Ankara: Kayabaşı Mozaiği

Kayabaşı Mozaiği; Ankara’nın Polatlı İlçesi, Yassıhöyük Köyü sınırları içerisindeki Gordion Müzesi bahçesindedir.

Kayabaşı Mozaiği, Ankara’nın Polatlı İlçesi, Kayabaşı köyünde ortaya çıkarılmıştır. M.S. 33 yılına tarihlenen Roma dönemi mozaiği, 1999 yılında Gordion Müzesi’nin yeni bahçesine taşınmıştır.

6,60×7.70 m ölçülerindeki mozaiğin merkezinde hayvan motifl eri, çevresinde ise geometrik süsler yer almaktadır.

Paylaşın

Ankara: Kalecik Kalesi

Kalecik Kalesi; Ankara’nın Kalecik İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Kale modern kasabaya hakim olan, yaklaşık simetrik koni biçimli bir tepenin üzerine kurulmuştur. Güneybatısındaki dağlara bir sırtı bağlanır ve Kızılırmak nehrine doğru uzanan ovada tek başına yükselir.

Kızılırmak Vadisi’nin bir kısmını da denetimi altında bulundurması nedeniyle kale, Ankara’nın doğusundan geçen yolu da korumuştur.

Tavium’a (Bugünkü Tokat ili Büyüknefes Beldesi) giden Roma yollarından bir tanesi bu kuzey yolu izlemiş ve Kalecik ilçesinin 3 km doğusundaki eski bir köprü daha sonraki devirde Roma yolunu izleyen Bizans yoluna geçisi sağlamıştır.

Kalede iki yapı safhası görülür; ilk safha kalenin esas girişinin batısında bulunan dışarı çıkış, burçta çok belirgindir ve burada oldukça aşınmış volkanik taşlardan düzgün örülmüş bir duvar görünür.

Daha sonraki yapı safhası ise araları tahta hatıllar ile desteklenmiş, küçük taşlardan yapılmış geniş güzel bir yapı ile temsil edilir. Her iki yapı da Bizans devrine tarihlenir. Kapı girişi Osmanlı devrinde yeniden yapılmış ve genişletilmiştir.

Paylaşın

Ankara: Ahlatlıbel

Ahlatlıbel; Ankara’nın Gölbaşı İlçesi, Ahlatlıbel Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy toplu taşıma araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bu yer Atatürk’ün emriyle 1933 yılında Müzeler Müdürü Dr. Hamit Zübeyr Koşay’ın başkanlığında bir ekip tarafından kazılmıştır.

Kazı sonunda Ahlatlıbel’in Eski Tunç Çağı’na ait bir yerleşim yeri olduğu tespit edilmiştir. Buradaki yerleşme M.Ö. 3000 yıllarında başlamış, M.Ö. 2000 yıllarına doğru sona ermiştir.

Ankara’ya çok yakın olan bu Eski Tunç Çağı istasyonu Anadolu için önemli bir düz yerleşim yeridir.

Paylaşın

Ankara: Emiryaman Camii ve Türbesi

Emiryaman Camii ve Türbesi; Ankara’nın Etimesgut İlçesi, Eryaman Semti sınırları içerisinde yer almaktadır.

Toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Dönemin önemli komutanlarından Emiryaman’ın mezarı tespit ederek, anıt mezar olarak yeniden inşaa edilmiştir. Camii, anıt mezar ve türbe aynı yerleşkenin içerisindedir.

 

Paylaşın

Ankara: Etimesgut, Ahi Mesut Türbesi

Ahi Mesut Türbesi; Ankara’nın Etimesgut İlçesi, Bağlıca Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Türbeye, toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Ahi Mesut, Bağlıca Köyü’ne gelip burada zaviyesini kurmuş bir ahi erenidir. Hakkında fazla bir bilgi yoktur.

Paylaşın

Ankara: Şah Kalender Türbesi

Şah Kalender Türbesi; Ankara’nın Çubuk İlçesi, Sele Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Türbeye, köy araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şah Kalender Kimdir?

Hacı Bektâş-ı Velî soyundan olup “Kadıncık Ana’dan doğma Habib Efendi’nin torunu” olduğu rivayet edilir. Yine rivayete göre babası İskender, Hacı Bektâş-ı Velî’den sonra gelen büyük Bektaşî şeyhi Balım Sultan’ın oğludur.

Anadolu’da Safevîler’in desteğiyle çıkarılan isyanların en önemlilerinden birinin liderliğini üstlenen Kalender’in Hacı Bektaş ocağı şeyhi olması dışında hayatı hakkında bilgi mevcut değildir.

Paylaşın

Ankara: Çamlıdere Fosil Ormanı

Fosil Ormanı; Ankara’nın Çamlıdere İlçesi, Pelitçik-Yahşihan mahalleleri mevkiinde yer almaktadır. Toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

3 hektarlık bir alanda, dünyada sayısı çok az olan ve Türkiye’de bugüne kadar bilinmeyen taşlaşmış Çam, Meşe ve Ardıç ağaçlarından oluşan 23 Milyon yıl öncesine ait olduğu anlaşılan zengin fosilleşmiş-silisleşmiş bir fosil ormanı tespit edilerek, birinci derecede sit alanı olarak tescil edilmiştir.

Paylaşın

Ankara: Akyurt, Şehitlik Anıtı

Şehitlik Anıtı; Ankara’nın Akyurt İlçesi, Beyazıt Mahallesi, Nurettin Cankurtaran Caddesi üzerinde yer almaktadır.

Şehitlik Anıtı’na toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Anıt, üç basamaklı kaidenin üzerine kurulu ve 20 metre uzunluğundadır. Anıtın ayaklarının her biri Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmektedir.

Paylaşın

Ankara: Parnassos Antik Kenti

Parnassos Antik Kenti; Ankara’nın Şereflikoçhisar İlçesi, Değirmenyolu Köyü sınırı içerisinde yer almaktadır. Değirmenyolu Köyü, toplu taşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Kazı çalışması ile ortaya çıkan Erken Bizans dönemi bir kilisenin naos bölümünün zemin mozaiği üzerinde bulunan kitabeden, 469–470 yıllarında inşa edildiği anlaşılmaktadır. Kitabede “Bu yapıt tanrının çok sevdiği kutsal Piskopos Eustathios tarafından inşa ettirildi.

Çok dindar kral, kilise hizmetçisi olarak, çok dindar kilisenin okuyucusu ve mali işlerinin sorumlusu Longinus yapıtı üzerine aldığında dört yüz doksan dördüncü sene ve on beşinci vergi döneminde Emmanuel” yazmaktadır. Üç bordürün çevrelediği mozaikte kitabenin yanı sıra 13 hayvan, ağaç ve çicekler ile cennet bahçesi resmedilmiştir.

Kilise, apsisi Kudüs’e doğru olup, Piskopos Eusthathios adına yaptırılmış önemli bir Ortodoks kilisesidir. Yapı M.S. 4. y.y. dan sonraki dönemde Anadolu’da Hıristiyanlığın yaygınlaşması sonucu, Anadolu’dan Kudüs’e uzanan haç yolu üzerinde inşa edilmiştir. Kazısı henüz sonuçlanmayan kilisenin 5 nefl i bazilikal planlı bir yapı olduğu düşünülmektedir.

Moloz taşı ve harç ile inşa edilen duvarlar batı nefte yaklaşık 1 m civarında, doğuda ise 20-30 cm yükseklikte bir konuma gelmiştir. Ana mekan zemininden 50 cm yüksekte olan apsis kısmının zemini de mozaik döşeme ile kaplıdır. Yüzeye yakın bu mozaik ise oldukça tahrip olmuştur.

Kilisenin narteks duvarı da ortaya çıkarılmış, ancak; henüz kazılamayan kuzeydoğu tarafta, kilisenin avlusuna ait olabileceğini düşündüren duvar kalıntıları mevcuttur. Kazı çalışmalarının apsisi çevrelediği düşünülen duvar kalıntısı için güneyde beşinci nef için batıda ve avluyu ortaya çıkarabilmek için de kuzeyde devam ettirilmesi planlanmaktadır.

Kilisenin batı nefi üzerinde daha geç dönemlere ait olduğu düşünülen başka duvar kalıntılarına da rastlanmıştır. Batı neftte mekanları bölen bu duvarların yanında tamamıyla kiliseye asimetrik gelen duvarlar da yer almaktadır. Geç dönem duvarlar moloz taşlarla örülmlüş olup, üst seviyede tuğla ile devam edilmiştir. Batı nef içinde, ayrıca; mutfak eşyalarına da rastlanmıştır.

Kilisenin genelinde ele geçen sikkeler ise Geç Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenmektedir. Müze laboratuarı kazı çalışmaları devam ederken özellikle naosun zemin mozaiği üzerinde sağlamlaştırma çalışmaları yapılmıştır. Yapının bir örtü sistemi ile kapatılarak korunmasının sağlanması planlanmakta olup, daha sonra mozaiğin onarımına devam edilecektir.

Paylaşın

Ankara: Juliopolis (Kayıp Kent)

Juliopolis (Kayıp Kent); Ankara’nın Nallıhan İlçesi, Çayırhan Beldesi, Gülşehri mevkiinde yer almaktadır. Çayırhan Beldesi’ne giden toplu taşıma araçlarıyla ulaşım mümkündür.

2009 yılında Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğünce Roma dönemi Nekropol kazıları yapılmıştır. Açılan mezarlarda bulunan ve üzerinde Bithynia’nın kayıp kenti Juliopolis’in adının yazılı olduğu çok sayıda bronz sikke, bu alanın Juliopolis nekropolü olduğunu göstermektedir.

Bölge Frig döneminde iskan görmüştür. M.Ö. 27 yılında olup, Helenistik dönemde Kleon isimli bir haydut tarafından kent statüsüne kavuşturulmuştur. M.Ö. 27 yılında İmparator Augustus ile iyi ilişkiler kuran Kleon, şehrin adını Julius Ceasar’a atfen Juliopolis (Julius’un şehri) olarak değiştirir.

Juliopolis’te yapılan kazılarda bu kentte tapınılan Men, Dionysos, Asklepios, Herakles, Hermes, Zeus, Kyble, Athena, Hygieia ve Tyke ile ilgili tasvirler içeren sikkeler, mezarda yatan kişinin ağzında onu Hades’e götürecek para olarak bulunmuştur. Kentte tapınılan bu tanrıların ve sembollerinin yüzük taşı ve mücevherler üzerinde de resmedilmesi, kişinin sağlığında hangi külte bağlı olduğunu gösterir.

Tanrı Men’i simgeleyen ayyıldız ve horoz motifl i yüzük taşı, hilal sembollü altın küpe, Dionysos’u çağrıştıran Pan fi gürlü yüzük taşı ve Kybele’yi yansıtan aslan betimlemeli gümüş küpenin bulunduğu mezar sahipleri bunları taşımışlar ve ölünce de bunlarla gömülmüşlerdir. Mücevherlerin yapımında altın, gümüş, bronz gibi madenlerin yanında Ametist, Azurit, Granat, Jasper, Kamelyan, Lapis, Sadroniks ve Zümrüt gibi değerli ve yarı değerli taşlar kullanılmıştır.

Kamelyan ve Jasper taşından oyma tekniği ile yapılan mühür yüzükler, sardoniks kamelyan kolye uçları, altın kordon ve zincirler, altın ve gümüş küpeler Joliopoliste gelişmiş bir mücevherat sektörünün olduğunu gösterir. Nekropolde bulunan tavşan tasvirli yüzük taşı simgesinin Ankara’nın dünyaca tanınmış Angora Tavşanı ile olan bağlantısı araştırılmaktadır.

Paylaşın