CHP’den Zayıf Olduğu 51 İle ‘MYK Çıkarması’

AK Parti ve MHP’nin Seçim Kanunu teklifinin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmasına ve yasanın en erken bir yılda yürürlüğe girecek olmasına karşın muhalefet, erken seçim ihtimalini gündemine tutmaya devam ediyor.

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün haberine göre; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bu kapsamda gerek partiye üye kazandırılması gerekse de sandık güvenliği konusunda genel merkezin daha fazla görev ve inisiyatif alması için harekete geçti. Bu doğrultuda tüm Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerine aktif görev verildi. En az üç olmak üzere birden fazla illerde sorumlu tutulan MYK üyelerinden bu illerde örgüt çalışması yürütmesi istendi.

Üye bulunmayan bölgelerde çalışma yürütülecek

CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı ile Genel Sekreter Selin Sayek Böke imzasıyla MYK üyelerine bu konuda bir yazı gönderildi. Yazıda, “il örgütleriyle sistemli ve sonuç alıcı temaslar sürdürülebilmesinin parti çalışmalarına katkı sağlayayacağı vurgulanarak 51 ilde öbek örgütlenmesi, üye sayısı, üye olmayan mahalle ve köy sayısı, mahalle temsilcisi atama ve sandık sorumlusu atama kriterleri çerçevesinde denetim ve çalışmalar için görevlendirme yapıldığı” belirtildi.

CHP’li yetkililer, görevlendirme yapılan iller arasında Hatay, Konya, Yozgat, Çankırı, Ordu, Giresun, Rize, Edirne, Kırşehir, Nevşehir, Hakkari, Şırnak, Kilis, Urfa, Tunceyi ve Ağrı gibi illerin listede yer aldığını aktardı.

Salıcı: Teşvik ve desteğe ihtiyaç olan iller

Yeni düzenleme ile ilgili değerlendirmede bulunan CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, görevlendirme yapılan illerin teşvik ve desteğe ihtiyaç duyulan iller olduğuna dikkat çekerek bu çalışmanın Ramazan ayında yapılacak olandan farklı olduğunu ifade etti. Salıcı, Ramazan’da her milletvekilinin kendi seçim bölgesinde çalışma yapacağını, MYK üyelerinin ise Ramazan ayından sonra ziyaretlerine başlayacağını söyledi.

MYK üyelerinin sorumlu oldukları illerde ihtiyaca göre çalışma yürüteceğini kaydeden Salıcı, “Bazı iller var ki bu söylemiş olduğumuz çalışmaları hızlı bir şekilde yürütüyor, bazı iller var ki bu kadar hızlı değil” diye konuştu.

Öbek Örgütlenmesi nasıl yapılıyor?

Öte yandan MYK üyelerinin, bu illerde özellikle öbek örgütlenmesi üzerinde duracağı ifade ediliyor. Öbek Örgütlenmesi projesi kapsamına seçmen, 400 kişilik gruplara bölünürken her bir öbek için bir sorumlu atanıyor. Bu kişiler, sorumlu oldukları ev ve işyerlerine giderek ziyaretlerini partinin veri tabanına yüklüyor. Söz konusu ziyaretlerde bir erkek, bir kadın ve bir genç olmasına dikkat ediliyor.

Öbek Örgütlenmesi’nin yanı sıra MYK üyelerinin seçim güvenliğine ilişkin de çalışma yürütmesi bekleniyor. Bu doğrultuda MYK üyeleri, CHP’nin bir süredir yürüttüğü sandık sorumlusu atama ve mahalle temsilcisi atama çalışmalarını kontrol etmesi ve bu doğrultuda genel merkeze raporlama yapması istenecek.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu hamlesinin arkasında, erken seçim ihtimalini göz önünde bulundurduğu ve bu doğrultuda örgütün hazırlıklı olması isteğinin yattığı ifade ediliyor. Kılıçdaroğlu son olarak Antalya’da iki hafta önce düzenlenen Büyük Örgüt Buluşması’nda da örgüte yönelik uyarılarda bulunmuş, bazı örgütlerin istenilen düzeyde çalışmadığını belirtmişti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a sert Sözler: 5’li Çetenin Tahsildarı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “O, vergi memuru. Ama ben ekonomistim” sözlerine sosyal medya hesabı üzerinden yanıt verdi.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, AK Parti döneminde dev kamu ihaleleri alan ve 5’li çete olarak tabir edilen şirketleri hatırlatarak, “Sen ekonomist değil, olsan olsan 5’li çetenin tahsildarı olursun. Halkın parasına göz dikmiş bir tahsildar!” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan ziyareti dönüşünde basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunmuştu. Erdoğan, yap-işlet-devret uygulamasının ülkeyi zarara uğrattığı değerlendirmesinin hatırlatılması üzerine şu ifadeleri kullanmıştı;

“Yetişemediği üzüme koruk deme meselesi var ya, bununki bu. Varsa alternatifin, alternatifi söyle. Bugün kamu özel anlayışıyla dünyada bu tür yatırımların yapılması en gelişmiş ülkelerde bile var. Yani bugün Amerika bu şekilde 1,5 trilyon dolarlık altyapı üstyapı yatırımının planlamasını yapıyor. Almanya hakeza öyle. Biz milli bütçeye yük olmadan bu işleri nasıl yaparız, onun üzerine gidiyoruz. Biz kalkıp da bu yüklenici firmaya durup dururken, havadan para verecek değiliz ki. Nedir? Sözleşmeye göre burada diyelim ki şu kadar sayıda araç veya yolcu taşındı, taşınmadı; o farkı biz devlet olarak öderiz.

Kaldı ki şimdiye kadar da geçiş sayıları garanti edilenin üstünde olmuştur. Buradan niye rahatsız oluyor ki o? Bu yatırımda, devletin cebinden 1 kuruş çıkmıyor. Ama ben çok açık bir şey söyleyeceğim. Hazine’den 1 kuruş para çıkmayan böyle dev yatırımlar için kalkıp da kredi alsanız, bu kredinin faiz hesabını yapın. Bu faiz hesabı acaba nereye varır? Bu faiz hesaplamasını yaptığınız zaman ona, o yıl yapacağınız ödemeyi buluyor mu? Bulmaz.

Biz bunların hesaplarını çok yaptık. O vergi memuru. Ama ben ekonomistim. Aramızdaki fark bu. İşim benim bu işlerle geçti. Ama ona bundan sonra zaten vergi memurluğu da vermezler çünkü SSK’de genel müdürken orayı batırdı. Rahmetli Savaş Ay programında, onun dönemindeki hastanelerin halini göstermişti, o zaman bu işin hesabını ona nasıl sormuştu. O yavrular, insanlar imkansızlıklar sebebiyle o hastanelerde ne hale düşmüştü, o günleri hatırlayalım.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdardoğlu: Türkiye’nin Kaderini Değiştireceğiz

Akhisar Belediyesi Toplu Açılış Töreni’nde konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Millet İttifakı diye ittifakımız var. 6 lider ile bir araya geldik. ‘Hayatta bir araya gelemezler’ diyorlardı. Bir araya geldik. ‘Anlaşamazlar’ diyorlardı anlaştık. ‘Bunlar gelirlerse yönetemezler’ diyorlar. Allah şahittir bunların 10 katı iyi yönetiriz. Biz Beşli çetelere değil 84 milyona hizmet edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, konuşmasında, “Biz Türkiye’yi buradan çıkartıp, sınıf atlatmak istiyoruz. Beş yılda Türkiye’nin kaderini değiştireceğiz. Hangi partiden olursa olsun insanımız rahat nefes alacak. ‘İyi ki Millet İttifakı kuruldu’ diyecekler” ifadelerini kullandı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Bugün olmazsa yarın, bu ay olmazsa iki ay sonra sandık gelecek. Beraber gideceğiz. Bu ülkede hakkı, hukuku ve adaleti gerçekleştirmek için sandığa gideceğiz. Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun ve oyunuzu öyle kullanın” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Manisa’da Akhisar Belediyesi Toplu Açılış Töreni’nde konuştu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:

“Siyasetçiler, vatandaştan vergi toplarız, para alırız. Belediye başkanlarımız bu hizmetleri yaparken sizlerin desteğiyle yapıyorlar. Sizlerin verdiği paralarla yapıyorlar. O paralar doğru yerde harcanırsa hizmet olarak size döner.

Yerel seçimlerde ‘Aman ha CHP’ye oy vermeyin bütün sosyal yardımlar kesilir’, ‘Faturaları teröristler toplayacak’ diyorlardı. Ben bu ülkenin insanlarının ferasetine güveniyorum. Onlar doğruyu ve yanlışı biliyorlar. Bütün bu olumsuz söylemlere karşı yerel yönetimlerde başarılara imza attık. Belediye başkanlarımızın gösterdikleri çabalar, mücadeleler bizim Türkiye’yi çok daha iyi, kararlı, nitelikli, kucaklayıcı yöneteceğimiz konusundaki algıyı gün geçtikçe pekiştiriyor. Buradan söz veriyorum. Türkiye’nin bütün sorunlarını çözeceğiz. Türkiye’nin önü aydınlıktır.

Bugün olmazsa yarın, bu ay olmazsa iki ay sonra sandık gelecek. Beraber gideceğiz. Bu ülkede hakkı, hukuku ve adaleti gerçekleştirmek için sandığa gideceğiz. Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun ve oyunuzu öyle kullanın. Bu ülkenin işsizlik, zam, pahalılık, kadına şiddet sorunu olmamalı. Herkesin kazandığı bir ülke zenginleşen bir ülkedir ama herkesin kaybettiği ama bir avuç insanın kazandığı bir ülke yoksulluğun büyüdüğü bir ülkedir.

Biz Türkiye’yi buradan çıkartıp, sınıf atlatmak istiyoruz. Beş yılda Türkiye’nin kaderini değiştireceğiz. Hangi partiden olursa olsun insanımız rahat nefes alacak. ‘İyi ki Millet İttifakı kuruldu’ diyecekler.

Şanlıurfa’ya gittim. Çiftçiler elektrikten şikayet ediyorlar. Onlara, ‘Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’ni bize verin. Şanlıurfa’daki bütün çiftçilere elektriği ücretsiz vereceğiz’ dedim. Biz yapacağız bunu. Diyarbakır’da aynı şeyi söyledim. Bize dediler ki, ‘Siz yapamazsınız. Elinizden tutan mı var buyurun yapın’ dediler. 2 milyon 300 bin dekar taşlık arazi var Şanlıurfa’da. Burası güneş tarlaları olduğunda sadece Şanlıurfa’daki çiftçimize değil önce 6 ilimize sonra Türkiye geneli tüm çiftçilerimize elektriği ücretsiz vereceğiz.

Söz veriyorum elektrik fiyatlarını da düşüreceğiz. Onlar yönetemiyorlar biz yöneteceğiz. Yine çağrımı yapıyorum. Öyle Beşli çeteye verdiği avantajları da istemiyorum. Normal bir sanayiciye verdikleri teşvikleri versinler çiftçilerin tamamına en geç 2 yıl içinde elektriği ücretsiz vereceğiz.

Millet İttifakı diye ittifakımız var. 6 lider ile bir araya geldik. ‘Hayatta bir araya gelemezler’ diyorlardı. Bir araya geldik. ‘Anlaşamazlar’ diyorlardı anlaştık. ‘Bunlar gelirlerse yönetemezler’ diyorlar. Allah şahittir bunların 10 katı iyi yönetiriz. Biz beşli çetelere değil 84 milyona hizmet edeceğiz.

İstanbul Sözleşmesi’ni de en geç 1 hafta içerisinde yürürlüğe sokacağız.

84 milyon vergi öder. Biz vatandaştan topladığımız vergilerin hesabını vereceğiz. Böylece vatandaş ödediği vergi nerelere gidiyor görmüş olacak. Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyup oyunuzu öyle kullanın.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan İktidara Beş Tavsiye

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, 6 liderin ikinci kez görüşmesi hakkında bilgi vererek, “6 lider bir araya geldik. Aslında toplumun bütün kesimleri orada temsil ediliyor. Devletin karar alma mekanizmalarının bir kişiye teslim edilmesinin getirdiği olumsuzluğu hepimiz geriyoruz. Türkiye’nin bu bataktan çıkması lazım. Biz parlamentoyu yeniden işler hale getirmek istiyoruz” dedi.

Haber Merkezi / “Bir bildiri yayınladık” diyen Kılıçdaroğlu, “5 temel mesaj var: Birincisi, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçiş sürecini belirlemek için çalışma grubu oluşturulması kararı alındı. İkincisi, birlikteliğimizi bozmayı amaçlayan seçim kanunu hakkında görüştük. Seçim güvenliğini sağlamak amacıyla bir çalışma grubu daha oluşturduk. ‘Buradan tüm vatandaşlarımıza seslenmek istiyoruz; bizler Türkiye’yi karanlık günlerden çıkarma gayreti içindeyiz. Umutlarımız ve inancımız umutları aşacaktır’ diyoruz. Hedefimiz istişare ile derin sorunlarımıza son vermek, her bir vatandaşımızı insan haklarına uygun hayat standartlarına ulaştırmaktır” ifadelerini kullandı.

Bugün Meclis’te görüşülecek Seçim Kanunu değişikliğiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, “Kanunu istediğiniz gibi değiştirin göndereceğiz arkadaş, göndereceğiz. Bunların ne yapacağını biliyoruz her türlü dalavere bunların işi ama bizim görevimiz de madem ki bunları biliyoruz önlemini alacağız. 6 lider bu konuda anlaştık sandık-seçim güvenliğini sağlayacağız” dedi.

Kılıçdaroğlu, AK Parti ve MHP’ye meydan okuyarak, “Hangi kanunu getirirlerse getirsinler. Anlamadıkları bir şey var bu millet kararını verdi zaten. Bu millet 21. Yüzyıl’da açlığı yokluğu yaşıyor. Kanunu istediğiniz kadar değiştirin, sizi göndereceğiz arkadaş! Allah’ın izniyle göndereceğiz, yolcu edeceğiz onları” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkan kısımlar şöyle;

“Hepimiz huzur içinde, beraber, birlikte yaşamak istiyoruz. Bayrağımızın altında özgürce yaşamak istiyoruz. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği güzel bir Türkiye istiyoruz. Her Salı bu umutlarla kürsüye çıkıyorum. Kucaklaşmaya, barışmaya, helalleşmeye ihtiyacımız var. Ayrılmaya, kavga etmeye değil birlikte olmaya ihtiyacımız var. Bütün hedefim, amacım bunun üzerine inşa edilmiş vaziyette.

Ortak bildiri

6 lider ikinci kez bir araya geldik. Aslında toplumun bütün kesimleri orada temsil ediliyor. Devletin karar alma mekanizmalarının bir kişiye teslim edilmesinin getirdiği felaketi, olumsuzluğu hepimiz görüyoruz. Türkiye’nin bu bataktan çıkması lazım. Türkiye’nin huzur içinde buradan çıkması lazım. Biz Parlamentoyu yeniden halkın Meclis’i haline getirmek istiyoruz. Milletin iradesiyle hareket eden bir parlamentoyu yeniden inşa etmek istiyoruz. Kutuplaşmayı değil beraber olmayı hedefliyoruz. Bir bildiri yayımladık. O bildiride beş temel mesaj var.

Birincisi, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçiş sürecinin yol haritasını belirlemek üzere bir çalışma grubu oluşturduk.

İkincisi birlikteliğimizi bozmayı amaçlayan seçim kanunu üzerinde de görüştük. O konudaki görüşümüzü aynen okumak isterim; ‘Milletimizin bilmesini isteriz ki demokratik ilkelere dayanan birlikteliğimiz bu gibi siyasi mühendislik çabalarından etkilenmeyecektir. İş birliğimizi uyum içinde sürdürmeye kararlıyız.

Koltuğu korumak için şöyle değişiklik yapalım, böyle değişiklik yapalım. Hangi kanunu getirirlerse getirsinler. Anlamadıkları bir şey var bu millet kararını verdi zaten. Bu millet 21. Yüzyıl’da açlığı yokluğu yaşıyor. Kanunu istediğiniz kadar değiştirin, sizi göndereceğiz arkadaş! Allah’ın izniyle göndereceğiz, yolcu edeceğiz onları.

Öte yandan hangi şartlarda olursa olsun milli iradeyi parlamentoya tam olarak yansıtmak üzere seçim güvenliğini sağlamak amacıyla bir çalışma grubu daha oluşturduk. Her türlü dalavere, üç kağıt bunların işi bunu da gayet iyi biliyoruz. Bizim görevimiz önlem almak. 6 lider bu konuda anlaştık. Sandık, seçim güvenliğini sağlayacağız.

Dördüncü konu, ‘Buradan tüm vatandaşlarımıza seslenmek istiyoruz. Bizler Türkiye’yi karanlık günlerden çıkartma kararlılığı içerisindeyiz. Umutlarımız ve geleceğe olan inançlarımız Türkiye’nin sorunlarından çok da büyüktür’ diyoruz.

Beşincisi ise, ‘Hedefimiz istişare ile derin sorunlarımıza son vermek ve her bir vatandaşımızı insan onuruna yakışır bir yaşam ve refah standardına ulaştırmaktır’ Bizim bireysel hiçbir beklentimiz yok. Hiçbirimiz devletin hazinesine el uzatma gibi bir niyet asla ve asla taşımadık ve taşımıyoruz. Devletin hazinesine el uzatanlardan da hep birlikte hesap soracağız.

Hiçbirimiz adaletsizliği savunmadık. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemedik, yedirmemeye de kararlıyız. Bizler 6 lider Londra’daki bir avuç tefeciye hizmet etmeyeceğiz. 84 milyona hizmet edeceğiz.

Aile Bakanlığı aileyi korumuyor

Toplumun her kesimi sorunlarını dillendirmemizi istiyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan bir grup arkadaşımız ulaştılar. Ek ders karşılığı çalışanlar bunlar. Aslında öyle ders falan yok ama bunlar bu isim adı altında görev yapıyorlar. Bunların içinde sosyologlar, öğretmenler, psikologlar, hemşireler var. Diğer memurlar gibi görev yapıyorlar. İş güvenlikleri yok. Bakan onaylamazsa işlerine son veriliyor. Kadrolu çalışanlarla aynı görevi yapıyorsunuz ama güvenceniz yok bunun düzelmesi lazım.

Tam zamanlı çalışıyorlar. Yıllık izinleri, analık, süt, evlilik izinleri yok. İzin hakları öyle bir noktadaki doğum yapıyorsa bir kadın işine son veriliyor. Aynı sürede çalışıyorlar, aynı işleri yapıyorlar aldıkları aylık son derece düşük. Kadrolu personelle birlikte bunlar da sahaya çıkıyorlar. Onlar yolluk alıyorlar, bunlara yolluk verilmiyor. Bunları 21. yüzyılın çağdaş kölesi gibi çalıştırıyorlar. Dramatik olan, bunun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı içerisinde olması. Aile Bakanlığı aileyi korumuyor.

Hiç meraklanmayız az kaldı sandık gelecek. Aynı işi yapıyorsanız aynı aylığı alacaksınız. Devleti yönetemiyorlar. Sorunların altında ezilmiş vaziyetteler. Ekonomiyi yönetemiyorlar. Her soruna çözüm üretelim derken başka sorun patlıyor. Devlet akılla, bilgiyle, birikimle, liyakatle yönetilir. Siz yapmazsanız sağlıklı yönetemezsiniz. Biz hem sorunları çözmek hem de huzur içinde yaşanacak bir ülke inşa etmek istiyoruz.

İktidara 5 tavsiye

Bunların sosyal devletten de haberi yok. ‘CHP hep eleştiriyor hiç öneri getirmiyor’ diyorlar ya. Bu sefer beş tavsiyem olacak. Türkiye Cumhuriyeti’ni tek bir kişi yönetiyor. Mahkemeler dahil hiçbir kurumun esamesi okunmuyor. Bütün yetkiler bir kişide toplanmış.

Çok iyi niyetlerle bu tavsiyelerimi yapıyorum. 84 milyon insan huzursuz. Bu sorunları işleyip iktidar olmak değil tavsiyelerde bulunup iktidar olmak çok daha iyidir benim için. Çünkü biz hem sorunları bilen, çözen anlayışla iktidar olmak istiyoruz.

1. Maceracı para ve kur politikalarından vazgeçin. Devlet maceracı politikalarla yönetilmez. Siz devletin Merkez Bankası’na arkeolog atarsanız devlette liyakat yok demektir. 128 milyar dolar gitti nereye gitti bilen yok. Laf aramızda damat yeni bir kitap çıkarmış. Baktım kitaba, 128 milyar dolar var mı diye. Tık yok. Eylül ayında dolar 8 liraydı şimdi 15 liraya dayandı. Öngörüsüz, maceralı politika sizi buraya getirir. Milli Kurtuluş Savaşı’nı veren bir ülkenin yönetimi borç para için gidip boyun eğer mi? Benim ağrıma gidiyor, laf aramızda Bahçeli’nin hiç ağrına gitmiyor.

2. Kur korumalı mevduata derhal son verin. Türkiye’yi felakete sürüklüyorsunuz. Fakirden alıp zengine veriyorsunuz. Şimdi ben AK Partili kardeşlerime soruyorum. Nas dediler, kuran, iman dediler peki yüzde 92 faizi neresinde din, iman, kuran var kardeşim? Yüzde 92 faiz veriyorsunuz. ‘Nas’ diyordunuz ne oldu da Nas birden pas oldu? Pandemi döneminde yaptıkları karşılıksız yardımları vergiliyorlar. Yüzde 92 faiz alan hiç vergi ödemeyecek. Vergileyeceksin. Bu ülkenin ilahiyatçılarına da sesleniyorum. Her şeyi ben mi konuşmak zorundayım. Sizin konuşmaya hakkınız var niye konuşmuyorsunuz? Fakirden alıp tefeciye hizmet eden bir uygulama yanlıştır.

3. Hazineyi ölçüsüz yük altına sokan Kamu Özel İşbirliği. Tam bir soygun düzeni. Bunu derhal Türk Lirası’na çevir kardeşim. Zorlanıyorsan, ‘Ben bunu yapıyorum CHP benim arkamda kapı gibi duracak’ dersin. Kapı gibi dururuz. Çünkü biz beşli çeteye değil 84 milyona hizmet etmek istiyoruz. Bu milleti açlıkla, yoksullukla sınama kardeşim. Öyle bir tabloyla karşı karşıyayız ki. Sanki enflasyon, dolar yetmiyor bir de ABD’deki, Almanya’daki enflasyonu da bu milletin sırtına yıkıyorsun. Siz de vicdan, ahlak var mı? Hadi bizim enflasyonu anladık. Almanya’daki enflasyonu niye bu milletin sırtına yıkıyorsun? Bunun dinde, imanda, ahlakta yeri var mı yok mu? Haramzadelerin, devleti soyanların kitabında vardır bu. Erdoğan’ın cesur olmasını istiyorum. ‘Ben soyguna izin vermem’ de. Sen tavrını beşli çeteden yana koymuşsun, olmaz. Değiştireceksin bunu. Değiştirirsen en büyük desteği CHP’den alacaksın.

4. Katar aşkından derhal vazgeçin. Tank-Palet’i istedi onu verdin. Adamların tank üretmeleri mümkün değil ama ordudan alıp verdiniz. 2018’de tankımız olacaktı 2022 ortada tank yok. Orduya yapılmış en büyük ihanettir. Arsalar, araziler verdiler. Bir devlet bu kadar pazarlanır mı? Burası ticarethane mi? Bahçeli’nin ağrına gitmiyor bunlar. Bu ülkenin çıkarları üzerine benim milliyetçiliğim var.

Borsa İstanbul’u da Katar’a verdiler. Son iki ay içinde 2.5 milyon küçükbaş hayvanı uçaklarla Katar’a gönderdiler ucuz et yesinler diye bize gelince yüzde 48 zam yaptılar. Adana’da bin 500 kasap kepenk indirdi ve eylem yaptı. Seslerini kestiler, televizyonlar bile doğru dürüst vermedi. Öyle bir tabloyla karşı karşıyayız ki kırmızı etle ilgili TÜİK kamuoyuna açıklama yapar. Son 25 aydır TÜİK hiçbir bilgi vermiyor.

Bizim vatandaşımız çocuğuna et yediremezken yüzde 48 zam yapıyorsun, buradaki hayvanı Katar’a götürüyorsun. Bizim insanımızı da ete muhtaç hale getiriyorsun.

5. Tarımda ve enerjide Türkiye’yi dışa bağımlı hale getirdiler. Böyle bir tablo Türkiye’de yaşandı mı? Türkiye bu noktaya nasıl geldi. Dua ediyoruz gemiler gelsin diye. Şeker karaborsaya düştü. Benim bildiğim şekerin kara borsaya düşmesi ikinci dünya harbinde olmuşsa olmuştur. Nasıl oluyor şeker kara borsası oluyor? Çiftçiye 211 milyar lira alacağını ödeyeceksin kardeşim.

Bir devlete yüzde 60 oranında enerjide bağımlı hale gelinir mi? MGK bunu gündeme getirdi mi getirmedi mi bilmiyorum. Getirmemişse o da görevini yapmamıştır. Şanlıurfa’da ‘Buraya güneş tarlaları oluşturacağız. Çiftçilere de elektriği bedava vereceğiz’ dedim. Hala sözümün arkasındayım. Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak’a çiftçilere elektriği tamamen bedava vereceğiz.

Paylaşın

Altı Genel Başkanın Gündemi: Ekonomik Söylemde Birliktelik

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem çalışmasını tamamlayan ve ortak metne imza atan 6 muhalefet partisinin lideri, bir aylık aranın yeniden bir araya geliyor. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın ev sahipliğinde Pazar akşamı düzenlenecek çalışma yemeğinde konuşulacak konular merak konusu olurken, gözler bir yandan da buluşma sonrasında yapılacak açıklamaya çevrildi.

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün haberine göre; Toplantıda AKP ve MHP’nin Seçim Yasası teklifinin gündeme geleceğine dair yorumlar yapılsa da, muhalefet partilerinin yetkilileri bu konunun kapsamlı bir şekilde gündeme gelmeyeceğini belirtiyor. Yetkililerin bu konudaki gerekçesi ise, teklifin henüz TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilip yasalaşmamış olması.

“İttifak, en fazla iki partiden oluşabilir diyebilirler”

DEVA Partisi Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin, yasanın görüşmeleri sırasında TBMM Genel Kurulu’nda değişiklikler olabileceğini bu nedenle de toplantıda bu konunun kapsamlı bir şekilde gündeme gelmesinin beklenmediğini söyledi. Seçim Yasası teklifinin 6’lı masayı etkileyecek bir yanı olmadığını ifade eden Şahin, “Resmi Gazete’de yayınlanmadan onun değerlendirmesi liderler tarafından yapılmaz” dedi. Teklifin bir buçuk senedir görüşmelerinin sürdüğünü hatırlatan Şahin, “Örneğin komisyonda değişikliklere uğradı. Bir buçuk senedir bunu öngörmemişler miydi? Mayınlı bir iki konu var. Onlarda da değişiklik olabilir. Mesela, ‘İttifak en fazla iki partiden oluşabilir’ diyebilirler” ifadesini kullandı.

Söylem birlikteliği için iş birliği

Toplantının gündem maddeleri arasında ittifakın ilke ve esasları ile seçim süreci ve sandık güvenliği bulunuyor. Bununla birlikte vatandaşı doğrudan ilgilendiren konularda da yürütülecek iş birlikleri de toplantının gündem maddeleri arasında bulunuyor. Partilerin ekonomik programları ve vaatlerini vatandaşa anlatırken, temel konularda söylem birlikteliği yakalanması adına kurulacak iş birliği için bir yol haritası oluşturması da bekleniyor.

“Öncelikli gündemimiz, yangın yerine dönen ekonomi”

DEVA Partisi Sözcüsü İdris Şahin, toplantıda gündem maddelerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Şahin, “En başta ekonomide yaşananlar, kur korumalı mevduat uygulamasının ülkeye kaybettirdikleri, Ramazan sofralarındaki pahalılık, Rusya-Ukrayna krizi, NATO görüşmeleri mutlaka değerlendirilir” dedi. Olası bir ittifak halinde ilkeler ve değerlerin ne olacağı konusunu gündemlerine aldıklarını belirten Şahin, her partinin öncelikleri olacağını ama ağırlıklı olarak Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’le ilgili geçiş sürecinin yol haritasını konuşacaklarını söyledi.

Şahin, “Bizim için öncelik, Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş sürecinde yol haritası, bununla ilgili hangi adımlar atılacak, yürütmede Cumhurbaşkanının yetkileri nasıl kullanılacak gibi konular ve bununla birlikte, yangın yerine dönen ekonomi” ifadesini kullandı. Toplantı sonrasında bir ortak metin de paylaşılacağını kaydeden Şahin, ortak metinde bundan sonraki süreç içerisinde seçim ve seçim güvenliğine yapılabilecek iş birliği esaslarının yer almasının beklendiğini kaydetti.

Enginyurt: Vaatlerimizi masaya yatıracağız

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Cemal Enginyurt’un verdiği bilgiye göre de liderler, Pazar günü vatandaşa yönelik seçim vaatlerini masaya yatıracak. Enginyurt, “Bu toplantılar artık Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem toplantısı olmaktan çıkacak. Topluma ne anlatacağımızın konuşulacağı toplantılar olacak” ifadesini kullandı. İşsizlik ve yoksulluğun giderek arttığını belirten Enginyurt, “Biz kendi adımıza millete olan vaatlerimizi masaya yatıracağız ve bunları nasıl anlatacağımızı planlayacağız” dedi.

Pazar günü bu iş birliğinin yol haritasının çizilmesini beklediklerini ifade eden Enginyurt, Millet İttifakı ile ilgili de dikkat çekici ifadeler kullandı. CHP’nin ittifakın ana merkezi olduğunu belirten Enginyurt, “6 partinin kurmuş olduğu bu ittifak Türk milletine umut olmuştur. CHP, bu birlikteliğin ana vagon görevini görmektedir” dedi. İttifakın bozulmaması gerektiğini kaydeden Enginyurt, “Bu ittifakı bozacak olan bedelini çok ağır öder. Bu ittifakı bozmaya, millete zulmetmeye kimsenin hakkı yoktur” diye konuştu.

Yamalı: Geçiş sürecidir, ilkelerle ilgili konudur

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nedim Yamalı da Millet İttifakı’nın yerel seçimlerdeki başarısına dikkat çekerek, ittifakı başarılı bulduklarını ve iş birliği yollarının araştırılmasını istediklerini söyledi. 28 Şubat’ta yapılan toplantının öncesinde açıklanan sonuç bildirgesini hatırlatan Yamalı, iş birliği içinde bulunan partilerin sağlıklı bir ittifak oluşturabilme çabası göstermesi konusunda karar aldığını vurguladı. Bu kapsamda her ay toplantı yapılmasının kararlaştırıldığını da hatırlatan Yamalı, “Bu bir geçiş sürecidir, ilkelerle ilgili konudur” dedi.

“Ekonominin yol haritası gündeme gelebilir”

Toplantıda “popüler siyasi konuların” gündeme geleceğini kaydeden Yamalı, ittifak ile ilgili “Genel seçimler için de daha da genişletilmesi, içinin daha da doldurulması ve her kesimi kuşatır hale gelmesini ve sadece bir seçim ittifakı ile sınırlı kalmamasını istiyoruz” ifadesini kullandı. Yamalı, seçim sonucunu da yönetecek bir süreç için programların şimdiden çalışılmasını istediklerini kaydetti. Gündem maddeleri ile ilgili “Ekonominin yol haritası, anayasa değişiklikleri için yol haritası, adalet ve yargı konuları ile ilgili çalışmalar gündeme gelebilir” diyen Yamalı, toplantıda çalışma gruplarının da oluşturulabileceğine dikkat çekti.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan ‘Basın Özgürlüğü’ Mesajı

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Basın Konseyi’nin kuruluşunun 35’nci yılı nedeniyle gerçekleştirilen etkinlikte yaptığı konuşmada, “Anayasa’da gayet açık bir hüküm var: ‘Basın hürdür, sansür edilemez’. Bu kadar basit ama sansür ediliyor. Hürlüğü kalmadı ve şu anda basın gerçekten ciddi bir risk altında. Gazeteciler cidden büyük bir risk altında.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamanın devamında, “Olması gereken aslında basına yönelik sağlıklı ve tutarlı bir kültür oluşturmak. Her görüşten gazetecinin özgürce yazabildiği, siyaset kurumunu rahatlıkla eleştirebildiği bir ortama, bir kültüre ihtiyacımız var. İngiltere’de yazılı bir Anayasa yok ama hiç kimse İngiltere’de demokrasi yok demiyor. Tam tersine demokrasinin beşiği olarak kabul ediliyor.” dedi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, açıklamasını, “O zaman biz bu kültürü hangi görüşten olursak olalım bu kültürü yerleştirmek zorundayız. Sağcısı, solcusu, ortacısı, çağdaşı, çağdaş olmayanı neyse ama bu kültürün olması lazım. Bu kültürü yerleştirdiğimiz zaman Anayasa’da şu yazıyor ya da bu yazıyor diye düşünmeyeceğiz. Evet, burada bir haksızlık var ve bu haksızlığın bir şekilde giderilmesi lazım.” sözleriyle sürdürdü.

Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonuna doğru gençlere de değinerek, “Bu ortak görevi yerine getirdiğimiz zaman özellikle kaderi değiştirecek olan da 6 milyon 300 bin genç yeni seçmen, yani gençler. Gençlerin umutları var, onların özgürlüğe ihtiyaçları var. Onlar özgürce yazmak, Özgürce konuşmak istiyorlar ve onlara büyük bir umut bağladığımı da ifade etmek isterim. Çünkü, Türkiye’de demokrasinin gelişmesi ve kökleşmesi için onlar kendi özgür iradeleri ile var olan otoriter bir yapıyı değiştirecekler. Buna da yürekten inanıyorum.” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul’da Basın Konseyi’nin 35. Kuruluş Yıl Dönümü kutlamasına katıldı. Kılıçdaroğlu’nun konuşması şöyle:

“Ciddi sorunlarımız var, hepiniz bunları biliyorsunuz. Şunu ifade etmek isterim hayatım boyunca hiç umutsuz olmadım. Türkiye güzel, dinamik bir ülke, dolayısıyla bütün sorunlarını çözebilecek yetkinliğe sahip bir ülke biz bunu yapak zorundayız. Ama demokratik kurallar içerisinde yapmak zorundayız. Biliyorum hapiste gazeteciler var, biliyoruz doğru haberlerin bile mahkeme kararıyla internet sayfalarından kaldırıldığı var. Bunları da biliyoruz.

Doğru habere ulaşmanın yasaklandığı bir ülkeden geçiyoruz, her ne kadar Anayasa, ‘basın sansür edilemez’ dese de aslında Anayasa’nın da gerçekten askıda olduğunu da biliyoruz. Bazen yasalar ile belli şeyleri düzeltmeye çalışıyoruz veya Anayasa değişiklikleri ile belli şeyleri güvence altına alabilir miyiz alamaz mıyız diye çaba harcıyoruz. Dediğim gibi Anayasa’da gayet açık bir hüküm var: ‘Basın hürdür, sansür edilemez’. Bu kadar basit ama sansür ediliyor. Hürlüğü kalmadı ve şu anda basın gerçekten ciddi bir risk altında. Gazeteciler cidden büyük bir risk altında.

“Haksızlık var ve bu haksızlığın bir şekilde giderilmesi lazım”

Bu kültürü oluşturmak da hepimizin ortak görevi. Özellikle bizleri yazılarıyla, haberleriyle aydınlatan medyanın görevi. Medya bu konuda elinden geleni yapıyor, biliyorum ama o kadar ciddi bir ayrışma var ki… Bir grup, bizim havuz medyası diye tanımladığımız, iktidar ne yaparsa yapsın onları hep haklı çıkarmaya çalışıyor. Burada da doğal olarak vatandaşın kafası karışıyor, acaba hangisi doğrudur diye.

Bütün gazetecilere, köşe yazarlarına, habercilere elbette bir çağrıda bulunmak isteriz; haklının yanında, adaletin yanında durmak, doğru haberin peşinde koşmak, toplumu aydınlatmak onların görevi. Hiçbir politikacı şunu unutmasın. Bir politikacının en büyük avantajı özgür medyanın olmasıdır, bağımsız medyanın olmasıdır. Özgür ve bağımsız bir medya, bizim göremediğimizi görür; bizim yanlış yaptığımızı hatırlatır ve bizim yanlışları tekrar etmememize yol açar. Medya bu kadar önemliyken, biz medyayı doğru haber yaptığı için cezalandırıyoruz. Bu yüzden de buradan da artık Türkiye’nin çıkması lazım. Şunu ifade edeyim, az kaldı, inşallah hep beraber, hep birlikte demokratik yöntemlerle sandığa giderek, özgür irademizi kullanarak Türkiye’yi bir kabustan çıkarmak zorundayız. Bu hepimizin ortak görevidir.

“Buna da yürekten inanıyorum”

Bu ortak görevi yerine getirdiğimiz zaman özellikle kaderi değiştirecek olan da 6 milyon 300 bin genç yeni seçmen, yani gençler. Gençlerin umutları var, onların özgürlüğe ihtiyaçları var. Onlar özgürce yazmak, Özgürce konuşmak istiyorlar ve onlara büyük bir umut bağladığımı da ifade etmek isterim. Çünkü, Türkiye’de demokrasinin gelişmesi ve kökleşmesi için onlar kendi özgür iradeleri ile var olan otoriter bir yapıyı değiştirecekler. Buna da yürekten inanıyorum.

Basın konseyi 35. Yılını kutluyor. 35 yıl önemli bir süreç, dolayısıyla 35 yıl içinde basının sorunlarını aktarmak ve o sorunların çözümü için mücadele etmek son derece değerlidir. Bütün basın çalışanlarına hepinizin huzurunda teşekkür etmek benim için temel bir görevdir.”

Paylaşın

CHP’li 11 Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan İktidara Çağrı

CHP’li 11 büyükşehir belediye başkanı, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun ev sahipliğinde Kuşadası’nda bir araya geldi. Basına kapalı düzenlenen toplantıyla ilgili yapılan açıklamada, CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un değerlendirmelerine yer verildi.

Haber Merkezi / CHP’li belediye başkanlarının başarılı bir performans sergilediklerini belirten Torun, yapılan anketlerde bu kentlerdeki oy oranlarının arttığının görüldüğünü dile getirdi. Yerel seçimlerdeki başarıyı ilk genel seçimde de ortaya koyacaklarını aktaran Torun özetle şunları söyledi:

“Buradaki en büyük gücümüz, vatandaşın nezdinde en büyük güvenimiz, belediye başkanlarımızın, belediyelerimizin başarısı. Onlar her türlü zorluğa, baskıya, dayatmaya rağmen işlerini olağanüstü yapıyorlar. Onların başarısıyla bu ülkenin geleceğinin çok daha iyi olacağına ve bu ülkenin onların hizmetleriyle normalleşeceğine yürekten inanıyorum.”

Ardından İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Eskişehir, Aydın, Antalya, Muğla, Mersin, Tekirdağ ve Hatay büyükşehir belediye başkanları ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Büyükşehir Belediye Başkanları olarak düzenli aralıklarla gerçekleştirdiğimiz toplantılarımız için bu kez “Efeler Diyarı” Aydın’da bir araya geldik. Aydın buluşmasında pandemi, savaş, iklim krizi ile gıda, enerji ve petrol ürünlerinde fiyat artışının yaşandığı son dönemde özellikle tarım alanında yaşanan güncel gelişmeler değerlendirilmiş, gelecek yıllarda yaşanması beklenen gıda temini sorununun önlenmesi adına Büyükşehir Belediyelerimizin yaptığı ve yapacağı çalışmalar ele alınmıştır.

Geride bıraktığımız 3 yılda Büyükşehir Belediyelerimiz kırsal kalkınma alanında önemli başarılara imza atmış; kadın kooperatiflerinin ve tüm tarımsal kalkınma kooperatiflerinin desteklenmesi, sözleşmeli üreticilik, hibe destekler ve hayvancılık alanlarında üreticilerimizin yanında olmuştur. Buluşmada kırsal kalkınmadaki destekler ile bu desteklerdeki ürün ve yöntem çeşitliliğinin artırılması için yapılacak çalışmalarda kurumlarımızın birlikte hareket etme iradesi vurgulanmıştır.

Gerek iklim krizi gerekse savaş nedeniyle birçok ülke ve Türkiye’miz gıda kriziyle yüzleşmektedir. 11 Büyükşehir Belediyesi olarak hükümeti, ülkemizde de büyümekte olan gıda krizini çözmek üzere, belediyelerimizi de içerecek şekilde ulusal bir istişare toplantısı düzenlemeye ivedilikle davet ediyoruz. Özellikle kıyı bölgelerinde geçtiğimiz sene büyük orman yangınları yaşanmış, bu yangınlara müdahale ve koordinasyon konusunda sorumluların yeterli donanıma sahip olmadığı gözlemlenmiştir.

Büyükşehir Belediyelerimiz, yangınlarda ve doğal afetlerde yerel yönetimlerin, vatandaşlarımızın yanında olduğunu yakından hissettirmiştir. Büyükşehir Belediyelerimizin, yaklaşan yaz ayları öncesinde orman yangını felaketlerine karşı yapacağı ortak çalışmalar değerlendirilmiş ve geçtiğimiz yıl faaliyete geçirilen “Orman Bilim Kurulu”nun çalışmalarının yakından takip edileceği konusunda ortak karar alınmıştır. Bu konuda Belediyelerimiz, Valilikler, Orman Bakanlığı yetkilileri ve ilgili kurumlarla acil bir toplantı yapılması gerektiğini belirtiyor, her türlü iş birliğine açık olduğumuzun altını bir kez daha çiziyoruz.

Buluşmada ayrıca ulaşım, eğitim, bilişim projeleri ve kadınların istihdama katılması hakkında değerlendirilmelerde bulunulmuştur. Büyükşehir Belediyelerimiz kentlerimizi daha yaşanabilir hale getirmek için uzun vadeli yatırımları, altyapı çalışmalarını, büyük ölçekli ulaşım ve çevre projelerini hayata geçirmektedir.

Büyükşehir Belediyelerimiz, zorlu ekonomik koşullara ve anbean yükselen maliyetlere rağmen su, ulaşım ve ekmek fiyatları ile sosyal yardımlarda direnç noktalarını yukarıda tutmaya azami gayret gösterecektir. 11 Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Mevcut ekonomik koşullar nedeniyle yapılan ve yapılabilecek tarife değişikliklerinin sorumlusu yerel yönetimler değil, merkezi yönetimdir. Hükümet yetkililerinin, Belediyelerin kur kaynaklı zararlarını karşılaması bunun yanında artan gider kalemlerine karşı gelirlerinin de aynı ölçüde artırılacağı çalışmalar yapması gerekmektedir.

Millet İttifakı Belediyeleri olarak, önümüze çıkarılan tüm zorluklara ve malum ekonomik koşullara rağmen geleceğimiz için heyecanla çalışmaya devam edeceğiz. Milletimiz dünya tarihinde, en zorlu fırtınaların ardından dahi güneşin nasıl doğacağı konusunda deneyimli ve yol gösterici kimliğiyle bilinmektedir. Bizler de bu yol göstericiliğin ışığında, 3 yıllık görev dönemimizde olduğu gibi, özellikle mübarek Ramazan Ayı ve sonrasında da kimseyi ayırt etmeden vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle 11 Büyükşehir Belediye Başkanı olarak milletimizin mübarek Ramazan ayını şimdiden kutluyor; bolluk, bereket, mutluluk ve hayırlar getirmesini diliyor; Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” sözünün takipçileri olarak yakın coğrafyamızda yaşanan Ukrayna-Rusya Savaşı’nın da son bulmasını yürekten temenni ediyoruz.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Çiftçinin İktidardan 211 Milyar Lira Alacağı Var

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Anlalya, Kumluca Toptancı Hali’nde düzenlenen “Kumluca Expo İhtisas Domates Fuarı”nın açılışında yaptığı konuşmada, çiftçinin kazanmasının toplumun her kesimi için kazanç olduğunu söyledi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Tarım artık stratejik sektördür, pandemi bize gerçeği gösterdi ki tarımı olmayan, tarımı gelişmemiş bir ülke bir şekliyle açlığa mahkum olabilir. Tarım ürünlerini dışarıdan getirmek zorunda kalabilir” diye konuştu.

Türkiye’nin toprağı, güneşi, suyu ve çalışkan insanlarının olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, buna rağmen arpa, mercimek, pamuk, et ve canlı hayvanın dışarıdan alındığını dile getirdi.

Tüm üreticilerin neden yurt dışından ithalat yapıldığını düşünmesi gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, “Değerlerimiz, imkanlarımız, bereketli topraklarımız, çalışan insanımız var, evet o zaman neden dışarıdan getiriyoruz. Neden bir açlık, yoksulluk kriziyle karşı karşıya kalıyoruz. Bunu hepinizin düşünmesini isterim. Çözümü var, çözümsüz bir sorun yoktur. Sorunu çözmekte samimiyseniz sorunu yaşayanı, çiftçiyi dinleyeceksiniz” dedi.

Gübre, yem, naylon, ilaç ve elektriğe yapılan zamları herkesin bildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Nasıl aşacağız, çözeceğiz? Çözümün adresi siyaset kurumudur. Siyaset çözecek bunu. Siyaset de akılla, bilgiyle birikimle bunu çözecek” ifadesini kullandı.

Planlamasız hep beraber domates, soğan ekildiği için ertesi yıl herkesin iflas ettiğini savunan Kılıçdaroğlu, devletin havza bazlı planlama yapması gerektiğini ifade etti.

Planlama yapılırsa herkesin üretim yapıp alın teri dökeceğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“O zaman dışarıdan almaz, ürettiğimiz ürünleri dünyanın her yerine ihraç ederiz. Herkes çalışıyor, biz gidiyoruz ‘Hep birlikte Afrika’da arazi kiralıyoruz. Afrika’da üreteceğiz.’ Türkiye, bizim vatanımız değil mi, bizim bayrağımız yok mu? Bu ülkede ekip biçmeyecek miyiz, kazanmayacak mıyız? Bunun olması lazım. İşin özeti maliyet artı makul kar eşittir taban fiyat.”

“Rusya ve Ukrayna’ya 80 milyonu alamadık”

Üretilen ürünün daha çok Rusya ve Ukrayna’ya ihraç edildiğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, orada savaş çıktığını, ihracatçının alacağı olan 80 milyon doları alamadığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, iktidarın devreye girmesi, üreticinin hakkını ve hukukunu koruması gerektiğini ifade etti.

Ukrayna, Rusya ilişkilerinin sürdürülmesi gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, “Eskiden karşılığını dolar olarak alıyordunuz, şimdi savaştan dolayı ruble vereceğiz diyor. Ruble dolar karşısında sürekli değer kaybediyor. Değer kaybetmesi üreticinin hakkını alamaması demektir” dedi.

“Çiftçinin iktidardan 211 milyar lira alacağı var”

Kılıçdaroğlu, Ziraat Bankası, kamu bankaları, hatta tüm bankaların devreye girerek üreticiye en az iki yıl faizsiz kredi açması, “Sen al, üret, ihraç et.” demesi gerektiğini dile getirdi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin sosyal bir devlet olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “CHP var ya, hep eleştiriyor.’ diyorlar. Sorunun nasıl çözüleceğini üç öneri olarak paylaştım. ‘Paramız yok’ diyorlar. Bu siyasi bir tercihtir. Elin oğluna dünyanın parasını veriyorsunuz, çiftçiye gelince vermiyorsun. Arabanız, buzdolabınız, çamaşır makineniz, evde koltuğunuz da olmayabilir ama günde üç sefer yemek yemek, karnınızı doyurmak zorundasınız. Onun için tarım sektörüne önem vermek lazım.” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, milli gelirin en az yüzde 1’inin çiftçiye verilmesi gerektiğinin yasalarla belirtildiğini, çiftçinin iktidardan 211 milyar lira alacağı olduğunu söyledi.

Paylaşın

CHP’li Salıcı’dan ‘Seçim Kanunu’ Yorumu: Korkunun Ecele Faydası Yok

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, Cumhur İttifakı’nın Seçim Kanunu teklifi hakkında, “Masa başında formül peşinde koşuyorlar. Boşuna kürek çekiyorlar. Korkunun ecele faydası yok” ifadelerini kullandı.

Partisinin Antalya’da düzenlediği “Büyük Örgüt Buluşması”nda bir grup gazetecinin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün haberine göre; Salıcı, iktidarın “sandıktan çıkan mesajı almadığını gördüklerini” dile getirerek, Millet İttifakı’nda oy oranı düşük partilerin seçime nasıl gireceği tartışmaları hakkında da, “Biz formül buluruz. Yani ittifak yerinde duruyor. Nasıl şekillenir onu göreceğiz” diye konuştu.

Doğu Masası kapsamında partilerine katılan vatandaşların büyük bir kısmının geçmişte AKP’ye oy vermiş kişiler olduğuna dikkat çeken Salıcı, “Doğu ve Güneydoğudaki iki partili sistem olmayacak. Van ve Diyarbakır’dan kesin milletvekili bekliyoruz” dedi.

“Masa başında formül peşinde koşuyorlar”

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) Seçim Kanunu teklifi ile ilgili, “Korkunun ecele faydası yok yasası. Masa başı mühendislikleriyle seçim kazanmaya çalışıyorlar. Seçim masa başında kazanılmaz, seçim sahada kazanılır” söyleminde bulunan Salıcı, “Biz sahada çalışıyoruz, onlar masa başında formül peşinde koşuyorlar” ifadesini kullandı.

AKP ve MHP’nin teklifi hazırlarken 2018 seçim sonuçlarını göz önünde bulundurduğunu kaydeden Salıcı, şöyle devam etti: “Türkiye, 2018 Türkiyesi değil ki. 2018 Türkiyesi’nde bizim 11 büyükşehrimiz yoktu. Biz bir yerel seçim başarısı yaşamış değildik. 2018’de aldığımız oy yüzde 22.65’ti. Şimdi Tayyip Erdoğan’ın en sevdiği kişiye anket yaptırın. Herhalde Cumhuriyet Halk Partisi’nin oyu yüzde 22.65 çıkmaz. Çok çok daha yukarıda çıkar. Dolayısıyla boşuna kürek çekiyorlar.”

İstanbul’da yerel seçimin iptal edilerek tekrarlandığını hatırlatan Salıcı, “Sonuç, vatandaş döndü tokadı vurdu. Sandıktan çıkan sonuca riayet edeceksin. Sandıktan çıkan mesajı almadıklarını görüyoruz. Ya da bu mesajdan ders almadıklarını görüyoruz” ifadesini kullandı.

“Genel Kurulda değişiklik bekliyorum”

Salıcı, “Seçim Yasası’nda genel kuruldaki görüşmeler sırasında değişiklik bekliyor musunuz?” sorusuna da şu yanıtı verdi: “İki parti oturup konuşuyor. İki partinin konuştuğu bir yasa teklifinin Meclis’e gelmesi bir yılı buldu. Biz bu arada altı siyasi parti oturduk geleceğe dair Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem metnini hazırladık ve kamuoyuna açıkladık. (…) İki parti arasında yapılan hesaplarla ilgili, birbirlerine dair hesaplarla ilgili sıkıntı var. Genel kurulda da değişiklik önerileri verilebilir. Biz son haline bakarız. Değişiklik mümkün. Çok iyi anlaşıyor olsalardı bir sene sürmezdi Meclis’e gelmesi.”

“İttifak yerinde duruyor, formül buluruz”

Salıcı, “Millet İttifakı’nın milletvekili seçimleri için nasıl bir yol izleyeceğine” ilişkin bir soruyu ise şu sözlerle yanıtladı: “Biz formül buluruz. Önce şunun yapılması lazım. Bu kanun Genel Kurul’dan böyle mi geçecek? Kanun geçer, geçmiş olduğu haliyle biz meseleyi tartışırız. Diğer siyasi partiler de geçmiş olduğu haliyle tartışır. Süreç yürür. Yani ittifak yerinde duruyor. Nasıl şekillenir onu göreceğiz.”

“İktidarın Millet İttifakı’nı bozmak amacıyla çeşitli saldırılarda bulunduğunu” öne süren Salıcı, “İttifak bunları atlattı. Bir güven duygusu siyasi partiler arasında oluşmuş durumda ki böyle bir metne imza attılar. Bundan sonra ciddi bir engelle karşılaşmadan yürüyecektir” ifadesini kullandı.

“Masa, adayını çıkaracak ve arkasında duracak”

Salıcı, Cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin soru üzerine de, “O konuşulmuyor şu an. Masada bir aday belirlenecek. Masada belirlenen aday, aday olacak. Seçimin tarihi belli mi, seçimin tarihinin belli olmadığı yerde adayı niye konuşalım” dedi. Salıcı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ile ilgili sorular üzerine de şunları söyledi:

“Burada önemli olan ittifakın sürmesi, birbiriyle diyaloğun devam etmesi, geleceğe dair mutabakatın devam etmesi, bütün bu sürecin sonucunda da masa kendi adayını çıkaracaktır ve çıkardığı adayın arkasında da duracaktır. Yani biz, isim konuştuğumuz zaman, ya da isimler üzerine yorum yaptığımız zaman içeriği kaçırmış oluyoruz. Tabii Türkiye’yi geleceğe dair bir fikir yönetecek, belirleyecek. Masanın adayı olan kişi o fikrin taşıyıcısı olacak. Seçilecek olan aday o fikrin uygulayıcısı olacak. Ortaya önce fikir konmalı.”

Paylaşın

Altı Muhalefet Lideri İkinci Defa Buluşuyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti ve Gelecek Partisi liderleri, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın ev sahipliğinde ikinci defa bir çalışma yemeğinde bir araya gelecek.

Ahlatlıbel’de yapılan ilk görüşmeden yaklaşık 1.5 ay sonra gerçekleşecek ikinci buluşmada masada “Parlamenter sisteme geçiş sürecinin yol haritası”, “Olası bir ittifakın ilke ve değerleri” ile “Seçim sonrası uygulanacak politikalar konusunda üzerinde çalışılacak konular”ın olması bekleniyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan 12 Şubat’ta Çankaya Belediyesi’nin Ahlatlıbel tesislerinde bir araya gelmiş, yaklaşık 5 saat süren görüşmede Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni’ne nokta koyarak metnin 28 Şubat’ta açıklanması kararı almıştı.

Görüşmeden sonra yapılan açıklamaya göre liderler ayrıca ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’e geçiş sürecinin yol haritası ve seçimlerden sonra uygulanmaya başlanacak politikalar konusunda ortak çalışma yapılacak konu başlıklarının belirlenmesinde uzlaşmıştı.

Görüşmenin ardından planlandığı gibi Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni 6 partinin genel başkanının katılığı bir programla 28 Şubat’ta kamuoyuna açıklandı. Ardından 27 Mart’ta yapılacak ikinci buluşma için hazırlıklar başladı.

“2. Liderler Buluşması”na ev sahipliği yapacak olan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan görüşme öncesi 5 genel başkanı ayrı ayrı ziyaret ederek toplantının gündemine dair görüş alıverişinde bulundu.

Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre Babacan’ın sunduğu taslak gündemde “Parlamenter sisteme geçiş sürecinin yol haritası”, “Olası bir ittifakın ilke ve değerleri ne olmalı?” ve “Seçim sonrası uygulanacak politikalar kapsamında ele alınacak tematik konular ne olmalı?” başlıkları yer aldı.

Geçiş sürecinin yol haritası ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ konusunda uzlaşan partilerin seçimi kazanmaları durumunda parlamenter sisteme geçiş takvimini, Cumhurbaşkanı’nın geçiş sürecinde ülkeyi nasıl yöneteceği, yetkilerini nasıl kullanacağı, bu yetkileri kullanırken kendisini destekleyen partilerin iradesini hangi metotlarla yönetim sürecine katacağı gibi başlıkları içeriyor.

6 liderin buluşması her ne kadar “ittifak” olarak yorumlansa da henüz ittifakın adı da yapısı da konuşulmuş değil. Olası bir ittifakın ilke ve değerleriyle ilgili çalışma kapsamında da kurulacak ittifakın yapısı, mekanizmalarının da yer alacağı ilke ve değerler üzerinde de konuşulup uzlaşılması gerekiyor. Ayrıca seçime doğru giderken başta ekonomi olmak üzere dış politika, sosyal politika gibi belirlenen bazı temel konularda ortak hedef ve ilkeleri içeren tematik çalışmalar yapılması öneriliyor.

Liderler bu gündem önerilerinde anlaşmaları durumunda, söz konusu 3 başlıkla ilgili çalışma başlatılması talimatı verecek. Bu çerçevede partiler görevlendirmeler yapacak, çalışma komisyonları oluşacak.

Seçim kanunu

6 liderin buluşmasında AK Parti ve MHP’nin hazırladığı seçim kanunu teklifinin resmi gündem başlıkları arasında yer alması beklenmiyor. Liderlerin konuyla ilgili değerlendirme yapabileceği konuşulurken bu konunun kanun Meclis’ten geçtikten sonra ele alınacağı ifade ediliyor.

Kaynaklar, “Teklifin Meclis’ten nasıl çıkacağının görülmesi gerek. Son hali görülmeyen bir düzenlemeyi konuşmak doğru olmaz.

Aylarca barajın yüzde 7’ye düşürülmesi gündemdi. Ancak teklif ittifak sürprizi ile geldi. Son dakika Meclis Genel Kurulu’nda da önergelerle değişiklik yapılması mümkün. O nedenle teklifin nasıl yasalaşacağını görmek gerek” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı adayı

Muhalefet liderlerinin ilk buluşmasında Cumhurbaşkanı adayının gündeme gelmediği, sadece “bu konuyu değerlendirmek için erken olduğu” görüşünde uzlaşıldığı ifade edilmişti. Ortak Cumhurbaşkanı adayı konusunda genel bir eğilim olsa da liderlerin bu konuyu daha ilerideki buluşmalarda ele alabileceği ifade ediliyor.

6 muhalefet lideri 12 Şubat’taki ilk buluşmasını Çankaya Belediyesi’nin Ahlatlıbel tesislerinde gerçekleştirdi. DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan’ın ev sahipliği yapacağı ikinci buluşma için otel, restoran gibi farklı seçenekler değerlendirildikten sonra en son DEVA Partisi’nin Mustafa Kemal Mahallesi’ndeki Genel Merkez binasında karar kılındı. Yemekli buluşma için DEVA Partisi genel merkezindeki geniş bir toplantı salonunun kullanılması bekleniyor.

Paylaşın