CHP Lideri Özel’den DEM Parti’yle Diyalog Mesajı

Tunceli’de konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri sürecine girdiklerini ve Türkiye’nin 81 ilinde çok önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Haber Merkezi / Parti olarak seçimlere motive olduklarını belirten Özel, CHP’nin adaylarının yeşili, doğayı seven, koruyan, doğaya ihanet etmeyen, kente ihanet etmeyen, kentin değerlerini savunan, kentin değerlerine sahip çıkan, yönettiği kentlere değer katan kişiler olduğunu ifade etti.

Özel, diğer siyasi partilerle yaptıkları görüşmelere değinerek, “Randevu istediler, verdik geldiler, görüştük. Seçimlerini yaptılar, tebrik ettik, hayırlısı olsun ziyaretine gittik. Şuradan ilan ediyoruz ki bizim DEM Partisiyle Tayyip Bey istemiyor diye ilişkimizi koparacak kadar seçmenine saygısız değiliz.” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindekiler, eski CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç için Nazımiye’de düzenlenen anma programına katıldıktan sonra il merkezine geldi. Moğultay Mahallesi’ndeki CHP İl Başkanlığını ziyaret eden Özel, partililerle buluştu.

CHP Lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlerine ilişkin şu ifadeleri kullandı: Bir yerel yönetim seçimi süreci içindeyiz. Bu seçimlere Türkiye’nin 81 ili ve bütün ilçelerde çok önemli bir iddia ile hazırlanıyoruz. Adaylarımız, örgütümüz motive, parti meclisimiz, milletvekillerimiz motive.

Her birimiz sahaya çıkmak ve bu seçimlerde CHP’nin başarılı sosyal demokrat ve sosyal belediyeciliğini, temiz belediyeciliğini, yeşili, doğayı seven, koruyan, doğaya, kente ihanet etmeyen, kentin değerlerini savunan, kentin değerlerine sahip çıkan, yönettiği kentlere değer katan belediyecilik için Türkiye’nin dört bir yanında birbirinden kıymetli adaylarımız var. Biraz önce bir tanesi belediye başkanı adayımız sizlere seslendi.

Ben buradan CHP’nin Genel Başkanı olarak adayımızı CHP’lilere, ‘Tunceli iyi yönetilsin, dürüst ve temiz yönetilsin, iyi hizmetler alsın’ diyen herkese CHP’nin bütün büyükşehir belediyeleri Tunceli Belediyesi’ne kardeş belediye olsun diye, ağabey ve kardeş gibi çalışsınlar, Tunceli bugüne kadar görmediği hizmetleri alsın diye adayımızı size emanet ediyorum.

Bir yandan da iktidar partisinin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, işi gücü bırakmış CHP ile uğraşıyor. Sürekli tutturmuş ‘DEM, DEM, DEM’ diyor. Buradan açıkça söylüyoruz, Meclis’te grubu bulunan hiçbir siyasi parti ve bu milletten oy alan hiçbir siyasi parti bizim gözümüzde şeytan değildir.

Randevu istediler, verdik, geldiler görüştük. Seçimlerini yaptılar, tebrike ve hayırlı olsun ziyaretine gittik. Şuradan ilan ediyoruz ki bizim DEM Partisi ile Tayyip Bey istemiyor diye ilişkimizi koparacak kadar seçmenine saygısız değiliz. Ama yine buradan ilan ediyoruz ki DEM Partisi gözünüzün önünde, ne ilişki kuruyorsak onu kuruyoruz.

Yani ‘Kapalı kapılar ardında konuşuyorlar, gizli anlaşmalar yapıyorlar, şunu yapıyorlar, bunu yapıyorlar…’ Bunların hepsi Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim yalanından ibarettir. DEM Parti resmi bir partidir, her parti gibi gözler önünde bir ilişki içindeyiz. Ama Recep Tayyip Erdoğan her gün DEM diyorsun da her gün zam yapıyorsun. Milletin derdi DEM değil senin yaptığın zam, zam, zam.

Paylaşın

Batık Krediler 192 Milyar Liraya Yükseldi

CHP Milletvekili Bekir Başevirgen, kötü ekonomi yönetiminin yurttaşları içinden çıkılmaz bir borç batağına soktuğunu belirterek, “Bu korkunç tablo her geçen hafta, her geçen gün daha da karanlık bir hal alıyor” dedi ve ekledi:

“Bankaların vadesinde tahsil edemediği için icra takibine aldığı batık krediler 2023 yılının son haftasında alışılmadık bir şekilde 16,3 milyar lira arttı. 191,4 milyar liraya kadar tırmanan batık krediler 5 Ocak itibariyle de 192 milyar liraya çıktı.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sol Haber’in aktardığına göre; Başevirgen, tüketicilerin bankalara olan borcundaki hızlı artışa dikkat çekti.

Bankaların bireysel kredi ve kredi kartı nedeniyle vatandaşlardan alacakları, yılın ilk haftasında 24,9 milyar lira arttı. Bu artışla 2 trilyon 753 milyar liraya çıkan tüketicilerin banka borcu, son üç haftada 125 milyar lira arttı. Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan alacakları ise 1 milyar liraya yakın artarak 46,3 milyar lirayı buldu.

Kötü ekonomi yönetiminin yurttaşları içinden çıkılmaz bir borç batağına soktuğunu söyleyen Başevirgen, “Bu korkunç tablo her geçen hafta, her geçen gün daha da karanlık bir hal alıyor. Bankaların vadesinde tahsil edemediği için icra takibine aldığı batık krediler 2023 yılının son haftasında alışılmadık bir şekilde 16,3 milyar lira arttı. 191,4 milyar liraya kadar tırmanan batık krediler 5 Ocak itibariyle de 192 milyar liraya çıktı” dedi.

“Tüketicilerin banka borcu son 3 haftada 125 milyar lira arttı”

Vatandaşların borçlarının yılın ilk haftasında da büyüdüğüne dikkat çekti: Vatandaşların bankalara olan bireysel kredi ve kredi kartı borcu da kredi faizlerindeki yükselişe rağmen büyümesini 2024 yılının ilk haftasında da sürdürdü. Bankaların bireysel kredi ve kredi kartı nedeniyle vatandaşlardan alacakları yılın ilk haftasında 24,9 milyar lira arttı. Bu artışla 2 trilyon 753 milyar liraya çıkan tüketicilerin banka borcu son üç haftada 125 milyar lira arttı.

“Yüksek faize rağmen, borçlanmadaki bu yüksek artış, yüksek enflasyon beklentisi nedeniyle vatandaşların, fiyatlar daha fazla artmadan tüketim taleplerini öne çekmeye devam ettiklerini gösteriyor. Yılın ilk haftasında tüketici kredilerinin bakiyesinde 3,6 milyar liralık, kredi kartı borç bakiyesinde ise 21,4 milyar liralık artış yaşandı. Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan alacakları ise söz konusu haftada 1 milyar liraya yakın artarak 46,3 milyar oldu”.

Yurttaşların TOKİ’ye olan borçlarındaki artışa da dikkat çeken Başevirgen, “Merkez Bankasının hazırladığı Finansal İstikrar Raporuna göre, varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor. Dolayısıyla vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 86 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor. Vatandaşların TOKİ’ye borcu da azımsanamayacak noktaya ulaştı. Yurttaşların TOKİ’ye de 59 milyar liralık taksitli konut borcu bulunuyor” dedi.

Paylaşın

CHP Lideri Özel’den “Yerel Seçimler” Mesajı

Katıldığı bir etkinlikte yerel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan CHP Lideri Özgür Özel, partisinin yönettiği belediyelerin göç aldığını, partisinin belediyecilik anlayışını ülkenin her tarafına yaymak istediklerini ifade etti:

“Göç alan kentler, ilçeler CHP yönetiminde. İnsanların göç edip ayrılmak istediği yerleri başkaları yönetiyor. Herkesi Çankaya’ya getirebilir, herkesi Yenimahalleli yapabilir miyiz? Herkes Karşıyaka, Kadıköy’de oturabilir mi? Olmaz.

Ama 31 Mart seçimlerinde eğer CHP belediyelerine oy verirseniz, böyle halkçı belediye başkanları ve bu kadar hizmetler sizin beldenize, ilçenize, şehrinize gelebilir. Onun için de yapılması gereken CHP’nin belediyecilik anlayışına sahip olacak olan belediye başkanlarımıza Anadolu’nun dört bir yanında, 973 ilçe ve 81 ilde oy vermektir.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Abidin Paşa Köşkü Milli Mücadele Müzesi’nin açılışına katıldı. Çankaya Belediyesi’nin ev sahipliğindeki açılışa, Özgür Özel ile birlikte bir önceki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş da katıldı.

Müze için Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’e teşekkür eden Özgür Özel, CHP Genel Merkezi’nde gençlerin de müze nedeniyle heyecanlı olduğunu söyledi. Özel, “‘Oraya gideceksiniz, bütün dokümanları dijital olarak göreceksiniz, Gazi Mustafa Kemal Atatük’ün hologramı ile birlikte fotoğraf çektirebileceksiniz’ dediğimde, gözlerindeki heyecanı görmek lazımdı” dedi.

İktidarı eleştiren Özgür Özel, konuşmasına şöyle devam etti: Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Tarihini bilmeyen milletler yok olmaya mahkumdur’ der. Bozkırın ortasında bir Avrupa başkenti yaratmış, bir büyük vizyondan bahsediyoruz. Onun partisinde siyaset yapmanın, üye olmanın gururunu hepimiz taşıyoruz. Birileri başka bir Ankara düşlüyor. Ankara’nın köklü kurumlarını, devletin köklü kurumlarını İstanbul’a taşıyorlar, taşımayı hayal ediyorlar.

Ankara’ya burun kıvırıyorlar çünkü bu Ankara’nın Gazi’nin Ankara’sı ve onun büyük vizyonu olduğunu biliyorlar. Cumhuriyetin kurucu kadrolarına duydukları husumetle, Cumhuriyeti Cumhuriyet yapan değerlerle yaşadıkları çelişkilerle bir aşındırmanın telaşı içindeler. Ne diyorlar? ‘Biz 150 yıldır bunlarla karşı karşıyayız. Onlar 150 yıl önce genç Türklerden CHP akımıdır.

Biz bu genç Türklerin karşısındayız, o gün bugündür karşı karşıyayız’ diyorlar. Ben öyle ayırmak, kutuplaşmak ve çatışmaktan yana değilim. Ama madem ki ‘150 yıldır onlar başka tarafta’ diyorlar, evet biz 150 yıldır tek adam yerine meclisleri savunuyoruz. 150 yıldır buyruklar yerine anayasayı savunuyoruz. Biz İkinci Meşrutiyet için can vermeyi göze alanlarız.

“Herkes Karşıyaka, Kadıköy’de oturabilir mi?”

Yerel seçimlerle ilgili mesajlar da veren Özel, CHP’nin yönettiği belediyelerin göç aldığını, CHP’nin belediyecilik anlayışını ülkenin her tarafına yaymak istediklerini ifade etti: Göç alan kentler, ilçeler CHP yönetiminde. İnsanların göç edip ayrılmak istediği yerleri başkaları yönetiyor.

Herkesi Çankaya’ya getirebilir, herkesi Yenimahalleli yapabilir miyiz? Herkes Karşıyaka, Kadıköy’de oturabilir mi? Olmaz. Ama 31 Mart seçimlerinde eğer CHP belediyelerine oy verirseniz, böyle halkçı belediye başkanları ve bu kadar hizmetler sizin beldenize, ilçenize, şehrinize gelebilir. Onun için de yapılması gereken CHP’nin belediyecilik anlayışına sahip olacak olan belediye başkanlarımıza Anadolu’nun dört bir yanında, 973 ilçe ve 81 ilde oy vermektir.”

Paylaşın

CHP Lideri Özel: Sarayı Meşrulaştırmayacağız

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Bundan sonra saraya eyvallah etmeyiz, onunla birlikte imza atıp onu meşrulaştırmayız. Herkes partisine güvensin. Saldırı ve provokasyonları korktukları içindir. Biz bu partiyi ayağa kaldırdık, bu milleti ayağa kaldıracağız. Bu milleti bir avuç zengine teslim etmeyeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Meclis’e verilen aranın ardından partisinin ilk grup toplantısında konuşuyor. Özel’in konuşmasından satır başları şu şekilde:

“Zor ve ağır günlerden geçiyoruz. Üst üste aldığımız şehit haberleriyle bir acı yüreğimizi yakarken, aynı üs bölgesinden yeni bir şehit haberleri aldık. Biz evlerimizde rahatça uyurken bayrağımızın dalgalanması için canlarını feda ettiler. Bir ayda 23 evladımız aynı bölgede şehit oldu. Aynı ezberi tekrarlayanlar, aynı ezberi tekrar etmeye bizleri de peşlerine takmaya ve hesap sormamaya davet ettiler.

Geçici üs bölgesini koruyabileceksek orada kalınmalı, korunamayacaksa ona göre askeri karar gereği yapılır. Bir eksik varsa gidereceksiniz ki bir daha acı haberi almayalım. Dediler ki biz Meclis’e gelip bilgi vermeyiz. Kendi bildirimizi yayınladık. Onlar kınadı, biz PKK’yı lanetledik. Onlardan çok daha sert tepki gösterdik.

Onlar için doğruları savunmanın kıymeti yok onların iktidarını sarsmamanın önemi var. PKK dediğimiz halde PKK demedi dediler. Bizleri protesto etmeye kalktılar. Onların sorumluluğunu paylaşmadık. Maalesef cuma akşamı 9 eve daha ateş düştü. Sonra çıkmışlar yine bir kez daha kınama yayınlayalım.

Bugün o iki bakan gelmedikleri Meclis’e geliyorlar. Bu kez Saadet, Gelecek, Deva ve Demokrat Parti de imzalamadı, kendi bildirgelerini sunuyorlar. AK Parti, MHP, İYİ Parti birlikte imza atıyorlar. Sahada üyelerinin Cumhuriyetçi olduklarına hiç şüphe duymadığımız geçmişte birlikte olduğumuz, AK Parti ve MHP’yi eleştiren İYİ Parti’nin bunlardan ayrılıp teröre karşı kendi bildirisini imzalamasını istiyoruz. Aksi takdirde üzüleceğiz.

Meclis’e bildirgemizi sunuyoruz. Bütün bildirgeler okunsun, kim nerede belli olsun… CHP seçimden en çok oyu alma hesabıyla değil, bu ülkede herkes huzurlu yaşadığında başaracak. Anaların gözyaşının ve alın terinin rengi olmaz.

AK Parti devletin genleriyle oynadı. Devletin başı ve yürütmenin başı, bir terör saldırısı olduğunda kime telefon açmış kime açmamış o tartışılıyor. Siz eğer iktidarın sahibi olarak verilen sorumluluğu yerine getirirseniz, o zaman muhalefet partisi de bir kalp gibi hareket eder. Siz eğer şehitlerimizin geldiği gecede bazı liderlere telefon edip bazı liderleri aramamaya kalkarsanız siz her şey olmuşsunuz ama devlet insanı olamamışsındır demektir. Bazı telefonların gelmesi gelmemesinden daha kötüdür. Gelmeyen telefonla gurur duyuyorum. Recep Tayyip Erdoğan’ın gelecek tahayyülünde bulunmamak CHP için onurdur.

Bugün bakanlar genel kurula getirecek, biz de orada olacağız. Sadece eldeki bilgilerin bir tekrarı, milletin meclisine şeklen saygı, özde saygısızlık demektir… Sınırlarımızın ötesinde, Mehmetçiklerimizin güvenliğinin sağlanamadığı bu süreçte bu kararlar askeri olarak mı veriliyor, yoksa sivil olarak verilip askere mi dayatılıyor?

PKK ve YPG’nin birinci derece destekçisi olduğunu söylediğiniz ABD, NATO’nun en yüksek askeri gücüne sahip birinci üyesi ise ve siz ABD ile ilişkiler konusunda nasıl bir irtibat kuruyorsunuz? Hem içeriye ‘ABD PKK’yı destekliyor’ diyeceksiniz, hem F-16 pazarlıkları yapacaksınız.

Ekonomi kötüye gidiyor. Dünyada gıda fiyatları düşüyor, Türkiye’de TÜİK’e göre gıda enflasyonu yüzde 72 artmış. Seçimlerde oy talep ettiler, sahte videolar yaptılar, tehdit ettiler. Vatan, ezan, bayrak deyip aç karınlardan oy alıp iktidarı sürdürmek istediler.

CHP’nin önerisi en düşük emekli maaşının en azından asgari ücret düzeyinde olmasıdır. Emeklilerden kendisine 7 bin 500 TL’yi reva görenlere bu seçimlerde sarı kart göstermesini bekliyoruz.

“Mesele sadece Can Atalay meselesi değildir”

Bu ülkede anayasa yoksa kimsenin malının da garantisi yoktur, özgürlük de, gelecek de yoktur. O yüzden mesele sadece Can Atalay meselesi değildir. Bu ülkede devleti ortadan kaldırıp devleti bir şahsa terk etmenin bedellerini ödüyoruz.

Gerçek beka sorunu şudur; bu memleketteki her dört gençten üçü doğdukları topraklarda değil, başka ülkelerde hayal kuruyorlar. Sebebi, bu memlekette bazıları güvende, bazıları değil.

Ama güvende olanlar var. Sarayda pandemiye rağmen sazlı sözlü yemek verenler güvende. 1500 odalı sarayda ampul yakanlar, anayasayı değiştirirken iğrenç kahkahalar atanlar güvende. Pudra şekerci güvende. Ne suç işlersen işle Süleyman’ın fotoğraf listesine girersen güvendesin. Beyzade altın varaklı tahtında oturuyor güvende, ama depremzede güvende değil.

‘Bu ülkenin güvenlik sorunu var, sesinizi çıkarmayın’ diyorlar. Bu kafa şu kafa; Hitler’in propaganda bakanı ‘Alman çocuklarının tereyağına ihtiyacı yok, Alman tanklarının gres yağlarına ihtiyacı var’ diyordu. Güvenlik deyip şimdi çocukların açlığını, güvencesizliği unutanlara karşı yeni bir milliyetçilik ortaya koyuyoruz.

Resmi siyasi partiye ziyaret yaptık. Gizli anlaşma, gizli görüşme yok. Ziyarete gideriz, ziyarete gelirler, veremeyeceğimiz hiçbir hesap yok. Birilerinin kolay iktidara oturma döneminin sonuna gelindiği için onların stresi yüksek.

Onlar gibi iktidarda kalmak için değil, özde Atatürk milliyetçisiyiz. Bundan sonra saraya eyvallah etmeyiz, onunla birlikte imza atıp onu meşrulaştırmayız. Herkes partisine güvensin. Saldırı ve provokasyonları korktukları içindir. Biz bu partiyi ayağa kaldırdık, bu milleti ayağa kaldıracağız. Bu milleti bir avuç zengine teslim etmeyeceğiz.”

Paylaşın

2023 Yılında 111 Bin 576 Esnaf Kepenk Kapattı

CHP Milletvekili Bekir Başevirgen, “Verilere göre 2023 yılında toplam 111 bin 576 esnaf kepenk kapattı. Bu sayı, her ay ortalama 9 bin 298 esnafın kepenk kapattığı anlamına geliyor” dedi.

“Pandemi döneminde dahi esnaf bu kadar zor duruma düşmemişti” diyen Başevirgen, “Esnafın işyerlerini kapatması demek, işsizler ordusunun da çığ gibi büyümesi anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) verilerini paylaştı.

Sol Haber’in aktardığına göre; Bekir Başevirgen, “Verilere göre 2023 yılında toplam 111 bin 576 esnaf kepenk kapattı. Bu sayı, her ay ortalama 9 bin 298 esnafın kepenk kapattığı anlamına geliyor. 2022 yılına göre, ekmek teknesi batan esnaf sayısı 11 bin 870 arttı. Pandemi döneminde dahi esnaf bu kadar zor duruma düşmemişti” dedi.

KOBİ’lerin bankalara olan borçlarının 3 trilyon lirayı aştığına da dikkat çeken CHP’li Bekir Başevirgen, “Borcu takibe düşen KOBİ sayısı 293 binin üzerinde. Yüksek faiz, yüksek kur, elektrik, kira, vergiler, personel giderleri ve tüm girdi maliyetleri altında ezilen esnafın bu şartlar altında ayakta kalması imkansız hale geldi” açıklamasını yaptı.

“Pandemi döneminde dahi esnaf bu kadar zor duruma düşmemişti” diyen Bekir Başevirgen, “Esnafın işyerlerini kapatması demek, işsizler ordusunun da çığ gibi büyümesi anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

CHP Lideri Özel’den ‘Gezi’ Tutuklularına Selam

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tanıtım toplantısında konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Burada iki büyük ailenin temsilcileri var. Birisi Cumhuriyet Halk Partisi ailesidir, diğeri İstanbul Büyükşehir Belediyesi’dir. Bu iki ailenin ortak bir çocuğu var: Tayfun Kahraman. Burada Tayfun Kahraman nezdinde, Can Atalay’ı, Osman Kavala’yı, Çiğdem Mater’i selamlamak isterim” dedi ve ekledi:

“Bu insanlar her biri temsil ettikleri meslek grubu yöneticileri olarak Gezi Platformu’nda yer aldılar. Bu insanlar dönemin başbakanıyla görüşmek istediler. Gezi’de bir kişinin daha burnunun kanamaması için çaba sarf ettiler. Bunun için altı madde istediler. Ne istiyorlardı: Ağaçları kesmeyin diyorlardı. Gezi Parkı’nı kesip yerine Topçu Kışlası yapmayın, AKM’yi yıkıp yerine AVM yapmayın, gençleri nezarethaneye atmayın diyorlardı.”

Özel, konuşmasının devamında, “Bugün Gezi Parkı yerinde duruyorsa Mücella Yapıcı sayesinde, Can Atalay sayesinde, Mine Özerden sayesinde duruyor. Bugün AKM, AKM olarak duruyorsa arkadaşlarımız sayesinde duruyor. Şimdi diyorlar ki bunlar bize darbe yapmaya çalıştılar. Mahkeme salsa da salmam diyor. Her şeye ben karar veririm diyor” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tanıtım toplantısını Haliç Kongre Merkezi’nde düzenledi. İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşu ile başlayan tanıtım toplantısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bir konuşma yaptı. Özel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Napolyon’un bana dünyayı verseniz ona başkent yaparım dediği şehirde, Fatih Sultan Mehmet’in çağ açıp çağ kapattığı şehirde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu ülkenin ziğneti dediği şehirde beş yıldır hizmet veren Ekrem İmamoğlu’nun yeniden beş yıl hizmet vermesi için bir aradayız.

Bir ülkenin olabilmesi için o ülkenin ordusunun sınırlarını koruması ve bir sözleşmesi olması lazım. Bir sözleşmemiz var. Hepimizin üzerinde mutabık olduğu bir anayasamız yok ama ilk dört maddesinde mutabık olduğumuz bir anayasamız var. O anayasa, değiştirilene kadar hepimizi bağlıyor. Eğer siz o anayasanın bir maddesini yok sayarsanız başka birinin de başka bir maddeyi yok sayma tartışmasını kabul edersiniz.

Anayasa’nın 153’üncü maddesi Anayasa Mahkemesi’nin kararını bağlayıcı olduğunu söylerken birisinin talimatıyla beş kişi Anayasa’nın o sayfasını yırttı attı. Bu, başka birisinin Anayasa’nın 75’inci maddesini yok saymasını kabul etmek olur. Başka birisi gelir Anayasa’nın 101’inci maddesini atar. O, Cumhurbaşkanı’nın olmaması demektir. Yani birileri gelmiş devletin çivisini çıkarmaya çalışmaktadır.

Burada iki büyük ailenin temsilcileri var. Birisi Cumhuriyet Halk Partisi ailesidir, diğeri İstanbul Büyükşehir Belediyesi’dir. Bu iki ailenin ortak bir çocuğu var: Tayfun Kahraman. Burada Tayfun Kahraman nezdinde, Can Atalay’ı, Osman Kavala’yı, Çiğdem Mater’i selamlamak isterim.

Bu insanlar her biri temsil ettikleri meslek grubu yöneticileri olarak Gezi Platformu’nda yer aldılar. Bu insanlar dönemin başbakanıyla görüşmek istediler. Gezi’de bir kişinin daha burnunun kanamaması için çaba sarf ettiler. Bunun için altı madde istediler.

Ne istiyorlardı: Ağaçları kesmeyin diyorlardı. Gezi Parkı’nı kesip yerine Topçu Kışlası yapmayın, AKM’yi yıkıp yerine AVM yapmayın, gençleri nezarethaneye atmayın diyorlardı. Bugün Gezi Parkı yerinde duruyorsa Mücella Yapıcı sayesinde, Can Atalay sayesinde, Mine Özerden sayesinde duruyor. Bugün AKM, AKM olarak duruyorsa arkadaşlarımız sayesinde duruyor. Şimdi diyorlar ki bunlar bize darbe yapmaya çalıştılar. Mahkeme salsa da salmam diyor. Her şeye ben karar veririm diyor.

Ama İstanbul’un iki güzide takımı 100’üncü yılın son derbisini oynayacak. Alıp onları Riyad’a götürüyorlar. Sanki bilmezmiş gibi onlar gelince Anıtkabir’e gitmiyorlar. Sanki bilmezmiş gibi senin bir adım önüne gelip ‘Merhaba asker’ diye Türkçe selamlamaktan yani Türkçe’yi saygıyla ağzına almaktan imtina eden birinin ne yapacağını bilmezmiş gibi İstanbul’un, İzmir’in Türkiye’nin hak ettiği son derbiyi götürüyor ve orada Gazi Mustafa Kemal’i utanmadan pazarlık konusu yapmaya niyetleniyorlar sonra biz çıkıp her şeyden sen sorumlusun da bu konuda neden sorumlu değilsin diye sorduğumuzda açıklama yaptırıyorlar cumhurbaşkanımızın bu konuda bir dahli yok, bunu kulüplere sorduk biz yaptık diye.

Dahlin yoksa Gezi’den de elini çek, dahlin yoksa bu milletin evlatlarından elini çek. Yok her şeyi sen biliyorsan o maçı da oraya sen götürdün, o Suudi Arabistanlıları istemeyiz, İstiklal Marşı’nı okutmayız diyecek hadsizliğin sorumlusu da sensin Recep Tayyip Erdoğan.

Biz bu ülkeye önce bağımsızlığı getiren partiyiz. Sonra bu ülkeye çok partili rejimi, parlamenter rejimi getiren partiyiz. Sonra bu ülkeye sosyal devlet anlayışını ve sosyal belediyeciliği getiren partiyiz.

Türkiye’de yerel yönetimler tarafından ilk kez ortaya konulan kentsel dönüşümden toplu konut projelerine, metrodan metrobüse, hafif raylı sistemden biyolojik arıtma tesislerine kadar bugün bir çoğu bu salonda olmayan Cumhuriyet Halk Parti’li sosyal demokrat belediye başkanlarının ve onların inanmış kadrolarının eseridir. İstanbul’da ilk metronun temeli 1991’de Nurettin Sözen tarafından, İzmir’de Yüksel Çakmur tarafından atılmıştır.”

“Bunca engele rağmen başardıklarımız bize güven ve cesaret veriyor”

Özgür Özel’den sonra kürsüye çıkan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise şunları söyledi: “Mustafa Kemal Atatürk, 10’uncu yıl nutkunda şöyle der: Az zamanda büyük ve önemli işler yaptık. Ve ardından şöyle devam eder: Fakat asla yaptıklarımızı asla kâfi görmeyiz. Çünkü çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Hazır mıyız İstanbul

Aziz Atatürk’ten aldığımız ilhamla az zamanda büyük ve önemli işler başardık. Bunca engele rağmen başardıklarımız bize güven ve cesaret veriyor.

Sizlerin iradesiyle 2019 yılında köklü bir değişim başardık. Sizlerin desteğiyle biz başardıkça onlar 25 yılda yaptıklarını her gün ama acemice her gün hararetle bizim dört buçuk yılımızla kıyaslamak zorunda kaldılar. İnanın bu başarı hepimizin başarısıdır. Tüm inancımla söylüyorum, İstanbul olarak başarmaya devam edeceğiz.

31 Mart 2024’te sizlerin iradesiyle İstanbul’u yeniden kazanacağız. Ve Allah’ın izniyle daha büyük işler başaracağız. Çünkü engellemelere karşı bağışıklık kazandık. Hizmet ürettik tecrübe kazandık. Artık küçüldükçe küçüldü o engelleme refleksleri. Toza dönüştü görmüyoruz onları artık. Başarıya nasıl ulaşacağımızı artık çok daha iyi biliyoruz. Artık İstanbul senin. O, ‘İstanbul benim’ diyen tek kişiden kurtuldu. İstanbul 16 milyonun, İstanbul herkesin.

Bizim devraldığımız belediyede metro projeleri tamamen stop etmişti. Bazıları bir buçuk yıldır duruyordu. Bazıları 2016, 2017’de ihale edilmesine rağmen hiç başlanmamış haldeydi. İştirak şirketleri vergi borcuna batırılmış ve ihale yasaklısıydı. Bugün o parlak isimleriyle tekrar Türkiye’nin markası haline gelen iştiraklerimiz ne yazık ki İBB’nin bile ihalesine giremiyordu. Kasasında sadece altı milyon lira bırakılmış bir belediyeydi. Altı milyon lira ne demek biliyor musunuz 2019’da? İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir saatlik bile gideri değildi.

Tabii enflasyon, döviz kurları ve işsizlik aldı başını gitti. Millletçe fakirleştik. Biz de İBB olarak gerçekten fakirleştik. Yürüttüğümüz her projenin bedeli dört kat beş kat bu dönemlerde artıyor oldu. İhaleler iptal edildi. Artan krizden dolayı hükumetin çıkardığı bir genelgeyle yüzde 15’in altında olan müteahhitler tek tek işleri iptal ediyorlardı. Her yürüttüğümüz projenin maliyeti artarken israfı bitirdiğimiz için biz bu zor dönemde bile onların ürettiği işlerin iki katını onların harcadıkları bütçenin yarısına bitirmeyi başardık.”

Paylaşın

CHP’den 14 Ocak’ta “Anayasa’ya Saygı” Mitingi Düzenleme Kararı

Gündeme ilişkin açıklamalar yapan CHP Lideri Özgür Özel, TBMM’yi 9 Ocak Salı günü olağanüstü toplantıya çağırdı. Özgür Özel, ayrıca 14 Ocak Pazar günü Ankara Tandoğan Meydanı’nda “Anayasa’ya saygı” mitingi düzenleyeceklerini açıkladı.

Haber Merkezi / CHP Lideri Özel, “Elimde tüm muhalafet partilerinin toplandığında katılacaklarını bildirdikleri; CHP ve Gelecek Partisi, Saadet Partisi, TİP, DEVA, Demokrat Parti tarafından imzalanan İYİ Parti ve DEM tarafından da toplanıldığında oturuma katılacakları ifade edilen 9 Ocak 2024 Salı günü saat 15.00’te Genel Kurulu toplantıya çağırdığımız başvurumuz burada. TBMM’yi kendi iradesine karşı yapılan bu darbe girişimine karşı olağanüstü toplantıya çağırıyoruz” diye konuştu.

“Ayrıca CHP olarak, sivil toplumda bu darbe girişimine karşı hangi demokratik çağrı varsa en yürekten katkıyı sağlayacağımızı ifade ediyoruz” diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“‘Geleceğimize sahip çıkıyoruz’ diyeceğimiz; demokrasiye, anayasaya sahip çıkacağımız büyük miting için, 14 Ocak Pazar günü saat 13.00’te tüm vatandaşlarımızı, tüm siyasi partileri, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak isteyen her ferdini, gençlerini Tandoğan Meydanı’nda geleceğimize, adalete sahip çıkan mitingimize davet ediyoruz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM) toplantıları sonrası açıklamalarda bulundu. Özel’in açıklamasından satır başları şöyle:

“Yargı darbesi Can Atalay konusunu aşmıştır. Can Atalay 600 milletvekilinin oylarıyla insan hakları komisyonuna seçilmiştir. Birileri onlara hadi oradan siz bilmezsiniz biz biliriz demiştir. Bu durum Devlet Bahçeli’nin zoruna gitmiyorsa milletin zoruna gidiyordur.

153. maddede AYM kararları yayınlandığı anda AYM kararları yürütme, yasama ve yargı organları için bağlayıcı durumdadır. Kendisi için anayasa yaptıran Erdoğan kendini bu anayasanın da üzerinde görmektedir. Erdoğan, ‘153. maddeyi benim için yok hükmünde’ diyerek yırtıp atmıştır. Erdoğan darbe girişiminin başında olduğunu itiraf etmiştir.

Yapılan iş varlığımızı borçlu olduğumuz rengini bayraktan alan anayasayı tartışmaya açmaktır. Anayasa yoksa devlet yoktur, devlet yoksa düzen yoktur. Gücün zehirlediği bu şahıs, memleketi yönetilemez bir hale getirmiştir. Memleket muz cumhuriyetine dönmüştür. Siz burada yazılan kuralları terk ederseniz muz cumhuriyetini bile ararsınız.

Cumhuriyetten önce kurulmuş iki güzide kulübümüzü Arabistan’a götürenler Atatürk’ü pazarlık konusu yaparlar.  Bu ayıbı örtmeden bir miting tertip etmişler.

Yılbaşı eğlencesinden dönenlerle sabah namaza gidenler arasında bir sürtüşme planlamışlardır. .Bu durum bir yaralanmaya sebep vermiştir. Ardından yaşananları dikkatle takip ettik. Ege’nin babası Zafer beyi aradım. Şiddete karşıyız, ama geçmişte sabıkası olmayan, adresi belli 22 yaşındaki bir genci nasıl tutuklarlar. Yılmaz Tunç bir açıklasın bakalım. Yumruğa karşıyız ama Ege’nin tutuklanmasına da karşıyız. Ege’nin savunmasını okuduk. Pişman olduğunu söylemiş ama tutukladılar çocuğu.

Yargıtay’a kurumsal başvurumuzu yapıyoruz. Bu 5 hakim için görevden el çektirilmelerini kendi görevleri olduğunu hatırlatıyoruz.  Yargıtay’ın kararı Yargıtay’da görev yapan tüm hakimlerin üzerine sürülen bir lekedir. Bu 5 celladın ceza genel kuruluna götürülmesini davet ediyoruz. 5 tane celladın geleceğimizi karartmasına sessiz kalmayacağız.

“TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağırıyouz”

Elimde tüm muhalefet partilerinin toplantıya katılacaklarını bildirdikleri CHP ve Gelecek Partisi, Saadet Partisi, TİP, DEVA, Demokrat Parti tarafından imzalanan İYİ Parti ve Dem tarafından da toplanıldığında oturuma katılacakları ifade edilen 9 Ocak 2024 Salı günü saat 15.00’te Genel Kurulu toplantıya çağırdığımız başvurumuz burada. TBMM’yi kendi iradesine karşı yapılan bu darbe girişimine karşı olağanüstü toplantıya çağırıyoruz.

Ayrıca CHP olarak, sivil toplumda bu darbe girişimine karşı hangi demokratik çağrı varsa en yürekten katkıyı sağlayacağımızı ifade ediyoruz. Gelecek hafta 14 Ocak Pazar günü geleceğimize sahip çıkıyoruz diyeceğimiz, demokrasiye, anayasaya sahip çıkacağımız büyük miting için, 14 Ocak Pazar günü saat 13.00’te tüm vatandaşlarımızı, tüm siyasi partileri, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak isteyen her ferdini, gençlerini Tandoğan Meydanı’nda geleceğimize, adalete sahip çıkan mitingimize davet ediyoruz.”

Paylaşın

CHP Lideri Özel: İstanbul Ve Ankara’da Kazanacağımıza İnanıyorum

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan CHP Lideri Özgür Özel, “İstanbul ve Ankara seçmenine saygısızlık etmek istemiyorum. Zaten bunu Ekrem Bey ile Mansur Bey ile de konuşuyoruz ‘Rehavete kapılmamalı, çok çalışmalıyız’ diye ama ben İstanbul ve Ankara’da kazanacağımıza şimdiden inanıyorum” dedi.

CHP Lideri Özel, anket şirketlerinin AK Parti için İstanbul ve Ankara’da kazanacak aday bulmakta zorlandıklarını söyledi, bu yerel seçimin ünvan maçı gibi olduğunu da sözlerine ekledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Gazeteci Murat Yetkin’e yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özgür Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“2 Ocak, 2024’ün ilk mülakatı; Genel Başkanlık makam odası. Konu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Aralık 2023 başında aday isimlendirmeye 15 Aralık’ta başlayacağını söylemesi, sonra bunu Aralık sonuna ertelemesi ama 2024’e geldiğimiz halde henüz ortada isim olmamasına geliyor.

‘Anket şirketlerinin bana söylediği’ diyor Özel, ‘İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, Ankara’da Mansur Yavaş’ın karşısında ölçmedikleri kişi kalmamış. Ekrem Bey’e karşı 20, Mansur Bey’e karşı 12 ismin başarı şansını ölçtüklerini duyuyoruz. Ama hâlâ adaylarımızı zorlayacak adayları bulamıyorlar.’

“Muhalefet partileriyle polemiğe girmiyoruz”

Özel, ‘Bu yerel seçimin öneminin farkındayız’ diyor; ‘Unvan maçı gibi bir şey olacak. Psikolojik üstünlüğün kimde olduğunu gösterecek. Yerel seçimlerde muhalefetin başarısız olması iktidarın gücünü perçinleyecek. Bu nedenle muhalefete muhalefet etmiyoruz. Muhalefet partileriyle polemiğe girmiyoruz.’

Özel İYİ Parti’yi mi kast ediyor bu sözlerle?

‘Ben bizim çatıda çok isteyip yapamadığımız birlikteliği tabanın, seçmenin sağlayacağına inanıyorum. Biz İYİ Partilileri kendimizden çok farklı görmüyoruz. Cumhuriyete, demokrasiye, laikliğe, Atatürk’e bağlı insanlar olarak görüyoruz. Ben İYİ Partililerin CHP’nin elindeki bir belediyenin AK Parti’ye ya da MHP’ye teslim edilmesini istemeyeceklerine inanıyorum.’

Kasıt İstanbul ve Ankara mı daha çok?

‘İstanbul ve Ankara seçmenine saygısızlık etmek istemiyorum. Zaten bunu Ekrem Bey ile Mansur Bey ile de konuşuyoruz ‘Rehavete kapılmamalı, çok çalışmalıyız’ diye ama ben İstanbul ve Ankara’da kazanacağımıza şimdiden inanıyorum.’

Özel, anket şirketlerinden duyduklarına göre bir anketçi Tayyip Bey’in ekibine Ankara ve İstanbul için ‘Sizin kaybedecek adayları arıyorsunuz’ gibi şey söylediğini aktarıyor.

‘AK Parti şöyle bir sıkıntı var’ diyor; ‘Mansur Yavaş’ın da Ekrem İmamoğlu’nun da herhangi bir belediye başkanının tanınırlığını çok aşan etkileri var. İkisiyle de başa çıkacak adayları bulmakta zorlanıyorlar.’

Özel’e gör İstanbul, ‘Tayyip Bey’in sancak gemisi’ idi. ‘Ele geçirdik’ diyor yüzünde muzip bir ifadeyle; ‘Bir çağrım var Tayyip Bey’e: yurt dışında Türkiye’nin ekonomisiyle övünemez ama Türkiye’nin Başkaneti Ankara, Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul emin ellerde, iyi yönetiliyor diye övünebilir. Buna devam edelim diyoruz.’”

CHP Lideri Özel’in açıklamalarının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

CHP’den İktidara “Emekli Maaşı” Tepkisi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, “Yıllarca çalışmış, alınteri dökmüş, ülkesine hizmet etmiş insanlarımız, korkunç bir sefaletle baş başa bırakılmış, ne haliniz varsa görün denilmiş haldeler. Emekliye değil ev, araba, tatil, mezar yeri almak bile lüks olmuş. Bugün bir emeklinin maaşı, eşi vefat etse yanındaki mezar yerini almaya yetmiyor” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “2002 yılında net asgari ücret 184 lira iken en düşük işçi emeklisi aylığı 257 liraydı. Yani en düşük işçi emeklisi aylığı asgari ücretin 1,39 katıydı. Eğer aradan geçen 21 yılda en düşük emekli aylığının asgari ücrete olan oranı korunsaydı yeni yıl itibariyle en düşük emekli aylığı 23 bin 632 lira olacaktı.”

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Gölge Bakan Gamze Taşcıer, emekli maaşlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Gamze Taşcıer, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre yaklaşık 16 milyon emekli, dul ve yetim aylığı alan vatandaşımız var. Maalesef %90’ının aylığı bugünkü asgari ücretin bile altında. Emeklilerimiz öylesine düşük ücretler alıyor ki, değil yoksulluk, doğrudan doğruya açlıkla mücadele ediyorlar. Türkiye’de emekliler yaşamıyor, hayatta kalmaya çalışıyorlar. Resmi verilere göre 6.1 milyon emeklimiz ya bir işte çalışıyor ya da iş arıyor, ki bu oran 2008’den bu yana 2.5 kat artmış durumda.

Sadece son üç yılda emekli olmasına rağmen düşük aylıklarla geçinemeyen ve çalışmak zorunda kalan en az 2354 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Yıllarca çalışmış, alınteri dökmüş, ülkesine hizmet etmiş insanlarımız, korkunç bir sefaletle baş başa bırakılmış, ne haliniz varsa görün denilmiş haldeler. Emekliye değil ev, araba, tatil, mezar yeri almak bile lüks olmuş. Bugün bir emeklinin maaşı, eşi vefat etse yanındaki mezar yerini almaya yetmiyor.

2002 yılında net asgari ücret 184 lira iken en düşük işçi emeklisi aylığı 257 liraydı. Yani en düşük işçi emeklisi aylığı asgari ücretin 1,39 katıydı. Eğer aradan geçen 21 yılda en düşük emekli aylığının asgari ücrete olan oranı korunsaydı yeni yıl itibariyle en düşük emekli aylığı 23 bin 632 lira olacaktı. Bu oransallık emekli aleyhine işledi ve bugün asgari ücretin kat be kat altında bir aylık halini aldı. Sadece bu da değil, nasıl ki iktidar bilinçli bir politikayla tüm ücretlileri asgari ücrette birleştirmeye çabalıyor, emeklilerimiz de en düşük emekli aylığında buluşturulmak isteniyor.

“Emeklinin bu konuşulan aylıklarla 2024’ün sonunu görebilmesi mümkün değil”

Sistem öylesine bozuldu ki, az prim ödeyenle çok prim ödeyen arasında hakkaniyetsiz bir yakınlaşma hatta aynı ücrette buluşma yaşandı. Biz emeklilerimiz için az prim ile çok prim ödeyen arasındaki dengeyi daha fazla bozmadan, herkesi en düşük sınırda buluşturacak yöntemlere başvurmadan, herkese adil bir artış talep ediyoruz. En temelde ise, insan onuruna yaraşır bir hayat yaşamaya imkân verecek bir aylık belirlenmesini istiyoruz. Çünkü bugün iktidarın öngördüğü artış emekli için hiçbir anlam ifade etmeyecek. Konuşulan rakamlar, bugünkü açlık seviyesine bile varmayan, sefalete devam rakamlarıdır. Emeklinin bu konuşulan aylıklarla 2024’ün sonunu görebilmesi mümkün değil.

CHP olarak emeklilerimiz için en düşük aylığın asgari ücret seviyesine, yani 17 bin 2 liraya yükseltilmesini istiyoruz. Ancak bunu söylerken, 2024 yılı için belirlenen asgari ücretin de kesinlikle yetersiz olduğunu, en geç üç ay içerisinde güncellenmesi talebimizi de tekrar ifade ediyoruz.

En düşük aylık asgari ücret seviyesine çıkarılırken, farkların kapanmasına yol açmayacak bir düzenlemeyle bunun hayata geçirilmesini, aylık bağlama oranlarının yeniden yükseltilmesini, 2000 sonrasına intibak yasasının bir an önce çıkarılmasını ve bayram ikramiyelerinin 15 bin liraya yükseltilmesini öneriyoruz. Bunlar gerçekleştiği takdirde emeklilerimiz bir nebze de olsun nefes alabilir. Aksi durum milyonlarca emeklimizi açlığa, sefalete, ölüme terk etmek anlamına gelecek.”

Paylaşın

Vatandaşın Bankalara Borcu 2 Trilyon 619 Milyar Liraya Yükseldi

CHP Milletvekili Şeref Arpacı, bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 8 – 15 Aralık haftasında 5,6 milyar lira daha artarak 2 trilyon 619 milyar liraya yükseldiğini söyledi.

CHP’li Şeref Arpacı, “Söz konusu haftada tüketici kredilerinde 1,2 milyar liralık azalış, kredi kartı borç bakiyesinde ise 6,9 milyar liralık artış yaşandı. Yıl başından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 36,1 oranında artarak 1 trilyon 525 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 141,2 oranında artarak 1 trilyon 94 milyar liraya yükseldi” dedi ve ekledi:

“Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan alacakları ise söz konusu haftada 1 milyar liraya yakın artarak 45,4 milyar liraya yükseldi, yılbaşından bu yana ise 15,1 milyar liralık artış yaşandı. Merkez Bankasının hazırladığı Finansal İstikrar Raporuna göre, varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor. Dolayısıyla vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 84 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor. Bu arada vatandaşların TOKİ’ye de 59 milyar liralık taksitli konut borcu bulunuyor.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, 8-15 Aralık haftasına ait ekonomik veriler üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Evrensel’in aktardığına göre; Şeref Arpacı, vatandaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının kredi faizlerindeki rekor yükselişe rağmen büyüdüğünü söyledi.

CHP’li Şeref Arpacı, icra dairelerindeki yeni dosya sayısının geçen yıla göre yüzde 59,4 artarak 13 milyon 369 bini bulduğunu dile getirdi.

Bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 8 – 15 Aralık haftasında 5,6 milyar lira daha artarak 2 trilyon 619 milyar liraya yükseldiğini belirten Arpacı, “Söz konusu haftada tüketici kredilerinde 1,2 milyar liralık azalış, kredi kartı borç bakiyesinde ise 6,9 milyar liralık artış yaşandı. Yıl başından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 36,1 oranında artarak 1 trilyon 525 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 141,2 oranında artarak 1 trilyon 94 milyar liraya yükseldi.

Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan alacakları ise söz konusu haftada 1 milyar liraya yakın artarak 45,4 milyar liraya yükseldi, yılbaşından bu yana ise 15,1 milyar liralık artış yaşandı. Merkez Bankasının hazırladığı Finansal İstikrar Raporuna göre, varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor. Dolayısıyla vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 84 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor. Bu arada vatandaşların TOKİ’ye de 59 milyar liralık taksitli konut borcu bulunuyor” dedi.

Arpacı şöyle devam etti: “Risk Merkezinin verilerine göre bu yılın ilk 11 aylık döneminde 15 bin 22 gerçek ve/veya tüzel kişiye ait 135 bin 872 çek bankalara ibraz edildiğinde karşılıksız çıktı. Karşılıksız çıkan çek sayısının geçen yıla göre yüzde 18,3 oranında arttığı bu dönemde, karşılıksız çıkan bu çeklerin parasal tutarı ise yüzde 175,1 oranında artarak 50,6 milyar liraya kadar yükseldi.

1 Ocak- 22 Aralık 2023 tarihleri arasında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,4 oranında artarak 13 milyon 369 bini buldu. İcra dairelerine bu yıl geçen yıla göre 4 milyon 981 bin daha fazla yeni dosya geldi. Aynı dönemde, aboneliklerden kaynaklanan icradaki bazı alacaklardan yasayla vazgeçilmesinin de etkisiyle 15 milyon 24 bin dosya da ya sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. Dolayısıyla UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı 22 Aralık itibarıyla 21 milyon 569 bin oldu.”

Paylaşın