CHP’li Cihaner’den Kılıçdaroğlu’na Eleştiriler: Gemi Su Alıyor

Seçim yenilgisi sonrası Kılıçdaroğlu’nun verdiği mesajları eleştiren İlhan Cihaner, CHP liderinin “Gemiyi limana sağlam götürmek kaptanın görevidir” sözlerine ilişkin, “Gemi su alıyor, her şeyden önce bunu görmeleri lazım. Kaptan köşkündekiler, su alan yerleri tıkayabilmek için geminin en altında, sintine bölgesinde itiraz edenlerin sözlerine kulak vermeli” dedi.

“Umutsuz yaşam olmaz” diyen İlhan Cihaner, konuşmasının sonunda şunları aktardı: Ama boş bir iyimserlik de olmaması lazım. Umut eğer mücadeleyle, sorumluluk almayla beslenmezse sonu daha büyük yıkıma ve hayal kırıklığına dönüşür.

Eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili ve ‘Gelecek için Biz’ hareketinin kurucusu İlhan Cihaner, seçim yenilgisi sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun verdiği mesajları eleştirdi.

Radyo Sputnik’te Atilla Güner’le Akşam Postası’na konuşan Cihaner, CHP liderinin “Gemiyi limana sağlam götürmek kaptanın görevidir” sözlerinin hatırlatılması üzerine “Gemi su alıyor, her şeyden önce bunu görmeleri lazım. Kaptan köşkündekiler, su alan yerleri tıkayabilmek için geminin en altında, sintine bölgesinde itiraz edenlerin sözlerine kulak vermeli” diyerek şunları aktardı:

“Sonuçta gemiyi tamir edecekler olanlar da aşağıdakiler. Bu yapılırsa CHP’nin Türkiye’nin geleceğinde pozitif olarak var olacağı kanaatindeyim ve umudum da var. Kazanmak için sağ politikalara mahkum olmak kabul edilemez. Önüne hangi iddiayla giderseniz gidin, seçmenin değişmeyeceği algısına dayalı bir yaklaşım siyaset yapmayı imkansız hale getiriyor. Bunun öteki ucundaki politika en uç düzeyde zaten denendi, on yıldır deneniyor.

Artık ne yapılabilir? Laiklik tartışmaları görmezden gelindi, sağın ne kadar eski ve sol düşmanı figürü varsa kahramanlaştırıldı ve kadrolar onlardan oluşturuldu. Demek ki bu yoldan gitmenin CHP’ye oy artışı sağlamayacağını bir kere tespit ettik. Bunu halen nasıl söyleyebiliyorlar bilmiyorum. “CHP değişti, artık eski CHP değil“ diye özellikle AK Parti’den kopmuş, muhafazakar ve siyasal İslamcılar CHP’yi ne kadar alkışlamışlardı. Geldiğimiz noktada CHP oyunu arttıramadı.

O zaman bir de bizim dediğimize kulak verin, bir de bunu deneyelim değil, bir siyasi partide siyasi örgütlenmede olması gereken temel varlık nedenini ortaya koyuyoruz. Parti kendisini ideolojik ve programatik olarak tanımlamak zorunda. Bu parti sosyal demokrat parti midir? Tabi ki öyle olmalıdır.”

Cihaner, “İlk turda sığınmacılara farklı bir şekilde yaklaştık, ikinci turda neredeyse aşırı sağcı dil kullandık. Avrupa’da siyaset yapsa belki yasaklanma riskiyle karşı karşıya kalabilecek bir söylemi kullandık. Kayyum politikalarının devam ettirileceği yaklaşım ortaya konuldu.

Bu siyaseten intihar anlamına gelir ki intihar da ettik. Sosyal demokrat olmayı bir kenara bırakın demokrat bir parti kayyum politikalarını savunabilir mi? Süleyman Soylu, ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan HDP belediyelerinden rahatsızım dedi ben de iki gün içerisinde hepsine el koydum’ dedi. Bunu neresinde hukuk var? Erdoğan emir vermiş, Soylu gereğini yapmış” dedi.

İlhan Cihaner, ‘’CHP’ye bir şekilde vaziyet etmiş parti elitleri, ara kademe yönetici ve oy verenler arasında her zaman belli boyutta bir makas olur ama CHP’nin ve bizim, CHP’de siyaset yapmamızı, umutla mücadele etmemizi sağlayan şey CHP’nin tabanı. Taban, ideolojik tutuma çok daha yatkın ama bir bakıyorsunuz oradan bambaşka bir karar çıkıyor. Bu ayrışmalar oldukça yapay ayrışmalar. Genel başkan seçim döneminde, ‘CHP’li ülkücüler’ dedi.

CHP’nin tabanında partiden ayrılacak, partiyi zaafa uğratacak bir yapı yok ki. Bunu üst düzeyde yaparsanız organik olmayan bir bölünme ve zayıflamaya yol açarsınız. İdeolojik netleşmeyi ve programatik netleşmeyi koyarsanız CHP çok güçlü bir şekilde yoluna devam eder. İlk turda genel başkanın sığınmacılar konusunda yayınlamış olduğu video ayakları yere basan, toplumun kaygılarını da anlayan bir yaklaşımdı ama sonrada “Hepsini göndereceğiz nokta” denildi.

Bu seçmenin de oy verecek olan seçmenin kafasını karıştıran ve doğal olmayan bir yaklaşımdı. CHP’nin dinamiklerinin bir denge aşamasında olduğunu ama elitler arasında bir pazarlık unsuru haline dönüştürülürse bölünmeye yol açabileceği kaygısını taşırım. Bunun da Türkiye demokrasisi için iyi olmayacağı kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.

‘Umudumuzu yitirmedik’

“Umutsuz yaşam olmaz” diyen Cihaner şunları aktardı: Ama boş bir iyimserlik de olmaması lazım. Umut eğer mücadeleyle, sorumluluk almayla beslenmezse sonu daha büyük yıkıma ve hayal kırıklığına dönüşür.

Paylaşın

CHP’de Yeni Tüzük Mesaisi Başlıyor: İki Önemli Başlık

14 ve 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinde hedeflenen sonuçların alınmadığı Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) dokuz kişiden oluşan Tüzük Komisyonu, çalışmalarına başlıyor.

Perşembe günü ilk mesaisi yapacak yeni tüzükte, özellikle milletvekili aday belirleme işlemleri sırasında ön seçim hüküm altına alınmak isteniyor. Milletvekilliğine dönem sınırı getirilmesi de gündemde.

Seçimlerde aldığı sonucun ardından değişim sürecine giren, kongreler takvimini başlatan ve süreç sonunda büyük kurultayını toplama kararı alan CHP, burada oylamayı planladığı yeni Tüzük için harekete geçiyor. Kısa süre önce oluşturulan Tüzük Komisyonu, Perşembe günü ilk mesaisini yapacak.

BirGün’de Hüseyin Şimşek’in haberine göre, Tüzük’te özellikle milletvekili aday belirleme işlemleri sırasında ön seçim hüküm altına alınmak isteniyor. Milletvekilliğine dönem sınırı getirilmesi de gündemde.

Tüzük değişikliği hakkında ilk olarak Parti Sözcüsü Faik Öztrak kurultaya işaret etmiş, Genel Başkan Yardımcısı Eren Erdem ise şu ifadeleri kullanmıştı:

“Değişim MYK’mizde, bizlerin teklifi ve Genel Başkanımız başta tüm MYK’mizin ortak mutabakatıyla, MYK’mizin ilk önemli icraatlerinden biri olarak, açıklamış olduğumuz olağan kurultayımızın gündemine bundan sonra adaylarımızın ön seçim yoluyla belirlenmesi hususunda bir genel mutabakatı sağlamış bulunuyoruz.

Parti sözcümüzün açıklamış olduğu tüzük değişikliğinin kapsamında yer alan maddelerden biri bu olacaktır. CHP emektarlarının bunu heyecanla beklediğini biliyorum. CHP örgütlerine emekçilerine hayırlı uğurlu olsun.”

Kurultay ve yaklaşan yerel seçimler

Öte yandan CHP MYK toplantısında, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, kurmayları ile yaklaşan yerel seçimler öncesi il ve ilçelerdeki son durumu ele aldı. Edinilen bilgiye göre, kongreler sürecini başlatan CHP’de resmi takvimlendirme sürecinin gerçekleştirilecek il başkanları toplantısında karara bağlanması planlanıyor.

Bu süreci hızla tamamlamak isteyen parti yönetiminin daha sonra belediye başkanı adaylarını belirleyeceği kaydedildi. Büyük kurultayın tarihi ise henüz netleşmedi.

Asgari ücret tespit çalışmalarının da gündeme geldiği toplantıda, CHP’nin resmi önerisi, 15 bin TL olarak belirlendi, daha aşağısının vatandaşları açlığa terk etmek anlamına geleceği bildirildi. Toplantıda ayrıca AK Parti’nin ekonomik eksen değişikliklerine rağmen hayat pahalılığını tersine çeviremeyeceğine yönelik tespitlerin yapıldığı da kaydedildi.

Paylaşın

CHP’de “Değişim” İçin Altın Formül Aranıyor

14 ve 28 Mayıs seçimlerinde hedeflenen sonuçların alınmadığı Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevini sürdürüp sürdürmeyeceği merak edilirken, “değişim” için altın bir formül aranıyor.

halktv.com.tr yazarı İsmail Küçükkaya, bugünkü yazısında “CHP kendisine yeni bir yol arıyor. İlk hedef yerel seçimler. Ve sonrası… Bu amaca ulaşmak için atılması gereken adımlar var. Parti yenilenmek durumunda. Gençleşmek ve güç depolamak zorunda. Bu gerçeği olayın içindeki tüm aktörler görüyor ve kabul ediyor” dedi.

İsmail Küçükkaya “Yol haritası” başlıklı yazısına şöyle devam etti:

Çok bilinmeyenli denklem içinde
Altın bir formül aranıyor.
Bir yol haritası çizilecek. Kazasız belasız menzile götürecek bir güzergah.
Ya birleşe birleşe kazanacaklar.
Ya da ayrışa ayrışa hepsi kaybedecek. CHP de.

Kavgalı, gürültülü, çekişmeli bir kongrede kim kazanırsa kazansın bu bir başarı olmayacak. Bunun yerine ‘BÜYÜK DEĞİŞİM UZLAŞMASI’ gerçekleştirirlerse bu hepsi için başarı olacak.

Kılıçdaroğlu bir daha hiç bir yere aday olmayacağını açıkladı. Bu önemli. Unutulmasın.

Şöyle bir formülü hayata geçirmeye çalışıyorlar;

Kılıçdaroğlu yerel seçime kadar partinin başında kalsın ve dönüşümün liderliğini yapsın.
İmamoğlu İstanbul seçimlerine hazırlansın, seçimi kazansın ve belediye meclisinde çoğunluğu da elde etsin.
Özgür Özel başta tüm aktörler partinin yerel seçimlere hasarsız girmesini sağlarken, bir yandan da değişim, dönüşüm, yenilenme taleplerini yerine getirsin.

Burada sakınacak hatalar var

Kılıçdaroğlu ben bu delege yapısıyla kongreyi kazanırım diye düşünürse kazansa bile kaybeder.
Delege iktidar ister. Kılıçdaroğlu’nu kurultayda yeneriz diye düşünmek büyük politik hata olur.
İmamoğlu belediyenin anahtarını seçimden önce ak partiye teslim ederse en büyük stratejik yanlışını yapmış olur.
Bütün aktörler için hiçbir şey olmamış gibi davranmak affedilmez ve telafisi imkansız hata olur.

CHP’de durum ana hatlarıyla böyle. Bugün veya yarın; en geç bir hafta içinde ne olacağını öğreneceğiz. Kılıçdaroğlu düşünüyor. Konuşacak.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu İle Görüşmesini Anlattı: Tavsiyeleri Oldu

Kemal Kılıçdaroğlu ile gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarını anlatan Özgür Özel, “Genel Başkan’la benim açıklamamdan sonra bir araya geldik ve geçmişte olduğu gibi son derece samimi, son derece yapıcı ve birbirine saygılı bir çerçevede geçti görüşme. Ne Genel Başkan’da bir kırgınlık var ne bende. Açıklamalarımın ertesi günü baş başa haftalık görüşmemizi yaptık. Bu meseleye ilişkin güvensizlik, saygısızlık, etik olmama gibi bir çıkarımı yok.” dedi.

Görüşmenin son derece yapıcı olduğunu belirten Özel, “Sitem eden bir noktada değildi. Ama beni koruyan ve kollayan bir tutumu vardı. Bu süreçte neleri yapmamın doğru, neleri yapmamın yanlış olabileceğine dair yapıcı uyarıları oldu. Bunun “adaylığımı destekliyor, akıl verdi” gibi anlaşılmasından korkarım. Herhangi bir başka arkadaşımız, benim gibi bir açıklama yapsa ondan da esirgemeyeceği, tecrübesine dayanan birtakım tavsiyeleri oldu” ifadelerini kullandı.

Kurultay sürecinin ardından “Üstüme düşeni yaparım” diyen CHP Grup Başkanı ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarını anlattı.

Gazete Duvar’dan Ceren Bayar‘a konuşan Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçmenin yazdığı mektubu iyi okuması gerektiğini düşünüyorum. Bizim şu mesajı almamız gerekiyor: Aynı şeyleri tekrar ederek aynı sonucu alamazsınız ve bunun için değişmeniz lazım. Burada sakıncalı gördüğüm şey değişimi sadece kişilere indirgemek. Partideki yapısal sorunlara, partinin siyasette nereye konumlandığına, kendini nasıl tarif ettiğine doğru bakmamız lazım” dedi.

“2018’den bu yana yürütülen ittifak siyasetini, buna verilen büyük emeği, Türkiye’nin neredeyse yarısını barıştırmış, kucaklaştırmış olmasının kazanımlarını önemsiyorum” diyen Özel, şunları söyledi:

“Ama bunun yanında Cumhuriyet Halk Partisi’nin sol, sosyal demokrat kimliğini unutmaması ve bunu doğru tarif etmesi gerekiyor. Kendisinden daha solda olanlarla, kendisinin durduğu yer açısından da kıymetli olan yapılarla temastan kaçmaması gerekiyor. Toplumun ezilen kesimlerini, kimsenin sahip çıkmadığı kesimlerini, toplumun sadece oy almak için yönelilen ve sonra unutulan kesimlerini sahiplenmek gerekiyor. Buradan örgütlenmeye başlamak gerekiyor. Elbette tersane işçileri, elbette madenciler, elbette tarım işçileri önemli, bunları asla ihmal edemeyiz. Ama bunlarla birlikte motokuryeleri, beyaz yakalıları, mavi yakalıları, gri yakalıları, plazada emeği sömürülenleri görmek gerekiyor.”

Adaylık ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Özel, şunları söyledi: “Ben geçen sene grup başkanvekiliyken böyle bir şey olsaydı zaten adaylıkla ilgili böyle bir açıklama yapmazdım. Çünkü Grup Başkanvekiliydim, Genel Başkanımın Meclis’teki vekiliydim. Ben bugün grup başkanıyım ve ne Anayasa ne iç tüzük ne de parti tüzüğümüz Grup Başkanı’nı Genel Başkan’ın vekili olarak tarif etmiyor. O, Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekili olmayan ilk Genel Başkanı, ben de Genel Başkan olmayan ilk Grup Başkanıyım. Vekaletini yürütürken aday oldu tartışmaları teknik gerçeklikten yoksun.”

“Tavsiyeleri oldu”

Özel, şunları söyledi: “Ancak meseleye “yıllarca vekaletini yürüttüğü, kendisine çok güvenen birisine karşı aday oluyor” diye bakıyorlarsa ben sadece şunu söylüyorum, Genel Başkan’la benim açıklamamdan sonra bir araya geldik ve geçmişte olduğu gibi son derece samimi, son derece yapıcı ve birbirine saygılı bir çerçevede geçti görüşme. Ne Genel Başkan’da bir kırgınlık var ne bende. Açıklamalarımın ertesi günü baş başa haftalık görüşmemizi yaptık. Bu meseleye ilişkin güvensizlik, saygısızlık, etik olmama gibi bir çıkarımı yok.”

Görüşmenin son derece yapıcı olduğunu belirten Özel, “Sitem eden bir noktada değildi. Ama beni koruyan ve kollayan bir tutumu vardı. Bu süreçte neleri yapmamın doğru, neleri yapmamın yanlış olabileceğine dair yapıcı uyarıları oldu. Bunun “adaylığımı destekliyor, akıl verdi” gibi anlaşılmasından korkarım. Herhangi bir başka arkadaşımız, benim gibi bir açıklama yapsa ondan da esirgemeyeceği, tecrübesine dayanan birtakım tavsiyeleri oldu” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’yla Görüşen İmamoğlu: Değişim Yönündeki Parametreleri Paylaştım

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Düşüncelerimi, değişim yönündeki parametreleri, neler olması noktasındaki aşamaları yine kendisiyle paylaştım” dedi ve ekledi:

“Çok makul, çok güzel, çok değerli hatta pozitif anlamda uzlaşı sonucuyla toparlanan bir buluşmayı yaptık kendileriyle. Tabii ki bunun bir zaman dilimi vardır. Benim bu sohbetten değişim ve dönüşüm adına aktarabileceğim şimdilik bu kadar.”

İmamoğlu, bu sürecin kıymetli olduğunu belirterek, “Ele alınması gereken ve kamuoyuna hissettirilmesi gereken tarafları oldukça fazladır. Şu anda yapılan hamlelerin, toplum için yeterli gelmediğini biliyoruz. Bu yeterli gelmeyen ama yeterli olması için yapılması gerekenlerle ilgili tüm fikirlerimi, süreçleri kendisiyle paylaştım” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB’nin Londra’dan İstanbul’a getirdiği Fatih Sultan Mehmet’in madalyonunun, Panorama 1453 Tarih Müzesi’nde sergilenmeye başlamasına dair törende konuştu.

İmamoğlu, Kılıçdaroğlu ile görüşmesine ilişkin, “Şu anda yapılan hamlelerin, toplum için yeterli gelmediğini biliyoruz. Bu yeterli gelmeyen ama yeterli olması için yapılması gerekenlerle ilgili tüm fikirlerimi, süreçleri kendisiyle paylaştım” dedi.

İmamoğlu, bu konudaki sorular üzerine şu açıklamayı yaptı: “Elbette seçimi kaybettik. İki kere iki dört. Dolayısıyla Millet İttifakı olarak başta Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere hepimizin bunun içinde en önde tabii orada 6 parti var, onun lideri var, yöneticileri var ama aynı zamanda biz varız. Etkin belediye başkanları var.

Her birimiz şapkamızı önümüze koyacağız, oturacağız, düşüneceğiz. Ortak akılla, doğru kararlar alacağız. Bu doğru kararlar almanın içerisinde en önemli aktör, en önemli kurum Cumhuriyet Halk Partisidir.

Cumhuriyet Halk Partisi, ittifaka liderlik ettiği gibi bugün de değişime ve dönüşüme liderlik etmek, öncü hareketleri, hamleleri yapmak zorundadır. Bunun da adresi Cumhuriyet Halk Partisi olduğuna göre o adresin ana noktası da elbette benim çok kıymetli Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur.”

“Değişim yönündeki parametreleri paylaştım”

İmamoğlu, bu bakımdan seçimin ilk gününden itibaren Kılıçdaroğlu ile telefonla yazışarak ve baş başa konuşarak defalarca sohbetleri ve paylaşımlarının olduğunu söyledi:

“Çarşamba günü yaptığımız buluşma da elbette ki yine benim kendilerine birtakım hatırlatmalarım, önerilerim ve yazılarım doğrultusundaki talebimden ötürü bir araya geldik. Düşüncelerimi, değişim yönündeki parametreleri, neler olması noktasındaki aşamaları yine kendisiyle paylaştım. Çok makul, çok güzel, çok değerli hatta pozitif anlamda uzlaşı sonucuyla toparlanan bir buluşmayı yaptık kendileriyle. Tabii ki bunun bir zaman dilimi vardır. Benim bu sohbetten değişim ve dönüşüm adına aktarabileceğim şimdilik bu kadar.”

İmamoğlu, bu sürecin kıymetli olduğunu belirterek, “Ele alınması gereken ve kamuoyuna hissettirilmesi gereken tarafları oldukça fazladır. Şu anda yapılan hamlelerin, toplum için yeterli gelmediğini biliyoruz. Bu yeterli gelmeyen ama yeterli olması için yapılması gerekenlerle ilgili tüm fikirlerimi, süreçleri kendisiyle paylaştım” dedi.

Parti içindeki meseleleri ve süreçleri bu seviyenin daha ötesinde paylaşmayı doğru bulmadığını belirten İmamoğlu, bu bahsedilen sorunların içerisinde kamuoyunun bilmesi gereken kısımların da olduğunu anlattı:

“O kısımlarla ilgili ve nasıl olması gerektiği konusunda Genel Başkanımızın, umuyorum ki bayram öncesi yapabileceği bazı aktarımlar sonrasında belki farklı bir ortam, farklı bir buluşma ya da bireysel olarak benim de kamuoyunu bilgilendireceğim tarafları olabilecektir. Şimdilik Sayın Genel Başkanımla çok saygın, çok özenli ve çok değerli buluşmalarımızı sonuçlandırdık.

Bu aşamadan sonra umuyorum ülkemizin önünü açacak, muhalefetin yeniden güçlenmesini sağlayacak, Cumhuriyet Halk Partisinin daha güçlü bir şekilde süreci tasarlayacağı, hem yerel yönetime, yerel yönetim seçimlerine, yerel seçimlere dönük en güçlü şekilde sadece İstanbul değil, Türkiye’nin her sathında en güçlü ve en iddialı şekilde girmesini sağlayacak.”

Paylaşın

CHP’de “Değişim” Tartışmaları; İlhan Cihaner: Sorumluluk Alırız

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık görevini sürdürüp sürdürmeyeceği merak edilirken, “değişim” tartışmaları da devam ediyor. CHP’li Cihaner, “Önümüzdeki günlerde o koşullar oluştuğunda tabii ki biz de bu yönde arkadaşlarımızla değerlendirip moda deyim ile sorumluluk alırız” dedi.

“Gelecek İçin Biz Oluşumu”nun önde gelen isimlerinden CHP 24’üncü ve 26’ncı dönem milletvekili İlhan Cihaner, Independent Türkçe’den Ali Kemal Erdem‘e konuştu. “Değişim üç sütun üzerinde tartışılmalı” diyen Cihaner, şunları söyledi:

“Birincisi parti içi hukuk. Ön seçimden, parti içi demokrasiye kadar yani her şeyin öngörülebilir olması lazım. Eşitliği garanti etmesi lazım. Bir ideoloji, program yani buradan bir keskin ve sert bir öz eleştiri yapıp bu kadar elverişli koşullara rağmen ortadaki yenilginin gerekçelerinin çok çok objektifle keskin bir analizinin yapılması lazım. Bunun kadrolarının da yavaş yavaş ortaya çıkması lazım. Ama şu ana kadar parti içerisinde değişimin öncüsü olarak öne çıkan isimler de buna dair bir şey görmüyoruz. Yani bir değişim deniliyor ama bu değişim nedir? Yani parti aynı çizgisinde devam edecek. Sadece işte falanca isimler gidip bir vitrin yenileme şeklinde bir kozmetik değişiklik mi olacak buna dair hiçbir şey yok.”

“Net bir yenilgi var”

Seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cihaner, “Seçim öncesinde mevcut yönetimi elinde bulunduranlar, özellikle liberaller, eski AKP’liler, bir kısım muhafazakârlar ‘CHP değişti’ diyor, alkışlıyor ve bunun başarı getireceğini söylüyorlardı. Oysa karşımızda net bir yenilgi var. İşte parlamento çoğunluğu AKP, MHP’de. Cumhurbaşkanlığı seçimi kaybedildi. Tabii ki seçimler kaybedilebilir. Bu olabilir. Ama öyle bir coşku yüklemesi yapıldı ki bunun yarattığı siyasi travma parti yönetimi tarafından da dikkate alınmayınca seçim sonuçları parti açısından çok çok olumsuz olacak boyuta taşınmış oldu” ifadelerini kullandı.

“Sorumluluk alırız”

“Yeniden aday olmayı düşünüyor musunuz?” sorusuna Cihaner, şöyle yanıt verdi: “Garip bir durumla da karşı karşıyayız. ‘Kurultay yapılacak’ denildi ve tüm siyaset de böyle algıladı. Fakat kurultay tarihi belli değil. Genel merkezin açıkladığı takvimde kurultayın tarihi belli değil. Orada nasıl bir tablo çıkacak? Önceden de değişimden yana cesaret gösterip böyle bir iddia ortaya koymuştuk. Önümüzdeki günlerde o koşullar oluştuğunda tabii ki biz de bu yönde arkadaşlarımızla değerlendirip moda deyim ile sorumluluk alırız.”

“İmamoğlu ile aramızda makas var”

“İdeolojik olarak Ekrem İmamoğlu ile uzlaşabileceğinizi düşünüyor musunuz?” şeklindeki soruya Cihaner, “Parti siyaseti, gelecek Türkiye tasavvuru yönünde baktığımızda aramızda bir makas olduğu anlaşılıyor. Özellikle partinin güncellenmiş bir sosyal demokrat sol çizgiye oturması gerektiğini düşünüyoruz. Ancak diğer değişim telafi de edenler ya bu tartışmayı geçiştiriyor ya daha siyasetsizliği çağrıştıran birtakım işte genel-geçer sloganlar ya da sözlerle geçiştiriyorlar orayı. Dolayısıyla orada da bir kristalize olmuş bir ideolojik tutum tarifi olmadığı için yani ne desek boş durumda” cevabını verdi.

Paylaşın

“Kemal Kılıçdaroğlu İle Ekrem İmamoğlu Anlaştı” İddiası

14 ve 28 Mayıs’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından ‘değişim’ seslerinin yükseldiği Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile İBB Başkanı İmamoğlu’nun üçüncü görüşmede uzlaşmaya vardığı öne sürüldü.

Bu kapsamda İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bir yol haritası hazırlamaya başladığı iddia edildi.

Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu görüşmesini kaleme alan gazeteci Fikret Bila, “Bu görüşmede bir uzlaşmaya ve sürecin birlikte yürütülmesi kararına varıldığını, İmamoğlu’nun bu konuda bir ‘yol haritası’ belirlemek üzere bir çalışma yapacağını ve çalışma tamamlandıktan sonra yeniden Kılıçdaroğlu’yla bir araya geleceğini söyleyebiliriz” diye yazdı.

halktv.com.tr yazarı Fikret Bila yazısında şunları söyledi:

“Çankaya Belediyesi’ne ait Ahlatlıbel tesislerinde yapılan görüşmede Kılıçdaroğlu’nun İmamoğlu’na yaptığı önerinin çerçevesini özetle şöyle çizebiliriz:

‘Belediye başkanlığından ayrılmanız, yerel seçim öncesinde İstanbul’u AK Parti’ye bırakmanız yanlış olur. Seçmenden de tepki görürüz. Siz yerel seçimlerde İstanbul için yeniden aday olun. İstanbul’u kazanmamız yerel seçimler için çok önemli. Ben demokratik bir kurultay zemini hazırlayacağım.’

İmamoğlu’nun da, Kılıçdaroğlu’nun önerisi doğrultusunda bir yol haritası belirlemek üzere çalışma yapacağı ve çalışma tamamlandıktan sonra kendisine sunacağı yanıtını verdiğini söyleyebiliriz.

İmamoğlu’nun Kılıçdaroğlu’yla görüşmek üzere Ankara’ya gelmeden önce İstanbul ilçe belediye başkanlarıyla yaptığı toplantıdaki yaklaşımı da önem taşıyor. İmamoğlu’nun, bu toplantıda, ‘Ben Genel Başkanımız aleyhine bir hareket içinde bulunmam. Kılıçdaroğlu’na karşı imza toplamak gibi bir girişimde de bulunmam’ şeklinde özetlenebilecek değerlendirmesinin Genel Merkez’de memnuniyetle karşılandığını da kayda geçirelim.”

Paylaşın

CHP’de “Değişim” Tartışmaları: Olağanüstü Kurultay Yerel Seçimlerden Sonra Olabilir

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu kurultayda yeniden aday göstereceklerini belirten CHP’li Bülent Kuşoğlu, “Yerel seçimlerin sonuçlarına göre bir kurultay söz konusu olabilir. Bunun değerlendirmesini sayın Kılıçdaroğlu yapacaktır” dedi ve ekledi:

“Genel Başkan seçimli olağanüstü kurultay düzenleyebilir. Seçim sonuçlarına göre bırakabilir de, bir süre daha devam ettirebilir de. Tabii siyasetin şartları, seçim sonrası durum belirleyecektir. Ama bu kurultayda kesin aday gösterilecektir.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in “değişim” ve “adaylık” konularındaki açıklamalarıyla ilgili ise, “Grup başkanımız da o mevkide otururken, ya da Ekrem Bey Büyükşehir Belediye Başkanı’yken, Genel Başkan’a karşı daha dikkatli olmalılar” görüşünü dile getirdi.

İki ismin de niyetleri varsa adaylıklarını resmen ilan edip, kurultayda yarışabileceklerini belirten Kuşoğlu, “Ama ‘Kemal Bey gitsin, beni koltuğa oturtsun’ gibi bir tutumun doğru olmayacağını” söyledi.

Kılıçdaroğlu’nun, bürokratlığından beri en yakınındaki isimlerden olan Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a konuştu. Kuşoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Kurultay takvimi

Seçimlerden önce kurultayı yapmamız gerekiyor. Çünkü kurultayı yapmadınız, kongre sürecini tamamlamadınız diye eleştirilir. Böyle, hukuksuz bir iktidarın seçime sokmaması bile söz konusu olabilir. Onun için seçimden öne kurultayı yapmak zorundayız. Yapıldığında da zaten seçimleri de kurultay sonucu ortaya çıkan yapıyla devam ettirmek zorundayız.

Özel’in adaylığı

Seçim sonuçlarında hepimizin muhakkak ki eksikleri, sorumluluğu vardır. Zihniyet değişmeden, özeleştiri yapılmadan, sadece Kemal Bey suçlanarak, onun gönderilmesi ile aşılacak bir şey değil. Ama ‘Kemal Bey gitsin, beni koltuğa oturtsun’ öyle bir şey söz konusu değil herhalde, doğru değildir böyle bir şey. Parti tüzüğüne de uygun değildir.

İmamoğlu’nun adaylığı

Adını koyalım, adaylık için en fazla adı geçen kişi Ekrem Bey. Ekrem Bey için bugün bir mahkeme süreci söz konusu. Genel başkan olabilir mi rahatlıkla? Olamaz, sıkıntısı var. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday olabilir mi? Sıkıntısı var. Bizim Kemal Bey’den sonraki en önemli adayımız için hukuki bir tuzak hazırlanmış durumda. Böyle olunca, bizim seçim öncesi hem partiyi kaybetme, hem de İstanbul’u kaybetme durumumuz olabilir. Biz İstanbul’u kaybetmemeliyiz, partiyi de kaybetmemeliyiz, bu tuzağa da düşmemeliyiz.

Yerel seçimlerde ittifak

Bunu bazı yerlerde bir seçim iş birliği şeklinde resmi olarak ortaya koyabiliriz. Birçok yerde de zaten seçmen tarafından yapılacaktır diye düşünüyorum. Şu anda partilerin aday çıkaracağız demesi normal, her parti ister. Ama seçimler yaklaşınca daha farklı tutumlar alınacaktır, daha realist bakılacaktır.

Röportajın tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Abdüllatif Şener, CHP’den İstifa Etti; Milletvekili Seçiminde Listede Yer Almamıştı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eski Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, katıldığı bir canlı yayında partisinden istifa ettiğini duyurdu. Şener, aday gösterilmediği ve milletvekili unvanını kaybettiği 14 Mayıs seçimlerinin ardından açıklamalarıyla tepki çekmişti.

Abdüllatif Şener, canlı yayında kendisine yöneltilen, “İstifa etmeyi düşünüyor musunuz sayın Şener?” sorusuna Şener, “Ben zaten istifa ettim” diye yanıtını verdi. Şener, açıklamasının devamında “Eleştirilerimin bir partiden ya da adaydan olmakla ilgisi yoktur” ifadelerini kullandı.

Abdüllatif Şener kimdir?

Abdüllatif Şener, 1954 yılında Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde doğdu. Baba adı Bedirhan, anne adı Ahzerat’tır. Sivas İmam Hatip Lisesinden mezun oldu ve 1977 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye Bölümünde lisans eğitimini tamamladı.

Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisine bağlı Bolu Sevk ve İdarecilik Yüksekokulunda araştırma görevlisi olarak başladığı akademik kariyerine Gazi Üniversitesinde Maliye Teorisi alanında doktora yaparak devam etti.

Gazi Üniversitesi Bolu İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde dekan yardımcısı oldu. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümünde öğretim üyeliği yaptı. Maliye Bakanlığında gelirler kontrolörü olarak çalıştı.

2001 yılında kurulan Adalet ve Kalkınma Partisinin (AK Parti) kurucuları arasında yer aldı. 2002 Türkiye genel seçimlerinde Sivas milletvekili seçildi. 2002-2007 yılları arasında Abdullah Gül Hükûmeti ve Erdoğan Hükümeti’nde devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev yaptı.

2007 yılında yapılan seçimlerde aday olmadı ve AK Partiden istifa etti. 25 Mayıs 2009 tarihinde Türkiye Partisini kurdu. 2011 Türkiye genel seçimleri öncesinde partisinin genel başkanlığından istifa ederek Sivas’tan bağımsız milletvekili adayı oldu fakat milletvekili seçilemedi.

Kurucusu olduğu Türkiye Partisi, 27 Ağustos 2012 tarihinde kapandı. 2018 Türkiye genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisinden Konya milletvekili seçildi. Fransızca bilmektedir. Evli ve 4 çocuk babasıdır.

Paylaşın

CHP’de Dikkat Çeken Gelişme: Kılıçdaroğlu, Danışmanlarının Görevine Son Verdi

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) dikkat çeken gelişme yaşandı. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından, 4 Haziran 2023 tarihi öncesi danışman ve başdanışman olarak atanan tüm kişilerin görevlerine son verildi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından ‘değişim’ seslerinin yükseldiği CHP’de Kılıçdaroğlu’nun Danışman ve Başdanışmanlık görevlerini yürüten isimlerin, görevlerine son verildiği duyuruldu.

Konuya ilişkin CHP’den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından, 4 Haziran 2023 tarihi öncesi Danışman ve Başdanışman olarak atanan tüm kişilerin, görevleri 14 Haziran 2023 tarihi itibari ile sonlandırılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi adına yaptıkları çalışmalar için herbirine ayrı ayrı teşekkür ederiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Adalet Yürüyüşü’ paylaşımı

Öte yandan “Adalet Yürüyüşü”nün 6’ncı yıl dönümünü kutlayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin, bu yürüyüş bizim ilk adımımızdı” dedi.

Konuya ilişkin sosyal medya üzerinden açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Yürüyüşümüz ülkemizin tüm mazlumları ve adalet arayan herkes içindi. Yüz yıllardır bu topraklarda verilen adalet ve demokrasi mücadelesinin bir parçası olmuşsam ne mutlu bana. Kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin, bu yürüyüş bizim ilk adımımızdı! Adalet Yürüyüşü 6 Yaşında”

Paylaşın