmetik olarak daha şık formüller (jel, sprey, losyon) sunar.
Daha geniş ürün yelpazesi ve uygun fiyatlı seçenekler bulunur.

Dezavantajları:

Cilde nüfuz etmesi için uygulamadan sonra 15-20 dakika beklenmesi gerekir.
Hassas ciltlerde tahrişe neden olabilir.
Bazı kimyasal filtreler (örneğin, oksibenzon) çevresel kaygılarla ilişkilendirilir (mercan resiflerine zarar verebilir).
Fotostabil olmayan bazı içerikler (örneğin, avobenzon) güneş ışığında etkinliklerini kaybedebilir.

Hangi durumda hangisi daha iyi?

Hassas cilt veya cilt bariyeri hasarı: Mineral güneş kremleri genellikle daha naziktir ve tahriş riski düşüktür. Rosacea, egzama veya alerjik ciltler için idealdir.

Koyu cilt tonları: Sentetik güneş kremleri, beyaz iz bırakma olasılığı daha düşük olduğu için tercih edilebilir. Ancak yeni nesil mineral güneş kremleri (nano formüller) bu sorunu azaltmıştır.

Su sporları veya terleme: Sentetik güneş kremleri suya dayanıklı formülleriyle öne çıkabilir, ancak mineral kremler de suya dayanıklı olabilir.

Çevresel endişeler: Mineral güneş kremleri, özellikle çinko oksit bazlı olanlar, deniz yaşamına daha az zarar verir ve çevre dostudur.

Günlük kullanım ve kozmetik tercih: Sentetik güneş kremleri, makyaj altına daha kolay uygulanabilir ve hafif hissettirir.

Öneriler:

Cilt tipine göre seçim yapın: Hassas ciltler için mineral, yağlı veya akneye yatkın ciltler için hafif dokulu sentetik güneş kremleri daha uygun olabilir.

Hibrit formüller: Hem mineral hem kimyasal filtreler içeren hibrit güneş kremleri, her iki dünyanın avantajlarını birleştirir.

SPF ve koruma: SPF 30 veya üstü, geniş spektrumlu (UVA/UVB) bir güneş kremi seçin ve her 2 saatte bir yeniden uygulayın.

Test edin: Cildinizin tepki verdiği ürünleri bulmak için küçük bir alanda test yapın.

Sonuç: Ne mineral ne de sentetik güneş kremi mutlak anlamda “daha iyi” değildir; tercih kişisel ihtiyaçlara ve cilt tipine bağlıdır. Hassas ciltler veya çevresel kaygılar için mineral, kozmetik rahatlık ve uygun fiyat için sentetik güneş kremleri öne çıkar. Önemli olan düzenli kullanım ve doğru uygulamadır.

Paylaşın

Yeşil Kapitalizm Diye Bir Şey Var Mı?

“Yeşil Kapitalizm (Çevresel Kapitalizm)” kavramı, kapitalist ekonomik sistemin, çevresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeye çalışıldığı bir kavramı ifade eder.

Kurtuluş Aladağ / Yeşil kapitalizm, ekonomik büyüme ve kar odaklı yapıyı korurken, çevresel zararı azaltmayı ve yenilenebilir kaynaklara dayalı bir ekonomi oluşturmayı hedefler.

Bu yaklaşım, çevre dostu teknolojilere yatırım, karbon emisyonlarını azaltma, yeşil iş modelleri (örneğin, yenilenebilir enerji şirketleri veya geri dönüşüm girişimleri) ve sürdürülebilir tüketim gibi unsurları içerir.

Yeşil kapitalizmin temel özellikleri:

Yenilenebilir enerji ve teknoloji: Güneş, rüzgâr, hidrojen gibi enerji kaynaklarına yatırım ve karbon nötr teknolojilerin geliştirilmesi.

Yeşil tüketim: Organik ürünler, çevre dostu markalar ve etik tüketim gibi trendlerin teşvik edilmesi.

Karbon ticareti ve düzenlemeler: Karbon vergileri, emisyon ticareti sistemleri ve çevresel düzenlemelerle piyasanın çevre dostu hale getirilmesi.

Kurumsal sürdürülebilirlik: Şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterlerine göre faaliyetlerini şekillendirmesi.

“Çevresel sorunlara yüzeysel çözüm sunar”

Eleştirmenler, kapitalizmin temel mantığının (sınırsız büyüme, kar maksimizasyonu) çevre dostu bir yaklaşımı kökten destekleyemeyeceğini savunur. Kapitalizm, kaynakların aşırı tüketimine ve çevresel tahribata yol açan bir sistem olarak görülür; bu nedenle “yeşil” etiket, yalnızca yüzeysel bir çözüm sunar.

Yeşil kapitalizm, genellikle yüksek gelirli gruplara hitap eden pahalı “yeşil” ürün ve hizmetlere odaklanır. Bu, çevresel çözümlerin yalnızca zenginler için erişilebilir olmasına yol açarak sosyal adaletsizliği derinleştirir.

Bu anlayış, teknolojik yeniliklere (örneğin, elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji) aşırı güvenerek sistemsel değişim ihtiyacını göz ardı eder. Eleştirmenler, teknolojinin tek başına iklim krizini çözemeyeceğini, çünkü sorunun temelinde tüketim alışkanlıkları ve ekonomik sistemin yattığını belirtirler.

Yeşil kapitalizm çerçevesinde öne sürülen politikalar (örneğin, karbon vergileri veya emisyon ticareti) genellikle yüzeysel kalır ve büyük ölçekli çevresel sorunlara (iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı) etkili çözümler üretemez. Bu politikalar ayrıca, mevcut sistemi reforme etmeye çalışırken köklü değişimleri de engelleyebilir.

Yeşil kapitalizm, çevresel sorunları, karlı birer fırsata dönüştürme eğilimindedir. Örneğin, karbon piyasaları veya çevre dostu ürünler, çevreyi korumaktan çok yeni pazarlar yaratmaya hizmet edebilir.

Kapitalist ekonomi politiğin temeli olan tüketim kültürünü sorgulamak yerine, “yeşil” tüketimi teşvik eden yeşil kapitalizm, bireylerin çevresel sorunlara çözüm olarak daha fazla tüketmesini önerir ki bu, sorunun kök nedenlerinden biridir.

Sonuç olarak, eleştirmenler yeşil kapitalizmin, çevresel krizlere karşı etkili bir çözüm sunmaktan çok, mevcut ekonomik sistemin devamını sağladığını ve gerçek bir dönüşüm için daha radikal, sistemsel değişikliklere ihtiyaç olduğunu savunur.

Paylaşın

Güneş Alerjisi Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Güneş alerjisi, tıbbi adıyla fotosensitivite veya solar ürtiker, cildin güneş ışığına veya ultraviyole (UV) ışınlarına karşı anormal bir reaksiyon göstermesi durumudur.

Haber Merkezi / Bu durum, ciltte kaşıntı, kızarıklık, kabarıklık (ürtiker), yanma veya döküntü gibi belirtilere yol açabilir. Durum, genellikle güneş ışığına maruz kaldıktan kısa süre sonra ortaya çıkar ve birkaç dakika ila birkaç saat içinde kendiliğinden kaybolabilir.

Nedenleri:

Fototoksik reaksiyonlar: Bazı ilaçlar (örneğin, antibiyotikler, antihistaminikler), kimyasallar veya bitkisel maddeler cildi güneş ışığına karşı hassas hale getirebilir.

Fotoalerjik reaksiyonlar: Bağışıklık sisteminin güneş ışığına veya ciltteki bazı maddelerle UV ışınlarının etkileşimine karşı alerjik bir tepki vermesi.

Genetik faktörler: Bazı genetik hastalıklar, örneğin porfiri veya lupus, güneş ışığına hassasiyeti artırabilir.

Kronik hastalıklar: Lupus, dermatit veya bazı metabolik bozukluklar bu duruma yol açabilir.

Belirtileri:

Ciltte kırmızı, kaşıntılı döküntüler veya kabarıklıklar.
Yanma veya batma hissi.
Nadiren, baş ağrısı, mide bulantısı veya halsizlik gibi sistemik sorunlar.

Tedavisi ve önlenmesi:

Güneşten korunma: Geniş kenarlı şapka, UV koruyucu kıyafetler ve yüksek SPF’li güneş kremi kullanmak.

İlaç kontrolü: Fotosensitiviteye neden olabilecek ilaçların doktor kontrolünde değiştirilmesi.

Antihistaminikler: Alerjik reaksiyonları hafifletmek için kullanılabilir.

Fototerapi: Bazı durumlarda, cildi UV ışınlarına alıştırmak için kontrollü ışık tedavisi uygulanabilir.

Doktor kontrolü: Altta yatan bir sağlık sorununun belirlenmesi için dermatolog veya alerji uzmanına başvurulmalı.

Paylaşın

Aziz Yıldırım’dan Fenerbahçe Camiasına Birlik Çağrısı

Fenerbahçe’nin genç kongre üyeleriyle bir araya gelen Aziz Yıldırım, camianın birlik içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Yıldırım, seçim süreci üzerinden adının gündeme gelmesine de tepki gösterdi.

Fenerbahçe Spor Kulübü’nün eski başkanı Aziz Yıldırım, Fenerbahçe’nin genç kongre üyeleriyle bir araya geldiği toplantıda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kulübün geleceğini merkeze alan buluşmada yaklaşık 400 genç üye söz alırken, Yıldırım da hem mevcut tabloya hem de seçim sürecine dair net mesajlar verdi.

Karar’ın aktardığına göre; Konuşmasına camianın birlik içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak başlayan Yıldırım, şu ifadeleri kullandı: “Biz hepimiz bugün buraya Fenerbahçe’nin geleceği için neler yapmalıyız, bunu konuşmaya geldik. Lütfen benim üzerimden seçim sürecini yorumlamayın. İki senelik geçiş süreci bambaşka bir konu. Asıl mesele Fenerbahçe’nin tekrar eski günlerine ulaşmak için yapılması gerekenleri konuşmak.

Anadolu’da futbol tarihimizde yer alan ancak bugün artık var olmayan bir çok spor kulübü var. Lütfen Fenerbahçe’ye sahip çıkın. Herkes kendine gelsin. Herkes Fenerbahçe’ye sahip çıksın, bana değil. Bakın beni böyle zorlarsanız, hiçbir Fenerbahçe platformuna katılmam. Ben Fenerbahçe için hepinizin taşın altına elinizi sokmanızı istiyorum.”

Aziz Yıldırım, son olarak “Beni bırakın. Benimle oynarsanız, bir gün çıkar tüm kamuoyu önünde, ‘Yokum’ derim, bütün umutlarınız kaybolur. Benim üzerimden, Fenerbahçe başkanlığı veya seçimi yürütmeyin. İstemiyorum ve lütfen rica ediyorum siz Fenerbahçe’ye sahip çıkın” dedi.

Paylaşın

Ali Koç: Kulübümüzün Geleceğine Odaklandık

Adidas ile yapılan sponsorluk anlaşmasının imza töreninde açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Başkanı Ali Koç “Geldiğimiz nokta itibarıyla bizler önümüzdeki sezon hazırlıklarına hem de kulübün geleceği açısından çok önemli mevzulara odaklanmaktayız” dedi.

Fenerbahçe ile Adidas firması arasında forma sponsorluğu anlaşması gerçekleştirildi. Ülker Stadı’nda düzenlenen törene, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç ve yöneticisi Esin Güral Argat’ın yanı sıra Adidas Gelişmekte Olan Ülkeler’den Sorumlu Başkanı Dave Thomas ile Adidas Türkiye Genel Müdürü Hakan Atalay katıldı.

Fenerbahçe yönetim kurulu üyelerinin de yerinde takip ettiği toplantıda açıklamalarda bulunan Ali Koç, “Yıllar sonra bir kez daha Türk sporunu en güçlü şekilde temsil eden Fenerbahçe ile Adidas’ın yeniden yan yana geldiği için beraberiz. Futbol, basketbol, voleybol ve kadın erkek branşları hepsinde tüm takımlarımız ilk defa Adidas tarafından hazırlanacak özel tasarımlarla sahada yer alacak.” dedi.

İş birliğinin büyük önem taşıdığına değinen Koç, şöyle devam etti: “İlk kez 3 farklı branşla Adidas güçlerini birleştiriyor. Söz konusu anlaşma Türk spor tarihinin en büyük bütçeli teknik sponsorluk anlaşmasıdır. Fenerbahçe ve Adidas güçlü bir ortak tarihe sahiptir. Fenerbahçe armasının üzerinde olduğu her forma milyonlarca yüreğin inancını temsil etmektedir. Yeni formalarımız inşallah 1 temmuzda belli yerlerde, 2 temmuzdan itibaren ise tüm Fenerium’larda olacak. Bu birlikteliğin her iki taraf içinde hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Logonun geçen yılki gibi kullanılacağını da aktaran Ali Koç, “Geçmişte yaptığımız anlaşmalardan çok daha kârlı bir anlaşma. Adidas için de öyle olacağını düşünüyorum. Genelde 3 yıllık yapıyorduk, bu anlaşma 5 yıllık. Gelir tarafında da Fenerbahçe için artısı olacak. Belirlediğimiz sayılara ulaşacağımızdan hiçbir şüphemiz yok. Öyle bir tüketelim ki Adidas üretime yetişemesin.” diye konuştu.

TRT Spor’un aktardığına göre; Koç, sözlerini imza sürecine ilişkin şu ifadelerle tamamladı: “İmza süreci demokratik bir haktır ama camiamızın tarihine, kültürüne geleneğine bakınca gelecekte sakıncalar yaratacağından uygun yöntem olmadığını söyledik. Geldiğimiz nokta itibarıyla bizler önümüzdeki sezon hazırlıklarına hem de kulübün geleceği açısından çok önemli mevzulara odaklanmaktayız.

Bir sürü insan konuşun artık diyor bizim de zamanımız gelecek, konuşacağız. Bu süreci yürüten arkadaşlar haftalardır yeterli imzaya ulaştıklarını ifade etmektedirler ancak bu imzaları kulübü ulaştırma konusunda aynı motivasyonu yaşamamaktadırlar. Bu imzalar neden hala kulübü getirilmemiştir? Neden toplandıkça kulübe getirilmemektedir? Bunu yapan arkadaşlar birinci günden bunu exel formatına taşımayı akıl edememiş mi?”

Paylaşın

Edin Dzeko, Fenerbahçe’ye Veda Etti

Yıldız futbolcu Edin Dzeko, “Fenerbahçe gibi köklü ve onurlu bir kulübün formasını giymek benim için tarifsiz bir gururdu. Yaşa Fenerbahçe!” sözleriyle Fenerbahçe’ye veda etti.

Haber Merkezi / Edin Dzeko, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Fenerbahçe’den ayrıldığını duyurdu. Edin Dzeko, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Veda etme vakti geldi. Yolları ayırmak hiçbir zaman kolay değildir; hele ki Fenerbahçe gibi bir kulüp sizi derinden etkilemişse… Geçtiğimiz iki yıl boyunca bana aile sıcaklığını hissettiren herkese sonsuz teşekkürler: takım arkadaşlarıma, antrenörlerime, kulüp personeline ve perde arkasında büyük bir özveriyle çalışan tüm emekçilere…

Ve en özel teşekkür, bizi her koşulda tutkuyla destekleyen sizlere: Fenerbahçe’nin gerçek kalbi sizlersiniz. Sizleri her zaman kalbimde taşıyacağım. Her gün, antrenmanlarda ve sahada elimden gelenin en iyisini vermeye çalıştım. Belki hayalini kurduğumuz kupalara ulaşamadık ama Fenerbahçe gibi köklü ve onurlu bir kulübün formasını giymek benim için tarifsiz bir gururdu. Yaşa Fenerbahçe!”

Fenerbahçe’deki ilk sezonunda tüm kulvarlarda 46 maça çıkan Dzeko, 25 gol 10 asistlik performans sergiledi. Dzeko bu sezon ise Fenerbahçe formasıyla tüm alanlarda 55 maça çıktı. Yıldız golcü 21 gol, 8 asistlik performans sergiledi.

Fenerbahçe, Edin Dzeko’dan sonra Dusan Tadic’e de veda etti. Fenerbahçe, Dusan Tadic ile yolların ayrıldığını açıkladı.

Fenerbahçe, iki yıldız futbolcu için veda paylaşımında bulundu. Fenerbahçe’den Dzeko için yapılan paylaşım şöyle: “Bazı oyuncular gol atar. Kimisi pazubandını takıyor. Edin Dzeko her ikisini de yaptı ve çok az kişinin başarabileceği bir liderlik yaptı. Teşekkürler Edin, sen her zaman kalbimizde olacaksın.”

Tadic için yapılan paylaşımda şöyle: “Teşekkürler Dusan, zarafetin, ruhun ve bu takıma olan sarsılmaz inancın için. Örnek oldunuz ve sonsuz saygıyla ayrıldınız.”

Paylaşın

Süper Lig: Fenerbahçe, Hatayspor’a Boyun Eğdi

Süper Lig’in 37. hafta maçında Hatayspor ile Fenerbahçe, Mersin Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Yiğit Arslan’ın yönettiği karşılaşmadan Hatayspor, 4-2 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Hatayspor’un gollerini 44. dakikada Ertuğrul Çetin (KK), 53. dakikada Bilal Boutobba, 63. dakikada Görkem Sağlam (P), 66. dakikada Jonathan Okoronkwo, Fenerbahçe’nin gollerini ise 27. dakikada Youssef En-Nesyri ve 90+4. dakikada İrfan Can Kahveci kaydetti.

Fenerbahçe’den Mert Müldür 38. dakikada kırmızı kart gördü.

Hatayspor, bu galibiyet ile puanını 26’yaa yükseltti. Fenerbahçe ise 81 puanda kaldı.

27. dakikada savunmadan çıkmaya çalışan Abdulkadir Parmak’tan topu kazanan Amrabat kaleyi cepheden gören noktadan sert vurdu. Bekaj’ın yumrukladığı meşin yuvarlağı önünde bulan En Nesyri’nin vuruşunda top, ağlarla buluştu. 0-1

44. dakikada Hatayspor beraberliği yakaladı. Hatayspor kaleyi cepheden gören noktada serbest vuruş kazandı. Topun başına geçen Massanga’nın vuruşunda meşin yuvarlak önce direğe ardından kaleci Osman Ertuğrul Çetin’in sırtına çarparak ağlara gitti. 1-1

53. dakikada kaleci Ertuğrul, Hatayspor savunmasının uzaklaştırdığı topu ceza alanı dışında göğsüyle indirip uzaklaştırmak istediği sırada ıskalayınca, pozisyonu takip eden Boutobba meşin yuvarlağı boş kaleye gönderdi. 2-1

60. dakikada Milan Skriniar’in ceza alanı içerisinde Cemali Sertel’i düşürmesi üzerine hakem penaltı noktasını gösterdi. 63. dakikada penaltıyı kullanan Görkem Sağlam, topu ağlara gönderdi. 3-1

66. dakikada Görkem Sağlam’ın pasında ceza alanına hareketlenen Jonathan Okoronkwo’nun vuruşunda top Milan Skriniar’a çarparak ağlarla buluştu. 4-1

90+4. dakikada Anderson Talisca’nın pasında ceza sahasına hareketlenen İrfan Can Kahveci’nin vuruşunda top ağlarla buluştu. 4-2

Stat: Mersin

Hakemler: Yiğit Arslan, Deniz Caner Özaral, Mehmet Salih Mazlum

Hatayspor: Bekaj, Kamil Ahmet Çörekçi (Kerim Alıcı dk. 74) Recep Burak Yılmaz, Kilama, Cengiz Demir, Cemali Sertel (Joelson Fernandes dk. 64), Abdulkadir Parmak (Bamgboye dk. 84), Massanga Matondo (Diack dk. 74), Görkem Sağlam, Boutobba (Ali Yıldız dk. 84), Okoronkwo

Fenerbahçe: Ertuğrul Çetin, Mert Müldür, Milan Skriniar, Alexander Djiku, Filip Kostic, Sofyan Amrabat (İsmail Yüksek dk. 72), Oğuz Aydın (Bright Osayi-Samuel dk. 64), Dusan Tadic (Szymanski dk. 64), Anderson Talisca, Edin Dzeko (Cenk Tosun dk. 76), Youssef En-Nesyri (İrfan Can Kahveci dk. 64)

Goller: Youssef En-Nesyri (dk. 27), İrfan Can Kahveci (dk. 90+4) (Fenerbahçe), Ertuğrul Çetin (dk. 44 k.k), Boutobba (dk.53), Görkem Sağlam (dk.63), Okoronkwo (dk.66) (Hatayspor)

Paylaşın