SP Lideri Arıkan’dan İktidara “Süreç” Uyarısı

Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim’de yaptığı çağrı sonrası başlayan sürece ilişkin, “Yargı paketinde eli silah tutanlara af gündeme gelirken, düşüncesini ifade edenlerin içeride tutulması kabul edilemez” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Grubu toplantısında konuştu. Gençlerin sorunlarından ekonomik verilerdeki çelişkilere, yeni çözüm sürecinden Gazze’deki dram ve Çerkes Sürgünü’ne kadar pek çok başlığa değinen Arıkan, “Biz umut değil, çözüm vaat ediyoruz” mesajı verdi.

Mahmut Arıkan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayarak başladığı konuşmasında, bugün gençlerin “ahlaklı ve inanan bir nesil” olarak görülmesi gerektiğine vurgu yaptı. Gençlerin iş beğenmemekle değil, iş bulamamakla suçlandığını belirten Arıkan, “Onlar bu ülkeyi değil, sizin iktidarınızı sevmiyorlar” dedi.

Rakamlar gerçeği yansıtmıyor

SP Lideri Arıkan, asgari ücretin 22 bin TL olduğu bir dönemde bekar bir bireyin yaşam maliyetinin 31 bin TL’yi bulduğuna dikkat çekti. KYK bursunun 3 bin TL olduğu bir ortamda tavuk dönerin 150 TL, bir simidin ise 15 TL olduğuna işaret etti. Evlenme maliyetlerinin de destek paketlerinin çok üzerinde olduğunu belirtti.

Arıkan, bugün birçok gencin yurt dışında yaşama planları yaptığını, çözümü kumar, sanal bahis, coin gibi alanlarda aradığını belirtti. Ev genci sayısının 5 milyona ulaştığını ifade ederek bunun pasif bir direniş olduğuna dikkat çekti.

Kurban Bayramı öncesi, 2018’deki 1.000 TL bayram ikramiyesinin 2025 yılında 4.000 TL’ye çıktığını belirten Mahmut Arıkan, aynı dönemde kurban bağış bedelinin ise 850 TL’den 13.500 TL’ye yükseldiğini ifade etti. “Bayram ikramiyesi %400 arttı, kurban bedeli %1400 arttı” diyerek emeklilerin sistem dışına itildiğini vurguladı.

Şanlıurfa ve Muğla ziyaretlerinden izlenimlerini paylaşan Arıkan, çiftçilerin elektrik ve tarım girdi maliyetleri nedeniyle zor durumda olduğunu, borçlanarak ayakta durmaya çalıştıklarını belirtti. Ziraat Bankası’na çağrıda bulunarak, faizsiz kredi ve borçların yeniden yapılandırılmasını istedi.

Erdoğan’ın 16 bin dolarlık kişi başı milli gelir hedefine değinen Mahmut Arıkan, “Bu rakam doğruysa her 4 kişilik ailenin evine yılda 2.5 milyon TL girmesi gerekir. Bu ülkede kaç eve bu kadar para giriyor?” diyerek bu büyümeyi adaletsiz olarak nitelendirdi.

Yeni çözüm sürecine ilişkin olarak Mahmut Arıkan, bu sürecin Meclis çatısı altında yürütülmesini memnuniyetle karşladıklarını ancak yargı paketinin sadece bir kesimi kapsamasının kabul edilemez olduğunu belirtti. “Eli silah tutanları affederken, eli kalem tutanları içeride tutarsanız bu vicdanlarda yer bulmaz” dedi.

Paylaşın

Destici’den Bahçeli’nin “Meclis’te Komisyon Kurulsun” Teklifine Ret

BBP Lideri Mustafa Destici, “Bu ülkede bir Kürt sorunu yoktur. Bir terör sorunu vardır ve bu sorun da kahraman güvenlik güçleri tarafından bitirilmiştir” dedi.

Destici, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Meclis’te komisyon kurulsun” teklifine “Bu ülkede eğer ‘Bir Kürt sorunu var’ denilip bu Meclis’e ya da başka bir yere getirilirse işin içinden çıkılmaz” diyerek karşı çıktı.

Cumhur İttifakı ortaklarından Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada Türkiye’de bir Kürt sorunu olmadığını “terör sorunu” olduğunu söyledi.

Destici, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin süreçle ilgili “Meclis’te komisyon kurulsun” teklifini de, “Bu ülkede eğer ‘Bir Kürt sorunu var’ denilip bu Meclis’e ya da başka bir yere getirilirse artık mesele işin içinden çıkılmaz bir hal ve boyut alıyor. Bu ülkede bir Kürt sorunu yoktur. Bir terör sorunu vardır ve bu sorun da kahraman Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kahraman güvenlik güçleri tarafından bitirilmiştir, kökü kazınmıştır ve zaferle sonuçlanmıştır. Onun için PKK diz çökmüş, silah bırakacağını ve kendini feshedeceğini açıklamıştır. Bugüne kadar ona destek verenlerin dillendirdiği, ‘Kürt sorunu’ meselesini asla kabul edemeyiz” dedi.

Paylaşın

Türkiye’nin Yurt Dışı Varlıkları 378 Milyar Dolara Yükseldi

Mart ayı itibarıyla, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki çeyrek sonuna göre yüzde 3,1 oranında artışla 377,9 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 2,1 oranında azalışla 648,0 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Mart 2025 raporunu açıkladı.

Buna göre; Mart ayı itibarıyla, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki çeyrek sonuna göre yüzde 3,1 oranında artışla 377,9 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 2,1 oranında azalışla 648,0 milyar dolar oldu. Böylelikle, aynı dönemde Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu yükümlülükleri 25,2 milyar ABD doları azalarak -270,1 milyar dolar oldu.

Varlık kalemleri yıl sonuna göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 3,0 oranında artarak 73,3 milyar dolar, portföy yatırımları kalemi yüzde 6,8 artarak 4,2 milyar dolar ve diğer yatırımlar kalemi ise yüzde 5,7 oranında artarak 143,8 milyar dolar oldu. Rezerv varlıklar kalemi yüzde 0,9 oranında artarak 156,5 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler alt kalemleri yıl sonuna göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi, BIST 100 endeksindeki azalış ile döviz kurlarındaki artışın etkisiyle, 2024 yıl sonuna göre yüzde 9,2 oranında azalışla 165,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Portföy yatırımları kalemi yüzde 3,6 oranında azalarak 120,2 milyar dolar ve diğer yatırımlar kalemi yüzde 2,1 oranında artarak 362,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Paylaşın

Avrupa Birliği, Suriye’ye Yönelik Yaptırımları Kaldırdı

ABD’nin ardından Avrupa Birliği de (AB), Mart 2011’de iç savaşın patlak vermesinin ardından başlayan Suriye’ye yönelik ekonomik yaptırımları kaldırma kararı aldı.

Geçen hafta ABD’de Donald Trump yönetiminin Suriye’ye uygulanan yaptırımların kaldırılacağını açıklaması ve Trump’ın Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir araya gelmesi, AB’nin de yaptırımları kaldıracağı beklentisini doğurmuştu.

Kararı sosyal medya hesabından duyuran AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, “Suriye halkının yeni, kapsayıcı ve barışçıl bir Suriye’yi yeniden inşa etmesine yardımcı olmak istiyoruz” dedi. Kallas, AB’nin son 14 yıl boyunca Suriyelilerin yanında olduğunu ve olmaya devam edeceğini söyledi.

AB’nin kararı sonrasında açıklama yapan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, ekonomik yaptırımların kaldırılmasının, “Şam yönetimine destek konusunda uluslararası iradeyi yansıttığını” söyledi.

“Bugün Suriye halkı ülkesinin yeniden inşasında çok önemli ve tarihî bir fırsat yakalamıştır” diyen Şeybani, “Gün, yaptırımların kaldırılmasından yararlanma günüdür. Suriye’de yatırım yapmak isteyen, Suriye ile iş birliği yapmak isteyen herkese kapılarımız açık. Artık yaptırımlar yok” dedi.

AB diplomatik kaynakları, Suriye’de Alevi azınlığa yönelik geçen aylarda yaşanan şiddet olaylarına atıfla etnik gerilimin tırmandırılmasından sorumlu kişilere yönelik bireysel yaptırımlar uygulanacağı sinyali verdi. Diplomatik kaynaklara göre Esad rejimini hedef alan yaptırımlarla sivillere baskı için kullanılacak türden silah ve teçhizata yönelik yaptırımlar ise yürürlükte kalacak.

AB’nin Suriye’ye yönelik yaptırımları, Mart 2011’de iç savaşın patlak vermesinin ardından başladı. Yaptırımlar, Beşar Esad yönetimi ile bağlantılı, insan hakları ihlallerinden sorumlu tutulan kişilere yönelik seyahat yasakları, mal varlıklarının dondurulması gibi bireysel kısıtlayıcı tedbirleri içeriyordu.

Hayat Tahrir eş-Şam (HTŞ) liderliğinde Esad yönetimi Aralık 2024’te devrildikten sonra AB şubat ayında Suriye’ye yönelik bankacılık, enerji ve ulaşım gibi sektörleri hedef alan yaptırımları “askıya almaya” karar verdiğini duyurmuştu.

AB ülkeleri mart ayında diğer uluslararası paydaşlarıyla birlikte Suriye’ye 5,8 milyar euro yardım taahhüdünde bulunmuştu. 17 Mart’ta dokuzuncusu düzenlenen AB’nin yıllık Suriye konferansında alınan kararı açıklayan Kallas, yardımın Suriye’ye kritik bir geçiş döneminde destek olacağını ve sahadaki acil ihtiyaçlara yanıt vereceğini belirtmişti.

Paylaşın

Trump İle Putin Görüştü: Rusya, Ukrayna İle Çalışmaya Hazır

Donald Trump ile telefonda görüşen Vladimir Putin’in “Rusya’nın gelecekte olası bir barış anlaşmasına ilişkin bir memorandum üzerinde Ukrayna ile çalışmaya hazır olduğunu ve bunu teklif edeceğini” söylediği belirtildi.

Haber Merkezi / ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin en az iki saat süren bir telefon görüşmesi yaptı.

Putin, görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya’nın çatışmaların durdurulmasından yana olduğunu ancak barışa giden en etkili yolların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Putin ayrıca Trump’ın görüşmede Ukrayna’daki çatışmaların sona erdirilmesi konusundaki tutumunu dile getirdiğini söyledi.

Putin, Rusya’nın Ukrayna ile ateşkes de dahil olmak üzere bir mutabakat üzerinde çalışmaya hazır olduğunu vurguladı. Trump ile yaptığı görüşmeyi anlamlı, samimi ve çok faydalı olarak nitelendiren Putin, ABD’nin Moskova ile Kiev arasında doğrudan müzakerelerin yeniden başlamasına katılımından dolayı Amerikalı mevkidaşına teşekkür etti.

Trump-Putin görüşmesi, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in, “Sabrımız taşıyor” çıkışının ardından gerçekleşti. Vance, Trump-Putin görüşmesinden saatler öncesinde yaptığı açıklamada Rusya’nın savaşı sona erdirmeye istekli olmaması halinde “ABD’nin eninde sonunda bunun kendi savaşı olmadığını söylemek zorunda kalacağını” ifade etti.

“Burada bir çıkmaz olduğunun farkındayız” sözlerini kaydeden ve Trump’ın Putin’e “Bak, bu konuda ciddi misin?” sorusunu yönelteceğini aktaran Vance, “Dürüst olmak gerekirse Başkan Putin’in bu savaştan nasıl çıkacağını tam olarak bilmediğini düşünüyorum” diye konuştu.

Vance, “Tango yapmak için iki kişi gerekir. Başkan’ın (Trump’ın) bunu yapmaya istekli olduğunu biliyorum, ancak Rusya bunu yapmaya istekli değilse, o zaman eninde sonunda bu bizim savaşımız değil diyeceğiz… Bitirmeye çalışacağız ama bitiremezsek sonunda şöyle diyeceğiz: ‘Biliyor musunuz? Denemeye değerdi ama artık denemeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Bu noktaya nasıl gelindi?

Rusya lideri Putin’in İstanbul’da yapılması planlanan görüşmelere katılması çağrıları karşılık bulmadı. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’dan Körfez ülkeleri gezisinin ikinci durağı Katar’a geçerken uçakta konuşan Trump “Benim orada olmamı tercih edeceğini biliyorum ve bu da bir ihtimal. Savaşı sona erdirebilirsek, bunu düşüneceğim” demişti.

Reuters’ın aktardığına göre Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva da 14 Mayıs Çarşamba günü Putin’i arayarak Türkiye’ye gitmesini istedi. Trump, Rusya ve Ukrayna arasında 30 günlük bir ateşkes istiyor ve Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy de buna destek veriyor.

Ancak Putin önce görüşmelerin başlamasını istediğini ve bu müzakerelerde ateşkesin ele alınabileceğini söylemişti. Rus lider 11 Mayıs Pazar günü Ukrayna’yla İstanbul’da “herhangi bir önkoşul olmadan” doğrudan görüşme yapılmasını önermişti. Ancak Putin bu açıklamasında görüşmelerde ülkesini kimin temsil edeceğini söylememişti.

Zelenskiy ise sadece Putin’in katılması halinde görüşmelerde yer alacağını açıklamıştı. Zelenskiy ve Putin yalnızca Kasım 2019’da Paris’te yüz yüze görüşmüştü.

İki ülke arasındaki son doğrudan diyalog ise Mart 2022’de, Rusya’nın Ukrayna’yı işgale başlamasından haftalar sonra İstanbul’da gerçekleşmişti.

Putin ve Trump’ın 2025’teki 3. konuşması

Putin ve Trump, ABD Başkanı Ocak 2025’te göreve geldikten sonra iki telefon görüşmesi gerçekleştirdi. 12 Şubat’taki ilk görüşmede Putin ve Trump, Ukrayna meselesi ile ikili ilişkilerde biriken sorunları ele aldı.

İki lider, yüz yüze görüşmeler de dahil temasların sürmesi konusunda mutabakat sağladı. 18 Mart’a gelindiğinde Rusya ve ABD’nin başkanları telefonda ikinci kez görüştü. Ukrayna ve Ortadoğu’daki sorunları istişare eden Putin ve Trump, ikili ilişkileri de etraflıca konuştu.

Putin, Trump’ın Ukrayna’da ateşkes fikrini bazı çekincelerle birlikte destekledi ve enerji tesislerine yönelik bombardımanların durdurulması için Rus ordusuna derhal emir verdi. Fakat Kiev rejiminden aynı yönde bir adım gelmedi.

Paylaşın

Son On Üç Yılda 2 Bin 728 Genç İş Kazalarında Hayatını Kaybetti

2013 – 2025 yılları arasında en az 2 bin 728 genç işçi iş kazalarında hayatını kaybetti. Yasalar, 15 yaşını tamamlamış, ancak 18 yaşını tamamlamamış kişi “genç işçi” olarak tanımlanır.

Haber Merkezi / İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi) Genç İşçiler İş Cinayetleri Raporu’nu yayınladı. Buna göre, 2013 – 2025 yılları arasında en az 2 bin 728 genç işçi iş kazalarında hayatını kaybetti.

2013 yılında en az 193 genç işçi, 2014 yılında en az 226 genç işçi, 2015 yılında en az 222 genç işçi, 2016 yılında en az 233 genç işçi, 2017 yılında en az 232 genç işçi, 2018 yılında en az 225 genç işçi, 2019 yılında en az 206 genç işçi, 2020 yılında en az 202 genç işçi, 2021 yılında en az 174 genç işçi, 2022 yılında en az 252 genç işçi, 2023 yılında en az 260 genç işçi, 2024 yılında en az 239 genç işçi ve 2025 yılının ilk dört ayında en az 64 genç işçi olmak üzere; 2013-2025 yılları döneminde “en az” 2728 genç işçi hayatını kaybetti.

2013 – 2024 yılları döneminde “Genç İşçi” iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle: İnşaat, Yol işkolunda 718 genç; Tarım, Orman işkolunda 455 genç (320 işçi ve 135 çiftçi); Konaklama, Eğlence işkolunda 241 genç; Taşımacılık işkolunda 180 genç; Metal işkolunda 164 genç; Madencilik işkolunda 152 genç; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 125 genç; Belediye, Genel İşler işkolunda 95 genç; Enerji işkolunda 88 genç; Gıda, Şeker işkolunda 72 genç; Tekstil, Deri işkolunda 60 genç; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 59 genç; Savunma, Güvenlik işkolunda 56 genç; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 53 genç; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 46 genç; Ağaç, Kağıt işkolunda 29 genç; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 29 genç; Basın, Gazetecilik işkolunda 16 genç; İletişim işkolunda 4 genç; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 1 genç; elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 85 genç işçi hayatını kaybetti…

2013 – 2024 yılları döneminde “Genç İşçi” iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:Trafik, Servis Kazası nedeniyle 650 genç; Yüksekten Düşme nedeniyle 448 genç; Ezilme, Göçük nedeniyle 414 genç; Elektrik Çarpması nedeniyle 242 genç; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 209 genç; Şiddet nedeniyle 171 genç; Patlama, Yanma nedeniyle 128 genç; İntihar nedeniyle 110 genç; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 79 genç; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 63 genç; Kesilme, Kopma nedeniyle 32 genç; diğer nedenlerden dolayı 182 genç işçi hayatını kaybetti…

2013 – 2024 yılları döneminde “Genç İşçi” iş cinayetlerinin yaşlara göre dağılımı şöyle:18 yaşında 222 genç, 19 yaşında 305 genç, 20 yaşında 312 genç, 21 yaşında 253 genç, 22 yaşında 344 genç, 23 yaşında 385 genç, 24 yaşında 368 genç ve 25 yaşında 539 genç işçi hayatını kaybetti…

2013 – 2024 yılları döneminde “Genç İşçi” iş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılımı şöyle: 235 genç kadın ve 2493 genç erkek işçi hayatını kaybetti…

2013 – 2024 yılları döneminde 280 göçmen “Genç İşçi” hayatını kaybetti: 144 genç Suriyeli, 85 genç Afganistanlı, 11 genç Türkmenistanlı, 7 genç Özbekistanlı, 7 genç İranlı, 5 genç Iraklı, 3 genç Azerbaycanlı, 3 genç Ukraynalı, 2 genç Gürcistanlı, 2 genç Kırgızistanlı, 2 genç Pakistanlı, 2 genç Rusyalı, 1 genç Cezayirli, 1 genç Filistinli, 1 genç Kolombiyalı, 1 genç Macaristanlı, 1 genç Moldovyalı, 1 genç Nepalli, 1 genç Nijeryalı, 1 genç Sudanlı, 1 genç Venezuelalı, 1 genç Zimbabveli…

2013-2025 yılları döneminde iş cinayetlerinde ölen Genç İşçilerin 87’si (yüzde 3,18) sendikalı işçi, 2641’i ise (yüzde 96,82) sendikasız. Sendikalı işçilerin 63 genç maden, 11 genç metal, 3 genç kimya, 3 genç güvenlik, 1 genç gıda, 1 genç tekstil, 1 genç eğitim, 1 genç inşaat, 1 genç enerji, 1 genç sağlık ve 1 genç belediye işkolunda çalışıyordu…

NOT: İSİG Meclisi, iş kazalarını iş cinayetleri olarak tanımlıyor.

Paylaşın

Zehirli Kimyasallar Soframızda

Yeni bir araştırmada 46 meyve ve 12 sebze türünde toplam 209 farklı pestisit kalıntısı bulundu. Dr. Alexis Temkin, pestisitlerin hormonal denge üzerindeki potansiyel etkilerine dikkat çekti.

ABD merkezli çevre sağlığı kuruluşu Environmental Working Group (EWG), meyve ve sebzelerdeki pestisit kalıntılarını mercek altına alan son çalışmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Araştırma, özellikle çilek, ıspanak ve elma gibi yaygın tüketilen ürünlerde insan sağlığı açısından tehlikeli seviyelerde pestisit tespit edildiğini ortaya koydu.

ABD Tarım Bakanlığı (USDA) ile Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından toplanan on binlerce gıda örneği üzerinde yapılan incelemelerde, 46 meyve ve 12 sebze türünde toplam 209 farklı pestisit kalıntısı bulundu. Numunelerin yüzde 95’inde en az bir kimyasal izine rastlandı.

EWG verilerine göre çilek örneklerinde ortalama 7,8 farklı pestisit bulunurken, bazı numunelerde bu sayı 20’ye yaklaştı. Kanserojen etkileri olduğu bilinen karbendazim ile sinir sistemini etkileyen bifentrin maddeleri dikkat çekici seviyelerdeydi.

Nefes’te yer alan habere göre, Ispanak örneklerinde de benzer bir tabloya rastlandı: Ortalama 7 kimyasal kalıntı tespit edilirken, bazı numunelerde bu sayı 19’a kadar çıktı. Avrupa Birliği’nde yasaklı olan permetrin maddesi, ABD’deki ıspanaklarda sıkça görüldü ve bu maddenin sinir sistemi üzerinde tahrip edici etkileri olduğu vurgulandı.

Elmalarda ise difeminalin adlı, kan dolaşımı ve karaciğer sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olan bir kimyasala rastlandı.

Araştırmada aynı zamanda en az pestisit kalıntısı içeren ve bu yönüyle daha güvenli kabul edilen ürünler de açıklandı. Listenin başında avokado, mısır, ananas, soğan, bezelye ve mantar gibi ürünler yer aldı.

EWG’nin kıdemli toksikoloji uzmanı Dr. Alexis Temkin, pestisitlerin hormonal denge üzerindeki potansiyel etkilerine dikkat çekerek, tüketicilerin mümkün olduğunca organik ürünlere yönelmesini, meyve ve sebzeleri dikkatlice yıkamasını ve kabuklu olanların soyulmasını tavsiye etti.

Paylaşın

Türkiye’de Evlenmenin Ortalama Maliyeti 1 Milyon Lira

Düğün organizasyonu, gelin ve damatlık, nişan yüzüğü, beyaz eşya, yatak odası ve oturma odası, küçük ev aletleri, çeyiz paketleri vesaire derken evlenmenin maliyeti 1 milyon lirayı aşıyor.

Türkiye’de yılda ortalama 550 bin çift evlenirken, yükselen maliyetler nedeniyle düğün yapmak her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Fotoğraf çekimlerinden düğün salonu kiralarına, takılardan ikramlara kadar toplam harcama 1 milyon TL’yi aşıyor. Sadece fotoğraf ve albüm hizmetleri için ödenen tutar 35 bin TL’den başlarken, davetli sayısı arttıkça bu rakam katlanıyor.

Ekonomim’in haberine göre; yükselen düğün giderlerine karşı Afyonkarahisar Valiliği dikkat çekici bir karar aldı. Yeni uygulamaya göre, kentte yapılacak düğünlerde geline yalnızca dört bilezik, iki yüzük ve bir çift küpe takılmasına izin verilecek.

Ayrıca gelin ve damada birden fazla kıyafet alınamayacak, “dürü” adı altında hediyelik dağıtılmayacak, hamam organizasyonları yapılmayacak ve üç gece süren düğünler bir geceyle sınırlandırılacak. Misafirlere ikram da sadece bir günle sınırlı olacak.

İstanbul’da düğün salonu kiraları 5 saat için 500 bin TL’ye kadar çıkarken, bu nedenle daha ekonomik bir alternatif olarak mesire alanları tercih ediliyor. Şile’deki bir mesire alanında 50 kişilik pasta ve içecekli organizasyonun fiyatı 200 bin TL’den başlarken, fotoğraf ve video çekimi bu fiyata dahil edilmiyor.

İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde açık ve stüdyo çekimi dahil ortalama düğün fotoğrafı paketi 35-40 bin TL iken, Etiler gibi lüks semtlerde bu rakam 100 bin TL’yi buluyor. Fotoğrafların dijital teslimi için ekstra 10 bin TL talep edilebiliyor.

Maliyetleri düşürmek isteyen bazı çiftler, sosyal medyada yayılan “düşük bütçeyle evlilik” akımına katılarak, bijuteri takılarla ve beyaz elbiselerle sade düğünler yapmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım sayesinde toplam harcamalarını 2 bin TL gibi düşük bir seviyeye indiren gelinler de bulunuyor.

Öte yandan Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, halka açık alanlarda yapılan müzik yayınları için telif ücreti talep etmeye başladı. Düğün başına 65 TL olarak belirlenen telif bedeli, yıllık bazda salon işletmecilerinden 6 bin 500 TL olarak tahsil edilecek.

Artan düğün maliyetleri karşısında bazı illerde kamu otoriteleri tasarruf tedbirleri devreye alırken, çiftler de bütçelerine uygun çözüm arayışlarına yöneliyor.

Paylaşın

Şam Yönetiminden Silahlı Gruplara 10 Gün Süre

18 Kasra çağrıya uymayan gruplara karşı önlemler alınacağını söyledi.

Orduya katılmaya çağrılan grupların isimleri sayılmadı ancak uyarının ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) kapsamadığı tahmin ediliyor.

Suriye Savunma Bakanlığı ülkedeki silahlı grupları 10 gün içinde merkezi orduya katılmaya çağırdı. Şam yönetiminin silahlı gruplarıtek çatı altında toplamaya çalıştığını hatırlatan Savunma Bakanı Ebu Kasra, entegrasyon süreci dışında “kalan küçük askeri grupları en fazla 10 gün içinde bakanlığa katılmaları” yönünde uyardı.

Kasra çağrıya uymayan gruplara karşı önlemler alınacağını söyledi ancak bunun ne tür adımlar içereceğine dair detay vermedi. Duyuruda orduya katılmaya çağrılan grupların isimleri de sayılmadı ancak uyarının ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) kapsamadığı tahmin ediliyor.

SDG komutanı Mazlum Abdi ve geçici Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara 10 Mart’ta Suriye’nin kuzeydoğusundaki tüm sivil ve askeri kurumların merkezi yönetime entegre edilmesini öngören bir anlaşma imzalamıştı. Taraflar arasında müzakerelerin yıl sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. SDG bünyesinde 30 bin savaşçı olduğu tahmin ediliyor. Türkiye SDG’nin omurgasını oluşturan Halk Savunma Birlikleri’ni (YPG) PKK’nın Suriye kolu olarak görüyor ve terör örgütü sayıyor.

Geçen hafta ABD Başkanı Donald Trump ile görüşerek önemli bir diplomatik kazanım elde eden Şara ülke genelinde hakimiyetini pekiştirmeye çalışıyor. Şara’nın geçmişte lideri olduğu Heyet Tahrir Şam örgütünün üyeleri Savunma Bakanlığı çatısına girdi. Güneyde Dera ilindeki silahlı muhalifler ile kuzeyde Türkiye destekli muhalif güçler de merkezi orduya katıldı.

Ancak devlet kontrolü dışında hâlâ çok sayıda silahlı grup bulunuyor. Mart ayında devrik lider Beşar Esad’a sadık silahlı Alevi gruplarla Sünni militanlar arasındaki çatışmalarda aralarında çok sayıda sivilin de olduğu binden fazla kişi yaşamını yitirmişti. Geçen ay da Dürzi topluluğun yaşadığı bölgelerde çıkan çatışmada 100’den fazla kişi öldü.

100 bin kayıp kişiyi bulmak için komisyon

Bu arada Şam yönetimi Esad döneminde işlenen suçları araştırmak ve akıbeti bilinmeyen binlerce kayıp kişiyi bulmak üzere bir komisyon kurdu. Suriye’de iç savaş yıllarında 100 binden fazla kişi kayboldu. Komisyonun IŞİD gibi Esad rejimi dışındaki güçlerin işlediği suçları araştırıp araştırmayacağı ise belirtilmedi. Birleşmiş Milletler, komisyon kurulmasını memnuniyetle karşıladığını bildirdi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Süper Lig’de Şampiyon Galatasaray

Süper Lig’in 37. hafta maçında Galatasaray ile Kayserispor, Ali Sami Yen Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Karşılaşmadan 3 – 0 galip ayrılan Galatasaray, 25. şampiyonluğuna uzandı.

Haber Merkezi / Hakem Ali Şansalan’ın yönettiği karşılaşmada Galatasaray’ın gollerini 26. dakikada Victor Osimhen, 29. dakikada Barış Alper Yılmaz ve 89. dakikada Fernando Muslera kaydetti.

Galatasaray, bu galibiyet ile puanını 86’ya çıkardı. Kayserispor ise 44 puanda kaldı.

Galatasaray, 5. yıldızı takan ilk takım olarak tarihe geçti. Galatasaray, her beş şampiyonlukta bir yıldız verilen sisteme 2000 – 2001 sezonunda geçildiğinde ezeli rakibi Fenerbahçe ile beraber iki yıldız takmıştı.

Bir sezon sonra 15. şampiyonluğuna erişen Sarı-Kırmızılılar, üçüncü yıldızı takan ilk takım olmuştu. Benzer şekilde Galatasaray, 2014 – 2015 sezonu şampiyonluğuyla da dördüncü yıldızı takan ilk takım olmuştu.

26. dakikada Sara’nın sağ taraftan kullandığı kornerde altıpas çizgisi üzerinde Osimhen’in kafa vuruşunda top ağlarla buluştu. 1-0

29. dakikada Kayserispor’un kendi yarı sahasından kullandığı serbest vuruşta gönderilen hatalı hava topunu Torreira, kafayla ceza yayı çizgisi üzerinde olan Barış Alper’e aktardı. Bu oyuncunun penaltı noktasının gerisinden müsait pozisyonda yaptığı vuruşta meşin yuvarlak filelere gitti. 2-0

85. dakikada sol kanatta Osimhen’in verdiği pasla ceza sahasında topla buluşan Morata, kaleci Bilal Bayazit’in müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem Ali Şansalan, VAR uyarısı sonrası pozisyonu izledikten sonra beyaz noktayı gösterdi.

89. dakikada penaltı atışını kullanmak için beyaz noktaya gelen kaleci Fernando Muslera, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 3-0

Stat: Ali Sami Yen

Hakemler: Ali Şansalan, Volkan Ahmet Narinç, Mehmet Kısal

Galatasaray: Fernando Muslera, Roland Sallai (Przemyslaw Frankowski dk. 71), Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı (Kaan Ayhan dk. 71), Eren Elmalı, Lucas Torreira, Mario Lemina (Berkan Kutlu dk. 82), Gabriel Sara (Alvaro Morata dk. 63), Yunus Akgün, Barış Alper Yılmaz (Dries Mertens dk. 81), Victor Osimhen

Kayserispor: Bilal Bayazit, Gökhan Sazdağı (Carlos Mane dk. 66), Majid Hosseini, Joseph Attamah (Mehmet Eray Özbek dk. 75), Lionel Carole (Hasan Ali Kaldırım dk. 75), Ali Karimi (Baran Ali Gezek dk. 46), Kartal Kayra Yılmaz, Ramazan Civelek, Mehdi Bourabia (Julian Jeanvier dk. 66), Miguel Cardoso, Duckens Nazon

Goller: Victor Osimhen (dk. 26), Barış Alper Yılmaz (dk. 29), Fernando Muslera (dk. 89 pen.) (Galatasaray)

Paylaşın