Demirtaş’tan AYM Başkanı Arslan’a Çağrı: Açıklama Yap

Sosyal medya hesabı üzerinden AYM Başkanı Arslan’a çağrı da bulunan Demirtaş,  “Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Sayın Zühtü Arslan’ı, görev süresi dolmadan açıklama yapmaya davet ediyorum” dedi.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Sayın Zühtü Arslan’a sosyal medya üzerinden avukatları aracılığıyla çeşitli sorular yöneltti.

Twitter üzerinden “Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Zühtü Arslan’ı, görev süresi dolmadan açıklama yapmaya davet ediyorum” diyen Demirtaş, AYM Başkanı Arslan’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları sıraladı:

  • Anayasa’nın 138. maddesine aykırı şekilde, iktidar tarafından bugüne kadar size hiç telkinde bulunuldu mu, baskı yapıldı mı?
  • Yüksekdağ ve Demirtaş başvurularında siz AYM olarak ihlal yok dediniz ama iki kararınız da AİHM’den ağır ihlal kararıyla döndü.
  • AİHM kararlarının uygulanmamasına yıllardır sessiz kalıyor, başvurularımızı da karara bağlamıyorsunuz.
  • Baskı gördünüz mü, tehdit edildiniz mi?
  • HDP kapatma davası ve hazine yardımına tedbir konulması hususlarında mahkemenize baskı yapıldı mı? Telkin ya da tehdit aldınız mı?
  • Benim son tutukluluk başvurum üç buçuk yıldır önünüzde bekliyor. Karar vermemeniz için size baskı yapıldı mı?

“Son anda onurlu duruş göstermeyi düşünüyor musunuz?”

Demirtaş sorularına şöyle devam etti:

  • Halen vermediğiniz kararlar ve verdiğiniz yanlış kararlarla tek adam rejiminin inşasında rol aldığınızın, vebale girdiğinizin farkında mısınız?
  • Kavala ve Gezi dosyalarında verdiğiniz ve vermediğiniz kararlar nedeniyle yol açtığınız yıkımın, adaletsizliğin farkında mısınız? Vicdanınız rahat mı, huzur içinde uyuyabiliyor musunuz?
  • Sayın Zühtü Arslan, yarın bir gün emekli olduktan sonra konuşmaktansa gerçekleri şimdiden açıklayarak, son anda bile olsa onurlu bir duruş göstermeyi düşünüyor musunuz?

Sayın AYM Başkanı, biz burada rahat uyuyoruz çünkü suçsuzuz, vicdanımız rahat.

Ne olmuştu?

HDP’ye yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanmıştı.

Demirtaş’ın tahliyesi için 15 Mayıs’ta Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılan başvuru, 21 Mayıs’ta reddedilmişti.

Demirtaş’ın tahliye talebi üst mahkeme olan Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da 24 Mayıs’ta reddedilmesi üzerine avukatlar 29 Mayıs’ta Demirtaş’ın başvurusunun öncelikle görüşülmesi talebiyle AYM’ye başvurmuşlardı.

Anadolu Ajansı (AA) 13 Haziran Çarşamba akşamı geçtiği haberde, AYM’nin Demirtaş’ın tahliye talebini reddettiğini belirtmişti.

HDP’den 14 Haziran Perşembe günü yapılan yazılı açıklamada ise özetle şu ifadelere yer verildi:

“AYM, başvurunun yapıldığı gün İçtüzük 73 uyarınca tedbir talebinin reddine karar vermiştir. Ancak Demirtaş ile ilgili İçtüzük Madde 73’e göre herhangi bir talebimiz bulunmamaktadır. Talebimiz, İçtüzük 68 uyarınca dosyanın öncelikli ele alınması talebidir. AYM’nin olmayan bir talep hakkında karar vermiş olması, dosyayı incelemeden direktifle karar verdiğinin açık bir göstergesidir. Ayrıca olmayan bir taleple ilgili verilen bu karar toplumda algı oluşturmak için basına da servis edilmiştir.”

Demirtaş da, 19 Haziran’da avukatları aracılığıyla yaptığı paylaşımda “Anayasa Mahkemesi’nin tahliye talebimi reddettiği şeklindeki haberler doğru değildir. AYM, avukatlarımın tahliye başvurusunu henüz görüşmedi bile. Halen ölü taklidi yapıyorlar. AYM, dosyamı ele almaya korkar hale getirildi. Gerçekten çok yazık” dedi.

Bunun üzerine Demirtaş’ın avukatları, AİHM’e 26 Haziran’da başvuru yaptı. 20 Kasım 2018’de AİHM Demirtaş kararını açıkladı ve “Serbest bırakılsın” dedi. Serbest bırakılmayan Demirtaş, halen Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Anayasa Mahkemesi, 6 Ocak’ta HDP’ye Hazine Yardımı Kesintisini Görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), kapatma davası açan Yargıtay Başsavcısı Bekir Şahin tarafından yapılan Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) Hazine yardımının kesilmesi talebini 6 Ocak’ta görüşecek.

Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) kapatma davası açan Yargıtay Başsavcısı Bekir Şahin, 2023 bütçesi kapsamında partiye 10 Ocak 2023’te yapılacak Hazine yardımı öncesi partinin hesaplarına bloke konulmasını talep etti. Yargıtay talebi üzerine Anayasa Mahkemesi, Hazine yardımının kesilmesi konusunu 6 Ocak’ta görüşecek.

Mahkeme, yardımın kesilmesi yönünde karar verirse, HDP, 10 Ocak’ta siyasi partilere yapılan Hazine yardımından yararlanamayacak.

Anayasa Mahkemesi, Şahin’in daha önce aynı yönde yaptığı başvuruyu, kararla birlikte değerlendirileceği için reddetmişti. Şahin, geçtiğiz günlerde yaptığı başvuruda da , Hazine yardımının kesilmesi talebini şu gerekçelere dayandırmıştı:

“Davalı partinin terör örgütü ile organik bağını gösteren eylem ve söylemlerine devam ettiği anlaşılmakla, sadece partinin ihtiyaçları veya parti çalışmalarında kullanılmak gayesiyle verilen devlet yardımlarının parti faaliyetleri dışında terör örgütünün amaçları doğrultusunda kullanılmasının engellenmesi bakımından bu yardımların geri alınmasındaki olası güçlükler gözetilerek, devlet yardımlarının bulunduğu banka hesabına tedbiren bloke konulmasına karar verilmesini yeniden talep etmek zarureti hasıl olmuştur.”

HDP hakkındaki kapatma davasını, 15 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti karara bağlayacak. Anayasa’nın 69. maddesinde sayılan hallerden ötürü partinin kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin 3’te 2 oy çokluğuyla, yani 15 üyenin 10’unun oyuyla karar verilebilecek.

Siyasi parti kapatma davası sonucunda verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ile ilgili siyasi partiye tebliğ edilecek ve Resmî Gazete’de yayımlanacak.

Anayasa Mahkemesi’nin siyasi yasak istenen partililerin beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olduğunu belirlemesi halinde bu kişiler, kesin kararın Resmî Gazete’de gerekçeli yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetçisi olamayacak.

Siyasi yasak istenen isimlerin tamamı

Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel, Figen Yüksekdağ Şenoğlu, Pervin Buldan, Sezai Temelli, Mithat Sancar, Adil Zozani, Meral Danış Beştaş, Nursel Aydoğan, Selma Irmak, Ertuğrul Kürkçü, Mehmet Emin Adıyaman, Ayla Akat Ata, Mülkiye Birtane, Berdan Öztürk, Bengi Yıldız, Demir Çelik, Esat Canan, Halil Aksoy, Hasip Kaplan, Hüsamettin Zenderlioğlu, Kemal Aktaş, Özdal Üçer, Aysel Tuğluk, Faysal Sarıyıldız, Ferhat Encu, Nursel Aydoğan, Abdullah Zeydan, Dilek Öcalan, İdris Baluken, Adem Geveri, Ahmet Yıldırım, Lezgin Botan, Aycan İrmez,

Altan Tan, Behçet Yıldırım, Burcu Çelik Özkan, Çağlar Demirel, Enise Çoban Güneyli, Gülser Yıldırım, Yüksel Mutlu, Çilem Küçükkeleş, Leyla Zana, Dirayet Dilan Taşdemir, Hatice Kocaman, Emine Beyza Üstün, Kadri Yıldırım, Kıznaz Türkeli, Leyla Birlik, Mehmet Ali Aslan, Mehmet Emin İlhan, Mizgin Irgat, Nihat Akdoğan, Osman Baydemir, Saadet Becerikli, Seher Akçınar Bayar, Taşkın Aktaş, Şafak Özanli, Ergün Koç, Alican Önlü, Abdullah Levent Tüzel, Ayşe Acar Başaran, Feleknas Uca, İmam Taşçıer, Leyla Güven, Mahmut Toğrul, Hüda Kaya, Asiye Kolçak, Edip Berk,

Ziya Çalışkan, Sibel Yiğitalp, Ziya Pir, Besime Konca, Tuğba Hezer Öztürk, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Erdal Aydemir, Erol Katırcıoğlu, Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Tulay Hatımoğulları Oruç, Musa Piroğlu, Serpil Kemalbay Pekgözegü, Hakkı Saruhan Oluç, Kemal Bülbül, Murat Çepni, Murat Sarısaç, Ömer Öcalan, Remziye Tosun, Sıdık Taş, Necibe İlhan, Gürü Toprak, Hayrettin Şen, Müslüm Acar, Yücel Demirer, Özgür Müftüoğlu, Alp Altınörs, Fatma Gök, Ferhat Tunç Yoslun, Kuvvet İhsan Lordoğlu, Mehmet Rıza Türkay, Çiğdem Kılıçgün Uçar, Gonca Yangöz, Mehmet Şamil Altan,

Serap Hasibe Akpınar, Günfer Karadeniz, Seçkin Kır, Pınar Aydınlar, Aleddin Erdoğan, Gögerçin Aras, Gültekin Koçdemir, Halef Yiğit, Hatice Akdağ, Hatice Büşra Kuyun, Hamza Ağırman, Hazal Karabey, Helin Yılmaz, Mehmet Ali Yiğit, Mehmet Eşref Mamedoğlu, Metin Özbadem, Murat Kalmaz, Muzaffer Tunç, Naci Sönmez, Ömer Aşkara, Ömer Faruk Kırınç, Rabia Tekas, Selahattin Yılmaz, Serdar Batur, Sevim Akdağ, Seyithan Kırmızı, Maşallah Beyret, Murat Şahin, Nadire Kılıç, Sinem Varlı Hanazay, Şerif Adlım, Tahsin Yeşildere, Abdulmelik Okyay, Baran Nayır,

Burhan Karakoç, Fırat Yaman, Gülçin İsbert, Hatice Kavran, Hatice Ödemiş Bayram, Hatip Çaplık, Hişyar Özsoy, Hüsamettin Özdem, Hüseyin Güngör, Hüseyin Gür, Hüseyin Koçuk, Hüseyin Tak, Hüseyin Vural, Hüseyin Yıldız, Hüseyin Yılmaz, İbrahim Sinemillioğlu, İbrahim Binici, İhsan Coşkun, Abdullah Alagöz, Abdullah Koç, Abdulselam Demirkıran, Abdurrahman Doğar, Abdurrahman Öztürk, Adalet Aydın Sözkesen, Ahmet Aday Hakkında, Ahmet Karataş, Ahmet Şık, Ahmet Telli, Ahmet Turan Demir, Ali Atalan, Ali Deniz Esen, Ali Haydar Konca, Ali Kenanoğlu,

Ali Oruç, Ali Özkan, Ali Ürküt, Abdulhakim Gülmez, Adar Taş, Alişan Şahin, Alper Öztürk, Arife Çınar, Arife Köse, Aydın Erdoğan, Ayfer Fatma Çelik, Aylin Hacaloğlu, Aynur Seyrek, Ayşe Erdem, Ayşe Yolkesen, Barış Karabıyık, Berfin Can, Berfin Özgü Köse, Berkat Kar, Betül Ünsal, Bircan Yorulmaz, Burcu Çiçek, Bülent Taşan, Bülent Durukan, Cem Kirazoğlu, Celal Doğan, Cemil Çelik, Cengiz Koyuncu, Cevdet Konak, Cevriye Aydın, Cihan Erdal, Deniz Lodos Mutlu, Devrim Turgay Yılmaz, Dicle Öztürk, Dilek Yağlı, Dilşat Canbaz, Diyar Orak, Doğacan Yılmaz, Doğan Özkan, Ekim Veyisoğlu, Elif Gevez, Emine Ülker, Ender İmrek, Erdal Ataş, Erkan Cengiz, Erkan Karabay,

Erol Dora, Ertuğrul Barka, Esen Güldemir, Eylem Pınar, Feray Mertoğlu, Ferdane Sibel Erduman, Feride Peynirci, Fırat Epözdemir, Filiz Kerestecioğlu Demir, Garo Paylan, Gülbahar Gündüz, Gülfer Akkaya, Gürsel Şenşafak, Habip Eksik, Hakim Aydın, Haluk Çeliktaş, Hasan Kıyafet, Hatice Altınışık, Hatem Deniz Öztekin, Helin Yağmur Üci, Hüseyin Kaçmaz, İlkay Yenigün, İsmail Şengül, İsmet Süzer, İsmet Yalçınkaya, Kadir Selamet, Kadriye Özgüç, Kemal Peköz, Kenan Yıldız, Kıvanç Eliaçık, Lale İnci Hekimoğlu, Leyla Uyar, Lezgin Altan, Macide Erkmen, Mahmut Akbaş, Mahmut Çavlı,

Mahmut Celadet Gaydalı, Mehmet Akgül, Mehmet Elbistan, Mehmet Öner, Mehmet Özcan, Mehmet Salih Taşdemir, Mehmet Yardımcı, Mehmet Tarhan, Mehmet Ruştu Tiryaki, Mehmet Zeki Altın, Meliha Varışli, Melise Mine Tantan, Muazzez Orhan Işık, Muhammet Zengin, Muharrem Ender Öndeş, Murat Demirkıran, Murat Türk, Mustafa Sarısülük, Mutlu Öztürk, Müslüm Doğan, Müşerref Geçer, Naciye Çiğdem Atalay, Nazmi Gür, Nesimi Aday, Nimetullah Erdoğmuş,

Nuran İmir, Nuray Türkmen Canlı, Nurcan Karasu, Nuriye Taka, Nusrettin Maçin, Oğuz Uğur Olça, Oya Ersoy, Ömer Güven, Özgür Oran, Özgür Zeydanoğlu, Pelin Alpşar, Perihan Hoşoğlu, Perihan Karakoç, Perihan Berivan Saydan, Pınar Akdemir, Remzi Çiftçi, Remzi Kozakçı, Remzi Özgökçe, Remziye Dündar, Reşat Aşan, Rıdvan Yavuz, Sadık Orçun Masatçı, Salim Kaplan, Salman Kaya, Samet Mengüç, Semra Güneş, Serbay Köklü, Serhat Aktumur, Sevda Çetinkaya,

Sevgi Evren Köroğlu, Sevgi Örüç, Sevtap Akdağ Karahalı, Sinem Coşkun, Sultan Özcan, Suzan Karabaş, Şaziye Köse, Şadiye Kırmızıgül, Şerife Yıldırım, Şevin Coşkun, Tayip Temel, Tevfik Kaçar, Tuğçe Özsoy, Tuma Çelik, Ünal Yusufoğlu, Veysel Mete Elçi, Yağmur Yurtsever, Yavuz Önen, Yılmaz Topaloğlu, Yuhanna Aktaş, Yunus Parım, Yusuf Çetin, Yusuf Karaçay, Yüksel Budak, Zarife Atik, Zehra Şahin Yeşil, Zeyni İpek, Zülal Nazan Üstündağ, Züleyha Gülüm, Adnan Selçuk Mızraklı, Ayhan Bilgen, Ahmet Türk, Cihan Karaman, Mehmet Demir, Mehmet Fatih Taş, Melike Göksu,

Remziye Yaşar, Yıldız Çetin, Rojda Nazlıer, Keziban Yılmaz, Orhan Ayaz, Semire Nergiz, Mehmet Zırığ, Caziye Duman, Nilüfer Elik Yılmaz, Gülistan Öncü, Azim Yacan, Belgin Diken, Orhan Çelebi, Songül Erden, Mülkiye Esmez, Nalan Özaydın, Hatice Çevik, Osman Karabulut, Erkan Acar, Yılmaz Şalan, Yakup Almaç, Adnan Topçu, Ülkü Karaaslan, Dilaver Kesik, Feyme Filiz Buluttekin, Ahmet Kaya, Mustafa Akkul, Tarık Mercan, Naşide Toprak, Hasan Safa, Hikmet Taşdemir, Serhat Çiçek, Bekir Polat, Yaşar Akkuş, Bülent Parmaksız, Günay Kubilay, Pervin Oduncu, Yurdusev Özkösmenler, Zeynep Karaman, Gülseren Tural, Suphiye Bayav, Mehmet Tutuş, Mehmet Eren, Mahmut Arık, İmam Gözel,

Gülseren Öner, Abuzer Küçükkelepçe, Ali Alper, Osman Demirci, Semra Akçalı, Zeliha Karınca, Mehmet Selim Özbek, Cafer Bulut, Ferhat Temel, Remzi Boztaş, Maşuk Arpaç, Mustafa Celep, Nigar Duru, Sabri Batur, Birgül Demirel, Adnan Ertuğrul, Yücel Yetişkin, Özlem Tunç, Barış Göze, Osman Vargün, Mubarek Babat, Şükrü Kagır, Yunus Gürbey, Miryekta Adıbelli, Metin Göze, Filiz Akılçağı, Murad Öndeş, Halis Erol, Meşhet Sırımsı, Murat Balyeci, Mehmet Şirin Dinar, Selahattin Karatoprak, Müzeyyen Belke, Beşir Belke, Murat Kılınç, Ayfer Yılmaz, Semra Çelik,

Mehmet Kaya, Songül Salman, Kenan Yıldırım, Serhat Göze, Yaşar Arat, Güner Kökat, Yaşar Yılmaz Altunbilek, Karip Erdovan, Mehmet Sait Bor, Ramazan Efendioğulları, Mustafa Koyuncu, Şahin Çoban, Sıraç Turğa, Güngör Didar Gül, Türkan Poyraz, Abdurrahman Abıc, Nevzat Can, Kemal Çakmak, Mehmet Sürer, Niyazi Yalçınkaya, Seyithan Kılıç, Sevgi Tekten, Sinan Odabaş, Bahar Ekinci, Fikret Fuat Kart, Servet Ziyanak, Sadık Turan, Osman Azak, Seydi Pektaş,

Abdulhamit Keskin, Ahmet Aslan, Kemal Koç, Aydın Oruç, Mustafa Dayan, Mehmet Bayram, Nahide Doğan, Şerafettin Keklik, Veysel Saka, Vedat Duru, Zeki Alaca, Zeki Çelepkolu, Selvi Güngörmüş, İbrahim Kasun, Cihan Amaç, Halil Akbaş, İbrahim Halil Kılıç, Mikail Gözek, Mustafa Görer, Ahmet Yılmaz, İsmail Demir, Özgür Aras, Handan Karakoyun, Yadişen Karabulak, Feyyaz Başak, Muhittin Yılmaz, Ercan Palta, Rifat Sarıkaya, Şengül Duman, Erdal Morkoç, İsmail Morkoç, Ercan Yıldırım, Erkan Yılmaz, Ersoy Erdoğan, Eyyup Kurt, Fahri Pıçak, Memet Hanifi Bartan,

Bedri Arslan, Kadriye Tören, Metin Eren, Abdulgani Alkan, Ahmet Aslan, Ahmet İlan, Ahmet Karakoç, Ali Atman, Aygül Alagündüz, Belgin Diken Laçin, Birgül Eser, Bişar Tutuş, Cuma Ali Kaya, Demet Özkaran, Emine Aydın, Erkan Erenci, Eylem Ceylan, Eyyüp Koşar, Fahri Kaplama, Fatih Kağanarslan, Fesih Balbey, Fesih Karataş, Giyasettin Duman, Hatice Makas, Hikmet Altuğ, Hülya Biçen, Kadriye Akalın, Kemal Baran, Latif Eminoğlu, Leyla Tekdağ, Mehmet Abidin Karaman, Mehmet Ali Altınkaynak, Mehmet Ateş, Mehmet Menge, Mehmet Sait Demir, Mehmet Sıdık Menge,

Mehmet Şerif Çamçi, Mehmet Şirin Karakaş, Mehmet Taş, Mehmet Yaşar Tanrıkulu, Mehtap Metin, Muhsedin Narin, Murat Kılıç, Hasan Çiçek, Murat Soner, Mustafa Akengin, Mustafa Alım Terin, Muzaffer Ulaş, Nevroz Reşitoğlu, Nevzat Sertaç Özgen, Niyazi Erdoğan, Nurettin Bakan, Pınar Tekin, Ramazan Kaval, Remziye Sızıcı, Salih Peksu, Salime Zinğil, Sedat Demirtaş, Selam Taş, Selma Metin, Semra Akgül, Sercan Doğan, Sevim Coşkun, Sinan Ekinci, Suat Mustafa Şenci, Şafii Hayme, Türki Gültekin, Ülkü Karaaslan, Vahap Günay, Cafer Çelik, Sıtkı Güngör, Semra Demir,

Ali Aslan, Aydın Çetinkaya, Ayşe Berktay Hacımirzaoğlu, Benazir Coşkun, Berna Çelik, Bülent Uyguner, Celalettin Can, Coşkun Üsterci, Dilan Çetin, Elif Torun Öneren, Emine Kaya, Fatma Doğan, Gençay Gürsoy, Gülay Bilici, Gülşen Özer, Halef Keklik, Hidayet Enmek, Hürriyet Kaytar, İbrahim Akın, İlknur Birol, İzzet Karadağ, Mahfuz Güleryüz, Mazlum Karagöz, Mehmet Hüsamettin Yürek, Nadiye Gürbüz, Nurettin Turğut, Ömer Önen, Ramazan Holat, Roza Kahya, Şehriban Zuğurli, Tuna Aydın, Yeliz Bahçeci, Zahide Besi, Zelal Yerlikaya, Zübeyda Zümrüt, Alican Uçarcan,

Ayşe Yağcı, Ayşe Merva Aytemür, Ayşe Nüket Eralp, Ayşenur Vaizoğlu, Bahar Şimşek Day, Bayram Yılmaz, Bercan Aktaş, Betül Yarar, Beycan Taşkıran, Cafer Koluman, Can Memiş, Ekber Kaya, Elmas Çinar, Hacay Yılmaz, Ahmet Cavit, Dilek Aykan, Ercan Arslan, Erdem Yörük, Ferhat Tarhan, Filiz Koçali, Gülay Koca Öztürkoğlu, Hamit Geylani, Hüseyin Gözen, Ayten Yılmaz, İbrahim Ergin, Abdulkadir Demir, Hüseyin Daş, Kasım Çalışkan, Mahmut Çiftçi, Memet Doymaz, Meryem Koray, Mustafa Cem, Muzaffer Kaya, Nilay Etiler Lordoğlu, Nimet Sezgin, Nuri İşbilir, Osman Ergin, Perihan Ağaoğlu, Ruhşen Mahmutoğlu, Süleyman Kemal Atakan, Şeyma Kantarcı, Yasemin Özgün, Zarife Karasungur,

Zeki Çelik, Ahmet Saymadi, Cengiz Çiçek, Gönül Karaman, Ömer Özkan, Mehmet Emin Kılıcarslan, Gülsimet Önal, Halit İpekyüz, Keziban Bulak, Yüksel Seyitvan, Kazım Köse, Zeliha Kocaman, Halide Türkoğlu, Erhan Basut, Abdurrahman Çağan, Seval Çadırcı, Diba Keskin, Mecit Sargut, Mehmet Nuri Çiçek, Şaban Elbir, Turgut Bayramhan, Muammet Deveci, Sait Taycı, Yüksel Akgün, Seher Kadiroğlu Ataş, Ayfer Demirel, Bedriye Yorgun, Cahit Kırkazak, Cengiz Topbaşlı, Ekrem Savcı, Çiçek Arıç, Doğan Erbaş, Esra Keskin, Fırat Keser, Aycan Altın, Bahar Behice Orhan, Barış Caniş, Mahmut Duman, Mehmet Cüneyt Anar, Menican Gülmez, Necla Tartan, Sinan Ok, Ümit Öner.

Paylaşın

Anayasa Mahkemesi, Seçim Kurullarıyla İlgili İptal Başvurusunu Reddetti

Anayasa Mahkemesi (AYM), Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) il ve ilçe seçim kurulları başkanlarının seçilmesiyle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yapılan değişiklik üzerine açtığı iptal davasını oybirliği ile reddetti.

Anayasa Mahkemesi, geçen yıl mart ayında Meclis’ten geçen Seçimlerin Temel Hükümleri Hakkındaki Kanun’daki değişikliklerle ilgili yapılan başvuruyu karar bağladı.

Seçimlerde görev yapacak il ve ilçe seçim kurulu başkanlarının en kıdemli hakimler yerine birinci sınıfa ayrılmış veya birinci sınıfa ayrılma niteliği taşıyan hakimler arasından kura ile belirlenmesi kuralı getirilmesiyle ilgili CHP’nin yaptığı başvuruyu değerlendiren AYM, düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi.

Kısa Dalga’dan Ersin Tatar‘ın haberine göre AK Parti’nin kendi seçim hakimlerini belirleyeceği eleştirilerine neden olan düzenlemeyle ilgili başvuru oybirliğiyle reddedildi.

Yüksek Mahkeme, il seçim kurulu başkan ve üyelerinin “kınama veya daha ağır disiplin cezası almamış en az birinci sınıfa ayrılmış ve birinci sınıfa ayrılma niteliklerini kaybetmemiş hâkimler arasından” seçilmesinde Anayasa’ya aykırılık bulunmadığına hükmetti.

Anayasa Mahkemesi’nin kararında aynı şekilde ilçe seçim kurulu başkan ve üyelerinin birinci sınıfa ayrılmış veya bu niteliği taşıyan hakimler arasından kura ile belirlenmesinin de Anayasa’ya uygun olduğuna karar verdi. Mahkeme bu iki kritik kararı oybirliğiyle aldı.

Mahkeme, “İl seçim kurulu başkan ve üyeleri ile ilçe seçim kurulu başkanları, bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde belirlenmesi”ni içeren düzenlemenin iptali istemini ise oy çokluğuyla reddetti. Mahkeme bu kararını ise aralarında Başkan Zühdü Arslan’ın da bulunduğu 5 üyenin karşı oyuyla aldı.

Paylaşın

Anayasa Mahkemesi, Erdoğan’a Verilen Bütçe Yetkisini İptal Etti!

Anayasa Mahkemesi (AYM), Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) oylarıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 23’üncü ek maddeyle tanınan bütçeye ödenek ekleme yetkisini oy birliğiyle iptal etti.

Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanının 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda yer atan genel bütçe gelir tahmini üzerinde gerçekleşen gelir kadar, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerin bütçelerine ödenek ekleme yetkisi veren maddeyi iptal etti.

AYM’ye başvuran Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekilleri Engin Özkoç, Özgür Özel ve Engin Altay ile birlikte 131 milletvekili, Erdoğan’a verilen söz konusu yetkinin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını talep etmişti.

Yetkinin; 22/12/2021 tarihli ve 7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 7. maddesiyle 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na eklenen geçici 23. maddenin birinci cümlesinin Anayasa’nın Başlangıç kısmı ile 2., 6., 7., 87.. 123. ve 161. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istenmişti.

AYM’nin kararı şöyle oldu:

“22/12/2021 tarihli ve 7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 7. maddesiyle 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na eklenen geçici 23. maddenin;

A. Birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

B. İkinci cümlesinin 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE,

13/10/2022 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.”

Paylaşın

Yargıtay Başsavcılığı’nın HDP Talebi Ne Anlama Geliyor?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, HDP’nin hazine yardımı bulunan hesaplarına “ivedilikle” bloke konulması talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Talebin gerekçesinde “HDP’nin PKK ile organik bağının dava sürecinde de sürdüğü” savunuldu.

AYM’nin bu talebi 10 Ocak’taki sözlü yargılama duruşmasında karara bağlaması bekleniyor. Anayasa Mahkemesi, geçen yıl Haziran ayında Yargıtay Başsavcılığı’nın bu yöndeki benzer talebini reddetmişti.

Anayasa Mahkemesi, talebi kabul ederse HDP’nin banka hesaplarına bloke konulacak. Talebin kabul edilmesi halinde HDP, 2023 seçimlerinde hazineden gelecek olan ve mevcut hesaplarında bulunan paraları kullanamayacak.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDP kapatma davası kapsamında partinin hazine yardımlarının bulunduğu banka hesaplarına bloke konulması talebi tartışma yarattı. Anayasa Mahkemesi (AYM), talebi olumlu karşılarsa HDP, 2023 yılında alacağı 539 milyon TL’yi kullanamayacak.

DW Türkçe’den Alican Uludağ’a konuşan HDP’nin hukukçu milletvekillerinden Batman Milletvekili Mehmet Tiryaki ile Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonları’ndan sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Serhat Eren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu talebine tepki gösterdi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, HDP’nin hazine yardımı bulunan hesaplarına “ivedilikle” bloke konulması talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Talebin gerekçesinde “HDP’nin PKK ile organik bağının dava sürecinde de sürdüğü” savunuldu. AYM’nin bu talebi 10 Ocak’taki sözlü yargılama duruşmasında karara bağlaması bekleniyor. Anayasa Mahkemesi, geçen yıl Haziran ayında Yargıtay Başsavcılığı’nın bu yöndeki benzer talebini reddetmişti.

HDP 2023’te 539 milyon TL yardım alacak

HDP, 2022 yılında hazineden 77 milyon TL yardım almıştı. 2023’te ise seçimlerin yapılacak olması nedeniyle partilere hazine yardımında ciddi artış yapıldı. TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Bütçe Kanunu kapsamında HDP’ye 2023 yılında hazineden 539 milyon TL ödenmesi kararlaştırıldı. Bu paranın ilk bölümünün, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Ocak ayının ilk 10 gününde parti hesaplarına yatırılması bekleniyor.

Talep ne anlama geliyor?

Anayasa Mahkemesi, talebi kabul ederse HDP’nin banka hesaplarına bloke konulacak. Talebin kabul edilmesi halinde HDP, 2023 seçimlerinde hazineden gelecek olan ve mevcut hesaplarında bulunan paraları kullanamayacak.

HDP cephesi ne diyor?

HDP Batman Milletvekili ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Temsilcisi Mehmet Tiryaki, kapatma davasının MHP’nin çağrısının ardından açıldığını anımsatarak, “Tıpkı kapatma davasının MHP’nin yürüttüğü kampanya sonucu açılması gibi partinin hesaplarına bloke talebinin de MHP’nin çağrısından sonra gelmesi, davanın siyasi olduğunu gösteriyor. Yargıtay Başsavcısı, MHP’nin temsilcisi gibi hareket etmektedir” dedi.

Tiryaki: HDP seçim kampanyası yürütemez

Bu yıl seçimler nedeniyle partilere hazine yardımının üç katı oranından arttırıldığını belirten Tiryaki, “Eğer bloke kararı verilirse HDP seçim kampanyaları yürütemez. HDP seçim kampanyası yürütmesin, AKP istediği gibi at koştursun diye bu talepte bulunulmuştur” ifadesini kullandı.

Eren: AYM talebi reddetmeli

HDP’de Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonları’ndan sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Serhat Eren, AYM’nin talebi kabul etmesinin; mahkemenin kapatma davasında vereceği kararın rengini ortaya koyacağını, bunun ihsas-ı rey anlamına geleceğini söyledi.

AYM’nin talebi reddedeceğini düşündüklerini kaydeden Eren, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının bu talebini haklı kılacak, hukuksal hiçbir gerekçe yok. Çünkü dosyada bu süre zarfında hiçbir şey değişmedi” dedi.

Talebin seçimler öncesinde HDP’yi ekonomik olarak zor durumda bırakma amacı taşıdığını belirten Eren, şöyle devam etti:

“Seçim öncesi, siyasal alanda partimize dönük Meclis’ten tutun sokağa kadar her alanda engelleme, partimizi tasfiye etme, partimizi yargı sopasıyla durdurma ve mücadele edemez hale getirmek istiyorlar. Bu talep de bunun bir parçasıdır. Seçim öncesinde afişlerden, bayraklardan tutun da birçok alanda yapılması gereken çalışmaların yapılmaması sağlamak istiyorlar.”

Bağışlar da etkilenecek mi?

Serhat Eren, hesapların bloke edilmesi kararının seçim takvimi öncesinde çıkmasının HDP’yi olumsuz etkileyeceğini belirterek, “Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar, seçime yakın veya seçim takviminin kesinleştiği tarihe yakın gelirse kuşkusuz büyük oranda etkilenecek. Bu da partimizin aslında resmi ve fiili olarak seçime girmesini engelleyici bir karar olmuş olacak. Yani siyasi partiler arasında bir eşitsizlik yaratacak” değerlendirmesinde bulundu.

Peki, olası bir bloke kararından HDP’nin seçim sürecinde toplayacağı bağışlar da etkilenecek mi?

Bir dönem Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda Siyasi Partiler Masası’nda görev yapan emekli yargıç Ömer Faruk Eminağaoğlu, Yargıtay Başsavcılığı’nın talebinde, “devlet yardımlarının bulunduğu banka hesabı” denildiğine işaret ederek, bloke konulması halinde bu hesaplarda toplanan bağışların da etkileneceğini kaydetti. Eminağaoğlu, talebin HDP’nin seçim kampanyası yapmasını olumsuz etkileyeceğini kaydetti. Ancak AYM’nin taleple bağlı olmadığını belirten Eminağaoğlu, bu durumun tamamen AYM’nin alacağı karara bağlı olduğunu kaydetti.

HDP kapatma davası ne aşamada?

Bu talebin ardından gözler şimdi HDP kapatma davasına çevrildi. Yargıtay Başsavcısı Başsavcı Bekir Şahin, 10 Ocak’ta sözlü açıklama yapacak. Bunun ardından HDP’ye bir ay süre verilecek ve bu süre sonunda sözlü savunmada bulunacak. Taraflar dinlendikten sonra AYM raportörü davaya ilişkin esas hakkındaki raporunu hazırlayarak üyelere sunacak. AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın belirleyeceği bir günde heyet toplanarak, kapatma istemini esastan karara sağlayacak. Kapatma kararı için 15 üyeden en az 10’nun oyu gerekiyor.

Paylaşın

AYM Başkanı Arslan: Mahkemenin Kararları Herkesi Bağlar

Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının etkileri hakkında değerlendirmelerde bulunan AYM Başkanı Arslan, mahkemenin iptal kararları sadece davanın taraflarını değil herkesi bağladığını vurgulayarak, “Anayasa Mahkemesi basitçe şunu söylüyor: ülkedeki her bir ihlali telafi etmeye gücüm yetmez. Bu nedenle benzer davaları ele alırken Mahkemenin yorumunu takip etmek gibi önleyici tedbirler almak zorundayız” dedi.

Haber Merkezi / Başkan Arslan, on yıllık anayasa şikayeti deneyiminin ihlallere karşı etkili ve başarılı bir başvuru yolu olduğunu kanıtladığını belirterek bu yolun gelecekteki başarısının sadece Anayasa Mahkemesine değil başta diğer mahkemeler olmak üzere tüm paydaşlara bağlı olduğunu vurguladı.

Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Zühtü Arslan ve beraberindeki Heyet, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa Konseyi tarafından ortaklaşa yürütülen “Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Projesi” kapsamında Venedik’e çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Başkan Arslan’a Anayasa Mahkemesi üyeleri, Genel Sekreter Yardımcısı, Başraportörler ve raportörler eşlik etti.

Ziyaret kapsamında Anayasa Mahkemesi Heyeti, İtalya, Almanya ve Kuzey Makedonya Anayasa Mahkemesi üyeleri, anayasa ve insan hakları profesörleri ile düzenlenen toplantılara katıldı. Toplantılarda temel hakların korunması konusunda Türkiye, İtalya, İspanya, Almanya ve Balkanlar’daki deneyimler paylaşıldı. Toplantının ilk gününde konuşma yapan Başkan Arslan, Anayasa Mahkemesinin başta bireylerin temel hak ve özgürlükleri olmak üzere anayasal değerlerin koruyucusu olduğunu vurguladı.

Anayasal hakların korunmasında Mahkemenin iki ana mekanizmasının bulunduğuna değinen Arslan, Mahkemenin kuruluşundan bugüne kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin anayasaya uygunluğunu denetlediğine, yasama ve yürütme organlarının işlemlerini denetleme yetkisine sahip olduğuna işaret etti.

Zühdü Arslan, Anayasa Mahkemesinin hem norm denetimi hem de anayasa şikayeti içtihadının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına uygun olarak anayasal hakların korunmasına yönelik standartları ortaya koyduğunu belirtti ve “Anayasa’nın 148. maddesi açıkça Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne atıfta bulunduğundan Anayasa Mahkemesi anayasa şikâyetlerini karara bağlarken Strazburg Mahkemesinin içtihadını dikkate almaktadır.” dedi.

Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurunun getirilmesindeki iki temel amaca ulaştığını  vurgulayan Arslan, bu amaçların bireysel hak ve özgürlüklerin korunmasına, geliştirilmesine yönelik standartların yükseltilmesi ve Strazburg Mahkemesi önünde Türkiye aleyhine yapılan başvuruların ve ihlallerin sayısının azaltılması olduğunu ifade etti.

AYM Başkanı Arslan, konuşmasında Türkiye’de anayasa şikâyeti sisteminin etkili ve başarılı bir şekilde uygulanmasının önünde iki zorlu engel olduğunu dile getirdi.  Bireysel başvurularla ilgili inanılmaz ve kıyaslanamaz bir iş yüküyle karşı karşıya kalındığını belirten Başkan Arslan, bugün itibarıyla Mahkemede yaklaşık 100 bin derdest başvuru bulunduğunu ifade etti. Arslan, bu iş yükünün yıkıcı etkisinin şu anda 47 farklı taraf devletten yaklaşık 75 bin bekleyen başvuru bulunan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin iş yükü ile karşılaştırılarak daha iyi anlaşılabileceği değerlendirmesinde bulundu.

İhlal kararlarının etkili bir şekilde uygulanması konusunun Mahkemenin önündeki ikinci büyük zorluk olduğunu dile getiren Zühdü Arslan, Strazburg Mahkemesi gibi Anayasa Mahkemesinin de bir başvurunun kitlesel ve tekrarlayan ihlallere yol açan sistematik ve yapısal bir sorunu gündeme getirmesi halinde “pilot karar usulünü” benimsediğini belirtti.

AYM Başkanı Arslan, konuşmasında, Anayasa Mahkemesi kararlarının etkileri hakkında değerlendirmelerde bulunarak Mahkemenin iptal kararlarının sadece davanın taraflarını değil herkesi bağladığını vurguladı ve “Anayasa Mahkemesi basitçe şunu söylüyor: ülkedeki her bir ihlali telafi etmeye gücüm yetmez. Bu nedenle benzer davaları ele alırken Mahkemenin yorumunu takip etmek gibi önleyici tedbirler almak zorundayız.” ifadesini kullandı.

Konuşmasının sonunda Arslan, on yıllık anayasa şikayeti deneyiminin ihlallere karşı etkili ve başarılı bir başvuru yolu olduğunu kanıtladığını belirterek bu yolun gelecekteki başarısının sadece Anayasa Mahkemesine değil başta diğer mahkemeler olmak üzere tüm paydaşlara bağlı olduğunu vurguladı.

Paylaşın

AYM’den Dikkat Çeken Karar: 1 Mayıs’ta Taksim Yasağı Hak İhlali Değil

DİSK’in 1 Mayıs’ın Taksim Meydanı’nda düzenlenmesine izin verilmemesine ilişkin başvurusunu karara bağlayan Anayasa Mahkemesi (AYM), ‘toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edilmediğine’ oy çokluğuyla hükmetti. 

‘İhlal yok’ kararına Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan ile üyeler Engin Yıldırım, Hicabi Dursun, M. Emin Kuz ve Kenan Yaşar karşı oy kullandı.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarının Taksim Meydanı’nda düzenlenmesine izin verilmemesine ilişkin başvurusunu karara bağladı.

DİSK’in ‘toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği’ iddiasını ‘kabul edilebilir’ bulan mahkeme, yargılamanın sonunda ise oy çokluğuyla bu hakkın ‘ihlal edilmediğine’ hükmetti.

2015-2017 arasındaki terör saldırıları sıralandı, İstanbul Valiliği’nin kutlamalar için diğer meydanları adres gösterdiği açıklamasına atıf yapıldı.

2009 yılında ilk kez Taksim’e 1 Mayıs kutlamasına izin verildiğinin de hatırlatıldığı kararda yine de yasaklama kararının ‘kamu düzeninin korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı” sonucuna varıldığı belirtildi.

Oy çokluğuyla karar

Sonuç olarak Yüksek Mahkeme, ‘toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edilmediğine’ oy çokluğuyla hükmetti.

‘İhlal yok’ kararına Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan ile üyeler Engin Yıldırım, Hicabi Dursun, M. Emin Kuz ve Kenan Yaşar karşı oy kullandı.

“Mülki amire verilen toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılacak yerleri ve güzergahı belirleme yetkisi mutlak değil”

Arslan karşı oy yazısında şunları kaydetti:

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, bu hakkın kullanılacağı yer ve güzergahı seçme konusundaki tercih hakkını da içermektedir. Bu nedenle ilgili kanun hükümlerinin tercih hakkını ortadan kaldıracak veya etkisiz hale getirecek şekilde yorumlanmaması gerekmektedir… Mülki amire verilen toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılacak yerleri ve güzergahı belirleme yetkisi mutlak değil.

Devletin toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılanları ve hakkın kullanıldığı yerde yaşayan diğer bireyleri şiddet eylemlerine karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenle kamu düzenini bozacak nitelikte bir tehlike veya tehdidin bulunması ve bunun daha hafif tedbirlerle bertaraf edilememesi durumunda son çare olarak toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı sınırlanabilir.

Bununla birlikte devlete düşen görev her türlü güvenlik tedbirini alarak anayasal hak ve özgürlüklerin kullanılmasını sağlamak için uygun ortamı sağlamaktır.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Cemevleriyle İlgili Düzenleme Anayasa Mahkemesi Yolunda

Alevi temsilcileri, HDP Genel Başkanı Mithat Sancar, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya geldi. Alevi örgüt temsilcileri, kararname ve torba yasa düzenlemesinin anayasanın eşitlik ve laiklik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) götürülmesini talep etti.

Aleviler, itirazlarının toplumsal bir mutabakata dönüştüğünü bu nedenle de AYM başvuru sürecinin yalnızca ana muhalefet partisi olan CHP tarafından değil, Meclis’te “hayır” oyu kullanan HDP ve İYİ Parti’nin de katılımıyla yapılmasını istedi.

Cemevlerinin elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanmasını öngören torba yasa düzenlemesi ile Cemevi Başkanlığı kurulmasını öngören Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne Alevi örgütlerinin tepkileri sürüyor.

Alevi toplumunun büyük bir kesimini temsil eden sekiz alevi çatı örgütü, hem kararnamenin hem de torba yasa düzenlemesinin Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi talebiyle siyasi partilere ziyaretler gerçekleştirdi.

Alevi temsilcileri, Salı günü HDP Genel Başkanı Mithat Sancar’la Çarşamba günü de önce İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ardından da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya geldi.

“Eşitlik ve laiklik ilkesine aykırı

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün edindiği bilgiye göre, Alevi örgüt temsilcileri, kararname ve torba yasa düzenlemesinin anayasanın eşitlik ve laiklik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) götürülmesini talep etti. Aleviler, itirazlarının toplumsal bir mutabakata dönüştüğünü bu nedenle de AYM başvuru sürecinin yalnızca ana muhalefet partisi olan CHP tarafından değil, Meclis’te “hayır” oyu kullanan HDP ve İYİ Parti’nin de katılımıyla yapılmasını istedi.

120 milletvekili imzası ile AYM’ye gidilebiliyor

Mevcut anayasaya göre kanun ve anayasa değişiklikleri ile ilgili AYM’ye iptal davası açma yetkisi cumhurbaşkanı ile iktidar partisi ve ana muhalefet partisinin meclis grubunda bulunuyor. Bunun haricinde TBMM üye tam sayısının en az beşte biri tutarındaki üyeler de AYM’ye kanun ve anayasa değişikliği için dava açabiliyor.

Aleviler de, kendileriyle ilgili torba yasaya karşı itiraz davasının 120 milletvekilinin imzası toplanarak açılmasını istiyor.

İYİ Parti henüz net bir yanıt vermedi

Taleplerini ilk olarak HDP’ye ileten Aleviler olumlu yanıt alınca aynı talebi Meral Akşener’e götürdü. Edinilen bilgiye göre Akşener, görüşmede Alevilerin itirazlarının haklı olduğunu belirterek, “Yanınızdayım” mesajını verdi. Ancak, AYM’ye başvuru sürecinde imza verip vermeyecekleri ile ilgili net bir yanıt vermedi.

DW Türkçe, İYİ Parti’nin HDP ile birlikte imza verip vermeyeceğini İYİ Partili üst düzey bir yetkili, Alevilerin itirazlarını hassasiyetle takip ettiklerini ve haklı gördüklerini belirtti. Ancak, imza verip vermeyeceklerine yönelik soru üzerine “Henüz yetkili organlarda görüşülmüş bir konu değil” değerlendirmesini yaptı.

HDP Hak ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Turgut Öker de Eş Genel Başkan Mithat Sancar’ın Alevilerin bu talebine prensipte “evet” dediğini belirtti. Öker, İYİ Parti ile birlikte imza konusu ile ilgili de “Bu sürecin öncülüğünü Alevi kurumları yaptığı müddetçe diğer partilerle ilgili bir çekincemiz olmaz” diye konuştu.

Aleviler, daha sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da aynı taleple gitti. Kılıçdaroğlu’nun bu isteğe olumlu yaklaştığı ve diğer partilerin vekillerinin imzalarının alınacağı şekilde çalışma yapılması için Meclis grubuna talimat verdiği öğrenildi.

CHP İstanbul Milletvekili ve Anayasa Hukuku Profesörü İbrahim Kaboğlu, itiraz edilecek maddelere yönelik kapsamlı bir çalışma başlattı.

Ağbaba: İktidar Alevileri dizayn etmeye çalışıyor

Alevilerin ziyaretlerde hangi talepleri dile getirdiğini anlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba yasal düzenleme yapılırken Alevilerin fikrinin alınmadığını belirtti.

Alevilerin cemevlerinin bir kültür evi gibi görülmesinden rahatsız olduklarını kaydeden Ağbaba, “Anayasa Mahkemesi’ne de bu sebeple gidilmesini istiyorlar. Maalesef iktidar, tek tip bir toplum, tek tip bir birey yaratma peşinde” diye konuştu.

AKP’nin bütün alanlarda olduğu gibi “kendine yakın, yandaş dernekler, örgütler yaratmaya” çalıştığını iddia eden Ağbaba, Türk Tabipler Birliği (TTB) tartışmasını hatırlattı.

Ağbaba, “AKP, kendine yakın Alevi dernekleri kurmaya çalışıyor. Kültür Bakanlığına bağlayarak da Kültür Bakanlığı aracılığıyla cemevlerine, cemevi derneklerine yardım yapmayı hedefliyor. Buradaki temel amaç kendine yakın Alevi dernekleriyle Alevileri dizayn etmeye çalışmak” dedi.

Erçe: Yasa, Alevileri kültürel topluluk gibi görüyor

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe de, hem Cemevi Başkanlığı kurulması öngören kararnamenin hem de yasal düzenlemenin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savundu.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde Cemevi Başkanlığı ifadesinde Alevilerin bir inanç yerine bir kültürel topluluk gibi görüldüğünü kaydeden Erçe, “Alevilerin bir kültürel topluluk gibi Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlanması anayasanın bir kere en başta eşitlik ilkesine aykırı. 136’ncı maddesine aykırı yani din ve vicdan hürriyeti kapsamındaki maddelerine aykırı. Diyanet İşleri Başkanlığını düzenleyen maddelerine aykırı. Dolayısıyla aslında tümüyle bakıldığında laiklik ilkesine de aykırı” diye konuştu.

Aleviliğin tek başına bir kültür gibi ifade edilmesine karşı olduklarını kaydeden Erçe, CHP’nin AYM’ye gidilmesi yönünde grup kararı bulunduğunu hatırlattı.

Ancak toplumsal mutabakat nedeniyle Meclis’te “hayır” oyu kullanan tüm partilerin itiraz dilekçesine imza vermesini istediklerini kaydeden Erçe, “Bu hem Meral Hanım tarafından, hem Mithat Bey tarafından, hem Kemal Bey tarafından itiraz edilmedi. Uygun görüldü. Ama önümüzdeki günlerde nasıl bir mutabakat sağlarlar bilemiyoruz” ifadesini kullandı.

Ne olmuştu?

Cemevlerinin elektrik ve su faturalarının devlet tarafından karşılanmasını öngören torba kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu’na gelmesi üzerine Aleviler, 8 Kasım’da TBMM önünde eylem yapmıştı. İtirazlara rağmen teklif, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmişti. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı” kurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi de 9 Kasım’da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.

Paylaşın

HDP, Ek Savunmasını Anayasa Mahkemesi’ne Teslim Etti

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) görülen kapatma davasına dair ek savunmasını tamamladı ve tanınan süreden bir gün önce AYM’ye teslim etti. Ek savunmada, bir flaş bellek üzerinden PKK ile HDP arasında kurulan ilişkiye karşı çıkılıyor.

BBC Türkçe’den Hatice Kamer’in aktardığına göre, söz konusu kayıtların HDP’nin kuruluşundan önceye uzandığı savunuluyor.

Anayasa Mahkemesi, HDP’nin kapatılması davası kapsamında yapılan başvuruda yer alan ve delil olarak değerlendirilen beş klasördeki Kürtçe metinlerin Türkçe’ye çevrilmiş halini 27 Eylül’de HDP’ye göndermişti.

Delil olduğu iddia edilen metinler, bir PKK’lı üzerinden çıkan flaş belleğe dayanıyor.

Mahkeme, HDP’den içeriğe dair itirazlarını 26 Kasım tarihine kadar bildirmelerini istemişti.

HDP Hukuk Komisyonu’ndan Avukat Serhat Eren, bu metinlerin ses kayıtlarından metne geçirildiğini ve çevirilerin doğru olup olmadığını tespit etmeleri için ek süreye ihtiyaçlarının olduğunu, 11 Ekim tarihinde mahkemeye başvurarak ek süre talebinde bulunduklarını söyledi.

BBC Türkçe’ye konuşan Eren, HDP’nin kapatılması için delil olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın Anayasa Mahkemesine gönderdiği belgelerin yer, zaman, kişi, fiil olarak partilerinin kapatılma davası ile ilişkili olmadığını savundu:

“Kürtçe’ye çevrilerek kaydedilen bu ses notları 1996-97 yıllarına ait. O dönemde HDP bile yoktu ve partimizin kapatılması için delil olarak değerlendirilecek bir yönünün olmadığını ifade ederek itirazımızı sunduk. Bundan sonraki süreç Anayasa Mahkemesi’nin takvimine göre işleyecek. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısını, sözlü mütalaasını sunmak üzere ne zaman davet edecek, bizi ne zaman davet edecek bu tamamen mahkemenin insiyatifine kalmış’’

Eren, bu sürecin seçimlerden önce de olabileceğini ama seçim sathı mailine girilen bu zamanda, seçim sonuçlarına doğrudan etki edebilecek bir kararı vermek için mahkemenin acele etmeyeceğine inanmak istediklerini ifade etti.

Beş klasörden oluşan Kürtçe belgelerde neler var?

Avukat Serhat Eren, Kürtçe metinlerin 1996 – 97 yıllarında, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın eğitimler sırasında verdiği ders notlarının ses kayıtlarının Kürtçe metinler halinde kaydedilmiş hallerinden oluştuğunu söyledi.

Bu eğitim çalışmalarının, Türkçe yapıldığı ancak daha sonra Kürtçe’ye çevrilerek, PKK üyelerinin eğitim çalışmalarında materyal olarak kullanıldığı belirtiliyor.

Eğitim notları olarak tanımlanan bu Kürtçe metinlerin, 2017 yılında Adıyaman bölgesinde bir çatışmada öldürülen bir PKK militanının üzerinde bulunan flaş bellekten çıktığı kaydediliyor.

Bu PKK’lı, HDP Diyarbakır milletvekili Semra Güzel’in sözlüsü olarak adını duyduğu Volkan Bora.

Avukat Serhat Eren, PKK’lı Bora’nın üzerinde çıkan flaş bellekteki bu notların, Semra Güzel’in dosyasına eklendiğini belirtti:

“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da o notları HDP ile ilişkilendirmek için o notları alıp Anayasa Mahkemesine gönderdi. Anayasa Mahkemesi de bu notların davayla ilişkisi var mı, yok mu diye tercümesini yaptırmış. 1996-97 tarihli bu belgeler, PKK’nin kendi eğitim çalışmalarında kullandığı notlarmış.

İçinde tek bir kelime HDP ya da Semra Güzel geçmiyor ama Semra Güzel’in sözlüsü üzerinden PKK-HDP ilişkisi kurmak gibi bir çabaya girdikleri anlaşılıyor ve bunun da kamuoyunda bir algı oluşturmaya dönük bir hamle olduğu anlaşılıyor”

Paylaşın

‘HDP Kapatma Davası’nda Sözlü Savunma Süreci Başlıyor

HDP’nin hukukçu milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, geçmişte HDP’yi doğrudan hedef gösteren Muhterem İnce’nin bugün kapatma davası için oy kullanacak olmasının mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesine aykırı olduğunu kaydetti.

HDP daha önce de eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan hakkında AYM’ye reddi hâkim talebinde bulunmuştu. Dilekçede, hakkında siyasi yasak istenenlerle ilgili 26 soruşturmada Fidan’ın imzası olduğu belirtilmişti. Ancak AYM heyeti, talebi reddetmişti.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) hakkında açılan kapatma davasında kritik bir sürece girildi. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), partiye verdiği ek savunma süresi 25 Kasım’da dolacak. AYM, artık “sözlü savunma” aşamasına geçecek.

Ancak bu süreçte Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilen eski İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce’nin HDP’yi terörle ilişkilendiren paylaşımları ortaya çıktı. HDP, bu nedenle İnce hakkında “reddi hâkim” talebinde bulunup bulunmamayı değerlendirmeye aldı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDP hakkında açtığı kapatma davasında yargılama, iddianamenin 21 Haziran 2021’de Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle başlamıştı. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Başsavcılığı tarafından dava dosyasına sunulan ek delillere ilişkin partiye savunma için 26 Ekim’de 30 gün ek süre vermişti. Bu sürenin dolacağı 25 Kasım’da HDP’nin ek savunmayı AYM’ye sunacağı öğrenildi.

Sözlü savunma süreci başlıyor

Böylece HDP kapatma davasındaki “ön savunma” aşaması tamamlanarak, sözlü yargılama aşamasına geçilecek. AYM tarafından belirlenecek bir tarihte yapılacak duruşmada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin iddialarını bu kez sözlü olarak dile getirecek. HDP yöneticileri ile siyasi yasak istenen partinin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş gibi isimler ise sözlü savunma yapacak.

Sözlü savunmadan sonra kapatma talebi görüşülecek

Bütün sürecin ardından AYM Başraportörü, davaya ilişkin bilgi ve belgeleri inceleyerek esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Raporun, Yüksek Mahkeme üyelerine dağıtılmasının ardından Başkan Zühtü Arslan toplantı için bir gün belirleyecek. Üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.

AYM üyesi İnce’den tartışmalı HDP paylaşımları

HDP için kapatma kararı çıkması için 15 üyeden 10’nun oyu yetecek. Bu nedenle AYM’deki dengeler belirleyici olacak. AYM’de Başkan Zühtü Arslan’ın arasında bulunduğu 5 üyenin “muhalif” olduğu biliniyor. İrfan Fidan’ın arasında bulunduğu 9 üye ise genellikle hak ihlali karşıtı kararlara imza atıyor.

İçişleri Bakan Yardımcısı olarak görev yaparken Sayıştay Üyeliği’ne seçilen ve kısa sürede buradan TBMM tarafından AYM üyeliğine atanan Muhterem İnce’nin ise henüz AYM kararlarındaki duruşu netleşmedi. Bu nedenle İnce’nin HDP kapatma davasındaki oy tercihi sonuca etkili olacak.

Ancak Muhterem İnce’nin geçmişte HDP aleyhinde bazı paylaşımları ortaya çıktı. İçişleri Bakan Yardımcılığı yaptığı dönemde Süleyman Soylu’nun bir konuşmasını Twitter’da paylaşan Muhterem İnce, 21 Şubat 2021 tarihinde HDP’yi “terörist kargoculuğu yayıp, dağa adam kaçırmakla” suçladı. İnce, “Terörist kargoculuğu yapıp dağa adam kaçıran HDP milletvekili ve yardakçıları zarar ve ziyandan öte geçemeyen zavallılardır. Diyarbakır Annelerinin acılarının sorumlusu işte bunlardır” diye yazdı.

İnce’nin bir diğer paylaşımı ise HDP’li belediyelerin “terörden arındırıldığı” şeklinde oldu. 18 Kasım 2020’de kayyım tarafından yönetilen Batman Belediyesi’ni ziyaret eden Muhterem İnce, buna ilişkin “Terörden arındırılan belediyeler. 1 yıl görevde kalan HDP’li Batman Belediye Başkanı 150 Milyon TL ilave borç bıraktı. Bu süreçte vatandaşa sunduğu hizmet sayısı: 0. 7 aydır görevde olan Belediye Başkan Vekilimiz hem borç ödedi hem de hizmet üretti. Teröre değil millete hizmet” paylaşımını yaptı.

İhsas-ı rey tartışması

İnce’nin HDP’yi terörle ilişkilendiren paylaşımları ise bir davada tarafını önceden belli etme anlamına gelen “ihsas-ı rey” tartışmasına neden oldu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede HDP, PKK’nın siyasi uzantısı olmakla suçlanıyordu. HDP’nin “PKK’yı açıkça desteklemekten öteye geçerek onun bir organı gibi faaliyette bulunduğu” öne sürülen iddianamede, “Aslında HDP ile PKK-KCK arasında bir fark yoktur” denilmişti.

HDP reddi hâkim talebini değerlendirecek

Alınan bilgiye göre HDP, Muhterem İnce hakkında reddi hâkim talebinde bulunmak için söz konusu paylaşımları gündemine aldı. Anayasa Mahkemesi üyeleri, olası bir başvuruda talebi kabul ederse, Muhterem İnce oymalara katılamayacak.

DW Türkçe’den Alican Uludağ’a konuşan HDP’nin hukukçu milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, geçmişte HDP’yi doğrudan hedef gösteren bir kişinin bugün kapatma davası için oy kullanacak olmasının mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesine aykırı olduğunu kaydetti.

HDP daha önce de eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan hakkında AYM’ye reddi hâkim talebinde bulunmuştu. Dilekçede, hakkında siyasi yasak istenenlerle ilgili 26 soruşturmada Fidan’ın imzası olduğu belirtilmişti. Ancak AYM heyeti, talebi reddetmişti.

Paylaşın