DP Lideri Uysal’dan ‘Ortak Aday’ Açıklaması: Parti Lideri Olmalı

DP Lideri Gültekin Uysal, Gelecek Partisi ev sahipliğinde yapılan toplantıda aday belirleme usulüne dair bir karar alınmadığını, 26 Ocak’ta yapılacak toplantı öncesinde ikili üçlü görüşmelerle sürecin olgunlaştırılacağı mesajını verdi.

Tüm liderlerin ortak aday fikrini benimsediğini söyleyen Gültekin Uysal, adayın bir siyasi parti genel başkanı olması gerektiği görüşünü savundu, açıklama tarihi olarak da seçim takvimini işaret etti.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle buluşmasında gündeme dair soruları yanıtladı.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın aktardığına göre, Uysal’ın sorulara yanıtları özetle şöyle oldu:

“Seçim ittifakı için çalışma yapılacak”

Hem cumhurbaşkanı adayımızın belirlenmesinde hem ittifak modelinin nasıl gerçekleşeceği noktasında, siyasi partilerin önceliklerini belirleme noktasında bir süreç işleyecektir. Siyasi partiler nasıl bir model ortaya koyabilir, 26’sındaki toplantıda gündeme gelecektir. Bir siyasi parti başka bir siyasi partinin amblemi altında da seçime girebilir, kendi amblemiyle de girebilir. Ama bunun ötesinde bölge bölge, farklı siyasi partilerin o bölgelerde farklı ortak listeler belirleyeceği imkanlar var.

Cumhurbaşkanı belirleme usulü nasıl olacak?

Her siyasi parti mutlaka farklı farklı verilerden kaynaklardan, siyasetin reel şartları, güç dengelerini göz önünde bulundurarak değerlendirmeler yapacak. Ancak toplantıda usule ilişkin değerlendirmemiz olmadı. Siyasi partilerin birebir de karşılıklı olarak bu değerlendirmeleri yapacağını düşünüyorum. 26’sındaki toplantıda, ikili üçlü farklı farklı ziyaretler ile birlikte kademe kademe olgunlaşarak net bir karara varılacaktır. Kamuoyu anketlerinden yararlanılacaktır. Seçim takvimi başlayıncaya kadar adayın açıklanacağı kanaatinde değilim.

“Cumhurbaşkanı siyasi sorumluluğu olan kişi olmalı”

Kademe kademe olgunlaşan bir süreç var. Parti olarak biz kendi cephemizden değerlendirdiğimizde siyasi sorumluluğu olan, icraat iddiası olan kişi olması lazım. Bu kişiler de partilerin genel başkanlarıdır. Sadece kişi vurgusu yapmıyoruz. Muhalefetin çok etkin insan kaynağı var. Adayla beraber kadronun da kamuoyu ile paylaşılmasını öneriyoruz. Toplumun tercihini azami sandığa yansıtmak ortak adaydan geçiyor. Genel başkanlar bu fikri benimsemiş durumda. Bugün için hepimizin tercihi ortak aday çıkması hususunda. Büyük bir sorumluluk var. O da milletimizin beklentisi. O beklenti bizim kılavuzumuz. O beklentiyi karşılayabilmek adına süreç yönetiliyor. Ortak aday noktasında pozitif bakıyorum.

Ortak yönetim nasıl olacak?

Geçiş sürecinin yol haritası 26’sında yapılacak toplantıda nihayete erecek. Burada karşılıklı anlayış birlikteliği, karşılıklı mutabakat süreci, ortak bir irade var. Cumhurbaşkanıyla beraber, siyasi partilerin ortak sorumluluğuyla beraber yürüteceğiz. Nihayetinde seçilecek cumhurbaşkanının makamına verilmiş yetkileri vardır, cumhurbaşkanı seçildikten sonra bu yetkileri kullanacaktır.

“Altılı Masa başörtüsü ile ilgili Anayasa teklifi verecek”

Erdoğan’ın uzun süredir çevresine “bana bir referandum konusu bulun” dediği rivayet edilir. Nihayet böyle bir nokta var. Böyle bir seçim süreci geçirmek istiyor. Başörtüsü meselesinde hiç kimsenin itirazı yok, ortak kabul var. İktidarın bir teklifi var siyasi parti gruplarına sundular. CHP’nin bir yasa teklifi var zaten. Meclis’te temsiliyeti olan partiler olarak anayasa değişikliği teklif hazırlığımızı da gerçekleştireceğiz. Başörtüsü konusunda yeni bir teklifin verilmesini değerlendirdik, önümüzdeki hafta netleşir. (Anayasa teklifi için 200 imza gerekiyor) İfade ettiğiniz gerçeğin bilinci içindeyiz. En azından kendi fikrimizi kamuoyu ile paylaşıp, Mecliste imzaya açma düşüncemiz var. Başörtüsü meselesinin referanduma giderek, tartışma konusu olmasının önüne geçmek için değerlendirmemizi yapıyoruz.

“İmamoğlu’nu görevden almak için fırsat kolluyorlar”

Hem Cumhurbaşkanlığı seçimi hem TBMM seçiminde azami başarı elde etme hedefi var. Biz o büyük sorumluluğu merkeze alarak, şahsi beklenti, kariyer beklentisini kenara bırakarak değerlendirme yapıyoruz. Terazinin iki değil 80 kefesi var, pek çok şeyi dikkate almamız icap eder. Siyasi figürün altılı masadan aday olmasını doğru buluyorum. İmamoğlu, Yavaş, başka partilerin genel başkanları gibi farklı aday noktasında alternatifler var. O açıdan kati hüküm vererek bir şey söylemem. Bir fikrimiz var ama ifade etmek istemem. Seçim öncesinde İBB’yi ele geçirme niyetiyle hareket ettiklerini görüyoruz. Kamuoyu önünde beklenti, PR önemli ama sadece isim popülertileri değil bunlarla beraber başka niteliklerin icap ettiği gerçeği ortadadır. (Kayyum atanır mı?) Evet o düşüncedeyim, iktidarın toplumsal tepkiyi kademe kademe ölçerek bir hedefi var. Görevden açığa almak için fırsat kolluyorlar, kademe kademe toplumsal psikolojiyi örme niyetlerini görebiliyoruz.

Kılıçdaroğlu’nun adaylığı dayatılıyor mu?

Toplantıda Kılıçdaroğlu da dahil isimler üzerinden hiçbir değerlendirmemiz olmamıştır. Ama elbette ortak aday çıkmıyorsa, her parti genel başkanı doğal adaydır.

Türkiye’de adına keyfi rejim dediğimiz Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ilgili kamuoyu araştırmalarına baktığımızda desteğin yüzde 35’lere kadar düşüğü görülüyor. Bu toplumsal muhalefeti sandığa götürüp ortak iradeye dönüştürmek gerek.

Bunu sağlıklı yürüttüğünüzde her adayın kazanacak aday olduğu kanaatindeyim. Muhalefeti geçmişle mukayese ettiğinizde çokça aday imkanı var. Masada bulunan tüm siyasi partileri her parti değerlendirecektir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını dayattığı düşüncesinde değilim. Her siyasi partinin farklı fikri olur ama önümüzdeki süreçte kademe kademe olgunlaşacağını düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir