DEVA Partisi’nin Seçim Kararı Saadet ve Gelecek Partisi’ni Nasıl Etkiler?

Ali Babacan liderliğindeki Demokrasi ve Atılım Partisi’nin (DEVA) seçime kendi ismi ve logosuyla girme kararı geniş yankı uyandırdı. Partinin kurmaylarınca yapılan açıklamalarda altılı masadan kalkılmadığı, cumhurbaşkanı adaylığındaki ortaklığın sürdüğü vurgulandı.

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre DEVA’nın bu kararının ardından gözler, kısa bir süre önce Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun yaptığı, “Üçüncü ittifak olabilir”, “İttifak içinde ittifaklar olabilir” açıklamasına çevrildi. DEVA’nın seçim kararının ardından Saadet ve Gelecek Partisi’yle birlikte yer alabileceği üçüncü ittifakın rafa kalkıp kalkmadığı merak konusu oldu.

“Ortak sorunlarımız var ve ortak sorumluluk yüklenmemiz gerekiyor”

CHP, İYİ Parti, Saadet, DEVA, Demokrat Parti ve Gelecek Partisi’nin oluşturduğu masanın altılı şekilde devam edeceğini hatırlatan Saadet Partisi Sözcüsü Birol Aydın’a göre bu masa çevresinde bütün seçenekler, hem Millet İttifakı’nın en yüksek sayıda milletvekiline ulaşması hem de masada bulunan partilerin kendi tüzel kişiliklerini en yüksek şekilde temsil edecek milletvekili sayısına ulaşması doğrultusunda gözetilecek.

DEVA lideri Babacan ile SAADET lideri Temel Karamollaoğlu’nun açıklamalarının birbirine tezat olmadığını söyleyen Aydın, seçime giden süreçte önlerine birçok verinin geleceğini belirterek, “Üç ya da beş seçenek var. Yerine göre altı seçenek de oluyor. Bu seçeneklerden hangisi uygun olursa, onun etrafında aklın yolu birdir denilerek mutabakata varılacak” dedi.

Seçim hattına girildikçe köprünün altından daha çok su akacağını belirten Aydın, “Babacan’ın seçim açıklaması ittifak içinde ittifakın önünü kesiyor mu?” sorumuza ise şöyle yanıt verdi:

“Kesmez. Bu masa etrafında bulunanlar, bu masanın ortak kazanımı ve kendi kazanımlarının bileşkesi üzerinde bir arayış içerisindeler. Hiçbir siyasi parti bugünden, ‘ben şunun içindeyim ya da dışındayım’ diyemez. Çünkü süreç, veriler üzerine bina edilecek. Fotoğrafın bütünü önemli, ortak sorunlarımız var ve ortak sorumluluk yüklenmemiz gerekiyor.”

“‘Biz’ diye konuşma zamanıdır”

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan da başta Genel Başkan Ahmet Davutoğlu olmak üzere parti yetkililerinin bir süredir “Bir siyasi partinin seçime girmek için kurulduğu vurgusu” yaptığını hatırlattı. “Gelecek Partisi de logoyla seçime girecek mi” sorusuna ihtiyaç olmadığını söyleyen Özcan, “Çünkü partiler herhangi bir ittifak içerisinde bulunduğunda da logoları oy pusulasında yer alabiliyor” dedi.

Türkiye’nin içine düştüğü durumun vahametini anlamadan seçim üzerinden yapılacak “spekülasyonların” kimseye faydasının olmadığını söyleyen Özcan, “İki gün önce Türkiye’de hukuk sisteminin olmadığı, Türkiye’nin Avrupa hukuk sisteminden kopmayı göze alarak anayasayı, hukuku, kararları ayağının altına aldığı bir Osman Kavala ve Gezi yargılama sonucu gördük” dedi. Gelecek Partisi Sözcüsü Özcan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Utanmamız gereken şey Türkiye’nin hukukta düştüğü durumdur. Utanmamız gereken şey demokraside Türkiye’nin düştüğü durumdur, Türkiye’nin içine girdiği yoksulluk ve yolsuzluk girdabıdır. Bunu aşmak için Meclis’te sayısal olarak en iyi sonucu ne verecekse en doğru strateji odur. Şu anda partileri yarıştırmanın, ‘ben şunu söylerim’, ‘Ben bunu yaparım’ diyerek ‘ben’ diye konuşmanın hiç kimseye faydası yok. ‘Biz’ diye konuşma zamanıdır.”

“Hiçbir öneri rafa kalkmaz”

Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu’nun üçüncü seçenek, ittifak içinde ittifak önerisinin DEVA’nın kararıyla rafa kalkıp kalkmadığını sorduğumuz Serkan Özcan, “’Rafa kalktı’ demiyoruz. Hiçbir öneri rafa kalkmaz. Burası Türkiye, mücadele ettiğiniz insan da Tayyip Erdoğan. Hiçbir strateji, hiçbir ihtimal ortadan kalkmaz. Bunu bugünden kaldırmak, çok peşin şeyler söylemenin de hiç kimseye faydası olmaz” diye konuştu.

Paylaşın

DEVA Partisi, Seçime Kendi Adı Ve Logosuyla Girecek

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin seçimlere kendi adı ve logosuyla gireceğini açıkladı. Babacan duyuruyu önce sosyal medya hesabından “Demokrasi ve Atılım Partisi, önümüzdeki seçimlere kendi adıyla, kendi şanıyla, kendi logosuyla girme kararını almıştır” sözleriyle yaptı.

Ardından da partisinin genel merkezinde düzenlediği haftalık değerlendirme toplantısında karara ilişkin konuştu. Babacan konuşmasında şunları söyledi:

“Belli ki Erdoğan seçim dönemini başlattı. Biz seçimlere hazırız. DEVA Partisi hazır. Ve biz kazanacağız. Kendisi gerilimi istediği kadar artırmaya çalışsın. Her seçim döneminde gererek, kutuplaştırarak seçim almaya çalışıyor. Biz bu seçim dönemini nefrete ve öfkeye teslim etmeyeceğiz. Huzur kazanacak. Aklına ne geliyorsa tek imzayla yapıversin. Bu otoriter rejimi değiştireceğiz. Ülkemiz derin bir nefes alacak.

Hükümetin kadrolu köşe yazarları, maaşa bağladıkları yorumcular koro halinde bağırmaya başladılar. Neymiş efendim, yeni kurulan partilerin işleri zorlaşmış. Kendi logolarıyla seçime giremeyeceklermiş. İttifak içinde olmak da anlamını yitirmiş. Siz bu rüyaları görmeye devam edin. Daha çok rüya göreceksiniz. Kardeşim, bizim kendimize güvenimiz tam. Milletimizin de bize güveni tam.

“Altılı masada verdiğimiz bütün sözlerin arkasındayız”

İlan ediyorum. Duymayan kalmasın. Demokrasi ve Atılım Partisi, önümüzdeki seçimlere kendi adıyla, kendi şanıyla, kendi logosuyla girme kararını almıştır. Daha önce söyledim, tekrar söylüyorum: Türkiye 1’den büyüktür. Türkiye kazanacaktır. Hodri meydan. Barajları yıkıp geçeceğiz.

Biz altılı masada bugüne kadar vermiş olduğumuz bütün sözlerin arkasındayız. Ortak çalıştığımız konularda, her türlü katkıyı vermeye de devam edeceğiz. O masada yer alan her partiyle iş birliği yaptığımız alanları genişletmek konusunda da güçlü bir iradeye sahibiz. Bunu herkesin bilmesini arzu ederim.

Ortak ‘cumhurbaşkanı’ adayı

Babacan gazetecilerin ortak cumhurbaşkanı adayıyla ilgili sorduğu soruya ise “Geçen pazar günü yaptığımız toplantının sonunda 6’lı partinin ortak cumhurbaşkanı adayının niteliklerini tarif ettik. Ortak aday çıkartılması seçimlerde başarı saplamak için çok önemli bir yöntem olacaktır. Birinci tercihimiz budur. Mutabakat sağlanamazsa diğer tercihlere bakılır. Bizim A planımız 6’lı masada bir ortak aday oluşturup, bir isim üzerinden mutabakatı sağlayıp ortak adayla, tek adayla seçimlere girmek. O sözümüzün arkasındayız.” cevabını verdi.

Paylaşın

Altılı Masanın Üçüncü Toplantısı: Somut Adımlar Atılıyor

Altı muhalefet liderinin son toplantısında 3 komisyonun görev alanları ve çalışma yöntemi belirlendi. Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Geçiş Mutabakat Metni’ne imza atan 6 muhalefet liderinin son buluşmasında, kurulması kararlaştırılan 3 komisyonun görev alanları ve çalışma yöntemleri belirlendi, cumhurbaşkanı adayı tarifi yapıldı.

Seçime kadar çalışacak, önümüzdeki aylarda sayısı ve kapsamı genişleyebilecek komisyonlar için “İttifaka giden süreçte somut adımlar atıldığının göstergesi” yorumu yapıldı. Liderlerin cumhurbaşkanı adayı tarifi “6’lı masanın devamlılığı için tutum alma, ortak yaklaşım gösterme” sözleriyle değerlendirilirken, bu tarifin konunun ele alınma zamanının geldiği sinyali olarak da görülebileceği ifade edildi.

Nergiz Demirkaya’nın Gazete Duvar’da yer alan haberine göre, Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın ev sahipliğinde bir araya gelen 6 liderin, yaklaşık 6 saati bulan toplantısından çıkan sonuca göre seçime kadar çalışacak 3 çalışma grubu oluşturuldu.

Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişe ilişkin yasal ve anayasal değişiklik için çalışma yapacak komisyon ilk etapta belirlenen “Siyasi Ahlak Yasası”, “Ekonomik ve Sosyal Konsey’e işlerlik kazandırılması”, “Merkez Bankası’nın bağımsızlığı”, “uzun vadeli strateji ve planlamadan sorumlu kurumsal yapı”nın oluşturulması için yasal hazırlık görevini üstlenecek.

Parlamenter sistem çalışmasını yürüten parti temsilcilerinin yer alması beklenen bu komisyon teknik bir komisyon olacak, süreç içinde liderlerin belirlediği diğer konularla ilgili de çalışma yürütecek. Bu komisyonun çalışması seçimin kazanılması durumunda ilk hayata geçecek kararname, yasa çalışmalarına hazırlık olacak.

Liderlerin kararıyla oluşan en önemli çalışma guplarından bir diğeri katılımcı partilerin “siyasi işler komisyonu” olarak nitelediği çalışma grubu olacak. Olası ittifakın ilke ve esasları, seçim işbirliğine dönük formülleri çalışacak bu komisyonun zamanla liderlerin sekretaryasını da yapması bekleniyor. Kurulacak komisyon siyasi partiler arasında eşgüdümü sağlayacak, işbirliği, ittifaka giden süreçte yaşanabilecek olası krizlere müdahale edecek, çalışmaları kolaylaştırıcı rol üstlenecek.

Seçim güvenliği

Toplantıda üzerinde değerlendirme yapılan bir diğer komisyon ise önceki toplantıda kurulması kararı alınan seçim güvenliği komisyonu oldu. Bu komisyonda 6 siyasi partinin seçim işleri ve bilişimden sorumlu yöneticileri yer alacak. Komisyon seçim güvenliği kapsamında seçim öncesi hazırlıklar, seçim günü sandıkların korunması ve sandıkların kapanmasının ardından başta itiraz süreçlerinde hukuki dayanışma ve iş birliği olmak üzere tüm süreçle ilgili çalışma yapacak. Parti temsilcileri kurulan 3 komisyonu “Bu bir maraton; adım adım ilerliyoruz”, “İttifak, iş birliğine giden süreçte somut adımlar atıldığının göstergesi” sözleriyle değerlendirdi.

6 muhalefet partisi lideri alfabetik sıraya göre her ay bir partinin ev sahipliğinde bir araya geliyor. CHP, DEVA Partisi ve Demokrat Parti ev sahipliğinde yapılan toplantıların dördüncüsü 29 Mayıs’ta Gelecek Partisi’nde olacak. Yapılan planlamaya göre oluşturulan komisyonların toplantı adresi o ay liderler zirvesine ev sahipliği yapacak parti olacak. Bu kapsamda kurulan 3 çalışma grubunun toplantılarının da Gelecek Partisi Genel Merkezi’nde yapılması planlanıyor.

Cumhurbaşkanı tarifi

Edinilen bilgiye göre üçüncü kez gerçekleşen liderler buluşmasında derinleşen ekonomik kriz, göçmen sorunu, dış politikadaki gelişmeler gibi gündemdeki birçok konu ele alındı. Toplantıda Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın Cumhurbaşkanı adayı kriterleri için ifade ettiği “20 yıllık AKP döneminde sorumluluğa ortak olmamış olmak” sözleri de konuşuldu.

Özellikle Gelecek ve DEVA Partisi’nde rahatsızlık yaratan bu sözler için, “Bu kişisel bir mesele değil, 6’lı masanın devamlılığı açısından önemli bir konu. Sürece zarar vermemek için bu konuda ortak tutum, yaklaşım, söylem birliği olmalı” denildi. Liderler açıklamasında yer alan Cumhurbaşkanı tarifinin de bu kapsamda metne yazıldığı öğrenildi. Ayrıca her gün Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı tartışmalarına gönderme yapan bir parti temsilcisi de “Aday önemli ama daha da önemlisi ilkeler. Partili cumhurbaşkanı memleketi felakete sürükledi, onun yerine biz nitelikleri öne çıkararak sistem eleştirisi getirmiş oluyoruz” değerlendirmesi yaptı.

İttifak önerileri

Liderler Zirvesi’nde yeni seçim yasası sonrası gündeme gelen yeni ittifak senaryoları da konuşuldu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu senaryolarla ilgili “8 seçenek” açıklamasını, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da “ittifak içinde ittifak” sözleriyle ilgili liderleri bilgilendirdi. Bu konudaki değerlendirmeler somut bir karara dönüşmedi. Parti kurmayları ittifak konusunda her partide değerlendirmeler yapıldığını, birçok seçeneğin ele alındığını belirtirken, henüz hangi kanunla seçime gidileceği belli değilken bir karar almanın da doğru olmayacağını söyledi.

Dördüncü toplantı

Liderlerin yapacağı dördüncü toplantı Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ev sahipliğinde gerçekleşecek. Toplantı için belirlenen tarih İstanbul’un fethedildiği gün olan 29 Mayıs. Bu tarih parti kulislerinde, “İstanbul’u fethettik şimdi Türkiye’yi fethedeceğiz” esprilerine de neden oldu.

Paylaşın

Altılı Masa İlk Olarak Siyasi Ahlak Yasası’nı Çalışacak

Muhalefet partisi liderlerinin üçüncü buluşmasının gündemi, tuzak olarak değerlendirilen Seçim Yasası’na karşı işbirliği, yeni dönemde yapılacak yasal düzenlemeler ile Cumhurbaşkanı adayı kriterleriydi. Masada, dört ayrı başlıkla ilgili yasa hazırlığına başlanması kararlaştırıldı. Önceliğin ise Siyasi Ahlak Yasası’na verileceği öğrenildi.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çalışmalarını sürdüren altı muhalefet partisinin lideri CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, üçüncü kez, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın ev sahipliğinde bir araya geldi. Toplantı öncesinde en çok merak edilen konuların başında, Uysal’ın Gelecek ve DEVA partilerinin tepkisine neden olan tweetinin gündeme gelip gelmeyeceğiydi.

O tweet masada hiç konuşulmadı

Uysal, 10 Nisan’da yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili üç kriter sıralamış ve bu kriterler arasında “20 yıllık AKP döneminde sorumluluğa ortak olmamış olmak” ifadesini kullanmıştı. Uysal’ın bu tweeti Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’nu işaret ettiği gerekçesiyle her iki partide de tepkiyle karşılanmıştı. Edinilen bilgiye göre bu konu, toplantı öncesindeki birebir görüşmelerde konuşuldu ve altılı masa toplantısının gündemine hiç taşınmadı.

Kriterler kimi işaret ediyor?

Kamuoyunun en çok merak ettiği konulardan biri olan Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunun da yalnızca ilkeler çerçevesinde konuşulduğu belirtildi. Toplantı sonrasında yapılan açıklamada cumhurbaşkanı adayına yönelik kriterler sıralanırken, parti yetkililerinden edinilen bilgiye göre masada aday, isim özelinde hiç gündeme gelmedi, aday ismi telaffuz edilmedi.

Buna karşın CHP’li bazı yetkililer DW Türkçe’den Eray Görgülü’ye yaptıkları değerlendirmelerde “Uzlaşmacı, özgürlükçü, demokratik değerleri içselleştirmiş, milletimizin tamamını kucaklayan, siyasi ahlak ilkelerini benimseyen, liyakat sahibi” kriterleriyle Kemal Kılıçdaroğlu’nun işaret edildiği yorumunda bulundu.

“Seçim Yasası, altılı masaya tuzak”

Liderlerin gündemine aldığı konulardan biri de TBMM’de kabul edilen Seçim Yasası oldu. Liderler, bu yasanın Cumhur İttifakı tarafından altılı masayı dağıtmak amacıyla hazırlandığına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Masada, birlikte çalışmanın ve ortak cumhurbaşkanı adayının önemi bir kez daha vurgulandı. Buna karşın halen erken seçim olasılığı bulunduğu bu yüzden seçime hangi yasayla girileceğinin de net olmadığı vurgulandı.

İlk olarak Siyasi Ahlak Yasası çalışılacak

Buluşmanın bir diğer önemli gündem maddesi de seçim sonrasında yürürlüğe sokulması planlanan yasal düzenlemeler oldu. Siyasi Ahlak Yasası’nın hazırlanması kararlaştırılırken, Ekonomik ve Sosyal Konsey’e işlerlik kazandırılması, Merkez Bankası bağımsızlığının teminat altına alınması ve Devlet Planlama Teşkilatı’nın yeniden hayata geçirilmesine yönelik yasa hazırlığının da yürütülmesine karar verildi. Edinilen bilgiye göre, yasal mevzuatla ilgili kurulan komisyon önümüzdeki hafta ilk olarak Siyasi Ahlak yasası üzerinde çalışmaya başlayacak.

Davutoğlu gündeme getirmişti

Siyasetin finansmanında şeffaflık sağlamayı amaçlayan Siyasi Ahlak Yasası, Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde gündeme gelmiş ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın itirazları üzerine rafa kaldırılmıştı. Davutoğlu da bu yılın başında yaptığı açıklamada da, yasal düzenlemenin hayata geçmesinin kendi partisi tarafından engellendiğini belirterek, “Parti içinde engellendim ki başbakanlığıma mal oldu” ifadesini kullanmıştı. Davutoğlu tarafından 2015 yılının başında açıklanan teklif, TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekilleri, genel merkez yöneticileri, il ve ilçe başkanlarına mal bildiriminde bulunma zorunluluğunu öngörüyordu.

Şahin: Herkes kafasına göre aday tarifi yapmasın diye

DEVA Partisi Sözcü İdris Şahin, yasal düzenlemelerin ne şekilde olacağına yönelik komisyon kurulacağını ve bu komisyonun çalışmalarına başlayacağını söyledi. Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde gündeme getirilen ancak vazgeçilen Siyasi Etik Yasası teklifini hatırlatan Şahin, “O dönem geri çekilen hususların büyük çoğunluğu, çalışmamızın içerisinde olacak” dedi.

Şahin, adaylık tarifi ile ilgili de “Tarif, masada oturanların bundan sonra bu kriterler içerisinde açıklama yapması gerektiğine ilişkin vurgu yapıyor” dedi. Şahin, “Herkes kendi kafasına göre aday tarifi yapmasın, bu ilkeler doğrultusunda bir aday tarifi yapılsın düşüncesinde konulmuş düzenleme” değerlendirmesinde de bulundu. Şahin, Gültekin Uysal’ın tweeti ile ilgili soru üzerine de “Tweet konusu gündeme gelmemiş ama öncesindeki görüşmelerde yapılan ziyaretlerde dile getirilmiş, o da kendisi yanlış anlaşıldığını ifade etmiş, dolayısıyla masada tekrar ısıtılıp gündeme getirilmemiş” diye konuştu.

CHP’li Erkek: Siyaset zenginleşme aracı olmamalı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek de, artık masada çok daha somut başlıkların konuşulduğuna dikkat çekti. Masada Türkiye’nin meselelerinin konuşulduğunu ifade eden Erkek, cumhurbaşkanı adayıyla ilgili isimden çok ilkelerin önemli olduğunu belirtti. Erkek, “Seçilecek olan cumhurbaşkanı, gerçek anlamda milleti temsil edecek, partiler üstü olacak. Uzlaşmayı sağlayacak” dedi. Erkek, önümüzdeki hafta çalışmalarına başlanacak Siyasi Ahlak yasasının da kendisinin Anayasa Komisyonu üyesiyken gündeme geldiğini hatırlattı.

Erkek, yasa teklifinin o dönem komisyona getirildiğini ancak sonra rafa kaldırıldığını belirterek, CHP olarak kendilerinin de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu imzasıyla bu konuda bir tekliflerinin bulunduğunu vurguladı. Erkek, “Bunları daha da genişleterek Türkiye’nin siyasi etik kodlarını belirlememiz lazım. Bu memlekette siyaset zenginleşme, menfaat ve statü aracı. Milletvekilleri, bakanlar, belediye başkanları Türkiye’yi yöneten herkes, bu etik kodlarla bağlı olacak” diye konuştu.

Siyasetin zenginleşme aracı olmaması gerektiğinin altını çizen Erkek, “Herkesin mal varlığı beyanından tutun da uyması gereken etik kurallar, açık bir şekilde yasayla bağlanacak” dedi. Gültekin Uysal’ın tartışmaya neden olan tweetinin de gündeme gelmediğini kaydeden Erkek, “Daha önce Gültekin bey ziyaretlerinde konuşulmuştu. Yanlış anlama da giderilmişti. Arada tabii ufak tefek yol kazaları da çok doğaldır. Ama altı partinin birlikte çalışma iradesi çok güçlü” dedi.

İYİ Parti’li Tatlıoğlu: Sisteme hızlı geçiş için

İYİ Parti Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu da, seçim sonrası yapılacak çalışmalara dikkat çekti. Sistem değişikliğinin hızlı bir şekilde yapılabilmesi amacıyla şimdiden hazırlık yaptıklarını ifade eden Tatlıoğlu, “Pazar günü seçim, pazartesi günü sisteme fiili olarak geçilecek. Ama hukuki düzenlemeler, gerek kanunlar, gerek Anayasa’da yapılacak değişikliklerin tamamı ile ilgili tam bir hazırlık yapılacak ve sisteme hemen geçiş süreci başlatılacak” dedi.

Siyasi Ahlak yasası ile ilgili de değerlendirmede bulunan Tatlıoğlu, “Siyasi etik evrensel bir değer. Bunun demokratik ülkelerde karşılıkları var. Amerika tekrar keşfedilmeyecek” dedi. Tatlıoğlu, çalışma yapılacağı açıklanan dört konu dışında da önümüzdeki dönemde yeni çalışmalar olacağını belirtti.

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan’dan ‘Üçüncü İttifak’ Hakkında Net Açıklama

SP Lideri Karamollaoğlu’nun ‘ittifak içinde ittifak’ çıkışıyla başlayan tartışmalara ilişkin konuşan DEVA Lideri Babacan, “Altılı masada otururken başka alternatifi konuşmayı etik bulmayız. Altılı masanın tartışması doğal ama güven sarsıcı olmamalı” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri için gösterilecek adayın kriterlerini açıklayan Ali Babacan, “Kapsayıcı, kucaklayıcı ve demokrasiye gönül vermiş olmalı. Bunun dışında bir kriter konuşmadık” dedi. HDP’ye açılan kapatma davasına da tepki gösteren Babacan, “Zaten geçmişte de bu siyasi çizgi defalarca kapatılmış. Bitmiş mi? Her dönemde kısa süreli kahramanlıklar: İşte biz kapattık! İyi halt ettiniz” ifadelerini kullandı.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gazeteci Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtladı. Gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Babacan, üçüncü ittifak tartışmalarına değindi. Babacan, “Altılı masada otururken başka alternatifi konuşmayı etik bulmayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gezi Parkı Direnişi sırasında ‘gözünü kararttığını’ söyleyen Babacan, HDP’ye açılan kapatma davasına da tepki gösterdi.

Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ‘ittifak içinde ittifak’ çıkışıyla başlayan tartışmalara ilişkin konuştu. Babacan, Altılı masada otururken başka alternatifi konuşmayı etik bulmayız. Altılı masanın tartışması doğal ama güven sarsıcı olmamalı” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri için gösterilecek adayın kriterlerini açıklayan Babacan, “Kapsayıcı, kucaklayıcı ve demokrasiye gönül vermiş olmalı. Bunun dışında bir kriter konuşmadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gezi Parkı Direnişi sırasındaki tavrını eleştiren Babacan, “Erdoğan değişik bir psikolojiye girdi” diyerek bakanların ciddi mücadele verdiğini öne sürdü. Babacan,”Başbakan olan Erdoğan Gezi’de gözünü kararttı, durduramadık. İçeride ciddi mücadele verdik. Bakan olarak ne söylemişim kayıtlarda. Sadece ben değil bakanların neredeyse tamamı durduramadık.” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) siyasi çizgisinin temsil ediliyor olmasını önemli bulduklarını açıklayan Babacan, kapatma davası açılmasına da tepki gösterdi. Babacan, “Zaten geçmişte de bu siyasi çizgi defalarca kapatılmış. Bitmiş mi? Her dönemde kısa süreli kahramanlıklar: İşte biz kapattık! İyi halt ettiniz” şeklinde konuştu.

Babacan, gündemdeki tartışmalara dair şunları söyledi:

“Adayın seçimlerden üç ay önce açıklanması makul bir süre. Aday olacak kişinin güçlendirilmiş parlamenter sistem ve geçiş süreci ile mutabakata imza attıktan sonra aday olması lazım.

ODTÜ’lü protestocu öğrenci gruplarıyla istedikleri zaman görüşmeye hazırız. Eleştirdikleri konularla ilgili hafızayı, konuşarak tazeleyelim.

Kur Korumalı Mevduat sisteminin maliyeti korkunç olacak. Emekli maaş ve asgari ücreti de mevduatlar gibi dövize endeksleyin de görelim.

Yerel yönetimler üzerindeki İçişleri Bakanı ve Bakanlığı’nın vesayetini kaldıracağız. Mahkeme kararlarını esas alacağız. “

Paylaşın

Altı Liderin Yeniden Bir Araya Geleceği Tarih Belli Oldu

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın ev sahipliğinde üçüncü kez buluşan altı muhalefet liderinin dördüncü toplantısının tarihi belli oldu. GP Lideri Davutoğlu, dördüncü toplantının tarihini sosyal medya hesabından duyurdu.

Haber Merkezi / Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bizlere bugün verimli bir toplantıda ev sahipliği yapan Demokrat Parti Genel Başkanı Sn. Gültekin Uysal’a ve değerli liderlere teşekkür ediyorum. Biz de 29 Mayıs tarihinde Gelecek Partisi Genel Merkezimizde liderleri ağırlamaktan onur duyacağız” ifadelerini kullandı.

Altı siyasi partinin genel başkanları DP Lideri Uysal’ın ev sahipliğinde yapılan üçünü toplantının ardından ortak bir açıklama yayınladı. 6 liderin imzasıyla yapılan ortak yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Milli Egemenliğimizin kaynağı Gazi Meclisimizin, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 23 Nisan 1920’de açılışının 102. yıldönümünden bir gün sonra bir araya gelen altı siyasi partinin liderleri olarak, TBMM’ye yeniden itibar kazandıracak ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz.

Bu bağlamda, iktidarın yeni seçim yasası ile yapmak istediği siyaset mühendisliğine karşı iş birliğimizi derinleştirerek sürdürme yönündeki çalışmalarımızı gözden geçirdik. Yoksullaşmayı derinleştiren hayat pahalılığı ve yaşanan ekonomik yıkım sürecinden çıkış yolları konusunda da görüş alışverişinde bulunduk.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş sürecinin anayasal ve yasal çerçevesi, seçim güvenliği ve işbirliğimizin temel ilke ve hedefleri konularında oluşturmaya karar verdiğimiz çalışma gruplarının görev alanları ve çalışma yöntemlerini ele aldık.

Bu çerçevede anayasal ve yasal mevzuatla ilgili çalışma grubu;

  1. Siyasi ahlak yasası,
  2. Ekonomik ve Sosyal Konseye işlerlik kazandırılması ile ilgili düzenlemeler,
  3. Merkez Bankası bağımsızlığının teminat altına alınması,
  4. Uzun vadeli strateji ve planlamadan sorumlu bir kurumsal yapının oluşturulması, konularında yasal hazırlık yapılması için görevlendirilmiştir.

Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda liderler olarak birçok kez vurguladığımız gibi uzlaşmacı, özgürlükçü, demokratik değerleri içselleştirmiş, milletimizin tamamını kucaklayan, siyasi ahlak ilkelerini benimseyen, liyakat sahibi bir aday belirleyeceğiz.

Ayrıca, bugün ABD Başkanı Joe Biden’ın tarihi gerçekleri siyasi istismar aracı yapan açıklamasını kınıyor, geçen sene ‘soykırım’ ifadesinin ABD Başkanı tarafından ilk kez kullanılmasına güncel kaygılarla sessiz kalan iktidarın bu ağır vebalin ortak sorumluluğunu taşıdığını vurguluyoruz.”

Paylaşın

Altı Muhalefet Partisinden ‘Yasal Hazırlık’ Açıklaması

Güçlendirilmiş parlamenter sistem mutabakatı açıklayan altı siyasi partinin genel başkanları, dün akşam Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın ev sahipliğinde yapılan üçünü toplantının ardından ortak bir açıklama yayınladı.

Haber Merkezi / Muhalefet liderleri, anayasal ve yasal mevzuatla ilgili çalışma gruplarını dört konuda yasal hazırlık için görevlendirdiklerini açıkladı.

Bunlar siyasi ahlak yasası, ekonomik ve Sosyal Konseye işlerlik kazandırılması ile ilgili düzenlemeler, Merkez Bankası bağımsızlığının teminat altına alınması ve uzun vadeli strateji ve planlamadan sorumlu bir kurumsal yapının oluşturulması olarak belirlendi.

Altı lider, uzun süredir gündemden düşmeyen ortak cumhurbaşkanı adaylığı konusunda ise “Uzlaşmacı, özgürlükçü, demokratik değerleri içselleştirmiş, milletimizin tamamını kucaklayan, siyasi ahlak ilkelerini benimseyen, liyakat sahibi bir aday belirleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın ortak açıklamasında iktidarın yeni seçim yasası ile “siyaset mühendisliği” yapmak istediğini ve buna karşı iş birliğinin derinleşerek süreceği de yer aldı.

Ekonomi ve hayat pahalılığı hakkında da konuşan liderler, ABD Başkanı Joe Biden’ın “Ermeni Soykırımı” ifadesini kullanmasına da değindi, hem Biden’ı hem de sessiz kaldığını savundukları iktidarı eleştirdi:

“Bugün ABD Başkanı Joe Biden’ın tarihi gerçekleri siyasi istismar aracı yapan açıklamasını kınıyor, geçen sene ‘soykırım’ ifadesinin ABD Başkanı tarafından ilk kez kullanılmasına güncel kaygılarla sessiz kalan iktidarın bu ağır vebalin ortak sorumluluğunu taşıdığını vurguluyoruz.”

6 liderin imzasıyla yapılan ortak yazılı açıklama şöyle:

“Milli Egemenliğimizin kaynağı Gazi Meclisimizin, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 23 Nisan 1920’de açılışının 102. yıldönümünden bir gün sonra bir araya gelen altı siyasi partinin liderleri olarak, TBMM’ye yeniden itibar kazandıracak ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz.

Bu bağlamda, iktidarın yeni seçim yasası ile yapmak istediği siyaset mühendisliğine karşı iş birliğimizi derinleştirerek sürdürme yönündeki çalışmalarımızı gözden geçirdik. Yoksullaşmayı derinleştiren hayat pahalılığı ve yaşanan ekonomik yıkım sürecinden çıkış yolları konusunda da görüş alışverişinde bulunduk.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş sürecinin anayasal ve yasal çerçevesi, seçim güvenliği ve işbirliğimizin temel ilke ve hedefleri konularında oluşturmaya karar verdiğimiz çalışma gruplarının görev alanları ve çalışma yöntemlerini ele aldık.

Bu çerçevede anayasal ve yasal mevzuatla ilgili çalışma grubu;

  1. Siyasi ahlak yasası,
  2. Ekonomik ve Sosyal Konseye işlerlik kazandırılması ile ilgili düzenlemeler,
  3. Merkez Bankası bağımsızlığının teminat altına alınması,
  4. Uzun vadeli strateji ve planlamadan sorumlu bir kurumsal yapının oluşturulması, konularında yasal hazırlık yapılması için görevlendirilmiştir.

Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda liderler olarak birçok kez vurguladığımız gibi uzlaşmacı, özgürlükçü, demokratik değerleri içselleştirmiş, milletimizin tamamını kucaklayan, siyasi ahlak ilkelerini benimseyen, liyakat sahibi bir aday belirleyeceğiz.

Ayrıca, bugün ABD Başkanı Joe Biden’ın tarihi gerçekleri siyasi istismar aracı yapan açıklamasını kınıyor, geçen sene ‘soykırım’ ifadesinin ABD Başkanı tarafından ilk kez kullanılmasına güncel kaygılarla sessiz kalan iktidarın bu ağır vebalin ortak sorumluluğunu taşıdığını vurguluyoruz.”

Paylaşın

Altılı Masanın Gündeminde Yeni Seçim Yasası Var

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çalışmaları ve seçim sonrası geçiş süreci için toplantılarına devam eden altı muhalefet partisi Pazar günü bu kez Demokrat Parti’nin (DP) ev sahipliğinde bir araya gelecek. Toplantının gündem maddeleri arasında Cumhur İttifakı’nın getirdiği yeni seçim yasasının yanı sıra seçim güvenliği de var.

Kamuoyunda “altılı masa” olarak bilinen altı muhalefet partisi; CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi genel başkanları üçüncü kez bir araya gelecek. Altı liderin toplantısı Demokrat Parti’nin Ankara’daki genel merkez binasında iftar yemeği ile başlayacak.

Seçim yasasının ittifaklara etkisi

DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in altılı masayı oluşturan partilerin üst düzey yetkililerinden edindiği bilgilere göre, bu toplantının ana gündem maddeleri yeni seçim yasasının getirdiklerinin değerlendirilmesi ve ayrıca çok önemli olarak görülen seçim güvenliği konusu.

AKP ile MHP’nin üzerinde çalıştığı ve seçim barajını yüzde 7’ye düşüren yeni seçim kanunu, önceki haftalarda Meclis’ten geçerek yürürlüğe girmişti. CHP düzenlemenin bazı maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurmuş ve AYM de başvuruda eksiklik görmeyerek iptal istemini esastan görüşmeye karar vermişti.

Altılı masada bu yasanın muhalefete getireceklerinin ele alınması ve ittifakları nasıl etkileyebileceğine dair farklı senaryoların genel anlamda konuşulması bekleniyor.

Üst düzey bir muhalefet yetkilisi, yeni yasanın 2023 Nisan ayına kadar yapılabilecek bir erken seçimde uygulanamayacağını hatırlatarak, bazı hususları belirlemek için erken olduğunu şunları söyleyerek aktarıyor:

“Şartların ne olacağı şu anda tam olarak belli değil, o nedenle tek bir seçeneğe bağlı kalarak değerlendirme yapmak doğru olmaz. Ekonomik veriler iyi değil, ekonominin daha da kötüleşmesi hesabı yapılırsa seçim daha erken de olabilir. Bu durumda eğer seçim sonbaharda olursa bambaşka bir denklem kurulur.”

Bir diğer muhalefet partisinin yetkilisi ise cumhurbaşkanlığı seçiminin yanı sıra parlamentodaki çoğunluğu kazanmanın önemine dikkat çekerek, “Şu anda her parti nasıl en çok milletvekili alınabileceğini bulmak için kendi içinde çalışıyor. En çok milletvekili hangi sistemle alınacaksa onda karar kılmak önemli. Çünkü Meclis’te anayasa değişikliği yapabilecek bir çoğunluğa ulaşmak istiyoruz” yorumunu yapıyor.

Seçim güvenliği kritik önemde

Altılı masanın üçüncü toplantısında ele alınacak konular arasında seçim güvenliği de olacak.

Bir önceki toplantıda seçim güvenliği konusunda ortak hareket etme kararı alınmış ve bunun için bir komisyon oluşturulmuştu. Bu komisyonun çalışmalarına gelecek hafta başlaması bekleniyor.

Komisyonda CHP adına Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, İYİ Parti adına Seçim İşleri Başkanı Şenol Sunat, Saadet Partisi adına Mahalli İdareler Başkanı Hasan Bitmez, Demokrat Parti adına Göç ve Sosyal Politikalar Başkanı İlay Aksoy, DEVA Partisi adına Seçim İşleri Başkanı İdris Şahin, Gelecek Partisi adına Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün yer alıyor.

Seçim komisyonunun yapacağı toplantılarda her ildeki durumu ayrı ayrı değerlendireceği ve titiz çalışacağı belirtiliyor. “Seçim güvenliği” ve “sandık güvenliği” başlıkları altında yapılması planlanan çalışmalar kapsamında sandıkları ortak takibe yönelik bölgesel eğitim verilmesi için iş birliği yapılması ele alınacak. Ayrıca altı partinin teşkilatlanma açısından güçlü olduğu bölge ve iller tek tek değerlendirilecek.

Sayım güvenliğini de değerlendirecek olan komisyon, seçim sonuçlarının aktarılması sürecinde ıslak imzalı tutanakların girişinin anında yapılacağı ortak bir teknik altyapı oluşturulması için gerekli yazılım çalışmalarını masaya yatıracak.

Üst düzey bir muhalefet yetkilisi, yeni seçim yasasında kıdemli hakimlerle ilgili yapılan değişikliğin tesadüfen olmadığını düşündüklerini belirterek, son İstanbul seçimlerini örnek gösteriyor. Sandık güvenliğinin gelecek seçimlerde çok tartışma yaratacağını öngören aynı yetkili, İstanbul seçiminde iktidarın hemen hemen her sandıkta sonuca itiraz ettiğini ama farkın 800 bin gibi yüksek bir sayı olmasıyla sonuç alamadığını hatırlatıyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Cuma günü Fox TV’de yaptığı açıklamada toplantıda seçim güvenliği komisyonu çalışmalarını masaya yatıracaklarını söyleyerek, partilerin elindeki dokümanların paylaşılacağını ve ayrıca Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi’nin maddeleştirilmesi çalışmasının yapılacağını bildirdi.

Ekonomi için komisyon belirsiz

Bu arada toplantıda Türkiye’de seçmenlerin acil çözüm beklediği ekonomik sorunlar için bir komisyon kurulup kurulmayacağı hususu şimdilik belirsiz.

İYİ Parti yetkilileri kendilerinin ekonomi kurmaylarının aylardır çalıştığını ve çeşitli somut projeler ürettiğini, benzer çalışmaların diğer partilerde de olduğunu belirterek, bütün partileri “aynileştirmek” istemediklerini belirtiyor ve bu nedenle ekonomi komisyonu fikrine çok sıcak bakmıyor.

Bir başka partinin üst düzey yetkilisi ise buna benzer bir görüş aktararak, “Ekonomi ile ilgili komisyon bugünden olmaz, çünkü böyle bir komisyonun çalışmaları bağlayıcı hale gelirse partilerin esnekliği kalmaz” diyor.

Cumhurbaşkanı adayı için tanım beklenmiyor

Yetkililere göre altılı toplantının bu ayağında cumhurbaşkanı adayı için yine net bir tanım yapılması veya profilin belirginleştirilmesi beklenmiyor. Altılı masada yer alan bir yetkili, aday meselesi ile ilgili henüz erken olduğunu belirterek şunları söylüyor:

“Cumhurbaşkanı profili şimdiden çok konuşulmaz, bu toplantıda da bir tanım yapılması beklenmiyor. Çünkü henüz daha erken. Ama bu ismin ‘no name’ (adı duyulmamış) birisi olmaması da gerekir. Çünkü Tayyip Erdoğan gibi bir güçlü siyasetçinin karşısına düşük profilli birisi konulmamalı bana kalırsa. Geçiş sürecinde toplumsal psikolojiyi de yönetebilecek birisi lazım.”

Altılı masanın bir sonraki toplantısının 29 Mayıs’ta gelecek Partisi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Paylaşın

Babacan, Diyarbakır’da: Kuru Kardeşlik Sloganları Atmıyoruz, Eşitlik Diyoruz

Partisinin Diyarbakır’ın Dağkapı Meydanı’nda düzenlediği iftar programına katılan DEVA Lideri Babacan, burada yaptığı konuşmada, “Geçmişimizden, yaşadıklarımızdan ders alacağız. Gerçek bir demokratik düzeni hep beraber kuracağız. Özgür, zengin ve güçlü bir Türkiye’yi hep beraber inşa edeceğiz. Biz, kuru kardeşlik sloganları atmıyoruz. Biz, eşitlik diyoruz. Eşit vatandaşlığın altını kalın kalemle çiziyoruz.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Babacan, konuşmasının devamında, Türkiye’de eğer eşit vatandaşlık olsaydı, herkesin iradesine eşit derecede saygı duyulurdu. Eşit vatandaşlık olsaydı, demokrasimizin üstüne kayyumların gölgesi düşmezdi. Eşit vatandaşlık olsaydı, şehirlerimizde seçmen iradesi gasp edilmezdi. Eşit vatandaşlık olsaydı, bu topraklarda konuşulan hiçbir dil yok sayılmazdı. Hiçbir dile ‘bilinmeyen dil’ muamelesi yapılmazdı” dedi.

DEVA Lideri Babacan, konuşmasını, “Hedefimiz; ülkemizde eşit vatandaşlık ilkesini hâkim kılmaktır. Türkiye’nin, kimsenin kimseye üstünlük taslamadığı bir ülke haline gelmesidir. Herkesin kendi kimliğiyle, olduğu gibi kabul edildiği bir Türkiye’yi inşa etmektir. Hayalimizdeki Türkiye, hepimizin Türkiye’sidir. Etnik, dini, mezhebi ve kültürel tüm çeşitliliğimizi sahipleniyoruz. Çeşitliliği en önemli zenginliğimiz olarak kabul ediyoruz. Herkesin kendisini eşit ve onurlu vatandaş hissettiği Türkiye hedefimize, hep beraber ulaşacağız. cümleleriyle sürdürdü.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Diyarbakır’ın Dağkapı Meydanı’nda düzenlediği iftar programına katıldı. Burada yaptığı konuşmasını Kürtçe “Afiyet olsun” anlamına gelen “Noşi can be” diyerek tamamlayan Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Bir yandan ülkemizin haline üzülüyoruz. Öte yandan da hemen yanı başımızdaki coğrafyaya bakıyor ve şükrediyoruz. Çok çalışmak zorundayız. Emir olunduğu gibi dosdoğru çalışmak zorundayız. Bu büyük ülke, bu güzel ülke, her türlü zorluğu aşabilecek güçtedir. Yeter ki iyi yönetilsin, istişareyle yönetilsin. Yeter ki gerçek demokrasiyle yönetilsin.

Çok yakın bir geçmişte silahların sustuğu, insanların büyük umutlarla barışa inandığı, barışı beklediği günler yaşadık. Bu meydanlar sadece acılara değil; umuda, huzura da tanıklık etti. Hatasıyla sevabıyla belirli süreçler yaşandı. Biz, zamanında iyi niyetle yapılan bazı girişimlerin topyekûn karalanmasına karşıyız.

“Hakkın, hukukun, özgürlüklerin pazarlığı olmaz”

Geriye dönüp baktığımızda, yanlışlar yapıldığını da görüyoruz. Daha önce söyledim, yine söylüyorum. Hakkın, hukukun, özgürlüklerin pazarlığı olmaz. Hak, olduğu gibi tanınır. Ancak çatışmanın da sonsuza dek sürmesi kabul edilemez. Bunun sona ermesi için de ne yapılması gerektiğini gayet iyi biliyoruz.

Geçmişimizden, yaşadıklarımızdan ders alacağız. Gerçek bir demokratik düzeni hep beraber kuracağız. Özgür, zengin ve güçlü bir Türkiye’yi hep beraber inşa edeceğiz. Biz, kuru kardeşlik sloganları atmıyoruz. Biz, eşitlik diyoruz. Eşit vatandaşlığın altını kalın kalemle çiziyoruz.

Türkiye’de eğer eşit vatandaşlık olsaydı, herkesin iradesine eşit derecede saygı duyulurdu. Eşit vatandaşlık olsaydı, demokrasimizin üstüne kayyumların gölgesi düşmezdi. Eşit vatandaşlık olsaydı, şehirlerimizde seçmen iradesi gasp edilmezdi. Eşit vatandaşlık olsaydı, bu topraklarda konuşulan hiçbir dil yok sayılmazdı. Hiçbir dile ‘bilinmeyen dil’ muamelesi yapılmazdı.

“Hedefimiz eşit vatandaşlık ilkesini hâkim kılmaktır”

Hedefimiz; ülkemizde eşit vatandaşlık ilkesini hâkim kılmaktır. Türkiye’nin, kimsenin kimseye üstünlük taslamadığı bir ülke haline gelmesidir. Herkesin kendi kimliğiyle, olduğu gibi kabul edildiği bir Türkiye’yi inşa etmektir. Hayalimizdeki Türkiye, hepimizin Türkiye’sidir. Etnik, dini, mezhebi ve kültürel tüm çeşitliliğimizi sahipleniyoruz. Çeşitliliği en önemli zenginliğimiz olarak kabul ediyoruz. Herkesin kendisini eşit ve onurlu vatandaş hissettiği Türkiye hedefimize, hep beraber ulaşacağız.

Hak ve özgürlükler konusunda çok ciddi sorunlar yaşıyoruz. Eğer bir baro başkanı, televizyondaki bir tartışma programında, beğenin ya da beğenmeyin, fikirlerini ifade ettiği için gözaltına alınmış, hedef gösterilmiş ve bu onun canına mal olmuş ise o ülkede özgürlük sorunu vardır. Eğer, tutuklanan bir siyasetçi, hastalığının ilerlemesine rağmen hâlâ cezaevinde tutuluyorsa o ülkede haksızlık vardır. Eğer şiddet içermeyen, yakın tehlike oluşturmayan fikirler, ‘terör örgütü propagandası’ gerekçesiyle ceza alıyorsa o ülkede hak hukuk kalmamıştır. Tüm bunlar vicdanlarımızı yaralayan gelişmeler. Biz özgürlük diyoruz. İfade özgürlüğünün sınırları, öyle ideolojik pozisyonlara göre genişletilip daraltılamaz. Herkes keyfine göre bu sınırları belirleyemez.

“Meşru demokratik siyaset kanallarını tıkayan uygulamaların karşısına çıkacağız”

Biz, hukukun dışına çıkan her türlü uygulamaya itiraz ediyoruz. Çünkü özgür ve zengin bir Türkiye’ye giden tek yol, meşru demokratik siyasetten geçer. Sorunları meşru, demokratik siyaset yoluyla çözeceğiz. Meşru demokratik siyaset kanallarını tıkayan her uygulamanın karşısına dimdik çıkacağız. Tam demokrasi yolunda durmadan, canla başla çalıştık, çalışıyoruz.”

Paylaşın

Altı Muhalefet Partisinin Gündeminde Hangi İttifak Senaryoları Var?

İttifak yapan siyasi partilerin çıkaracağı milletvekili hesaplama sistemini, oy oranı düşük partiler aleyhine değiştiren yeni Seçim Yasası, cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak aday çıkarma ve parlamento seçimlerinde de çoğunluğu sağlamayı hedefleyen muhalefet partilerinde, hesapların değişmesine neden oldu.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre, parlamenter sistem mutabakatı açıklayan 6 muhalefet partisi, parlamento seçimlerinde daha fazla milletvekili çıkarabilecek senaryolar üzerinde çalışıyor.

Aritmetik olarak daha fazla getirisi olan formüllerin, “siyasi karşılığının olmayabileceği” endişesi, muhalefeti, iki seçeneği buluşturabilecek formüllere yoğunlaştırmış durumda. Olası formüllerin, Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın evsahipliğinde Pazar günü yapılacak 6’lı masa toplantısının ana gündem maddesi olması bekleniyor.

Seçim işbirliği ve ittifak planlarını, yeni Seçim Yasası’na göre yapmaya hazırlanan 6 muhalefet partisinin bu konuda henüz ortaklaşmış bir çalışması yok.

Ancak her parti kendi içinde, akademisyen, kamuoyu araştırmalarından destek alarak veya bizzat kendileri saha analizleri üzerinden seçenekli formüller üzerinde çalışıyor.

Son olarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinde de bu yönde hazırlıklar olduğunu belirterek, halen 8 senaryo üzerinde çalışıldığını ve 6’lı masa toplantısına da önerilerini getirebileceklerini açıkladı.

CHP kulislerinden yansıyan bilgiye göre Kılıçdaroğlu’nun sözünü ettiği 8 seçenekli senaryo Ankara Üniversitesi’nden bir akademisyen grubu tarafından hazırlandı.

Parti kaynakları, bu yönde Kılıçdaroğlu’na birçok çalışma geldiğini, ancak esas verinin, partinin il il yaptıracağı saha analizleri ile ortaya çıkacağını belirterek, “Seçime nasıl bir sistemle gidileceğine, ittifakların nasıl şekilleneceğine parti tek başına karar vermeyecek, 6’lı masada, tarafların önerilerine göre netleşecek” görüşünü dile getiriyor.

Kulislerde ittifak veya seçim işbirliği seçeneklerine ilişkin konuşulan formüller ile bunların “artı ve eksileri” ise şöyle sıralanıyor:

Aritmetik avantajı en yüksek seçenek: Tek liste

Yeni seçim sistemi büyük partilere daha fazla milletvekili çıkarma olanağı sağladığı için bir partiden tek listeyle seçime gidilmesi aritmetik olarak “en avantajlı” sonuç verecek formül olarak görülüyor.

CHP’de yapılan simülasyonlarda, 6’lı masada yer alan siyasi partilerin tek bir parti listesinden, örneğin CHP listesinden seçime girmesi, 43 milletvekili daha fazla çıkarması yolunu açıyor ve ittifak 300’e yakın milletvekili çıkarabiliyor.

Bununla birlikte seçime ayrı girecek olan HDP’nin çıkaracağı milletvekilleriyle birlikte muhalefet parlamentoda çoğunluğu sağlıyor.

Bu formül CHP içinde, “liste sancısı” yaratacak olmasına karşın, seçim kazanmak için en avantajlı formül olarak değerlendiriliyor ve “cumhurbaşkanı adayı çıkaracak parti olarak, milletvekili listeleri konusunda daha özverili olunabileceği” yorumu yapılıyor.

Ancak sadece matematik hesabıyla “en avantajlı” görünen bu senaryonun açmazı olarak, siyasi olarak uygulamasının son derece zor ve tabanda karşılık bulmama olasılığı görülüyor.

Başta İYİ Parti olmak üzere, ağırlıklı olarak sağ ve muhafazakar seçmen tabanına sahip siyasi partilerin liderlerinin, CHP çatısı altında seçime girmeye sıcak bakmayacağı ve parti tabanlarında da kabul görmeyeceği ifade ediliyor.

Cumhurbaşkanı adayının CHP’li bir isim olacağı konusunda 6’lı masada neredeyse ortak bir görüşün oluştuğu ifade edilerek, CHP’nin bir başka siyasi partinin listesinden seçime girmesi de “uygulanamaz” bir formül olarak dile getiriliyor.

CHP’nin böyle bir tercih yapması halinde, seçmenin ittifak dışı partilere yönelmesinin kaçınılmaz olacağı vurgulanıyor.

Muhazakar partiler, ittifak içinde ittifak yapabilir

Kulislerde en çok konuşulan formüllerin başında ise Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun da gündeme getirdiği “ittifak içinde ittifak” geliyor.

6’lı masada yer alan siyasi partilerin, 2018 seçimlerindeki gibi SP, DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve DP’nin Millet İttifakı’nın iki büyük partisi CHP ve İYİ Parti listelerinden seçime girmesi bir seçenek olarak değerlendiriliyor.

İkinci seçenek olarak da DP’nin İYİ Parti listesinden, muhafazakar tabana sahip DEVA ve Gelecek Partisi’nin, SP çatısı altında seçime girmesi formülü.

2018 seçimlerinde Millet İttifakı’na avantaj sağlayan bu formülün, çok iyi saha analizleriyle ile uygulanabilir hale gelebileceği ifade ediliyor.

Muhafazakar partilerin SP çatısı altında seçime girmesi halinde, muhafazakar seçmenin yoğun olduğu yerlerde, “eli CHP’ye oy vermeye gitmeyen” seçmenin tercihini olumlu yönde etkileyebileceği yorumu yapılıyor.

Özellikle SP, bu formüle yakın duruyor. Ancak, ilk kez seçime girecek olan DEVA Partisi, kendi ad ve amblemiyle seçime girmek istediklerini her fırsatta vurguluyor. CHP ve İYİ Parti çatısı altında seçime girilmesi halinde oy bölünmesi daha az olacağı için, matematiksel olarak milletvekili çıkarma olasılığı daha yüksek.

SP, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nin Millet İttifakı içinde tek listeyle seçime gitmesi halinde, muhafazakar seçmenden daha fazla karşılık bulabilecek olması “avantaj” olarak görülse de, milletvekili sayısı düşük olan seçim çevrelerinde baraj otomatik olarak yükseleceği için milletvekili çıkaramama riski de bulunuyor.

Her parti kendi listesiyle seçime gidebilir

Yeni Seçim Yasası’yla ittifak içindeki partilerin çıkaracağı milletvekili sayısı d’hont sistemine, yani her partinin bir seçim çevresinden aldığı oy oranına göre hesaplanacağı için yüzde 7 olan ülke barajını geçmek için 6 parti muhalefet partisinin ittifak yapması yüksek olasılık olarak görülüyor.

Ancak ittifak oylarının milletvekili sayısına bir etkisi olmaması nedeniyle, her siyasi partinin ayrı olarak seçime de girmesi olası.

Özellikle DEVA Partisi bu seçeneğe sıcak bakıyor. Oy oranı düşük partilerin milletvekili çıkarabilmesi için, güçlü oldukları seçim çevrelerinde, diğer ittifak partilerinin desteğiyle en az bir milletvekili çıkarmasının sağlanması da bir seçenek olarak görülüyor.

Ancak bunun için çok iyi saha analizi yapılması, her seçim çevresinin eğilimlerinin iyi tahmin edilmesi gerekiyor.

CHP’de yapılan değerlendirmelerde, bu formülün uygulanması halinde, Millet İttifakı’nın milletvekili sayısı umulandan çok daha düşük gelebilir. Hatta bazı siyasi partiler parlamentoya hiç milletvekili gönderemeyebilir.

Gelecek ve DEVA Partisi’nde ise bu formülün iyi dizayn edilmesi halinde, her partinin güçlü olduğu yerlerden parlamentoya temsilci gönderebileceği ifade ediliyor.

Hatta özellikle CHP’nin milletvekili çıkaramadığı muhafazakar seçmenin yoğun olduğu, başta İç Anadolu olmak üzere bazı bölgelerden, Millet İttifakı’nın daha fazla milletvekili çıkarabileceği yorumu yapılıyor.

Üçüncü ittifak veya ittifaksız formüller

6’lı masada yer alan siyasi partilerin, Millet İttifakı dışında “üçüncü” yeni bir ittifakla seçime gitmesi veya her partinin ayrı ayrı seçime girmesi, en düşük olasılık olarak görülüyor.

CHP ve İYİ Parti’nin ittifakı sürdürmekte kararlı olduğu, çok olağanüstü bir gelişme olmadıkça da ittifakla seçime gitmesine kesin gözüyle bakılıyor.

DP ve SP’nin de Millet İttifakı’na karşı olmadığı biliniyor. 6’lı masada yer alan partilerin, CHP ve İYİ Parti’den ayrı olarak yeni bir ittifak kurmaları halinde, yüzde 7 barajını aşamama riski bulunuyor ve bu nedenle de çok önemli bir görüş ayrılığı olmadığı sürece partilerin bu yöntemi tercih etmeyeceği ifade ediliyor.

Cumhur İttifakı’nın biçimlenmesine göre senaryolar değişebilir

6’lı masada yer alan muhalefet partileri yeni seçim sistemine göre olası senaryolar üzerinde çalışma yaparken, erken seçim ve AKP ile MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın izleyeceği tutuma göre de alternatif seçenekleri değerlendiriyor.

Sonbaharda bir erken seçime gidilmesi halinde, yeni seçim yasası uygulanmayacağı için, ittifak senaryolarının da buna göre şekilleneceğine dikkat çekiliyor.

Böyle bir seçenekte, milletvekili dağılımı siyasi partilerin oylarına bölünerek hesaplanacağı için, isteyen partilerin kendi listesiyle seçime girmesi formülünün daha ağırlık kazanması olası görülüyor.

MHP ve BBP’nin AKP çatısı altında tek listeyle seçime girmesi halinde formüllerin buna göre dizayn edileceği ifade ediliyor.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, MHP’nin AKP listelerinden seçime gireceği iddialarına, “Ağzıma bile almam. Bizim seçmen üç hilali görecek kardeşim” sözleriyle nokta koymasına karşın, muhalefet hala bu seçeneği olasılık dahilinde değerlendiriyor.

Böyle bir durumda, Cumhur İttifakı’nın avantajlı olacağına dikkat çekilerek, bu durumda muhalefetin de “tek liste” seçeneğinin güçleneceği yorumu yapılıyor.

6’lı masanın gündeminde

Yeni seçim yasasının yürürlüğe girmesi nedeniyle, DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın evsahipliğinde Pazar günü yapılacak 6’lı toplantıda da olası seçim senaryolarının gündeme gelmesi bekleniyor.

Katılımcı partiler, buradan bir ittifak kararı çıkmayacağını, ittifak ve cumhurbaşkanlığı seçiminin, seçim takvimi açıklandığında gündeme geleceğini, ancak yeni seçim yasasına göre en fazla milletvekili çıkarmaya dönük formülleri konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunulacağı ifade ediliyor.

Paylaşın