İmamoğlu, Yavaş Ve Soyer’den Kılıçdaroğlu’na Destek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’de gerçekleşen CHP Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grubu tarafından düzenlenen 27. Dönem 5. Çalışma ve Değerlendirme Toplantısı’nda partililere seslendi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, buradaki konuşmasında, “Şunu da artık bilmek zorundayım, siz gerçekten benimle birlikte misiniz? Bazılarınızın sesi çıkmıyor, bazılarınızın da isteyerek veya istemeyerek zarar verdiğini de görüyorum” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun sorusuna, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve bir çok partiliden destek geldi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından “Her koşulda Sayın Genel Başkanımızın #yanındayım” dedi.

ABB Başkanı Yavaş, sosyal medya hesabından, “Adil yarınlar, huzurlu bir gelecek için her zaman yanınızdayım” ifadelerini kullandı.

İBB Başkanı Soyer ise, sosyal medya hesabından, “Umut, barış ve adalet dolu bir Türkiye için Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu’nun yanındayım” dedi.

Kılıçdaroğlu ne demişti?

“Ben sürekli yürümeye ve ilerlemeye kararlıyım ve hiçbir şey beni inandığım yoldan geri çeviremez. Bu ülkeyi seven insanların, gerçek vatanseverlerin umutları ve duaları her yerde bizimle birlikte yürüyor buna inanın. Ve yine buna inanın bu mücadelede halk düşmanlarını birlikte yeneceğiz ve özgürlük, doğruluk, adalete susamış halkımıza kurtuluşu beraber getireceğiz.

Şunu da artık bilmek zorundayım, siz gerçekten benimle birlikte misiniz? Bazılarınızın sesi çıkmıyor, bazılarınızın da isteyerek veya istemeyerek zarar verdiğini de görüyorum. Artık karar verin. Bu halk düşmanlarını beraber yenecek miyiz, yenmeyecek miyiz? Benimleyseniz, benimle olduğunuzu artık hissetmek istiyorum. Sırtımı size yaslayacağımı bilmek istiyorum.”

Paylaşın

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Yargılandığı Dava Ertelendi

Yüksek Seçim Kurulu (YSK)  üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla 4 yıl bir aya kadar hapis cezası ile yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun davası ertelendi.

Haber Merkezi / İBB Başkanı İmamoğlu’nun, 31 Mart 2019 tarihindeki seçimlerin iptal edilmesinin ardından dönemin YSK Başkanı Sadi Güven ve üyelere hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın duruşması bugün görüldü.

Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada İmamoğlu için 4 yıl bir aya kadar hapis cezası istenirken, bugünkü duruşmada davanın 11 Kasım tarihine ertelenmesine karar verildi.

Duruşmayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili İstanbul Milletvekili Engin Altay, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bahadır Erdem, İYİ Parti İBB Grup Başkvanvekili İbrahim Özkan, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, çok sayıda partili, sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcisi duruşmayı izledi. İmamoğlu davaya katılmadı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Üsküdar İlçe Başkanı Suat Özçağdaş’ın davaları öncesi Anadolu Adliyesi’ne girişlerin engellendiğini duyurdu. Kaftancıoğlu, “Korkmayın, biz halkız ve haklıyız ve elbette kazanacağız. 16 milyon kazanacak, 85 milyon kazanacak” dedi.

Davanın önceki duruşmasında İmamoğlu’nun avukatı Kemal Polat, YSK üyelerinin şikayetçi olmadığına dair dilekçe sunmuş ve savcılık yeni bir mütalaa sunmak için süre talep etmişti. İBB Başkanı İmamoğlu’nun avukatları davada reddi hakim talebinde de bulunmuş ancak bu talep reddedilmişti.

Dava öncesi toplanmalar yasaklandı

İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülecek dava öncesi Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün talebi ve kaymakamlığın onayı ile ilçe genelinde her türlü toplanma, basın açıklaması ve gösteri yürüyüşü yasaklandı. Kararda, “kamu düzeni ve kamunun esenliğinin bozulması ihtimali” gerekçe olarak gösterildi.

Yasak kararı ile birlikte adliye çevresi yüzlerce polis tarafından abluka altına alınırken, yurttaşların adliyeye girişlerine ve adliye çevrelerinde bulunmalarına müsaade edilmedi.

Ne olmuştu?

İBB Başkanı İmamoğlu’nun, 13 bin oy fark ile kazandığı 31 Mart 2019 seçimlerinin iptal edilmesinin ardından yaptığı basın açıklamasında YSK Başkan ve üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla iddianame hazırlanmıştı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede o dönem Yüksek Seçim Kurulu’nda çalışan Emekli YSK Başkanı Sadi Güven’in de aralarında olduğu 11 kişinin mağdur olduğu belirtilmişti.

İddianamede, İmamoğlu’nun “Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen zincirleme hakaret” suçundan 1 yıl 3 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapsi ile seçme ve seçilme haklarından mahrumiyeti istenmişti.

Paylaşın

İBB Başkanı İmamoğlu: Yağmacılıkla Karşı Karşıyayız

İBB Başkanı İmamoğlu, “Plancı arkadaşlarımız yoğun bir çalışmayla, imar oyunlarıyla İstanbul’a monte edilen 130 projenin ve kente yaptığı etkinin röntgenini çekti. Gördük ki çok katmanlı bir adaletsizlik ve adeta yağmacılıkla karşı karşıyayız” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, katıldığı bir televizyon programında yaptığı ’85 milyar dolarlık imar rantı’ açıklamasını detaylandırdı.

Cumhuriyet’ten Dilan Ayırkan’a konuşan İmamoğlu, şunları söyledi: “Bir, hediye imar tadilatlarıyla birilerinin cepleri doldurulmuş. İki, İstanbul hepimize ait olan kamu arazilerini kaybetmiş; bu alanlarda kamunun vermesi gereken eğitim, sağlık, kültür gibi hizmetlerden tüm İstanbullular mahrum bırakılmış. Üç, deprem ve diğer afetler için kullanılabilecek alanlar rezidanslara, otellere dönüşmüş. Dört, bunlar da yetmemiş, bu keyfi imar haklarından doğan yapılaşmayı yaşanılır hale getirmek için gerekli fiziki ve sosyal altyapıyı da belediyeler ve kamu kurumları yüklenmiş. Beş, gelişigüzel yoğunluklar ulaşım başta olmak üzere mevcut altyapıyı sıkıntıya sokmuş.”

“Bu tür imar hediyelerini üst üste ve yan yana koyduğumuzda toplamda Beyoğlu ilçemiz büyüklüğünde bir alandan söz ediyorum. Bu imar hediyelerinin mali büyüklüğü ise 85 milyar dolara tekabül ediyor” diyen İmamoğlu, “Bu hesaba Kanal İstanbul ve çevresinde imara açtıkları Yenişehir Projesi, Esenler’de imara açılan askeri alan gibi alanlar dahil değil” ifadelerini kullandı.

Vizyon-2050 strateji belgesi

Öte yandan İmamoğlu, İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) tanıttığı Vizyon-2050 strateji belgesini anlattı. 2050 vizyonunu daha yeşil, daha adil, daha yaşanılabilir bir İstanbul hayaliyle oluşturduklarını belirten İmamoğlu, hedeflerinin ise ‘adil bir kent’ oluşturmak olduğunu söyledi. İmamoğlu, “Bugün her beş vatandaşımızdan birinin yoksul olduğu bir İstanbul’u adil bir kente dönüştüreceğiz. İstanbul yaşamın her alanında adil bir kent olmalıdır” diye konuştu.

Toplumsal cinsiyet eşitliği vazgeçilmez önceliklerinden biri olacağını söyleyen İmamoğlu, “2021 yılında İstanbul’da 100 binin üzerinde kadın iş bulma ümidi olmaması nedeni ile işgücüne katılmamış. 2050 yılına geldiğimizde İstanbul’daki işsizlik oranını yüzde 5’in altına indirmek ve kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 70’in üzerine çıkarmak vazgeçilmez hedeflerimizdir. Kadınların kentin yönetimine, üretimine ve paylaşımına katılımının önünü açacağız” değerlendirmesini yaptı.

‘İstanbul’a dair resmi kurumlarca açıklanan göçmen verileri kentin gerçeğini yansıtmıyor’

“Kontrolsüz, öngörüsüz ve plansız bir şekilde işletilen sınır politikası sebebiyle İstanbul çok büyük bir demografik dönüşümden geçti” diyen İmamoğlu, şöyle devam etti: “İstanbul’a dair resmi kurumlarca açıklanan göçmen verileri kentin gerçeğini yansıtmıyor. Bu şehirde iki buçuk milyona yakın göçmen yaşadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Tutarlı ve planlı bir göç politikasının uygulanmaması İstanbul’da konut piyasasını da işgücü piyasasını da tersyüz etti. İstanbul, Türkiye’de her statüden yabancıların dörtte birini barındırıyor. Nitelikli bir uyum politikasını hayata geçireceğiz. Kişiselleştirilmiş İstanbul Kart’lar ile İstanbul’daki sağlıklı göçmen verisine ulaşacağız. Burada konaklama hakkı almış kadınların, çocukların, yoksulların insanca yaşaması için elimizden geleni yapıyoruz fakat düzensiz ve kayıtsız göçmenlere dair muhakkak yönetimsel bir karar vermek gerekiyor.”

Konut politikasına da değinen İmamoğlu, “İstanbullular yaşayacak ev bulamazken, plansızca yapılmış kullanılmayan, boş tutulan konut sayısı günden güne çoğalıyor. Öncelikle ‘İstanbul Konut Ofisi’nin kurumsal yapılandırmasını tamamlayarak hızla ilçeler bazında veriye dayalı, gerçek ihtiyaca yönelik bir konut politikasını hayata geçireceğiz” dedi. İmamoğlu, “Çalışmalarımızı yaptık, toplam konut stoku içerisinde sosyal konut ve sosyal kiralık konut oranını yüzde 25’in üzerine çıkaracağız” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Eleştirilere Yanıt: Çizmemi Gösteriş Olsun Diye Giymem

İstanbul’daki sel felaketi sırasında “tatilde olduğu” yönünde eleştiriler alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, basın toplantısı düzenledi. İmamoğlu, “Gelişmeleri ekiplerimizden bilgi alarak an ve an takip ettim. Gelişmeleri ekibimizle yönettik. Çizmemi gösteriş olsun diye değil, afet öncesinde altyapı çalışması yaparken giyerim” dedi.

“İstanbul genelinde adına afet denilecek bir olay yaşanmadığını, sadece Esenyurt’ta sınırlı bir sorun yaşandığını söyleyen İmamoğlu, “Aynı yerde geçmiş yıllarda defalarca sorun yaşandı” dedi.

“Esenyurt’ta dere yatağını ben başka yere aldırmadım. Dere yatağını ben daraltmadım. Esenyurt’u vahşi yapılaşmaya ben açmadım. Geçmiş dönemin Esenyurt Belediyesi ve İBB yönetimi, dünyanın en çirkin şehrini var eden o zihniyet yaptı tüm bunları” ifadelerini kullanan İmamoğlu, “Çizmeni giy, alanda fotoğraf ver şeklinde telefonlar aldım. Ben çizmemi gösteriş olsun diye değil, afet sonrasında değil, afet öncesinde altyapı çalışması yaparken giyerim” dedi.

İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“O gün İstanbul genelinde afet benzeri bir durum yaşanmadı. Birkaç ilçede yaşanan su baskınları oldu. Sadece Esenyurt’un Pınar Mahallesi’nde sınırlı bir hatta, hatta bir sokakta sorun yaşandı. Kaldı ki aynı yerde geçmiş yıllarda defalarca sorun yaşanmıştır. Son olarak 2020 yılında yaşanan sorun sonrası bu bölgeye kalıcı çözüm oluşturmak adına da yatırım kararı aldık ve süreci devam ediyor. Tam 8 milyonu aşan bir yatırımdan bahsediyoruz.

Yağış gece yarısından sonra şiddetini arttırmıştı. Gelişmeleri ekiplerimizden bilgi alarak an ve an takip ettim. Gelişmeleri ekibimizle yönettik. Ne yazık ki son yıllarda Türkiye’de pek çok alanda işlerin normalinden saptığını yaşamaktayız. Mevcut iktidarın uygulamaları nedeniyle dejenere bir olgu ortaya çıktı. Tüm alanlarda tek adamlık anlayışı. Bu tek adamlık anlayışı yaygın bir hale getirilmek isteniyor.

“İBB tek adam anlayışı ile yönetilmeyecek”

Ülkenin önemli noktalarında görev yapanlar kendi akıllarıyla değil hep o ‘tek adam’ dediği ne ise onun için harekete geçiyor. Her şeyi yapan o tek adam olmalı. Tek adam olmazsa hiçbir şey yürümez, yürüyemez algısı yaratılmalı. Bu milim milim işlenen bir algı süreci. Bu dejenere bir yönetim şekli ve iş yapma halidir. Tek adamlığın bu denli yüceltilmesi ve her alana yayılmaya çalışması çok tehlikeli bir durumdur. İBB 3 yıldır tek adam kafasıyla yönetilmiyor. Ülkeyi tek adam kafasıyla yönetenler bu gerçeği anlasın. Ben başkan olarak kaldığım sürece İBB tek adam anlayışı ile yönetilmeyecek.

“Şov yapmaya değil sorunu çözmeye odaklandık”

O gece sabaha kadar İBB’nin çalışanları sahadaydı. Sabahın ilk ışıklarına kadar tüm süreci dev kadro ile yönettik. Şov yapmaya değil sorunu çözmeye odaklandık ve sorunu çözdük. ‘Çizmeni giy, alanda fotoğraf ver’ şeklinde telefonlar aldım. Ben çizmemi gösteriş olsun diye değil, afet sonrasında değil, afet öncesinde altyapı çalışması yaparken giyerim. Ben çizmeyi 25 yıldır çözülmemiş altyapı sorunlarını çözmek için giyiyorum.”

Paylaşın

İBB Başkanı İmamoğlu: Görevden Alınabilirim

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İngiliz Financial Times gazetesine verdiği röportajda cumhurbaşkanlığı seçimleri ve ekonomik krize yönelik açıklamalarda bulundu.

İBB Başkanı İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha seçilmesi durumunda İBB Başkanlığı görevinden alınabileceğini söyledi.

İş dünyasının, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ekonomi politikalarına karşı sesini yükseltmediğini söyleyerek patronlara “cesur davranma” çağrısı yapan İmamoğlu, “İş dünyasının hala cesaret gösteremediğini üzüntüyle izliyorum. Maalesef iş dünyasının da ekonomik durumda kabahati var. Hesaplarının soruşturulmasından, hukuka aykırı yargılanmaktan veya başka bir müdahaleyle karşı karşıya kalmaktan korkuyorlar” dedi.

‘Her şey yapabilirler’

Erdoğan’ın bir kez daha cumhurbaşkanı seçilmesi halinde görevden alınabileceğini söyleyen İmamoğlu, 2019’da iptal edilen İBB seçimlerini de hatırlatarak, “Aklımıza gelmeyecek, inanmayacağımız, asla olmaz diyeceğimiz pek çok şeyi yaptılar. Seçimi iptal edebilecek zihniyete sahip bir sistem her şeyi yapabilir” diye konuştu.

Muhalefetin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde doğru adayı belirlemesinin “çok, çok önemli” olduğunu söyleyen İmamoğlu, Erdoğan’ın halk desteğinin tüm zamanların en düşük seviyesinde olduğunu belirterek “Şu anda hükümet kazanamaz” dedi. İmamoğlu, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybetmesi ve seçimi yeniletmesi halinde “devasa bir yenilgi” alacağını ifade etti.

Röportajın tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

İmamoğlu’nun Yargılandığı Dava 21 Eylül’e Ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Eski Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven ve kurul üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı dava 21 Eylül’e ertelendi.

Savcı 1 yıl 3 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ettiği İmamoğlu hakkında TCK’nın “siyasi yasak” içeren 53. maddesinin de uygulanmasını da istemişti. Duruşmaya Ekrem İmamoğlu katılmadı. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile CHP yöneticileri mahkemede duruşmayı takip etti.

Ne olmuştu?

30 Ekim 2019 günü Fransa’nın Strasbourg kentinde Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde konuşan İmamoğlu, yerel seçimlerde eşitsizlik ve adaletsizlikleri eleştiren bir konuşma yapmıştı. İmamoğlu konuşmasında “İktidar, manipülasyonla kazanamadığı seçimi, seçimleri yönetmekle yetkili olan Yüksek Seçim Kurulu’nun kararıyla iptal ettirerek kazanmak istedi. Ama iktidarın gücüne rağmen yurttaşlarımızın güçlü iradesi 23 Haziran gecesi bir kez daha ve çok daha gür bir sesle demokrasiden yana oldu” demişti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 4 Kasım 2019 tarihinde İmamoğlu’nun konuşmasına atıfta bulunarak “Avrupa Parlamentosu’na gidip, Türkiye’yi şikayet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek. Yazıklar olsun” ifadelerini kullanmıştı.

İmamoğlu aynı gün Üsküdar Fethipaşa Korusu’nda basın mensuplarına yaptığı açıklamada “31 Mart’ta seçimi iptal edenler ve dünyada, Avrupa’da onların gözünde nereye düştüğümüz noktasında, o olan şeylere, biten şeylere baktığımızda, tam da işte 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır” demişti.

Bu sözler üzerine YSK Başkanlığı’nın yaptığı suç duyurusundan hareketle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu, İmamoğlu hakkında dava açtı. 20 Nisan’da yapılan duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcılık İmamoğlu hakkında “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen zincirleme hakaret” suçlamasıyla 1 yıl 3 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapis cezası istedi. Savcı, İmamoğlu hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “siyasi yasak” içeren 53. maddesinin de uygulanmasını talep etti.

İmamoğlu: Ahmak diye Soylu’ya dedim

İmamoğlu duruşmadan sonra İstanbul Bağcılar’da muhtarlarla yaptığı sahurda konuyla ilgili tekrar bir açıklama yapmıştı. Soylu’nun kendisini eleştirdiği konuşmada kendisine “ahmak” dediğini  hatırlatan İmamoğlu “Ben de kendisine iade-i cevapla, karşılığını ona sundum. Dedim ki, siz seçimi iptal ettiniz, ahmak sizsiniz anlamında. Bunu ben Bakan’a söyledim ama Yüksek Seçim Kurulu’na böyle bir şeyde bulunmadım. Bunun da ifadesini verdim” diye konuşmuştu.

Paylaşın

The Guardian’dan Dikkat Çeken İmamoğlu Analizi

The Guardian, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında “Erdoğan’ın ezeli rakibi mi olacak, yoksa siyasetten men mi edilecek?” başlığıyla geniş bir haber analiz yayınladı. İmamoğlu The Guardian’a, “Şu an gündemimde cumhurbaşkanlığı seçimleri ya da cumhurbaşkanlığı yok” dedi.

İngiliz kuruluşun, İmamoğlu’nun Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla ve savcının siyasi yasak istemiyle yargılandığı davanın 1 Haziran’da görülecek olan karar duruşması öncesinde yayınladığı haberde, dava ve genel olarak Türkiye’deki adaylık tartışmaları ele alındı.

Haberde, İBB Başkanı için şu ifadeler kullanıldı: “İmamoğlu, Türkiye’nin Karadeniz kıyısına dayanan ortak kökenlerine rağmen, bilgili ve adanmış bir sosyal demokrat olarak kendisini Erdoğan’ın zıddı gibi konumlandırmaya çalışıyor. Onu eleştirenlere göre iktidara fazla istekli; Münih Güvenlik Konferansı’na giderek veya Türkiye hükümetindeki birçokları için hâlâ kadim bir düşmanın başkenti olan Atina ile İstanbul arasında gayrı resmi bir ortaklık kurarak imajını güçlendiriyor. Fakat destekçileri için de, İmamoğlu Erdoğan’ın 20 yıllık yönetimine ve ülkenin otokrasiye kayışına meydan okunması için Türkiye’nin en büyük umudunu temsil ediyor. En geç gelecek sene düzenlenecek seçimlerde, CHP içinde cumhurbaşkanı adayı olarak öne çıkabilir.”

Ancak The Guardian, mahkemeden çıkacak karara dikkat çekerek, “(İmamoğlu’nun) siyasi yükselişi kısa süre içinde en büyük engele takılabilir” dedi. Haberde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a karşı olası cumhurbaşkanlığı adaylarına dair yapılan anketlerde, İmamoğlu’nun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tan sonra ikinci çıktığı ancak CHP lideri Kılıçdaroğlu’ndan daha iyi bir konumda olduğu savunuldu.

The Guardian İmamoğlu’nun olası adaylığının belediye başkanlığı koltuğunu bırakması anlamına geleceğini belirtirken, böyle bir durumda ne yapacağı sorulan İmamoğlu ise “Bu sorunun çözümü altılı masadan gelmeli” dedi.

‘Cumhurbaşkanlığı adaylığı’ ile ilgili sorulara cevap vermeyi reddeden İmamoğlu, “Cumhurbaşkanlığı veya seçimi ile ilgili bir gündemim yok” diye konuştu.

‘Sosyal demokrat bu ayartmaya gelmez’

Gazeteyle söyleşisinde İstanbul’da Belediye Meclisi’ndeki çoğunluğun iktidar kanadına ait olması nedeniyle çözülemeyen birçok sorun gibi taksi sorununa da değinen İmamoğlu, “Bu konuda üzgünüz. Gerçekten çözümler bulmaya çalışıyoruz. Özellikle ulaşım konusunda yaşanan şey kısmen komik, kısmen trajik. Üç yıldır taksi sorununa ve diğer meselelere çözüm bulmaya çalışıyoruz fakat bütün kararlarımız engelleniyor” dedi.

İmamoğlu, iktidarın belediyelere yönelik engellemelerinin kendisini CHP’nin söz verdiği gibi parlamenter sisteme dönmek yerine başkanlık sisteminin korunması gerektiğine ikna edip etmediği sorusuna ise “Bir sosyal demokrat bu ayartmaya gelmez” yanıtını verdi.

Paylaşın

İBB Başkanı İmamoğlu’ndan ‘Parti İçerisinde Birlik’ Çağrısı

CHP’nin Van’da düzenlediği “Belediye Başkanları Çalıştayı”nda konuşan İBB Başkanı İmamoğlu, ‘parti içerisinde birlik’ çağrısı yaparak “Ortak zafer için hazırız, ancak seçimi kazanmışız gibi bir rahatlık içine de girmemeliyiz” dedi.

CHP’nin Van’da düzenlediği “Belediye Başkanları Çalıştayı”, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve belediye başkanlarının katılımıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ordu Milletvekili Seyit Torun, çalıştayın açılış konuşmasını yaptı.

İki gün sürecek çalıştay, Torun’un konuşmasının ardından basına kapalı devam etti. Basına kapalı sadece başkanların bulunduğu bölümde, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu bir konuşma gerçekleştirdi.

Gerçek Gündem’den Rıdvan Akar’ın haberine göre, İmamoğlu konuşmasında, parti içerisinde birlik çağrısı yaparak seçim öncesinde iktidarın provokasyonlarına karşı sağ duyu çağrısında bulundu. İmamoğlu, “İktidar, hakkımızda büyük dosyalar hazırlıyor, bizi yıpratmaya çalışacaklar, ancak onlar bu kutuplaştırıcı politikalara devam ettikçe on milyonların vicdanında daha çok yer bulacağız” dedi.

İmamoğlu devamında, “Ortak zafer için hazırız, ancak seçimi kazanmışız gibi bir rahatlık içine de girmemeliyiz. Yapılacak çok ama çok işimiz var” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu’nun konuşması şöyle:

“Belediyelere düşen 3 temel görev var, vatandaşlarımızda büyük bir yoksullaşma yaşanıyor, bu yoksullaşmaya karşı sosyal yardım politikalarımızı büyütmeli ve geliştirmeliyiz, İBB olarak sosyal yardım bütçesini 5 misli artırdık ve 2,5 milyon vatandaşımıza sosyal yardım gerçekleştiriyoruz, ikinci önemli görevimiz, belediyelerin kalkınması ve hizmetlerin eksiksiz gerçekleşmesini sağlamak, üçüncüsü ve en önemlisi vatandaşları sosyal yardıma mahkum etmeden ondan daha iyi belediyecilik beklentilerini gerçekleştirmek yani daha fazla talep etmeleri onların yurttaşlık hakkıdır biz bunu desteklemeliyiz.

Belediyelerin yaptığı hizmetlerin parti teşkilatımız ve milletvekillerimiz tarafından da sahiplenilmesi ve bu süreçte desteklemeleri gerekir, belediyelerin yaptığı hizmetlerin milletvekilleri ve parti teşkilatları tarafından duyurulması konusunda bile yeterince istekli davranılmadığını görüyorum, çatışmaya, küsmeye bu tarihi seçim öncesinde kimsenin hakkı ve tahammülü yoktur. Bunu hiç unutmadan davranmalı ve belediyelere parti yöneticelerinin ve milletvekillerinin de sahip çıkması gerektiğini düşünmeliyiz.

Seçim sürecinde bütün inançlara ve değerlere eşit yurttaşlık temelinde yaklaşmalıyız. Biz İBB olarak, kurduğumuz İnanç Masası ile bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. İktidarın kutuplaştırıcı politikalarını etkisizleştirmenin yolu buradan geçiyor.

Toplumun bütün kesimlerini kucaklayan, onları eşit ve saygın bir şekilde kabul eden bir anlayışı sahiplenmeliyizi. İktidar, hakkımızda büyük dosyalar hazırlıyor, bizi yıpratmaya çalışacaklar, ancak onlar bu kutuplaştırıcı politikalara devam ettikçe on milyonların vicdanında daha çok yer bulacağız. Unutulmamalı ki medya onlara açık ise artık evlerin kapıları da bize açıktır.

Biz ve İBB olarak hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu nedenle ülkenin her yerine hizmet götürmeye hazırız. Örneğin, Marmara bölgesinde 9 şehirdeki belediyelerle 379 işbirliği projesi gerçekleştiriyoruz. Seçim sürecinde iktidarın, uygulayacağı politika aşağı yukarı belli olmuştur. Kendileri istikrar, bizi ise kaos, kavga ve intikam merkezi olarak göstermeye çalışacaklar.

İktidar bu seçimleri kazanmak için her yolu mübah kılacak. Çünkü seçmenin seçim sürecinde istikrara meyil edeceğini düşünüyorlar. Bu nedenle de 6’lı masa içinde ya da partimiz içerisinde bir çatışma olması için ellerinden geleni yapıyorlar ya da bu tür şeyleri mümkün olduğu kadar provoke ediyorlar. İktidarın bize biçtiği kaos ve intikamcı imajdan mümkün olduğu kadar uzaklaşmalı belediyeler olarak hizmetlerimiz üzerinden vatandaşa ulaşmalıyız. Yeni bir döneme giriyoruz, Gezi davası, belediyelere yapılan baskınlar, konser yasaklamaları hepsi muhalefeti itibarsızlaştırmaya yönelik atılan adımlar. Bu adımları boşa çıkarmalıyız. Parti içerisindeki kavgaya kesinlikle tahammülsüz davranmalıyız.

“Yapılacak çok ama çok işimiz var”

Ortak zafer için hazırız, ancak seçimi kazanmışız gibi bir rahatlık içine de girmemeliyiz. Yapılacak çok ama çok işimiz var. Seçim kampanyası dönemine sadece CHP olarak değil 6’lı masayla koordineli bir biçimde hareket etmeli onları da kampanya sürecine katmalı hatta 6’lı masa dışında kalan partilere de ulaşmalı ve onları da dinlemeli, dikkate almalıyız.

Bizler, seçim sürecinin neferleriyiz. Kendi içimizde kavga yaşanacak en büyük ayıptır. Ancak bir arada çalışarak, uzlaşarak zorlukları aşarız. Topluma güven veren, kavga dilini reddeden, yeni bir anlayışı seçmenlere anlatmalıyız. Van’da dün yaptığımız saha çalışmalarında, iki şey bizi çok etkiledi. Gençler işsiz, aileler bırakın geçinmeyi yeterince besin alamamaktan şikayetçiydi. Düşünün ki Van, yaşı 24’ün altında olan nüfusa sahip Türkiye’nin 5’inci büyük ili.”

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu, Tepki Çeken Sözleri İçin Özür Diledi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Karadeniz gezisi sırasında aralarında Nagehan Alçı, Ertuğrul Özkök, Akif Beki’nin de bulunduğu isimlerle olan fotoğrafına gelen eleştirilere yönelik kullandığı, “Bu kardeşiniz için vız gelir tırıs gider. Hiç umurumda değil” ifadeleri nedeniyle özür diledi.

İmamoğlu, katıldığı bir programda, Karadeniz gezisine davet ettiği gazeteci tercihine yönelik eleştirelere verdiği ‘Vız gelir tırıs gider’ ifadelerine ilişkin konuştu. “Ben çiftçi çocuğuyum, benden kibir doğmaz” diye konuşan İmamoğlu, “Bu açıklamaları yapan arkadaşlardan, sadece ve sadece dün bir konuşmada kullandığım ‘vız gelir tırıs gider’ sözlerimden dolayı özür diliyorum” diye konuştu.

İBB Başkanı İmamoğlu sözlerinin devamında şunları kaydetti:

“Bir fotoğrafla linç edilen yok sayılan tabiri caizse kaptanlığını yaptığım gemiden inilen artık yok sayılan oy vermem denilen bir kişi durumuna düşürülürse insanın kalbi kırılıyor canı yanıyor birkaç cümle de yanlış laf kurabiliyorum. o yanlış kurduğum laflar için özür diliyorum altını çizeyim. Ben dostluklarımı, yıllardır beraber olduğum arkadaşlarımı bir fotoğrafla terk edilsin diye edinmedim. Bu dostlukları bir fotoğrafla düşmanlığa çevirmek gibi bir niyetle yola çıkmadığım gibi hayatımda kimseyi de düşman niyetine koymadım koymayacağım.

‘Herkezi davet edip dinleyeceğim’

Anne vicdanının Twitter’da falan da eksik olmamasını diliyorum. Orda da o duyguya ihtiyacımız var hepimizin. Benimle dertleşmek, eleştirisini bana söylemek duygularını bana aktarmak ve dostça yol arkadaşı olarak prensipleri doğrultusunda uygarca duygularını bana aktarmak isteyen herkesi 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı; günü veya bir gün veya bir gün sonrası tespit edeceğim bir salona davet edeceğim, hepsini tek tek dinleyeceğim.

Uygar bir biçimde dinleyeceğim uygar bir biçimde de cevaplarını vereceğim. Biz bu süreci büyük bir seferberlik süreci olarak kabul ettik ve bu sürecin bu tür kazalara uğramaması için hassas olmamız gerektiğini hatırlatıyoruz. Akıllı olalım, akıllı olun dediğim kavram da gerçek akıldır, ayar veren bir laf değildir. Ben bir toplumun temsilcisiyim, 16 milyon kişinin temsilcisiyim.

Bu saatten itibaren benim gündemim buradaki milyonlarca fidedir. Benim nezdimde bu konu kapanmıştır. Bu konu benim nezdimde kapanmıştır, yol arkadaşlarım, kurumumu temsil eden hiç kimse bu konuyla ilgili tek bir cümle etmeyecek, edemez, tek muhatabı benim. 19 Mayıs’ta bana yapılan eleştirileri uygarca dinleyeceğim. Bu toplantı da basına kapalı olacak.”

Ekrem İmamoğlu ne demişti?

İmamoğlu, Karadeniz turuna davet ettiği gazeteciler üzerinden gelen eleştirilere yanıt vermiş; “Bir fotoğraf üzerinden kurban etmeye çalışan insanlar olabilir, benimle aynı şeyi düşündüğünü, aynı şeyleri inandığını söyleyen ne yazık ki anlık hırslarına yenilmiş insanlar olabilir ya da bir takımın renkleri üzerinden ayrıştırma gayreti içinde olanlar olabilir. Başkalarının değirmenine su taşıdıklarının farkında olmayanlar da olabilir bunun içerisinde, farkında olup yapanlar da olabilir. Ama bu kardeşiniz için vız gelir tırıs gider. Hiç umurumda değil” ifadelerini kullanmıştı. İmamoğlu’nun “Vız gelir tırıs gider” ifadesi, büyük tepki çekmişti.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Dikkat Çeken ‘Fotoğraf’ Açıklaması

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Salı günü başlayan ve Rize, Artvin ve Trabzon’u kapsayan Karadeniz turuna katılan bazı gazeteciler üzerinden başlayan tartışma ile ilgili açıklamalarda bulundu.

İnceleme gezisi yaptığı Sarıyer Büyükdere Fidanlığı’nda konuşan İmamoğlu, İBB Başkanı olarak, İstanbul halkının sesini ülkeye duyurmak amacında olduğunu vurguladı:

Bugün Nagehan Hanım gelmiştir, yarın örneğin Abdülkadir Selvi’yi davet etmek istiyorum. Çünkü beni, iki yıldır bir görevli gibi Genel Başkanımla kavga ettirme çabasında bir insan. Kötü yazanlarla daha da ayrı sohbet edeceğim. Ben, ‘Evet muhalifleri’ istiyorum talimatını verdim, arkadaşlarım da onları sırasıyla yerine getirecekler. Yarın ilerleyen günlerde bunun daha da farklı örneklerini görebilirler. Tek şart da tabii benimle konuşmaya cesaretli olanlarla yapacağım”

İmamoğlu sözlerine şöyle devam etti:

Hatırlayın, seçimden önce gittiğim TV kanalında bana nasıl bir muamele yapıldı. Ben, hala onlarla bile irtibat kurmanın arayışı içerisindeyim. Yok sayarak bir memleket değişmez. Toplumda bu insanlar var. Bir rehabilitasyonu mümkünse, karşılıklı bir diyalogla bunları aşabileceksek, ne mutlu. Ben, bu çabayı gösteririm.”

Nagehan Alçı ne demişti?

Nagehan Alçı ise eleştirilere, “Bir gazeteci olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın seyahatine davet edildiğimde elbette kabul ederim. Bu gazeteciliğin bir gereğidir. Bu davete icabet ettiğim için bana ya da bu daveti yaptığı için Sayın Ekrem İmamoğlu’na hakaret edenler Ortadoğulu kabileci kafa yapısına sahip olduklarını kanıtladılar… Sadece CHP’nin angaje muhabirleri İmamoğlu tarafından davet edilsin istiyorlar. E o zaman eleştirdiğiniz iktidardan ne farkınız kaldı?” yanıtını verdi:

“Ekrem İmamoğlu’nun bu gezisinde iktidarı destekleyen gazete Hürriyet’ten Fatma Aksu, yine hükümet taraftarı gazete Milliyet’ten Selay Saykal, 20 senedir hep AK Parti’yi desteklemiş Türkiye gazetesi-TGRT’den de Ziya Osman Açıkel vardı. Akif Beki de çok uzun seneler Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanıydı. Bu gazetecileri de çağırmayıp dışlasa mıydı Ekrem İmamoğlu? Bu gazeteci meslektaşlarımız da bu geziye katılınca Ekrem İmamoğlucu mu oldular? Ben öyle mi oldum? Ekrem Bey ile Habertürk TV’de yaptığımız sert tartışmayı Youtube’da 3.6 milyon kişi seyretti. Oradaki görüşlerim de değişmedi. Ama ben gazeteciyim.”

Paylaşın