Kemal Kılıçdaroğlu İle Ekrem İmamoğlu Arasında Söz Düellosu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) belediye başkanları toplantısından Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu arasında isim verilmeden söz düellosunun yaşandığı aktarıldı.

Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Toplantı sakin geçti ancak kullanılan cümleler İmamoğlu ile Kılıçdaroğlu arasındaki gerilimi ve görüş ayrılığını net bir biçimde ortaya koydu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu doğrudan İmamoğlu’nu hedef almadı ama adresinde Ekrem İmamoğlu’nun bulunduğu cümleler kullandı.

Belediye Başkanları’nın genel siyasetten çok seçildikleri bölgenin sorunlarıyla ilgilenmelerini istedi, parti içi sorunların kamuoyu önünde tartışılmaması talebi de vardı. Kılıçdaroğlu tartışmaların aile içinde kalması gerektiğini söyledi, medya üzerinden sürecin uzatılmasının yerel seçimlerde CHP’ye zarar vereceğini vurguladı.

Bu sözlerinin tamamı İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelikti.

Birçok ilçe ve il belediye başkanının konuşmasının ardından söz alan İmamoğlu, hem değişim talebinin içeriğine ilişkin bilgi verdi hem de bu süreçte yaptıklarını anlattı. Sızan zoom toplantısı için Kılıçdaroğlu katıldığı canlı yayında, “Etik dışı” nitelemesi yapmıştı, İmamoğlu o toplantının etik dışı olmadığı görüşünü dile getirdi, “Etik dışı olsaydı özür dilerdim” dedi, bugüne kadar özür dileyeceği bir durumunun olmadığını vurguladı, “Hep birlikte konuşmayacaksak bizi daha kötü günler bekliyor” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu belediye başkanlarının genel siyasetten uzak durması tavsiyesine de karşı çıktı, Türkiye’nin yarısını yöneten belediyelere siyasetle ilgilenmeyin tavsiyesini doğru bulmadığını vurguladı.

Ekrem İmamoğlu seçimi kaybettiklerini ama bununla yüzleşmediklerini söyledi, bütün belediye başkanlarının önünde, Kılıçdaroğlu ile yaptığı “Değişim” başlıklı görüşmelerin ana unsurlarını da anlattı, “Ben size değişimin öncüsü olmayı teklif ettim, ben de moderatör olmaya adaydım. Son görüşmemizde her şeyde anlaşmış görünüyorduk ama siz MYK’yı değiştirdiniz ve bunu yeterli gördünüz, ben bunu doğru bulmuyorum” dedi.

İmamoğlu Kılıçdaroğlu’na, “Mevcut belediye başkanları içinde size en fazla güzellemeyi ben yaparım, sizi de tatmin ederim toplumu ettiğim gibi” ifadelerini kullandı ancak partinin başarısı için bunun yeterli olmayacağını söyledi, “Ben partimin daha iyi olmasını istiyorum” dedi. İmamoğlu kongrelerdeki gidişten memnun olmadığını da vurguladı, “Kongrelerde bu akılla devam edersek başarı gelmez. İktidarı kötüleyerek siyasete devam edeceksek ben yokum” dedi.

Diğer başkanlar gibi İmamoğlu’nun da konuşması 5 dakika ile sınırlıydı, süresi bittiğinde toplantıyı yöneten Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın İmamoğlu’na, “Toparlayalım” uyarısı yaptı, İmamoğlu da “Toparlayamayız Ahmet Bey, buraya konuşmaya geldik” yanıtını verdi ve konuşmasına devam etti.

İmamoğlu’nun, “Hiç kimse vazgeçilmez değildir, siz de ben de” sözleri de dikkat çekiciydi. Toplantının sonunda söz alan Kılıçdaroğlu, sözün sahibinin Churcill olduğunu hatırlattı, “İngiltere’deki mezarlıklar kendilerini vazgeçilmez görenlerle doludur” diyerek sözün tümünü dile getirdi ve katıldığını söyledi.

Genel Başkanlık gibi bir ısrarı olmadığını da tekrarlayan Kemal Kılıçdaroğlu, “Partinin değerlerine bağlı, partiyi ileri götürebilecek, geçmişi temiz birisi gelse hemen bırakırım” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu toplantı sırasında yerel seçimlerde belediye başkan sayısını 350-400’e çıkarılması hedefini koydu, başkanlara, “ittifak olmayacakmış gibi çalışın” talimatını verdi ama bu talimat sırasında “Eğer ittifak olursa ki, kanaatimce olacak, o zaman artı diye düşünelim” ifadesini kullandı, yerel seçimler öncesi ittifak ortaklarından umutlu olduğu mesajını verdi.

Kılıçdaroğlu toplantıda 6’lı masayı savundu, “Niye kurdun diye eleştiriyorlar, CHP önceden cami avlusundan geçemiyordu” yorumunu yaptı.

Paylaşın

CHP Belediye Başkanları Toplantısı: İmamoğlu Beklediği Desteği Bulamadı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) belediye başkanları toplantısından izlenimlerini aktaran gazeteci Barış Yarkadaş, “İmamoğlu’nun konuşması belediye başkanları tarafından destek bulmadı” dedi ve ekledi:

“4 ayrı belediye başkanına sordum. İmamoğlu’nun toplantısını Anadolu’dan 4 belde belediye başkanı, Ege’den bir ilçe belediye başkanı alkışlamış. CHP’nin 220 belediye başkanı var. İmamoğlu aradığı desteği bulamamış.

O yüzden biraz gerginmiş. Şuan İmamoğlu’na destek parti tabanında yüzde 10’a yakın. Aynı izdüşüm belediye başkanları toplantısında da var. Aynı eğilim orada da var.”

TV100’de yayınlanan Kübra Par ile Farklı Açılar programında CHP’de belediye başkanları toplantısında yaşananları aktaran gazeteci Barış Yarkadaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkanlarından beklediği desteği bulamadığını öne sürdü.

Yarkadaş şu ifadeleri kullandı:

“Bugünkü toplantının akabinde yarın CHP’nin Parti Meclisi toplantısı var. İmamoğlu ile birlikte hareket eden parti içi muhalefet bugün belediye başkanları toplantısıyla bir çıkış yakalamak ve yarın Kılıçdaroğlu’nu zorlamak, olağanüstü kurultaya gitmek istiyordu.

Fakat bugün beklenen olmadı. İmamoğlu’nun bugünkü konuşması belediye başkanları tarafından destek bulmadı. 4 ayrı belediye başkanına sordum. İmamoğlu’nun toplantısını Anadolu’dan 4 belde belediye başkanı, Ege’den bir ilçe belediye başkanı alkışlamış.

CHP’nin 220 belediye başkanı var. İmamoğlu aradığı desteği bulamamış. O yüzden biraz gerginmiş. Şuan İmamoğlu’na destek parti tabanında yüzde 10’a yakın. Aynı izdüşüm belediye başkanları toplantısında da var. Aynı eğilim orada da var.”

Paylaşın

CHP’de “Değişim” Tartışmaları: Kılıçdaroğlu: Aday Olmayacağım…

“Değişim” tartışmalarının yaşandığı Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) dün gerçekleşen belediye başkanları toplantısına katılan bir başkanın Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Yoruldum” dediğini aktardı.

Başkan, Kılıçdaroğlu’nun “Yapabilecek arkadaşlar gelsin yapsınlar. Muharrem İnce imza toplayamamıştı. ‘Gidin imza toplayın’ dedim. Kotayı 5’e indirdim. Çıksın kim çıkacaksa” dediğini belirtti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin belediye başkanları ile CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Toplantı dört saat sürdü. Toplantıya İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ABB Başkanı Mansur Yavaş ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer katıldı.

“Hakkınız”

Medyascope’tan Cansu Timur’un paylaştığı bilgilere göre, toplantıda başkanlardan biri Kılıçdaroğlu’na, “Sayın Genel Başkanım istifa edin” dedi. Toplantıya katılan bir başkanın aktardığına göre Kılıçdaroğlu çağrıya “Hakkınız” diyerek yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu’nun istifa çağrısına sakin bir şekilde yanıt verdiğini belirten başkan Kılıçdaroğlu’nun sözlerini aktardı:

“Genel Başkan ‘Hakkınız’ dedi. Ben hiçbir yere aday olmadım, hep aday gösterildim. Baykal ‘Grup başkanvekili olacaksın’ dedi. Oldum. ‘Hiçbir yere aday olmayacağım. Partidekiler aday olacaksın derse o görevden kaçmam’ dedi.”

Kılıçdaroğlu’nun “Yoruldum” dediğini aktaran başkan, Kılıçdaroğlu’nun “Yapabilecek arkadaşlar gelsin yapsınlar. Muharrem İnce imza toplayamamıştı. ‘Gidin imza toplayın’ dedim. Kotayı 5’e indirdim. Çıksın kim çıkacaksa” dediğini belirtti.

“Kurultay yerel seçimlerden sonraya kalsın”

Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen de toplantıda “hoca” sıfatıyla konuşma yaptığı ve değişimcilere seslenerek, “Arkadaşlar bu tartışmaları şimdi rafa kaldıralım. Seçimler bir yapılsın, yerel seçimden sonra konuşalım. Kurultay yerel seçimden sonra yapılsın” dediği öğrenildi.

Toplantıya katılan belediye başkanları Kılıçdaroğlu’nun, İmamoğlu’nun Zoom toplantısına ilişkin “etik değil” değerlendirmesi yaptığını söyledi. Kılıçdaroğlu’nun “Her şey konuşulur ama parti içinde. İki kişinin konuşması herkese gitmez. Medya şu anda bu toplantıyı tartışıyor” dediği öğrenildi. İmamoğlu’nun ise “O toplantıda söyleyip bu toplantıda söyleyemeyeceğim hiçbir şey yok” yanıtını verdiği öğrenildi.

İmamoğlu’nun yerel seçimlere ilişkin yol haritasını paylaştığı belirtildi. İmamoğlu’nun konuşmasını bir başkan, “Makam mevki peşinde değilim’ anlamına gelecek şeyler söyledi. Zaten genel başkanlığa adaylığını açıklayan kimse olmadı” sözleriyle değerlendirdi.

“Genel seçimlerin yerel seçimlere yansıması olacak”

Başka bir başkan ise İmamoğlu’nun konuşmasına ilişkin şunları söyledi:

“Ekrem Bey’de diğer arkadaşlar da ‘2024 seçimlerinde nasıl başarılı olabiliriz’ konusuna dair kendilerince fikirlerini söylüyor. Mevcut durumda kazanamadığımız bir seçim var, açık. Bundan çıkarım yapmak lazım. Genel seçimin yerel seçime yansıması olacak. Bununla ilgili tüm arkadaşlar gibi Ekrem Bey’de görüşlerini ifade etti.”

Toplantıda yerel seçimler üzerine yapılan konuşmalarda Kılıçdaroğlu’nun “İttifak yapmayacak gibi çalışın” dediği öğrenildi. Toplantının ardından Kılıçdaroğlu ile MYK üyeleri değerlendirme yapıyor.

Paylaşın

Hackerların Bu Seferki Hedefi CHP: Bir Milyon Üyenin Verileri Çalındı

“Değişim” tartışmalarının yaşandığı Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) eski ve yeni üyelik verileri internet forumlarında satışa çıktı. Yaklaşık 1 milyon üyenin verisinde, TC Kimlik numaraları ve parti üye numaraları da bulunuyor.

CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Devrim Barış Çelik, göreve geldiği 15 Mayıs’tan bu yana sistemlerinde bir sızıntı olmadığını belirtti. Eski Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel’e ise 14 Mayıs’tan sonraki süreçte sorumluluklarını devrettiğini söyledi.

Türkiye’de bir süredir gündemde olan veri güvenliğinin son hedeflerinden biri ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi oldu.

1 milyon 369 bin üyesi olan CHP’de, özellikle 2018’den bu yana veri sızıntısı ve güvenliği tartışılan konulardan. Seçim günlerinde yaşanan veri ve sistem sorunları nedeniyle seçmenler tarafından eleştirilen CHP’de bu sorun 14 Mayıs’ta Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel’i koltuğundan etti.

İnternetteki forumlarda, geçtiğimizde günlerde dikkat çeken bir paylaşım oldu: “Güncel CHP datası satılıktır. Sütun sayısı 1 milyondur.”

10Haber’den Hazar Dost’un haberine göre bu verilerin içerisinde CHP’nin yeni-eski üyeleri, il-ilçe yöneticileri gibi detaylar yer alıyor. Satıcılar, verilerin son bir ay içerisinde çekildiğini belirtiyor. Yaklaşık 1 milyon üyenin verisinde, TC Kimlik numaraları ve parti üye numaraları da bulunuyor. Fiyatı ise 7 bin TL.

Sızıntının doğru olup olmadığını doğrulayabilmek için paylaşılan listedeki isimlerden bazılarına açık kaynaklardan ulaşıldığı belirtilen haberde ismi olan kişilerin veri sızıntısındaki bilgilerin doğru olduğunu söylediği aktarıldı.

“Benim dönemimde olmadı”

Konuyla alakalı olarak ulaşılan CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Devrim Barış Çelik, göreve geldiği 15 Mayıs’tan bu yana sistemlerinde bir sızıntı olmadığını belirtirken “14 Mayıs’ta yapılan saldırılardan bir sızıntı olmuş olabilir ama o saldırılar engellenmişti. Benim dönemimde böyle bir şey olmadı” dedi.

“5 yıl boyunca böyle bir şey olmadı”

Veri sızıntısına dair ulaşılan eski Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel ise 14 Mayıs’tan sonraki süreçte sorumluluklarını devrettiğini belirterek “5 yıl boyunca böyle bir sıkıntı yaşamadık. Bu açık, hızlı bir şekilde tespit edilmelidir. Geçmişte de böyle bir ihbar almıştık, biz süreci çok iyi yürütüp, yargıya taşımıştık” dedi.

Paylaşın

Yerel Seçimler: İYİ Parti: Fedakarlık Sırası CHP’de

İYİ Parti’de, 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’yle (CHP) olası bir ittifakta “Bu kez onlar fedakarlıkta bulunmalı” yorumu yapılıyor.

İYİ Parti’de CHP’den sadece Adana, Mersin ve Manisa için değil Ankara, Antalya gibi büyükşehir belediyeleri için de “kendi adaylarını desteklemesini bekleyeceğine” işaret ediliyor.

İYİ Parti’de salt CHP ile değil, Millet İttifakı’nın diğer bileşenleriyle de işbirliği olma olasılığını” da konuşuyor. Buna göre, DEVA, Gelecek, Saadet ya da DP’nin adayı daha güçlü ise desteklenebilecek. İYİ Parti’nin adayının güçlü olması durumunda ise bu partilerin de desteği beklenecek. Ancak her koşula göre “öncelik İYİ Parti’nin adaylarında olacak” değerlendirmeleri yapılıyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in, partisinin kurultayında CHP’ye yönelik sözleri sonrasında, partinin yaklaşan yerel seçimlerde nasıl bir yol izleyeceği de tartışılmaya başlandı. CHP ile 2019’daki yerel seçimlerde işbirliği yapan partide “aynı durumun 2024’ün martında yapılacak seçimlerde söz konusu olmayacağı” görüşü yüksek sesle dile getiriliyor.

Bunun en önemli nedenlerinden birinin de “partinin kurumsallaşmasını sağlamak olduğu” kaydediliyor. Aksi halde partinin, “CHP’nin gölgesinde bir parti algısından kurtulamayacağı” ifade ediliyor. Bu nedenle de İYİ Parti’nin CHP’ye karşı “el yükselteceği” ifade ediliyor.

İYİ Parti kanadı, CHP’nin 2019’daki seçimlerde başta Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Mersin ve Antalya gibi illeri “İYİ Parti’nin desteğiyle kazandığını” belirtiyor. Ancak buna karşın İYİ Parti’nin, o dönem “fazla fedakârlık yaptığı” da ifade ediliyor. CHP’nin yerel seçimlerde İYİ Parti ile işbirliği yapmak istemesi durumunda 2019’dan farklı olarak “partinin kırmızı çizgilerinin üstünün kalın kalemle çizileceği” kaydediliyor.

Partinin, olası işbirliği halinde CHP’den sadece Adana, Mersin ve Manisa gibi büyükşehir için değil Ankara, Antalya gibi büyükşehir belediyeleri için de “İYİ Parti’nin desteklemesini bekleyeceğine” işaret ediliyor.

“Öncelik İYİ Parti’nin adaylarında olacak”

İYİ Parti’de “tek alternatifin CHP olmadığı” da tartışılıyor. Parti yönetimi “il il, ilçe ilçe, belde belde gerekli çalışmaları yaptıktan sonra” belli yerlerde bir adayın isminin öne çıkması durumunda “salt CHP ile değil, Millet İttifakı’nın diğer bileşenleriyle de işbirliği olma olasılığını” da konuşuyor.

Buna göre, DEVA, Gelecek, Saadet ya da DP’nin adayı daha güçlü ise desteklenebilecek. İYİ Parti’nin adayının güçlü olması durumunda ise bu partilerin de desteği beklenecek. Ancak her koşula göre “öncelik İYİ Parti’nin adaylarında olacak” değerlendirmeleri yapılıyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’na “Özel Protokol” Tepkisi: Ortaklarının Arkasından İş Çevirmek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdraoğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’la ‘özel protokol’ yaptığını doğrulamasının ardından, Millet İttifakı bileşeni partilerin çeşitli isimlerinden tepki geldi.

İyi Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Bilge Yılmaz, “Bu ülke insanının umutlarını ve kurumlarını, kendi şahsi mülküymüş gibi kapalı kapılar ardında pazarlamak ve yola birlikte çıktığı ortaklarının arkasından iş çevirmek ne demokratik teamüllere ne de siyasi etiğe sığar” dedi.

Deva Partisi Ankara Milletvekili ve Parti Sözcüsü Av. İdris Şahin, “Allah’tan; ‘İki kişinin namusuna teslim edilmiş bir protokol..’!!!” dedi.

İyi Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, “Biz sahada kendisi için oy isterken, meğer o, Ankara’nın karanlık dehlizlerinde pazarlıklar yapıyor, protokoller imzalıyormuş. Arkadaşlarının haberi yok, ittifak ortaklarının bilgisi yok. Hoyratça heba edilmiş bir güven, yeniden kazanılabilir mi Sayın @kilicdarogluk?” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdraoğlu, Habertürk canlı yayınında, 28 Mayıs’taki ikinci tur Cumhurbaşkanı seçimi öncesinde Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’la ‘özel protokol’ yaptığını doğruladı.

Kılıçdaroğlu, “[Özel protokol] Var. O protokolle ilgili konuşmam doğru değil. İki kişi arasında yapılan ve iki kişinin namusuna teslim edilen bir protokoldür. Benim bu konuda konuşmam, en azından ahlaki olarak doğru değil” dedi.

Protokolün detaylarına ilişkin açıklama yapmayan Kılıçdaroğlu, “CHP Sözcüsü Faik Öztrak neden ‘yok’ gibi bir açıklama yaptı?” sorusuna ise “E Öztrak protokolü bilmiyor ki. Danışmanım dâhil hiç imse bilmiyor” diye yanıtladı.

T24’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan Ümit Özdağ, Kılıçdaroğlu ile yazılı mutabakat yaptıklarını belirterek, “İçişleri Bakanlığı dâhil üç bakanlık ve Millî İstihbarat Teşkilâtı konusunda Kemal Bey’le mutabık kaldık. MİT Başkanlığı sözlü anlaşmaydı. Bakanlıklar yazılı mutabakatta vardı” demişti.

Kılıçdaroğlu’nun ‘özel protokol’ açıklamasına, Millet İttifakı bileşeni partilerden çeşitli isimler tepki gösterdi.

“Bunları konuşmak bir fayda sağlamaz”

bianet’ten Vecih Cuzdan’a konuşan Saadet Partisi Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Birol Aydın, altı siyasi liderin yola nasıl çıktıklarını ve Ortak Mutabakat Metni’nde Türkiye’nin temel meselelerine ilişkin nasıl karar alacaklarını kamuoyuna deklare ettiklerini belirterek şunları söyledi:

“Altı lider, kritik atamalarda ve önemli hususlarda bir mutabakatla karara varacaklarını beyan ettiler kamuoyuna. Liderlerin birbirlerine karşı sorumlulukları bu şekilde teşekkül etti. Dolayısıyla hem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Sayın Ümit Özdağ’ın bir araya gelerek anlaşma yapmış olmaları, bir niyetten ibarettir. Seçim kaybedildiğine göre bu vukuu bulmadı. Eğer ortak anlaşmaları uygulama safhasına gelseydi, altı liderin mutabakatıyla olacak olan bir durum söz konusu olacaktı. Ama seçim de kaybedildiğine göre bugün bunları konuşmanın önümüzdeki yol yürüyüşüne bir fayda sağlayacağı kanaatinde değilim.”

“İyi ki olmamış”

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, “Başka hiçbir söz ya da açıklama seçim mağlubiyeti nedeniyle duyduğum büyük üzüntüyü ortadan kaldıramazdı. Teşekkür ederim Sn. Kılıçdaroğlu! Ben ve benim gibi sırf bu ülkeye demokrasi, hukuk ve eşitlik gelsin diye gecesini gündüzüne katan binlerce insana büyük bir teselli bahşettiniz! İyi ki olmamış!” ifadelerini kullandı.

Telefonla ulaşılan Özcan, konunun ‘son derece hassas’ olduğunu ve parti adına konuşmayacağını belirterek, “Twitter’da yazdığım mesajı inanarak yazdım, gerçekten ‘iyi ki olmamış’ sözünü, kalpten bir biçimden söyledim” dedi.

“Hoyratça heba edilmiş bir güven”

İyi Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, “Biz sahada kendisi için oy isterken, meğer o, Ankara’nın karanlık dehlizlerinde pazarlıklar yapıyor, protokoller imzalıyormuş. Arkadaşlarının haberi yok, ittifak ortaklarının bilgisi yok. Hoyratça heba edilmiş bir güven, yeniden kazanılabilir mi Sayın @kilicdarogluk?” dedi.

“Ortaklarının arkasından iş çevirmek”

İyi Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Bilge Yılmaz, Twitter’dan paylaştığı uzun mesajın bir bölümünde, “Kendi adıma, geride bıraktığımız seçimlerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına engel olamadığım için milletimizden samimi olarak özür diliyorum. Ve bu özrü, sadece seçimleri kaybettiğimiz için değil aynı zamanda Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı elde etmek ve seçimleri kazanmak için kullandığı yöntemlerle yeteri kadar mücadele edemediğim için diliyorum” ifadelerini kullandı.

Yılmaz ayrıca, “Bu ülke insanının umutlarını ve kurumlarını, kendi şahsi mülküymüş gibi kapalı kapılar ardında pazarlamak ve yola birlikte çıktığı ortaklarının arkasından iş çevirmek ne demokratik teamüllere ne de siyasi etiğe sığar” dedi.

“Allah’tan iki kişinin namusuna teslim edilmiş”

Deva Partisi Ankara Milletvekili ve Parti Sözcüsü Av. İdris Şahin, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, “Allah’tan; ‘İki kişinin namusuna teslim edilmiş bir protokol..’!!!” dedi.

Öte yandan telefonla ulaştığımız Demokrat Partili yetkililer ise konuya ilişkin yorum yapmayacaklarını kaydetti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan “Sızıntı” Yorumu: Etik Olarak Rahatsız Edici

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Cumhuriyet Halk Partili (CHP) üst düzey kurmayların “zoom” uygulaması üstünden düzenlenen toplantının sızmasına ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, “Etik olarak rahatsız edici” dedi.

Parti içi tartışmaları toplumun önüne getirmenin yanlış bir şey olduğunu söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, “Kurallar içinde mücadele edersiniz. Tekrarlandığında, kuralın dışına çıkıldığında gereğini yaparım. Her toplantının etik kurallar içinde yapılması lazım. Söylediğim odur” ifadelerini kullandı.

28 Mayıs seçiminde aldığı mağlubiyetin ardından parti genel başkanlığı görevinden istifa etmeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

“Beni değiştirecek olan kurultay. Ben nasıl kendi kendimi değiştireyim? Bir partinin genel başkanını kurultay belirler. 100 yıldır bu böyle. Kendi kendimin genel başkanlığını bitirmem doğru değil. Bir partiyi yönetiyorsunuz. Kurallarına göre ilkelerine göre yöneteceksiniz. Partinin tüzüğü. hukuku, gelenekleri vardır.”

CHP’nin ve kendisinin 14 Mayıs seçimlerinde başarısız olduğuna yönelik iddiaları kendi içlerinde tartıştıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, “Eleştiriye hep saygım vardır. Seçimi kazanırsınız, kazanmazsınız ayrı bir şey. Biz bakarız, kendi içimizde hesaplaşırız” dedi.

Ancak kendisinin hala “geminin kaptanı” olarak tanımlayan CHP lideri, “Kaptan gemiyi dalgalı ortamda denize bırakmaz. Sağlam limana yanaştırır. O liman kurultaydır” dedi. Kurultay tarihi için Parti Meclisi’nin karar alacağını, kendi yaklaşımının ise yerel seçimlerden önce yapılması yönünde olduğunu ifade etti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Habertürk canlı yayınına katılarak soruları cevapladı. Kılıçdaroğlu’nun değerlendirmelerinden satır başları şöyle:

Değişmeyen hiçbir şey yok. Her şey değişir zaman içerisinde. Mevsimler, insanlar, moda, ders kitapları, bilim değişir. Ama kurumsal bir yapınız vasa bu kurumsal yapının felsefesi varsa; bu felsefe çağdaş uygarlığını, refah devletini hedeflemişse burada neyi değiştireceksiniz? Felsefemiz çağdaş uygarlığı yakalamaksa bu felsefe devam edecek. Ancak programımız, kurumsal yapımızda eksiklikler olabilir.

Örneğin parti tüzüğümüzde değişiklik olabilir. Zaten hepimiz değişiyoruz. Hiçbirimiz hiçbir yerde sabit kalma şansımız yok. Hukukun öngördüğü, parti içinde kural, gelenek, tüzüğün öngördüğü kurallar için elbette değişir. Biz lider partisi değiliz. Biz kurumsal kimliği olan, gelenek, örf, adet, saygı ve kültürü olan 100 yıllık partiyiz.

Zaman içinde partinin yenilenmeye ihtiyacı var. Tüzüğü alacağız. Yeni kurallar getirmenin, partide var olan aksaklıkları gidermenin, üyelerin, milletvekillerinin şikayetlerini dikkate alarak partinin yenilenmesi lazım. Bizim yenilenmeye ihtiyacımız var. Elbette yenileneceğiz. Şu anda mahalle delege seçimleri yapılıyor. 1 milyonu aşkın üye mahalleden başlayarak delegeleri seçiyor. Çok güçlü bir altkültürümüz var.

Kurultay yapıyorsunuz. Biz hukukun üstünlüğüne inanan partiyiz. Dün kurulan bir parti değiliz. Geçmişte nasıl genel başkanlar değişti ise yine genel başkanlar değişir. Örneğin ben hiçbir delegeye ‘bana oy verin’ diye telefon açmam. Bunu dediğiniz an genel başkanlık yapamazsınız. Biz gelenekleri, kurumları olan bir partiyiz. Sıradan bir parti değiliz. Genel başkan elbette ki değişir. Benim genel başkan olduğum dönemde de genel başkan adayları çıktı, demokratik yarıştık. Bunların olması demokrasinin gereğidir.

Geçen yerel seçimlerde başarı kaydetmedik mi? Belli ki başarı elde ediyoruz. Niye her seçimde yenilgi? Yerel seçimlerde başarı elde ettik. 11 büyükşehir belediyesi CHP tarafından yönetiliyor. Bunu yenilgi olarak anlatıyorlar. Eleştiriye hep saygım vardır. Seçimi kazanırsınız, kazanmazsınız ayrı bir şey. Biz bakarız, kendi içimizde hesaplaşırız, oturur tartışırız. ‘Neden kazanamadık’ masaya yatırırız.

Hangi koşullarda kazandık, bunu masaya yatırırız. Ben şunu söyledim; bu geminin kaptanı ben miyim? Kaptan gemiyi dalgalı ortamda denize bırakmaz. Sağlam limana yanaştırır. O liman kurultaydır. PM karar verecek ‘şu tarihte kurultay olsun’ diyecek. Benim yaklaşımım yerel seçimlerden önce kurultayın yapılması.

Ben hiçbir delegeyi seçmem. Ben hiçbir il başkanına ‘şunları delege yap, şunları delegelikten çıkar’ diyemem. Bunları derseniz il başkanına hiçbir şey diyemezsiniz. Böyle derseniz örgüt, delege sizi esir alır. CHP’nin geleneklerinde genel başkan çok yukarıdadır. ‘Şu seçim şurada olsun, delege şuraya gelsin, delege bana oy versin’ gibi bizim geleneğimiz yoktur.

Mahallede üyelerimiz var. Sandığımız konuluyor, gidip oy kullanıyorlar. Onlar delegeleri seçiyorlar. Sonra ili seçiyorlar. Orada yarışma oluyor. Şu anda Türkiye’nin bütün mahallelerinde heyecan var. Şikayetler geliyor, kimi kazandım diye seviniyor, kimi kaybettim diye üzülüyor.

Arkadaşlar ‘ben genel başkan olacağım’ derse alana çıkarlar. İl il gezerler. Daha bu süreç başlamadı. Hiçbir kısıtlama olmaz. Özgürce insanlar çıkarlar. Bunlar demokrasinin gereği zaten. Bu konuda hiç kimse sürecin üstüne bir gölge düşüremez. İl başkanlarının görevden alınmasının her birisinin gerekçesi var. Hangi gerekçe ile aldığımız PM’ye aktaracağız.

PM bu kararı denetleyecektir. Göreve iade de olabilir, kabul de edebilir. Biz ayrıca bütün illere ikişer milletvekili gönderdik. CHP’de genel başkan yanlış bir şey söylediği zaman ertesi gün kıyamet kopar. Bizde tek adam rejimi yok; demokratik kurallar vardır. Ben PM’de MYK’yı veya beni eleştirecek arkadaşların sözünü kesmem. Onlara bu esnekliği sağlarım. Onu da örgütümüz gayet iyi bilir.

Seçim sonuçlarını yenilgi olarak değerlendirmiyorum. Seçimi kazanamadık. Kazanamamamızın birden çok nedeni var. Küçük köylerde veya kasabalarda oyumuz düşük. Biz buralara gitmemişiz yeteri kadar. Bu kusur bize ait.

Buradaki yurttaşlar enflasyonu kentte yaşayan vatandaşa göre yeteri kadar hissetmemiş. Büyük kentlerin hemen hemen büyük kısmında zaten birinci partiyiz. Biz sıradan bir seçim yapmadık. Makul, demokratik ölçüler içinde bir seçim olmadı. Bütün bakanlar devletin araçlarını kullanıyor muydu? Bakanlar devletin imkanlarını kullanarak vatandaşa gidiyorlar mıydı? Bu ahlaki midir, değil midir?

Bir seçimin ahlaki, yasal, hukuk temelleri üzerine inşa edilmesi lazım. Bir seçimde sahtekârlık yapılıyorsa ve seçim meydanında gösteriliyorsa. Başta Yeni Şafak gazetesinin yaptığı gazetecilik midir, ahlak mıdır? Daha sonra Erdoğan sahte videolar yaptı. Bütün seçim meydanında gösterdi. TRT günlerce gösterdi. Sahtekârlık yapan bir insandan Cumhurbaşkanı olur mu?

“25 milyon insanın oyunu aldık”

Biz devletin kullandığı bütün imkanlara, yapılan sahtekârlıklara rağmen 25 milyon insanın oyunu aldık. 25 milyon insanın kullandığı oyu yenilgi olarak tanımlayamazsınız. 25 milyon insan; insan haklarından, demokrasiden yana oyunu kullanıyorsa demek ki orada bir umut vardır. Başarı iktidar olmaktır. Demokratik olmayan ortam içinde seçim yapıldı, insan haklarına aykırı uygulamalar yapıldı.

Devletin imkanları, parası ve bürokrasisi kullanıldı. Devletin 25 milyon insanı demokrasiden yana oy kullandı. Yüzde 48 demokrasiden yana oy kullanırsa yenilgi olarak kabul edebilir misiniz? Vicdan bunu kabul eder mi? Siz kalkıp da CHP gibi partiyi, kurtuluş savaşı veren partiyi nasıl terörle bir araya getirirsiniz. Bunun ahlakla bir ilgisi var mı?

(Terörle işbirliği suçlaması) Kandil’den yapılan açıklamada ‘Kılıçdaroğlu’nu destekliyorum’ dendiğinde Erdoğan’ın işine yarar değil mi? Erdoğan’ın Kandil’le bir ilgisi yok muydu? Cumhuriyeti kuran parti terör örgütü ile yan yana getirilir mi? Terör örgütünün saldırısına uğrayan genel başkan nasıl terör örgütü ile yan yana getirilir.

Çadır mahkemelerini kuran ben değilim. Erdoğan ‘montaj. montaj’ diye itiraf etti. Bir parti terör örgütüne ‘sizin desteğinizi istemiyoruz’ diye bir şey söyler mi? Muhatap alır mı? Terör örgütü izmi daha fazla zikredilsin diye yapar.

Bütün terör örgütlerine karşıyız biz. Terör bir insanlık suçudur. Terör örgütü ile yanyana gelemezsiniz. Yanyana olan suçlanan biziz. Saldırıya uğrayan biz yine suçlanan biziz. Devletin bütün imkanları, parası kullanıldı, gayet iyi biliyoruz. Yüzde 48 oy almamız çok güzel bir şey otoriter yönetimde ve bütün olumsuz koşullara rağmen.

Avrupa Parlamentosu’nda ‘dünyanın bütün demokratları birleşin’ diye çağrı yaptım. Önce demokrasinin, insan haklarının gelmesi lazım. Hapishaneler tıka basa dolu. Açlık var. Adalet arayan insanlara her türlü adaletsizlik yapılıyor. Önceliğimiz demokrasiyi getirmek. 6 liderin bir araya gelmesinin temel hedefi bu zaten.

Şeffaf ve adaletli toplumu yeniden inşa etmek. Biz elbette sosyal demokrat bir partiyiz. Emekten, alınterinden yanayız. Gelir dağılımın eşit olmasından, vergilerin adaletli olmasından yanayız. Seçim ittifakıydı. Seçim bitti, liderler olarak zaman zaman konuşuyoruz tabii.

(Ekrem İmamoğlu ve CHP’nin üs düzey isimlerinin katıldığı Zoom toplantısı) Sabahleyin cep telefonuma gelen mesajla gördüm. Doğrusunu isterseniz tamamını seyretmedim. Gerek duymadım. Sadece beni değil partiyi ilgilendiren konu.

Sonuçta partiye uzun yıllar emek veren arkadaşların yaptıkları bir toplantı olarak düşünebiliriz. Etik olarak rahatsız edici bazı uygulamalar var. Parti içi konuları televizyonlarda konuşmayı doğru bulmam. Parti içinde bir kişi genel başkanlığa aday ise gelir başımın üstünde yeri vardır. Kendisini destekleyen arkadaşlarıyla hareket edebilir. Bu bizim geleneğimizde var. Herkes AK Parti’yi gördüğü için orası gibi zannediyorlar biz öyle değiliz.

Bu AK Parti’de olsa suç. Adamı linç bile edebilirler. İhraç bile edebilirler. Çünkü orada demokrasi yok. Biz demokrasiyi içselleştirebilen bir partiyiz. Parti meclisi üyeleri genel başkanı eleştirebilirler. Bizim partide hiç kimse eleştirilmez diye bir kural yok. Sağlıklı bir eleştiri siyasetçinin en çok ihtiyaç duyduğu şey. O çerçevede eleştirilere bakarım. Eleştirilerin haklı yönü de olabilir, haksız yönü de olabilir. Konuyu disiplin kuruluna sevketmeyi düşünmüyorum.

Ekrem İmamoğlu Bey’in İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanlığına yeniden aday olmasını isterim. Zaman zaman bu tür olaylar olur; kriz olarak görmeyiz. Su mecrasını bulur. Buradaki temel sorun şu; Ülkenin bu kadar ciddi sorunu varken, insanlar perişan halde iken, ekonomi bu halde iken, zamlar almış başını gidiyorken CHP’nin iç sorunlarının tartışma konusu olması beni rahatsız ediyor.

Bu konuda bütün arkadaşlarımı uyardım. Elbette eleştirilerini dile getirebilirler. Ama hepsinin ortak hedefi; bu ülkede çok dar bir grup hariç zamlardan perişan oldu. Parti içi tartışmaları toplumun önüne getirme kadar yanlış bir şey yok. Kurallar içinde mücadele edersiniz. Tekrarlandığında, kuralın dışına çıkıldığında gereğini yaparım. Her toplantının etik kurallar içinde yapılması lazım. Söylediğim odur.

Tanju Özcan: Beni değiştirecek olan kurultay. Ben nasıl kendi kendimi değiştireyim? Bir partinin genel başkanını kurultay belirler. 100 yıldır bu böyle. Kendi kendimi genel başkanlığını bitirmem doğru değil. Bir partiyi yönetiyorsunuz. Kurallarına göre ilkelerine göre yöneteceksiniz. Partinin tüzüğü. hukuku, gelenekleri vardır. Tanju Özcan’ı parti yönetim kurulu yüksek disiplin kuruluna sevk etti. Yüksek Disiplin Kurulu 1 yıl süreyle ihraç ediyorum dedi. Tanju Özcan’a kişisel olarak kırgınlığım yok ama parti olarak yapılan yanlış.

Özdağ ile imzalanan protokol: O protokolle ilgili konuşmam doğru değil. İki kişinin namusuna teslim edilen protokoldür. Açıklamayı ahlaki olarak doğru bulmam. Benim konuşmam doğru değil. Protokol ikimizin arasında imzalandı. Kamuoyuna açık değildi. İkimizin namusuna teslim edildi nokta. Bu konuda yorum yapmam doğru değil. Sayın Özdağ ile sayın Oğan ile yaptığım görüşmelerle ilgili 6 liderin haberi vardı.

“Biz tek adam partisi değiliz”

Biz tek adam partisi değiliz. Toplum öyle bir hale geldi ki, demokratik bir ortamı bile kaos olarak görmeye başladı. İnsanlar genel başkanlarını eleştirebilir, ne var bunda? Karşı tarafa bakıyorlar orada tek adam rejimi var. Neden siz öyle yapmıyorsunuz diyorlar. Biz düşünce özgürlüğünü savunuyoruz. Cumhuriyeti kuran partiyiz.

Bizi hiçbir vatandaşımız diğer partiler gibi değerlendirmesin. Hiçbir zaman ‘ben adayım demedim’. O günün koşullarda aday olmam istendi. İmzalar yapıldı aday oldum. Ben kimseye gidip ‘Beni aday gösterin’ demem, diyemem. Ahlâkıma, partinin geleneklerine uygun değilim. Başka bir genel başkan adayı çıkarsa, partinin iyi yönetileceğinden, gelenekleri derinleştireceğinden, demokrasi kültürü geliştireceğinden, eleştirilere saygıyla bakacağından emin olunursa öyle bir aday çıkarsa elbette saygı duyarım.

“Yerel seçimleri kazanacağız”

Seçimde kuralları bozan birisi vardı. Yerel seçimler farklı. Onun kendi iç dinamikleri var. O dinamikler içinde yürüyeceğiz. Sayın Akşener’i telefonda kutlamıştım, kongrelerini yapmışlardı. Sonra kendisine nezaket ziyareti yaptım. Karşılıklı kahvelerimizi, çaylarımızı içtik. Nezaket ziyaretiydi. Hiç siyaset konuşulmadı desek doğru değil. Siyaset, ekonomi konuşuldu. Düşüncelerimizi karşılıklı aktardık.

Yerel seçim süreci başlayınca birlikte mi olur, ayrı ayrı mı olur, bakılır. Sayın İmamoğlu ve sayın Yavaş başarılı. Onların yeniden aday olmalarını isterim. Yerel seçimlerde halk kendi ittifak yapar. Hangi belediye başkanı başarılıysa gider oyunu verir. Uşaklı bilmiyor mu hangi belediye başkanı daha iyidir diye örneğin. İzmir, Rize’de yapacağınız yerel seçimde belediye başkanını aşağı yukarı herkes tanır. Karamanlı kim daha niteliklidir iyi bilir.

Yerel seçimleri kazanacağız. Hiç endişe etmeyin. Genel seçimlerde yalanlar, sahtekarlıklar, ahlaksızlıklar vardı. Bunlar olmasaydı biz kazanıyorduk zaten. Devletin bakanları devletin imkanlarıyla meydan meydan gezip aleyhimize konuşuyorsa, sahte videolar yapılıyorsa, devletin televizyonu bunu günlerce yayınlıyorsa Allah aşkına söyler misiniz bu ahlâklı bir şey mi? Bu seçimde oyu 35’e düştü. Birinci turda kazandı mı? Niye bunu tartışmıyoruz? Yüzde 49’lardan niye yüzde 35’e düştü? Erdoğan için bu başarı mı?

Levent Gültekin’in iddiaları: Levent Gültekin’le görüştüm tabii ki. Ben demişim ki, ‘Türkiye battı çıkışı yok’ falan. Hayır efendim yok öyle bir şey. Orada ben Türkiye’nin içinde bulunduğu zor durumdan çıkmak için teknoloji, bilim konusunda neleri yapması gerekir… Akdeniz’deki doğalgazın nasıl çıkarılması gerekir… Ben bunları düşünüyorum… ”

Paylaşın

İmamoğlu Ve CHP’li Kurmayların Toplantısı İnternete Nasıl Sızdı?

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Cumhuriyet Halk Partili (CHP) üst düzey kurmayların “zoom” uygulaması üstünden düzenlenen toplantının nasıl sızdığı araştırılıyor.

Parti içinde yapılan incelemede YouTube’ta paylaşılan videonun yurtdışı kaynaklı bir IP adresi üzerinden yüklendiği tespit edildi. Ayrıca Zoom toplantısının linkini kalabalık bir gruba ileten isim de belirlendi.

DW Türkçe’den Kıvanç El’in toplantıya katılan isimlerden edindiği bilgiye göre 16 Temmuz Pazar günü yapılan toplantı öncesinde katılımcılara Whatsapp uygulaması üzerinden toplantının linki gönderildi. Katılımcılardan birinin sekreteri de bu linki milletvekili ve parti danışmanlarının bulunduğu bir grupta paylaştı.

Linkin bu grup üzerinden başka yerlere ulaştığı tahmin ediliyor. Ancak sekreterin linki “art niyetle” paylaşmadığı, toplantı içeriğini bilmediği için sadece bilgilendirme amaçlı ilettiği kaydedildi. Toplantı linkinin daha sonra kaç kişiye daha ulaştığı bilinmiyor.

Toplantının katılımcılardan CHP Genel Başkanvekili Gökhan Günaydın, “10Haber” internet sitesine yaptığı açıklamada “Bizimkiler bir hata yapmışlar, milletvekillerinin danışmanlarına link göndermişler. Danışmanlar bizden daha siyasi adamlar” demişti. CHP İstanbul Milletvekili Engin Altay da “Sızdıranı biliyorum ama isim vermeyeceğim” ifadelerini kullanmıştı.

Kimliği bilinmeyen katılımcı mı kayıt yaptı?

İmamoğlu, söz konusu videoda toplantının başlangıcında görüntüsü olmayan bir “katılımcıya” dikkat çekiyor. Ancak bu katılımcının kim olduğu anlaşılmıyor. Toplantıda 14 dakika boyunca bulunduğu görülen bu kişinin kayıt yaptığı tahmin ediliyor. Kimliği bilinmeyen katılımcının daha sonra yeniden toplantıya katılıp katılmadığı ve başka kayıtlar alıp almadığı bilinmiyor.

Söz konusu videonun YouTube platformuna yurtdışı kaynaklı bir IP adresinden yüklendiği anlaşıldı, ancak videonun bilgisayar programlarıyla Türkiye dışından yüklenmiş gibi yapılması mümkün. Bu nedenle incelemenin daha ayrıntılı savcılık veya emniyet tarafından yapılması gerekiyor.

Şu an için bir suç duyurusu hazırlığı bulunmuyor. Bu noktada iki farklı görüş var. Bir taraf, suç duyurusunda bulunup sızdıranın tespit edilmesini isterken kimileri de “gizli bir şey yapılmadığı” gerekçesiyle suç duyurusuna sıcak bakmıyor.

Söz konusu toplantıda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İstanbul milletvekili Engin Altay, Aydın milletvekili Bülent Tezcan, Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, eski Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, eski Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, eski Genel Sekreter Selin Sayek Böke yer alıyor.

Toplantıda görevden alınan il yöneticileri ile ilgili olağanüstü Parti Meclisi toplanması için bir metin hazırlığı yapılması ve olağanüstü kurultay süreçleri değerlendiriliyor.

Paylaşın

İmamoğlu Ve CHP’li Kurmayların Toplantısı Gizli Miydi, Amaç Neydi?

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP’li üst düzey kurmayların zaman zaman toplandıkları aslında gizli değildi. Geçen Pazar günü yapılan ve yaklaşık bir saat sürdüğü belirtilen toplantı ile ilgili haberler basında birkaç farklı kurumda yer aldı.

Ancak farklı olan, “zoom” uygulaması üstünden düzenlenen toplantının bir bölümünün sızdırılması ve katılımcıları oldu.

Seçimden önce CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun adaylığında birleşen CHP’li bazı üst düzey isimlerin bu kez değişim tarafında yer alması Kılıçdaroğlu ve ekibinde “ihanet” olarak görüldü. Toplantının katılımcıları ise “Bu oluşum genişleyerek devam edecek ve partinin yenilenmesi için bir fırsat olarak görülmeli” diyor.

Toplantının asıl nedeninin Kılıçdaroğlu yönetiminin kurultaya gidilen süreçte bazı il ve ilçe örgütlerini görevden alması olduğuna da dikkat çekiliyor. Bu nedenle toplantının sızdırılan bölümünde katılımcılar bu sorunu konuşabilmek için Parti Meclisi’ni nasıl toplayabileceklerine ilişkin istişare yapıyor ve yöntem arıyor.

CHP’de seçimler sonrasında “değişim” talepleri gündeme gelirken İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile CHP’li önemli kurmayların yaptığı ve bir bölümü kamuoyuna sızan “zoom” toplantısının partide bir dönüşüm için başlangıç olup olmayacağı tartışılıyor.

Aralarında seçimden önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın ekibinden bulunan bazı isimlerin de yer aldığı toplantının yaklaşık 15 dakikalık başlangıç bölümü önceki gece internete “Kılıçdaroğlu’na tarihi ihanet” başlığıyla sızdırılmıştı.

Söz konusu toplantıda İmamoğlu’nun yanı sıra CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Bülent Tezcan, Muharrem Erkek, Engin Altay, Tekin Bingöl, Onursal Adıgüzel gibi CHP’li isimler yer alıyor.

Kılıçdaroğlu, CHP’li pek çok seçmenin ve yöneticinin seçim eleştirilerine karşılık “değişime hazırım” demiş ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK), yani yakın çalışma ekibini yenileyerek, “kaptan” olarak gemiyi güvenli limana ulaştıracağını söylemişti.

“Geri adım değil, ileriye adım atacağız”

DW Türkçe’den Gülsen Solaker’e konuşan toplantının katılımcılarından Bülent Tezcan, “ihanet” eleştirilerinin doğru olmadığını ve yanlış bir şey yapmadıklarını belirterek bundan sonraki süreçte “geri adım” değil daha “ileri adımların” atılacağını belirtti.

Toplantının bir bölümünün “sanki ihanet veya darbeymiş gibi” gece yarısı internetten özel olarak servis edilmesinin parti kültürüne uymadığını söyleyen Tezcan, “Parti ile ilgili pek çok toplantı yaptık. Bundan sonra da yapacağız. Sözümüzün arkasındayız. Partiyi ve Türkiye’yi sağlıklı bir yere taşımayı konuşmaya devam edeceğiz” dedi. Kılıçdaroğlu yönetiminin toplantıda İmamoğlu’nun bulunmasını eleştirdiğinin hatırlatılmasına karşılık ise Tezcan şunları söyledi:

“İmamoğlu başka partiden birisi mi? İmamoğlu bu partinin önemli bir önemsiz bir figürü mü? Seçimde Cumhurbaşkanı Yardımcısı diyeceksiniz, krizi çözmek için iki büyükşehir belediye başkanını cumhurbaşkanı yardımcısı diye sisteme dahil edeceksiniz. Sonra da partinin geleceğiyle ilgili tartışmalarda, toplantılarda İmamoğlu niye var diyeceksiniz. Bu nasıl bir şey?”

Tezcan, CHP’de istenen değişimin genellikle isimler üstünden konuşulduğu ve fikirsel altyapısının henüz oluşturulmadığı eleştirilerinin hatırlatılmasına karşılık da “İsimleri konuşmuyoruz aslında. CHP’nin seçimdeki başarısızlığının sebebi neydi, önümüzdeki sürecin planlanmasında ne yapmak lazım, bunları konuşuyoruz. Bu sadece kişileri değil, süreçleri tarif etmekle ilgili bir şey. Kişiler aynı zamanda bundan sonraki süreci yönetmenin motoru mu olacaklar, yoksa bundan sonraki süreci tıkayacak yapılar mı olacak? Kişilerin önemi bu” dedi.

“Söylem kadar söyleyen de önemli” diyen Tezcan, partide yeni bir kadro ve yeni bir bakış açısına ihtiyaç olduğunu ifade etti. “Bu tek başına bizimle de olmaz” diyen Tezcan, “Bunu hep söylüyorum. Yeni arkadaşları taşıyacağız. Ama işte içeriyi konuşalım, programı konuşalım derken (yönetimdeki) kişiler pozisyonlarını tahkim edip herkese yapıyı kapatırlar ve değişimin önünü tıkarlarsa hiçbir şey değişmez. Sadece parti içi iktidarı elinde bulunduranların mevcut statükoları güvence altına alınmış olur” ifadelerini kullandı.

Değişimin fikri altyapısı için “Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek olmadığını” söyleyen Tezcan, CHP’nin altı okunun 21. yüzyılın koşullarına göre yorumlayarak “sağcılaşmadan sağın, muhafazakârlaşmadan muhafazakârların oyunu alabilir” hale getirmek istediklerini dile getirdi.

Toplantı gizli miydi, amacı neydi?

İmamoğlu ve CHP’li kurmayların zaman zaman toplandıkları aslında gizli değildi. Geçen Pazar günü yapılan ve yaklaşık bir saat sürdüğü belirtilen toplantı ile ilgili haberler basında birkaç farklı kurumda yer aldı.Ancak farklı olan, “zoom” uygulaması üstünden düzenlenen toplantının bir bölümünün sızdırılması ve katılımcıları oldu.

Seçimden önce CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun adaylığında birleşen CHP’li bazı üst düzey isimlerin bu kez değişim tarafında yer alması Kılıçdaroğlu ve ekibinde “ihanet” olarak görüldü. Toplantının katılımcıları ise “Bu oluşum genişleyerek devam edecek ve partinin yenilenmesi için bir fırsat olarak görülmeli” diyor.

Toplantının asıl nedeninin Kılıçdaroğlu yönetiminin kurultaya gidilen süreçte bazı il ve ilçe örgütlerini görevden alması olduğuna da dikkat çekiliyor. Bu nedenle toplantının sızdırılan bölümünde katılımcılar bu sorunu konuşabilmek için Parti Meclisi’ni nasıl toplayabileceklerine ilişkin istişare yapıyor ve yöntem arıyor.

CHP Parti Meclisi, Genel Başkan’ın doğrudan ya da Parti Meclisi üye tam sayısının beşte birinin gerekçe ve gündem belirterek yazılı istemde bulunması durumunda olağanüstü toplantıya çağrılabiliyor.

Öte yandan bu toplantının sızmasının ardından Kılıçdaroğlu bu Pazar günü Parti Meclisi’ni toplantıya çağırdı.

Toplantıyı kim sızdırdı?

Toplantının kimin tarafından sızdırıldığı bilinmezken İmamoğlu’nun açılış konuşmasını yaparken görüntüsü ya da fotoğrafı olmayan bir “katılımcıya” dikkat çektiği görülüyor.

Bu katılımcının kim olduğu ve onun mu kayıt alıp sızdırdığına ilişkin net bilgi yok. Toplantının ilk başında bu katılımcının Selin Sayek Böke olduğuna ilişkin yorumların yapılması üzerine konunun üstünde çok durulmazken, Böke’nin sonradan başka bir hesaptan katılımı ile bu kişinin o olmadığının anlaşıldığı belirtiliyor.

DW Türkçe’nin edindiği bilgiye göre toplantı katılımcıları zaten gizli bir şey yapmadıklarını düşündükleri için ekstra bir güvenlik tedbiri alma gereği de duymamış.

Bu arada katılımcılardan Engin Altay dün TV100’de “Sızdıranların kim olduğunu biliyorum ama şimdi isim vermem. Günah almak istemem” diye konuştu.

İmamoğlu ise “Sızdıranı araştıracağız, bakacağız. Ne olmuş, nasıl olmuş, bunu seven kimler var, partinin içinde mi var, dışında mı var? Buna da bakacağız. Ama biz partimizle ilgili mevzuları, partimizin yetkilileriyle çekinmeden, açık ve seçik, kalbimizde ne varsa bir arada bir aile meselesi gibi konuşuyoruz, konuşmaya devam edeceğiz” dedi.

Tepkiler ne oldu?

Toplantının sızması ve çok konuşulmaya başlanmasının ardından taraflardan da çeşitli açıklamalar ardı ardına geldi.

İmamoğlu, toplantı için “Gizli bir tarafı yok. Yarın da toplantımız var” yorumunu yaptı, CHP Sözcüsü Faik Öztrak ise “Millet zulüm altıdayken Zoom konuşmayı doğru bulmayız. Partinin hiyerarşisini dikkate almayan, etik olmayan toplantıyı doğru bulmuyoruz” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun ise akşam Habertürk’te katılacağı programda konuya ilişkin soruları yanıtlaması bekleniyor.

Bu arada dün yapılan MYK toplantısında halen CHP Grubu’nun TBMM’deki başkanı olan Özgür Özel ile Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın için bazı üyelerin görevlerinden ayrılmaları talebinde bulunduğuna ilişkin haberler çıktı. Dünkü MYK toplantısına Özel ve Günaydın o saatte başka illerde oldukları için katılamadıklarını belirttiler.

Günaydın, toplantının amacının Parti Meclisi’ni olağanüstü toplantıya çağırmak için imza arayışı olduğunu söyleyerek “Tüzük bunun için 13 kişinin imzasının yeterli olduğunu söylüyor. Toplantıda bu metni imzalama sürecinden bahsediyoruz. Rutin bir toplantı bir ahlaksızlık gibi tanıtılıyor. Bir tek nezaket dışı söz kullanılmış mı?” ifadelerini kullandı.

Ancak Kılıçdaroğlu yönetimi toplantıyı sadece bir Parti Meclisi için imza toplama çabası olarak görmeyerek İmamoğlu’nun bulunmasını ve toplantıyı yönetici gibi idare etmesini bu imza toplama amacını aşan bir oluşum olarak değerlendiriyor.

Bundan sonra ne olabilir?

Sızdırılan toplantının ardından CHP kulisleri hareketlenirken, bu gelişmenin Kılıçdaroğlu ve yönetimini değiştirmek için bir fırsat olarak görülmesi gerektiğini düşünenler de bulunuyor.

Seçimin hemen ertesi günü değişim talebinde bulunan ancak çok fazla öne çıkmamaya dikkat eden İmamoğlu’nun bu olayla birlikte daha açıktan bir muhalefet yürütebileceği belirtiliyor. Ancak İmamoğlu’nun halen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını sürdürmesi hem kendisinin hem de onunla birlikte değişim isteyenler için önemli bir handikap.

Parti kulislerine göre bu gelişmenin ardından sonbaharda olması beklenen kurultaya kadar giden süreçte yönetime karşı olan cephenin artık netleşmesi ve daha aleni şekilde kendilerini ortaya koymaları bekleniyor.

İmamoğlu’nun sadece CHP’li kurmaylarla değil etkili bir muhalefet isteyen ve bunun için ana muhalefet partisi CHP’nin toparlanması gerektiğini düşünen akademisyen, siyasetçi ve aydınlarla bir süredir farklı toplantılar yaptığı biliniyor. Bu toplantıların kurultaya kadar genişleyerek devam etmesi öngörülüyor.

Toplantının sızmasının ardından yapılan “Eski isimlerle yenilik nasıl olacak?” eleştirilerine karşılık olarak ise İmamoğlu ve çevresindekilerin sadece bu isimlerden oluşmadığı belirtiliyor.

Paylaşın

İmamoğlu Ve Ekibinin Sızan Toplantısı: Kılıçdaroğlu, “Kabul Edilemez” Dedi

İBB Başkanı İmamoğlu’nun CHP’li bazı kurmaylarla yaptığı toplantı kaydının sızdırılması sonrası gözler CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrilmişken, Kılıçdaroğlu’nun söz konusu videoyu “kabul edilemez” olarak nitelediği öğrenildi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun, kurmaylarından parti içi tartışmaların kamuoyu önünde yapılmamasını istediği de belirtildi.

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre CHP’nin kritik MYK toplantısında gündeme online toplantıya katılan isimler geldi. Bazı MYK üyeleri CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın görevden alınması gerektiğini belirterek Kılıçdaroğlu’ndan bunu talep etti.

Bu iki ismin Meclis’te Kılıçdaroğlu’nu temsil ettiğini belirten kurmaylar kendilerinin istifasının birinci talep olarak dile getirilmesini istedi. CHP’li kurmaylar Özgür Özel’i kastederek “Sizi Meclis’te temsil eden ismin böyle bir işe girişmesi kabul edilemez, burada konuşulanları aktarmadığı ne malum, istifa etmeli” ifadelerini kullandı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz konusu videoyu “kabul edilemez” olarak nitelediği öğrenilirken kurmaylarından parti içi tartışmaların kamuoyu önünde yapılmamasını istediği belirtildi.

“CHP kurmayları videonun “bilinçli” yayınlandığını söylüyor”

CHP’li kurmayların aktarımına göre İmamoğlu’nun ve CHP’li isimlerin yer aldığı videodan genel merkez de yayınlanınca haberdar oldu.

Videonun kırpılarak yayınlandığına dikkat çeken CHP’li kurmaylar İmamoğlu kanadından söz konusu videonun “bilinçli” yayınlandığını düşündüklerini ifade etti. Bir kurmay, “İmamoğlu kanadı neden sızdırmış olmasın? Bu bizim hoşumuza giden bir durum değil ki. Sabahtan bu yana gündemi belirleyenler onlar” ifadelerini kullandı.

“Değişim sürecinde olan arkadaşların metodolojik sorunu var”

Değişim sürecinin bu tarz videolarla yapılamayacağını ifade eden bir CHP’li üst düzey yönetici, “Parti Meclisi üyesi belediye başkanından talimat alamaz” dedi.

İmamoğlu’nun toplantısına katılan isimleri “ekip bomba” olarak niteleyen CHP’li isim, “Bülent Tezcan, Tekin Bingöl gibi isimler CHP tabanının nefret objesi” diye konuştu.

Söz konusu açıklama ve toplantının parti tüzüğüne aykırı olduğunu belirten kurmay, “Değişim sürecinde olan arkadaşların metodolojik sorunu var. Kılıçdaroğlu karşıtlığını ideolojik olarak besleyemediler ve kutuplaştırdılar. Buradan nasıl bir değişim çıkacak? CHP’nin tepki çeken son milletvekili listelerini hazırlayan bütün arkadaşlar orada” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu’nun değişim talebini yadırgadığını ifade eden CHP’li isim, “Bu kadar temiz bir yola çıkış bu insanlarla yol yürümek. Bu arkadaşlarla yol yürünmez. Tertemiz birileriyle yola çıkması lazımdı” diye konuştu ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Toplantı yapılıyorsa yapılır normaldir fakat Muharrem İnce de aday olduğunda görevinden istifa etmişti. Bu isimlerin görevdeyken bunları yapmaları kabul edilemez.”

Paylaşın