Suriye’de HTŞ, SDG, Türkiye Ve ABD Arasında Dörtlü Mutabakat

Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kuzey ve Doğu Suriye’de Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) yanı sıra Türkiye ve ABD’nin de yer aldığı bir mutabakat sağlandığını açıkladı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçen hafta Şeybani ile düzenlediği ortak basın toplantısında SDG ile ilgili ifadeleri tansiyonu yükseltmişti.

Suriye’de 8 Aralık 2024’te yönetimi ele geçiren cihatçı örgüt Heyet Tahrir el Şam’ın (HTŞ) lideri Ebu Muhammed el Colani (Ahmed eş Şara), Kuzey ve Doğu Suriye’de SDG’nin yanı sıra Türkiye ve ABD’nin de yer aldığı  bir mutabakat sağlandığını açıkladı. Colani, İdlib’de yaptığı açıklamalarda, “İyimserim, bu dosya birkaç ay içinde çözülecek” dedi.

HTŞ yönetiminin resmi haber ajansı SANA’da yer alan habere göre; Colani, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile on yıldır ilk kez bir mutabakata vardıklarını belirtti. Colani, “Sadece SDG ile değil, Türkiye ve ABD’nin de yer aldığı dört taraflı bir anlaşma zemini oluştu. Bu dört taraf bir konuda uzlaşırsa, o gerçekleşir” dedi.

SDG ile yapılan anlaşmanın, sivil ve askeri kurumların entegrasyonunu içerdiğini aktaran Colani, 10 Mart’ta SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile imzalanan protokolü hatırlattı. SDG’nin “söylemleriyle uygulamalarının çeliştiğini” iddia eden Colani, barışçıl çözüme yönelik uluslararası baskının arttığını belirtti ve “İyimserim, bu dosya birkaç ay içinde çözülecek” dedi.

Konuşmasının devamında Suriye topraklarının bütünlüğünü koruyacaklarını vurgulayan Colani, “Suriye, bir karış toprak bile kaybetmeyecek” diye konuştu.

Süveyda’da yaşanan çatışmalara ve sivillerin infazına dair de konuşan Colani, “Bu çatışma, Bedeviler ile Dürziler arasında yüz elli yıldır süren derin bir sorundur” iddiasını öne sürdü. “Devletin amacı bu anlaşmazlığı bastırmak değil, yönetmektir” ifadelerini kullandı.

Süveyda’daki hak ihlallerini kabul eden Colani, “İhlaller sadece Bedevilerden Dürzilere yönelik değildi. Dürzilerin de Bedevilere karşı birçok ihlali oldu ve tüm bunlar belgelendi. Suriye’deki bazı güvenlik ve ordu mensupları da bazı ihlallerde bulundu. Sorunlarımızı tamamen şeffaf bir şekilde çözmeye çalıştık” diye konuştu.

Süveyda’daki çatışmaların İsrail tarafından kullanıldığını söyleyen Colani, “çözüm” adımlarını ise “Ateşkesin sağlanması, yerinden edilenlerin dönüşü, toplumsal barış, ihlal faillerinden hesap sorulması, SDG ile Türkiye ve ABD dahil dörtlü mutabakat” şeklinde sıraladı.

AFP,  geçen hafta Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Yürütme Konseyi Eş Başkanı İlham Ahmed ile HTŞ yönetiminin Dışişleri Bakanı Hasan Esad Şeybani’nin, ademimerkeziyetçi bir sistem için uygun bir yöntem üzerine görüştüğünü aktarmıştı.

Ajansa konuşan Kürt kaynağa göre, toplantı HTŞ yönetiminin talebi üzerine, geçtiğimiz pazartesi akşamı düzenlenmişti. Habere göre her iki taraf da görüşmelerin uluslararası gözetim altında, komiteler aracılığıyla devam etmesi gerektiğini vurgulamış ve askeri seçeneğe başvurulmayacağı konusunda mutabakata varmıştı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçen hafta Şeybani ile düzenlediği ortak basın toplantısında SDG ile ilgili ifadeleri tansiyonu yükseltmişti.

Fidan, “Örgütün ne 10 Mart’tan sonra ne Türkiye’de yürüyen süreçten sonra Suriye’de güven telkin edici, silahlı hareketteki tehdidi ortadan kaldırdığını ifade eden bir gelişmeyi görmüyoruz. Tam tersine gerek Şam’daki gerek Ankara’daki süreçleri örgütün ömrünü uzatmak ve ortaya çıkacak muhtemel bir krizde faydayı maksimize etmek için bir bekleyiş içerisinde olduğunu görüyoruz. Kusura bakmayın kimse enayi değil, biz enayi değiliz” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

Suriye’de Bedevi Gruplar Süveyda’dan Çekildi

Suriye İçişleri Bakanlığı, Sünni Bedevi grupların Süveyda’dan çıkarıldığını duyurdu. Hafta boyunca bölgede yaşanan şiddet olaylarında en az bin kişinin hayatını kaybettiği rapor edildi.

Suriye’de hafta boyunca şiddetli çatışmaların yaşandığı Süveyda’da sükunetin sağlandığı bildirildi. Sünni Bedevi grupların kentten çıkarıldığı açıklanırken bölgeye çok sayıda kamyonla insani yardım malzemesi taşındığı aktarıldı.

Suriye’de yeni yönetimin geleceğini riske atan şiddet olaylarının ardından bu sabah Suriye İçişleri Bakanlığı, Bedevi grupların Süveyda’dan çıkarıldığını duyurdu. “Süveyda temkinli bir sükunet içinde” açıklamasında bulunan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Şam’a bağlı birliklerin Bedevilerin kente yeniden girişini önlemek için yollara barikat kurduğunu aktardı. Bölgedeki AFP muhabiri de çatışmaların durduğunu ve kente yardım konvoylarının ulaştığını belirtti.

Suriye Kızılay’ı 150 bin nüfuslu kente gıda, ilaç, yakıt ve su yüklü 32 kamyon gönderdiğini aktarırken Suriye Sağlık Bakanlığı da tıbbi malzeme taşıyan bir başka konvoyun kente ulaştırıldığını duyurdu.

Cumartesi günü Bedevilere kentten ayrılmaları çağrısında bulunan Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, güvenliği temin etme konusunda kimsenin “devletin yerini alamayacağını” vurgulamış ve “kahramanca duruşları için” teşekkür ettiği silahlı gruplardan “devletin emirlerine uymalarını ve şehirden ayrılmalarını” istemişti.

Şara’nın bu açıklaması, ABD arabuluculuğunda Suriye ile İsrail arasında bir ateşkes sağlanmasından kısa süre sonra geldi.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas (Tom) Barrack, İsrail ile Suriye arasında ateşkes yapıldığını duyurarak “Dürzilere, Bedevilere ve Sünnilere silahlarını bırakmaları ve diğer azınlıklarla birlikte barış ve refah içinde bir Suriye inşa etmeleri” çağrısında bulunmuştu. İki ülke arasındaki ateşkesin şartlarına dair herhangi bir açıklama yapılmadı.

Bu arada ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Şam yönetiminden cihatçıların kente girmesinin engellenmesini ve Suriye ordusu içinde Dürzilere karşı işlenen suçlara karışanların tespit edilerek cezalandırılmasını talep etti. Rubio, X hesabından paylaştığı mesajında, ABD’nin İsrail, Ürdün ve Suriye ile sürekli iletişim halinde olduğunu belirterek Şam’dan “kendi saflarındaki de dahil olmak üzere” vahşetten sorumlu olan herkesten hesap sorulmasını ve adalete teslim edilmesini istedi:

Ağırlıklı olarak Ürdün, Lübnan, Suriye ve İsrail’de yaşayan ve toplam nüfusları bir milyon civarında olan Dürziler, inanç temelli bir Arap azınlık toplumu. Dürziler, Suriye’nin güneyi ile bu bölgeye komşu olan, İsrail işgalindeki Golan Tepeleri civarında bulunan köy ve kasabalarda önemli bir varlık gösteriyor. Ayrıca başkent Şam’ın Eşrefiye ve Ceramana bölgelerinde de önemli sayıda Dürzi nüfus ikamet ediyor.

Suriye ile İsrail dışında Ürdün ve Lübnan’da da çeşitli büyüklüklerde Dürzi toplulukları varlığını sürdürüyor.

Ne olmuştu?

13 Temmuz Pazar günü silahlı Bedevi gruplar ile kent nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Dürziler arasında patlak veren çatışmalara, görgü tanıkları ve Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin aktardığına göre Şam’a bağlı güvenlik güçleri Bedevilere destek vererek katılmıştı.

Onlarca Dürzi’nin infaz edilmesi ya da çok sayıda kişinin, kutsal saydığı bıyıklarının zorla tıraş edilerek aşağılanmaya maruz bırakılmasının ardından önemli bir Dürzi nüfusa ev sahipliği yapan İsrail, Dürzi topluluğunu koruma gerekçesiyle Suriye’ye saldırılar düzenledi ve başkent Şam’da Genelkurmay Karargâhı dahil olmak üzere çok sayıda kamu binasını hedef aldı.

Hafta boyunca yaşanan şiddet olaylarında en az bin kişinin hayatını kaybettiği rapor edildi. Sahadaki kaynaklarından bilgi alan Gözlemevi, ölenlerden 342’sinin hükümet güçlerinden, 21’inin ise Bedevi aşiretlerinden olduğunu; Dürzi topluluğuna mensup 194 kişinin ise Suriye Savunma ve İçişleri bakanlıklarına mensup personellerce yargısız infaz edildiğini aktardı.

İsrail’in Süveyda ve Şam’a yönelik hava saldırılarında ise 15 asker ve kolluk personeli öldü.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre son bir haftada, yaşanan çatışmalar nedeniyle en az 128 bin kişi evini terk ederek başka yerlere göç etti.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın