Araştırma: Beyincik Sosyal Davranış Ve Karar Vermede Kritik Rol Oynuyor

Bilim dünyasında uzun yıllar yalnızca denge ve motor kontrolle ilişkilendirilen beyincik (serebellum), yeni bir araştırmaya göre çok daha geniş işlevlere sahip.

Haber Merkezi / Bulgular, beyinciğin sosyal davranış, motivasyon ve karar verme süreçlerinde kritik bir rol oynadığını ortaya koyarken, bu etkinin özellikle erkeklerde daha belirgin olduğu görüldü.

Araştırmada, beyinciğin beyin genelinde geniş bağlantılara sahip olduğu ve bu bağlantıların sosyalliğin temel itici güçlerinden biri olabileceği vurgulandı. Özellikle erken yaşam döneminde meydana gelen işlev bozukluklarının, beyin gelişimini etkileyerek bireyin yetişkinlikteki sosyal davranışlarını ve hatta ebeveynlik biçimini şekillendirebileceği ifade edildi.

Çalışmanın odağında, beyinciğin “çıkış merkezleri” olarak bilinen serebellar çekirdekler yer aldı. Bu yapılar arasında bulunan lateral serebellar çekirdeklerin, otizm spektrum bozukluğu ve dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu gibi nörogelişimsel rahatsızlıklarla ilişkili olduğu biliniyor.

Bilim insanları, bu devreleri incelemek için fare modellerinde DREADDs (tasarımcı ilaçlarla aktive edilen reseptörler) yöntemini kullandı. Erken gelişim dönemine karşılık gelen bir evrede yapılan müdahalelerin, ilerleyen yaşamda sosyal davranış ve beyin devreleri üzerinde kalıcı etkiler yarattığı gözlemlendi.

Araştırma sonuçları, erkek deneklerde sosyalleşme ve beyin işleyişinde daha belirgin bozulmalar olduğunu ortaya koydu. Bu durum, erkeklerin motivasyon, ödül ve bilişsel kontrolle ilişkili nörogelişimsel bozukluklardan daha fazla etkilenmesiyle paralellik gösteriyor.

Beyinciğin prefrontal korteksle bağlantıları da incelenirken, özellikle anterior singulat kortekste (ACC) anlamlı değişiklikler tespit edildi. Ayrıca ventral tegmental alan (VTA), nükleus akumbens ve ACC gibi motivasyon ve ödül sisteminde rol oynayan bölgelerde aktivitenin yeniden düzenlendiği görüldü.

Araştırmacılar, beyincikteki küçük bir gelişimsel bozulmanın, beynin farklı bölgeleri arasında geniş çaplı etkiler yaratabileceğini ve bu durumun sosyal davranışlardan öğrenmeye kadar birçok süreci etkileyebileceğini belirtti. Bulgular, özellikle otizm gibi nörogelişimsel bozuklukların neden erkeklerde daha sık görüldüğünü anlamaya katkı sağlayabilir.

Uzmanlar, beyinciğin artık yalnızca motor işlevlerle sınırlı görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu alandaki çalışmaların erken tanı ve tedavi yöntemleri açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Paylaşın

Beyinciğin Yeni Bir İşlevi Keşfedildi

Beynin arka alt tarafında yer alan ve yaklaşık olarak 150 gram ağırlığında olan merkezi sinir sistemi organı olan beyinciğin yeni bir işlevi ortaya çıktı. Beyinciğin, duygusal deneyimleri hatırlamaya da yardımcı olduğu keşfedildi.

Bilim insanları yeni bir çalışmada, insan beyninin esas olarak kas kontrolünü ve vücut hareketini düzenlediği bilinen beyincik kısmının, duygusal deneyimleri hatırlamaya da yardımcı olduğunu keşfetti.

Önceki çalışmalar, beynin amigdala adı verilen başparmak ucu büyüklüğündeki bir kısmının duyguların işlenmesi için başlıca alan olduğunu göstermişti. Bu da tehlikeli durumları hatırlamamız gerektiğinden, hayatta kalmak için önemli bir olgu.

Akademik dergi PNAS’de geçen hafta yayımlanan yeni araştırmada, başın arka kısmında yer alan beyincik bölgesinin yoğun duygusal deneyimleri depolamadaki rolü değerlendirildi.

Bilim insanları önceden beyinciğin yürüme, ayakta durma ve diğer karmaşık vücut hareketleri için dengeyi düzenlemede hayati roller oynadığını biliyordu.

Yeni çalışmada bilim insanları, 1400’den fazla katılımcıya duygusal ve nötr görüntüler gösterip deneklerin beyin aktivitelerini kaydederek, beynin bu bölgesinin diğer işlevlerini inceledi.

Araştırmacılar daha sonra yapılan bir hafıza testiyle, katılımcıların pozitif ve negatif hisler uyandıran görüntüleri nötr görüntülerden çok daha iyi hatırladıklarını tespit etti.

Duygusal görüntülerin daha iyi depolanması genel olarak beyindeki serebrum adlı bölgenin aktivitesinin artmasıyla bağlantılı olsa da (ki zaten bu işlev biliniyor), bilim insanları beyincikte de daha yoğun faaliyet gözlemledi.

Araştırmacılar, duygusal görüntülerin giderek daha fazla depolandığı durumlarda, beyinciğin serebrumun bazı kısımlarıyla daha çok iletişim kurduğunu belirtiyor.

Ayrıca beynin arkasındaki bu bölgenin, duyguların işlenmesinde ve anı depolamasında rol oynadığı bilinen amigdala ve hipokampus da dahil olmak üzere, beynin diğer bölgelerine sinyaller gönderdiği keşfedildi.

Çalışmanın ortak yazarı Dominique de Quervain yaptığı açıklamada, “Bu sonuçlar, beyinciğin duygusal bilgilerin daha iyi depolanmasından sorumlu ağın ayrılmaz bir bileşeni olduğunu gösteriyor” dedi.

Duygu yüklü olayları daha çok hatırlamak gelecekte bunlardan kaçınarak hayatta kalmanızı sağlayabilirken, araştırmacılar çok olumsuz deneyimlerin tekrarlayan anksiyeteye yol açabileceğini belirtti.

Bilim insanları bu nedenle, yeni çalışmanın sonuçlarının travma sonrası stres bozukluğu gibi psikiyatrik durumlara daha fazla ışık tutabileceğini söylüyor.

Makalede, “Bu bulgular, beyinciğin karmaşık bilişsel ve duygusal süreçlerdeki rolüne dair bilgi birikimini genişletiyor. Ayrıca travma sonrası stres bozukluğu veya otizm spektrum bozukluğu gibi, anormal duygusal mekanizmalar içeren psikiyatrik bozuklukların anlaşılması için uygun olabilir” diye yazıldı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın