CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Ahdim Var Bu Ülkeyi Barıştıracağım

“Helalleşme Buluşması” kapsamında 28 Şubat mağdurlarıyla bir araya gelen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada, 28 Şubat ile Sivas, Maraş ve Roboski katliamlarına ilişkin de ‘helalleşme’ vurgusunda bulundu.

Haber Merkezi / Kemal Kılıçdaroğlu, açıklamasında, “Türkiye’ye bir miras bırakmak istiyorum. Barışmış bir millet, benim en büyük başarım olacak inşallah” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Helalleşme Buluşması” kapsamında 28 Şubat mağdurlarıyla İstanbul’da bir araya geldi. Kılıçdaroğlu toplantıda şu konuşmayı yaptı:

“Birkaç ay önce helalleşme dedim. Hem şahsi hem ana muhalefet partisi lideri olarak kurumsal hem de yöneteceğimiz devlet adına konuştum.

Amacımız bu milleti barıştırmaktır. Bu milleti ayrıştıranlar, kavga ettirenler kendilerine saraylar yaptırdılar. Kavgada taraf olanlara ise sefalet ve perişanlık kaldı.

Ülke geçmişe takılıp kaldı. Ülkemiz zenginleşemiyor. Ülkemizin çocukları geleceği dışarıda arıyor. 700 bine yakın insan ülkeyi terk etti. Evlatlarımız niçin geleceğini dışarıda aradılar.

“Ben de 28 Şubat mağduruyum”

Hellalleşme çıkışı yaparken söylemiştim, bize sadece iktidar olmak yetmiyor. Bu yaştan sonra ne yapayım sarayı. Ben Türkiye’ye bir miras bırakmak istiyorum. Barışmış bir millet istiyorum ve bunu sağlayacağım.

Helalleşme gereği medyaya haber vermeden çok sayıda ziyaret yaptım. Kalbi kırılmış insanlarla buluştum.

Bugün ağırlıklı olarak 28 Şubat mağdurlarıyla beraberiz. Bu kardeşiniz de 28 Şubat’ta mağdur olanlardan. Fişlendim, dava açtım, hakkımı aradım.

“Yaralarımız hâlâ açık”

28 Şubat mağdurlarıyla barışmak zorundayız, helaleşeceğiz. 28 Şubatçıların açtığı yaraları kapatacağız. İkna odalarına sokulan başı kapalı kızlarımızla helalleşeceğiz. Roboski’yle helalleşeceğiz. Sivas, Maraş mağdurlarıyla helalleşeceğiz. Diyarbakır hapishanesi mahkumlarıyla helalleşeceğiz. Ahmet Kaya ile helalleşeceğiz. Bir solcu, ülkücü diyerek katledilen gençlerin aileleriyle hellaleşeceğiz.

Yaralımızı sarmamız gerekiyor çünkü o yaralar hâlâ açık. Yüzleşmek, barışabilmek yolumuza devam edebilmek demektir. Ahdim var bu ülkeyi barıştıracağım. Sonra keyifle ülkemin gelişmesine bakacağım.

Uzatılan bu eli geri çevirmediğiniz için hepinize teşekkür ederim.”

Paylaşın

‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ İçin İmzalar Atılıyor

Altı muhalefet partisinin mutabakata vardığı Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ortak metninde imzalar Pazartesi günü törenle atılacak. Ankara Bilkent Otel’deki törende CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan bir araya gelecek.

Partilerin son hazırlıklarını tamamladığı törenin sunuculuğunu gazeteci Tuluhan Tekelioğlu yapacak. İmza törenine aralarında dernek, vakıf ve meslek örgütlerinin de olduğu 250’ye yakın sivil toplum kuruluşunun temsilcisinin de davet edildiği öğrenildi. Muhalefet partilerinin yetkililerinden alınan bilgiye göre davet gönderilen kurumlar arasında TÜSİAD, MÜSİAD, DİSK, Hak-İş, Türk-İş, İnsan Hakları Derneği, Mazlum-Der gibi kuruluşların yanı sıra 81 ilin baro başkanı, Türkiye Barolar Birliği ile kadın ve çevre alanında faaliyet yürüten dernekler de bulunuyor. Toplantıya parlamenter sistemle ilgili çalışma yürüten bazı akademisyenler de davet edildi.

Toplantı öncesinde muhalefet partilerinin siyasi temsilcileri de başlatılacak bu siyasi girişimle ilgili olarak DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün sorularını yanıtladı.

SP’li Kaya: Siyasetin karakterini değiştirecek adım

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, toplantıyı “Türkiye’de siyasetin karakterini değiştirecek bir adım” sözleriyle değerlendirdi. Kaya, “Yapacağımız bu toplantı, sadece bir sistemle ilgili mutabakattan ziyade siyasi tarihinin görmeye hasret olduğu tablonun topluma takdimi toplantısı” dedi.

Farklı siyasi akımları temsil eden partilerin bir masa etrafında buluşarak meseleleri tartışması sonucunda mutabakata çevirdiklerine  dikkat çeken Kaya, “Bu sürecin, siyasetin bundan sonraki gidişatını değiştireceğine inanıyorum” ifadesini kullandı. Toplantıya davet edilen sivil toplum kuruluşlarına da dikkat çeken Kaya, “Sivil toplumun sürece dahil edilmesi bundan sonra Meclis zemininde de önemli katkısı olacaktır. Toplantıya ayrıca parlamenter sistemle ilgili çalışma yapan akademisyenleri siyasi fikirlerine göre ayırmaksızın davet ettik” şeklinde konuştu.

DP’li Şahinalp: Yarının Türkiyesini inşa ediyoruz

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp de ortaya çıkan sonucun halkın yıllardır görmeyi arzu ettiği bir tablo olduğunu savundu.

“Türk siyasi tarihinde bir dönüm noktası olacağına inandığımız bir çalışmayı tamamladık” dilen Şahinalp, “yarının Türkiyesini inşa etmek için Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem metnini istişare ve tam bir uzlaşı ile gerçekleştirdiklerini kaydetti. Şahinalp, sözlerini “28 Şubat 2022 tarihinde 6 muhalefet partisinin genel başkanları tarafından imzalanarak hayata geçirilmesi taahhüt edilecek olan bu çalışmanın, ülkemize adalet, barış, refah ve huzur getirmesini diliyorum” şeklinde sürdürdü.

Gelecek Parti’nden Üstün: Büyük bir ayrışma yaşanıyordu

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün ise Türkiye’de son yıllarda büyük bir toplumsal ayrışma yaşandığına dikkat çekerek “Bu toplantının yapılmış olması bir defa ayrışmayı ortadan kaldıran, tekrar birlik beraberlik güveni tesis eden görüntü olacak” değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini “Bütün kötülüklerin anası, ucube bir sistem” diye niteleyen Üstün, “Ortak metin, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem vadediyor. O bakımdan altı liderin bir arada fotoğraf vermesi büyük bir uzlaşmanın sağlanması açısından çok önemli” ifadesini kullandı. Pazartesi günü tarihi bir fotoğraf verileceğini de kaydeden Üstün, “Avrupa’da bu tür fotoğraflar görüyoruz ancak Türkiye’de son yıllarda şahit olmadığımız bir kareydi. Maalesef böyle büyük uzlaşmalara hiç şahit değiliz. O yüzden bizim için çok anlamlı ve bizi çok heyecanlandırıyor” şeklinde konuştu.

DEVA Partisi’nden Yeneroğlu: Yargı bağımsızlığının tesisi için dönüm noktası 

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat metnini Türkiye’nin yıllardır görmeyi umut ettiği uzlaşı anlayışı içerisinde hazırladıklarını ifade eden DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, hem katılımcılığa ve uzlaşıya dayanan hazırlık süreci hem de kuvvetler ayrılığına dayanan bir hükümet sistemi yanında temel hakların güçlendirilmesi, kamu yönetiminin iyileştirilmesi, yargı bağımsızlığının tesis edilmesi gibi önemli meseleleri çözüme kavuşturan içeriğiyle çok önemli bir dönüm noktasıdır” açıklamasını yaptı.

Yasama, yürütme ve yargı organlarını parlamenter sistemin özüne uygun şekilde düzenlediklerini kaydeden Yeneroğlu, “Bunun yanında bu organları daha etkili kılabilmek için temsilde adaleti, katılımcılığı, yönetimde istikrarı, yargının tarafsız ve bağımsızlığını sağlamayı ve temel hak ve hürriyetleri etkili şekilde güvence altına alacak çok kapsamlı önerilere yer verdik” ifadesini kullandı.

Yeneroğlu, “Öngördüğümüz bu sistem ile devletin temel organlarının yanında düşüncelerin özgürce ifade edildiği, din ve vicdan özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, kadın haklarının, çocuk haklarının, çevre haklarının tam anlamıyla korunduğu özgür ve demokratik bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz” vaadinde bulundu.

Çalışmalar Ekim 2021’de başlamıştı

Altı muhalefet partisi, seçim sonrası parlamenter sisteme dönüşün yol haritasını belirlemek üzere 2021 yılının Ekim ayında TBMM çatısı altında çalışmalara başlamıştı. Söz konusu altı partinin genel başkan yardımcılarından oluşan ortak komisyon, her hafta düzenli olarak bir araya geldi ve beş ana başlıktan oluşan ortak taslak metni, bu yılın Ocak ayında tamamladı.

Giriş, Yasama, Yürütme, Yargı ve Demokratik Sistemin Temel Esasları olmak üzere beş ana başlıktan oluşan taslak metin, genel başkanlara sunulduktan sonra üzerinde anlaşmaya varıldı. Altı muhalefet partisinin lideri, 12 Şubat’ta Ankara Ahlatlıbel’de ilk kez bir araya gelerek ortak metin üzerindeki mutabakatı ilan etti.

Paylaşın

Parlamenter Sisteme Dönüş Çalışmasının Detayları Ortaya Çıktı

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, Demokrat Parti ve DEVA Partisi, pazartesi günü parlamenter sisteme dönüş çalışmasını kamuoyu ile paylaşacak. Ekim ayından bu yana hazırlığı devam eden metin 3 bölümden oluşuyor. İlk bölümde parlamenter sisteme dönüşün nedenleri anlatılacak.

Sputnik’ten Osman Nuri Cerit’in haberine göre; 6 partinin genel başkanlarının 28 Şubat’taki toplantısı, yaklaşık 700 davetlinin katılımıyla Ankara’daki Bilkent Otel’de düzenlenecek.

6 partinin genel başkanı 12 Şubat’ta Çankaya Belediyesi Ahlatlıbel Tesisleri’nde çalışma yemeğinde bir araya geldi. Yemekte, 6 partinin hazırlıklarını tamamladığı ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ çalışmasının son şekli görüşüldü. Sonrasında ortak bildirinin de yayımlandığı toplantıda, parti genel başkanları kendilerine sunulan 24 sayfalık taslağı, 28 Şubat Pazartesi günü düzenlenecek toplantı ile kamuoyuna açıklama kararı aldı. 28 Şubat’ın hazırlıkları için, metni kaleme alan genel başkan yardımcıları görevlendirildi.

Metni parti kurmayları okuyacak

Hazırlık komitesinin çalışmaları sonucunda toplantının Ankara’daki Bilkent Otel’de 13.30’da yapılmasına karar verildi. Toplantıda genel başkanların oturma düzeninin, partilerinin alfabetik sırasına göre yapılması kararlaştırılırken, parti genel başkanlarının imzalayacağı ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ metninin kurmaylar tarafından okunması üzerinde anlaşıldı.

Genel başkanların birer konuşma da yapacağı toplantıya, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de davet edildi. 700’e yakın davetlinin bulunacağı toplantıda, kitapçık haline getirilen metin katılımcılara da dağıtılacak.

Metin 24 sayfa

Partilerin üzerinde anlaştığı parlamenter sistem taslağı üç bölümden oluşacak. Giriş bölümünde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yaşananlar ve neden güçlendirilmiş parlamenter sisteme ihtiyaç olduğu özetlendi. İkinci bölümde güçlendirilmiş parlamenter sistemin ana esasları yer alıyor. İkinci bölümde yasama, yargı ve yürütme alanında yapılacak değişiklikler ele alınıyor. Bu başlıklar altında meclisin güçlendirilmesi planlanıyor.

Parlamenter sisteme yönelik partilerin hazırladıkları ortak metinin son bölümünde ise temel hak ve özgürlüklerle güncel düzenlemeler de yer alıyor. Bu kapsamda ele alınan düzenlemelerden biri kamu ihale kanunu. Yine kamuya alımlarda mülakat uygulamasına ilişkin başlıkta metinde yer alıyor.

Paylaşın

Tunç Soyer’den Cumhurbaşkanı Adaylığı Açıklaması

Cumhurbaşkanlığı tartışmalarına yönelik açıklamada bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “CHP içinden bir aday ismi önerilecekse, önceliğin Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na verilmesi uygun olur” dedi.

Cumhuriyet’ten Tuncay Mollaveisoğlu’na konuşan Soyer, cumhurbaşkanı adaylığı tartışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“‘Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?’ sorusu ülkenin gündeminde… Muhalefet partileri ‘isim için erken’ diyor. Siz ne düşünüyorsunuz?” sorusuna Soyer, “Ülkemizin yeniden demokratik bir zemine oturması, hak ve özgürlükler adına evrensel standartların hâkim kılınması, yargı bağımsızlığının güvence altına alınması ve çarşı-pazarı yangın yerine çeviren ekonomik çöküşe son verilmesi açısından Millet İttifakı’nın attığı adımları son derece önemli buluyorum. Ama bugünün meselesi adayın kim olacağı değil, sistemin nasıl kurulacağıdır. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun birleştirici tavrı ve öncülüğüyle altı lideri aynı masada toplayan kararlılık, elbette ilerleyen süreçte aday isminin belirlenmesi noktasına da ulaşacaktır” dedi.

İBB Başkanı Soyer, şöyle devam etti:

“Bu aşamadan sonra özellikle bizler gibi makamı gereği daha fazla sorumluluk sahibi olması gereken kişilerin gönlümüzden geçen isimleri zikrederek liderleri de zor durumda bırakmaması daha doğru olur. Zaten Millet İttifakı’nın dışında kalan unsurlar bu konuyu neredeyse her gün gündeme getirip ekranlara taşıyor. Ben bu tuzağa düşülmemesi gerektiği inancındayım.”

Tunç Soyer, “Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanı adaylığına nasıl bakıyorsunuz?” sorusuna şöyle yanıt verdi: Eğer CHP içinden bir aday ismi önerilecekse, önceliğin Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na verilmesi uygun olur.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Türkiye, Montrö’ye Sadık Kalmalı

Rusya’nın Donbass’a yönelik askeri operasyonunu değerlendiren CHP Lderi Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin güvenliği açısından Montrö Boğazlar Sözleşmesi çok önemlidir. Birilerinin telkiniyle de Montrö Anlaşması farklı uygulanmamalıdır. Atılacak her yanlış adımın faturası ağır olur” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir dizi ziyaret için gittiği Denizli’de Muhtarlar ve Kanaat Önderleri Buluşması’nda açıklamalarda bulundu.

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri operasyon başlatmasına değinen Kılıçdaroğlu, “Güvenlik zirvesinden sonra TBMM’yi acilen toplayın. TBMM’ye bilgi verin. Ülkemiz açısından son derece stratejik ve sorunlu bir süreci yaşıyoruz” dedi.

“Türkiye’nin güvenliği açısından Montrö Boğazlar Sözleşmesi çok önemlidir” diyen Kılıçdaroğlu, “Birilerinin telkiniyle de Montrö Anlaşması farklı uygulanmamalıdır. Atılacak her yanlış adımın faturası ağır olur” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından satırbaşları şöyle:

Türkiye ne yapacak? Güvenlik zirvesi toplanıyor. Akşama kadar Denizli’de olacaktım diğer programlarda vardı. Bu toplantıdan sonra diğer programları iptal ettim. Ankara’ya dönmek zorundayım.

Denizli’den ifade ediyorum. Güvenlik zirvesinden sonra TBMM’yi acilen toplayın. TBMM’ye bilgi verin. Ülkemiz açısından son derece stratejik ve sorunlu bir süreci yaşıyoruz. Öyle bir noktaya geldik ki turist göndermediği zaman perişan oluyoruz. Doğalgaz göndermediği zaman perişan oluyoruz.

Normalde, sağlıklı işleyen bir demokrasi içinde bir siyasal iktidar ülkeyi yönetirken, bir başka ülkeye ekonomik açıdan bu kadar bağımlı bir süreci yaşatmazdı. Yaşatmaması lazımdı. Bir ülke bir başka ülkeye sadece enerji alanında yüzde 60 bağımlı olabilir mi? Söylerken içim acıyor. Nükleer Santralle birlikte bu rakam daha da büyüyecek. Dünyanın en pahalı elektriğini alacağız.

Türkiye’nin güvenliği açısından Montrö Sözleşmesi çok önemlidir. Ona bağlı kalmak da sadık kalmak da çok önemlidir. Birilerinin telkiniyle de Montrö Anlaşması farklı uygulanmamalıdır. Atılacak her yanlış adımın faturası ağır olur.

Suriye’de 33 askerimiz şehit edildi. Herhangi olumsuz bir tablonun Suriye’de bize yükleyeceği faturayı da hepinizin dikkatine sunuyorum. Güzel bir ülkede yaşamak, beraber yaşamak varken, bütün komşularımızla huzur içinde yaşamak varken böyle bir tabloyu Türkiye hak ediyor mu?”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Denizli programını yarıda keserek Ankara’ya dönme kararı aldığı da belirtildi. Kanaat önderleri toplantısının açılışında yaptığı konuşmanın ardından Ankara’da, olağanüstü MYK toplantısına başkanlık edecek.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan İktidara ‘Sandık’ Çağrısı

Partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “İktidar sahipleri sorunları çözemiyorsa yapacakları şey sandığı milletin önüne koymak. Sorunların çözüm vaatlerini dinleye dinleye millet perişan oldu. Çıkan milletin önüne şu sorunu şöyle çözeceğiz deyin bilelim. Bekleye bekleye millet perişan oldu. Demokrasilerde yapılacak güzel bir şey vardır, sandığı getirirsin. Millet oy verirse devam edersin” dedi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, açıklamasının devamında, “Vatandaşın tercihinden korkmamak lazım. Kuralların gereğini yapacaksınız. Onları tıpış tıpış milletin iradesiyle göndereceğiz. Gitmez diyorlar, kim diyor gitmez. Bu lafı kullanmak kadar yanlış bir şey yok. Dünya kime baki kaldı. Sorunları çözemiyorlar, çözme kapasiteleri yok. Biz bunları göndereceğiz. ” ifadelerini kullandı.

Ukrayna-Rusya gerilimi üzerinden Montrö Boğazlar Sözleşmesi üzerine yapılan tartışmalara da  değinen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Doğalgaz ithalatının yüzde 40, petrolün yüzde 25’i Rusya’dan ithal ediliyor. Montrö sözleşmesini tartışmaya açmanın nasıl bi ihanet olduğunu gösteriyor. Bölgenin güvenliği açısından son derece önemli. Bunun doğuracağı vehameti 84 milyon iyi bilmeli. Dış politikada sağduyu ile harekete etmemiz lazım.” dedi.

Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP’yi vatandaşın dertleriyle ilgilenmemekle eleştiren Kılıçdaroğlu, “Onların tek görevi Saray’dan aldıkları talimatlara göre “19 Mayıs” hareketleri yapıp, el kaldırıp indirmek. Bu hareketleri kiminle yapıyorlar? AKP milletvekilleriyle…” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında EYT’liler sorununa da değinerek, “Uzun süre sizin sorunlarına kulaklarını tıkadılar. En tepedeki zat sizin için “türedi” lafını kullandı. Bunu unutmadık. Hiç meraklanmayın az kaldı, sizin sorunlarınızı çözeceğiz.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle;

“Muhtarlar için verdiğimiz önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Önümüzdeki süreçte muhtarları demokrasinin temel taşı yapacak parti CHP’dir. AKP’den bir şey beklemeyin. Zaten MHP toplumla hiç ilgilenmiyor.

Siz hiç MHP’nin, esnafın derdiyle ilgili bir sorunu gündeme getirdiğini duydunuz mu? Duyamazsınız. İşsizlerin dertlerini dile getirdiklerini duydunuz mu? Onların tek görevi Saray’dan aldıkları talimatlara göre “19 Mayıs” hareketleri yapıp, el kaldırıp indirmek. Bu hareketleri kiminle yapıyorlar? AKP milletvekilleriyle.

Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Türkiye’nin çözülemeyecek sorunu yoktur. Yeter ki sorunları çözecek kişilerin göreve gelmesidir. İktidar sahipleri sorunu çözemiyorsa sandığı milletin önüne getirmelidir. Millet bekleye bekleye perişan oldu.

Baharı bekleyin, kış geçsin, sonbaharı bekleyin diye diye bekletiyorlar. Sorunları hep çözeceğiz diye vaatleri var. Yeter artık! Demokrasinin kurallarını işleteceksiniz.

Millet oy verirse yine devam edersin. Sorunları çözmekte iddialı olan bir muhalefet var. Bir de onu izleyin. “Bunlar asla gitmez” diyorlar. Ne demek asla gitmez! Onları tıpış tıpış milletin iradesiyle göndereceğiz.

Demokrasi konusunda sorunumuz olduğunu hepimiz biliyoruz. AYM kararı uygulanmaz, Anayasa’nın hükümleri uygulanmaz, üst mahkemenin verdiği karara alt mahkeme uymaz. Çünkü süreç intikam duygusuyla çalışıyor.

Birisi iktidarı eleştiriyorsa tutuklanması ve aylarca hapiste kalması tablosuyla karşılaşıyoruz. Sedef Kabaş onlardan biridir. Ülkede hukuk olmadığı için hapiste tutuluyor. Sadece o da değil Selahattin Demirtaş da öyle Osman Kavala da öyle…

Dünyanın izlediği Ukrayna krizi var. Bölgemizde bir savaş istemiyoruz. Tarafları sağduyuya davet etmek zorundayız. Bölgedeki savaş Türkiye’ye büyük zarar verir. Doğalgaz, petrol fiyatları artıyor ve bu da Rusya’nın işine geliyor. Montrö Sözleşmesi’ni tartışmaya açmak ihanettir.

Hayat pahalılığını herkes biliyor. Herkes yakınıyor. Asgari ücrette bir artış oldu. Şubat ayı içinde bir anket yapıldı. “Daha rahat geçiniyorum” diyenlerin oranı yüzde 9.2, “Daha zor geçiniyorum” diyenlerin oranı yüzde 57.2! Milletin yüzde 57.2’si daha zor geçiniyorum diyorsa iktidarın düşünmesi gerekir.

4 milyon 122 bin vatandaşımız bankalara borcunu ödeyemedi. İcra sayıları da arttı. Bu tablo evlerde yangına yol açıyor. Ama biz belediye başkanlarımızı örgütledik. Ciddi engeller çıkarıyorlarsa da elimizden geleni yapıyoruz.

Fakire gidecek paraya el koyuyorlar. Belediye başkanlarımız çalışmalarını sürdürüyorlar. 1 milyon 97 bin aileye gıda yardımı yapıldı. 1 milyonu aşkın aileye ısınma yardımı yaptılar. 846 bin kişiye ulaşım yardımı yaptılar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne vatandaşlara yardım amacıyla bağışlanan 6 milyon liraya el koydular. Bunun adı vicdansızlıktır.

Diyorlardı ki “Sakın ha CHP’ye oy vermeyin, sosyal yardımlar kesilir.” Ne oldu? Sosyal yardımlar arttı. CHP’li belediyelerin olduğu hiçbir yerde çocuklar yatağa aç girmedi. Belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum.

Erdoğan, “Muhtarların aylıklarını asgari ücret seviyesine çıkaracağız” dedi. Bekledik, Aralık geçti, Ocak geçti maaşlar yattı ama asgari ücret seviyesinden yatmadı. Hani ne söz vermişti? Bugüne kadar hangi sözünde durdu ki bu sözünde dursun!”

Paylaşın

HDP İle Müzakere Kapısı Açılabilir Mi?

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), “güçlendirilmiş parlamenter sistem” çalışmasını tamamlayan altı muhalefet partisi liderinin 12 Şubat’ta gerçekleştirdikleri “yuvarlak masa” toplantısına yönelik “yok sayılıyoruz” tepkisinin nedenleri tartışılıyor.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre; Davet sahibi olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “HDP ile görüştükleri ve gerektiğinde de görüşmeye devam edecekleri” yönündeki açıklamalarına karşın HDP, “Cumhurbaşkanlığı için ortak aday belirleme, demokratikleşme, sistem değişikliği süreçlerine” partilerinin dahil edilmesi için “müzakere formülü”nün masaya konulmasını istiyor.

HDP’yi “aceleci” ve “tabana mesaj verme kaygısıyla hareket etmekle” eleştiren bazı muhalefet partili yöneticiler ise ilerleyen süreçte HDP ile seçime dönük görüşmelerin yürütüleceğini ifade ediyor.

Güçlendirilmiş parlamenter sistem için ortak çalışma yürüten CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi Genel Başkanları 12 Şubat’ta Çankaya Belediyesi’ne ait Ahlatlıbel tesislerinde “çalışma yemeğinde” bir araya gelmişti.

Bu toplantıya en sert tepki ise “yok sayıldık” diyen HDP’den gelmiş ve bazı HDP yöneticileri cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “kendi adaylarını çıkarabileceklerini” de ifade etmişti.

HDP kulislerinde 6 muhalefet partisine yönelik tepkinin nedenleri ve seçim işbirliğine ilişkin beklentiler konusunda şu değerlendirmeler yapılıyor:

Tepkiye neden olan ifade: ‘Yarının Türkiyesini kurmak’

6 liderin yuvarlak masa toplantısına tepkinin asıl nedeni olarak, zirve sonrasında yapılan yazılı açıklamadaki bazı ifadeler gösteriliyor:

“Bu bir Millet İttifakı masası, genişlemesini konuşuyoruz, dense anlarız. Ama bildiride, ‘bugün burada milletimiz adına yarının Türkiyesini inşa etmek için önemli bir adım attık’ deniliyor.

“Türkiye’nin geleceğini ve anayasal idari yapısını konuşuyorlar. Biz zaten Millet İttifakı içinde yer almayacağımızı söylemişiz. Ama Türkiye’nin geleceği, idari yapısı, anayasa değişikliği konuşuluyorsa, bizim orada olmamız gerekirdi. Çünkü bu konularda bizim de fikirlerimiz var ve tutum belgesi ile kamuoyuna açıkladık. HDP’nin de görüşlerini dikkate alan bir formülasyon yapılabilirdi, bu dikkate alınmadığı için de bizde öfke yaratıyor.”

‘Taban, ‘Ne değişecek’ diyor’

HDP kaynakları, 6 muhalefet liderinin birlikte verdiği fotoğrafın, parti tabanında “dışlanmışlık” algısı yarattığı ve bunun karşılığında da seçmenin “iktidar değişse ne değişecek?” sorusunu kendilerine yönelttiğini ifade ediyor:

“Birlikte fotoğraf verilip, ‘Yarının Türkiyesini inşa etmek için adım attık’ dendiği zaman bu dışlayıcılık anlamına geliyor. O zaman da tabanımız şunu söylüyor: ‘İktidar bizi dışlıyor, muhalefet de bizi dışlıyor, yok sayıyor. O zaman bizim için ne değişecek, biz niye onların adaylarına destek vereceğiz?’

“Asıl rahatsızlık nedeni bu. Evet biz, üçüncü bir ittifak veya demokrasi ittifakı olarak seçime girebiliriz ama cumhurbaşkanlığı seçimi ve seçim sonrasında yol temizliği konusunda veya anayasa değişikliği gibi konularda tek başına değiştirme şansımız yok. Onun için de Millet İttifakı ile bu süreci müzakere etmemiz lazım. Onun için diyoruz ki bir müzakere formülü ortaya konulmalı.”

6 liderin buluşması sonrası yapılan yazılı açıklamada, “eşit yurttaşlık” vurgusu yapılmasına karşın, Kürt sorunun demokratik çözümüne vurgu yapılmaması da HDP’nin rahatsızlık konularının başında yer alıyor.

‘Birinci tercih ortak aday’

Parlamento ittifakı konusunda bir taleplerinin olmadığına dikkat çeken HDP yöneticileri, muhalefetle işbirliği alanlarını “cumhurbaşkanlığı seçimi” ve seçim sonrasına dönük demokratikleşme adımları, olası anayasa değişikliği olarak ifade ediyor.

HDP kulislerinde, muhalefet tarafından da dışlanmaları halinde “kendi adaylarını çıkarabilecekleri” yönündeki sesler yükselse de, bunun “birinci tercih olmadığı” dile getiriliyor:

“Kendi adayımızı çıkarmak, asla birinci tercihimiz değil, amaç ortak aday çıkarmak. Birinci turda, büyük kazanmak iddiasındayız. Eğer muhalefetin ortak adayı soldan veya sola yakın bir aday olursa, bu büyük ihtimalle ortak aday olur.

“Ancak eğer Millet İttifakı derse ki biz sağdan bir çatı aday göstereceğiz, o zaman belki bizim birinci turda kendi adayımızı çıkarmamız sözkonusu olabilir. Seçim ikinci tura kalırsa, bizim o zaman Millet ittifakı’nın ya da o zaman adı ne olacaksa, onun adayını desteklememiz söz konusu olabilir. Sandığa gitmeme gibi bir tercih şu an için gündemde değil.”

Muhalefet, HDP’nin eleştirilerine ne diyor?

Ahlatlıbel zirvesinde liderleri bir araya gelen muhalefet partileri, HDP’nin tepkisini “erken ve aceleci” olarak nitelendirirken, bu tepkilerin daha çok “kendi tabanını konsolide etmeye dönük” hamle olduğu yorumu yapılıyor.

Yerel seçimlerde “İYİ Parti ile yan yana getirmeden” HDP ile işbirliği kapılarını açık tutan ve ve büyükşehirlerde bu partinin desteğini alan CHP, geçmiş yıllara göre ellerinin daha rahat olduğunu ve HDP ile bundan sonra da daha açık görüşmeler yürütüleceğini ifade ediyor.

CHP olarak siyasi partilerle “ikili, üçlü” görüşmelerin yürütülebileceğine dikkat çeken CHP kurmayları, cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi ve demokratikleşme, anayasa değişikliği konularında HDP ile görüşmelerin yapılacağını ve bu diyalog zeminlerinin oluşturulmasına dönük formüllerin de bulunacağını ifade ediyorlar.

‘Muhalefet oyununu çok iyi kurmalı’

6 muhalefet partisi içinde HDP ile “yan yana” gelmeyi reddeden tek parti ise İYİ Parti.

“Merkez sağda” konumlanma iddiasına karşın İYİ Parti, parti yönetiminde ülkücü kökenli isimler egemen. Genel Başkan Meral Akşener’in HDP’ye mesafeli olduğu ve açık bir seçim işbirliğine de karşı görüşte olduğu biliniyor.

Bu nedenle bu iki partinin aynı ittifak içinde yer alması mümkün görünmüyor. Ancak, kritik görülen cumhurbaşkanlığı seçiminde işbirliğinin “CHP kanalıyla” yapılacağı da kulislerde konuşuluyor.

Ancak gerek cumhurbaşkanlığı adaylığı ve gerekse HDP’ye karşı İYİ Partili bazı yöneticilerin yaptığı sert açıklamaların bu süreci de zora sokacağı yorumları da yapılıyor.

Bazı İYİ Parti kurmaylarına göre, parti içinden farklı seslerin çıkması “parti içi demokrasinin gereği. Ve bu farklı sesler, her zaman partinin genel politikasını yansıtmıyor.”

Önümüzdeki seçimin muhalefet için son derece kritik olduğuna dikkat çeken bir İYİ Partili bir kaynak, muhalefetin çok “stratejik” davranması gerektiği görüşünde:

“Herkes büyük fotoğrafı görmeli ve adımlarını duygusal değil akıllıca atmalı. Bu siyasi yapılanmamın havuz problemine dönüşmemesi lazım. Yani üstten suyu koyarken, alttan kaçırmamak lazım. Onun için akıllıca taktikler ve stratejik bir süreç yürütülmeli. Eğer iktidar tarafın her türlü oyunu mübah görüyorsa, muhalefet de kendi oyununu çok iyi kurmalı.”

İYİ Parti’de ağırlıklı görüş, cumhurbaşkanlığı seçimi için oylarına ihtiyaç duyulan HDP’nin ilk tur için kendi adayını çıkarması, ikinci turda ise muhalefeti desteklemesi yönünde.

‘Talepler, siyasi komisyonda tartışılır’

HDP’nin tepkisi Gelecek Partisi kulislerinde, “dışlanmışlık” üzerinden mağduriyet yaratarak “tabana mesaj” olarak yorumlanıyor.

6 liderin ilk kez bir araya gelerek görüntü verdiğini ve bu görüşmelerin ilk ayağını da “güçlendirilmiş parlamenter sistemin” oluşturduğuna işaret eden Gelecek Partisi kaynakları, HDP’nin “aceleci” davrandığı görüşünde:

“Sapla, saman birbirine karıştırılıyor. Ahlatlıbel zirvesinin ardından yapılan açıklama aslında o toplantının havasını yansıtmak için hazırlanmış bir metindi. Burada biraz acelecilik yapıyorlar. Ama o toplantıda alınan kararları insanlar görmek istemiyorlar.

“Alınan kararlardan bir tanesi de demokratikleşme, anayasa değişikliği, toplumsal taleplerin karşılanmasına ilişkin çalışmalar yürütmek üzere kurulacak olan siyasi bir komisyon kurulması.

“Türkiye’nin geleceğine, yarınına yönelik bir vizyon konulacaksa orada bunlar ele alınacak, ilkeler orada belirlenecek. Kürt sorununun demokratik çözümü de, Alevilerin sorunları da, diğer demokratikleşme taleplerinin görüşüleceği yer de o komisyon, yer alacağı belge de o komisyonun hazırlayacağı belge olacaktır.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Sosyal Medyadan Paylaştı: Bahçeli’nin Kandilleri

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin talimatıyla kendisine gönderilen kandillere ilişkin bir videoyu sosyal medya hesabından paylaştı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ‘Bahçeli’nin kandilleri’ notuyla paylaştığı videoda, “Sevgili halkım merhaba, burası genel merkezimizdeki makam odalarının hemen yanında bulunan küçük kütüphanemiz” ddedi.

Kılıçdaroğlu, videonun devamında ise şu ifadeleri kullandı:

“Biliyorsunuz elektrik faturalarını ödeyemeyenler için kendi şahsi faturamı ödememe protestomu başlatmıştım. Amacım ödeyemeyenlerin sesi olabilmektir. Elektriğimi kesmekle tehdit ediyorlar, Donacaksın diyorlar, karanlıkta kalacaksın diyorlar.

Bunlar beyhude çabalar. Her şeyi göze alarak yola çıktım. Bahçeli AK Parti sözcülerinden daha ateşli bir beşli çete savunucusu olup çıkıverdi. ‘Halkımız bu faturalarla acı çekiyor’ dedik diye tüm MHP teşkilatlarına kandil göndertti. Bakın gelenlerin hepsi kütüphanemizdeki masada. Koca MHP’yi ne hale getirdi, yazık.

Halk acı içinde Bahçeli 5’li çete savunmasında. Bahçeli, beşli çetenin karlarına savunadursun, bu iş nereye kadar gidecekse gitsin. İşte tam oraya kadar gideceğim ve zamlar geri çekilecek. Bu kandillerde hoş bir hatıra olarak müzemizde yerini alacak, Bahçeli kandilleri olarak.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan ‘Adaylık’ Açıklaması

2023 yılında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimine ve adaylığına dair açıklamalarda bulunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, diğer partilerin teklif etmesi halinde muhalefetin adayı olmayı kabul edeceğini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun altı muhalefet partisinin Haziran 2023 seçimlerindeki cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağı bir süredir tartışılıyor.

Reuters haber ajasına bir mülakat veren Kılıçdaroğlu, 2023 yılında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimine ve adaylığına dair açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın izlediği ekonomik politikalar nedeniyle ülkenin ağır bir ekonomik krizden geçtiğini belirten 73 yaşındaki CHP lideri, muhalefet partilerinin aday olmasını istemesi halinde bunu kabul edeceğini belirterek, “Beş genel başkanın benim ismimi telaffuz etmesi her şeyden önce benim için onur. Ayrıca beş genel başkanın bana güven duyması anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Adaylık konusunun daha sonra tartışılacağını ancak altı parti için önceliğin ortak platformları için ekonomi, sosyal ve diğer alanlardaki önceliklerini belirlemek olduğunu söyleyen CHP lideri, kimi aday gösterirlerse o kişinin cumhurbaşkanı seçileceğinin “çok net” olduğunu belirtti.

Anketlerde 4. sırada

Muhalefet bloğu henüz cumhurbaşkanlığı için adayını belirlemedi ancak Metropoll anketinde Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 28,5 oranındaki popülaritesiyle muhalefet adayı olabileceği öngörülen diğer isimlerin ardından geliyor.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Metropoll naketinde yüzde 60,4, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise yüzde 50,7 oranında populariteye sahipken, İYİ Parti lideri Meral Akşener yüzde 38,5 seviyesinde bulunuyor.

Anketlerin şu aşamada önemli olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın görevlerine devam edeceğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu Washington ile ilişkileri geren S-400’leri satın almak için bir neden görmediğini belirterek, göreve geldikleri halde Merkez Bankası yönetimi de değiştireceklerini kaydetti. Kılıçdaroğlu beş genel başkanla 28 Şubat’ta bir araya geleceklerini söyledi.

Paylaşın

Millet İttifakı’nda ‘Eşit Partnerlik’ Endişesi

Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş için bir araya gelen 6 parti 28 Şubat’ta mutabakat metnini açıklamaya hazırlanırken Millet İttifakı’nın genişleyip genişlemeyeceği de konuşulmaya devam ediyor.

Genişleme kararının daha çok CHP ve İYİ Parti’deki eğilime göre şekilleneceği üzerinde duruluyor. CHP 50 artı 1 hedefini öncelerken İYİ Parti kulislerinde “Sayı arttıkça ihtilaf alanları da artar” endişesi dile getiriliyor.

Duvar’da yer alan habere göre; 6 genel başkan parlamenter sisteme geçiş için mutabakat metni açıklamaya hazırlanırken, toplantıda neler konuşulduğu başkentte kulislerin gündeminde. Millet İttifakı’nın genişlemesi kararı henüz alınmasa da 6 liderin bir araya geldiği yemek sonrası bu ihtimalin biraz daha güçlendiği üzerinde duruluyor. Ancak öncelikle ittifakın iki büyük partisi, CHP ve İYİ Parti arasında bir karar verilmesi bekleniyor. O noktada İYİ Parti kulisleri hareketli.

‘Parti sayısı arttıkça ihtilaf sahaları artar’

Bugün medyaya yansıyan kulis haberlerine göre parti kurmayları, İYİ parti açısından üç temel noktaya dikkat çekiyor. Kurmaylar, ‘Millet İttifakı’nın temel omurgası CHP ve İYİ Parti olmalı, İYİ Parti’nin baraj sorunu ve 50 artı 1 gibi bir zorunluluğu olmadığı göz ardı edilmemeli ve ittifak genişledikçe, yani parti sayısı arttıkça ihtilaf sahalarının artma riski dikkate alınmalı’ diyor.

Parti toplantılarında Genel Başkan Meral Akşener ile de görüşlerini paylaşan kurmaylar “Eşit partnerlik üzerinden ilkeleri ve kararları belirleme yaklaşımının” bazı sıkıntıları da beraberinde getirebileceğine dikkat çekiyor.

İYİ Parti’de tüm bu endişeler sebebi ile ilk etapta 2018 genel seçiminde olduğu gibi kolaylıkla uyum sağlanan Demokrat Parti ve Saadet Partisi yola devam etmenin önemi üzerinde duruluyor.

Cumhurbaşkanı adayının CHP’den çıkacağı bu nedenle 50 artı 1 zorunluluğu ile CHP’nin ittifakı genişletmekten yana tutum sergilemesi normal olarak karşılanırken, bu amaç doğrultusunda İYİ Parti’nin ittifak içindeki ağırlığını azaltacak girişimlere karşı da dikkatli olunması gerektiği Genel Başkan Akşener’e iletilenler arasında.

Kılıçdaroğlu’nun sağduyulu bir karar vereceği beklentisi

Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda ise İYİ Parti kazanabilecek bir ismin ortak aday olarak gösterilmesi hedefini koruyor. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Ben adayım” demesi durumunda buna itiraz edilmeyeceği vurgulanmakla birlikte, Kılıçdaroğlu’nun son dönemeçte kamuoyu araştırmalarına bakarak sağduyulu bir karar vereceği beklentisi de yüksek…

DEVA ve Gelecek partilerinin Kılıçdaroğlu’nun adaylığını sıcak bakmadığı tespitinden yola çıkan İYİ Partili kurmaylar eşit söz hakkı ile ittifak genişlerse ortak aday çıkarma konusunda sıkıntı yaşanabileceğine de işaret ediyor.

İYİ Parti kulislerinde konuşulan bir başka önemli başlık da 20 üyeli Başkanlık Divanı’nda değişim.

Meral Akşener son toplantıda “Değişiklik yapacağım” diyerek A Takımı’nda bazı düzenlemelere gideceği sinyalini verdi. Henüz zamanlama net olmasa da Akşener’in performansa ve parti politikalarına uyuma bakarak bazı isimlerle yollarını ayırabileceği konuşuluyor ve 2023 seçimine belirleyeceği bu yeni kurmay kadro ile gitmesi bekleniyor.

Paylaşın