Anne Babasının Ev Ödevlerine Yardım Ettiği Çocukların Oranı Yüzde 54,8

Anne babaların ayda en az bir kez ödevlerine yardım ettiği çocukların oranı yüzde 54,8 olurken, çocukların yaşları ilerledikçe, ebeveynlerin çocukların ev ödevlerine yardım etme oranının azaldığı görüldü.

Haber Merkezi / Ebeveynlerinin ayda en az bir kez ödevlerine yardım ettiği  6-9 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 82,8 iken 15-17 yaş grubundaki çocukların oranı ise yüzde 23,1 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye Çocuk Araştırması 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, Kendine ait odası olan çocukların oranı yüzde 34,0 iken kendine ait odası olmayan çocuklar arasında, uyumak için kullandığı odayı bir hanehalkı üyesi ile paylaşanların oranı yüzde 29,4, iki veya daha fazla hanehalkı üyesi ile paylaşanların oranı ise yüzde 36,6 oldu.

Kendine ait odası olan çocukların oranı yaş grubuna göre incelendiğinde, yaş ilerledikçe kendine ait odası olan çocukların oranının arttığı görüldü. Bu oran 0-1 yaş grubunda yüzde 23,4 iken 15-17 yaş grubunda yüzde 45,3 oldu.

Kendine ait odası olan çocukların oranı annenin/temel bakım verenin eğitim durumuna ve hanenin gelir durumuna göre incelendiğinde, annenin/temel bakım verenin eğitim düzeyi arttıkça ve hanenin geliri yükseldikçe kendine ait odası olan çocukların oranının arttığı görüldü.

Günde en az bir defa diş fırçalayan 3-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde  66,5

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından günde en az bir defa diş fırçaladığı belirtilen 3-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 66,5 oldu.

Diş fırçalama oranları cinsiyete göre incelendiğinde, kız çocukların erkek çocuklara göre daha fazla diş fırçalama oranına sahip olduğu görüldü. Günde bir defa diş fırçaladığı belirtilen 3-17 yaş grubundaki kız çocukların oranı yüzde 36,7 iken erkek çocukların oranı yüzde 34,1 oldu. Günde bir defadan fazla diş fırçaladığı belirtilen 3-17 yaş grubundaki kız çocukların oranı yüzde 36,7 iken erkek çocukların oranı yüzde 26,0 oldu.

Diş fırçalama oranları yaş gruplarına göre incelendiğinde, yaş ilerledikçe diş fırçalayan çocukların oranının arttığı görüldü. Günde bir defadan fazla diş fırçaladığı belirtilen 3-5 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 21,3 iken 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 39,3 oldu.

Yürüyüş/koşu yapan 4-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 14,1

Son bir hafta içinde en az bir gün, günde en az bir saat yapılan sportif faaliyetler incelendiğinde, anneleri/temel bakım verenleri tarafından 4-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 14,1’inin yürüyüş/koşu yaptığı, yüzde 7,6’sının futbol oynadığı, yüzde 4,0’ünün bisiklet sürdüğü, yüzde 1,8’inin voleybol oynadığı, yüzde 1,5’inin basketbol oynadığı, yüzde 5,8’inin ise diğer sportif faaliyetleri yaptığı görüldü.

Çocukların yaptığı sportif faaliyetler cinsiyete göre incelendiğinde, 4-17 yaş grubundaki erkek çocukların en fazla yaptığı sportif faaliyet yüzde 14,3 ile futbol oynamak oldu. Bu faaliyeti yüzde 13,1 ile yürüyüş/koşu yapma, yüzde 5,1 ile bisiklet sürme izledi. Aynı yaş grubundaki kız çocukların en fazla yaptığı sportif faaliyet yüzde 15,2 ile yürüyüş/koşu yapmak oldu. Bu faaliyeti yüzde 3,4 ile voleybol oynama, yüzde 2,9 ile bisiklet sürme izledi.

Konsantre olmada zorluk yaşayan 5-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 1,4

İlgili işlev alanında çok zorlanan veya hiç yapamayan çocuklar incelendiğinde, anneleri/temel bakım verenleri tarafından görmede zorluk yaşadığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 1,0, duymada zorluk yaşadığı belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranının %0,2, yürümede zorluk yaşadığı belirtilen çocukların oranının %1,1, kendi özbakımını yapmada zorluk yaşadığı belirtilen çocukların oranının ise yüzde 0,9 olduğu görüldü.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından iletişim kurmada zorluk yaşadığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 0,8, öğrenmede zorluk yaşadığı belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 1,5, hatırlamada zorluk yaşadığı belirtilen çocukların oranının yüzde 1,1, konsantre olmada zorluk yaşadığı belirtilen çocukların oranının ise yüzde 1,4 olduğu görüldü. Değişikliği kabul etmede zorluk yaşadığı belirtilen çocukların oranı yüzde 2,1, davranış kontrolünü sağlamada zorluk yaşayan çocukların oranı yüzde 1,6, arkadaş edinmede zorluk yaşayan çocukların oranı ise yüzde 2,1 oldu.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından her gün kaygı yaşadığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 7,3 iken her gün depresyonda hissettiği belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranı ise yüzde 4,7 oldu.

Okul derslerinin baskısı altında hisseden 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 13,4

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından okul derslerinin baskısı altında hissettiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 13,4 oldu. Okul derslerinin baskısı altında hissettiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki erkek çocukların oranı yüzde 12,7 iken aynı yaş grubundaki kız çocukların oranı ise yüzde 14,1 oldu.

Çocukların okul derslerinin baskısı altında hissetme oranının yüzde 14,3 ile en yüksek 15-17 yaş grubunda olduğu görüldü. Okul derslerinin baskısı altında hissettiği belirtilen 6-9 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 12,1, 10-12 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 14,0, 13-14 yaş grubundaki çocukların oranının ise yüzde 13,8 olduğu görüldü.

Ebeveynlerin ev ödevlerine yardım ettiği 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 54,8

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından ebeveynlerinin ayda en az bir kez ödevlerine yardım ettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 54,8 oldu. Çocukların yaşları ilerledikçe, ebeveynlerin çocukların ev ödevlerine yardım etme oranının azaldığı görüldü. Ebeveynlerinin ayda en az bir kez ödevlerine yardım ettiği belirtilen 6-9 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 82,8 iken 15-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 23,1 oldu.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından ebeveynleri ile birlikte ayda en az bir kez okul durumları hakkında konuştukları belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 89,7, kitap, film veya televizyon programları hakkında konuştukları belirtilen çocukların oranı yüzde 69,9, kütüphaneye veya kitapçıya gittiği belirtilen çocukların oranı ise yüzde 28,5 oldu.

Ebeveynleri ile birlikte ayda en az bir kez ülke gündemi hakkında konuştukları belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 33,3 oldu. Çocukların yaşları ilerledikçe, ebeveynleri ile birlikte ülke gündemi hakkında konuşma oranının da arttığı görüldü. Ebeveynleri ile birlikte ayda en az bir kez ülke gündemi hakkında konuştukları belirtilen 6-9 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 19,3 iken 15-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 47,8 oldu.

Peynir ve yoğurt gibi süt ürünlerini her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 57,8

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından peynir ve yoğurt gibi hayvan sütünden yapılan yiyecekleri her gün tükettiği belirtilen 6 aylık ve daha yukarı yaştaki çocukların oranı yüzde 57,8 oldu.

Anneleri tarafından ekmek veya makarna gibi tahıl içeren yiyecekleri her gün tükettiği belirtilen 6 aylık ve daha yukarı yaştaki çocukların oranı yüzde 62,4 iken meyveyi her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 50,5, sebzeyi her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 33,0, et, tavuk veya balığı her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 12,7 ve fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagilleri her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 10,9 oldu.

Şeker veya çikolata gibi tatlıları her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 32,6, cips ve kraker gibi atıştırmalıkları her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 21,4, kola veya şeker içeren diğer alkolsüz içecekleri her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı ise yüzde 15,1 oldu.

Şeker veya çikolata gibi tatlıları, cips ve kraker gibi atıştırmalıkları, kola veya şeker içeren diğer alkolsüz içecekleri her gün tüketen çocuklar yaş gruplarına göre incelendiğinde, yaş ilerledikçe bu ürünleri her gün tükettiği belirtilen çocukların oranının arttığı görüldü.

Annenin/temel bakım verenin eğitim seviyesi arttıkça meyve, sebze, et, tavuk veya balık, peynir ve yoğurt gibi hayvan sütünden yapılan yiyecekleri her gün tüketen çocukların oranının arttığı görüldü. Bir okul bitirmemiş annelerin/temel bakım verenlerin çocuklarından her gün meyve tüketenlerin oranı yüzde 30,6 iken yükseköğretim mezunu olanların çocuklarında bu oranın yüzde 70,3 olduğu görüldü. Bir okul bitirmemiş annelerin/temel bakım verenlerin çocuklarından her gün sebze tüketenlerin oranı yüzde 26,5 iken yükseköğretim mezunu olanların çocuklarında bu oranın yüzde 44,6 olduğu görüldü.

Son 12 ayda sinema ve/veya tiyatroya giden 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 39,1

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından son 12 ayda sinema ve/veya tiyatroya gittiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 39,1 olduğu görüldü.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından son 12 ayda sinema ve/veya tiyatroya gitmediği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 40,1’inin aileleri tarafından maddi olarak bu etkinliğin karşılanamadığı, yüzde 24,3’ünün yaşadığı yerin yakınında sinemanın/tiyatronun olmadığı, yüzde 21,0’ının sinema veya tiyatroya ilgi duymadığı, yüzde 6,2’sinin ailesinin zamanı olmadığı için götürmediği, yüzde 5,2’sinin pandemi ile ilgili durumlar nedeniyle, yüzde 2,8’inin ailesinin izin vermediği için gidemediği görüldü.

Diğer çocuklar tarafından zorbalığa uğrayan 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 13,8

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından zorbalığa maruz kaldığı belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 13,8 oldu.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından bazı şeylerin kasıtlı olarak dışında bırakıldığı belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 7,2 iken ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından alay edildiği belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 7,7 oldu.

Ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından hakkında kötü söylentilerin yayılmasına maruz kaldığı belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 4,8 iken ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından vurulmaya veya itilmeye maruz kaldığı belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranı %4,4 oldu.

Ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından eşyalarının alındığı veya eşyalarına zarar verildiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 3,4 iken ayda en az birkaç kez diğer çocuklar tarafından tehdit edildiği belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 2,1 oldu.

İşlevsel zorluğu olan çocukların diğer çocuklar tarafından daha fazla zorbalığa uğradığı görüldü. İşlevsel zorluğu olan çocuklarda zorbalığa uğrama oranı yüzde 27,2 iken işlevsel zorluğu olmayan çocuklarda bu oran yüzde 11,6 oldu.

Davranışlarını kontrol edebildiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 83,4

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından davranışlarını kontrol edebildiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 83,4 oldu. Davranışlarını kontrol edebildiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki kız çocuklarının oranı yüzde 85,3 iken aynı yaş grubundaki erkek çocuklarının oranı ise yüzde 81,7 oldu.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından karşılaştığı zorluklara rağmen başladığı işleri bitirebildiği belirtilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 79,3 iken duygularını kontrol altında tutabildiği belirtilen aynı yaş grubundaki çocukların oranı ise yüzde 77,6 oldu. Hem davranışlarını kontrol edebilen hem başladığı işi bitirebilen hem de duygularını kontrol altında tutabilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranının ise yüzde 66,3 olduğu görüldü.

Hem davranışlarını kontrol edebilen hem başladığı işi bitirebilen hem de duygularını kontrol altında tutabilen 6-17 yaş grubundaki çocukların oranının yaş ilerledikçe arttığı görüldü. İşlevsel zorluğu olan çocuklarda bu oranın yüzde 45,8 iken işlevsel zorluğu olmayanlarda yüzde 69,6 olduğu görüldü.

Son bir hafta içerisinde en az bir ev işi yapan 5-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 52,5

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından son bir hafta içerisinde en az bir ev işi yaptığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 52,5 oldu. Son bir hafta içerisinde en az bir ev işi yaptığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki kız çocukların oranı yüzde 55,2 iken aynı yaş grubundaki erkek çocukların oranı ise yüzde 49,9 oldu.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından son bir hafta içerisinde ev için alışveriş yaptığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 39,4, bulaşık yıkayan veya ev temizleyenlerin oranının yüzde 23,1, yemek pişirenlerin oranının yüzde 17,4, evdeki diğer çocuklara bakanların oranının yüzde 13,1, çamaşır yıkayanların oranının ise yüzde 9,1 olduğu görüldü.

Son bir hafta içerisinde eve su getirdiği veya taşıdığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 6,2, evde kullanmak için odun/yakacak toplayan veya kömür taşıyan çocukların oranının yüzde 3,2, yaşlı veya hasta birine bakanların oranının ise yüzde 2,9 olduğu görüldü.

Anneleri/temel bakım verenleri tarafından son bir hafta içerisinde en az bir ev işi yaptığı belirtilen 5-17 yaş grubundaki çocukların oranı cinsiyete göre incelendiğinde, ev için alışveriş yapma, eve su getirme veya taşıma ve evde kullanmak için odun/yakacak toplama veya kömür taşıma işlerinin daha yüksek oranda erkek çocuklar tarafından yapıldığı görüldü.

Ebeveynlerinin kendilerini önemsediğini gösterdiklerini belirten çocukların oranı yüzde 92,8

Ebeveynlerinin kendilerini önemsediğini gösterdiklerini belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 92,8, ebeveynlerinin onlara ihtiyaç duydukları kadar yardım ettiğini belirten çocukların oranının yüzde 91,6, ebeveynlerinin, sorunlarını ve endişelerini anlamaya çalıştıklarını belirten çocukların oranının ise yüzde 87,0 olduğu görüldü.

Ebeveynlerinin üzüldüklerinde kendilerini daha iyi hissetmelerini sağladıklarını belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 84,8, ebeveynlerinin kendi kararlarını vermeleri için cesaretlendirdiğini belirten çocukların oranının yüzde 83,1, ebeveynlerinin yapmaktan hoşlandıkları şeyleri yapmalarına izin verdiklerini belirten çocukların oranının ise yüzde 81,0 olduğu görüldü.

Ebeveynlerinin yaptıkları her şeyi kontrol etmeye çalıştığını belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 47,7 iken kendilerine bebek gibi davrandıklarını belirten çocukların oranı yüzde 18,8 oldu. Ebeveynlerinin kendilerine bebek gibi davrandıklarını belirten 13-17 yaş grubundaki erkek çocukların oranı yüzde 16,5 iken aynı yaş grubundaki kız çocukların oranı ise yüzde 21,2 oldu.

Üzüntülerini ve sevinçlerini paylaşabildiği arkadaşları olan çocukların oranı yüzde 85,0

Üzüntülerini ve sevinçlerini paylaşabildiği arkadaşları olan 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 85,0 oldu. Sorunları hakkında arkadaşları ile konuşabilen 13-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 80,3, arkadaşlarının gerçekten kendilerine yardım etmeye çalıştıklarını belirten aynı yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 78,1, işler ters gittiğinde arkadaşlarına güvenebildiğini belirten çocukların oranının ise yüzde 71,7 olduğu görüldü.

Kendini mutlu veya orta seviyede mutlu hissettiğini belirten çocukların oranı yüzde 96,7

Tüm yaşantılarında kendini mutlu hissettiğini belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 69,1 iken kendini orta seviyede mutlu hisseden aynı yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 27,6, kendini mutsuz hissedenlerin oranı ise yüzde 3,4 oldu.

Kendini mutlu hissettiğini belirten 13-17 yaş grubundaki erkek çocukların oranı yüzde 71,4 iken kendini orta seviyede mutlu hisseden aynı yaş grubundaki erkek çocukların oranı yüzde 25,6, kendini mutsuz hissedenlerin oranı ise yüzde 2,9 oldu.

Kendini mutlu hissettiğini belirten 13-17 yaş grubundaki kız çocukların oranı yüzde 66,5 iken kendini orta seviyede mutlu hisseden aynı yaş grubundaki kız çocukların oranı %29,6, kendini mutsuz hissedenlerin oranı ise yüzde 3,9 oldu.

Tüm yaşantılarında kendini mutlu hissettiğini belirten 13-17 yaş grubundaki işlevsel zorluğu olan çocukların oranı yüzde 58,6 iken işlevsel zorluğu olmayan aynı yaş grubundaki çocuklarda ise bu oranın yüzde 70,9 olduğu görüldü.

Okulda kendini dışlanmış hissettiğini belirten 13-17 yaş grubu çocukların oranı yüzde 6,8

Okulda kolayca arkadaş edinebildiğini belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 73,2 iken kendini okula ait hisseden aynı yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 72,4 oldu. Diğer öğrencilerin kendini seviyor gibi göründüğünü belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 55,6, okulda kendini garip ve yabancı hissettiğini belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 8,8, okulda kendini yalnız hissettiğini belirten çocukların oranı ve okulda kendini dışlanmış hisseden çocukların oranı yüzde 6,8 oldu.

Sınava iyi hazırlanmış olsa bile kendini çok endişeli hissettiğini belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 50,5 oldu. Bu oran aynı yaş grubu erkek çocuklarda yüzde 43,9 iken kız çocuklarda yüzde 57,6 oldu.

Çocuk Hakları Sözleşmesini duyduğunu belirten 13-17 yaş grubu çocukların oranı yüzde 45,1

Çocuk Hakları Sözleşmesini duyduğunu belirten 13-17 yaş grubundaki çocukların oranının yüzde 45,1 olduğu görüldü. Bu oran aynı yaş grubundaki erkek çocuklarda yüzde 39,1 iken kız çocuklarda yüzde 51,4 oldu.

Hangi haklara sahip olduğunu bilen 13-17 yaş grubundaki çocukların oranı yüzde 53,3 iken yetişkinlerin genellikle çocuk haklarına saygı duyduğunu düşünen çocukların oranı yüzde 52,7 oldu.

Paylaşın

31 Aralık 2022 Öncesine Ait Tüm Borçlar 48 Taksitte Ödenebilecek

Vergiler, trafik cezaları, askerlik ve otoyol cezaları ile belediyelere olan 31 Aralık 2022 öncesine ait tüm borçlar 48 taksitte ödenebilecek. Yapılandırma için başvurular 31 Mayıs’ta başlayacak, ilk taksit ödemesi ise 30 Haziran’da yapılacak.

Haber Merkezi / Ayrıca deprem bölgelerinde Temmuz ayı sonuna kadar veraset ve intikal vergisi alınmayacak. Esnafın tescil, tadil, sicil işlemlerinden Ağustos ayına kadar harç talep edilmeyecek.

Çalışanlarına maddi yardımda bulunan işverenler, 50 bin liraya kadar olan kısım için gelir vergisinden muaf tutulacak. Depremzedelerin kullanılmayacak durumdaki ev ve araçlarının üzerindeki hacizler kaldırılacak.

Türkiye’de Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), il özel idareleri, belediyeler, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıkları (YİKOB) ile ilgili alacaklara yapılandırma imkanı getiren “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” Resmi Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kamu alacaklarına yönelik geniş kapsamlı borç yapılandırması paketine göre, 31 Aralık 2022 öncesine ait borçlar 48 taksit halinde ödenebilecek.

Mükelleflerce çeşitli sebeplerle eksik beyan edilmiş veya beyan dışı bırakılmış geçmiş yıl gelirlerinin belli oran ve tutarlar dahilinde beyan edilmesi sağlanacak. Borçların yapılandırması için başvurular 31 Mayıs’ta, ilk taksitlerin ödemesi ise 30 Haziran’da başlayacak.

Yapılandırılan borçların peşin ödenmesi halinde ise Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tutarının yüzde 90’ından vazgeçileceği, yapılandırılan borcun idari para cezası olması durumunda asıl alacaktan da yüzde 25 oranında indirim sağlanacağı kaydedildi.

Vergi dairelerine olan 2 bin liranın altındaki borçların yanı sıra; sürücülerin alkol, uyuşturucu, drift ve aday sürücülük halleri dışındaki ihlallere yönelik verilen ceza puanlarının da silineceği belirtildi. Düzenlemeye göre, geri alınan 10 bine yakın ehliyetin ise iadesi sağlanacak.

Depremzedelere yönelik yeni düzenlemeler

Yeni yasada, depremzedelere yönelik düzenlemeler de öngörüldü. Buna göre:

– Kurumlar vergisi mükelleflerinden tek seferlik yüzde 10 ek vergi alınması öngörülürken, depremden etkilenen illerdeki mükellefler kapsam dışında olacak.

– İşverenlerin, depremden etkilenen çalışanlarına yardım için sağladıkları menfaatler üzerinden vergi ve prim kesintisi yapılmayacak.

– Depremden etkilenenlere sahibi oldukları konutları ikamet amacıyla bedelsiz olarak tahsis eden konut sahipleri için emsal kira bedeli uygulanmayacak.

– Depremde yıkılan veya ağır hasar gören binalar ile kullanılamaz duruma gelen taşıtlara ilişkin vergi ve katkı payları ile varsa bu alacaklara ilişkin feri alacakları terkin edilecek, taşıtlar üzerindeki vergi dairelerince konulan hacizler kaldırılacak.

– Bölgede Temmuz ayı sonuna kadar veraset ve intikal vergisi alınmayacak.

– Depremzedelerin kullanılmayacak durumdaki ev ve araçlarının üzerindeki hacizler kaldırılacak.

Paylaşın

Türkiye’de Kadınların Yüzde 30,4’ü Yaşadığı Çevrede Güvende Hissetmiyor

TÜİK’in yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre 2022 yılında, yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı yüzde 21,8 iken bu oran kadınlarda yüzde 30,4, erkeklerde yüzde 13 oldu.

Haber Merkezi / Kadınların yüzde 51,1’i, erkeklerin ise yüzde 71,9’u yaşadıkları çevrede kendilerini güvende hissetti. Evde yalnız otururken kendilerini güvensiz hisseden kadınların oranı yüzde 6,8 olurken erkeklerde bu oran yüzde 3,2 olarak kaydedildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılına dair “İstatistiklerle Kadın” verilerini açıkladı.

Buna göre, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2022 yılında, kadın nüfus 42 milyon 575 bin 441 kişi, erkek nüfus 42 milyon 704 bin 112 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle, toplam nüfusun yüzde 49,9’unu kadınlar, yüzde 50,1’ini ise erkekler oluşturdu.

Kadınlar ile erkekler arasındaki bu oransal denge, kadınların daha uzun yaşaması nedeniyle, 60 ve daha yukarı yaş grubundan itibaren kadınların lehine değişti. Kadın nüfusun oranı, 60-74 yaş grubunda yüzde 52,2 iken 90 ve üzeri yaş grubunda yüzde 72,4 oldu.

Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2008-2021 yılları arasında arttığı görüldü.

En az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki bireylerin toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 81,1 iken 2021 yılında yüzde 92,1 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında en az bir eğitim düzeyini tamamlayan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 72,6, erkeklerin oranı yüzde 89,8 iken bu oran 2021 yılında ise kadınlarda yüzde 87,3, erkeklerde yüzde 97,1 oldu.

Yüksekokul ve fakülte, yüksek lisans ve doktora mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki nüfusun toplam nüfus içindeki oranı, 2008 yılında yüzde 9,8 iken 2021 yılında yüzde 23,0 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2008 yılında yükseköğretim mezunu olan 25 ve daha yukarı yaştaki kadınların oranı yüzde 7,6, erkeklerin oranı yüzde 12,1 iken bu oran 2021 yılında kadınlarda yüzde 20,9, erkeklerde ise yüzde 25,1 oldu.

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre 2021 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki işgücüne katılma oranının yüzde 51,4 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 32,8, erkeklerde ise yüzde 70,3 oldu.

İşgücüne katılma oranı eğitim durumuna göre incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 12,8, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 25,3, lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 32,5, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 38,5 iken yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 67,6 oldu.

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre 2021 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranının yüzde 45,2 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 28,0, erkeklerde ise yüzde 62,8 oldu.

En yüksek istihdam oranı yüzde 52,0 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde, en düşük istihdam oranı ise yüzde 29,9 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde gerçekleşti.

En yüksek kadın istihdam oranı, yüzde 36,8 ile TR90 (Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüşhane) bölgesinde gerçekleşti. Bu bölgeyi yüzde 35,6 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop), yüzde 33,8 ile TR83 (Samsun, Tokat, Çorum, Amasya) izledi.

En düşük kadın istihdam oranı ise yüzde 14,5 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde gerçekleşti. Bu bölgeyi yüzde 15,9 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır), yüzde 19,6 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) izledi.

En yüksek erkek istihdam oranı, yüzde 70,0 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) bölgesinde gerçekleşti. Bu bölgeyi yüzde 67,2 ile TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis), yüzde 67,1 ile TR52 (Konya, Karaman) izledi.

En düşük erkek istihdam oranı ise yüzde 46,7 ile TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) bölgesinde gerçekleşti. Bu bölgeyi yüzde 54,2 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) ve TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) izledi.

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranının 2021 yılında yüzde 9,9 olduğu görüldü. Bu oran kadınlarda yüzde 16,4, erkeklerde ise yüzde 7,0 oldu.

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki bireylerin istihdam oranı, 2014 yılında yüzde 59,8 iken 2021 yılında yüzde 58,9 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, 2021 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 26,1, erkeklerin istihdam oranının ise yüzde 89,1 olduğu görüldü.

Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre 2022 yılında çalışanların yüzde 63,2’sinin işe geliş gidiş için harcanan zamandan memnun olduğu görüldü. Kadın çalışanlarda bu oranın yüzde 67,5, erkek çalışanlarda ise yüzde 61,5 olduğu görüldü.

Dışişleri Bakanlığı verilerine göre kadın büyükelçi oranı 2011 yılında yüzde 11,9 iken 2022 yılında yüzde 27,2 oldu. Erkek büyükelçi oranı ise 2011 yılında yüzde 88,1 iken 2022 yılında yüzde 72,8 oldu.

Kadın milletvekili oranı yüzde 17,3

Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 2022 yıl sonu itibarıyla 579 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 100, erkek milletvekili sayısının ise 479 olduğu görüldü. Meclise giren kadın milletvekili oranı, 2007 yılında yüzde 9,1 iken 2022 yılında yüzde 17,3 oldu.

Yükseköğretim istatistiklerine göre yükseköğretimde görevli profesörler içinde kadın profesör oranı 2010-2011 öğretim yılında yüzde 27,6 iken 2021-2022 öğretim yılında yüzde 33,2 oldu. Doçent kadrosunda görev yapan kadın oranı 2021-2022 öğretim yılında yüzde 40,2 iken öğretim görevlisi kadrosunda görev yapan kadın oranı yüzde 50,8 oldu.

Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre şirketlerde üst düzey ve orta kademe yönetici pozisyonundaki kadın oranı 2012 yılında yüzde 14,4 iken 2021 yılında yüzde 20,7 oldu.

Aile yapısı araştırması sonuçlarına göre 2021 yılında kadınların çalışması ile ilgili bireylerin algıları incelendiğinde, kadının çalışması ve sosyal hayata katkı sağlamasının değerli olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 82,6 olurken, kadınlara göre bu oran yüzde 85,6, erkeklere göre ise yüzde 79,5 oldu.

Evlenme istatistiklerine göre resmi olarak ilk evliliğini 2022 yılında yapmış olan kadınların ortalama evlenme yaşı 25,6 iken erkeklerin ortalama evlenme yaşı 28,2 oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en yüksek olduğu il, kadınlarda 29,7 yaş, erkeklerde 32,3 yaş ile Tunceli oldu. Ortalama ilk evlenme yaşının en düşük olduğu il ise kadınlarda 22,7 yaş ile Ağrı, erkeklerde 26,2 yaş ile Şanlıurfa oldu.

ADNKS sonuçlarına göre resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2021 yılında kadınların yüzde 39,4’ünün kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu görüldü. Eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının yüzde 15,9, eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranının ise %42,8 olduğu görüldü.

Boşanma istatistiklerine göre 2022 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucu çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Annenin velayetine verilen çocuk oranı yüzde 75,7 iken babanın velayetine verilen çocuk oranı ise yüzde 24,3 oldu.

Ev işlerini genellikle kadınlar üstlendi

Aile yapısı araştırması sonuçlarına göre 2021 yılında hanedeki ev işlerinin genellikle kim tarafından yapıldığı incelendiğinde, evin badana/boyası hariç tüm işlerin genellikle bir hanehalkı ferdi tarafından üstlenildiği görüldü.

Hanehalkı ferdi tarafından yapılan ev işleri cinsiyete göre incelendiğinde, ev işlerini genellikle kadınların üstlendiği görüldü. Kadınlar en fazla yüzde 94,4 ile çocuk bakımı, yüzde 85,6 ile çamaşır ve bulaşık yıkama (makineyle bile olsa), %85,4 ile yemek yapma ve evin günlük toplanması ve temizlenmesi işlerini üstlendi. Erkekler en fazla yüzde 74,1 ile aylık faturaların ödenmesi, yüzde 65,2 ile küçük bakım, onarım, tamir işlerini üstlendi.

Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre 2022 yılında 16-74 yaş grubundaki bireylerin İnternet kullanım oranı yüzde 85,0 oldu. Bu oran kadınlarda yüzde 80,9 iken erkeklerde yüzde 89,1 oldu.

Hanehalkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre internet üzerinden kişisel kullanım amacıyla mal veya hizmet siparişi veren ya da satın alan 16-74 yaş grubundaki bireylerin oranı, 2021 yılı Nisan ayı ile 2022 yılı Mart ayını kapsayan on iki aylık dönemde yüzde 46,2 oldu. Cinsiyete göre internet üzerinden mal veya hizmet siparişi verme ya da satın alma oranı, kadınlarda yüzde 42,7 iken erkeklerde yüzde 49,7 oldu.

Kadınların %30,4’ü yaşadığı çevrede gece yalnız yürürken kendini güvensiz hissetti

Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre 2022 yılında, yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı %21,8 iken bu oran kadınlarda yüzde 30,4, erkeklerde yüzde 13,0 oldu. Kadınların yüzde 51,1’i, erkeklerin ise yüzde 71,9’u yaşadıkları çevrede kendilerini güvende hissetti.

Evde yalnız otururken kendilerini güvensiz hissedenlerin oranı 2022 yılında yüzde 5,0 iken bu oran kadınlarda yüzde 6,8, erkeklerde yüzde 3,2 oldu. Kadınların yüzde 80,5’i, erkeklerin ise yüzde 88,2’si evde yalnız otururken kendilerini güvende hissetti.

Paylaşın

2022 Yılında Türkiye Ekonomisi Yüzde 5,6 Büyüdü

Türkiye ekonomisi 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5,6 büyüdü. 2022 yılında kişi başına Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) cari fiyatlarla 176 bin 589 TL, dolar cinsinden 10 bin 655 olarak hesaplandı.

Haber Merkezi / GSYH’ı oluşturan sektörler bazında 2022 yılında tek daralan sektör inşaat oldu. Sektör yüzde 8,4 oranında küçüldü. 2022’de sanayi yüzde 3,3 ve tarım sektörü yüzde 0,6 büyüdü.

Sanayi tarafında 2022’de yıllık büyüme yüzde 3,3 oldu. Sanayide yılın son çeyreğinde yüzde 3’lük daralma gösterdi. Mal ve hizmet ihracatı ise 2022 yılında yüzde 9,1, ithalatı ise yüzde 7,9 arttı.

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 19,7 arttı. Hanehalkı tüketim harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 57,5 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılı son çeyrek büyüme rakamlarını açıkladı. Buna göre, üretim yöntemine göre dört dönem toplamıyla elde edilen yıllık Gayri Safi Yurtiçi Hasıl (GSYH), 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5,6 arttı. GSYH, 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 107 artarak 15 trilyon 6 milyar 574 milyon TL oldu.

2022 yılında kişi başına GSYH cari fiyatlarla 176 bin 589 TL, dolar cinsinden 10 bin 655 olarak hesaplandı.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2022 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; finans ve sigorta faaliyetleri toplam katma değeri yüzde 21,8, hizmet faaliyetleri yüzde 11,7, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 9,9, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,7, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 5,8, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 4,8, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 4,3, sanayi yüzde 3,3 ve tarım sektörü yüzde 0,6 arttı. İnşaat sektörü ise yüzde 8,4 azaldı.

GSYH 2022 yılı dördüncü çeyreğinde yüzde 3,5 arttı

GSYH dördüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, 2022 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,5 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,9 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,9 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2022 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,5 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hâsıla tahmini, 2022 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 106,2 artarak 4 trilyon 800 milyar 717 milyon TL oldu. GSYH’nin dördüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 262 milyar 669 milyon olarak gerçekleşti.

Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2022 yılında yüzde 19,7 arttı. Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2022 yılında bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre yüzde 19,7 arttı. Hanehalkı tüketim harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 57,5 oldu.

Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2022 yılı dördüncü çeyreğinde yüzde 16,1 arttı. Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2022 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 16,1 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 9,0, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 2,6 arttı.

2022 yılında bir önceki yıl zincirlenmiş hacim endeksine göre mal ve hizmet ihracatı yüzde 9,1, ithalatı ise yüzde 7,9 arttı. Mal ve hizmet ihracatı, 2022 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 3,3 azalırken ithalatı yüzde 10,2 arttı.

İşgücü ödemeleri 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 82,7 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 115,2 arttı. 2022 yılının dördüncü çeyreğinde ise işgücü ödemeleri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 103,3 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 104,9 arttı.

2022 yılında işgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı yüzde 26,5 oldu. İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yıl yüzde 30,1 iken bu oran 2022 yılında yüzde 26,5 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 52,5’ten yüzde 54,5’e yükseldi.

Paylaşın

2022’de Evlenen Ve Boşanan Çiftlerin Sayısı Arttı

2022 yılında evlenen çiftlerin sayısı 2021 yılına göre yüzde 2 artarak 574 bin 358’e çıktı. 2022 yılında boşanma sayısı da 2021 yılına göre yüzde 2,9 artışla 180 bin 954’e yükseldi.

Haber Merkezi / Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2022 yılında erkeklerde 28,2 iken kadınlarda 25,6 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,6 yaş olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılına ilişkin evlenme ve boşanma istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, geçen yıl evlenen çiftlerin sayısı 2021’e göre yüzde 2 artarak 574 bin 358’e çıktı. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı binde 6,76 olarak gerçekleşti.

Geçen yıl boşanma sayısı da bir önceki yıla göre yüzde 2,9 artışla 180 bin 954’e yükseldi. Kaba boşanma hızı binde 2,13 oldu.

Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının arttığı görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2022 yılında erkeklerde 28,2 iken kadınlarda 25,6 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,6 yaş olarak gerçekleşti.

En yüksek kaba evlenme hızı Şanlıurfa’da

En yüksek kaba evlenme hızı binde 8,15 ile Şanlıurfa’da görüldü. Bu ili binde 8,14 ile Kilis, binde 7,88 ile Aksaray izledi. Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,69 ile Tunceli oldu. Bu ili binde 4,88 ile Gümüşhane, binde 5,3 ile Kastamonu takip etti.

Geçen yıl kaba boşanma hızı en yüksek il binde 3,11 ile İzmir oldu. Bu ili binde 3,09 ile Uşak, binde 3,01 ile Antalya izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,43 ile Şırnak oldu. Bu ilin ardından binde 0,44 ile Hakkari, binde 0,51 ile Siirt geldi.

Yabancı gelinlerde ilk sırada Suriyeliler var

Yabancı gelinlerin sayısı 2022’de 28 bin 571 olarak kayıtlara geçerken toplam gelinlerin yüzde 5’ini yabancılar oluşturdu. Uyrukları dikkate alındığında, yabancı gelinler arasında yüzde 13,2 ile Suriyeli gelinler birinci sırada yer aldı. Suriyeli gelinleri yüzde 11,1 ile Özbekler, yüzde 8,9 ile Azerbaycanlılar izledi.

Yabancı damatların sayısı geçen yıl 6 bin 161 oldu. Bu rakam toplam damatların yüzde 1,1’ini oluşturdu. Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, yüzde 24,9 ile Almanlar birinci sırada yer aldı. Bunları, yüzde 20,5 ile Suriyeliler ve yüzde 5,7 ile Avusturyalılar takip etti.

Evlenme ve boşanma sayıları aylara göre değişti

Evlenme sayısı aylara göre incelendiğinde, 2022 yılı nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre azaldığı görüldü. Bu azalışın nisanın ramazan ayına denk gelmesi dolayısıyla gerçekleştiği değerlendirilirken, sayı mayısta arttı. Evlenme sayısı 2022 yılı nisan ayında 24 bin 460 iken 2,3 kat artışla mayıs ayında 56 bin 150’ye çıktı.

Boşanma sayısı aylara göre incelendiğinde, adli tatil nedeniyle ağustos ayında önemli bir azalma görüldü. Boşanma sayısı, 2022 yılının ağustos ayında 3 bin 945 iken adli tatil sonrası eylül ayında 5 kat artarak 19 bin 775 oldu.

Evlilik süresine göre boşanmalar incelendiğinde, 2022’de gerçekleşen boşanmaların yüzde 32,7’si evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 21,6’sı ise evliliğin 6-10 yılı içinde gerçekleşti.

Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2022’de 180 bin 954 çift boşanırken 180 bin 592 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin 2022 yılında yüzde 75,7’si anneye, yüzde 24,3’ü babaya verildi.

Paylaşın

Türkiye’nin Yaklaşık Yarısı Mutlu

Türkiye’de mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2021 yılında yüzde 49,3 iken 2022 yılında yılında 49,7 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2021 yılında yüzde 16,6 iken 2022 yılında yüzde 15,9 oldu.

Haber Merkezi / Evli bireylerin, evli olmayan bireylere göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2022 yılında yüzde 54,5 iken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 40,4 olarak gerçekleşti.

Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 65 ve üzeri yaş grubu, 2021 yılında yüzde 56,2, 2022 yılında ise yüzde 57,7 ile en yüksek mutluluk oranının görüldüğü yaş grubu oldu.

Eğitim durumuna göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 2022 yılında en yüksek mutluluk oranı, yüzde 52,7 ile ilkokul mezunu grubunda görüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Yaşam Memnuniyeti Araştırması 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2021 yılında yüzde 49,3 iken 2022 yılında yüzde 49,7 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2021 yılında yüzde 16,6 iken 2022 yılında yüzde 15,9 oldu.

Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2021 yılında yüzde 43,9 iken 2022 yılında yüzde 46,5 oldu. Kadınlarda ise bu oran, 2021 yılında yüzde 54,6 iken 2022 yılında yüzde 52,7 oldu.

Evli bireylerin, evli olmayan bireylere göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2022 yılında yüzde 54,5 iken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 40,4 olarak gerçekleşti. Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin yüzde 51,0’inin, evli kadınların ise yüzde 57,9’unun mutlu olduğu gözlendi.

Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 65 ve üzeri yaş grubu, 2021 yılında yüzde 56,2, 2022 yılında ise yüzde 57,7 ile en yüksek mutluluk oranının görüldüğü yaş grubu oldu. En düşük mutluluk oranı ise 2021 yılında yüzde 44,5 ile 18-24 yaş grubunda görülürken 2022 yılında yüzde 46,8 ile 25-34 yaş grubunda gözlendi.

İlkokul mezunu bireyler daha mutlu

Eğitim durumuna göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 2022 yılında en yüksek mutluluk oranı, yüzde 52,7 ile ilkokul mezunu grubunda görüldü. Bunu sırasıyla; yüzde 51,7 ile bir okul bitirmeyenler, yüzde 48,3 ile lise ve dengi okul mezunu, yüzde 48,2 ile yükseköğretim mezunu ve yüzde 46,3 ile ilköğretim veya ortaokul mezunu bireyler takip etti.

Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2022 yılında yüzde 67,6 olurken bunu sırasıyla; yüzde 16,3 ile çocuklar, yüzde 4,8 ile kendisi, yüzde 3,9 ile eş, yüzde 3,8 ile anne/baba ve yüzde 1,9 ile torunlar takip etti.

Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2022 yılında yüzde 68,2 olurken bunu sırasıyla; yüzde 13,2 ile sevgi, yüzde 9,5 ile başarı, yüzde 6,2 ile para ve yüzde 2,6 ile iş takip etti.

Kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelendiğinde; 2022 yılında asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 75,9 olurken bunu sırasıyla yüzde 69,7 ile ulaştırma, yüzde 65,6 ile sağlık, yüzde 63,8 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 59,5 ile adli ve yüzde 59,3 ile eğitim hizmetlerinden memnuniyet takip etti.

Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2022 yılında yüzde 64,9 oldu. Kendi geleceklerinden umutlu olan erkeklerin oranı yüzde 64,8 iken kadınlarda bu oran yüzde 64,9 oldu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Türkiye’nin Nüfus Artış Hızı Binde 7,1

Türkiye’de yıllık nüfus artış hızı 2021 yılında binde 12,7 iken, 2022 yılında binde 7,1 oldu. Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 599 bin 280 kişi artarak 85 milyon 279 bin 553 kişiye ulaştı.

Haber Merkezi / Nüfusun 42 milyon 704 bin 112’sinin erkek, 42 milyon 575 bin 441’inin ise kadın olduğu tespit edildi. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,1’ini erkekler, yüzde 49,9’unu ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye’de 2021 yılında 33,1 olan ortanca yaş, 2022 yılında 33,5’e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 32,4’ten 32,8’e, kadınlarda ise 33,8’den 34,2’ye yükseldiği görüldü.

Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus bir önceki yıla göre 31 bin 800 kişi artarak, 1 milyon 823 bin 836 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,5’ini erkekler, yüzde 50,5’ini kadınlar oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 599 bin 280 kişi artarak 85 milyon 279 bin 553 kişiye ulaştı.

85 milyon 279 bin 553 kişiye ulaşan nüfusun 42 milyon 704 bin 112’sinin erkek, 42 milyon 575 bin 441’inin ise kadın olduğu tespit edildi. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,1’ini erkekler, yüzde 49,9’unu ise kadınlar oluşturdu.

Yabancı nüfus bir önceki yıla göre 31 bin 800 kişi arttı

Kayıt sitemine göre, Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus bir önceki yıla göre 31 bin 800 kişi artarak, 1 milyon 823 bin 836 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,5’ini erkekler, yüzde 50,5’ini kadınlar oluşturdu.

Türkiye’de 2021 yılında yüzde 93,2 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2022 yılında yüzde 93,4 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,8’den yüzde 6,6’ya düştü.

İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 67 bin 51 kişi artarak 15 milyon 907 bin 951 kişi oldu. Türkiye nüfusunun yüzde 18,65’inin ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 782 bin 285 kişi ile Ankara, 4 milyon 462 bin 56 kişi ile İzmir, 3 milyon 194 bin 720 kişi ile Bursa ve 2 milyon 688 bin 4 kişi ile Antalya izledi.

Bayburt, 84 bin 241 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Bayburt’u, 84 bin 366 kişi ile Tunceli, 92 bin 481 kişi ile Ardahan, 144 bin 544 kişi ile Gümüşhane ve 147 bin 919 kişi ile Kilis takip etti.

Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanıyor. Türkiye’nin 2007 ve 2022 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görüldü.

Türkiye’de 2021 yılında 33,1 olan ortanca yaş, 2022 yılında 33,5’e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 32,4’ten 32,8’e, kadınlarda ise 33,8’den 34,2’ye yükseldiği görüldü.

Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop’un 42,4 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip olduğu görüldü. Sinop’u, 41,6 ile Kastamonu ve Giresun izledi. Diğer yandan 20,8 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa’yı, 22,2 ile Şırnak ve 23,3 ile Siirt ve Ağrı takip etti.

Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 41,4 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 20,4 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 43,5 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şanlıurfa 21,3 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu.

Türkiye’de 2009 ve 2022 yılı cinsiyete göre medeni durumun dağılımı incelendiğinde, erkeklerde hiç evlenmeyenlerin oranının kadınlara göre daha yüksek olduğu, kadınlarda ise eşi ölenlerin ve boşananların oranının erkeklerden daha fazla olduğu görüldü. Diğer yandan büyük çoğunluğu oluşturan evlilerin oranının 2009 ve 2022 yılında her iki cinsiyette de birbirine yakın oranlarda olduğu görüldü.

Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında yüzde 66,5 iken 2022 yılında yüzde 68,1 oldu. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı yüzde 26,4’ten yüzde 22’ye gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise yüzde 7,1’den yüzde 9,9’a yükseldi.

Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2021 yılında yüzde 47,4 iken 2022 yılında yüzde 46,8’e düştü. Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, yüzde 33’ten, yüzde 32,3’e gerilerken, çalışma çağındaki birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise yüzde 14,3’ten yüzde 14,5’e yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de 2022 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 32,3 çocuğa ve 14,5 yaşlıya bakıyor.

Türkiye’de kilometrekareye 111 kişi düşerken İstanbul’da 3 bin 62 kişi düştü

Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan ‘bir kilometrekareye düşen kişi sayısı’, Türkiye genelinde 2021 yılına göre 1 kişi artarak 111 kişiye yükseldi. İstanbul, kilometrekareye düşen 3 bin 62 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek il oldu oldu. İstanbul’dan sonra 576 kişi ile Kocaeli ve 371 kişi ile İzmir nüfus yoğunluğu en yüksek olan iller oldu.

Diğer yandan nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, 19 kişi ile Ardahan ve 21 kişi ile Erzincan izledi. Yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 59, en küçük yüz ölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 350 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Demokrasi Endeksi: Türkiye, 167 Ülke Arasında 103. Sırada

2022 Demokrasi Endeksi’nde Türkiye, 167 ülke arasında 103’üncü sırada yer aldı. Türkiye için hazırlanan raporda “Türkiye’nin demokratik değerleri aşınmaya devam ediyor” başlığı atılırken, ülke “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son on yılda puanında ciddi bir düşüş yaşadı” ifadelerine yer verildi.

Listede Türkiye’yi Benin, Nijerya, Fildişi Sahili, Pakistan ve Moritanya takip ediyor.  İskandinav ülkesi Norveç, listenin ilk sırada yer alırken, Orta Asya ülkesi Afganistan, son sırada yer aldı.

10 puan üzerinden yapılan değerlendirmede Norveç, 9,81 ile listenin zirvesinde bulunuyor. Yunanistan ise “en kayda değer genel iyileşmeyi” gerçekleştirdi.

İngiltere merkezli araştırma ve analiz şirketi Economist Intelligence Unit (EIU) tarafından yapılan değerlendirmede Afganistan 0,32 puanla sonuncu oldu.

Endeskte ülkeler, ‘tam demokrasi’, ‘kusurlu demokrasi’, ‘hibrit (karışık/melez) rejim’ ve ‘otoriter rejim’ olarak dört kategoriye bölündü.

Raporda “Türkiye’nin demokratik değerleri aşınmaya devam ediyor” başlığı atılırken, ülke “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son on yılda puanında ciddi bir düşüş yaşadı.” deniliyor.

“Medya, muhalefet üzerindeki baskı arttı”

Türkiye’de “demokrasinin ciddi şekilde sınırlandığı” belirtilen raporda “Seçimler genellikle özgür ve adil değil, medya sansüre tabi, hukukun üstünlüğü zayıf ve yolsuzluk yaygın.” şeklinde değerlendirme yapılıyor.

‘Otoriter rejim’ kategorisinin 6 basamak üzerinde yer alan Türkiye’nin ortalama puanı 2012’deki 5,76 seviyesinden 2022’de 1,41 puan düşerek 4,35’e geriledi.

Raporda “Bu düşüş eğilimi cumhurbaşkanının giderek artan otokratik yönetimini yansıtmaktadır.” deniliyor.

2022’de seçim yasasının değiştirildiği ve kamu düzeni hakkında “yanlış bilgi yayanlar” için hapis cezası içeren yeni bir dezenformasyon yasasının kabul edildiği hatırlatılan raporda, “Erdoğan, 2022’de medya, muhalefet ve toplumsal muhalefet üzerindeki baskıyı artırdı.” ifadesine yer veriliyor.

İskandinav ülkeleri en üstte yer almaya devam ediyor

İskandinav ülkeleri, küresel sıralamada ilk altı pozisyonun beşinde yer alıyor.

Norveç, 9,81puanla ilk sırada bulunurken onu 9,61 ile Yeni Zelanda takip ediyor. Onları İzlanda, İsveç, Finlandiya ve Danimarka izliyor.

Raporda bu ülkelerin başta seçim süreci ve çoğulculuk ile hükümetin işleyişi olmak üzere tüm kategorilerde yüksek puana sahip olduklarına vurgu yapılıyor.

İsviçre, İrlanda, Hollanda ve Tayvan ilk on arasında yer alan diğer ülkeler.

‘En kayda değer iyileşmeyi’ Yunanistan yaptı

Finlandiya, İrlanda ve İtalya, puanlarını iyileştirmelerine rağmen diğer ülkelerin daha hızlı ilerleme kaydetmesi nedeniyle sıralamada geriledi.

Yunanistan, 7,97 puanla dokuz basamak yükselerek 26. sıraya yerleşti ve “en kayda değer genel iyileşmeyi” gerçekleştirdi.

Otoriter rejim sayısı 59

Demokrasi Endeksin’de 10 üzerinden 8 puan ve yukarısında puan alanlar ‘tam demokrasi’ olarak nitelendiriliyor. Bu noktada Şili, Fransa ve İspanya’nın yeniden en üst sıradaki ülkeler arasına katılmasıyla 2021’de 21 olan “tam demokrasi” sayısının 2022’de 24’e yükseldiği kaydedildi.

Endekste 167 ülke ve bölgeden 72’si yani yüzde 43.1’i demokrasi olarak kabul ediliyor.

“Kusurlu demokrasilerin” sayısı 2022’de beş ülke azalarak 48’e geriledi.

59 ülke ise “otoriter rejimler” kategorisinde sayıldı. 36 ülke ise “hibrit rejimler” olarak sınıflandırıldı.

Endekste ‘otorites rejim’ kategorisinde yer alan son 10 ülke ise şu şekilde: Afganistan, Myanmar, Kuzey Kore, Orta Afrika Cumhuriyeti, Suriye, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Türkmenistan, Çad, Laos ve Ekvator Ginesi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

2022 Yılında Türkiye Genelinde Silahlı Şiddet Olaylarında 2 Bin 278 Kişi Öldü

2022 yılında medyaya 3 bin 984 silahlı şiddet olayı yansıdı. Türkiye genelinde yaşanan bu silahlı şiddet olaylarında 2 bin 278 kişi öldürüldü, 4 bin 231 kişi de yaralandı. Silahlı şiddet olaylarının 616’sında (yüzde 15.46) kesici aletler kullanılırken 3 bin 368 (yüzde 84.54) cinayet ateşli silahlarla işlendi. 

Bölgeler bazında bakıldığında silahlı şiddetin en çok yaşandığı bölgeler sıralamasında değişiklik olmadığı gözlemlendi. Nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu ve en çok göç alan bölge olarak Marmara Bölgesi önceki yıllarda olduğu gibi en çok silahlı şiddetin yaşandığı bölge.

Marmara Bölgesi’ni 571 olayla Akdeniz, 566 olayla Güneydoğu Anadolu, 543 olayla Karadeniz, 463 olayla İç Anadolu, 459 olayla Ege ve 246 olayla Doğu Anadolu bölgeleri izledi.

Bireysel silahlanmaya ve silahlı şiddetteki artışa dikkat çekmek için çalışan Umut Vakfı, 2022 Türkiye Şiddet Haritası’nı yayınladı.

Vakfın yerel ve ulusal medyada yayınlanan haberlerle hazırladığı raporda göre medyaya 3 bin 984 silahlı şiddet olayı yansıdı. Türkiye genelinde yaşanan bu silahlı şiddet olaylarında 2 bin 278 kişi öldürüldü, 4 bin 231 kişi de yaralandı.

Silahlı şiddet olaylarının 616’sında (yüzde 15.46) kesici aletler kullanılırken 3 bin 368 (yüzde 84.54) cinayet ateşli silahlarla işlendi. Ateşli silahlar şöyle sıralandı: 143’ü beylik silahı olmak üzere (asker ve polislerin kullandığı resmi silahlar) 2 bin 528 olayda tabancalar, 840 olayda ise kaleşnikoflar dahil çeşitli tüfekler kullanıldı.

Bölgeler bazında bakıldığında silahlı şiddetin en çok yaşandığı bölgeler sıralamasında değişiklik olmadığını gözlemlendi. Nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu ve en çok göç alan bölge olarak Marmara Bölgesi önceki yıllarda olduğu gibi en çok silahlı şiddetin yaşandığı bölge.

Bin 136 silahlı şiddetin medyaya yansıdığı Marmara Bölgesi’nde yaşanan olaylarda 560 kişinin öldüğü, bin 218 kişinin de yaralandığı kayıtlara geçti.

Marmara Bölgesi’ni 571 olayla Akdeniz, 566 olayla Güneydoğu Anadolu, 543 olayla Karadeniz, 463 olayla İç Anadolu, 459 olayla Ege ve 246 olayla Doğu Anadolu bölgeleri izledi.

“Bireysel silahlanmaya resmen göz yumuluyor”
Umut Vakfı konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:

“Bireysel silahlanma her geçen gün artıyor ve bu konuda ilgililer, yetkililer kılını bile kıpırdatmıyor…

Bireysel silahlanmayı önleyici düzenleme yapılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne duyarlı bazı milletvekilleri tarafından defalarca araştırma önergeleri, teklifler verilmesine rağmen maalesef ki ilgili ve yetkililerce bu teklif ve önergeler kabul edilmiyor, bu da bireysel silahlanmaya resmen göz yummak oluyor.

Ve göz yumulan bireysel silahlanma sonucu her çapta silaha kolaylıkla ulaşan şiddet yanlıları, hem insanları, hem de sokaklarda kedileri, köpekleri, yani her türlü canlıyı hedef göstererek yaralıyor, öldürüyorlar…

Adalet ve yasal düzenlemeler, bireysel silahlanmanın önlenmesi, adaletin hakkıyla uygulanması herkese, ama herkese lazım.”

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Turizm Geliri Yüzde 53.4 Arttı; Türkiye 2022 Hedefini Tutturdu

2022 yılında turizm geliri bir önceki yıla göre yüzde 53,4 artarak 46 milyar 284 milyon 907 bin dolar oldu. Bu yılki gelirin 34 milyar 477 milyon 12 bin dolarını kişisel harcamalar, 11 milyar 807 milyon 895 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Haber Merkezi / Böylece yukarı yönlü revize edilerek hedeflenen 46 milyar dolarlık gelir tutturulmuş oldu. Gecelik ortalama harcama 2022’de 89 olurken, yabancı ziyaretçilerin kişi başı ortalama harcamaları 4. çeyrekte yıllık yüzde 7,7 düşüşle 950 dolara geriledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Turizm İstatistikleri, IV. Çeyrek: Ekim-Aralık ve Yıllık, 2022 verilerini yayımladı.

Buna göre, turizm geliri ekim, kasım ve aralık aylarından oluşan IV. çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %22,2 artarak 11 milyar 374 milyon 206 bin dolar oldu. Turizm gelirinin yüzde 15,3’ü ülkemizi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşlardan elde edildi.

Ziyaretçiler, seyahatlerini kişisel veya paket tur ile organize etmektedirler. Bu çeyrekte yapılan harcamaların 8 milyar 274 milyon 401 bin dolarını kişisel harcamalar, 3 milyar 99 milyon 806 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Turizm geliri 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 53,4 artarak 46 milyar 284 milyon 907 bin dolar oldu. Bu yılki gelirin 34 milyar 477 milyon 12 bin dolarını kişisel harcamalar, 11 milyar 807 milyon 895 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2022 yılı IV. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 32,4 artarak 11 milyon 978 bin 111 kişi oldu. Ziyaretçilerin yüzde 13,3’ünü 1 milyon 588 bin 624 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2022 yılında bir önceki yıla göre %75 artarak 51 milyon 369 bin 26 kişi oldu. Bunların yüzde 13,7’sini 7 milyon 27 bin 504 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

Bu çeyrekte ülkemizden çıkış yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 86 dolar oldu. Geceleme yapan yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 58 dolar oldu.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde; geceleme yapanların gecelik ortalama harcaması 89 dolar, yurtdışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 60 dolar oldu.

Bu çeyrekte geçen yılın aynı çeyreğine göre paket tur harcamaları (ülkemize kalan pay) yüzde 63,5, yerli uluslararası ulaştırma harcaması yüzde 49,5 ve spor, eğitim, kültür harcaması yüzde 42,4 arttı. Yıllık olarak değerlendirildiğinde ise paket tur harcamaları (ülkemize kalan pay) yüzde 125,2, spor, eğitim, kültür harcaması yüzde 90,5 ve uluslararası ulaştırma yüzde 68,9 arttı.

İkinci sırada yüzde 23 ile “akraba ve arkadaş ziyareti”, üçüncü sırada ise ile yüzde 5,6 ile “alışveriş” yer aldı. Yurt dışı ikametli vatandaşlar ise ülkemize yüzde 72,3 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde ziyaretçilerin geliş amaçlarında birinci sırada yüzde 67,1 ile “gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler” yer alırken yurt dışı ikametli vatandaşlar ülkemize yüzde 64,4 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.

Turizm gideri geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 107,9 arttı

Yurt içinde ikamet edip başka ülkeleri ziyaret eden vatandaşlarımızın harcamalarından oluşan turizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 107,9 artarak 1 milyar 447 milyon 471 bin dolar oldu. Bunun 1 milyar 211 milyon 150 bin dolarını kişisel, 236 milyon 321 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde; turizm gideri, geçen yıla göre yüzde 130,9 artarak 4 milyar 276 milyon 533 bin dolar oldu. Bunun 3 milyar 753 milyon 403 bin dolarını kişisel, 523 milyon 130 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.

Bu çeyrekte yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 109,4 artarak 2 milyon 488 bin 855 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 582 dolar olarak gerçekleşti.

Yıllık olarak değerlendirildiğinde; yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yıla göre yüzde 165,4 artarak 7 milyon 266 bin 773 kişi oldu. Bunların kişi başı ortalama harcaması 589 dolar olarak gerçekleşti.

Paylaşın