YSK’dan CHP’nin İstanbul Olağanüstü İl Kongresi İçin Devam Kararı

YSK Başkanı Ahmet Yener, CHP’nin İstanbul Olağanüstü Kongresi’ne ilişkin Anayasa ve Seçim Kanunu uyarınca başlamış olan bir kongre sürecinin durdurulmasının mümkün olmadığını söyledi.

İstanbul 45’inci Asliye Ceza Mahkemesi, CHP’nin Olağanüstü İstanbul İl Kongresi hakkında “çalışmaların durdurulmasını” talep etmişti.

İstanbul Valiliği ve Sarıyer Birinci İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’na bu sabah gönderilen yazıda “Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Kongresi Seçimlerinin yapılması mahkeme kararımıza aykırı olup çalışmaların durdurulması gerekmektedir” ifadeleri kullanılmıştı.

CHP’nin İstanbul Olağanüstü Kongresi’ne ilişkin olağanüstü toplanan Yüksek Seçim Kurulu’ndan (YSK) açıklama geldi. YSK Başkanı Ahmet Yener konuyla ilgili açıklamasında şunu ifade etti:

“Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2025’e 350 sayılı ara kararı uyarınca durdurulduğuna ilişkin müzekkerenin bugün Sarıyer İlçe Seçim Kurulu’na tebliği üzerine Sarıyer İlçe Seçim Kurulunca başlamış olan kongre sürecinin devam edip etmeyeceği hususunda kurulumuzdan görüş sorulmuştur.

Kurulumuz saat 13:30’da yapmış olduğu toplantı sonucunda daha önce 2010 25’e 302, 315 ve 316 sayılı kararlarının da belirtildiği gibi başlamış olan bir kongre sürecinin durdurulması anayasanın 79 ve seçim hukukuna ilişkin yasa maddeleri uyarınca mümkün değildir.”

İstanbul 45’inci Asliye Ceza Mahkemesi, CHP’nin Olağanüstü İstanbul İl Kongresi hakkında “çalışmaların durdurulmasını” talep etmişti.

İstanbul Valiliği ve Sarıyer Birinci İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’na bu sabah gönderilen yazıda “Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Kongresi Seçimlerinin yapılması mahkeme kararımıza aykırı olup çalışmaların durdurulması gerekmektedir” ifadeleri kullanılmıştı.

Hukuki süreç ne durumda?

İstanbul’daki mahkemenin kararının ardından Ankara Üçüncü Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP İstanbul İl Kongresi’nin iptal davasını esastan reddetmişti.

CHP bunun üzerine davanın düştüğünü ilan etmiş ve kayyum kararının kaldırılması için mahkemeye başvurmuştu. Ancak Gürsel Tekin görevine devam edeceğini duyurmuştu.

Bu arada İstanbul İl Başkanlığı davası ile CHP’nin 4-5 Kasım 2023’te gerçekleşen 38’inci Olağan Kurultayı ile 6 Nisan 2025’teki 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptaline ilişkin dava, dosyalar arasında “hukuki ve fiili irtibat” bulunduğu gerekçesiyle birleştirildi.

CHP’nin kurultay davasının bir sonraki duruşması 24 Ekim saat 10.00’da görülecek.

Ana muhalefet partisi, Özgür Özel ve yönetiminin görevden alınması riskine karşı 21 Eylül’de olağanüstü kurultay düzenledi. Özgür Özel, partisinin olağanüstü kurultayında geçerli 835 oyun tamamını alarak yeniden genel başkan seçildi.

CHP’liler böylece 24 Ekim’de görülecek olan davanın konusuz bırakıldığını savunuyor.

Paylaşın

Dünya Şampiyonası: Türkiye Erkek Voleybol Takımı Çeyrek Finalde Veda Etti

2025 FIVB Erkekler Dünya Voleybol Şampiyonası Çeyrek Finalde Türkiye ile Polonya, karşı karşıya geldi. Polonya’ya 3 – 0 mağlup olan Türkiye, şampiyonaya veda etti.

Haber Merkezi / Türkiye, ilk seti 25-15 kaybettikten sonra ikinci sette daha iyi bir oyun ortaya koysa da 25-22 ile skorun 2-0’a gelmesini engelleyemedi. Polonya 3. seti de 25-19 kazandı.

Dünya sıralamasında bir numarada yer alan Polonya yarı finalde Belçika’yı 3-0 mağlup eden İtalya ile oynayacak.

Türkiye, daha önce 1956, 1966, 1998 ve 2022 yıllarında Erkekler Dünya Voleybol Şampiyonası’na katılmıştı.

Türkiye, Erkekler Dünya Voleybol Şampiyonası’na bu yıl 5. kez katılan Türkiye, en iyi derecesini 2022 yılında elde etmişti. Türkiye Erkek Voleybol takımı son 16 turunda ABD’ye 3-2 yenilmiş ve organizasyonu 11. sırada tamamlamıştı.

Salon: SM Mall of Asia Arena

Hakemler: Juraj Mokry (Slovakya), İbrahim İsmail Alblooshi (Birleşik Arap Emirlikleri)

Polonya: Semeniuk, Huber, Kurek, Leon, Kochanowski, Komenda, Popiwczak (L) (Firlej, Sasak, Granieczny)

Türkiye: Bedirhan, Murat, Mirza, Mert, Adis, Gökçen, Berkay (L) (Cafer, Can, Ahmet)

Setler: 25-15, 25-22, 25-19

Süre: 1 saat 9 dakika

Paylaşın

OECD’den Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: Yüzde 33,5

Merkezi Paris’te bulunan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye için yıl sonu enflasyon tahminini yukarı yönlü revize ederek yüzde 33,5’e yükseltti.

OECD, 2025 yılı için Türkiye ekonomisinin büyüme tahminini ise yüzde 2,9’dan yüzde 3,2’ye çekti.

Merkezi Paris’te bulunan Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), “Türkiye İnceleme Raporu” başlıklı raporu yayımlandı. OECD raporunda, Türkiye’nin 2025 yılı ekonomik büyüme ve enflasyon tahminlerini revize etti.

OECD, Türkiye’nin 2025 yılındaki büyüme tahminini yüzde 2,9’dan yüzde 3,2’ye yükseltirken, enflasyon beklentisini de yüzde 31,4’ten yüzde 33,5’e çıkardı.

Kurum, Türkiye için 2026 yılında büyüme beklentisini yüzde 3,3’ten yüzde 3,2’ye indirdi. Enflasyon tahminini ise yüzde 18,5’ten yüzde 19,2’ye yükseltti.

Paylaşın

“Ballon d’Or 2025” Sahiplerini Buldu

Ballon d’Or 2025 ödülünü erkeklerde PSG’nin yıldızı Ousmane Dembele, kadınlarda ise Barcelona’nın yıldızı Aitana Bonmati kazandı. Dembele, ilk kez Bonmati üçüncü kez bu ödülü kazandı.

1956 yılından bu yana France Football dergisi tarafından verilen Ballon d’Or (Altın Top), FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonu) sıralamasında ilk 100’de yer alan ülkelerin gazetecileri tarafından oylanmaktadır.

Dünya futbolunun en prestijli ödülü Ballon d’Or ödülleri, Paris’teki Chatelet Tiyatrosu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu.

Paris Saint-Germain ile geçen sezon UEFA Şampiyonlar Ligi, Fransa Ligi ve Fransa Kupası şampiyonlukları yaşayan 28 yaşındaki Dembele, Altın Top ödülünün sahibi oldu.

En iyi kadın futbolcu ödülüne ise üst üste üçüncü kez İspanya Milli Takımı ve Barcelona’nın yıldızı Aitana Bonmati layık görüldü.

Geleceğin yıldız adayları arasında gösterilen Lamine Yamal, 2’nci kez “Yılın En İyi Genç Erkek Oyuncusu” ödülünü kazanırken kadınlarda aynı kategoride 19 yaşındaki Vicky Lopez ödüle layık görüldü.

Dünyanın en iyi teknik direktörü seçilen Luis Enrique, Johan Cruyff Ödülü’nün sahibi oldu. Kadın futbolunda ise Sarina Wiegman, Johan Cruyff Kupası’nı kazanarak yılın en iyi teknik direktörü seçildi.

Yılın en iyi forvetlerine verilen Gerd Müller Trophy, kadınlarda Ewa Pajor’a, erkeklerde ise Victor Gyökeres’e verildi.

Kadınlarda Hannah Hampton, erkeklerde ise Gianluigi Donnarumma yılın en iyi kalecileri seçildi.

2025 yılının en iyi kadın kulübü Arsenal olurken, erkeklerde Paris Saint-Germain bu unvana layık görüldü.

Ballon d’Or gecesinde en iyi genç oyuncuya verilen Kopa Trophy sıralamasında milli futbolcu Kenan Yıldız, beşinci sırada kendine yer buldu.

Organizasyonda ayrıca Diogo Jota’ya özel bir anma yapıldı.

Paylaşın

Arıkan’dan Erdoğan’a “Trump” Göndermesi: Katile “Dostum” Demeyiz

Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump’a “Dostum” diye hitap etmesine göndermede bulunan Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan, “Bir şeyleri çözmek için en büyük katile, dünyanın en büyük baş belasına ‘Dostum’ diye hitap etmeyeceğiz” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Antalya İl Başkanlığı’nın düzenlediği “Kardeşlik Buluşması” programında açıklamalarda bulundu.

Mevcut sistemin toplumsal sorunları çözme kapasitesini yitirdiğini vurgulayan Mahmut Arıkan, “Ahlakı öncelemeyen hiçbir sistem, bu problemleri çözme kapasitesine sahip değildir. İnsanları kutuplaştıran, insanları birbirinden nefret ettiren hiçbir düzen, bu sistemi değiştiremez. Bu doğaya emanet gözüyle bakmayan, ranta çeviren hiçbir düzen, bu sıkıntıları giderme gücüne sahip değildir. Eğer bir toplumda adalete güven durumu en aşağı seviyelere gelmişse, o sistem bozuk bir sistemdir” dedi.

Mahmut Arıkan, hamaset ve hurafe üzerinden toplumu narkozlayan siyaset anlayışının çözüm değil, sorun ürettiğini kaydetti. “Peki ne yapacağız?” diye soran Arıkan, Milli Görüş’ün sorunları çözmeye yönelik temel ilkelerini şu şekilde sıraladı:

“Savaşı değil barışı, çatışmayı değil diyalogu önceleyeceğiz. Çifte standardı değil, adaleti önceleyeceğiz. Eşitlik üzerinden çalışmalarımızı yapacağız. Sömürü değil, iş birliği teklif edeceğiz. Baskıyı değil, insan haklarını, demokrasiyi ve özgürlüğü önceleyerek çalışma yapmaya gayret göstereceğiz.”

Gazze meselesinin siyaset üstü bir mesele olduğunu kaydeden Arıkan, Gazze hakkında konuşurken kullanılan cümlelerin, oradaki yaraya merhem olacak, akan kanı durduracak, katliamı sonlandıracak nitelikte olması gerektiğini belirtti.

Eğer Milli Görüş hareketi olmasaydı, bugün Türkiye’de Gazze meselesinin konuşulmayacağını dile getiren Arıkan, iktidarın tutumunu eleştirerek, “İktidar sadece konuşuyor. ‘Ey İsrai’le başlayan cümleler kuruyor. Ama her cümle kurduktan sonra Gazze’deki katliam artarak devam ediyor. Eğer Gazze için bir şey yapıyorsak, sonuç alacak adımlar atılmalı” dedi.

Siyonist İsrail’in ablukası altındaki Gazze’ye insani yardım ulaştırmak üzere Akdeniz’e inen Sumud Filosu gemilerine kendilerinin ön ayak olduğunu anlatan Arıkan, “Bu filonun kaldırılabilmesi imkansız gözüküyordu. Teşkilatlarımızın gayretiyle bu gemiler şu anda Akdeniz sularında; yakın bir zamanda Gazze’de ulaşacak inşallah” ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi’nin kısıtlı imkanlara rağmen Gazze için gemi filosu yola çıkarttığını, iktidar milletvekillerinin ise özel uçaklarla Refah Sınır Kapısı’na giderek, İsrail’i kınayıp döndüğünü belirten Arıkan, “Allah’tan korkun demek gerekiyor! Bütün imkanlar elinizde. Daha neyi bekliyorsunuz? ‘Ey İsrail!’ cümlesinin arkasında bir şeyler yapın artık” diye konuştu.

İktidara geldiklerinde hayata geçirecekleri Türkiye Kalkınma Planı kapsamında 5 yılda, 2 buçuk milyon yeni istihdam, Gayrisafi Milli Hasılada 506 milyar dolarlık artışın sağlanacağını kaydeden Arıkan, Türkiye’yi ekonomik darboğazdan çıkarmaya hazır olduklarını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

“Bundan sonra hiç kimse Türkiye’ye hadsiz bir mektup yazma durumunda kalmayacak. Bir şeyleri çözmek için, birtakım sıkıntıları giderebilmek için, inanmamamıza rağmen, gerçek olmamasına rağmen en büyük katile, dünyanın en büyük baş belasına ‘Dostum’ diye hitap etmeyeceğiz. Bunu yapabilmemiz için Saadet Partisi’ni iktidara getirmek gerekiyor. Başka türlü bu işin olmayacağını görmüş olduk.”

Paylaşın

Üniversite Öğrencilerinin Yüzde 70’i Öğün Atlıyor

İPA Başkanı Buğra Gökce, İstanbul’da bir asgari ücretin bir öğrencinin temel giderlerini bile karşılamadığını belirtti. Gökce, öğrencilerin yüzde 70’inin öğün atladığını gösteren araştırmalara işaret etti.

2025-2026 akademik yılı başlarken, Türkiye’de üniversite öğrencilerinin ve ailelerinin temel gündemi ağırlaşan ekonomik koşullar oldu. Artan yurt ve kira fiyatları, sınırlı burs-kredi desteği ve yükselen yaşam maliyetleri, öğrencilerin eğitim sürecini zorlaştırıyor.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre; KYK yurt ücretleri 2025-2026 dönemi için 750 ila 1.250 TL arasında değişiyor. Ancak 7 milyonu aşan öğrenci sayısına karşın yurt kapasitesi 1 milyonun altında. Büyükşehirlerde merkezde üç öğrencinin birlikte yaşayabileceği bir dairenin kira bedeli en az 50 bin TL, çeper bölgelerde ise 30 bin TL. Özel yurtlarda ise paylaşımlı bir odada kalmanın bedeli aylık en az 10 bin TL seviyesinde.

2025 yılı için KYK burs ve kredi miktarı 3 bin TL olarak uygulanmıştı. 2026 yılına ilişkin açıklama henüz yapılmadı. Öğrenciler, geçimlerini sürdürebilmek için çalışmak zorunda kalıyor. Haftada ortalama 30 saatlik bir işten kazanılan ücret 11 bin 700 TL düzeyinde. Bu tutarın 2026’da ciddi biçimde artması beklenmiyor.

İstanbul Planlama Ajansı (İPA), eylül ayında yıllık yaşam maliyeti artış oranını yüzde 43,2 olarak duyurdu. İPA Başkanı Buğra Gökce, kirada kalan bir üniversite öğrencisinin ortalama yaşam maliyetinin 26 bin 250 TL olduğunu belirtti.

YAYBİR Başkanı Hakan Tanıttıran, kitap fiyatlarının son üç yılda yüzde 290 arttığını söyledi. Bu artışın temel nedenleri arasında dövize bağlı kağıt ve baskı maliyetleri ile genel enflasyon gösterildi.

Eğitim-Sen Ankara 5 No’lu Üniversiteler Şubesi Başkanı Özlem Ergüven Okay, öğrencilerin yaşam koşullarını şu sözlerle değerlendirdi:

“Öğrencilerimiz full-time işçilik, part-time öğrencilik yapıyor. Bu da mesleki, akademik ve entelektüel gelişim için ne zaman ne de kaynak bırakıyor. Kahve içmek bile lüks; entelektüel gelişim araçları seçkin bir azınlığın tekelinde.”

Okay, üniversitelerde kamu kaynaklarının etkili kullanılmadığını, laboratuvar malzemeleri, güncel kütüphane kaynakları ve internet altyapısının yetersiz olduğunu ifade etti. Bazı üniversitelerde en büyük harcama kaleminin ikram ve ağırlama giderleri olduğunu da ekledi.

“Öğrenciler pahalı ve niteliksiz yemeklere mecbur bırakılıyor”

Eğitim-Sen İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şube Başkanı Burak Çetiner, kamu desteği olmadan üniversite eğitiminin sürdürülemeyeceğini söyledi. İstanbul’daki birçok üniversitenin yurt imkanı sunamadığını, yemekhane hizmetlerinin özelleştirilmesiyle öğrencilerin pahalı ve niteliksiz yemeklere mecbur bırakıldığını belirtti.

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İPA Başkanı Buğra Gökce, yazılı yanıtında, İstanbul’da bir asgari ücretin bir öğrencinin temel giderlerini bile karşılamadığını belirtti. Gökce, öğrencilerin yüzde 70’inin öğün atladığını gösteren araştırmalara işaret ederek şunları kaydetti:

“Gençler eğitimlerini yarıda bırakıyor. Her öğrenciye aylık asgari ücret kadar burs verilse, yıllık maliyet 25 milyar dolar olur. 19 Mart sürecinde 60 milyar dolar rezerv kaybettik.”

Üniversiteye hazırlanan öğrenciler için de maliyetler artmış durumda. 2021’de 15-30 bin TL arasında olan TYT-AYT kurs ücretleri, 2025’te 100 ila 200 bin TL’ye çıktı. Özellikle merkezi semtlerdeki butik kurslar 200 bin TL’yi buluyor.

Veli-Der Genel Başkanı Ömer Yılmaz, özel kurs fiyatlarının denetimsiz olduğunu ve bazı işletmelerin yüksek kâr amacıyla fahiş fiyatlar talep ettiğini belirtti. Birçok ailenin borçlanarak bu ücretleri ödediğini ifade eden Yılmaz, devlet destekli ücretsiz hazırlık programlarının ve okullarda nitelikli kursların artırılması gerektiğini söyledi.

Paylaşın

Otomobil İthalatına Yeni Ek Vergi

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Avrupa Birliği (AB) ve Serbest Ticaret Anlaşması bulunan ülkeler dışındaki ülkelerden yapılacak binek otomobil ithalatına yeni ek vergiler getirildi.

Cumhurbaşkanı Kararı’na göre, Dünya Ticaret Örgütü kuralları ve uluslararası yükümlülüklere uygun olarak, bu ülkelerden yapılacak binek otomobil ithalatında, konvansiyonel ve hibrit (plug-in hariç) otomobiller için yüzde 25 veya en az 6 bin ABD doları (hangisi yüksekse), plug-in hibrit otomobiller için yüzde 30 veya en az 7 bin ABD doları (hangisi yüksekse), elektrikli otomobiller için yüzde 30 veya en az 8 bin 500 ABD doları (hangisi yüksekse) ek vergi uygulanacak. Geçiş süreci nedeniyle karar iki ay sonra yürürlüğe girecek.

Ticaret Bakanlığı, alınan karara gerekçe olarak “Son dönemde dünya ticaretinde artış gösteren ve ülkemizi de yakından etkileyen ticaret savaşları ve artan korumacılık eğilimleri de dikkate alınarak, otomotiv sektörümüzün büyük ölçüde artan ithalatın baskısına ve haksız rekabete karşı gerekli tedbirlerle korunması ihtiyacı ortaya çıkmıştır” açıklamasında bulundu.

Bakanlığın yazılı açıklamasında “Bu çerçevede, artan ithalat baskısı karşısında, yerli üretimin pazardaki payını ve sektörün istihdamını korumak üzere, sektör ve tüketici faydası birlikte dikkate alınmak kaydıyla, binek otomobili ithalatında uygulanan mali yükümlülüklerde, konuyla ilgili tüm kurumlarımızla istişareler ve koordinasyon yapıldıktan sonra yeni bir düzenlemeye gidilmiştir” denildi.

Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla binek otomobil, kozmetik ve alkollü içecekler dâhil bazı ABD menşeli ürünlerin ithalatında uygulanan ek vergiler kaldırıldı.

ABD menşeli bazı ürünlerin ithalatında uygulanan ek vergilerin kaldırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Böylece 2018 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren düzenleme yürürlükten kaldırıldı. Buna göre; binek otomobil, kozmetik ve cilt bakım ürünleri, yaprak tütün ile alkollü içeceklerin yer aldığı ABD menşeli ürünlerin ithalatında ek vergi uygulanmayacak.

Ankara, 2018 yazında Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde Türkiye’de tutuklu olan ABD’li papaz Andrew Brunson nedeniyle Washington’la yaşadığı gerilim sırasında söz konusu ürünlere ek vergi getirmişti. Alınan karar doğrultusunda bu ürünlerin ithalatında yüzde 100 ek vergi uygulanıyordu.

Bu ek vergiler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 80’inci Genel Kurulu’na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere ABD’nin New York kentine gittiği saatlerde kaldırıldı.

Ticaret Bakanlığı alınan kararla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “ABD’nin 2018 yılında çelik ve alüminyum ürünleri ithalatında uygulamaya koyduğu ilave vergiler üzerine, ülkemiz de Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları çerçevesinde karşı tedbirler almış ve ABD menşeli bazı ürünlerde ek mali yükümlülük uygulamaya başlamıştı. Söz konusu tedbirler, ilerleyen dönemde tarafların attığı adımlara bağlı olarak güncellenmiş olmakla birlikte, halihazırda belirli oranlarda yürürlükte kalmaya devam etmekteydi.

Süreç aynı zamanda iki ülke arasında DTÖ’de de bir süredir değişik panellerde ve müzakerelerde değerlendiriliyordu. Gelinen aşamada, ABD ile yürütülen ve olumlu ilerleyen müzakereler ve Dünya Ticaret Örgütü Anlaşmazlıkların Halli Mekanizması kapsamındaki danışmalar ve panel raporları çerçevesindeki istişareler neticesinde, ABD menşeli bazı ürünlerin ithalatında uygulanan ek mali yükümlülükler sona erdirilmiştir.”

Paylaşın

MHP’de İstifa Depremi

MHP’li Sorgun İlçe Belediye Başkanı Mustafa Erkut Ekinci, partisinden istifa ettiğini açıkladı. MHP ise Ekinci’nin parti ilkeleriyle bağdaşmayan davranışları nedeniyle listeden çıkarıldığını duyurdu.

Yozgat’ın Sorgun ilçesinin Milliyetçi Hareket Partili (MHP) Belediye Başkanı Mustafa Erkut Ekinci, partisinden istifa ettiğini ve görevine bağımsız olarak devam edeceğini duyurdu.

Sorgun Belediye Başkanı Mustafa Erkut Ekinci, istifa kararını kamuoyuna yaptığı bir açıklama ile bildirdi. Ekinci, kararının gerekçesini, “Son günlerde yaşanan gelişmelerin partime, camiama ve yıllardır yol yürüdüğüm dava arkadaşlarıma zarar vermemesi adına önemli bir karar almış bulunuyorum” ifadeleriyle açıkladı. Ekinci, bu kararla birlikte bağımsız bir belediye başkanı olarak devam edeceğini belirtti.

Gazete Pencere’de yer alan habere göre; Ekinci’nin istifa açıklamasının ardından MHP Genel Merkezi’nden de konuya ilişkin bir bilgilendirme yapıldı. Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Sadir Durmaz tarafından yapılan açıklamada, “Sorgun Belediye Başkanı Mustafa Erkut Ekinci, parti ilke ve politikalarımızla bağdaşmayan davranışları nedeniyle belediye başkanları listemizden düşürülmüştür” ifadeleri kullandı.

Paylaşın

İngiltere, Kanada ve Avustralya Filistin’i Tanıdı

Filistin’in uluslararası diplomasi sahnesindeki konumunu güçlendirecek kritik adımlar atılmaya devam ediyor. İngiltere, Kanada ve Avustralya Filistin’i resmen tanıdı.

Haber Merkezi / Bu hamle, Gazze’de yaşanan insani kriz sürerken İsrail hükümeti üzerinde baskı oluşturma çabası olarak değerlendiriliyor.

Filistin devletinin varlığı, çoğunluğu on yıllar önce olmak üzere, 193 BM üyesinin yaklaşık 150’si tarafından kabul edilmiş durumda. ABD ve diğer Batılı ülkeler, uzun süredir devam eden Orta Doğu ihtilafını çözüme kavuşturacak nihai bir anlaşmanın Filistin devletini de içermesi gerektiğini savunarak bundan kaçındı.

İngiltere Başbakanı Kier Starmer, sosyal medya hesabından yayımladığı video mesajında “Ortadoğu’da büyüyen dehşet karşısında, barış ve iki devletli çözüm ihtimalini hayatta tutmak için harekete geçiyoruz. Bu yaşayabilir bir Filistin devletinin yanında güvenli ve İsrail demek ve şu an ikisine de sahip değiliz” dedi.

Daha sonra Filistin devletinin “tanınma zamanının geldiğini” vurgulayan Starmer, “Dolayısıyla bugün barış ve iki devletli çözüm umudunu canlandırmak için bu büyük ülkenin başbakanı olarak Birleşik Krallık’ın resmen Filistin devletini tanıdığını net bir şekilde duyuruyorum” dedi.

Starmer ayrıca bunun “Hamas için bir ödül olmadığını” çünkü ilanın aynı zamanda “Hamas’ın geleceği, hükümette ve güvenlik bir rolu olmayacağı anlamına geldiğini” vurguladı.

Kanada da Filistin devletini tanıyan ilk G-7 üyesi ülke oldu. Kanada Başbakanı Mark Carney “Kanada Filistin devletini tanıyor” dedi. Carney sosyal medya paylaşımında “Kanada Filistin devletini tanıyor ve hem Filistin devleti hem de İsrail devleti için barış dolu bir gelecek vaadini gerçekleştirmek için ortaklımızı sunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Avustralya’nın, bugünden itibaren bağımsız ve egemen Filistin Devleti’ni tanıdığını bildiren Başbakan Anthony Norman Albanese, “Avustralya böylece Filistin halkının hakkı olan ve uzun zamandır hedeflediği amaçlarını tanımaktadır.” ifadesini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kanada ve Avustralya’nın kararını “terörü ödüllendirmek” şeklinde niteledi. Netanyahu, bu tür adımların Gazze’de ateşkesi ve rehinelerin serbest bırakılmasını zorlaştıracağını savunarak, “İsrail’in varlığını tehlikeye atan bir cihatçı devletin önünü açıyorlar” dedi.

Tanımanın Filistin açısından sonuçları ne ?

Filistin Devleti’nin İngiltere, Kanada ve Avustralya tarafından tanınması, otomatik olarak büyükelçiliklerin açılması ve büyükelçilerin değişimi anlamına gelmiyor. Gerçekte, diplomatik temsilin düzeyi daha çok devletler arasında aşama aşama müzakere edilecek.

Dolayısıyla üç ülkenin daha Filistin devletini tanımasının, Birleşmiş Milletler’deki statüsü üzerinde de hiçbir etkisi olmayacak. Filistin, 2012 yılından bu yana BM üyesi olmayan “gözlemci devlet” statüsüyle toplantılara katılıyor.

Filistin’in “üye devlet” statüsünün kabul edilmesine yalnızca Güvenlik Konseyi karar verebiliyor. Bu yöndeki bir öneri de masaya yatırılmış ve birkaç hafta önce Amerika’nın vetosu ile engellenmişti.

Bu nedenle Madrid, Dublin ve Oslo’nun, üçlü ve eşzamanlı tanınması, her şeyden önce siyasi bir jest. İsrailli liderlere, İsrail ile Filistin arasında iki devletli çözüm fikrini yeniden teyit etmeleri yönünde bir mesaj.

Ayrıca bu güne kadar güney ülkeleri tarafından tanınan Filistin devletinin Oslo ve Dublin gibi kuzey başkentleri tarafından da tanıması önemli bir aşama olarak tanımlanıyor.

Paylaşın

Erdoğan’dan Özel’in “Gizli Pazarlık” İddiasına Yanıt: Uyduruyor

CHP Lideri Özgür Özel’in açıklamalarına yanıt veren Erdoğan, “O da yanımızda mıydı? Siz inanmıyorsunuz bu tür şeylere değil mi? Arkadaşlar, sağıra hakaret etmek istemem de sağır duymaz uydurur. Bu adam da durmadan böyle uydurup duruyor” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurulu’na katılmak üzere gideceği ABD’ye hareket etmeden önce, Atatürk Havalimanı’nda açıklamalarda bulundu.. Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle:

Filistin’de soykırım sürerken Trump’ın oğlu ile yaptığı görüşmeyi ifşa edip “Boeing pazarlığı” iddiasını öne süren CHP lideri Özgür Özel’e yanıt veren Erdoğan, “Sağır duymaz uydurur. Bu adam da durmadan böyle uydurup duruyor” ifadelerini kullandı. “Bizler, uçak alımlarını falan Özgür Özel’e sorarak bugüne kadar yapmadık ve yapmayız. Biz Sayın Trump’la herhangi bir alışveriş, Türkiye-Amerika arasında yapacak olursak, bunu zaten oğluyla yapmamıza gerek yok, Trump’ın bizzat kendisiyle yaparız” dedi.

Erdoğan, 25 Eylül Perşembe günü Washington’a geçerek ABD Başkanı Donald Trump’la bir görüşme gerçekleştireceğini söyledi. Bu görüşmede ticaret, yatırım, savunma sanayisi başta olmak üzere ikili iş birliğini güçlendirecek konuları değerlendireceklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bölgesel meseleler elbette gündemimizin ilk sırasında yer alacak. İki dost ve müttefik olarak yakın istişare ve koordinasyonumuzun önemi her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Sayın Trump’ın küresel barış vizyonuna ve bu uğurda ortaya koyduğu çabalara desteğimizi daha önce ifade etmiştik. Adil bir barışın kaybedeninin olmayacağına inanıyoruz. Bölgemizde barışın korunması, istikrarın güçlendirilmesi, çatışma ve gerilimlerin durdurulmasında biz liderlere büyük sorumluluk düşüyor. Ziyaretimizin ve yapacağımız görüşmelerin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarının sorulması üzerine Erdoğan şunları söyledi: “O da yanımızda mıydı? Siz inanmıyorsunuz bu tür şeylere değil mi? Arkadaşlar, sağıra hakaret etmek istemem de sağır duymaz uydurur. Bu adam da durmadan böyle uydurup duruyor. Buna Partimizin Sözcüsü gereken cevabı en güzel şekliyle verdi. Ve bizler de ilk fırsatta çok daha geniş manada gereken cevabı vereceğiz. Bizler, uçak alımlarını filan Özgür Özel’e sorarak bugüne kadar yapmadık ve yapmayız. Zaten bu işlerden de anlamaz. Onun kıratı değil. Dolayısıyla biz Sayın Trump’la herhangi bir alışveriş, Türkiye-Amerika arasında yapacak olursak, bunu zaten oğluyla yapmamıza gerek yok. Trump’ın bizzat kendisiyle yaparız.

Özgür Özel ne demişti?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarda, Filistin’de soykırım devam ederken Tayyip Erdoğan’ın Trump’ın oğlu Trump Jr. ile 13 Eylül Cumartesi günü Dolmabahçe’deki çalışma ofisinde gizli bir görüşme gerçekleştirdiğini söylemiş ve “pazarlık yapıldığını” öne sürmüştü

ABD’nin doğruladığı ziyaret için Özel, şunları kaydetmişti: “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde 14’e 1’le İsrail’e karşı Filistin’i destekleyen karar alındı, o kararı Trump veto etti. Bu Trump’ın oğluyla gitmiş İstanbul’da gizli görüşme yapmış. Görüşmede, Amerika’daki seyahati sırasında Trump’tan randevu istemiş. Trump‘ın oğlu demiş ki, ‘O günlerde olmaz, ayın 30’unda olsun. Git bir hafta sonra gel’… O da ‘Bir hafta sonra olmaz, 8-9 Ekim’de olsun’ demiş. Ama karşılığında bir şey istiyorlar.

Trump’ın oğluna diyor ki, ‘Bana bir randevu ayarlarsanız, Trump’la canlı yayında bütün dünyanın gözünün önünde Amerika’dan 300 tane Boeing uçağı almanın siparişinin sözünü veriyorum’… Bu şartla görüşme ayarlamaya çalışıyorlar. Filistin’i yalnız bırakan, kendi iktidarı için Trump’la anlaşan, Trump’ın icazeti ile 19 Mart darbesini yapan Tayyip Erdoğan’ı kınıyorum ve bir an önce bu görüşmeye açıklık getirmeye davet ediyorum.”

Paylaşın