Gıda Enflasyonu: Türkiye Dünyayı Beşe Katladı

Mart ayında küresel gıda fiyatlarında yıllık enflasyon yüzde 6,9 olurken, aynı dönemde Türkiye’de gıda enflasyonu yüzde 37,12 olarak kayıtlara geçti. Böylelikle Türkiye’de gıda enflasyonu küresel enflasyonu beşe katlamış oldu.

BloomberHT’nin haberine göre; Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından derlenen, tahıllar, yağlı tohumlar, süt ürünleri, et ve şeker fiyatlarındaki aylık değişimleri izleyen dünya gıda fiyatları endeksi Şubat ayındaki revize edilmiş 126.8 seviyesinden Mart ayında 127.1’e çıktı. Endeks, geçen yılın Mart ayına göre yüzde 6,9 arttı.

Aynı dönemde Türkiye’de gıda fiyatları yıllık bazda yüzde 37,12 arttı. Böylelikle Türkiye ile dünya arasındaki gıda enflasyonu makası 30 puana yükseldi.

Endeksin detaylarına baktığımızda ise dünya tahıl ve şeker fiyatlarındaki düşüşlerin, bitkisel yağ fiyatlarındaki kayda değer artışla dengelendiği göze çarpıyor.

FAO Tahıl Fiyat Endeksi Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2.6, yıllık bazda ise yüzde 1,1 geriledi. Küresel buğday fiyatlarındaki düşüş başlıca Kuzey Yarımküre ihracatçı ülkelerdeki üretim koşullarına ilişkin endişelerin hafiflemesiyle ilişkilendirilirken, döviz hareketleri fiyatların daha da gerilemesini sınırladı. Mısır, arpa ve sorgum fiyatları da Şubat ayına göre düşüş gösterdi. FAO Tüm Pirinç Fiyat Endeksi ise zayıf ithalat talebi ve bol miktarda ihracat arzı nedeniyle yüzde 1.7 azaldı.

Buna karşılık FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, Şubat ayına göre yüzde 3.7 artarak bir önceki yıla göre ortalama yüzde 23.9 yükseldi. Palm, soya, kolza ve ayçiçeği yağı fiyatları, güçlü küresel ithalat talebine bağlı olarak arttı.

FAO Et Fiyat Endeksi ise özellikle Almanya’nın ayak-ağız hastalığından ari statüsünü yeniden kazanmasının ardından Avrupa’da domuz eti fiyatlarının yükselmesi ve Euro’nun ABD doları karşısında güçlenmesi nedeniyle aylık yüzde 0.9 ve yıllık bazda ise yüzde 2.7 artış gösterdi. Dünya kanatlı eti fiyatları, bazı büyük üretici ülkelerdeki yaygın kuş gribi salgınlarının yarattığı zorlukların devam etmesine rağmen Mart ayında büyük ölçüde sabit kaldı.

FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, uluslararası peynir fiyatlarındaki düşüşün tereyağı ve süt tozu fiyatlarındaki artışla dengelenmesiyle Şubat ayına göre değişmedi.

FAO Şeker Fiyat Endeksi ise Mart ayında küresel talebin zayıfladığına dair işaretlerin etkisiyle yüzde 1.4 düştü. Brezilya’nın güneyindeki önemli şeker kamışı yetiştirme alanlarında son zamanlarda görülen yağışlar bu düşüşte etkili olurken, Hindistan’daki üretim beklentilerinin zayıflaması ve Brezilya’daki genel üretim koşullarına dair süregelen belirsizlikler ise fiyatlardaki düşüşü sınırladı.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: 828 Milyon Kişi Açlıkla Karşı Karşıya

Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), BM Çocuk Fonu (UNICEF), BM Dünya Gıda Programı (WFP) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), “Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu” raporunu dün (6 Temmuz) yayınladı.

Buna göre, dünyada açlık çeken kişi sayısı bir yılda 46 milyon kişi artarak 2021 yılında 828 milyon kişiye yükseldi. Kovid 19 pandemisinin başladığı 2019 yılı ile karşılaştırıldığında ise dünyada açlık çeken kişi sayısı iki senede 150 milyon kişi artmış durumda.

Raporun bulgularını kamuoyuyla paylaşan BM, “rakamlar acı bir hikaye anlatıyor” diyerek özetle şu verileri paylaştı:

“2021 yılında dünyada 702 milyon ile 828 milyon arasında kişi açlıktan etkilendi. Bu rakamların ortalaması alındığında (768 milyon), 2020’ye kıyasla 46 milyon kişi daha ve 2019’a, yani COVID-19 pandemisinden öncesine kıyasla 150 milyon kişi daha 2021’de açlıktan etkilendi.

2015 yılından beri nispeten değişmeyen dünyada açlıktan etkilenen kişilerin oranı 2020 yılında artış gösterdi ve 2021 yılında da dünya nüfusunun yüzde 9,8’ine tekabül edecek şekilde yükselmeye devam etti. Bu oran, 2019’da yüzde 8, 2020’de yüzde 9,3’tü.

2021 yılında dünyada yaklaşık 2,3 milyar kişi (yüzde 29,3) orta veya ciddi seviyede gıda güvensizliği ile karşı karşıyaydı. Bu, pandemi öncesi dönemle karşılaştırıldığında 350 milyon daha çok kişi demek.

2021’de yaklaşık 924 milyon kişi, ciddi düzeylerde gıda güvensizliği yaşadı; bu, iki yılda 207 milyon artış anlamına geliyor.

Gıda güvensizliği konusunda cinsiyetler arası fark da 2021 yılında artmaya devam etti. Tüm dünyadaki kadınların yüzde 31,9’u orta veya ciddi düzeylerde gıda güvensizliği yaşarken bu oran erkekler için yüzde 27,6’ydı. 2020 yılında 3 puan olan bu fark bir yılda 4 puana yükseldi.

Sağlık beslenmeye erişemeyen kişi sayısı 2019’a oranla 112 milyon kişi artarak 2020’de yaklaşık 3,1 milyar oldu.

5 yaşına altındaki yaklaşık 45 milyon çocuk, aşırı derecede yetersiz beslenmeye maruz kalıyor. 149 milyon çocuk ise yetersiz beslenme yüzünden büyüme geriliği sorunu ile karşı karşıya kalıyor.”

“Rakamlar daha da yükselebilir”

Raporun ortaya koyduğu değerlendirmeler ile ilgili görüşlerini paylaşan Dünya Gıda Programı Direktörü David Beasley, “Önümüzdeki aylarda bu rakamların daha da yükselme riski var” uyarısında bulundu.

Beasley, Rusya’nın 24 Şubat’ta Ukrayna’yı işgaliyle başlayan savaşın küresel gıda fiyatlarını artırdığını da hatırlatarak söz konusu şartların ülkeleri “kıtlığın eşiğine sürüklediğini” ifade etti.

Paylaşın

Gıda Fiyatları Dünya Genelinde Rekor Seviyeye Yükseldi

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Cuma günü Paris’te yaptığı açıklamaya göre gıda fiyatları Ukrayna savaşının da etkisiyle geçen ay küresel ölçekte rekor seviyeye ulaştı.

Gıda ve Tarım Örgütü, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesiyle tahıl ve bitkisel yağ piyasalarının çok sarsıldığını vurguladı. Yetkililer, Rusya ve Ukrayna’nın birlikte son üç yıl zarfında küresel buğdayın yüzde 30’unu, mısır ihracatının da yüzde 20’sini karşıladığını belirtiyor.

FAO, halihazırda içinde bulunulan ayda da Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) buğday rekoltesinin iyi olmayabileceği endişeyle fiyatların yüzde 19,7 oranında artış kaydettiğini belirtti. Mart ayı fiyatlarının da yüzde 19,1 oranında yükseldiğini, böylece arpa ve darı fiyatlarıyla birlikte tahılda rekor artış kaydedildiğine işaret etti.

FAO gıda fiyatları endeksi önemli

FAO’nun en çok işlem gören gıdaların piyasalardaki değişimini yansıtan endeksi, küresel değişimi göstermesi bakımından önem arzediyor. Endeksin Şubat ayında 141,4, Mart ayında da 159,3 puan ile rekor artış kaydettiği bildiriliyor.

FAO, kısa süre önce yaptığı açıklamada da Ukrayna savaşının etkisiyle gıda ve yem fiyatlarının yüzde 20’ye kadar artabileceği uyarısında bulunmuştu. Bu gelişmenin küresel çapta aşırı beslenme yetersizliğine yol açmasından endişe duyuluyor.

Gıda ve enerji ile hammadde fiyatlarındaki artışlar küresel çapta enflasyonun hızla artmasına yol açıyor. Gıda fiyatlarındaki artışın Ukrayna’dan ve Rusya’dan görece uygun buğday alan fakir ülkelerde beslenme yetersizliği dışında siyasi krizlere de yol açabileceği belirtiliyor.

Paylaşın

‘Gıda Fiyatlarında Yüzde 20’ye Kadar Artış Olabilir’ Uyarısı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Ukrayna’daki çatışmalar nedeniyle uluslararası gıda ve yem fiyatlarının yüzde 8 ila yüzde 20 arasında artabileceği uyarısında bulundu. FAO, ayrıca Ukrayna’da savaşın uzaması durumunda mahsullerin hasadı ve Rusya’nın gıda ihracatına yönelik belirsizlik olduğunu belirtti.

FAO, fiyatlardaki artışın yetersiz beslenme ile karşı karşıya kalan insanların sayısını da artırabileceğini kaydetti. FAO Genel Direktörü Qu Dongyu, “Temel gıda ürünleri ihracatında bu iki önemli ülkenin tarımsal faaliyetlerinde oluşabilecek aksaklıklar, dünya genelinde gıda güvensizliğini ciddi olarak artıracak” şeklinde konuştu.

FAO’nun verdiği bilgilere göre, dünyada buğday ihraç eden ülkeler arasında Rusya ilk, Ukrayna ise beşinci sırada yer alıyor. Dünyada arpa arzının yüzde 19’u Ukrayna ve Rusya tarafından karşılanıyor. Dünyadaki buğday arzının yüzde 14’ünü karşılayan bu iki ülke, mısır arzının ise yüzde 4’ünü tedarik ediyor. Dünyadaki toplam tahıl ihracatının üçte birinden fazlası bu iki ülke tarafından yapılıyor.

Zelenskiy’den çiftçilere çağrı

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Cuma günü yaptığı açıklamada, Ukraynalı çiftçilere Rus işgaline rağmen mümkün olduğunda çok tahıl ekme çağrısında bulundu. Zelenskiy, “Bu ilkbaharda da, her ilkbaharda olduğu gibi, kapsamlı bir tohum ekme kampanyası yürütmeliyiz” diye konuştu.

Ukrayna’da tarlaları ekme faaliyetleri geleneksel olarak Şubat sonu veya Mart ayının başında başlıyor. Çiftçiler de, mümkün olan en kısa süre içinde güvenli bölgelerde tarlaların ekilmesine başlayacaklarını duyurdu. Ancak Tarım Bakan Yardımcısı Taras Vysotskiy, çiftçilerin yeterli tohumunun olduğunu ancak savaş nedeniyle yaşanan yakıt sıkıntısının çiftçiler için büyük bir sorun olduğuna dikkat çekti.

Afrika ülkeleri olumsuz etkilenebilir

Buğday ithal eden ülkelerin başında ise Kuzey Afrika ülkeleri ile Türkiye ve bazı Asya ülkeleri yer alıyor. Almanya’nın Kiel kentinde bulunan Dünya Ekonomisi Enstitüsü’nün (IfW) yaptığı bir araştırma ise Ukrayna’daki savaş nedeniyle ortaya çıkacak arz açığının özellikle Afrika ülkelerinin durumunu kötüleştireceğini ortaya koydu.

IfW’nin ticaret araştırmaları uzmanı Hendrik Mahlkow, Ukrayna’daki durumu “Savaşın bir sonucu olarak Ukrayna’nın dünya ekonomisi ile bağlantısı kesilebilir- ticaret yolları kapatılabilir, alt yapı hasar görüyor ve geriye kalan bütün üretim güçleri savaş ekonomisine yönelebilir” sözleriyle değerlendirdi.

Mahlkow, bu durumun Afrika ülkeleri için muhtemel sonuçlarını ise şu sözlerle aktardı: “Ülke özellikle de Afrika kıtası için dünyanın en önemli tahıl ihracatçılarından biri olması nedeniyle, buradaki arz durumu oldukça kötüleşecek.” Enstitü’nün tahminlerine göre, Ukrayna’dan buğday ihracatının durması halinde Tunus’un ithal ettiği buğday uzun vadede yüzde 15 azalacak. IfW, Mısır’ın buğday ithalatının yüzde 17, diğer tahıl ürünlerinin ithalatının ise yüzde 19 azalacağını tahmin ediyor.

FAO’nun verdiği bilgilere göre, aralarında az gelişmiş ülkelerin de bulunduğu 50 ülke, buğday sevkiyatının en az yüzde 30’unun karşılanmasında Rusya ve Ukrayna’ya bağımlı durumda. FAO, raporunda “2022-2033 döneminde dünya genelinde yetersiz beslenenlerin sayısı 8 milyondan 13 milyona çıkabilir” denildi. Raporda, bu durumdan özellikle Asya-Pasifik bölgesinin, Sahra Altı Afrika ülkelerinin, Ortadoğu’nun ve Kuzey Afrika’nın etkilenebileceği kaydedildi.

Paylaşın