Yedi Vekile Ait Dokunulmazlık Fezlekeleri Meclis’te

Aralarında CHP Milletvekili Tuncay Özkan, DEM Parti Milletvekili Meral Danış Beştaş ve İYİ Parti Milletvekili Turhan Çömez’inde bulunduğu 7 milletvekiline ait dokunulmazlık dosyaları, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunuldu.

Haber Merkezi / Meclis Başkanlığı’na, “Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi” sunulan 7 milletvekilinin isimleri şu şekilde:

“CHP İzmir Milletvekilleri Ahmet Tuncay Özkan ve Mahir Polat, DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Demokrat Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, MHP Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoy, İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez.”

Süreç nasıl işliyor?

Hakkında suç isnadı bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına ilişkin talepler, Adalet Bakanlığına sunuluyor. Bakanlık, talebi gerekçeli bir yazıyla Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanlığı ise TBMM Başkanlığına iletiyor.

Meclis Başkanlığına gelen fezlekelerin gündeme alınmasındaki süreç, İçtüzüğe göre işliyor. Milletvekili dokunulmazlığı, İçtüzüğün “Yasama Dokunulmazlığı ve Üyeliğin Düşmesi” başlıklı dokuzuncu kısmının “yasama dokunulmazlığı” alt başlıklı birinci bölümünde düzenleniyor.

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki istemler, TBMM Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale ediliyor.

Söz konusu fezleke ile Meclis’teki mevcut fezlekeler, sevk edildikleri Karma Komisyonda bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde süreç başlıyor. Karma Komisyon toplanıyor ve hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Hazırlık Komisyonu kuruluyor

Hazırlık Komisyonu, kurulduğu andan itibaren en geç 1 ay içinde dosyayı inceleyerek raporunu hazırlıyor. Bu komisyon bütün kağıtları inceleyip gerekirse o milletvekilini dinliyor ancak tanık dinleyemiyor.

Hazırlık Komisyonu, yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyona havale ediliyor. Karma Komisyon da 1 ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

Karma Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına veya kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar veriyor.

Karma Komisyon kovuşturmanın ertelenmesini kararlaştırmışsa bu yöndeki raporu Genel Kurulda okunarak bilgiye sunuluyor. Bu rapora milletvekilleri tarafından 10 gün içinde itiraz edilmezse kesinleşiyor, itiraz edilmesi halinde ise rapor Genel Kurul gündemine alınıyor. İtiraz edilmeyen dosyalar Cumhurbaşkanlığına gönderiliyor.

Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporları, doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor.

Kovuşturma ertelenmiş ve bu karar Genel Kurulca kaldırılmamış ise dönem yenilenmiş olsa bile milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece ilgili hakkında kovuşturma yapılamıyor.

Genel Kurul aşaması

Milletvekillerine dağıtılan Karma Komisyon raporu, Genel Kurulda okunarak görüşülüyor. Biri lehte diğeri de aleyhte olmak üzere, iki milletvekili rapor üzerinde konuşma yapıyor.

Fezlekesi olan milletvekili isterse Hazırlık Komisyonunda, Karma Komisyonda veya Genel Kurulda kendi savunmasını yapabiliyor ya da başka bir milletvekili arkadaşına savunma yapması için bu hakkını verebiliyor.

Söz ve savunma talebi yoksa görüşmeler tamamlanıyor. Daha sonra Karma Komisyonun yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair raporu oylamaya sunuluyor. Genel uygulamaya göre açık oylama yapılıyor. Genel Kurulda dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor.

Her dosya için ayrı oylama yapılıyor

Genel Kuruldaki oylamada, her milletvekili ve fezleke için ayrı oylama yapılıyor. Bir milletvekili hakkında iki dosya varsa iki dosya ayrı ayrı oylanıp karara bağlanıyor. Dokunulmazlık hangi dosya hakkında kaldırıldıysa yalnızca o fezleke hakkında yargılama yapılabiliyor. Milletvekilinin dönem sonuna bırakılan dosyası hakkındaki dokunulmazlığı devam ediyor.

Genel Kurul kararından sonra milletvekilinin dokunulmazlığı, söz konusu dosya için kaldırılmış oluyor.

Meclis Başkanlığı, dosyayı Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına gönderiyor. Bakanlık da dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili hakkında gereğinin yapılması için dosyası ilgili savcılığa havale ediyor.

Savcılık da dosyanın ulaşmasının ardından soruşturmaya kaldığı yerden devam ediyor, söz konusu milletvekilini tutuklanması talebiyle mahkemeye de sevk edebiliyor ya da tutuksuz olarak yargılanmasına da devam edebiliyor.

Dokunulmazlık kalkıyor, vekillik devam ediyor

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkmasıyla milletvekilliği düşmüyor, devam ediyor. Milletvekili maaşını alıyor ve diğer sosyal haklarından yararlanıyor. Tutuklanmamışsa Meclise gelerek yasama çalışmalarına da katılabiliyor.

Ancak milletvekili hakkındaki ceza kesinleştikten sonra Genel Kurulda okunuyor ve o zaman milletvekilliği düşürülüyor.

Milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi halinde, Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesine başvurabiliyor. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini 15 gün içinde kesin karara bağlıyor.

 

Paylaşın

HDP’li Buldan: Halkların Gücüyle Bir Kez Daha Tarih Yazacağız

Kocaeli’nde halka seslenen HDP Eş Genel Başkanı Buldan, “Tayyip Bey iki gün önce bir şeyin daha reklamını yaptı. Savaş uçaklarının reklamını yaptı: “O savaş uçaklarından bombalar yağacak” diyor. Yahu ayıptır, yazıktır, günahtır. Türkiye halklarının bombalara ihtiyacı yok. Türkiye halkların savaşa ihtiyacı yok” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Barış politikaları varken, insanlara sevgi, huzur vermeniz gerekirken, bu ülkeyi güllük gülistanlık yapacağız demeniz gerekirken, bu ülkeye aldığınız savaş uçaklarının reklamını yapıyorsunuz. Kocaeli halkı niye savaş uçağı istesin, Kocaeli halkının bombalara ihtiyacı yok. Artık Tayyip’in dediği hiçbir şeyi duymayın, görmeyin. Şimdi kaç gündür bir şeye takmış. Neye takmış? Selo’ya takmış. Yatıyor kalkıyor, ben iktidarda olduğum sürece Selo cezaevinden çıkamayacak diyor. Yahu sen 14 Mayıs’ta sandıktan çıkmayacaksın ama Selahattin de, Figen de, Gültan da, Sebahat da, Ayla da o cezaevinden çıkacaklar”

Buldan, konuşmasının devamında, “Halkımızın gücüyle seçimlerde elde ettiğimiz başarıyla çıkacaklar, sen sandıkta kalacaksın. Bu ülkeyi bu hale getiren tek adam olarak tarihe geçeceksin. Biz mücadele verişimizle, halkların gücüyle bir kez daha tarih yazacağız. Siz kapattınız, biz büyüdük. Engellediniz büyüdük, kaç partimizi kapattınız, siyaset dışı kaldık mı? Hayır! HADEP’i kapattınız DEHAP ile geldik. Onu kapattınız BDP ile geldik. HDP kapatma davasını açtınız, Yeşil Sol ile geldik. Demokrasilerde alternatifler çok.” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan; HDK Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek, EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ve milletvekili adaylarının da katıldığı Kocaeli mitinginde konuştu. Buldan, şunları söyledi:

“Merhaba sevgili halkımız, sevgili Kocaeli halkı, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum hoş geldiniz. Bugün burada olmaktan büyük bir onur duyuyorum. İyi ki varsınız, iyi ki buradasınız. Hepinize teşekkür ediyorum. Hemen yanı başımızdaki Kandıra Cezaevi’ndeki sevgili Figen Yüksekdağ’a, Gültan Kışanak’a, Nurhayat Altun’a, Edibe Şahin’e ve bütün kadın arkadaşlarımıza sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.

Sizlerin bu coşkusunun, bu kararlı duruşunuzun ve bu moralli birlikteliğinizin 14 Mayıs tarihinde yapılacak seçimlerde de aynı coşkuyla, moral ve kararlılıkla  sandıklara yansıyacağından hiçbir şüphemiz yok. Kocaeli halkına bu konuda güveniyoruz. Vekil adaylarımızı arkadaşlarımız tanıttı. Çalışkan vekil adaylarınız var, bu konuda çok şanslısınız. Ömer Faruk Gergerlioğlu arkadaşımız 5 yıllık süreçte temsilciniz olarak parlamentoda görev aldığı günden bugüne kadar sizin sesiniz sözünüz oldu.

Sadece Kocaeli halkının değil, tüm Türkiye halkının, ezilenlerin, yok sayıların inkar edilenlerin sesi  ve sözü oldu. Ama Kocaeli’ye bir milletvekil yetmez, sizin daha çok temsilciye ihtiyacınız var. Arzu arkadaşımız ve diğer arkadaşlarımızı da, Kocaeli’nden çok sayıda temsilcimizin Meclis’e gitmesi gerekiyor. Bu konuda kararlı mıyız? Bir den fazla vekil gönderecek miyiz? Teşekkür ederim, ben de size inanıyorum.

“14 Mayıs’ta Yeşil Sol’un altına mührü vurun”

Kocaeli bugün çok renkli. Aramızda Migros işçileri var. Yalnız değiller, bütün işçi yoldaşlarımızla beraberiz. Türkiye genelinde 60 bine yakın Migros işçisi olduğu söyleniyor, Migros ve direnen bütün işçilerin yanındayız. Mücadelemizi onlarla birlikte veriyoruz, büyütüyoruz. Şimdi Yeşil Sol Parti, bugün Türkiye siyasi arenasında belki çok fazla bilinmeyen ama bu dönem, bu süreç içerisinde HDP’nin yerine HDP milletvekillerinin Yeşil Sol listesinde girdiği yeni bir dönem. Yeşil Sol’u herkes soruyor, niye Yeşil Sol diyorlar. Çünkü AKP ve MHP’nin HDP’ye kurduğu kumpas davaları sonucu bizler sizleri temsilcisiz, seçeneksiz bırakmamak için, seçimlerde alternatifsiz bırakmamak için milletvekillerinin sıralamasını yaptık ve başvurumuz yaptık. 14 Mayıs tarihinde bütün halkımız Yeşil Sol’un altına mührünü vuracak.

Elinize oy pusulasını aldığınızda direkt ağacı görün, başka partilere hiç bakmayın, ağacın altına mührünüzü vurun ki bunlar gitsin. Bunlar gitsin diye bizler Yeşil Sol’u Türkiye’nin her yerinde büyüteceğiz ve birinci parti haline geleceğiz. AKP-MHP iktidarını bir tabela partisi haline getirmek boynumuzun borcudur, size söz veriyoruz. Şimdi Kocaeli’nde yaşayan halkımızın elbette ki bir çok sorunu var, gece evine ekmek götürümeyen, çocuğu başını yastığa koyan, okula aç gitmek zorunda kalan, kadınların artık markete ve pazara gidemediği, alışveriş yapamadığı ve birçok sıkıntının yaşandığı ve sadece Kocaeli’nde değil, Türkiye’nin her yerinde yaşanan en büyük sorunlardan bir tanesi.

AKP’nin sizin evinize ekmek götüremediğinizden haberi yok. Çünkü onların geçim derdi yok. Onlar saraylarda kendi yandaşlarına hangi ihaleyi verebilirim, hangi talanı yaptırabilirim diye hesaplar yapıyorlar. Kocaeli halkının ne yaşadığını bilmezler, kadınlar ve gençlerin ne yaşadığından, işsiz kaldığından haberleri yok. Çünkü onların tek derdi kendi yandaşları ve çeteleridir. O yüzden onlara büyük bir ders vereceğiz. Bugün Kocaeli’nde gördüğümüz manzara işçisi, emekçisi, kadını ve genciyle herkes artık AKP’nin gitmesine ve bir tabela partisine dönmesine çoktan karar vermiş bile.

“Halkın, geçim derdinden haberi olmayan iktidara cevabı 14 Mayıs’ta olacak”

Bu ülkeyi 21 yıldır yönetiyorlar. Şimdi verdikleri vaatleri, söylediklerini duyduğumuzda zannedilir ki muhalefetteler, ülkeyi biz yönettik. İlk defa iktidara gelecekmiş gibi yeni yeni sözler veriyorlar. Ama artık Türkiye halklarının yalanlara karınları tok. Hiç kimse verdikleri sözlere kulak asmıyor. Milletin, vatandaşın geçim derdinden, yoksulluktan, sefaletten haberi olmayan bu iktidara cevabı elbette 14 Mayıs tarihinde olacak. Bugün Türkiye halklarının açlıkla ve sefaletle mücadele ettiğini görüyoruz.

Onların TOGG dediği arabaları almaya vatandaşın gücü yetiyor mu? Yetmiyor. Patates soğan diyoruz, onlar “Biz TOGG diyoruz, onlar patates soğan” diyorlar. Ellbette ki patates soğan diyeceğiz çünkü insanların evinde tencereler kaynamıyor. İnsanların elinde TOGG alacak paraları yok. Onlar Saray’dan bütün ülkeyi toz pembe gördükleri için, herkesin aynı standartlarda yaşadıklarına inandıkları için insanlara vaatleri de yalandan başka bir şey değil.

Kaybedeceklerini anladılar, farklı farklı yöntemlere başvuruyorlar. Birçok yerde provokasyona girişiyorlar. Biz asla provokasyonlara gelmeyeceğiz, seçim günü dahil hiçbir oyuna mahal vermeyeceğiz. Onlar bu oyunu bozmak isteyebilirler. Görüyorlar, her yerde büyük bir birlik beraberlik var ve bundan büyük bir rahatsızlık duyuyorlar. Duysunlar çünkü onları göndereceğiz, onları tarihin çöplüğüne göndereceğiz. Elbette ki kazanacağız, onlar kazanmak için yalan söylemeye başladılar. Şimdi övündükleri tek şey duble yollar, ülkede yapmış oldukları duble yollar. Oysa yolsuzluğun da duble yolunu yaptılar, hırsızlığın duble yolunu yaptılar.

Bütün bunları yaparken de 2023 seçimlerinde bir kez daha iktidara gelmek için eskiden yaptıkları şeyleri yeni yeni gündeme getirmeye çalışıyorlar. İstediğiniz kadar yalan söyleyin, vaatler verin. Türkiye kararını verdi. İşsizi de, çiftçisi de, kadını da, genci de, Kocaeli de, Hakkari de, Van da, İzmir de, İstanbul da, herkes kararını verdi; sizi gönderecek! Operasyonlar yapıyorlar, bizi zayıflatmayı hesaplıyorlar kendilerince zannediyorlar ki Yeşil Sol’dan ya da HDP’den 10-20 kişiyi cezaevine göndersek bu parti ayaksız, başsız kalır ve çalışamazlar. Biz bir gider bin geliriz, milyonlar olarak geliriz.

Gözaltına alınan arkadaşlarımın yerine milyonlarca insan gönüllü olarak gelir, çalışır. Ankara mitingine baktık, Tayyip’in bütün memurlara ve çalışan personellerine katılma zorunluluğunun olduğu mesajları gönderdiklerini gördük. Ama bizim mitinglerimize sizler hiçbir mesaj atılmadan, yüreğinizle, sevginizle, mücadelenizle, bağlılığınızla geliyorsunuz. İşte aramızdaki fark bu. Yeşil Sol ile AKP arasındaki fark budur. Biz hiç kimseyi mitingimize zorla getirmeyiz, mesaj atmayız. İnsanlar keyfine göre gelir eş başkanları dinler, gider sandıkta gereğini yapar, Yeşil Sol’un altına mührünü vurur.

Meclis seçimleri çok önemli. Biz Türkiye genelinde 100 milletvekili hedefledik. Bu 100 vekil sizlerin temsilcisi olarak parlamentoya girecek ve anahtar rol üstlenecek. Şimdiye kadar HDP milletvekilleri Meclis’te Türkiye halklarının sesi oldu. Alevi’nin, Süryani’nin, Ermeni’nin, kadının, gencin sesi ve sözü oldu. Şimdi 100 milletvekiliyle anahtar bir parti olma hedefiyle parlamentoya gidiyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçiminde faşizmi geriletmek için oy kullanacağız. Cumhurbaşkanlığı seçiminde vereceğiniz oy faşizmi geriletmek için olacak. Ya aydınlığı ya karanlığı, ya demokrasiyi seçeceğiz ya faşizmi, ya savaş politikalarından yana ya da barış politikalarından yana oy kullanacağız. Ben inanıyorum ki, halkımız demokrasiye, adalete, huzura güvene olan ihtiyacından dolayı aydınlığı ve demokrasiyi seçecek.

“Halkların gücüyle bir kez daha tarih yazacağız”

Tayyip Bey iki gün önce bir şeyin daha reklamını yaptı. Savaş uçaklarının reklamını yaptı: “O savaş uçaklarından bombalar yağacak” diyor. Yahu ayıptır, yazıktır, günahtır. Türkiye halklarının bombalara ihtiyacı yok. Türkiye halkların savaşa ihtiyacı yok. Barış politikaları varken, insanlara sevgi, huzur vermeniz gerekirken, bu ülkeyi güllük gülistanlık yapacağız demeniz gerekirken, bu ülkeye aldığınız savaş uçaklarının reklamını yapıyorsunuz. Kocaeli halkı niye savaş uçağı istesin, Kocaeli halkının bombalara ihtiyacı yok. Artık Tayyip’in dediği hiçbir şeyi duymayın, görmeyin. Şimdi kaç gündür bir şeye takmış.

Neye takmış? Selo’ya takmış. Yatıyor kalkıyor, ben iktidarda olduğum sürece Selo cezaevinden çıkamayacak diyor. Yahu sen 14 Mayıs’ta sandıktan çıkmayacaksın ama Selahattin de, Figen de, Gültan da, Sebahat da, Ayla da o cezaevinden çıkacaklar. Halkımızın gücüyle seçimlerde elde ettiğimiz başarıyla çıkacaklar, sen sandıkta kalacaksın. Bu ülkeyi bu hale getiren tek adam olarak tarihe geçeceksin. Biz mücadele verişimizle, halkların gücüyle bir kez daha tarih yazacağız. Siz kapattınız, biz büyüdük. Engellediniz büyüdük, kaç partimizi kapattınız, siyaset dışı kaldık mı? Hayır! HADEP’i kapattınız DEHAP ile geldik. Onu kapattınız BDP ile geldik. HDP kapatma davasını açtınız, Yeşil Sol ile geldik. Demokrasilerde alternatifler çok.

Bir kez daha 14 Mayıs tarihinin ve ondan sonraki günlerin ülkede huzurlu ve güvenli, refah içinde herkesin birbirine kardeşçe sevgiyle baktığı, birbirinin elini tuttuğu bir Türkiye’yi 14 Mayıs’tan itibaren bizler gerçekleştireceğiz. Bu güzel günleri görebilmek için 14 Mayıs tarihine kadar da gece gündüz çalışacağız. Kocaeli halkına güvenimiz sonsuz, biliyoruz ki Kocaeli halkı önemli bir tercih yapacak ve Yeşil Sol Parti’yi Kocaeli’de birinci parti haline getirecek. Hepinizin yolu açık olsun. Mutlaka kazanacağız, başaracağız. An serkeftin an serkeftin, an azadî an azadî.”

Paylaşın