Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a SADAT Tepkisi: Kaçamaz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “SADAT’la uzaktan yakından ilişkisi olmadığına” dair yaptığı açıklama dolayısıyla tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın SADAT’ın yaptıklarının sorumluluğunu almak istemediğinin altını çizen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Kaçamaz” dedi.

Cumhuriyet gazetesinden Mustafa Balbay, bugünkü köşe yazısında CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeye yer verdi.

Balbay, geçmişte SADAT’ın kurucusunu başdanışmanı olarak atayan Erdoğan’ın “Alakam yok” şeklindeki ifadesine tepki gösteren Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşme hakkında özetle şunları yazdı:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İstanbul mitingi öncesinde, öncelikli konu SADAT olmak üzere güncel gelişmeler üzerine sohbet ettik.

2012 yılında, 28 Şubat gibi çok anlamlı bir günde kurulan SADAT, on yıldır değişik nedenlerle gündem konusu oluyordu. Kılıçdaroğlu’nun kapısına dayanmasıyla tartışma daha da derinleşti. SADAT yöneticileri kendilerini ifade etmeye çalışıyorlar,  Erdoğan da işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. “Benim ilgim yok” deyip tartışmanın dışına çıkmak istediğini ortaya koydu. Kılıçdaroğlu’nun buna yanıtı şu:

“SADAT’ın yaptıklarını göğüsleyemeyeceğini görüyor ve sorumluluğu üzerinden atmak istiyor. Bu tartışmadan kaçmak istiyor. Ancak ortada gerçekler var. Kaçamaz. SADAT gibi bir örgütten haberi yoksa, o da suç! Ben savcıları göreve çağırıyorum. Eğer bu ülkenin cumhuriyet savcısı iseler bir soruşturma başlatsınlar. Olağanüstü askeri eğitim kime, niçin veriliyor? Türkiye’nin bilmediğimiz bir ordusu daha mı var?”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Kurmaylarına Dikkat Çeken Talimat

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın önceki gün yaptığı “Gönlümün adayı kısmını kaldırıyorum, o ‘gönlümüzün’ kısmı kalktı. Artık CHP’nin adayı Kılıçdaroğlu diye bir algı oturdu” sözlerinin ardından parti içinden çarpıcı kulis bilgisi geldi.

İddiaya göre “Gönlümün adayı” kelimesini yasaklayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurmaylarına “Kılıçdaroğlu CHP’nin adayı deyin” şeklinde talimat verdi.

CHP dün Maltepe’de binlerce kişinin katılımıyla “Milletin Sesi” mitingini gerçekleştirdi. Miting için muhalefet cephesinde “Adaylık ilanı gibi miting” yorumlarında bulunulurken, CHP kulislerinden çarpıcı bir iddia ortaya atıldı.

Oda TV’de yer alan habere göre, Kılıçdaroğlu’nun söz konusu cumhurbaşkanı adaylığı sorulduğunda CHP’lilerden “gönlümün adayı” yanıtı geliyordu.

İddiaya göre Kılıçdaroğlu “gönlümün adayı” sözünü yasakladı. Artık CHP’liler, Kılıçdaroğlu için “gönlümün adayı” açıklaması yapmayacak, “Kılıçdaroğlu CHP’nin adayı” diyecek.

Maltepe’deki Milletin Sesi mitingi öncesinde konuşan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullanmıştı.

Altay, “Eskiden ‘gönlümüzün adayı Kılıçdaroğlu’ deniyordu, o ‘gönlümüzün’ kısmı kalktı. Artık CHP’nin adayı Kılıçdaroğlu diye bir algı oturdu” demişti.

Paylaşın

CHP’nin ‘Doğu Masası’ Çalışmaları Meyvelerini Vermeye Başladı

CHP’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde örgütsel kapasitesini artırmak ve oylarını yükseltmek için başlattığı Doğu Masası çalışmaları geçen bir yıl içinde ilk meyvelerini üye sayısında vermeye başladı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, CHP’nin Teşkilat biriminden alınan bilgiye göre bu süreçte üye sayıları Ağrı’da yüzde 71, Batman’da yüzde 141, Diyarbakır’da yüzde 117, Mardin’de yüzde 122, Muş’ta yüzde 46, Siirt’te yüzde 49, Bingöl’de yüzde 40, Şanlıurfa’da yüzde 51, Hakkari’de yüzde 71, Şırnak’ta yüzde 123, Van’da yüzde 131 oranında artış gösterdi. Partililer yeni üyelerin büyük bir kısmının, AK Parti’den istifa eden vatandaşlar olduğuna dikkat çekiyor.

DEVA Partisi’nin ‘ikinci’ adayı

İlk mitingini dün Antep’te yapan DEVA’da valilikle yaşanan alan tartışmasının il örgütünü daha fazla motive ettiği ortak görüştü. İl yöneticileri, bu durumun hem kendilerini hem de üyelerini daha da şevkle çalışmaya sevk ettiğini söylüyorlardı. Miting öncesi de birinci gündem buydu. Ancak sohbet bir yerden sonra dönüp dolaşıp yine cumhurbaşkanlığı adaylığına geldi.

Bir il yöneticisi, bu konuda kişisel tercihinin doğal olarak Genel Başkan Ali Babacan olacağını söyledi. Peki, olur da ‘ikinci bir isim’ konuşulması gerekirse? O zaman da artık pek de gündeme gelmeyen bir ismi söyledi: Abdullah Gül. Gül, DEVA’nın kuruluşunda beklenenin aksine mesafeli bir duruş sergilese de parti içinde tamamen gündem dışı kalmamış gibi görünüyor.

CHP’ye 7 ayda 7 bine yakın başvuru: Yarısı iş talebi

CHP’nin Parti Meclisi’ne sunduğu MYK raporuna göre 13 Ekim 2021 – 13 Mayıs 2022 tarihleri arasındaki yaklaşık 7 ayda CHP Yerel Yönetimler birimine ziyaret, telefon, mektup, e-mail yoluyla 7 bin 908 talep ve şikayet konusu iletildi. Bunların 3 bin 847 ile yarıya yakınını iş talebi oluşturuyor. Binin üzerinde kişi sosyal yardım talebinde bulunurken bine yakın kişi de altyapı, yol ve su gibi ihtiyaçların giderilmesini istiyor.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Haramilerin Saltanatını Yıkacağız

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na verilen cezanın ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrısıyla Bursa’dan İstanbul’a alınan “Milletin Sesi” mitingi Maltepe Sahil Miting Alanı’nda gerçekleştirildi.

Sahneye ilk olarak parti yöneticileri ve milletvekilleri çıktı. Ardından Büyükşehir Belediye Başkanları kitleyi selamladı. Daha sonra Canan Kaftancıoğlu sahneye çıktı. Kaftancıoğlu’nun ardından Gezi Parkı Direnişi sürecinde yaşamını yitirenlerin aileleri ve Gezi Davasında tutuklananların aileleri sahnede yer aldı.  Bu sırada kitleden “Hak hukuk adalet”, “Her yer Taksim her direniş” sloganları yükseldi.

Daha sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Hak, hukuk, adalet” sloganları eşliğinde sahneye çıktı. “Kimse umutsuzluğa kapılmasın, haramilerin saltanatı yıkılıyor” diyen Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Hiçkimse umutsuzluğa kapılmasın. Haramilerin saltanatı yıkılıyor. Bu meydanda milyonlarla buluşmuştuk. Az kaldı bu kentin meydanlarında, sokaklarında özgürce kucaklaşacağız. Birileri Türkiye’yi zifiri karanlığa sürüklemek istiyor. İnsanları korkuyla sindirmek istiyor.

Sizi, bu milleti korkutarak bu sistemi ayakta tutmak istiyorlar. O ve Saray’ı giderse kaos olur algısı peşindeler. Evleri basıyorlar, okulları basıyorlar, tweet attılar diye liseli çocukları okullarından alıyorlar. Bebekleri babalarından annelerinden koparıyorlar.

Şimdi bir adım daha atıp partileri kapatmaya hazırlanıyorlar. Saray ve şurekasının elinden düşmeyen bir kelime var: O yasak, bu yasak, şu yasak…

Memleketi uyuşturucu bataklığına çevirdiler. Kadın cinayetleri, işçi cinayetleri, siyasetçilere suikast hazırlıkları. Kullanışlı aparatlarla kavga edeceğiz. Sonuna kadar edeceğiz ve kazanacağız.

Söz veriyorum biz kazanacağız. Ülkemiz ağır bir ekonomik buhranın içinde. Bu hakka hukuka adalete sırt çevirmenin, adaletsiz yönetimin sonucudur. Milyonlarca aile ağır yoksulluk içinde geçinemiyor. Sonuç: Yüzbinlerin tiranlıktan kaçmaya çalışması. En değerlimizi gençlerimizi kaybediyoruz. Gençlerimizin yüzde 70’i yurt dışına gitmek istiyor. 550 bini gitti bile.

Yalanlardan hepimiz bıktık! Ağızlarını açtıklarında yok efendin 2023, 2071, dış güçler, Almanlar, Japonya bizleri kıskanıyor, anlaşmalarda gizli maddeler var. Bunların tamamı yalan, yalan, yalan. Çok uzun süredir söyleyecekleri elle tutulur hiçbir şey kalmadı.

Çok uzun süredir söyleyecekleri elle tutulur hiçbir şey kalmadı. Ama az kaldı, uzun zamandır değişim rüzgarları esiyor. Türkiye değişime hazır. Çiftçimiz, işçisi, memuru, bürokratı, esnafı, sanayicisi, tüccarı, ithalatçısı, turizmcisi, taksicisi bu değişime hazır. Bu değişime gençler hazır, kadınlar hazır. Biz bu değişime hazırız.

“Beşli çetelerin kurduğu düzeni bozacağız”

Kollarımızı sıvayıp hemen çalışmaya başlamak zorundayız. Ekonomiyi yeniden inşa etmek zorundayız. Yolsuzluk yapanların, kul hakkı yiyenlerin kim olduklarına bakmadan kafalarına inmek zorundayız. Sarayın ve fotoğrafçı suç işleri bakanının elinden yetkiyi aldığımızda, hepsinin, bu beşli çetelerin defterini dürmek zorundayız.

‘Beşli çetelerin kurduğu düzeni bozacağız. Bunların düzenine çomak sokacağız. Beşli çetelere ses çıkarmayanlar iyilikte yarışan belediye başkanlarımıza baskı yapıyorlar. Belediye başkanlarımız kumpasları, entrikaları boşa çıkararak halka hizmetlerini sürdürüyorlar.

1 hafta süreyle karanlıkta kaldım biliyorsunuz. Ben neoliberalizme karşıyım, bırakın halkı sömüren sömürsün, piyasa dengesini bulur söylemine karşıyım. Toplumun belleğine yerleşen bu anlayış, iktidar destekli sömürme ve köleleşmeye dönüştü.

İnsanların geçim kaynaklarını korumak için devletin müdahil olması gerektiğine inanıyorum. Vergide indirim istiyorum ama bunu yapabilmek için kamu maliyelerimizin sürdürülebilir temele oturtulması gerektiğine inanıyorum. Mali sorumluluğa inanıyorum. Vatandaştan toplanan verginin hesabının vatandaşa verilmesi gerektiğine inanıyorum.

2 kadın gazeteci, işlerini yaptıkları için tehdit ediliyor. Paramiliterlere, mafyalara, baronlara, kendini derin devlet olarak ilan eden müptezellere, SADAT’a olur da bu onurlu gazetecilerin tırnağına zarar gelirse, siz kendinizi unutun!

Türkiye’ye gelen kaçakların, Afganların ve Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri gönderilmesi gerektiğine inanıyorum. Benim vatan sevgimde sınır namustur anlayışı var. Yol geçen hanına dönen sınırları koruyamayanlar devleti yönetemezler.

8 milyon kişiyi başımıza indirdiler, bu yük taşınamıyor. Gitmek zorundalar, gidecekler. Davul zurnayla, kardeşçe göndereceğiz. Hiçkimse unutmasın. Biz ırkçı değiliz. Irkçılığa karşıyız. Asla bu milletin alnına kara lekenin sürülmesine izin vermeyeceğiz.

Ortadoğu barış ve işbirliği teşkilatını kuracağız, Suriye’ye, Orta Doğu’ya barış getireceğiz. Bizim ilkemiz Atatürk’ün söylediği Yurtta Barış Dünyada Barış ilkesidir.

İnsanlar arasında eşitlik istiyorum; hak eşitliği… Fırsatların eşitliğin istiyorum. Değerle siyaseti yapılsın istiyorum. Demokrasiye saygı, işbirliği değerleri üzerinden var olalım istiyorum. 2 kelimede vücut bulan anlayışı iktidara getirmek için birlikte çalışmak zorundayız.

“İnsanca yaşayacağız, kardeşçe ve hakça bölüşeceğiz”

Dindarı, dinsizi, Türkü, Kürdü, Arabı, sağcısı, solcusu, liberali, milliyetçisi… 84 milyona, herkese; ülke elden gidiyor, birlikte olmak zorundayız, birlikte mücadele etmek zorundayız! Vatan bizim vatanımız, bayrak bizim bayrağımız.

Atatürk’ün önderliğinde kazandığımız Kurtuluş Savaşı gibi, neye inandığımız, geçmişte hangi partiyi desteklediğimiz önemli değil. Eski tartışmaları bir tarafa bırakıp gerçek değişimi sağlamak için birlikte çalışmak zorundayız. Demokrasi ve adalet mücadelesini kimseyi ayırmadan, dışlamadan hep birlikte vermeliyiz. Emekçiler, toplumun tüm kesimleri, iş insanları, esnaf, kadınlar, emekliler, bilim insanları, beyaz yakalılar; insanca yaşayacağız, kardeşçe ve hakça bölüşeceğiz.

Genç muhafazakarlar; bu sorunlar hepimizin sorunu, bir kısımın değil. Bu senin de sorunun. İl Başkanımıza siyaseti yasaklayan zihniyet senin nafakanı kesmek istiyor, seni köleleştiriyor. Sesini yükseleyeceksin, itiraz edeceksin. Aynısı sana da yapılacak. SADAT’çıların toplantılarında sen yoksun. Vatana ihanet suçu işlenirken erkekler oturdu yeni anayasa yazdı, sen orada yoksun ve olmayacaksın. Genç muhafazakar kardeşim, bu seçimde kararsızım diyemezsin. Kayıtsızlık bir cevap değildir, bir sondur. Kayıtsızlık saldırganın dostudur. Saldırgana karşı dik durmalısın, onurlu durmalısın.

Bazıları hala öğretilmiş çaresizlikle bir partinin ve parti liderinin halkını dinlemesini zayıflık gibi algılıyorlar. Bir liderin kibar olmaması gerektiğini söylüyorlar. İyi kalpli olmayı zayıflık gibi gösteriyorlar. Biz birlikte oluyoruz, birlikte iktidar oluyoruz. Ben iktidar olduğumuzda asla değişmeyeceğim, neysem oyum! Kibar olmayı, dinlemeyi, dezavantajlıların derdine koşmayı değişmeyeceğim, inadına koşacağım!

İyi insan olmayı zayıflık olarak gösterenler, bir yüzükle yola çıkanlar bugün milletin celladı haline geldiler. Onlar saraylarda fink atıyorlar, millet ise aç. Kendi celladınızı seçmeyin. Bu bir şov değil, demokrasi arayışı; ciddi olmak zorundayız, ahlaklı olmak zorundayız, vicdanımızı dinlemeliyiz, ahlaki değerleri yüceltmek zorundayız.

“Kendi celladınızı seçmeyin”

Canan Başkan’ın başına gelene ses çıkartacaksın. Genç muhafazakar kadın, senin de başına gelecek. Ey genç muhafazakar kardeşim bu seçimde kararsızım diyemezsin. Kayıtsızlık bir seçim değildir. Bir sondur. Her zaman saldırganın dostudur. Saldırgana karşı dik durmalısın. Onurlu durmalısın.

İktidar olduğumuzda asla değişmeyeceğim. Ben neysem oyum! Nerede durduğumu biliyorsun. Bunu değiştirmek niyetinde değilim.

Bir yüzlükle yola çıkanlar milletin celladı haline geldi! Saraylarda fink atıyorlar, millet aç! Kendi celladınızı seçmeyin. Ahlaklı olmak, ahlaki değerlerimizi yükseltmek zorundayız.

CHP’de geçmişte şöyle yaptı böyle yaptı diyorlar. Evet hatalar oldu. Biz hatalarımızdan ders çıkarmasını bilen bir partiyiz. Allah şahidimizdir ki kendimizi geliştirmek için çok çaba harcıyoruz. Tam anlamıyla mükemmel olmasak da mükemmel bir göreve talibiz. İşsizlere iş sağlamak, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bölgesinde saygın bir ülkeyi yeniden inşa etmek.

Bu söylediklerimize inanıyorsanız, akıllı bir ekonomi yönetimi istiyorsanız, Silivri korkusu olmadan konuşmak istiyorsanız, Harp Akademisi öğrencileri serbest bırakılsın istiyorsanız, eğitime ve sağlığa güzel bir bütçe ayrılsın istiyorsanız, 128 Milyar doların kime satıldığını öğrenmek istiyorsanız, ödediğiniz vergilerin nereye gittiğini öğrenmek istiyorsanız, asgari ücretli açlığa mahkum olmasın istiyorsanız bize katılın. Çocuklarınızın geleceğini düşünüyorsanız bize katılın. Bu ülkeden çalınanları tavizsiz geri alacağıma bir kez daha milletimin huzurunda bir kez daha söz veriyorum!”

Paylaşın

İcra Dosyası Sayısı Bir Yılda Yüzde 30 arttı!

Ekonomide yaşanan krizin üstü örtülemiyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Ulusal Yargı Ağı’na (UYAP) sistemine dayanarak yaptığı araştırma ile Türkiye’nin icra haritasını çıkardı.

Tekin’in araştırmasına göre son bir yılda icra dosya sayısı yüzde 30 oranında artarken, icra dairelerinde işlemi devam eden dosya sayısı ise 23 milyon 511 bine ulaştı.

Sözcü’den Başak Kaya’nın haberine göre, 2022’nin ilk 4 ayında icra ve iflas dairelerine toplam 2 milyon 657 bin yeni dosya geldi. Her gün 18 bin yeni dosyanın açıldığının kaydedildiği araştırmada, 16 milyon kişinin yaşadığı İstanbul’da 8,2 milyon icra dosyası olduğu saptandı. Buna göre, nüfusu 4,3 milyon olan İzmir’de 1,6 milyon, Ankara’da 2 milyon ve Antalya’da ise 1 milyona yakın dosya bulunuyor.

İcraya verilen takipteki borçlarının da 28,3 milyar liraya ulaştı

“Vatandaş boğazına kadar borca battı. 81 ilin 81’inde de ağır bir tablo var. Türkiye icralık oldu” diyen Gürsel Tekin, vatandaşların borçlarını vadesinde ödeyemediği için bankalar tarafından icraya verilen takipteki borçlarının da 28,3 milyar liraya ulaştığını açıkladı.

“Bu tablo yıl sonuna doğru daha da kötüleşecek” diyen Tekin şöyle konuştu: Artan enflasyon yüzünden milletin borç ödemeye parası kalmadı. AKP’nin iktidara geldiği 2002’de sadece 8 milyon icra dosyası vardı. Şimdi ise 3 kat artış var. Halk nefes alamaz hale geldi.

Paylaşın

Tarım Kredisi Kullanan Çiftçi Sayısı 1 Milyon 300 Bini Geçti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kamu ve özel bankalardan tarım kredisi kullanan çiftçilerin sayısını açıklaması için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin Gürer’e verdiği yanıta göre, tarım kredisi kullanan çiftçi sayısı 1 milyon 300 binden fazla.

Çiftçinin sermayesi: Kredi borcu

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yazılı soru önergesinde, “Kamu ve özel bankalardan ayrı ayrı kredi kullanan çiftçi ve besici sayısı kaçtır? Toplam çiftçi borç tutarı ne kadardır? Özel ve kamu bankalarında ayrı ayrı takibe düşen çiftçi sayısı kaçtır?” diye sordu.

Bakan Nebati ise yanıtında: “2021 Aralık dönemi itibariyle, kamu bankalarının stok nakdi tarım kredisi gerçek kişi müşteri sayısı 852.871 iken özel bankaların stok nakdi tarım kredisi gerçek kişi müşteri sayısı 453.567’dir,” dedi.

Gürer, yanıttan sonra yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi:

“Çiftçi, ürünü maliyetini bile kurtaramadığı için banka kredileri ile ayakta kalmaya çalışıyor. Hasat dönemi kazandığı ile kredi borcu ödemeye çalışıyor.

Kredi almadan çiftçilik yapan kalmamış. Tüm çiftçiler kredi kullanarak borcu borçla döndürmeye çalışıyorlar. Borçlanmadan çiftçilik yapılamaz duruma gelmiş. Çiftçinin sermayesi: Kredi borcu.”

Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) 2021 yılında yaptığı “Tarımsal Görünüm Saha Araştırması”na göre:

  • Çiftçilerin banka kredisi kullanma oranı 2020’de yüzde 35’ten, 2021’de yüzde 49’a çıktı.
  • Tarım Kredi Kooperatifi (TKK) kredisi kullananların oranı bir yılda yüzde 17’den yüzde 25’e yükseldi.
  • Çiftçiler girdi satıcılarından “vadeli mal alımı” yoluyla üretimlerini finanse etme yöntemini de 2020’ye göre iki kat daha fazla kullandı. (Yüzde 26).
  • Bankalardan kredi kullanan çiftçilerin aldıkları kredi tiplerinde en yüksek oran “üretim” (işletme) ve “yatırım” kredilerinde.
  • Çiftçiler en çok,üretim faaliyetlerinin finansmanı için krediye ihtiyaç duyuyor.
  • Traktör ve makine alım kredisi oranı 2021’de 7 puan artarak yüzde 61’e yükseldi.
Paylaşın

Altılı Masada Adaylığı İçin Tereddüt Mü Var? Kılıçdaroğlu’ndan Yanıt

Muhalefetin cumhurbaşkanı adayının kim olacağına dair tartışmaları yorumlayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, altılı masada bu konu üzerinde hiç konuşmadıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Biz cumhurbaşkanı adayının niteliklerini belirleyen bir paragraf yazalım diye konuştuk ve bunu yazıp ilan ettik” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gündemde yer olan konulara ilişkin olarak Cumhuriyet gazetesi yazarı Orhan Bursalı’nın sorularını yanıtladı .

Ana muhalefet partisi lideri, “Altılı masada sizin adaylığınız konusunda bir şüphe mi var?” şeklindeki soru üzerine bu konuyu aralarında hiç konuşmadıklarını söyledi. Ardından şunları kaydetti:

“Sadece şu görüşüldü: Cumhurbaşkanlığı ile ilgili gazetecilerden çok soru geliyor, o zaman biz cumhurbaşkanı adayının niteliklerini belirleyen bir paragraf yazalım diye konuştuk ve bunu yazıp ilan ettik.

Cumhurbaşkanlığı adaylığının çok fazla gündeme getirilmesi, aslında ekonomide yaşanan bunalımı toplumun gözünden kaçırma amacı taşıyor. Çünkü bu kadar ciddi konu varken, kim cumhurbaşkanı adayı olacak tartışmasını sürekli yaparsanız ve neden Cumhur İttifakı kendi adayını açıklamıyor diye sormazsanız, doğru olmaz. Erdoğan ne zaman açıklarsa ve seçim kararını ne zaman alırsa biz de o zaman adayı açıklarız.

Ülkenin içinde bulunduğu feci tablo fazla tartışılsın istenmiyor. Bu nedenle adaylık tartıştırılıyor. Ayrıca konuyu, cumhurbaşkanı adayı kim olacak noktasına indirmeyi de doğru bulmuyorum, sorun o değil ki, tek adam rejiminin gitmesi temel sorun.”

Bursalı’nın yönelttiği diğer sorular ve Kılıçdaroğlu’nun bunlara verdiği yanıtlar şöyle:

Cumhurbaşkanı henüz adaylığını açıklamadı.. Altılı Masa bileşenleri de ortak adaylarını açıklamakta acele etmiyor.. Erdoğan’ın adaylığına kesin gözüyle bakılıyor, acaba Altılı Masa, kendi adayını ilan etmeyi Erdoğan’ın adaylığını açıklamasına mı endeksledi?

Hayır, Altılı Masa’da öyle bir durum yok. Şu anda seçim sathı mailine girilmiş ve seçim kararı alınmış, açıklanmış değildir. Hükümetin seçimi ilan etmesi lazım. Dolayısıyla ortak adayı şimdiden açıklamanın da anlamı yok.

Seçim zamanı yasayla belirlenmiş zaten, ayrıca hükümetin seçimler şu zaman yapılacak diye bir karar alması gerekiyor mu? 

Bunun resmen kamuoyuna deklare edilmesi gerekir. Biz de Millet İttifakı olarak oturup konuşur ve ortak adayı açıklarız.

Altılı Masa’da yeni bir durum ortaya çıktı.. Milletvekili seçimi konusunda CHP ve İYİ Parti dışında ayrı bir ittifak tartışılıyor, DEVA ve Gelecek Partisi seçimlere kendi amblemleriyle girecek. Bir üçüncü ittifakın yüzde 7 barajını aşması durumunda muhalefet Meclis’te daha güçlü olur mu?

Millet İttifakı’nda partiler şimdi şunu araştırıyor: Hangi parti hangi ilde hangi ittifaklarla seçimlere girerse daha fazla milletvekili şansı elde edilir? Bunun çalışmasını yapıyor partiler; biz de yapıyoruz. Sağlıklı bir sonuç elde etmek için, illerde her birimizin bağımsız olarak yapacağı anketlerin sonucundan yola çıkacağız. Henüz bunlar yapılmadı. Olası ittifakların hangi partilere ne kadar milletvekili kazandıracağı hesaplarının kesinleşmesi lazım. Sonra bu veriler masaya gelecek, oturup konuşacak ve kararlar alacağız.

YSK, damgalı olmayan pusulaları geçerli saymak gibi kararlar almıştı. Bu kez de sonuçları etkileyecek beklenmedik kararlar alır mı?

Dilerim olmaz.. YSK hangi kararları alırsa alsın, sonuçta biz sandık tutanaklarıyla milletin önüne çıkacağız; hangi sandıktan hangi parti kaç oy aldı, hepsini biliyor olacağız, İktidar parti temsilcisinin de imzası olacak tutanakta biz bunları toplayacak ve kamuoyuna açıklayacağız. Seçimi almak için her yola başvurabilirler ama biz kararlılığımızı göstereceğiz..

Nelere başvurabilirler?

Sandık açılırken acaba Millet İttifakı temsilcilerini bir yere gönderebilir miyiz arayışı içine girebilirler, oy toplamlarını değiştirmeye, bizim oyları başka partilere yazmaya kalkışabilirler. Bütün olasılıklara göre sandık temsilcilerimizi eğiteceğiz.

Seçimleri kazandığınızı varsayalım, daha şimdiden devleti kimlerle nasıl yöneteceğinize ve gerekli atamaları yapmaya yönelik bir çalışmanız var mı?

Bu çalışma elbette yapılacak, işi uzmanına liyakat sahibine vermek için altı lider zaten bu konuda açıklama yaptı.

Devlet içinde iktidarın kızağa çektiği bürokratlar var, onlarla mı çalışacaksınız? Aralarında FETÖ’cüler de olabilir.

İçeridekiler de dışarıda olanlar da var. 27.5 yılını bürokraside geçiren kişi olarak söyleyeyim, görevini yasalara uygun yapanlarla sorunumuz yok, siyasi görüşüne bakmayız; tabii FETÖ ve başka bir terör örgütü mensubu haricinde. Bu konuyu Altılı Masa’da konuştuk, siyasi ahlak yasası çıkaracağız, parlamentoyu kirlilikten arındıracağız.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, SADAT Önüne Neden Gittiğine Açıklık Getirdi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBM’deki grup toplantısında, Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ.’nin (SADAT) önüne neden gittiğine ilişkin konuştu.

Konuşmasında, “Erdoğan’a sormak isterim; sana ne danışmanlığı verdiler? Sen bunları ne için kullandın?” diye soran Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı;

“Kurucusu, Erdoğan’ın eski danışmanı emekli bir general. Kâr amaçlı şirketin yöneticisi, bu kişi Erdoğan’ın danışmanlığını yaptığı dönemde devletin en hassas konuların tartışıldığı masada aynı zamanda. Bir danışman ordudan atılmış Erdoğan bunu kendisine baş danışman olarak alıyor. Devletin en hassas konularının tartışıldığı yerde bu da orada oturuyor.

Devletin kârı nerede? Ne iş yapıyor? Resmi sitesindeki ifadeler: suikast, gayrı nizami harp, istihbarat, gerilla, psikolojik harp harekatı, sokak hareketleri tetkikleri anlatılıyor, tedhiş. Bunun Türkiye Cumhuriyeti devletinin cumhurbaşkanlığı danışmanlığında ne işi var?

Oraya gittik. Engin Bey zile bastı. Bu SADAT’ın görevi amacı nedir bilgilenmek istiyoruz… İki kişi gitti haber verelim dediler, bir daha da gelmediler. Bu kadar da korkak bir yapı.

“Sana ne danışmanlığı verdiler?”

Erdoğan’a da sormak isterim; bir, bunlar senin yanında hizalandılar. Sana ne danışmanlığı verdiler? Çık bu millete anlat kardeşim. İki, sen bunları ne için kullandın? Bunlarla mı bizi korkutamaya çalışacaksın? Sen kim olursan ol CHP’yi ve onun bireylerini asla korkutamazsın.

Buradan milletimize de seslenmek isterim. Bu para için mehdilik hikâyeleri anlatan şirketin ve yapıların karşısında daha güçlü daha kararlı ve daha cesur bir şekilde karşılarında dimdik durmalıyız.

“Psikolojik harbin ortasındayız”

Buradan benzer bütün yapılara, birilerinin katipliğini yapan mektupçu mafyalara kendini derin devlet ilan etmiş müptezellere, milletimizin özgürlüklerini tehdit etme gafletinde bulunanlara da sesleniyorum; haddinizi bilin.

Aynı zamanda bir psikolojik harbin ortasındayız. Bu kurumlar sarayla iş birliği yaparak pek çok pozisyonlar yaratabilirler pek çok yalan yanlış söylemler geliştirebilirler. O nedenle SADAT’a gittim. Herkesin dikkatini çekmek için gittim.”

CHP lideri, partinin İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında verilen mahkeme kararına dair de şunları söyledi: “Geçen hafta Erdoğan’ın bir siyasi intikamına tanık olduk. İstanbul İl Başkanımız Canan Hanımı mahkum ettiler. Mahkum etmekle kalmadılar bir de siyasi yasak getirdiler. Yasaklarla özellikle siyasi tutuklularla Türkiye asla yol almamıştır.

Parti kapatmakla, farklı düşündü diye bir insanı hapse atmakla demokrasi gelmez. Demokrasi herkesin özgürce düşüncesini ifade edebildiği ortamı yaratmak demektir. Benim söylemime katılmayabilirsiniz ama dinleyebilirsiniz.”

Gezi davası tutuklularının da yalnız olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Onlarla, aileleriyle, onların düşünce ve idealleriyle beraber olacağız. Mücadelemiz demokrasi, insan hakları, yargı bağımsızlığı, kadın erkek eşitliği mücadelesidir. Mücadelemiz hakkı, hukuku bu ülkede inşa etme mücadelesidir” dedi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Sureti Muhalif Görünenlere Dikkat Edilmeli

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisinin Atatürk Havalimanı’na yönelik projesi hakkındaki sözlerini paylaşarak CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu hedef gösteren Ümit Özdağ’a, isim vermeden tepki gösterdi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Atatürk Havalimanı’nın imara açılacağı iddialarının üzerine başlayan tartışmalarla ilgili sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu.

Kılıçdaroğlu, CHP’nin Atatürk Havalimanı’nın yıkımına karşı yaptığı eylemi, “Canan Kaftancıoğlu Atatürk Havalimanı’nın önüne yarın CHP’lileri çağırmış. 2 yüzlü utanmaz siyaset böyle olur. Hem bahçe projesini AKP bizden telefonunuzu dinleyip çaldı diyeceksin hem yıkımı protesto edeceksin. Canınız cehenneme Atatürk düşmanı kadrolar. Kandırmayın vatanseverleri” sözleriyle eleştiren Özdağ’a CHP 26. Dönem Milletvekili Doç. Dr. Gülay Yedekçi’nin sözlerini alıntılayarak yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu, isim vermeden Özdağ’a tepki göstererek, “Türkiye’de üzerine en çok algısal operasyon yapılan kişiyim. Bu değişmez, ben alışığım. Ancak yurttaşlarımıza önerim, sureti muhalif görünen ama psikolojik harp dahilinde kurulmuş yapılara dikkat etmeleridir. Sarayın troll içeriklerini yayanlara bakmak yeterli olacaktır kanımca” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun alıntıladığı videoda Yedekçi, CHP’nin Atatürk Havalimanı’na yönelik projesini şu sözlerle anlattı:

“Aslında Atatürk Havalimanı’yla ilgili ben bir proje hazırladım. Atatürk Kent Parkı ve Uygarlık Kütüphanesi diye ve bununla ilgili de bir kanun teklifi hazırladım. Neden? Çünkü böyle bir şey olacağı daha önceden de konuşuluyordu. Sonra erken seçim oldu, kanun teklifini hazırladık ama veremedik. Şunu dedik; oradaki bütün çalışmalara STK’lar, mühendisler, orada yaşayan insanlardan başka kimse karışamasın dedik. Gerçekten de iyi bir çalışma çıktı. Oraya gençler için bir teknoloji merkezi, orada bir uzay üssü, uzay izleme merkezi yapılabilir ama pistlerin korunup havalimanı şeklinde kalmasını istedik. Atatürk Havalimanı’nın binasının ve pistlerinin kullanılmaya devam edilmesi şart. Bırakın iyi bir havalimanı olmasını, asıl önemli olan noktalardan biri de bir simge yapı olmasıdır. Bunun da altını çizmek isterim”

Ümit Özdağ’dan yanıt

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Kılıçdaroğlu’nun sözlerine sosyal medya hesabından yanıt verdi. Kılıçdaroğlu’nun paylaşımını alıntılayan Özdağ, “2016/2021’de Suriyeli sığınmacılar kalacak çalıştayı yapan, 2022’de Zafer Partisi’nde halk desteğinden dolayı ‘gönüllü giderler’ noktasına gelen, 2.5 milyon mühürsüz oyu kirli referandumda kabullenen sarı muhalefet, Zafer Partisi’nin ana muhalefet olduğunu anladı” diye yazdı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Milletvekillerine ‘İktidara Hazırlanın’ Talimatı

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun 51 ilde yurt gezileri yapacak milletvekillerine, “AKP’nin artık hiçbir sorunu çözme şansı yok. İktidara geliyoruz. Ticaret odaları, esnaf odaları, ziraat odaları gibi meslek örgütlerine gidin ve ‘Acil sorunlarınız neler’ diye sorun” talimatı verdiği öğrenildi.

Kılıçdaroğlu’nun vekillere iktidara geldiğimizde yapacaklarımızı hazırlayalım” talimatı verdiği de öğrenildi. Sığınmacılar konusunun da ele alındığı öğrenilen toplantıda Kılıçdaroğlu’nun, “Bu konuyu ilk gündeme getiren parti CHP’dir. Sığınmacıları iki yıl içerisinde göndereceğiz” değerlendirmesini yaptığı belirtildi.

CHP PM, dün Genel Başkan Kılıçdaroğlu başkanlığında partinin genel merkezinde toplandı. Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre, toplantıda, 21 Mayıs’ta İstanbul Maltepe’de yapılacak mitingin sadece Yargıtay’ın CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’yla ilgili kararına tepki olarak değil, genel olarak tüm ülkedeki adaletsizliklere tepki olarak yapıldığı vurgulandı. Kılıçdaroğlu’nun, toplantıda, “Yol arkadaşlarımıza da sahip çıkacağız” dediği belirtildi.

Sandık güvenliğinin de konuşulduğu toplantıda, “bütün sandık görevlilerinin aranarak kontrol edilmesine yönelik karar alındığı” aktarıldı.

“İktidara geldiğimizde yapacaklarımızı hazırlayalım”

Partililerden daha önce 51 ilde ziyaretlerde bulunmalarını isteyen Kılıçdaroğlu’nun, milletvekillerine, “AKP’nin artık hiçbir sorunu çözme şansı yok. İktidara geliyoruz. Ticaret odaları, esnaf odaları, ziraat odaları gibi meslek örgütlerine gidin ve ‘Acil sorunlarınız neler’ diye sorun. İlk çözülmesini istedikleri sorunları öğrenin. İktidara geldiğimizde yapacaklarımızı hazırlayalım” talimatı verdiği de öğrenildi. Sığınmacılar konusunun da ele alındığı öğrenilen toplantıda Kılıçdaroğlu’nun, “Bu konuyu ilk gündeme getiren parti CHP’dir. Sığınmacıları iki yıl içerisinde göndereceğiz” değerlendirmesini yaptığı belirtildi.

Paylaşın