Mahmut Temizyürek Kimdir? Hayatı, Eserleri

21 Mart 1955 yılında Sivas’ın Şarkışla İlçesi’ne bağlı Kümbet Köyü’nde dünyaya gelen Mahmut Temizyürek, ilkokulu doğduğu köyde, orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. Sekiz yılı değişik kentlerde ve değişik işlerde çalışarak geçti, inşaat, matbaa, santral operatörlüğü gibi işler çalıştı.

Haber Merkezi / 1979’da Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’ndeki kaydoldu. 12 Eylül nedeniyle öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Daha sonra öğrenimini tamamlayabildi.

Öğrenimine ara verdiği yıllarda İstanbul’da Görsel, Gelişim Larousse, Britannica, Thema Larousse gibi ansiklopedilerde yazarlık ve yayın kurulu üyeliği yaptı. On yıl Başkent Üniversitesi’nin Basın Danışmanlığını görevini üstlendi. Halen, Bilkent Üniversitesi’nde başladığı Türkçe ve Eleştirel Okuma dersi hocalığına devam ediyor.

Şiirin yanı sıra denemeleri ve şiir üzerine yazıları ile de tanınan Temizyürek’in şiir, deneme ve eleştiri yazıları Akatalpa, Defter, Edebiyat Dostları, Edebiyat ve Eleştiri, Evrensel Kültür, İnsan, Kum, Patika, Varlık, Yarın, Yeni Olgu, Cumhuriyet Kitap, Radikal Kitap gibi dergilerde yayınlandı.

Eserleri;

İz ve Rüya
Kırlangıcım Paranoya
Yeryüzünü Gezen Atlı
Göçebe Buluşması
Boşluktan Doğan

Ödülleri:

2008 Memet Fuat Ödülü – Deneme dalında birincilik

“Bana şiir gönder” sonesi

Bana şiir gönder, diyorsun
Tersine yollar, yollar tersine
Kaldı en son,  son bakışında
Göçmen kuşlar gibi inip kalkan kirpiklerin
kanat hızıyla benden alıp
saçtılar yer yüzüne
o şiiri

Bana şiir gönder, diyorsun
Ömrüm geçiyor aşkın ilmek yerlerinden
dişleyip çözmek için o kör düğümü, düğümü
kör dünya, gittin de dağıldı yel vurmuş un gibi

Ya beni hançerle…

Bana şiir gönder, diyorsun
Serin camdan geliyor sözün
Yüzünün harfinden ses, bir ses
işittim sandıkça, sanıdan bitkin duyularıma
güç ver, sözün ne renkse, hangi tonsa,
onu da ekle hiç değilse  meyline

…Ya da gel bir bakıver yüzüme, bakışını kandil yapıp
gezineyim ben de şu yanar döner evrende

“Paranoya kırlangıcım paranoya”

İnsan güneşle dünyanın arasındadır
Senin sağında, benim solumda
Hep ortasındadır ölümün
Durur bir nefesle bir nefes
arasında bir yerde, sabahla akşam
arasında herşeyi şaşırabilir
Yaprağa düşen yağmurdur
yapraktan düşen damla
Ne yapabilir, rüzgârından
merhamet dilemekten başka.

İnsan şaşırdıkça
delinir şüphe torbası
zehirler gözü.

Seni var ya, inleyişinden tanırım
kiminle öpüşsen duyarım sesini
teninin duygusu bulaşır, ateşi, kokusu
bacaklarının arasından ürperti
dudaklarına dolaşır
seğirir damar gibi

İnsanla herkes arasında nahoş tecrübe
Kırlangıcın zamansız göç nedenidir
O yüzden tizdir gagasından fışkıran
Bir daha dönmez yurduna.

Kalp, inleyişinden tanınır
Bir öpünce, bir de kırılınca.

“Beyaz karanlıkta”

Yamaçlarda yeşil beyaz benekler
Göğ toprağın süt kokuyor çiyi buharı
80’i geçtin nasılsa, 90’ı da, sürdün 2000’e dal
Bu kaçıncı diriliş. Ustalaştın ağaçları tanımakta

Gördün her durumunu akarsuyun
Kaba şafakta kurum kurum akıp geceyi
sürükler, berrak bir nefese dönüşür ince şafakta
Güneşle birlikte sularda hem sevinç var hem keder
Sevinç güneşten, kederse hep aynı akıştandır olsa olsa

Gün güne değişir kuzeyle güneyin farkı
Ansızın sararıp solar doğudan batıya yüzler
Güneş, dağlar ardından duyulan o gurbet şarkısı
Ovalardan atlar geçer ya da ruhumuzdan atlar geçer ovaya

İçimde yitip gitmek arzusu o esmer
kadının ağzındaki beyaz karanlıkta

Paylaşın

M. Öner Ciravoğlu Kimdir? Hayatı, Eserleri

13 Şubat 1948 yılında Trabzon’da dünyaya gelen M. Öner Ciravoğlu, Trabzon Lisesi’ni ve ardından Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji bölümünü bitirdi. eğitim görmüş olsa da hayatı bambaşka bir alanda şekillendi.

Haber Merkezi / YAZKO ve Cumhuriyet Kitap Kulübü’nde yöneticilik ve editörlük yaptı. Türkiye Yazarlar Sendikası’nın “Güzel Yazılar” dergisini çıkardı. TYS üyesi de olan yazar aynı zamanda Trabzon Araştırmaları Merkezi Vakfı ile Herkese Kitap Vakfı’nın da kurucusudur ve Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) Merkez Yürütme Kurulu’ndadadır.

Henüz on yaşındayken gazete dağıtarak yayın sektörüne adım atan şair Ciravoğlu hukuk ve jeoloji eğitimi almasına rağmen kendini edebiyata adamıştır. Şiir ve yazılarını 1965’ten itibaren Son Haber, Cumhuriyet gazeteleri ile Savaş, Forum, Yazko Edebiyat, Çerçeve, Cumhuriyet Kitap, Adam Sanat, Gösteri, Virgül dergilerinde yayımlamıştır.

YAZKO, Çevre, Cumhuriyet Kitap Kulübü’nde yöneticilik ve editörlük yapan yazar anı, şiir, derleme, araştırma ve çocuk edebiyatı gibi pek çok farklı türde eserler vermiştir. Halihazırda Remzi Kitabevi’nde yayın koordinatörlüğü görevini yürütmektedir. Ayrıca yazar, 2000 yılında Samed Behrengi’nin on adet çocuk kitabını Türkçeye çevirmiştir.

Eserleri;

Deneme:

Sevgi Yazıları (Öner Kemal imzasıyla, 1986).

Şiir:

Kalepark (1995).

Araştırma:

Çocuk Edebiyatı (1997),
Büyük Yolların Haydutu (Attila İlhan’ın yaşam öyküsü, 1997),
Bir Tutkudur Trabzon (İ. Gündağ Kayaoğlu ve Cüneyt Akalın ile, 1997).

Derleme:

Çocuklar İçin Atatürk’ün Nutku (1984),
Atatürk ve Kurtuluş Şiirleri Antolojisi (G.Kayaoğlu ile,1996).

Sözlük:

Türk ve Dünya Edebiyatı Yazarları Sözlüğü (1999),
Şairler Sözlüğü (Öner Kemal imzasıyla, 1999).

Paylaşın

M. Nejat Gacar Kimdir? Hayatı, Eserleri

5 Mayıs 1950 yılında İstanbul’un Aksaray İlçesi’nde dünyaya gelen M. Nejat Gacar, İzmir Ziya Gökalp İlkokulu’nu (1962) bitirdi. 1971’de Erzurum Lisesi’nden mezun oldu. Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun oldu (1977).

Haber Merkezi / Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinde Araştırma Görevlisi ve Uzman olan ve 1991’de Doçent, 1998’de de Profesör olan Gacar, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültelerinde çalıştı.

1997 Ali Rıza Ertan Şiir Ödülü, 1997 Nektar Başarı Ödülü ve 1999 Kocaeli Üniversitesi Akademi Şiir Ödülü’nü aldı.

Nejat Gacar’ın şiir ve yazıları Bahçe, Damar, Edebiyat Güncesi, Fayton, Güzel Yazılar, İnsancıl, İzmir / İzmir, Kıyı, Türk Dili, Üçüncü Öyküler gibi dergilerde yayımlanır.

Şiirlerinde mitoloji ve tarih yansımaları dikkat çekici boyuttadır. Gacar’ın son şiir kitabı Yüzü Karanfil’de (2000), 17 Ağustos depreminin tanıklığı görülür. Farmakoloji alanında çok sayıda kitap ve makalesi bulunmaktadır.

Eserleri;

Şiir;

Yüzü Karanfil
Kuzgun / Gözyaşı ve Ateş
Ölü Kuşlar Ülkesinden Göç
Düşün Sarnıcından Sızıntılar

Mesleki Kitapları;

Farmakoloji Ders Notları
Kalp – Damar Hastalıkları Farmakolijisi

Ödülleri;

1997 Ali Rıza Ertan Şiir Ödülü
1997 Nektar Başarı Ödülü
1999 Kocaeli Üniversitesi Akademi Şiir Ödülü

“Köşeli yıldız”

Tuzlu suya doymuş pöstekiye sarıp da
Çıplak bedenini aydınlığın
Bıraktılar kızgın çöl güneşinde
Kumlar üstüne

Ve kestiler dilimi
Anlatılmasın diye öykün
Zâlim çöl rüzgârlarında
Bir bana/ bir gökyüzüne savrulan

Kim bilir kaç yüz eskitti bu peçe
Kaç dua konuk etti o çocuk dudaklarda
dönüşümü fısıldayan

On iki kavimdi Yakuboğulları
Kızıl Deniz’e akarken on iki koldan
Peşlerinde firavun öfkesi

Yedi kollu şamdanından sızan kan
Köşeli yıldızı davud’un
Soykırım ağacının tepesinde parlayan

Alevden bir mızrak artık
Oğul ve kızları Eski Ahdin
Ateş kusuyor Filistinli çocuklar üstüne

Kurban katil oluyor/ katil kurban
Keserlerken dilimi
Anlatılmasın diye öykün

Paylaşın

Mehmet Necati Öngay Kimdir? Hayatı, Eserleri

1914 yılında Ankara’nın Ayaş İlçesi’nde dünyaya gelen Mehmet Necati Öngay, 1992 yılında Ankara’da hayatını kaybetti. 1931’de Kayseri İlköğretim Okulu’nu bitiren Mehmet Necati Öngay, on yıl ilkokul öğretmenliği yaptı.

Haber Merkezi / 1939’da Ankara Millî Eğitim Müdürlüğü kültür işleri şefi oldu. Daha sonra Ankara’da Basım Yayın, Turizm Genel Müdürlüğü’nde ve Ulus gazetesinde çalıştı. 1954’te İstanbul’a yerleşti. İlk ve ortaokul öğretmenliği yapmaya yeniden başladı. 1972’de emekli oldu.

İlk şiiri, 1931’de Resimli Şark dergisinde yayımlandı. Daha sonra Gündüz, Yücel, Varlık, Çığır gibi dergilerde ve ilk okul ders kitaplarında şiirleri görüldü. Çocuk edebiyatı dalında verdiği ürünler ile tanındı.

Eserleri;

Dağınık Deyişler
Bir Çölde Kaybolan Su
Ergenekon’dan Doğan Güneş
Tılsım
Çocuklara Sevgi Şiirleri,
Sevgi Bahçesi

“Atatürk”

Düşmanların elinden
Bizi kurtaran sensin.
Bu toprağı yeniden
Özenle kuran sensin.

Ünümüzü dünyaya
Mertçe duyuran sensin.
Gündüz gün, gece aya
Benzer kahraman sensin.

Adını büyük, küçük
Anıyoruz her zaman,
Adı büyük Atatürk
Anlı şanlı kahraman.

Nabzımızda atansın
Ey ! ölmeyen atamız.
Gönlümüzde yatansın
Seni unutamayız.

Paylaşın

M. Mazhar Alphan Kimdir? Hayatı, Eserleri

22 Mayıs 1941 Artvin’de dünyaya gelen M. Mazhar Alphan, Haydarpaşa Lisesi, Avusturya Karl Franzens Üniversitesi (1968) mezunudur. M. Mazhar Alphan, Edebiyatçılar Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası üyesidir.

Haber Merkezi / Yüksek lisans tezi: “AT ile Türkiye Arasındaki Antlaşmanın İktisadi ve Hukuksal Yönden Analizi.” Araştırma görevlisi olarak İTÜ Makine Fakültesinde (1969-71); Türkiye İş Bankası Eğitim Müdürlüğü ve Teftiş Kurulunda görev yaparak 1994’te emekli oldu. Sürgün Kitabevini kurdu ve yönetti. 

“Son Çağrı” adlı ilk şiiri 1992’de Damar dergisinde yer almıştı. Diğer şiir ve yazılarını, Damar, Pir Sultan Abdal, Abece, Karşı, Yeni Biçem, Düşlem, Çağdaş Türk Dili, Türk Dili Dergisi, Promete, Kıyı, Yaklaşım, Dize, Ardıçkuşu, İnsalcıl, Eski, Güzel Yazılar, Berfin Bahar, Evrensel, Şiir Ülkesi, Tay, Ünlem, Agora, Edebiyat Koop., Dünya Kitap, 1995/97 Adam Sanat Şiir Yıllığı, 1998 Şiir Coğrafyamız, 2002 E Dergisi, 2003 Agora, 2004 Yom Şiir yıllıklarında yayımladı.

1995’te şiir dosyası, Ceyhun Atuf Kansu Şiir Yarışmasında övgüye değer bulundu. 2002’de Yaşam Yankılandığı Yerden Sürer adlı eseriyle, Mehmet Başaran adına düzenlenen şiir yarışmasında başarı ödülünü aldı. 40. Ulusal 14. Uluslararası Hacıbektaş Serbest Şiir Yarışmasında ikinci oldu.

Eserleri;

Şiir;

Evim Önü Yeşil Pınar (1991)
Dağılsın Bulutlar (1994)
Köpüğü Kırık Dalga (1995)
Aşk Kül ve Köz (1997)
Yaşam Yankılandığı Yerden Sürer (2001, Köpüğü Kırık Dalga ve Aşk Kül ve Köz bir arada)
Şimdi Sana (2004)

“Çat kapı”

Mor küpeli gemileri çeker İstanbul’u
İstanbul dediğin senin yamalı bohça
Çat kapı kedi köpek / martılar

Hangi eşikten ayağını atsan boyalı çarşı
Çarşı çarşı değil her biri kirli çamaşır
İstanbul’un sokakları ağız dalaşı

İskeleti çıkmış bir kalabalıktır İstanbul
Ayağını nereye uzatsan Anadolu
Cümbüşleri bir beni yakar bir de Gevher’i

İstanbul İstanbul olalı böyle dans görmemiş
Sen çal… Ben oynayayım… Sulukule
At gözlüklü İstanbul’un arabası kamyon bozma

Be gülüm seni kim çat kapı soydu
Gel beri gel kaçak var her evin çatısında
Ben senin çat kapılarına kanamalı hastayım

Sende bu Boğaz bende bu açgözlülük oldukça
Ne çat kapıları biter ne de tiridi İstanbul’un
Gevher’im yekparem boyalı çarşım benim

Daha neler neler yazacaktım ama
Polis bastı efkârımı…..

“Kahve tadında”

İki fincan, iki el
Yorulmuş özlemekten

Her şey kahve tadında

Geceye devriliriz
Kalemimin ucu gibi güler
Göz göze yazarız telvesini

İnce belli coşku
İçinde türlü çiçekler

Paylaşın

M. Mahzun Doğan Kimdir? Hayatı, Eserleri

20 Kasım 1964 yılında Uşak’ın Banaz İlçesi, Düzlüce Köyü’nde dünyaya gelen M. Mahzun Doğan, ilkokolu köyünde tamamladıktan sonra sırasıyla Manisa Demirci ve Malatya Akçadağ Öğretmen Liseleri’nde parasız yatılı okudu. 1981’de liseyi bitirdi. Ardından Ankara Üniversitesine bağlı ve bugünkü adı İletişim Fakültesi olan Basın Yayın Yüksekokulu’ndan 1987’de mezun oldu.

Haber Merkezi / Lise yıllarındayken basın hayatına girdi, yerel bir yayın organı olan Çorum Gazetesi’nin 1982-1984 yılları arasında kültür-sanat sayfasını yayına hazırladı. 1986-1987’de Yarın dergisinin şiir seçici kurulunda yer aldı, aynı yıllarda Sanat Rehberi dergisinin yönetiminde bulundu. Profesyonel gazeteciliğe 1988’de Dünya gazetesinde başladı. 1990-1996 arasında ekonomi ve politika muhabirliği yaptı. 1996-1999 yıllarında Siyah Beyaz ve Günlük Haber gazetelerinin sanat editörlüğünü üstlendi.

Sanal ortamda iki ayda bir yayımladığı Pencere dergisini 2000 yılında kurdu. Sahibi olduğu bu derginin bir başka iştiraki olarak yine aynı yıl Pervaz Yayınlarını kurdu, çoğu şiir türünde olmak üzere otuza yakın kitap yayımladı. 2002’de Sosyal Demokrasi İçin Gelecek ve Solduyu dergilerinin sanat yönetmenliğini yaptı. 2003-2004 yıllarında Hayal dergisinin editörlüğünü yürüttü. Dil Derneği, Sanat Kurumu ve Türk Kütüphaneciler Derneği üyesidir. Hâlihazırda Çağdaş Şair ve Yazarlar Derneğinin başkan yardımcılığını ve Türkiye Yazarlar Sendikası’nın İzmir temsilciliği görevini sürdürmektedir. Ayrıca Ankara’nın Gazetesi Başkent’te köşe yazarlığı yapmakta ve edebî çalışmalarına devam etmektedir.

Farklı edebî türlerde eserleri ve çalışmaları olan Mehmet Doğan’ın ilk şiiri 1980’de Demokrat gazetesinde yayımlandı. Şiirlerinin yanı sıra düzyazıları, günlük parçaları ve edebiyat söyleşileri Nitelik, Kıyı, Su, Yarın, Sanat Rehberi, Çağdaş Türk Dili, Promete, Şiir Ülkesi, Çıkın, Şehir, Dize, Denizsuyukasesi, İle, Karşın, Dünya Kitap, Cumhuriyet gibi ulusal; Parantez, Şiir-lik gibi yurt dışında (Almanya) yayına devam eden dergilerde yayımlandı. Ayrıca Demokrat, Oslobodanje (Bosna) gazetelerinde; İmece ve Pencere adlı internet sitelerinde eserleri, yazıları okurla buluştu. Mehmet Doğan’ın 1984’te okura sunulan ilk kitabı şiirlerini bir araya getirdiği Önce Ellerim Uyanır’dır.

Bu ilk şiir kitabını Sesimde Mimozalar (1993), Kar Yağıyor Yeryüzünün Kalbine (2000), Sanki Yalnızdım (2007), Uyyyy… aha! (2016) ve Eski Mahalle (2016) adlı şiir kitapları takip etti. Uyyy… aha! diğer şiir kitaplarından farklı bir içeriğe ve hislenişe sahiptir. Bu şiir kitabında M. Mahzun Doğan “hüznün balı” diye nitelendirdiği ve otuz üç yaşında hayata veda eden Kâzım Koyuncu’nun ardından hissettiklerini şiirleştirdi. Ayrıca şairin bazı şiirleri Fransızcaya çevrildi. Rainer Maria Rilke’den de şiir çevirileri yaptı. 1994’te Labirent ve Lunapark (On Şiir On Serüven) ve 1995’te Düşünceye Saygı adını verdiği inceleme/derleme türündeki eserleri yayımlandı. Annelerin Sesi Mavi adıyla anne şiirlerini bir araya getirdiği antolojisi 2002’de yayımlandı. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Paylaşın

M. Güner Demiray Kimdir? Hayatı, Eserleri

1 Ocak 1940 yılında Sivas’ın Gemerek İlçesi’nde dünyaya gelen M. Güner Demiray, 1952’de Sivas Dumlupınar İlkokulu’nu, 1955’de Sivas Ortaokulu’nu, 1958’de Sivas Öğretmen Okulu’nu, 1965’de Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’nü bitirdi.

Haber Merkezi / Köy öğretmeni olarak Gercüş, Sivas ve Kırıkkale Bedesten köylerinde (1958-1962), Milli Eğitim Bakanlığı ve Ankara Radyosu’nda (1963-1965) çalıştı. Tokat/Zile, Sivas ve İstanbul’daki ortaokul ve liselerde Türkçe ve edebiyat öğretmenliği yaptı. 1984 yılında emekli oldu. Çalışmalarını ve hayatını İstanbul’da sürdürmektedir.

Halk kültürü ile ilgili araştırmalar ve derlemeler yaptı. PEN Yazarlar ve Edebiyatçılar Derneği üyesidir.

Demiray’ın ilk şiiri 1951’de Sivas Yurt gazetesinde yayınlandı. Şiir ve yazıları Varlık, Türk Dili, İmece, Köy ve Eğitim, Kemalizm, Türk Folklor Araştırmalar, Folklor, Sivas Folkloru, Türk Folkloru, Milli Eğitim, Su, Kıyı, Yaba-Öykü, İlkyaz, Öğretmen Dünyası, Yazko, Kemalist Ülkü, Birlik, Dil, Bir Yeni Biçem dergileri ile Öncü ve Vatan gazetelerinde yayınlandı.

Demiray, şiirlerinde kafiye ve ölçü bakımından serbest vezin kullanmış, şiirlerini matematiksel bir kurguyu temel olarak yazmıştır. Kullandığı sözcüklerde ses uyumuna özen gösteren Demiray, hemen hemen her konuda ve özellikle evren, doğa, doğal yaşam konularındaki şiirleriyle tanınmıştır. Anadolu’dan Masallar (1996) kitabında; Anadoludan derlediği masalları sade ve akıcı bir dille okuyucularına anlatmaktadır.

“Atatürk”

Yapraklar dökülür kasımlarda,
Yeller uğuldar vadilerde, ne çıkar,
Bir özgürlüksün çağlara en güzelinden,
Sen bayrak bayrak fikirsin,
Ölüşün diriliştir yeniden.
Başak saçlarında Anadolu’m,
Gözlerinde yurdumun denizleri,
Sen yarınlara uzanmış ışık,
Savaşta kartal, barışta defne çelengi,
Sen sonu yenmiş zamansın.
Sende çarpar, sende düşünür Türkiye’m,
Sende büyür kucaklar,
Ulusun beyni, toprağın yüreği,
Kemal Paşam, Atatürk’üm !
Sen mayıslarda doğan güneş,
Evrenimin sabahı, damarımın kanı,
Sen mavilerde yeşeren yapraksın,
Bir yolsun sevgi, sevgi
Sen her mevsimde açan baharsın!

Paylaşın

M. Fikret Ünlüer Kimdir? Hayatı, Eserleri

1949 yılında Karaman’ın Yeşildere Köyü’nde dünyaya gelen M. Fikret Ünlüer, 28 Şubat 2011 yılında hayatını kaybetmiştir. Babası Köy Enstitülü öğretmen olan Ünlüer, çoğunlukla fabrikalarda çalıştı.

Haber Merkezi / M. Fikret Ünlüer, Hemi Gardaş (1972), Baynur (1973), Fatili Karının Tezekleri (1991) adlarında yapıtlar verdi.

Daha sonra, Yaylıyaka Köyünden Bir Abdullah Öyküsü 1999 Samim Kocagöz Ödülü’nde mansiyon alırken, Benli Ana adlı “Çocuk Öyküleri” dosyası da Mevlüt Kaplan Yazma Yarışması’nda mansiyonla değerlendi. Ayrıca, Güvercinlik adındaki öyküsü de DİSK Genel İş’in Öykü Yarışması’nda yayımlanmaya değer görüldü.

Öykü ve şiirlerinin yayımlandığı dergiler birbiri ardına sırasıyla bütünleşir: Yeni Ortam, Halk Ozanlarının Sesi, Balkanlar’da Türk Kültürü, Beşparmak, Tay, Ana, Yeni Şafak (Yunanistan), Düşlük, Aykırısanat, Çumra Sesi, İznik Sesi, Sarızeybek, Ankara Sesi, Özlem, Abece, Akçaba, Berfin Bahar, Güncel Sanat…

Vefat ettiğinde öykü kitabının hazırlığı içinde olan Ünlüer, öykülerinde köy ve emekçilerin yaşamını konu edinmiştir. Ünlüer, yerel dili, Karaman şivesini öykülerinde ustaca kullanıyordu.

Paylaşın

Nurullah Can Kimdir? Hayatı, Eserleri

21 Haziran 1947 yılında Karabük’te dünyaya gelen Nurullah Can, Heybeliada İlkokulu’ndan sonra, 1965 yılında Heybeliada Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi’ni, 1970 yılında da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’nü bitirdi.

Haber Merkezi / Hisarönü, Başverencuma, Amasra, Yalova, Kemerburgaz, Heybeliada, Burgazada, Çorlu, Wisbech, Londra ve Kadıköy’de yaşayan Nurullah Can, özel kuruluşlarda çalıştı, 1992’de emekli oldu. Türkiye Yazarlar Sendikası üyesidir. 1975’ten itibaren şiirlerini çeşitli dergilerde yayımladı. 1993 Yunus Nadi Şiir ödülünü kazandı.

1975 yılında Hız gazetesinde ilk şiiri “Çağrı” yayımlandı. Daha sonra Sek, Ozanca, Somut, Varlık, Oluşum vb. dergilerde şiirleri yayımlandı.

Eserleri;

İnsanlara Doğru
Memleket Çocukları
Kadınlar Geceleri Severler Geceleri Güzel bakarlar

Ödülleri; Yunus Nadi Şiir Ödülü (1993)

“Hüzün şiirleri 5”

Erken ölmeliydim ben
Üç şiir yazsam yeterdi
Cenazem rüzgârlı bir günde kalkmalı
Mezarım çıplak bir tepede olmalıydı

Erken ölmeliydim ben
Bir korsanın ömrü kadar
Fırtınalı gecede hayalet şatosunda
Korkunç bir çığlığın yankısı kadar

Erken ölmeliydim ben
Bu yüzden kıskanırdım işte
Gece kelebeklerini ateşböceklerini
Onlar gibi yansaydım ateşler içinde

Çok erken öldüm ben
Çocuktum ilk kez sinemaya gitmiştim
James Dean Yılmaz Güney genç askerler
Film bitmiş herkes çıkmış ölmüşüm ben

“Kehanet şiirleri”

Şiiri bıraktım.Ağaçlar dağları bırakır
Evimi bıraktım.Kediler yavrularını bırakır
Şarkılarımı unuttum.Rüzgâr bulutları unutur
Unuttum yaşamayı.Yıldızlar ışığını unutur
Bütün hayallerimi kaybettim.Bütün aşklarımı
Ay vakti kendi kendimle konuşurdum. o da bitti

Yatağıma uzanırım.Son yorganı çekerim
Bildiğim duaları okurum.Yavaşlar yüreğim
Sessiz yolculuk.Bana yakışan bir ölümdür
Uzakta bir serap görünür.Düşsel sesler
Rüyamda bir kervan.Bir çölün sonsuzluğu
Bir arap atının yelesi gibi gelir yüzüme sürünür

Paylaşın

Nurten Çelebioğlu Kimdir? Hayatı, Eserleri

1930 yılında Ordu’da dünyaya gelen Nurten Çelebioğlu, ilköğrenimini Ünye ve Ankara’da yaptı. Bir süre Bursa Kız Öğretmen Okulu’nda okudu. Ankara, Kırıkkale ve İstanbul’daki azınlık okullarında Türkçe öğretmenliği yaptı. Emekli olduktan sonra Ankara’ya yerleşti.

Haber Merkezi / Yazdığı şiirler çeşitli dergilerde yayımlandı. 1963-1972 yılları arasında Varlık daha sonra Kıyı ve Damar dergilerinde yayımlanan şiirleriyle ilgi çekti. 1963 yılında yazmış olduğu şiirle Ajans Türk dergisinin düzenlediği amatör şiirler yarışmasında birincilik kazandı. 1970 yılında ise ilk şiir kitabı Islak Gün ile TRT Sanat Ödülleri yarışmasında birincilik kazandı.

Nurten Çelebioğlu şiirlerinde kadın duyarlılığının ağır basmasıyla anılmaktadır. Hisar ve Varlık (1963-72) dergilerinde yayımlanan şiirleriyle tanınmıştır. “Gün Doğar” isimli şiiri ile 1971 TRT Sanat Ödülleri Yarışması Başarı Ödülü’nü almaya hak kazanmıştır. Çelebioğlu’nun edebiyat dünyasına bakışını yazar Hüseyin Atabaş “Nurten Çelebioğlu adını 1960’lı yıllarda özellikle Varlık dergisinde yayımlanan şiirlerinden biliyoruz. O günden bu güne çok az yayımlamış olsa da şiirden hiç kopmadı. Bu vurdumduymaz ve aldı kaçtı topluma küs gibiydi. İçinde kanat çırpan şiir kuşunu sokaklara salıvermekten çekinmişti. Tüm olumsuzluklara karşı umudunu yitirmedi. Şiirini geçmişin birikimi ile donattı. Onun hemen her şiirine bir insan yüzü kazınmış gibidir.” cümleleriyle değerlendirmiştir.

Şairin Islak Gün (1964) ve Gün Doğar (1994) olmak üzere iki şiir kitabı bulunmaktadır. Şükran Kurdakul’un 1999’da yazmış olduğu Şairler ve Yazarlar Sözlüğü’nde de kendisine kısaca yer verilmiştir.

“Bilinmeyen Gerçek”

Kaderimde sen tütersin yine burcu burcu
Özlemim nasıl yoğunlaşmış bilir misin

Düğüm-düğümse hıçkırık yüreciğimde
Bilmelisin senin için bu tutku
Senin içindir yaşamım
Ezilircesine

Bir gerçeksin duyulan özlem süresince
Sırça köşkte yaşadığını bilirim
Katı yürekler seni bulmaya görsün
Parça parça edilirsen o şekilsiz ellerde

Bil ki dayanılmaz acılar içinde yiter yaşama gücüm
Bir gerçeksin ancak seni yaşayanlar içinde.

Paylaşın