İmamoğlu Ve CHP’li Kurmayların Toplantısı Gizli Miydi, Amaç Neydi?

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP’li üst düzey kurmayların zaman zaman toplandıkları aslında gizli değildi. Geçen Pazar günü yapılan ve yaklaşık bir saat sürdüğü belirtilen toplantı ile ilgili haberler basında birkaç farklı kurumda yer aldı.

Ancak farklı olan, “zoom” uygulaması üstünden düzenlenen toplantının bir bölümünün sızdırılması ve katılımcıları oldu.

Seçimden önce CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun adaylığında birleşen CHP’li bazı üst düzey isimlerin bu kez değişim tarafında yer alması Kılıçdaroğlu ve ekibinde “ihanet” olarak görüldü. Toplantının katılımcıları ise “Bu oluşum genişleyerek devam edecek ve partinin yenilenmesi için bir fırsat olarak görülmeli” diyor.

Toplantının asıl nedeninin Kılıçdaroğlu yönetiminin kurultaya gidilen süreçte bazı il ve ilçe örgütlerini görevden alması olduğuna da dikkat çekiliyor. Bu nedenle toplantının sızdırılan bölümünde katılımcılar bu sorunu konuşabilmek için Parti Meclisi’ni nasıl toplayabileceklerine ilişkin istişare yapıyor ve yöntem arıyor.

CHP’de seçimler sonrasında “değişim” talepleri gündeme gelirken İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile CHP’li önemli kurmayların yaptığı ve bir bölümü kamuoyuna sızan “zoom” toplantısının partide bir dönüşüm için başlangıç olup olmayacağı tartışılıyor.

Aralarında seçimden önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın ekibinden bulunan bazı isimlerin de yer aldığı toplantının yaklaşık 15 dakikalık başlangıç bölümü önceki gece internete “Kılıçdaroğlu’na tarihi ihanet” başlığıyla sızdırılmıştı.

Söz konusu toplantıda İmamoğlu’nun yanı sıra CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Bülent Tezcan, Muharrem Erkek, Engin Altay, Tekin Bingöl, Onursal Adıgüzel gibi CHP’li isimler yer alıyor.

Kılıçdaroğlu, CHP’li pek çok seçmenin ve yöneticinin seçim eleştirilerine karşılık “değişime hazırım” demiş ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK), yani yakın çalışma ekibini yenileyerek, “kaptan” olarak gemiyi güvenli limana ulaştıracağını söylemişti.

“Geri adım değil, ileriye adım atacağız”

DW Türkçe’den Gülsen Solaker’e konuşan toplantının katılımcılarından Bülent Tezcan, “ihanet” eleştirilerinin doğru olmadığını ve yanlış bir şey yapmadıklarını belirterek bundan sonraki süreçte “geri adım” değil daha “ileri adımların” atılacağını belirtti.

Toplantının bir bölümünün “sanki ihanet veya darbeymiş gibi” gece yarısı internetten özel olarak servis edilmesinin parti kültürüne uymadığını söyleyen Tezcan, “Parti ile ilgili pek çok toplantı yaptık. Bundan sonra da yapacağız. Sözümüzün arkasındayız. Partiyi ve Türkiye’yi sağlıklı bir yere taşımayı konuşmaya devam edeceğiz” dedi. Kılıçdaroğlu yönetiminin toplantıda İmamoğlu’nun bulunmasını eleştirdiğinin hatırlatılmasına karşılık ise Tezcan şunları söyledi:

“İmamoğlu başka partiden birisi mi? İmamoğlu bu partinin önemli bir önemsiz bir figürü mü? Seçimde Cumhurbaşkanı Yardımcısı diyeceksiniz, krizi çözmek için iki büyükşehir belediye başkanını cumhurbaşkanı yardımcısı diye sisteme dahil edeceksiniz. Sonra da partinin geleceğiyle ilgili tartışmalarda, toplantılarda İmamoğlu niye var diyeceksiniz. Bu nasıl bir şey?”

Tezcan, CHP’de istenen değişimin genellikle isimler üstünden konuşulduğu ve fikirsel altyapısının henüz oluşturulmadığı eleştirilerinin hatırlatılmasına karşılık da “İsimleri konuşmuyoruz aslında. CHP’nin seçimdeki başarısızlığının sebebi neydi, önümüzdeki sürecin planlanmasında ne yapmak lazım, bunları konuşuyoruz. Bu sadece kişileri değil, süreçleri tarif etmekle ilgili bir şey. Kişiler aynı zamanda bundan sonraki süreci yönetmenin motoru mu olacaklar, yoksa bundan sonraki süreci tıkayacak yapılar mı olacak? Kişilerin önemi bu” dedi.

“Söylem kadar söyleyen de önemli” diyen Tezcan, partide yeni bir kadro ve yeni bir bakış açısına ihtiyaç olduğunu ifade etti. “Bu tek başına bizimle de olmaz” diyen Tezcan, “Bunu hep söylüyorum. Yeni arkadaşları taşıyacağız. Ama işte içeriyi konuşalım, programı konuşalım derken (yönetimdeki) kişiler pozisyonlarını tahkim edip herkese yapıyı kapatırlar ve değişimin önünü tıkarlarsa hiçbir şey değişmez. Sadece parti içi iktidarı elinde bulunduranların mevcut statükoları güvence altına alınmış olur” ifadelerini kullandı.

Değişimin fikri altyapısı için “Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek olmadığını” söyleyen Tezcan, CHP’nin altı okunun 21. yüzyılın koşullarına göre yorumlayarak “sağcılaşmadan sağın, muhafazakârlaşmadan muhafazakârların oyunu alabilir” hale getirmek istediklerini dile getirdi.

Toplantı gizli miydi, amacı neydi?

İmamoğlu ve CHP’li kurmayların zaman zaman toplandıkları aslında gizli değildi. Geçen Pazar günü yapılan ve yaklaşık bir saat sürdüğü belirtilen toplantı ile ilgili haberler basında birkaç farklı kurumda yer aldı.Ancak farklı olan, “zoom” uygulaması üstünden düzenlenen toplantının bir bölümünün sızdırılması ve katılımcıları oldu.

Seçimden önce CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun adaylığında birleşen CHP’li bazı üst düzey isimlerin bu kez değişim tarafında yer alması Kılıçdaroğlu ve ekibinde “ihanet” olarak görüldü. Toplantının katılımcıları ise “Bu oluşum genişleyerek devam edecek ve partinin yenilenmesi için bir fırsat olarak görülmeli” diyor.

Toplantının asıl nedeninin Kılıçdaroğlu yönetiminin kurultaya gidilen süreçte bazı il ve ilçe örgütlerini görevden alması olduğuna da dikkat çekiliyor. Bu nedenle toplantının sızdırılan bölümünde katılımcılar bu sorunu konuşabilmek için Parti Meclisi’ni nasıl toplayabileceklerine ilişkin istişare yapıyor ve yöntem arıyor.

CHP Parti Meclisi, Genel Başkan’ın doğrudan ya da Parti Meclisi üye tam sayısının beşte birinin gerekçe ve gündem belirterek yazılı istemde bulunması durumunda olağanüstü toplantıya çağrılabiliyor.

Öte yandan bu toplantının sızmasının ardından Kılıçdaroğlu bu Pazar günü Parti Meclisi’ni toplantıya çağırdı.

Toplantıyı kim sızdırdı?

Toplantının kimin tarafından sızdırıldığı bilinmezken İmamoğlu’nun açılış konuşmasını yaparken görüntüsü ya da fotoğrafı olmayan bir “katılımcıya” dikkat çektiği görülüyor.

Bu katılımcının kim olduğu ve onun mu kayıt alıp sızdırdığına ilişkin net bilgi yok. Toplantının ilk başında bu katılımcının Selin Sayek Böke olduğuna ilişkin yorumların yapılması üzerine konunun üstünde çok durulmazken, Böke’nin sonradan başka bir hesaptan katılımı ile bu kişinin o olmadığının anlaşıldığı belirtiliyor.

DW Türkçe’nin edindiği bilgiye göre toplantı katılımcıları zaten gizli bir şey yapmadıklarını düşündükleri için ekstra bir güvenlik tedbiri alma gereği de duymamış.

Bu arada katılımcılardan Engin Altay dün TV100’de “Sızdıranların kim olduğunu biliyorum ama şimdi isim vermem. Günah almak istemem” diye konuştu.

İmamoğlu ise “Sızdıranı araştıracağız, bakacağız. Ne olmuş, nasıl olmuş, bunu seven kimler var, partinin içinde mi var, dışında mı var? Buna da bakacağız. Ama biz partimizle ilgili mevzuları, partimizin yetkilileriyle çekinmeden, açık ve seçik, kalbimizde ne varsa bir arada bir aile meselesi gibi konuşuyoruz, konuşmaya devam edeceğiz” dedi.

Tepkiler ne oldu?

Toplantının sızması ve çok konuşulmaya başlanmasının ardından taraflardan da çeşitli açıklamalar ardı ardına geldi.

İmamoğlu, toplantı için “Gizli bir tarafı yok. Yarın da toplantımız var” yorumunu yaptı, CHP Sözcüsü Faik Öztrak ise “Millet zulüm altıdayken Zoom konuşmayı doğru bulmayız. Partinin hiyerarşisini dikkate almayan, etik olmayan toplantıyı doğru bulmuyoruz” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun ise akşam Habertürk’te katılacağı programda konuya ilişkin soruları yanıtlaması bekleniyor.

Bu arada dün yapılan MYK toplantısında halen CHP Grubu’nun TBMM’deki başkanı olan Özgür Özel ile Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın için bazı üyelerin görevlerinden ayrılmaları talebinde bulunduğuna ilişkin haberler çıktı. Dünkü MYK toplantısına Özel ve Günaydın o saatte başka illerde oldukları için katılamadıklarını belirttiler.

Günaydın, toplantının amacının Parti Meclisi’ni olağanüstü toplantıya çağırmak için imza arayışı olduğunu söyleyerek “Tüzük bunun için 13 kişinin imzasının yeterli olduğunu söylüyor. Toplantıda bu metni imzalama sürecinden bahsediyoruz. Rutin bir toplantı bir ahlaksızlık gibi tanıtılıyor. Bir tek nezaket dışı söz kullanılmış mı?” ifadelerini kullandı.

Ancak Kılıçdaroğlu yönetimi toplantıyı sadece bir Parti Meclisi için imza toplama çabası olarak görmeyerek İmamoğlu’nun bulunmasını ve toplantıyı yönetici gibi idare etmesini bu imza toplama amacını aşan bir oluşum olarak değerlendiriyor.

Bundan sonra ne olabilir?

Sızdırılan toplantının ardından CHP kulisleri hareketlenirken, bu gelişmenin Kılıçdaroğlu ve yönetimini değiştirmek için bir fırsat olarak görülmesi gerektiğini düşünenler de bulunuyor.

Seçimin hemen ertesi günü değişim talebinde bulunan ancak çok fazla öne çıkmamaya dikkat eden İmamoğlu’nun bu olayla birlikte daha açıktan bir muhalefet yürütebileceği belirtiliyor. Ancak İmamoğlu’nun halen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını sürdürmesi hem kendisinin hem de onunla birlikte değişim isteyenler için önemli bir handikap.

Parti kulislerine göre bu gelişmenin ardından sonbaharda olması beklenen kurultaya kadar giden süreçte yönetime karşı olan cephenin artık netleşmesi ve daha aleni şekilde kendilerini ortaya koymaları bekleniyor.

İmamoğlu’nun sadece CHP’li kurmaylarla değil etkili bir muhalefet isteyen ve bunun için ana muhalefet partisi CHP’nin toparlanması gerektiğini düşünen akademisyen, siyasetçi ve aydınlarla bir süredir farklı toplantılar yaptığı biliniyor. Bu toplantıların kurultaya kadar genişleyerek devam etmesi öngörülüyor.

Toplantının sızmasının ardından yapılan “Eski isimlerle yenilik nasıl olacak?” eleştirilerine karşılık olarak ise İmamoğlu ve çevresindekilerin sadece bu isimlerden oluşmadığı belirtiliyor.

Paylaşın

İmamoğlu Ve Ekibinin Sızan Toplantısı: Kılıçdaroğlu, “Kabul Edilemez” Dedi

İBB Başkanı İmamoğlu’nun CHP’li bazı kurmaylarla yaptığı toplantı kaydının sızdırılması sonrası gözler CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrilmişken, Kılıçdaroğlu’nun söz konusu videoyu “kabul edilemez” olarak nitelediği öğrenildi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun, kurmaylarından parti içi tartışmaların kamuoyu önünde yapılmamasını istediği de belirtildi.

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre CHP’nin kritik MYK toplantısında gündeme online toplantıya katılan isimler geldi. Bazı MYK üyeleri CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın görevden alınması gerektiğini belirterek Kılıçdaroğlu’ndan bunu talep etti.

Bu iki ismin Meclis’te Kılıçdaroğlu’nu temsil ettiğini belirten kurmaylar kendilerinin istifasının birinci talep olarak dile getirilmesini istedi. CHP’li kurmaylar Özgür Özel’i kastederek “Sizi Meclis’te temsil eden ismin böyle bir işe girişmesi kabul edilemez, burada konuşulanları aktarmadığı ne malum, istifa etmeli” ifadelerini kullandı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz konusu videoyu “kabul edilemez” olarak nitelediği öğrenilirken kurmaylarından parti içi tartışmaların kamuoyu önünde yapılmamasını istediği belirtildi.

“CHP kurmayları videonun “bilinçli” yayınlandığını söylüyor”

CHP’li kurmayların aktarımına göre İmamoğlu’nun ve CHP’li isimlerin yer aldığı videodan genel merkez de yayınlanınca haberdar oldu.

Videonun kırpılarak yayınlandığına dikkat çeken CHP’li kurmaylar İmamoğlu kanadından söz konusu videonun “bilinçli” yayınlandığını düşündüklerini ifade etti. Bir kurmay, “İmamoğlu kanadı neden sızdırmış olmasın? Bu bizim hoşumuza giden bir durum değil ki. Sabahtan bu yana gündemi belirleyenler onlar” ifadelerini kullandı.

“Değişim sürecinde olan arkadaşların metodolojik sorunu var”

Değişim sürecinin bu tarz videolarla yapılamayacağını ifade eden bir CHP’li üst düzey yönetici, “Parti Meclisi üyesi belediye başkanından talimat alamaz” dedi.

İmamoğlu’nun toplantısına katılan isimleri “ekip bomba” olarak niteleyen CHP’li isim, “Bülent Tezcan, Tekin Bingöl gibi isimler CHP tabanının nefret objesi” diye konuştu.

Söz konusu açıklama ve toplantının parti tüzüğüne aykırı olduğunu belirten kurmay, “Değişim sürecinde olan arkadaşların metodolojik sorunu var. Kılıçdaroğlu karşıtlığını ideolojik olarak besleyemediler ve kutuplaştırdılar. Buradan nasıl bir değişim çıkacak? CHP’nin tepki çeken son milletvekili listelerini hazırlayan bütün arkadaşlar orada” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu’nun değişim talebini yadırgadığını ifade eden CHP’li isim, “Bu kadar temiz bir yola çıkış bu insanlarla yol yürümek. Bu arkadaşlarla yol yürünmez. Tertemiz birileriyle yola çıkması lazımdı” diye konuştu ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Toplantı yapılıyorsa yapılır normaldir fakat Muharrem İnce de aday olduğunda görevinden istifa etmişti. Bu isimlerin görevdeyken bunları yapmaları kabul edilemez.”

Paylaşın

İmamoğlu Ve Ekibinin “Değişim” Toplantısı: Kılıçdaroğlu’ndan Karşı Hamle

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bazı üst düzey Cumhuriyet Halk Partili (CHP) yöneticilerle yaptığı online toplantının internete sızdı. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu öncülüğünde yürütülen olağanüstü Parti Meclisi (PM) toplantısı çağrısına karşı Pazar günü PM’yi olağan toplantıya davet etti.

Bugün içinse Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Ekrem İmamoğlu ekibi tarafından kamuoyuna açıklama yapılacağı yönündeki hazırlığı öğrenerek MYK’yı sabah toplantıya davet etmesi de dikkat çekti. CHP MYK toplantısı yaklaşık 2 saat sürdü.

VOA Türkçe’den Yıldız Yazıcıoğlu’nun haberine göre; 14 ve 28 Mayıs’ta yapılan seçimlerin ardından Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki (CHP) “değişim” tartışması, Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevden ayrılması amacıyla nasıl bir çalışma yürütüldüğüne ilişkin bir toplantının videosunun sızdırılmasıyla yeni bir boyut kazandı.

Ana muhalefet partisi CHP”de 14 Mayıs’ta parti oyu dolayısıyla milletvekili sayısında artış sağlanamaması ve 28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Seçimi’nin kaybedilmesiyle “değişim” talebi gündemde. CHP tabanındaki seçim sonuçlarına yönelik eleştiriler üzerine “değişime hazırım” diyen Kılıçdaroğlu, ilk önce Merkez Yürütme Kurulu (MYK) yani yakın çalışma ekibini yenileyerek, “kaptan” olarak gemiyi güvenli limana ulaştıracağını söyledi.

Bu yaklaşımı yeterli olmayınca Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanılığı seçiminde aldığı yüzde 48 oyla toplumdaki ulusalcı, Kürt, muhafazakar, ülkücü farklı kesimleri barıştırdığı ve böylece aslında değişimi gerçekleştirdiği görüşünü paylaştı.

“Başörtülüsü, başı açığı, seküleri, Atatürkçüsü, milliyetçisi biraraya geldiyse büyük bir değişimi zaten başlatmışız demektir. Ama biz toplum olarak neyin değiştiğine değil, neyin değişmediğine bakarsak hata yapmış oluruz. Değişen şeyler yüzde 20’lerden yüzde 48’lere uzanan kitlelerdir. Değişen şeyler, asla görüşülemez denilenle görüşmek, ittifak yapmaktır” sözleriyle genel başkanlıktan ayrılmayacağı şeklinde yorumlanan Kılıçdaroğlu’na karşı lider değişimi talebi ise hız kazandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu öncülüğünde, olağanüstü Parti Meclisi (PM) toplantısı ve ilçelerdeki kongre sürecine Kılıçdaroğlu yönetimince müdahale edilmesini engelleme hazırlığı yapıldığı kamuoyuna taşındı. Kılıçdaroğlu’yla seçim öncesinde MYK üyesi olarak görev alan bazı isimlerin katılımıyla yapılan çevrimiçi toplantı, Youtube’da “Değişim Gerçeği” adlı bir hesaptan paylaşıldı.

Parti Meclisi pazar günü toplanıyor

Kemal Kılıçdaroğlu ise, İmamoğlu öncülüğünde yürütülen olağanüstü PM toplantısı çağrısına karşı Pazar günü PM’yi olağan toplantıya davet etti. Bugün içinse Kılıçdaroğlu’nun, İmamoğlu ekibi tarafından kamuoyuna açıklama yapılacağı yönündeki hazırlığı öğrenerek MYK’yı sabah toplantıya davet etmesi de dikkat çekti. CHP MYK toplantısı yaklaşık 2 saat sürdü.

İmamoğlu’nun hazırlığı “ihanet” suçlamasıyla sızdırıldı

“İşte yüzyılın ihaneti. Kılıçdaroğlu’na tarihi ihanet” başlığıyla sızdırılan videonun altında açıklama bölümünde yer alan yazıdaki, “İmamoğlu’nun Değişim A Takımı ile gizli darbe toplantısı” ifadesi dikkat çekti.

Yazıda, “Tamamı partiye çökmüş, dönemlerdir her türlü malı götürmüş, son seçimde milletvekili listesini yapmış kişiler. Değişim manifestosunu Bülent Tezcan yazıyor, örgütleri Tekin Bingöl ayarlıyor” ifadesiyle geçmişte Kılıçdaroğlu’nun yakın çalışma arkadaşı olmalarına vurgu yapıldı. Yazıda ayrıca, “Ayağa kalk CHP örgütü, ihaneti gör, partine sahip çık” denilmesi de göze çarptı.

Video kapsamında olağanüstü PM çağrısı hazırlığına eski MYK üyeleri Bülent Tezcan, Tekin Bingöl, Engin Altay, Onursal Adıgüzel, Muharrem Erkek ve Selin Sayek Böke ile CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in destek verdiği görüldü. Videoda yer almamalarına rağmen tanıtım yazısında, Hakkı Süha Okay, Pınar Uzun, Sevgi Kılıç, Gökan Zeybek ve Ahmet Hakan Uyanık’ın da ekipte bulunduğu açıklandı.

14 Mayıs’ta İstanbul milletvekili olduktan sonra CHP Grup Başkanvekili olan Gökhan Günaydın’ın doğrudan hazırlık sürecini yürüttüğü de görüldü. Ayrıca PM üyeleri Hasan Baltacı, Umut Akdoğan, Yaşar Selman, Erbil Aydınlık ve Turan Aydoğan’ın da sürece katıldığı öne sürüldü.

“Aile meselesi gibi konuşuyoruz”

İBB Başkanı İmamoğlu ise bugün, kendisi ile CHP’li bazı kurmayların çevrimiçi yaptıkları toplantı kaydının sızdırılması hakkında yaptığı açıklamada, bu görüşmelerin hiçbir gizli tarafı olmadığını belirterek, “Biz partimizle ilgili mevzuları partimizin yetkilileriyle çekinmeden açık ve seçik kalbimizde ne varsa birarada, bir aile meselesi gibi konuşuyoruz, konuşmaya da devam edeceğiz. Oradan sağlıklı karar çıkması için de yapılan her işlemi takip etmeye devam edeceğiz” dedi.

Toplantı videosunu kimin, nasıl sızdırdığını araştıracaklarını söyleyen İmamoğlu, sızdırma meselesiyle ilgili soruya, “Bugün bile buna benzer toplantılarımız var. Konuşulan konular partinin konularıdır. Bunlarla ilgili hiçbir kelimesini sizin huzurunuzda konuşmayacağım. Ama masalarda konuşmaya devam edeceğim” yanıtını verdi.

Paylaşın

CHP Sözcüsü Faik Öztrak: Etik Olmayan Toplantıları Doğru Bulmayız

İBB Başkanı İmamoğlu’nun CHP’li bazı kurmaylarla çevrimiçi yaptığı toplantı ya ilişkin konuşan CHP Sözcüsü Öztrak, “Millet zulüm altıdayken Zoom konuşmayı doğru bulmayız. Partimizin geleneklerine uymayan, partinin hiyerarşisini dikkate almayan, etik olmayan toplantıyı doğru bulmuyoruz” dedi ve ekledi:

“Yarışmaya ‘Evet’ diyoruz ama bu süreçte partimizin yıpratılmasını doğru bulmuyoruz. Genel merkezimizin de bu görüşmeden haberi yoktu. Partimizin yönetimi 100 yıllık partimizi limana yanaştırmaya kararlıdır.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında bu hafta ikinci kez toplandı.

Toplantının ardından kameraların karşısına geçen CHP Sözcüsü Faik Öztrak, ekonomideki gelişmelerinin MYK toplantısında konuşulduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Hükümetin zulme dönen zamlarına karşı çıkarmak amacıyla bu MYK’mizde almış olduğumuz ve bundan sonra da alacağımız tedbirleri gözden geçirdik. Bildiğiniz gibi, 81 il başkanımız bu zamları protesto etti, basın toplantılarıyla bu zamlara karşı çıktı.

Ayrıca mutfaklar yanarken milletimize kemer sıktıranlar saraylarında sefa sürerken, millet iradesini tecelligahı TBMM tatil yapmamalı dedik, Meclisimizi olağanüstü toplantıya çağırma kararını da almıştık.”

“Bundan sonra da zamma, zulme karşı çıkmayı sürdüreceğiz. Milletimizin sesi olmaya, bu gidişe dur demeye devam edeceğiz” diyen Öztrak, pazartesi günü (17 Temmuz) yapılan MYK toplantısında eksik kalan bazı il ve ilçe örgütlerine de atamaların yapıldığını söyledi.

“Etik olmayan toplantılar”

Öztrak’ın bu açıklamalarının ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

“CHP’de ‘değişim’ tartışmaları devam ederken İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, partinin ileri gelen isimleriyle internet üzerinden toplantı düzenledi. Bu toplantının görüntüleri de sızdırıldı. Toplantıya ilişkin görüşlerinizi alabilir miyiz? Genel Merkez’in bu toplantıya bakışı nedir? Bir ek olarak da Genel Merkez’in bu toplantıdan önceden haberi var mıydı?” sorusuna Öztrak şu yanıtı verdi:

“Ülke yangın yerine dönmüşken, millet zam-zulüm altında inlerken zoom konuşmayı doğru bulmayız. Partimizin kongreler süreci hızla ilerlerken, partimizin geleneklerine uymayan, hiyerarşisini dikkate almayan, etik olmayan toplantıları doğru bulmayız.

Yarışmaya evet diyoruz ama bu süreçte partimizin yıpratılmasını da doğru bulmuyoruz. Partimizin Genel Başkan’ı ve Merkez Yönetim Kurulu yüz yıllık Cumhuriyet Halk Partisi’ni limana hasarsız yanaştırmaya kararlıdır. Bunu da yapacaktır.

Bir de ‘Genel Merkez’in haber var mıydı’ şeklinde bir soru vardı. Hayır haberimiz yoktu.”

Paylaşın

İmamoğlu Ve Ekibinin Toplantısı Sızdı: Kılıçdaroğlu Önceden Öğrenmiş

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun CHP’li bazı kurmaylarla çevrimiçi yaptığı toplantı kaydının sızdırılması sonrası gözler CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrilmişken, Kılıçdaroğlu’nun toplantıdan aynı gün haberdar olduğu ortaya çıktı.

Diken’den Altan Sancar’ın haberine göre dört gün önceki toplantıdan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aynı gün haberi oldu. Parti meclisinin imza toplanarak olağanüstü toplantıya çağrılacağını öğrenen Kılıçdaroğlu, bu pazar parti meclisini toplama kararı aldı.

Cumartesi Ankara’da yapılacak belediye başkanları toplantısı sonrası, CHP’nin parti meclisi için toplantı kararı alındı. Normal şartlarda pazartesi toplanan CHP Merkez Yürütme Kurulu da bugün bir kez daha toplanma kararı aldı. Toplantı kararı videonun sızmasından üç saat önce basına bildirildi.

Ne olmuştu?

CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu öncülüğünde yapıldığı anlaşılan ve partiyi olağanüstü kurultaya götürme konusunun görüşüldüğü online toplantının görüntüleri internete sızdırıldı.

Engin Altay, Gökhan Günaydın, Tekin Bingöl, Onursal Adıgüzel ve Bülent Teczan gibi üst düzey CHP’li isimlerin katıldığı kapalı devre toplantıda Parti Meclisi’ni toplantıya çağırmak için imza toplama ve olağanüstü kurultayın yapılmasıyla ilgili konular konuşuluyor.

Toplantının başında görüşmenin ana çerçevesini anlatan İmamoğlu, “Parti Meclisi süreciyle ilgili bir zemin oluşturmaya dönük bir kararlılık göstermiştik…İkincisi yine bu özellik ile alternatif bir olağanüstü kurultay süreci olabilir mi olgunlaşabilir mi buna dair bir zemin var mı? Elimizdeki veriler üzerinden bir heyet konuşulmuştu. O konuda da katkısı olacak olan burada olan ve olmayan arkadaşların da katkılarıyla birlikte bir çalışma, bir öngörü zemini oluşacaktı. Bu konuda da bir çalışma sürdürüldü diye biliyorum” ifadelerini kullandı.

Online toplantıya katılan CHP’liler Parti Meclisi’nin toplanması için kaç imza gerektiği ve kimlerin imza verdiğini veya vereceğini tartışıyor. Konuşmalardan Parti Meclisi’nde görevden alınan il ve ilçe başlanlarının itirazlarının görüşülmesinin hedeflendiği anlaşılıyor. Genel Başkan katılmadığı takdirde söz konusu Parti Meclisi toplantısının yapılamama ihtimalini de değerlendiren CHP’liler, buna karşı alınabilecek tedbirleri de tartışıyor.

Gerekli imzalar toplandıktan sonra Parti Meclisi’nin toplanması için dilekçeyi genel merkeze kimin sunacağının da tartışıldığı görüşmede söz alan Bülent Tezcan, “Bu dilekçenin verilmesini çok özel bir törene dönüştürmemek lazım. İlerde olur da başka bir dilekçe verilecek olursa olağanüstü kurultay istemeyle ilgili falan, onun özel bir durumu vardır ama bunun basına geçilmesi yeterlidir” ifadelerini kullanıyor.

14 dakikalık videonun sonunda gerekli imzalara pazartesi gününe kadar ulaşılacağı, bunun ardından dilekçenin gecikmeden genel merkeze sunulması gerektiği konuşuluyor.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu’ndan Sızdırılan Videoya İlişkin İlk Açıklama: Araştıracağız

CHP’li bazı kurmaylarla çevrimiçi yaptığı toplantı kaydının sızdırılması hakkında açıklama yapan İBB Başkanı İmamoğlu, “Partinin mevzuları partililerle konuşulur. Partinin yöneticileriyle parti meclisi üyeleriyle konuşulur. Eski yeni milletvekilleriyle konuşulur ilçe başkanlarıyla konuşulur. Bundan daha doğal bir şey yoktur” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu ve benzeri 200e yakın toplantımız olmuştur diyebilirim seçimden bu yana. Bugün bile buna benzer toplantımız var. Gizli bir bilgi yok. Sızdırılmasını araştıracağız bunu seven kimler var parti içinden mi dışından mı? Kalbimizde ne varsa aile meselesi gibi konuşmaya devam edeceğiz, oradan sağlıklı karar çıkması için de yapılan her işlemi takip edeceğiz.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri’nin (İETT) ‘125 Yeni Otobüs Temini Sözleşme Töreni’nde konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kendisi ile CHP’li bazı kurmayların çevrimiçi yaptıkları toplantı kaydının sızdırılması hakkında açıklama yaptı.

İmamoğlu şöyle konuştu: “Partinin mevzuları partililerle konuşulur. Partinin yöneticileriyle parti meclisi üyeleriyle konuşulur. Eski yeni milletvekilleriyle konuşulur ilçe başkanlarıyla konuşulur. Bundan daha doğal bir şey yoktur. Bu ve benzeri 200e yakın toplantımız olmuştur diyebilirim seçimden bu yana.

Bugün bile buna benzer toplantımız var. Gizli bir bilgi yok. Sızdırılmasını araştıracağız bunu seven kimler var parti içinden mi dışından mı? Kalbimizde ne varsa aile meselesi gibi konuşmaya devam edeceğiz, oradan sağlıklı karar çıkması için de yapılan her işlemi takip edeceğiz”

Ne olmuştu?

CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu öncülüğünde yapıldığı anlaşılan ve partiyi olağanüstü kurultaya götürme konusunun görüşüldüğü online toplantının görüntüleri internete sızdırıldı.

Engin Altay, Gökhan Günaydın, Tekin Bingöl, Onursal Adıgüzel ve Bülent Teczan gibi üst düzey CHP’li isimlerin katıldığı kapalı devre toplantıda Parti Meclisi’ni toplantıya çağırmak için imza toplama ve olağanüstü kurultayın yapılmasıyla ilgili konular konuşuluyor.

Toplantının başında görüşmenin ana çerçevesini anlatan İmamoğlu, “Parti Meclisi süreciyle ilgili bir zemin oluşturmaya dönük bir kararlılık göstermiştik…İkincisi yine bu özellik ile alternatif bir olağanüstü kurultay süreci olabilir mi olgunlaşabilir mi buna dair bir zemin var mı? Elimizdeki veriler üzerinden bir heyet konuşulmuştu. O konuda da katkısı olacak olan burada olan ve olmayan arkadaşların da katkılarıyla birlikte bir çalışma, bir öngörü zemini oluşacaktı. Bu konuda da bir çalışma sürdürüldü diye biliyorum” ifadelerini kullandı.

Online toplantıya katılan CHP’liler Parti Meclisi’nin toplanması için kaç imza gerektiği ve kimlerin imza verdiğini veya vereceğini tartışıyor. Konuşmalardan Parti Meclisi’nde görevden alınan il ve ilçe başlanlarının itirazlarının görüşülmesinin hedeflendiği anlaşılıyor. Genel Başkan katılmadığı takdirde söz konusu Parti Meclisi toplantısının yapılamama ihtimalini de değerlendiren CHP’liler, buna karşı alınabilecek tedbirleri de tartışıyor.

Gerekli imzalar toplandıktan sonra Parti Meclisi’nin toplanması için dilekçeyi genel merkeze kimin sunacağının da tartışıldığı görüşmede söz alan Bülent Tezcan, “Bu dilekçenin verilmesini çok özel bir törene dönüştürmemek lazım. İlerde olur da başka bir dilekçe verilecek olursa olağanüstü kurultay istemeyle ilgili falan, onun özel bir durumu vardır ama bunun basına geçilmesi yeterlidir” ifadelerini kullanıyor.

14 dakikalık videonun sonunda gerekli imzalara pazartesi gününe kadar ulaşılacağı, bunun ardından dilekçenin gecikmeden genel merkeze sunulması gerektiği konuşuluyor.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu Ve Ekibinin “Değişim” Toplantısı İnternete Sızdı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bazı üst düzey Cumhuriyet Halk Partili (CHP) yöneticilerle yaptığı online toplantının internete sızdı. Engin Altay, Gökhan Günaydın, Tekin Bingöl, Onursal Adıgüzel ve Bülent Teczan gibi üst düzey isimlerin katıldığı kapalı devre toplantıda Parti Meclisi’ni toplantıya çağırmak için imza toplama ve olağanüstü kurultayın yapılmasıyla ilgili konular konuşuluyor.

Toplantının başında görüşmenin ana çerçevesini anlatan İmamoğlu, “Parti Meclisi süreciyle ilgili bir zemin oluşturmaya dönük bir kararlılık göstermiştik…İkincisi yine bu özellik ile alternatif bir olağanüstü kurultay süreci olabilir mi olgunlaşabilir mi buna dair bir zemin var mı? Elimizdeki veriler üzerinden bir heyet konuşulmuştu. O konuda da katkısı olacak olan burada olan ve olmayan arkadaşların da katkılarıyla birlikte bir çalışma, bir öngörü zemini oluşacaktı. Bu konuda da bir çalışma sürdürüldü diye biliyorum” diye konuşuyor.

Online toplantıya katılan CHP’liler Parti Meclisi’nin toplanması için kaç imza gerektiği ve kimlerin imza verdiğini veya vereceğini tartışıyor. Konuşmalardan Parti Meclisi’nde görevden alınan il ve ilçe başlanlarının itirazlarının görüşülmesinin hedeflendiği anlaşılıyor. Genel Başkan katılmadığı takdirde söz konusu Parti Meclisi toplantısının yapılamama ihtimalini de değerlendiren CHP’liler, buna karşı alınabilecek tedbirleri de tartışıyor.

Gerekli imzalar toplandıktan sonra Parti Meclisi’nin toplanması için dilekçeyi genel merkeze kimin sunacağının da tartışıldığı görüşmede söz alan Bülent Tezcan, “Bu dilekçenin verilmesini çok özel bir törene dönüştürmemek lazım. İlerde olur da başka bir dilekçe verilecek olursa olağanüstü kurultay istemeyle ilgili falan, onun özel bir durumu vardır ama bunun basına geçilmesi yeterlidir” ifadelerini kullanıyor.

14 dakikalık videonun sonunda gerekli imzalara pazartesi gününe kadar ulaşılacağı, bunun ardından dilekçenin gecikmeden genel merkeze sunulması gerektiği konuşuluyor.

Söz konusu videoda konuşulanlar ise şöyle:

Ekrem İmamoğlu: Birkaç hususta ilk planlamamızı yapmıştık aslında. Hem bu parti meclisi süreci ile ilgili bir zemin oluşturmaya dönük bir kararlılık göstermiştik. Bunun da özellikle örgütün görevden alma sürecine dair bir hazırlık olacaktı. Bu konuda en son Gökhan Bey bir süreç başlattı. İkincisi, yine bu özellikle alternatif bir olağanüstü bir kurultay süreci olabilir mi, olgunlaşabilir mi, buna dair bir zemin var mı, elimizdeki veriler üzerinden bir heyet konuşulmuştu. O konuda da katkısı olacak olan, burada olan ve olmayan arkadaşların da katkılarıyla birlikte bir çalışma bir öngörü zemini oluşacaktı. O konuda da bir çalışma sürdürüldü diye biliyorum. Bir de malum aslında Selin Hanım zaten Amerika’dan gelir gelmez içine eklenecek olan bir çalışma yapılacaktı. Biz de onu yürütüyoruz aslında ve bugün de öyle bir toplantının içinde şu anda Selin Hanım. Böyle bir aşamaları var…

İsterseniz bu PM’den başlayalım, sonra olağanüstü kurultay zemini ya da ihtimali, alternatifi nasıl bir bakış diye devam edelim. Selin Hanım katıldığında biraz içerik detayına girebiliriz. Ardından da önümüzdeki günlere dair, hem mahalle seçimleri nasıl bir akışla gidiyor… Sonrasındaki genel kurullara, kongrelere dair var mı ön tespiti olan… Biraz da ona bakmak lazım. Nasıl bir zemin yürüyor diye tartışalım. Bu şekilde sonlandıralım. yani uygun görürseniz de böyle yaklaşık bir saat gibi bir süre koyarsak toplantımıza, makul bir zeminde toparlarız diye düşünüyorum. Önce Gökhan bey, PM işi galiba sizin tarafta yürüyordu? Değil mi yanlış mı biliyorum?

Gökhan Günaydın: Şöyle söyleyeyim, bir bilgi sunayım ben o konuda. Bülent Bey de burada… Kendisi sağolsun bir metin hazırladı ve metin hazırladıktan sonra da çeşitli imzaları… onun da aldığı imzalar var benim de aldığım imzalar var. Şu andan itibaren durum şudur, 7 kişi imzaladı.

Sayıyorum izninizle, Bülent Tezcan , Gökhan Zeybek, Tekin Bingöl, Hasan Baltacı, Umut Akdoğan, Hakan Uyanık ve Erbil Aydınlık. Biraz evvel ben metni bir zarf içerisinde Selin Hanım’a gönderdim. Selin Hanım da imzalamış olacak…

Böylece 8 imza olacak. Bu akşam 20’de bizim İstanbul içine yönelik bir toplantımız var. Orada Onursal Adıgüzel, Sevgi Kılıç, Pınar Uzun ve Turan Aydoğan da imzalamış olacaklar. Geriye Muharrem Bey, Hakkı Süha Okay Bey ve Yaşar Selman Hanım kalacak. Ben yarın sabah bir arabayla erkenden uygun görürse Çanakkale’ye Muharrem Bey’e göndereceğim imzayı… Oradan galiba Burhaniye’deymiş şey.. Bizim Yaşar Hanım. Yaşar Hanım imzalayacak. Oradan da Bodrum’a geçecek ve Hakkı Abi imzalayacak. Böylece imza sayısı pazartesi akşam itibarıyla on beşe ulaşacak.

Engin Altay: Bir şey söyleyeyim mi… Bence tüzüğün öngördüğünden bir fazla bile olmasın. 15 şey yapar… İşte ‘hepsi 15’ algısı oluşur.

G. Günaydın: Ya şöyle bunu tartıştık. Bunu tartıştık şöyle, bizim Hakkı Abi’nin önerisidir bu. Ben imza atanların hiçbirisinin geri çekeceğini düşünmüyorum ancak, dedi ki ‘insanlık halidir lastik patlar, şoför atlar’…

E. İmamoğlu: Şu katılımcı kim acaba?

G. Günaydın: 2-3 fazla yazmak iyi olur dedi. Zaten bir hafta içerisinde toplayacakları için sayımızın ne olduğunu görecekler yani… Ben 15-16’nın bu düşünce temelinde Engin (Altay) Başkanım..

E. Altay: Hayır Bodrum’a kadar araba göndermeye gerek yok onu diyorum aynı zamanda. Dinliyorum.

G. Günaydın: Ya ben hatta ilave bir şey daha söyleyeceğim. Özgür (Özel) Başkanım da burada… Eğer uygun görürseniz Veli Ağbaba ya da Murat Emir’den birinin de imzasını alalım buraya.

Muharrem Erkek: Evet. İyi olur.

G. Günaydın: Böylece 16 sayısı ile veririz. şöyle bir düşünce var. Bülent bey kendisi de ifade eder: eğer genel başkan toplantıya katılmaz ve başkanlık etmez ise. PM bu çerçevede toplanamayabilir iddiası var. Geçmişte de böyle şeyler olmuştu. Biz bu takdirde bu 16 sayısını ise 32-33 yapıp PM listesini tekrarlayabiliriz diye düşünüyorum. Bu alanda benim söyleyeceklerim bundan ibaret.

Tekin Bingöl: Söz alabilir miyim? (el kaldırarak)

E. İmamoğlu: Tabii Tekin Bey. Buyrun başlayın.

Tekin Bingöl: Ben de bir iki ekleme yapayım. Bu ikazlarla ilgili şu ana kadar benim tespit edebildiğim, ettiğim sayı şu: Muş, Ağrı, Hakkari ve Mardin posta yoluyla, iadeli taahhütlü posta yoluyla cuma günü Genel Merkez’e gönderdiler ama henüz Genel Merkez’e ulaşmış bir şey yok diye biliyorum. Çünkü postada öyle bir iki gün hafta sonu da araya girdi. Van İl Başkanı Seracettin (Burhanoğlu), Muş İl Başkanı’na ‘imza atmayı düşünmüyorum’ demiş ama dün tekrar görüşüldü. Pazartesi o da itiraz dilekçesini gönderecek…

Hatta şunu söyledim: ‘Eğer göndermedi.. şey yapacaksa kargo yoluyla göndersin. Kargo daha erken sürede Genel Merkez’e ulaşır Yurtiçi Kargo falan..’ diye ilçelerin durumunu… Görevden alınan ilçelerin durumunu… İstifalarının olup olmadığını bilmiyorum.

G. Günaydın: Onları da ben söyleyeyim izninizle… Beykoz gönderdi. Şeyin… Hatay’ın Samandağ dahil görevden almışlardı fakat Refik’in şiddetli itirazları karşısında Samandağ’ı görevden almadılar. Geriye kalan tüm Hatay ilçeleri itirazlarını Genel Merkez’e iletti. bende de var zaten bunlar.

T. Bingöl: Evet şimdi tabii o zaman yani muhtemeldir ki Van’ın da itirazıyla birlikte, bu çarşamba günü tamamlanacaktır. Genel Merkez’de (İmamoğlu’nun bu bilgiyi not aldığı görülüyor.) Biz bu bilgiyi alır almaz o direkt şeyi süratle Genel Merkez’e sunarız. Burada tabii bir de az Gökhan Bey’in söylediği bir konu var: “Genel Başkan katılmaz ise…” Bu yaşandı. Hatırlarsanız 2010’da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın… Gökhan Bey ile biz o zaman MYK’daydık. Bir iddia… Kesinlikle ‘katılmazsa bile, vekaleten o toplantı yapılır’ deniyordu ama Genel Başkan gelmeyince o toplantı gerçekleştirilemedi ve toplantı yapılmadan dağıldı.

Şimdi bu da bir önümüzde durmalı. Eğer bu girişimi yapacaksak. dediğiniz gibi ona yönelik bir tedbir de alınmalı. Yoksa yani boşa bir atış bizi zor durumda sokar diye düşünüyorum.

G. Günaydın: İzin verir misiniz burada çok küçücük bir şey söyleyeyim. Evet, Genel Başkan bunu 2010’da yaptığı için, 2023’te bunu hatırlayacaktır ya da 2010’da ona bunu söyleyenler 2023’te de bunu söyleyeceklerdir. Ancak, PM’nin 16 üyesinin çağrısına gelmeyen genel başkan’ın hemen ertesi gün ya da birkaç gün içerisinde 33 üyenin de çağrısıyla yapılan bir PM toplantısına gelmemesi onu siyaseten hani belli bir noktaya koyar. Önce bunu ifade etmek isterim. İkincisi de bir önceki konuşmada eklemeyi ihmal ettiğim önemli bir konu var.  Engin Bey (Özkoç) ile ben görüştüm. Cuma günüydü, galiba öyleydi… Bu bilgiyi, aldığım bilgiyi kullanacağımı kendisine de söylediğim için burada aktarıyorum.

E. Altay: Engin Özkoç…

E. İmamoğlu: Özkoç, Özkoç…

G. Günaydın: Efendim? Evet Özkoç… Pazartesi günü saat 14’te MYK toplantısı var oraya muhtemelen Diyarbakır, Urfa ve Rize Ardeşen’i de getireceklermiş… Dolayısıyla biz çarşamba günü bu dilekçeyi verebiliriz. Bülent Bey’in bir orada tecrübesiyle yazdığı (gülerek) torba madde var. İsterseniz siz kendiniz açıklayın. Ben bir şey söylemiş olmayayım Bülent Bey.

B. Tezcan: (Gülerek) Estağfurullah estağfurullah… Devam edin bir mahsuru yok.

G. Günaydın: Orada Bülent Bey hem itiraz edilenleri yazdı ismen hem de arkaya koyduğu bir maddeyle ‘daha sonra itiraz edileceklerin de durumunun görüşülmesi’ diye bir torba madde koydu. Dolayısıyla toplantı günü itibarıyla kimin itirazı ulaşmış olursa hepsi görüşülecek. Bir de şu ifade ediliyor. Bunu Hakkı abi söyledi. Onu da söyleyebilirm. ‘Bazısı 32-33’te kalabilir ama bazısı 40’ı bulabilir’ diyor. Şeyin… Hani… Görevden alınan il-ilçenin durumuna göre bu da kritik bir bilgi bana göre. Sizlerle paylaşmış olayım.

E. İmamoğlu: O zaman PM süreci aslında şu anda ayarında dengede gidiyor. Muhtemelen Tekin Başkan’ın ifade ettiği ‘mektup’ sürecine dayalı olarak çarşamba günü bir aksiyona dönüşecek ya da maksimum perşembe diyelim buna.

G. Günaydın: Bir de bunu izin verirseniz… Çarşamba-Perşembe kimin teslim edeceğini de konuşmuş olalım eğer uygun görürseniz. Bu kritik bir durum doğal olarak.

E. İmamoğlu: İmza sahiplerinden biri olacaktır herhalde…

G. Günaydın: Kuşkusuz öyle olmalı…

E. İmamoğlu: Ankara’da olan kim var arkadaşlarımızdan ya da nasıl yapabiliriz.

T. Bingöl: Başkanım bunu şöyle yapalım mı… Biz bu dilekçeye imza atan arkadaşlar kendi aramızda değerlendiririz.

E. İmamoğlu: Tamam.

T. Bingöl: Çarşamba günü müsait olan bir ya da iki arkadaş götürür verir.

E. İmamoğlu: Ne güzel olur.

B. Tezcan: Evet evet.

E. İmamoğlu: Yani bence tereddüt içermeyen bir durum zaten…

B. Tezcan: Bir de bir de… Evet evet… Tekin Başkan’ın önerisi uygun. Bir de benim düşüncem şu: Yani bu dilekçenin verilmesini çok özel bir törene dönüştürmemek lazım. Önemli olan kayda girip kayıt numarasını almak. Bundan sonra ilerde olur da başka bir dilekçe verecek olursa olağanüstü kurultay istemeyle ilgili…. Onların özel önemi vardır ama bunun basına geçilmesi yeterlidir. Basına verildikten sonra… Yani bence biraz o çerçevede bakalım diye düşünüyorum.

G. Günaydın: Yani “Verildikten sonra basına geçilmelidir” diyorsun ve “Bizim tarafımızdan geçilmelidir” diyorsun.

B. Tezcan: E tabii geçilmeli yani ben öyle düşünüyorum. Bilmiyorum arkadaşlar ne der ama…

G. Günaydın: Ben de aynı fikirdeyim hatta…

B. Tezcan: İletişimini yapmadığımız hiçbir işin kıymeti yok.

T. Bingöl: Ya zaten o dilekçe Genel Merkez’e verildiği andan itibaren o deşifre olur. Yani onun gizlisi saklısı kalmayacaktır. Onu zaten basın dilekçeye imza atanlar üzerinden değerlendirme alacaklardır. Yani önemli bir an önce o dilekçelerin Genel Merkez’e gelmesi… Genel Merkez’e geldikten sonra da biz zaten elimizde bugün Gökhan Bey’in verdiği bilgiye göre en geç pazartesi günü bu sayı tamamlanmış olacak. Elimizde hazır olacak. Zamanlamayı ayarlayıp verilir.

E. Altay: Tekin Bey senin zaten basına vermiş olduğun… ‘Bir an önce  görüşülmeli’ diye… Değil mi öyle hatırlıyorum.

T. Bingöl: Evet evet. Ben bunun yanlış olduğunu özellikle şeyden önce bu tür…

Paylaşın

Yerel Seçimler: Akşener’den “CHP İle Olası İttifak” mesajı

İYİ Parti, 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlerde, 2019’dan farklı olarak “büyükşehir belediyelerini” hedefliyor. Bu nedenle İYİ Parti’nin CHP ile yerel seçimler öncesi yapacağı ittifakın ‘tümüyle CHP’nin tutumuna bağlı olduğunun’” altı çiziliyor.

İYİ Parti, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile ittifak yapılması halinde başta Ankara, Adana, Mersin, Manisa, Konya, Balıkesir, Antalya gibi iller olmak üzere bu kez “CHP’nin fedakârlık yapması gerektiği” belirtiliyor.

İYİ Parti Lideri Akşener’in, 2024 yerel seçimlerinde önceliğinin “kendi partisinin adaylarıyla yerel seçime girmek” olduğunu ifade ettiği ileri sürüldü.

İYİ Parti Başkanlık Divanı önceki gün genel başkan Meral Akşener başkanlığında toplandı. Toplantının ana gündem maddesini Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler oluşturdu. İYİ Parti’nin, Mart 2024’te öngörülen yerel seçimlerde CHP ile ittifak yapabileceği gündeme gelmişti.

Ancak toplantıda Akşener’in partililere, “partisince bu kez tekil siyaset yapmak istediğini ilettiği” ifade edildi. Akşener’in, 2024 yerel seçimlerinde önceliğinin “kendi partisinin adaylarıyla yerel seçime girmek” olduğunu ifade ettiği ileri sürüldü.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre, partililerin de Akşener’in “müstakil siyaset anlayışına destek verdiği” ifade edildi.

Kurmayların Akşener’e, “Seçim sonrasında parti tabanında bir küskünlük oluştu. CHP ile 2024’te yapılacak yerel seçimlerdeki bir ittifak için önce parti tabanının ikna edilmesi lazım ki bunun için de önceliğin İYİ Parti olması gerekir. Çünkü Türkiye’de seçmen artık AKP ile CHP arasına sıkışmaktan bıktı.

Millet tahterevalli siyasetinden de bıktı. Tahterevallinin bir yanında AKP, diğer yanında ise CHP var. İYİ Parti ise her iki parti arasına sıkışan seçmenin tercihi olabilecek bir parti. Çünkü İYİ Parti’nin kapısı kendisini Atatürkçü, laik ya da ulusalcı seçmene de açık, milliyetçi, muhafazakâr seçmene de açık” dediği iddia edildi.

İYİ Parti’de hedef büyükşehirler

Öte yandan İYİ Parti, 2024 seçimlerinde, 2019’dan farklı olarak “büyükşehir belediyelerini” hedefliyor. Bu nedenle İYİ Parti’nin CHP ile yerel seçimler öncesi yapacağı ittifakın ‘tümüyle CHP’nin tutumuna bağlı olduğunun’” altı çiziliyor.

İYİ Parti, CHP ile ittifak yapılması halinde başta Ankara, Adana, Mersin, Manisa, Konya, Balıkesir, Antalya gibi iller olmak üzere bu kez “CHP’nin fedakârlık yapması gerektiği” belirtiliyor.

Ancak partide, “CHP’nin İYİ Parti’yi, kendisinin ardında saklanan bir parti gibi görmesi ve göstermesi durumunda” 2024’te Akşener’in, “CHP ile ittifaka yanaşmayacağı” kaydediliyor. Akşener’in, bu kez yerel seçimlerde “CHP’ye karşı elini güçlü tutmayı amaçladığı” da kaydediliyor.

Paylaşın

Türkiye’nin Yarısı Bankalara Borçlu: Vatandaş Borcu Borçla Kapatıyor

CHP Milletvekili Burhanettin Bulut, “Neredeyse Türkiye’nin yarısı bankalara borçlu. Borç dağları aştı. Geliri giderine yetmeyen vatandaş çareyi bankalardan kredi çekmekte buluyor. Ancak maaşı enflasyonla birlikte eridiğinden borçlarını ödeyemiyor” dedi ve ekledi:

“İktidar bozulan ekonominin yükünü, bütçe açıklarını vatandaşın sırtına yükledi. Zamlarla, ÖTV ve KDV artışlarıyla halkın üzerine kabus gibi çöktü. İktidarın art arda yaptığı fahiş zamlar zaten zor durumda olan vatandaşı daha da sıkıntıya sokacak. Önümüzdeki aylarda borçlar katlanacak, icra dairelerine dosya yağacak.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, son beş yılda bankalar tarafından kredi kartı ve/veya bireysel kredi borcu yüzünden bankalar tarafından icra takibine alınan vatandaşların sayısının 3 milyon 840 bin kişiyi geçtiğini söyledi.

Bulut, Mayıs 2023 sonu itibariyle bankalar borcunu ödeyemeyen 2 milyon 398 bin kişiyi, varlık yönetim şirketleri de 2 milyon 29 bin kişiyi icra takibinde tutmaya devam etiğini bilirdi.

38 milyon 565 bin vatandaşın bankalara ve finansman şirketlerine bireysel kredi borcu bulunduğuna dikkat çeken Bulut, bankalara kredi kartı borcu bulunanların sayısının 37 milyon 892 kişi olduğunu, 27 milyon 873 bin kişinin de kredili mevduat hesabı bulunduğunu belirtti.

Vatandaşların bankalara ve tüketici finansman şirketlerine olan bireysel kredi ile kredi kartları borçlarının 2 trilyon 228 milyar liraya kadar yükseldiğini dikkat çeken Bulut, “Yıl başından bu yana tüketici kredileri 310 milyar lira artarak 1 trilyon 430 milyar liraya, kredi kartı borçları ise 343,7 milyar lira büyüyerek 798 milyar liraya kadar çıktı” dedi.

“Vatandaş çareyi bankalardan kredi çekmekte buluyor”

Seçim sonrası zam yağmuruyla birlikte kara listeye alınan vatandaşların sayısının daha da artacağına işaret eden Bulut, “Neredeyse Türkiye’nin yarısı bankalara borçlu. Borç dağları aştı. Geliri giderine yetmeyen vatandaş çareyi bankalardan kredi çekmekte buluyor. Ancak maaşı enflasyonla birlikte eridiğinden borçlarını ödeyemiyor.

İktidar bozulan ekonominin yükünü, bütçe açıklarını vatandaşın sırtına yükledi. Zamlarla, ÖTV ve KDV artışlarıyla halkın üzerine kabus gibi çöktü. İktidarın art arda yaptığı fahiş zamlar zaten zor durumda olan vatandaşı daha da sıkıntıya sokacak. Önümüzdeki aylarda borçlar katlanacak, icra dairelerine dosya yağacak” dedi.

Paylaşın

CHP Ve İYİ Parti Yeni İttifak İçin Nabız Yokluyor

31 Mart 2024 tarihinde yapılması beklenen yerel seçimler yaklaştıkça Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti arasında yapılabilecek yeni ittifak için taraflar nabız yokluyor.

İYİ Parti kurmayları, Adana, Mersin, Manisa gibi büyükşehirlerin de aralarında bulunduğu bazı illerde kendi adaylarının desteklenmesini istiyor. CHP’de ise “Adana ve Mersin gibi şehirleri verebiliriz” görüşü dile getiriliyor.

İki parti arasında yerel seçimlere yönelik ilk temas, CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın ve İYİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Akburak arasında oldu. Kılıçdaroğlu da yerel seçimlerden sonra Akşener ile ilk kez geçen günlerde bir araya geldi. Görüşmede ise gündemin “yerel seçimler” olduğu belirtildi.

İktidar, 2024’teki yerel seçimler için 1994’teki seçimlerde yaşanan bölünmeyi anımsatsa da muhalefet, ittifakı “olası” görüyor. CHP ve İYİ Parti’de “İttifak muhtemelen olacak” görüşü, iki partinin de kulislerinde konuşuluyor. İYİ Parti, daha çok sayıda büyükşehirde İYİ Parti’nin adayıyla seçime gidilmesini isterken yaşanan tartışmaların “İYİ Parti’nin elini güçlendireceği” yorumu yapılıyor. CHP’de ise “Adana ve Mersin gibi şehirleri verebiliriz” görüşü dile getiriliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı’nda yaptığı açıklamayla 2024’te gerçekleştirilecek yerel seçimler için 1994’teki yerel seçimlere işaret etti ve “1994 gibi milat olacağını” söyledi. Erdoğan’ın bu açıklaması üzerinden “muhalefetin çok parçalı yapısından faydalanacağı” yorumları yapıldı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in olağan kurultaydaki açıklamasında CHP’ye yönelik eleştirilerde bulunması ve “İnsafınız kurusun. Neymiş? İstanbul, HDP sayesinde kazanılmış. Haydi o zaman bundan sonra size hayatta başarılar diliyorum” ifadelerini kullanması, “ittifakın bittiği” şeklinde değerlendirildi.

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın haberine göre; Bu açıklamadan sonra iki parti arasında yerel seçimlere yönelik ilk temas, CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın ve İYİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burak Akburak arasında oldu. Kılıçdaroğlu da yerel seçimlerden sonra Akşener ile ilk kez geçen günlerde bir araya geldi. Görüşmede ise gündemin “yerel seçimler” olduğu belirtildi.

‘İyi Parti’ye verebiliriz’

İki partide de yerel seçimler yönelik “olumlu hava” esiyor. Parti kurmayları da bu yönde mesajlar veriyor. İYİ Parti’nin 2019’daki ittifakın aksine bir ittifakın kurulması için daha fazla büyükşehirin İYİ Parti’ye bırakılmasını istediği biliniyor. 2019’da bu yönde tabandan eleştiri aldığını belirten partililer, Akşener’in çıkışıyla bu yönde “elini kuvvetlendirmek istediğini, ittifak teklifinin bu kez CHP’den gelmesi gerektiğini” belirtiyor. Aralarında Adana, Mersin, Manisa gibi büyükşehirlerin de bulunduğu illerde İYİ Parti’nin adayının desteklenmesi isteniyor. İYİ Parti kurmayları ise ittifakı “muhtemel” görüyor.

CHP kulislerinde de benzer düşünce hâkim durumda. Parti kurmayları, “İttifak muhtemelen olacak” değerlendirmesini yapıyor. Bazı büyükşehirlerin bu kez İYİ Parti’ye bırakılabileceği kaydedilirken “Adana ve Mersin gibi büyükşehirleri İYİ Parti’ye verebiliriz” görüşü dile getiriliyor.

Paylaşın