Siyasete Yaz Tatili Yok, Muhalefet Sahada Olacak

Meclis kapandı, siyasete verilen bayram arası gelecek hafta bitecek. Uzun süredir sahada olan muhalefet partileri yaz aylarını da yoğun bir tempoda geçirmek için planlamalarını yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurmaylarına, “Millet bunca sorunla boğuşurken, ülke sıkıntıdayken tatil yapma hakkımız yok. Meclis’in açılacağı 1 Ekim’e kadar sahada olacağız, maratona devam edeceğiz” dediği biliniyor.

CHP 2 ayda 8 ilde grup toplantısı yapacak

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre; Parti programına göre ağustos ayı başından ekim ayına kadar geçen iki ayda her hafta bir ilde grup toplantısı yapılacak. 2 Ağustos’ta ilk olarak Ağrı ile başlayacak grup toplantıları bir sonraki hafta Edirne’de olacak. Diğer 6 grup toplantısı da ağırlıklı olarak CHP’nin az oy aldığı İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi illerinde yapılacak. Ekim ayına kadar her salı saat 13.30’da farklı illerde yapılacak grup toplantılarında Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından sonra milletvekilleri o kentin ilçelerinde çalışmalar yürütecek.

CHP’nin Mersin’de başlattığı, İstanbul ile devam eden Milletin Sesi mitingleri de yaz aylarında sürecek. 23 Temmuz’da Balıkesir’de yapılacak mitingin ardından yazın 1-2 kentte daha miting olması bekleniyor. Bu arada parti bünyesinde kurulan Doğu, Karadeniz, esnaf ve ekonomi masalarının çalışmaları da yaz boyunca devam edecek.

Akşener 2. Türkiye turuna başladı

İYİ Parti de hem genel başkan düzeyinde hem de parti yöneticilerinin ayrı programları kapsamında yaz boyunca sahada olacak. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Ocak 2020’de başladığı il ve ilçe ziyaretleri kapsamında 81 kent turunu geçtiğimiz aylarda tamamladı. İkinci turunda 15 il ziyaret eden Akşener yaz boyunca aynı tempoda çalışmaya devam edecek. Gittiği illerde ilçeleri de ziyaret eden Akşener’in bugüne kadar 400’ün üzerinde ilçeye gittiği seçime kadar da bunu 922’ye tamamlayacağı ifade ediliyor. Parti yöneticileri Akşener’in Türkiye’nin tüm ilçelerine giden lider olarak tarihe geçeceğini kaydediyor.

İYİ Parti genel merkez planlamasına göre Akşener yaz boyunca her hafta 3-4 kente gidecek. Akşener’in gelecek hafta ziyaret edeceği kentler Samsun, Ordu ve Giresun olacak. Akşener’in yanı sıra parti yöneticileri de farklı illerde çalışmalar yürütecek.

HDP’de hedef 1 Eylül Dünya Barış Günü

HDP 3 Temmuz’da gerçekleştirdiği 5. Olağan Kongresi’nin ardından bu hafta sonu parti organlarını oluşturacak. 17 Temmuz Pazar günü toplanacak yeni Parti Meclisi MYK üyelerini belirleyecek. Yeni MYK’nın da 18 Temmuz’da ilk toplantısını yapıp yaz programını da oluşturması bekleniyor. Parti yöneticileri programın hafta başında netleşeceğini ifade ederken yaz boyunca hem iki eş genel başkanın hem de parti yöneticisi ve milletvekillerinin sahada olacağını ifade ediyor. Farklı illerde halk buluşmaları, toplantılar yapılacağını kaydeden HDP yöneticileri özellikle 1 Eylül Dünya Barış Günü için özel çalışmalar yapılacağını kaydediyor.

Gelecek Partisi iki koldan çalışacak

Gelecek Partisi’nde de saha çalışmaları yaz boyunca iki koldan sürecek. Genel Başkan Ahmet Davutoğlu il ziyaretlerini sürdürürken partisinin bölge toplantılarına katılacak. Gelecek hafta Giresun ve Balıkesir’e gidecek olan Davutoğlu’nun İstanbul ve Ankara’nın ilçelerine de yaz boyunca ağırlık vermesi bekleniyor. Gelecek Partisi’nde 19 genel başkan yardımcısı ve gölge kabine olarak nitelendirilen politika kurullarındaki yöneticiler de yaz boyunca belirlenen illerde özel çalışma yürütecek. Gidilen il ve ilçelerde esnaf ziyaretleri yapılacak, halk buluşmaları gerçekleştirilecek, yerel medyaya ziyaretler yapılacak.

Ali Babacan il ziyaretlerini sürdürecek

Yeni kurulan siyasi partiler Gelecek Partisi ve DEVA Partisi de yoğun bir yaz çalışması için planlama yaptı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan il gezilerini yaz boyunca sürdürecek. Gelecek hafta başlayacak ve 4 gün sürecek program kapsamında Babacan Erzurum, Bayburt, Gümüşhane, Rize ve Artvin’i ziyaret edecek. Yaz boyunca her hafta bu şekilde ziyaretler devam edecek.

Muhalefet partilerinin yaz ayları için planladığı bu çalışmalar Meclis çalışmaları başladıktan sonra yeniden programlanacak. Seçim takvimi belli olduktan sonra ise ayrı kampanyalar düzenlenecek.

Paylaşın

TÜİK Verileri İle İŞKUR Başvuruları Arasında 1 Milyon Kişi Fark Var

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan mayıs ayı iş gücü verilerini değerlendirdi. TÜİK verilerine göre, işsiz sayısının mayısta bir önceki aya kıyasla 56 bin kişi azalarak 3 milyon 785 bin kişi olarak saptanmasını İŞKUR verileri ile karşılaştıran Ağbaba, aradaki 1 milyon 153 bin kişilik farka dikkat çekti.

TÜİK’in işsizlik rakamları ile İŞKUR’a yapılan başvuruların 1 milyon 153 bin kişilik fark oluşturduğunu ifade eden Ağbaba, şöyle konuştu:

“TÜİK mevsim etkilerinden arındırılmış iş gücü verilerine göre Mayıs 2021 yılında 4 milyon 293 bin olan işsiz sayısı, Mayıs 2022 itibariyle 3 milyon 785 bine düştüğünü açıklıyor. Yani TÜİK’e göre işsiz sayısında son bir yılda 509 bin kişilik azalma olduğu görülüyor. Devletin bir diğer kurumu İŞKUR ise kendisine kayıtlı işsiz sayısını; Mayıs 2021 de 2 milyon 893 binden Mayıs 2022’ye 3 milyon 537 bin kişiye yükseldiğini açıklıyor. TÜİK verilerinde bir yılda 509 bin kişi azalan işsiz sayısı, kayıtlı İŞKUR verilerinde 644 bin kişi artıyor. TÜİK ile İŞKUR arasında tamı tamına 1 milyon 153 bin kişilik fark oluşuyor. Bunun izah edilebilecek hiçbir yanı yoktur.”

“TÜİK kendince illüzyon yaparak”

CHP’li Ağbaba, TÜİK’in yayınladığı işsizlik verilerinin İŞKUR tarafından doğrulanmadığına işaret ederek, “TÜİK’in her ay kronikleşmiş işsizlik yalanını devletin bir diğer kurumu İŞKUR ortaya çıkarıyor. TÜİK bu ayda deyim yerindeyse suçüstü yakalanmış durumda. TÜİK, işsizliği bir ayda 56 bin kişi azaldığını açıklıyor. Lakin İŞKUR verilerine göre nisan ayında işsizlik ödeneğine bugüne kadar başvuranların sayısı 16 milyon 341 iken mayıs ayında bu rakam 16 milyon 454 bin kişiye yükselmiş görünüyor. Yani işsiz kaldığı ve işsizlik ödeneğine başvuru sayısındaki artış bir ayda 113 bin iken TÜİK ise bir ayda işsizliğin 56 bin kişi azaldığını açıklıyor. TÜİK kendince illüzyon yaparak işsizliği yok ettiğini düşünse de gerçek verileri işsizlerin hiçbir yer kaybolmadığını TÜİK’e gösteriyor” ifadelerine yer verdi.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

CHP’den Her Hafta Bir İlde Grup Toplantısı

Meclis’in kapanmasının ardından yaz dönemi çalışmalarına başlayan CHP, her hafta bir ilde grup toplantısı yapacak. Cumhuriyet gazetesine konuşan CHP Genel Başkan Başkordinatörü Erdoğan Toprak, ilk toplantının 2 Ağustos’ta Ağrı’da yapılacağını söyledi.

Türkiye’nin doğusundan batısına her ilde olacaklarını söyleyen Toprak, ikinci toplantının da 9 Ağustos’ta Edirne’de yapılacağını açıkladı.

Toplantıların vatandaşın katılımıyla salı günleri saat 13.30’da gerçekleştirileceğini kaydeden Erdoğan Toprak, “Genel Başkanımızın konuşmasının ardından sözü vatandaşlarımıza bırakacağız. Onların sorularını yanıtlayacağız, dertlerini dinleyip çözüm önerilerimizi sunacağız” dedi.

Miting 24 Temmuz’da

Kılıçdaroğlu’nun Mersin’de başlattığı ve İstanbul’da sürdürdüğü Milletin Sesi mitinglerine de 24 Temmuz’da Balıkesir’de devam edeceği öğrenildi. Mitingde yine Kılıçdaroğlu’ndan önce kürsüye farklı kesimlerden yurttaşların çıkartılacağı ve konuşma yapacağı belirtildi.

Ziyaretler sürecek

Öte yandan Kılıçdaroğlu’nun il ziyaretlerini de sürdüreceği; muhtarlar, kanaat önderleri buluşmaları gibi programlarını sürdüreceği belirtildi.

Grup toplantısının yapıldığı ilde saha çalışmalarını tamamlayan vekillerin ise illerine döneceği ve buralarda da seçmenlerle bir arada olacağı kaydedildi. Vekillerin ayrıca nisan döneminde olduğu gibi farklı illere de çıkartmalar yapabileceği öğrenildi.

Altılı Masa

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nden oluşan altılı masa son toplantısını 7 Ağustos’ta Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirecek.

Final toplantısında, daha önceki 5 görüşmede mutabık kalınan konular değerlendirilecek, önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası belirlenecek.

Altılı masa son olarak İYİ Parti’nin ev sahipliğinde bir araya gelmiş, toplantının ardından altı lider ortak bir açıklama yayınlamıştı.

Açıklamada “Genel Başkanlar olarak bizler, iktidarın ülkemizi geçen yüzyılda kalan, kapalı bir ekonomi-politik sisteme yöneltme çabalarına karşı mücadele etme kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz.” ifadeleri kullanılmıştı.

Paylaşın

‘Altılı Masa’nın Yeniden Bir Araya Geleceği Tarih Belli Oldu

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nden oluşan altılı masa son toplantısını 7 Ağustos’ta Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirecek.

Final toplantısında, daha önceki 5 görüşmede mutabık kalınan konular değerlendirilecek, önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası belirlenecek.

Sözcü’nün haberine göre, zirvede “ekonomik krize karşı çözüm önerileri” konusunda somut çözüm yollarının kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Özellikle bazı kesimlerden gelen “Sürekli toplantı yapılıyor, somut bir şey çıkmıyor” eleştirilere karşı cevap verilecek.

Liderlerin, 7 Ağustos’ta birinci turu tamamlanacak görüşmeleri belli periyotlarla sürdürmesi de bekleniyor. Özellikle genel başkan yardımcılarının yer aldığı komisyonların yürüttüğü çalışmaların nihai şekli için liderlerin zaman zaman bir araya geleceği belirtildi.

Altılı masa son olarak İYİ Parti’nin ev sahipliğinde bir araya gelmiş, toplantının ardından altı lider ortak bir açıklama yayınlamıştı.

Açıklamada “Genel Başkanlar olarak bizler, iktidarın ülkemizi geçen yüzyılda kalan, kapalı bir ekonomi-politik sisteme yöneltme çabalarına karşı mücadele etme kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz.” ifadeleri kullanılmıştı.

Paylaşın

Üreticinin Gündemi Aynı: Artan Maliyetler, Düşen Üretim

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde’de yaşanan sel nedeniyle ektiği patatesler çürüyen ve ikinci kez ekim yapmak zorunda kalan üreticiler ile bir araya geldi.

Maliyet artışlarına dikkat çeken üreticiler, 1 kilogram patatesin maliyetinin işçilik ve nakliye giderleriyle birlikte 5 buçuk lirayı bulduğunu, gübre atamadıkları için de verim kaybı yaşanacağını söyledi.

Çiftçiler ayrıca Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıt olmalarına rağmen Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) sigortası yaptıramadıklarını, sel nedeniyle ürünlerin çürümesi sonucu oluşan zararları kendilerinin karşıladığını ve bu nedenle ciddi mağduriyet yaşadıklarını kaydetti.

Çiftçilerin sorunlarını dinleyen Niğde Milletvekili Gürer ise mazottaki Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi’nin (ÖTV) kaldırılması ve gübrenin de üreticiye sübvanse edilmesi gerektiğini ifade etti.

“30 bin lira zarar ettim”

Gürer ile bir araya gelen çiftçilerden Fatih Altıner, ÇKS’ye kayıtlı olduğunu, fakat çeşitli nedenlerle ürününe TARSİM sigortası yapamadığını söyledi. Sel nedeniyle tarlasına ikinci kez ekim yapan Altıner, 30 dönüm patates ektiğini, sel nedeniyle 15 dönüm ekili alandaki patatesin çürüdüğünü, 30 bin lira zarar ettiğini belirterek yeniden ekim yapacağını anlattı.

Benzer bir sorun yaşayan Mahmut Teke de maliyet artışlarına dikkat çekerek 130 bin lira masraf yaparak ektikleri tarlalarını aşırı yağışlar sonrası sel bastığını ve ektikleri patateslerin çürüdüğünü söyledi.

Teke ayrıca TARSİM’e kayıtlı olmadıkları için hiçbir destek almadıklarını ve zararlarının 200 bin lirayı geçtiğini ifade etti: “İlk ekimde gübre atmıştık. Sel ile ürün çürüdü. Yeniden ekim yaptım. İkinci kez patates ekince bu kez gübre atamadık. Çünkü çok pahalı olan gübre canımızı yaktı. Ot ilacı atacağız ancak gübre atamadığımız için verim kaybı olacak.”

Çiftçi Teke, ilaç, gübre, mazot ve diğer girdilerle maliyetin arttığına dikkat çekerek, “İşçilik ve nakliye hariç 1 kilo patatesi maliyeti 4 lira oldu. İşçilik ve nakliyeyi de eklersek maliyet 5 buçuk lirayı bulur” dedi: “Büyük mağduriyet yaşıyoruz. Alnımızın teriyle kazanamadıktan sonra, niye bu işi yapalım? 35 yaşındayım, kendimi bildim bileli çiftçilik yaparım. Bu seneki kadar hiç görmedim. Böyle bir dönem olmadı. Her şey çok pahalı.”

“Çiftçi patates üretiminden uzaklaştı”

CHP Niğde Milletvekili Gürer ise Niğdeli patates üreticilerinin sorunları ile ilgili özetle şu değerlendirmeleri paylaştı:

“Niğde bölgesinde 2 yıl önce patates eken çiftçinin ürünü depoda kaldı. 100 bin ton patates çürüdü. Çiftçi üretimden uzaklaştı.

Niğde’de geçen yol 300 bin ton daha ürün alındı. Bu yıl da patates üreticisinin yeni sorunları var. Küresel ısınma ile oluşan hava değişimi üreticiyi olumsuz etkiledi. Mevsiminde yağış olmadı. Sonrası aşırı yağışlar ekili alanlara büyük zarar verdi.

Patates zamanında hasat edilemeyecek. Verim kaybı da yaşanacak. Büyük kentlerde patatesin artan fiyatından tüketici şikâyetçi. Çiftçi rafta artan fiyattan fayda sağlamıyor. Başta elektrik, mazot, gübre artışları çiftçi maliyetini katladı. Beklenmeyen afetlerde çiftçinin belini büktü.

Aslında patates raftaki fiyat artışı üreticide maliyet ve sonrası o kadar arttı ki çiftçi patates ekmekte zorlanır oldu. İki yıl önce depoda çürüdüğü için de üretim yapanların sayısı azaldı. Patatesten kar eden çiftçi olmayınca, insanlar patates ekiminden uzaklaştı.

Girdi maliyetleri çok arttı. İlaç, gübre, tohum fiyatları kat kat yükseldi. Mazotun yanına yaklaşılamıyor. O nedenle iktidar mazotta KDV ve ÖTV’yi kaldırmalı. Ayrıca üreticiye gübreyi sübvanse etmeli…”

“Ankara’dakiler gerçekleri görmüyor”

Öte yandan, CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun da bugün (12 Temmuz) Kurban Bayramının dördüncü gününde Süleymanpaşa’da Kurbanlık Hayvan Pazarı’nı ziyaret etti. Sorunlarını Aygun ile paylaşan üreticiler özetle şöyle konuştu:

“Geçen yıl 100 tane büyükbaş hayvan sattım. Bu yıl ise 20 tane satabildim. Küçükbaş hayvan satışında da zarar ettik. Hayvan yeminin geçen sene torbası vadeli satış ile 80 liraydı. Bu yıl peşin fiyatına torbasına 350 lira istiyorlar. Yakında besici kalmayacak. Ankara’dakiler gerçekleri görmüyor.

Bayramın dördüncü günündeyiz. 45 küçükbaş getirdim, 12 tanesi elimizde kaldı. Durum vahim. Geçen yıl 80-100 lira arasında olan yemin torbası bu yıl 350 lira. Üstelik geçen yıl vadeli satış ile yem alabiliyorduk. Bu yıl peşin fiyatına yemin torbasına 350 lira istiyorlar.

Çalışırken batıyoruz. Hiç çalışmasak daha iyi. Ankara’dan bakınca durumu iyi gösteriyorlar. Gelsinler bu işleri onlara devredelim, onlar satsın hayvanlarımızı.

Süt üreticisi de perişan. Bu yıl keçi sütünü alan kalmadı. Süt keçilerini hayvan pazarına getirip satmaya çalışıyorlar.

Maliyetler 3-4 kat arttığı halde geçen sene 2500 liraya sattığım koçu bu yıl da aynı fiyata sattım. Zarar ediyoruz, bırakacağız bu işi. Herkes borçlu. Hayvanlarımı satarak, borçlarımı ödeyeceğim.”

Paylaşın

‘Beyaz Kod’a Başvuran Sağlıkçı Sayısı 101 Bine Yükseldi

Konya Şehir Hastanesi’nde çalışan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ekrem Karakaya’yı bir hasta yakınının öldürülmesi üzerine (6 Temmuz 2022) Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, sağlıkçılara yönelik şiddet verilerini derledi.

Bingöl çalışmasında, sağlık çalışanlarının “Beyaz Kod” çağrılarına ve Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (SABİM) başvurularına yer verdi.

Her yıl artıyor

Bingöl’ün çalışmasına göre, şiddete maruz kaldığı gerekçesiyle “Beyaz Kod”a başvuran sağlıkçı sayısı her geçen yıl artıyor.

Beyaz Kod’a ilişkin ilk veriler, Sağlık Bakanlığı’nn 2017 Faaliyet Raporu’nda yer alıyor.

Rapora göre “Beyaz Kod” çağrıları:

  • 2017’de 7 bin 751,
  • 2018 raporlarında herhangi bir veri yok,
  • 2019’da 46 bin 274,
  • 2020’de 72 bin 158,
  • 2021’de ise 101 bin 984.

Sınırlı hukuki destek

Sağlık Bakanlığı 2021 Faaliyet Raporu’na göre: Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi’ne (SABİM), 2021 yılı içerisinde sağlık çalışanları hakkında tehdit ve şiddet ifadeleri içeren 27 bin 560 adet başvuru bırakıldı. Bakanlığın bu tehdit ve şiddet çağrılarına karşı hukuki girişimleri hakkında veri, raporlarda yer almadı.

Bakanlığın sağlıkçılara verdiği hukuki destek ise 2021 yılında yüzde 10’da kaldı.

Sağlık Bakanlığı 2019 ve 2020 Kurumsal Beklentiler Raporu’na göre, 2019’da Beyaz Kod sistemine yapılan sadece 7 bin 358 başvuru savcılığa intikal etti.

2020’de ise sadece 7 bin 530 başvuru hukuki yardım kapsamında değerlendirildi.

Bakanlığın 2016 yılında yayınladığı genelge ile taşeron çalıştırılanlar, stajyerler ve intörn hekimler de hukuki destek kapsamı dışında tutuldu.

“Veriler verilmiyor”

27 Mayıs 2022’de bianet’ten Ruken Tuncel’e konuşan TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, Beyaz Kod çağrılarıyla ilgili şunları kaydetmişti:

“Sağlık Bakanlığı, Beyaz Kod ile ilgili tüm verileri vermiyor. 2020 verilerini alabilmiştik ve orada şiddetin en çok acil servislerde, polikliniklerde ve daha çok kamu hastanelerinde yaşandığını gördük. Demek ki, buralarda aksayan bir durum var.”

Beyaz Kod nedir, nasıl kullanılır?

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti önlemek için kullanılan acil durum yönetim aracı.

Sağlık çalışanları şiddet olaylarına maruz kaldıklarında yeterli müdahale ve dış güvenlik gücü desteği sağlanarak, gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması ve gerçekleşen olayların analizinin yapılarak ilgili sağlık kurumuna özgü tedbirlerin alınması için çalışma yapılması amacıyla oluşturuldu.

Sağlık çalışanları şiddet olaylarının bildirmek için 24 saat hizmet veren “113” numaralı telefonu veya www.beyazkod.saglik.gov.tr adresindeki bildirim formunu kullanabilir.

Eğer şiddete maruz kalan kişiler beyaz kod bildirimini kendileri yapmadılar ise olayla ilgili tutanaklarına istinaden kurum yetkilisi tarafından www.beyazkod.saglik.gov.tr adresindeki bildirim formu doldurulur.

Eş zamanlı olarak olayın ilgili kurumun hukuk birimine ve adli mercilere intikal ettirilmesi sağlanır. İlgili birimlerden gelen değerlendirmeler sonucu şiddete maruz kalan çalışanlarını avukatlık hizmetleri birimiyle iletişime geçmesi sağlanır.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

CHP’li Salıcı: İktidar Algısı Somutlaşıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, “İzmir’de ağırlıklı olarak Ağrı, Muş, Bingöl bölgesinden gelip İzmir’e yerleşmiş seçmenden partimize 1550 kişilik bir katılım oldu. Sürpriz olarak Van ve Diyarbakır’dan milletvekili çıkartacağız” dedi.

Salıcı, partisinin Doğu Masası ve yaz dönemi saha çalışmalarına ilişkin Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’a konuştu.

2020’de yaptıkları son kurultay sonrası Doğu’daki üye sayılarını artırmak için Doğu Masası’nı kurduklarını anımsatan Salıcı, “28 Haziran itibarıyla Batman’da yüzde 250, Diyarbakır’da yüzde 143, Hakkari’de yüzde 105, Mardin’de yüzde 146, Muş’ta yüzde 110, Şırnak’ta yüzde 214, Van’da yüzde 155 üye artışı oldu. En son Mardin’de 2 bin kişilik üye katılımı yaptık. Şanlıurfa Viranşehir’de 2018’de 1287 oy almışız. Şimdi 1200 kişiyi partiye üye yaptık orada. Gelenlerin çoğu ya başka bir parti üyesi ya da ilk kez üye olanlar” bilgisini paylaştı. Doğudaki üye katılımlarının batıyı da etkilediğini söyleyen Salıcı, “Örneğin; İzmir’de ağırlıklı olarak Ağrı, Muş, Bingöl bölgesinden gelip İzmir’e yerleşmiş seçmenden partimize 1550 kişilik bir katılım oldu. Önümüzdeki seçimde Doğu Masası kapsamındaki illerde sürpriz olarak Van ve Diyarbakır’dan milletvekili çıkartacağız” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Bize katılın” çağrısının da üye artışına etkisi olduğunu vurgulayan Salıcı, “Tüm kesimlere yapılmış bir çağrıydı. Partiye bireysel katılımlarda artış var. Toplumun genel bakışında ‘CHP önümüzdeki dönem iktidar olacak’ algısı somutlaşıyor. Kendisini AKP’nin yarattığı düzende dışlanmış, mağdur gören kesimlerden de sempati oluştu. Biz bu sempatiyi oya dönüştürmeye çalışıyoruz” dedi. Yaptıkları ev ziyaretlerinin de etkili olduğu belirten Salıcı, “Öbek çalışması üzerinden doğrudan yurttaşa ulaşıyoruz. Şu an öbek çalışması sonucu 1.5 milyon haneye ulaştık. Bir haneye birden fazla kez ulaşmak için de çalışıyoruz. CHP ciddi şekilde sahada. Vatandaşlarımızda oluşan sempatiyi örgütlemeye çalışıyoruz” dedi.

Milletin Sesi mitinglerinin de devam edeceğinin altını çizen Salıcı, “24 Temmuz’da Balıkesir’de mitingimizi yapacağız. Bu yaz döneminde mitinglere devam edeceğiz. Ayrıca Van ve Diyarbakır’da programlarımız olacak. Fakat bu programlar etraflarındaki illere de sirayet edecek. Bunların bazıları üye katılım programı, bazıları siyasi çalışmalar olacak” bilgisini paylaştı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Dikkat Çeken ‘Suriyeli Sığınmacılar’ Açıklaması

Suriyeli sığınmacılara ilişkin açıklamada bulunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Sağlıklı şartlarda gidecekler, tüm adımlar hazır. İktidarımızda bu sürecimiz 2 senede tamamlanacak” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından Suriyeli sığınmacılara ilişkin açıklamalarda bulundu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, açıklamasında, Türkiye’de 700 bin Suriyeli bebeğin dünyaya geldiğini belirtti ve ekledi:

“Allah uzun ömürler versin hepsine. Biz meseleye ülkemizin geleceği gözüyle bakıyoruz. Evet, her milletin en büyük zenginliği bebekleridir. Bu bebekler de yıkık dökük Suriye’nin zenginliğidir.

Suriye’nin yeniden ayağa kalkması için, evlatları vatanına dönmelidir. Ancak hep söyledim yine söyleyeceğim, ucuz bir ırkçı tavırla değil, düzgün, devlet aklıyla yapılacak iştir bu.

Sağlıklı şartlarda gidecekler, tüm adımlar hazır. İktidarımızda bu sürecimiz 2 senede tamamlanacak. Bu şartlar da AB fonlaması ile, bizim garantörlüğümüzde oluşturulacak. Davul zurna ile gidecekler.”

Paylaşın

CHP’li Öztrak: Enflasyonu Kısa Sürede Tuş Edeceğiz

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin yükselen enflasyona karşı çözüm önerilerine ilişkin Cumhuriyet gazetesinden Sefa Uyar’a açıklamalarda bulundu. Strateji ve Planlama Teşkilatı (SPT) gibi kurumlarla ekonomide güven sağlayacaklarını vurgulayan Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve AKP’nin ekonomi politikalarını eleştirdi. 

İktidarın “Faiz sebep, enflasyon sonuç” politikasıyla enflasyonu bilerek yükselttiğini vurgulayan Öztrak, “Eylülden itibaren Merkez Bankası talimatla faiz düşürdükçe, hem döviz kurları hem enflasyon azdı. Erdoğan o dönemde sürekli açıklamalar yaparak piyasalardaki ateşe odun taşıdı. Aralık sonunda model dedikleri safsata taşınamaz noktaya gelince, bu kez doğrudan kumanda ekonomisine geçtiler. İhracatçının dövizine el koydular” ifadelerini kullandı.

Bugün faizlerin geçen ağustosun üzerinde olduğunu söyleyen Öztrak, şöyle konuştu:

“‘Düşürdük’ dedikleri dolar kuru, yeniden tarihi zirvesine yaklaşıyor. Altı ay boyunca döviz kurlarını tutmak için bütçeden harcanan milyarlarca lira, satılan millete ait milyarlarca doların üstüne bir bardak soğuk su içildi. Tüketici Enflasyonu, Eylül 1998’den bu yana, Üretici Enflasyonu ise Şubat 1995’ten bu yana, en yüksek seviyeye çıktı. Üretici fiyatlarındaki artış yüzde 140’a dayandı.”

Ekonomide yaşananların güven eksikliğinden kaynaklandığını belirten Öztrak, “İlk adımı milletimiz atacak, sandıkta kendisini ezen bu liyakatsiz yönetimi evine gönderecek. Bunun ardından biz, demokrasi aşığı ortaklarımızla, daha önce ülkeyi krizden çıkaran kadrolarımızla göreve gelip enflasyon canavarını kısa sürede tuş edeceğiz” dedi.

‘SPT’yi kuracağız’

İktidara geldiklerinde yapacaklarını anlatan Öztrak, şunları kaydetti:

“Merkez Bankası’nın başına derhal liyakatli bir ismi atayacağız. Kuracağımız SPT teşkilatıyla küresel gelişmeleri ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de göz önüne alarak bütüncül bir yaklaşımla, ulusal, bölgesel ve sektörel çerçevede strateji, reform, plan ve programları hazırlayıp uygulayacağız. Ekonominin gerçek fotoğrafı çekmek için Durum ve Hasar Tespit Komisyonu’nu kuracağız.”

‘ÖTV’siz mazot’ vaadi

Çiftçiler için yapacaklarını da aktaran Öztrak, şunları anlattı:

“Ziraat Bankası sadece çiftçiye, Halk Bankası da sadece esnafa avantajlı kredi sağlayacak. Çiftçiye elektik, gübre, yem gibi girdileri ucuza vereceğiz. Çiftçi tohumu atarken hasatta ne kazanacağını bilecek. Taban fiyatı, maliyet ve makul kârı karşılayacak şekilde önceden açıklayacağız. Kuracağımız güneş enerjisi tesislerinin üreteceği enerjiyi Çiftçi Kooperatiflerine ücretsiz vereceğiz. Tarımsal üretimde kullanılan mazottan ÖTV almayacağız.”

Paylaşın

Vatandaşların Bankalara Borcu 4 Yılda Yüzde 237 Arttı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, Türkiye’nin 9 Temmuz 2018 tarihinde “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne geçmesinden bugüne dek yaşanan gelişmeleri rapor haline getirdi. “Tek Adam Rejimi’nin 4. Yılı Raporu” ismi ile derlenen rapor, ülkedeki yıkımın boyutunu gözler önüne serdi.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre CHP’li Bulut, “İşsizlikten icra dosyaları sayısına, iç ve dış borçlardan vatandaşın ve KOBİ’lerin bankalara olan borçlarına, hukuktan özgürlüklere Türkiye her alanda büyük bir yıkım yaşıyor. Tek adam rejiminde hangi ekonomik göstergeye baksak çöküş görüyoruz. Vatandaşın ve KOBİ’lerin bankalara olan borçları neredeyse 3’e katlandı. Milli gelir milyarlarca lira kayba uğradı, kişi başına düşen gelir azaldı” ifadelerini kullandı.

‘Milli gelir düştü’

CHP’li Bulut’un raporunda yer alan değerlendirmeler şöyle:

“2018’de dünyanın en büyük 17. ekonomisi olan Türkiye, 2021 sonu itibarıyla 21. sıraya geriledi. 891,8 milyar dolar olan milli gelir 793 milyar dolara düştü. Milli gelir, 98 milyar dolar kayba uğradı. Kişi başı milli gelir 10 bin 694 dolar iken, 9 bin 374 dolara indi. Merkez Bankası, borçlar düşüldükten sonra net 36 milyar dolar rezerve sahipken, tek adam rejiminin ardından eksi 54,5 milyar dolara geriledi.

‘6,24 TL olan benzinin litresi 25 TL’yi aştı’

2018 Haziran’da bir dolar 4,60 TL iken bugün 17,21 TL. Bir euro 5,35 TL iken bugün 17,56 TL oldu. Akaryakıta zam yağdı. 6,24 TL olan benzinin litresi, bugün 25,32 TL’ye. 5,69 TL olan motorinin litresi, bugün 24,74 TL’ye yükseldi. Bir TL olan 200 gram ekmeğin fiyatı 4 TL’ye yükselerek 4 kat arttı. 58 TL olan kuşbaşı etin kilosu, bugün 136 TL’den satılıyor.

‘Enflasyonda 6. sıradayız’

Yıllık enflasyon 2018’de yüzde 20,3 iken, TÜİK rakamıyla yıllık yüzde 78,85 oldu. Yaşam pahalılığında Venezüela, Sudan, iflas etmiş Lübnan, savaştaki Suriye, Zimbabve’nin ardından dünyada 6. sıradayız.

‘Vatandaşların bankalara borcu yüzde 237 arttı’

2018 sonunda Hazine’nin iç ve dış borçları toplam bir trilyon 67 milyar 115 milyon TL iken bugün 3 kattan fazla artarak 3 trilyon 363 milyar 604 milyon TL’ye yükseldi. Yurttaşların Haziran 2018’de bankalara olan borcu 526 milyar lira düzeyindeyken 2022 Mayıs’ında bir trilyon 284 milyar liraya yükseldi. Yüzde 237 oranında arttı. KOBİ’lerin borcu 550 milyar TL iken bir trilyon 506 milyar oldu. Borç 3’e katlandı.

İcra dosyalarında artış

Türk-İş, Haziran 2018’de 4 kişilik ailenin açlık sınırını bin 714 TL olarak hesaplamıştı. Bu rakam, 6 bin 319 liraya yükseldi. 2018 sonunda icra dairelerinde 18 milyon 680 bin olan dosya sayısı, 1 Temmuz itibarıyla 23 milyon 826 bine çıktı.

2018’de 49 milyon 43 bin 763 kutu olan antidepresan kullanımı, 2021’de 59 milyon 641 bin 14 kutuya yükseldi. Antidepresan kullanımı 5 milyon kutudan fazla arttı.

Türkiye, 2018’de Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 113 ülke içinde 101. sırada yer alıyordu. 2021’de ise 139 ülke arasında 117. sıraya geriledi. 210 ülke ve bölgenin karşılaştırıldığı 2018 yılındaki Dünya Özgürlükler Raporu’nda haklar anlamında ‘özgür olmayan’ ülkeler kategorisinde yer alan Türkiye’ye, son raporda da yine aynı kategoride yer verildi.

İşsizlik

Tek adam rejimi öncesinde gerçek işsiz sayısı 6 milyon 864 bin kişi iken 8 milyonu aştı. Yaklaşık bir milyondan fazla kişi işsizler ordusuna katıldı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Kabinesi’nden bugüne dek pek çok isim ya ‘görevden affını’ istedi veya görevden alındı. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan ‘görevden affını’ isteyen ve görevden alınan isimler oldu.

Sistemin ilk Kabinesin’deki 7 kişi gitti. Hatta Berat Albayrak’ın yerine gelen Lütfi Elvan da görevden affını istedi.

Paylaşın