Bolu: Esentepe Mesire Alanı

Esentepe Mesire Alanı; Bolu’nun Gerede İlçesi, Esentepe Mevkii’nde yer almaktadır. Gerede İlçe Merkezi’ne 2 km. mesafededir. 

Mesire alanına, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Gerede’nni kuzeyinde 1.300 m yükseklikte kışın kış sporları ve kayak imkanına sahip üç yıldızlı Esentepe Oteli’nin bulunduğu bir yerdir.

Tüm ilçeye hakim mükemmel bir manzarası olan Esentepe’nin 4 km kuzeyinde Arkut Dağı’nda bulunan pistlerde kışın kış sporları ve kayaklı koşu yapmak mümkündür.

Asırlık çam ağaçlarının bulunduğu Esentepe’ye bu isim, 17 Temmuz 1934’te bölgeyi ziyaret eden Atatürk tarafından verilmiştir.

Paylaşın

Bolu: Yedigöller Milli Parkı

Yedigöller Milli Parkı; Bolu’nun Merkez İlçesi’ne bağlı Merkeşler Köyü Mevkii’nde yer almaktadır. Bolu şehir merkezinden kuzeye ayrılan 42 km’lik tamamı asfalt yol ile ulaşılabilir. Yedigöller’e ayrıca Mengen – Devrek yolunun 10’uncu km’sinden ayrılan 45 km’lik bir yolla da ulaşım sağlanmaktadır.

1642 hektar büyüklüğündeki Yedigöller Havzası, 1965 yılında milli park olarak korumaya alınmıştır. Havza kayan kütlelerin vadilerin önlerini kapatması sonucu oluşan, yüzeysel ve yeraltı akışlarıyla birbirine bağlı, kuzeyden güneye 1500 metre mesafede sıralanmış 7 gölden oluşmuştur. Milli park içindeki “Köyyeri” mevkiinde yeni Bizans Dönemi’ne ait bulunan kalıntılardan, eski dönemlerde bölgenin bir yerleşim yeri olduğu anlaşılmaktadır.

Yedigöller’in İsimleri

Milli park bünyesinde Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl olarak 7 göl vardır. Bu göller aralarında 100 metre yükselti farkı bulunan iki plato üzerindedir. Ortalama 780 metre yükseklikte olan platodaki göllerin en büyüğü Büyükgöl’dür. En derin yeri ise 15 metredir. Büyükgöl’ün güneydoğusundaki Deringöl, 20 metre uzunluğundaki akan bölümü ile Büyükgöl’e bağlıdır.

Büyükgöl, Yedigöller’de canlı alabalık, yetiştirilmesi için damızlık amaçlı kullanılmaktadır. Ülkemizde ilk alabalık üretme istasyonu 1969 yılında burada kurulmuştur. Büyükgöl’ün kuzeyinde ise Seringöl bulunmaktadır.

Diğer platodan 100 metre yükseklikteki platonun en geniş gölü Nazlıgöl’dür. Dibinden sızdırdığı bol miktardaki su, gölün kuzeydoğusunda yüzeye çıkarak bir şelalenin oluşmasına sebep olduğundan “Şelale Gölü” adı da verilir. Aynı platoda Sazlıgöl, İncegöl ve Küçükgöl bulunur. Kuzeyden güneye doğru alçalma gösteren bölgede, en yüksek yer 1488 metre ile Eğrikiriş Tepesi, en alçak yer ise 465 metre ile Kirazçatı’dır.

Yedigöller Milli Parkı bilimsel inceleme ve araştırmalar için de kuvvetli bir altyapıya sahiptir. Çok sayıda bitki türünü içeren milli park, yurdumuzun en güzel, karışık doğal ormanlarına sahiptir. Başlıca ağaç türleri olan kayın, gürgen, meşe, kızılağaç, akçaağaç, karaağaç, titrek kavak, sarı ve kara çam, köknar, fındık, ıhlamur ve dişbudak ağaçları yüksek boylu ve düzgün gövdelidir. Porsuk gibi nesli azalmakta olan bitki türleri de mevcuttur.

Yaban hayvanlarından ayı, domuz, kurt, tilki, sansar, sincap, geyik, karaca ve tavşan ile kuşlardan yabani ördek, yabani güvercin ve keklik vardır. Milli Park sahasında 100’ün üzerinde kuş türü tespit edilmiştir. Bu özellikleriyle Yedigöller Milli Parkı tam bir doğa cenneti durumundadır. Her yıl mayıs-eylül dönemlerinde Büyükgöl ve Deringöl’de ücret karşılığı sportif olta balıkçılığı yapılabilmektedir. Göllerde göl alası ve gökkuşağı alabalığı vardır.

Yedigöller Milli Parkı içerisindeki “Kapankaya Manzara Seyir Yeri”ne çıkılarak gölleri ve eşsiz peyzaj güzelliklerini görmek mümkündür. Bu güzergâh üzerinde bir de anıt ağaç bulunmaktadır. Ayrıca, milli park içindeki geyik üretme istasyonu ziyaret edilebilir.

Yedigöller nerede kalınır?

Sessiz ve sakin bünyesi, güzel manzaraları, değişik arazi şekilleri, yürüyüş yolları, şelaleleri, çeşitli cinste bitki ve ağaçlarla süslü yamaçlarıyla piknik, dinlenme, fotoğraf çekme, spor yapma ve kamp kurma gibi rekreatif faaliyetler yapılır. Ayrıca, 1 hektarlık alanda çadırla veya karavanla konaklama da yapılabilir. Parkın ziyarete en uygun zamanı nisan-kasım ayları arasıdır. Milli Park İçinde bulunan 18 üniteden oluşan toplam 72 yataklı bungalov evlerde konaklama ve restoran hizmeti verilmektedir.

Paylaşın

Bolu: Sünnet Gölü Tabiat Parkı

Sünnet Gölü Tabiat Parkı; Bolu’nun Göynük İlçesi sınırları içerisinde, Sünnet Gölü Mevkii’nde yer almaktadır. Göynük’e 22 km., Mudurnu’ya 25 km., Bolu’ya 85 km., mesafededir.

Erenler ve Korudağ Tepeleri arasındaki derin vadinin heyelanla tıkanması sonucu oluşan Sünnet Gölü’nün alanı 18 hektardır. Civarındaki derelerden ve kaynaklardan beslenir. Derinliği 22 metreyi bulur.

Gölde bulunan mercan ve alabalıkların olta ile avlanması serbesttir. Özel sektörce işletilen 45 oda 115 yatak kapasiteli bir konaklama tesisi bulunmaktadır. Çevresinde piknik, yürüyüş ve bisikletle gezinti yapılabilmektedir.

Paylaşın

Bolu: Gölcük Tabiat Parkı

Gölcük Tabiat Parkı; Bolu İl Merkezi sınırları içerisinde yer almaktadır. Suni olarak yapılmış bir set gölüdür. Yükseltisi 1217 metre olan gölün yüzeyi 4.5 hektar, çevresi de yaklaşık 1300 metredir. 

Tabiat Parkına, özel araçlarla gidilebildiği gibi Bolu şehir merkezinden kalkan Seben ve Kıbrıscık ilçe minibüsleri ve şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Etrafı çam, göknar, kayın, gürgen ve karışık türde ağaç türleri ile kaplı gölün her mevsim görüntüsü muhteşemdir. Doğanın olağan üstü güzelliğiyle kaplı olan gölün hemen kenarında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Devlet Konukevi” olan şirin bir yapı bulunmaktadır.

Gölün etrafında bu tesisten başka kır gazinosu adıyla bir restaurant, kır lokantası, kafeterya, büfe, mescit ve bungalov tipi konaklama tesisleri bulunmaktadır. Göl ve etrafı “Tabiat Parkı” olarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından koruma altına alınmıştır.

Çok şirin ve küçük olan bu göl çevresine araçla girilmemektedir. Yıl boyunca gezmek, görmek, dinlenmek, fotoğraf çekmek, yılın belirli zamanlarında sportif olta balıkçılığı, bisiklet turu ve piknik yapmak amacıyla yoğun ziyaretçi akınına uğrayan Gölcük Tabiat Parkı, Bolu’nun en önemli turistik merkezlerinden biridir.

Paylaşın

Bitlis: Nemrut Krater Gölü

Nemrut Krater Gölü; Bitlis’in Tatvan, Ahlat ve Güroymak İlçeleri arasında yer almaktadır. Bu doğa harikasını tüm dünyayı fethetme amacıyla Doğu’ya yaptığı sefer sırasında Büyük İskender’in keşfettiğine inanıldığından dolayı “Büyük İskender’in Cenneti” adıyla da biliniyor.

Kapladığı alanla kendi türünde dünyada on altıncı sırada bulunan ve yüzlerce yıldır ziyaret edilen Nemrut Krateri’nde, sıcak ve soğuk göllerinin bir arada bulunması tek başına şaşkınlıkla birlikte hayranlık da uyandıracak ve mutlak surette ilginizi çekecek bir durum. Bunun yanında, göllerin çevresinde de onlarca kuş çeşidi ve aralarında endemik türlerin olduğu zengin bir floranın bulunması, buz mağaraları, buhar bacası ve gölleri bu yeri özellikle doğa tutkunları için bir cennet haline getiriyor.

Boyutları bakımından kendi türünde dünya ikincisi unvanına sahip olan Nemrut Krater Gölü 13 km²’lik alanıyla tüm kraterin üçte birini kaplamakta. İçinde sazan balıklarının yaşadığı gölde olta balıkçılığı yapmanız mümkün. Gölde yaz aylarında düzenlenen konserler, yüzme yarışları, yelken gösterileri de ilginizi çekebilecek diğer etkinlikler.

Kraterde bulunan beş adet göl içerisinde boyutları bakımından ikinci sırada yer alanı ise sıcak bir kaynağa sahip. Kıyılarında oluşan sıcak su havuzlarına girmek kaplıca keyfini yaşamak isteyenlerin tecrübe etmekten en çok keyif aldıkları faaliyetler arasında. Gölün 150 metre kadar doğusunda da çeşitli hastalıklara iyi geldiğine inanılan sıcak buhar yarıkları bulunuyor.

Ziyaretçilerine muhteşem manzaralar sunan gölü, doğa âşıkları ve fotoğraf meraklıları mutlaka ziyaret etmeli. En büyüleyici görüntüyü elde etmek içinse geceyi burada geçirerek sabahı beklemek gerekiyor. 2.935 metrelik bu zirveden hem güneşin doğuşunun en güzel manzaralarından birisine hem de zirveden yükselen sis bulutlarıyla beraber göl ve çevresinin eşi bulunmaz görüntüsüne şahit olabilirsiniz.

Nemrut Dağı’nın güney yamaçlarında telesiyej ve teleferikleri ve konaklama olanakları ile kış sezonlarında yoğun talep gören bir kayak merkezi var. Van Gölü manzarasını izleyerek kayak yapmak isteyenler bu keyfi mutlaka yaşamalılar.

Nemrut Krater Gölü’nü sınırları içerisinde barındıran Bitlis, 5.000 yıllık tarihinin getirisi sayesinde çevresindeki ilçeleri ile birlikte kültürel yönden çok zengin bir yerleşim. Anadolu’nun tamamında olduğu gibi sahip olduğu kültürel zenginlikler burada hâkimiyet kurmuş olan hemen her uygarlığın mirasını yansıtıyor. Bitlis şehir merkezinde bir kaya bloğu üzerinde yer alan kalesi inanışlara göre Bitlis’e de adını veren Büyük İskender’in komutanlarından Bedlis tarafından M.Ö. 330 yılında yaptırılmıştır.

Selçuklular Dönemi’nde ise İpek Yolu üzerinde kalması nedeniyle ticari bir öneme de sahip Bitlis’te bulunan çok sayıda han ve kervansaray da kentin bu özelliğinin uzun bir süre devam ettiğini gösteriyor. Bunlar arasında aynı adla anılan bir köprünün yanında bulunan ve 11. yüzyıla tarihlendirilen Hatuniye Hanı, Bitlis-Tatvan karayolu üzerinde bulunan Beylerbeyi Hüsrev Paşa tarafından 16. yüzyılda inşa ettirildiğine inanılan Hüsrev Paşa Hanı ile Başhan Hanı ve Anadolu’nun en büyük kervansaraylarından birisi olan

El Aman Hanı öne çıkıyor. Bir zamanlar sayılarının ellinin üzerinde olduğu bilinen Selçuklu camilerinden ise günümüze gelebilmiş az sayıdaki örnekten birisi tarihi 1150 yılına kadar giden Ulu Cami. Ziyaret etmenizi tavsiye ettiğimiz diğer camiler arasında Bitlis’in en eski eserlerinden olduğu düşünülen ve yapım tarihi 1250 olarak tahmin edilen Seyyid İbrahim Mescidi; yapılış tarihi tam olarak bilinmeyen ancak 1507 tarihli kitabesi uzun geçmişini ortaya koyan Kızıl Cami; yine benzer biçimde yapım tarihi konusunda mevcut bir veri olmayan ancak 1783 yılında tamir ettirildiği kitabesinden öğrenilebilen Alemdar Camisi sayılabilir.

Rabat ve Kösür çaylarının birleştiği noktada içinde cami, medrese, imaret ve türbeyi barındıran Bitlis’in önemli kültürel değerlerinden Şerefiye Camii ve Külliyesi’nin de kitabesine göre 1529 tarihinde IV. Şeref Han tarafından yaptırıldığını öğrenebilmek mümkün. Bitlis’in ilçeleri de kültürel zenginlikleri ile ziyaret edilmeyi hak ediyorlar. Bu ilçeler arasında Anadolu’nun en büyük Selçuklu mezarlığına sahip Ahlât’a ilk sırada yer vermemiz gerekiyor.

Mezar taşları ait oldukları dönemdeki inanışlar hakkında da bilgi veren birer tarihi belge niteliğinde. Anadolu tarihi açısından oldukça önemli olan mezarlığın dışında Ahlât manevi yönüyle öne çıkan ve yoğun biçimde ziyarete uğrayan çok sayıda kümbet ve türbeyi de barındırıyor. Bunların arasında en dikkat çekicileri Emir Bayındır Kümbeti, Küfrevi Türbesi, Çifte Kümbet, Emir Ali Kümbeti, Usta-Şagirt Kümbeti ile Üryan Baba Türbesi. Ahlat da ziyaret etmenizi tavsiye ettiğimiz diğer iki anıt da 1477 yılına tarihlendirilen Emir Bayındır Camisi ve minaresi Mimar Sinan tarafından inşa ettirilmiş olan İskender Paşa Camisi.

Paylaşın

Bitlis: Ahlat, Kuş Cenneti

Kuş Cenneti; Bitlis’in Ahlat İlçesi, Harabeşehir Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. 60 dekarlık bir alana sahiptir. Özel araçlarla ulaşım mümkündür.

Kuş Cenneti, Van Gölü’nün kuzeybatı sınırında yer almakta olup Bitlis, Van, Ahlat ve Tatvan yerleşim merkezlerine sırası ile 59.0 km, 180.0 km, 6.0 km ve 37.0 km uzaklıktadır.

Kuş Cenneti, Van Gölü’nün kıyısında bulunan tatlısu içerikli bir sazlık alandır. Göl kıyısında olmasından dolayı başta kuşlar olmak üzere diğer birçok karasal omurgalıların su ihtiyacını ve barınma ihtiyacını karşılamaktadır.

Van Gölünde Endemik balık türü olan İnci Kefali (Chalcalburnus tarichi) ilkbahar döneminde sazlığa ve sazlığı besleyen akarsulara geçerek üremektedir.

Alanda gözlenen habitat tipleri, sazlık, bataklık, çayırlık ve ağaçlıktır. Alanda tespit edilen canlı türleri bu habitatları beslenme, üreme ve korunma amaçlı kullanmaktadır.  Ötücü kuş türleri daha çok sazlık ve ağaçlık alanları kullanırken Amfibiler daha çok bataklık alanlarda bulunmaktadır.

Paylaşın

Bitlis: Nazik Gölü

Nazik Gölü; Bitlis’in Ahlat İlçesi, Ovakışla Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Özel araçlarla ulaşım mümkündür. Göl, 1820.0 m yükseklikte ve 158.3 km2 genişliğindedir.

Nazik Gölü, Nemrut Krater Gölü Ramsar Alanı’nın kuzeyinde yer almakta olup Bitlis, Muş, Van, Ahlat ve Tatvan yerleşim birimlerine sırası ile 84.0 km, 90.0 km, 220.0 km, 31.0 km ve 63.0 km uzaklıkta yer almaktadır.

Nazik Gölü, kış aylarının soğuk geçtiği yıllarda tamamen donmaktadır. Göl çevresindeki yerleşim alanlarına ulaşım donan göl üzerinden sağlanmaktadır. Gölün fazla suları güneydoğu ucundan Ahlat’ın Karmuç çayına doğru akmaktadır. Bu akıntı üzerine yerleştirilen bir regülatörle Nazik Gölü’nün suları, Ovakışla ve Ahlat Ovaları’nın sulanması için kullanılıyor.

Nemrut Krater Gölü’nün kuzeyinde yer alan Nazik Gölü doğal sulak alan özelliği sergilemekte olup sulak alanının en derin noktası su yüzeyinden itibaren 14.0 m iken gölün su yüzeyinden itibaren ortalama derinliği 8.1 m olarak hesaplanmıştır. Fakat 1980’li yılların ortalarında Nazik Gölü’nün güneydoğu kesiminde yer alan Suçıkan Deresi üzerine inşa edilen regülatörden kontrollü olarak Ovakışla (Ahlat) Sulama Projesi kapsamında bu dereye su verilmektedir.

Paylaşın

Bitlis: Aygır Gölü

Aygır Gölü; Bitlis’in Adilcevaz İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Süphan Dağı’nın güney tarafındaki çanakta bulunur. İlçe merkezine 8 kilometre, Bitlis il merkezine 130 kilometre mesafededir.

Aygır Gölü’nün derinliği 65 metre olup, 3,7 kilometre kare alana sahiptir. Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları Listesi’nde yer alan Göl, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası olarak korunur.

Süphan Dağı’nın güneyinde kalan ve bir krater gölü olan Aygır Gölü, Volkanik bir patlama sonucunda meydana gelen çukurun içine yağışlar ve bölgedeki kaynaklardan su dolmasıyla meydana gelmiştir.

Çevresinde volkanik kayaçlar bulan Gölün suyunun kaynağı yağışlar ve Süphan Dağı’nın zirvesinden gelen Şorlar Deresi’dir. Göl suları bazı aylarda tarım alanlarının sulaması ve Aydınlar yerleşiminin su ihtiyacının karşılanması için kullanılır.

Aygır Gölü doğa turizmi açısından da önemli bir yere sahiptir. Her yıl yerli ve yabancı birçok ziyaretçi göle gelir. Doğal yapısı ile göz kamaştıran gölün çevresi mesire yerleri ile çevrilidir. Bölgede görülmeye değer alanların başında gelir.

 

Paylaşın

Bingöl: Çır Şelalesi

Çır Şelalesi; Bingöl’ün Merkez ilçesine bağlı Ilıca Beldesi, Uzundere Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Çir Şelalesi, 100 metre yükseklikte Çir Taşı adı verilen bir kayadan yükselen su 50 metre yükseklikten düşer. Suyun adeta dans ederek düşmesi adeta insanları kendine hayran bırakmaktadır.

Buraya ilkbahar mevsimi ile birlikte ziyaretler başlamaktadır. Her yıl çok sayıda kişi bu şelaleyi ziyaret eder. Şelale ve çevresi harika manzaralarla kaplıdır.

Buraya gelip serin su eşliğinde piknik yapabilir veya doğa yürüyüşü yapabilirsiniz. Tabi bol bol manzara fotoğrafı çekmeyi de ihmal etmeyin.

Paylaşın

Bingöl: Yüzen Adalar

Yüzen Adalar; Bingöl’ün Solhan İlçesi, Hazarşah Köyü, Aksakal Göl Mezrası sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Yüzen Adalar, o yörede yaşayan halk tarafından keşfedilmiştir. Bingöl-Solhan karayolunda 4.5 km uzaklıktadır. Yüzen Adalar tamamen doğal bir oluşumdur. Gölün üç tarafı dağlar ve tepelerle çevrilmiş düz arazi üzerinde bulunan krater gölü konumundadır. Gölün şimdiki alanı 300 m2’nin üzerindedir. Gölün derinliğinin 50 metreden fazla olduğu düşünülmektedir. Yaz ve kış aylarında su seviyesi aynı kalmaktadır. Su tatlı ve berrak olup, herhangi bir madensel tuz ihtiva etmemektedir.

Gölün ortasında hareket eden üç ada vardır. Adalar göl içinde bağımsızdır. Üstüne binildiği zaman sal gibi her tarafa ağır ağır hareket etmektedir. Adanın üzerinde 4-5 tane bodur dişbudak ağacı mevcuttur. Çevredeki bitkiler gölün mevcut suyu ile beslenmektedir. Ada üzerinde bulunan ot kökleri sarılıcı olması nedeniyle toprak tamamen bitki kökleri ile kaynamış ve yapışmış durumdadır. Ayrıca gölün ortasında bulunan adanın yapısı incelendiğinde çayır, ayrık ot ve suda yetişen çeşitli bitkilerin ada üzerinde mevcut olduğu görülmektedir. Çevresi meşe ve yeşil alan ile kaplıdır.

Paylaşın