Kılıçdaroğlu: Harami Saltanatı Son Bulacak

İzmir’e katıldığı bir etkinlikte açıklamalarda bulunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, konuşmasında, gençlere seslenerek, “Harami saltanatı son bulacak. Çağdaş, demokratik Türkiye’yi yeniden inşa edeceksiniz. Size inanıyorum, güveniyorum. Güzel günler göreceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Konuşmasında, CHP’li belediye başkanlarının vatandaşa hizmet için bütün çabayı gösterdiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Engelleniyorlar, biliyorum. Ama onlara şunları söyledim. ‘Şikayet etmeyeceksiniz. Bütün engelleri aşıp İzmirlilere hizmet edeceksiniz.’ Bütün İzmirli kardeşlerimin önünde belediye başkanlarına teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Belediye başkanlarımız harcanan her kuruşun hesabını millete veriyorlar. Sizin paranızı kamu harcar, ama aynı yönetimin millete hesap vermesi gerekir. Az kaldı dedim, Türkiye’nin bütün sorunlarını çözeceğiz. Türkiye’nin çözülmeyecek hiçbir sorunu yok” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’de Atatürk Gençlik ve Spor Merkezi Temel Atma ve Toplu Açılış Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle;

“Gençler hiç meraklanmayın, Türkiye’nin kaderini sizler belirleyeceksiniz, az kaldı. Sandığa gideceksiniz, 6 milyon 300 bin genç oy kullanacak. 6 milyon 300 bin genç dünya siyaset tarihine önemli bir belge bırakacak. Harami saltanatı son bulacak. Çağdaş, demokratik Türkiye’yi yeniden inşa edeceksiniz. Size inanıyorum, güveniyorum. Güzel günler göreceğiz.

Belediye Başkanlarımız hizmet için ellerinden gelen tüm çabayı gösteriyor. Engelleniyorlar biliyorum. Onlara şunu söyledim: ‘Şikâyet etmeyeceksiniz. Engelleri aşıp hizmet edeceksiniz’ Bütün İzmirli kardeşlerimin önünde belediye başkanlarıma teşekkür ediyorum. Proje görsellerinin altında her bir yapının altında kaça mal olduğu yazılı. Harcanan her kuruşun hesabını millete veriyorlar. Bizim temel hedefimiz bu. Sizin paranızı kamu harcar, millete hesap verir. Türkiye’nin bütün sorunlarını çözeceğiz. Her sorunu inançla ve kararlılıkla çözeceğiz. Burada güzel bir tesisin temelini atacağız. Çok daha güzel bir Karabağlar ortaya çıkacak. Belediye başkanımız elinden gelen çabayı gösteriyor.”

Programda Yıldız Kenter Kültür Merkezi, Nasreddin Hoca Çocuk ve Bilim Merkezi, Mobilya Akademi, Kibar Mahallesi Belediye Hizmet Kompleksi, Özdemir Sabancı Parkı, Limontepe Mahallesi Masal Evi Çocuk ve Gençlik Merkezi’nin açılışı yapıldı, Atatürk Gençlik ve Spor Merkezi’nin de temeli atıldı.

Paylaşın

Bu Belirtilere Dikkat: Protein Zehirlenmesi Olabilir

Sağlıklı bir kiloya ulaşmak istediğimiz zaman beslenmemizde ilk arttırdığımız şey proteindir. Proteinin daha uzun süre tok tuttuğu, kasların oluşmasına yardımcı olduğu ve yoğun bir antrenmandan sonra hücrelerin onarımını ve iyileşmesini desteklediği bilinmektedir.

Haber Merkezi / Sadece bu değil, protein cildin sağlıklı olmasına, saçların parlamasına, kemiklerin güçlenmesine ve kilo vermeye yardımcı olur. Kısacası, yaşamın yapı taşı.

Herkesin her gün (her öğünde) minimum miktarda protein alması gerekirken, birçok insan tüketmesi gereken doğru miktarı belirleyemiyor. Makro besinlerin sağlığa çeşitli faydaları vardır, ancak bunları dikkatsizce tüketmeye başlarsanız sağlığınız için kötü olabilirler.

Ne kadar protein almalısınız?

Uzmanlar, vücut ağırlığınızın her bir kilogramı için vücudunuzun bir gram proteine ​​ihtiyacı olduğunu söylüyor. Karbonhidrat ve yağ olmadan bundan daha fazlasını tüketmek, protein zehirlenmesine neden olabilir. İşte protein zehirlenmesinin uyarı işaretleri;

Dehidrasyon;

Aşırı miktarda protein, böbreklerinizin çok çalışmana neden olabilir. Bu durumda, dehidrasyona yol açabilir, bu nedenle sağlık uzmanları yeteri oranda su, sebze ve meyve tüketmeyi önermektedir.

Kilo alımı;

Aşırı miktarda protein bağırsaklarınızı bozabilir ve bu da gereksiz kilo alımına neden olabilir.

Kötü nefes kokusu;

Karbonhidrat tüketmediğiniz tam proteinli bir beslenme durumunda, protein, vücudunuzdaki yağ ve karbonhidratları yakmaya yardımcı olur, bu da ağız kokusuna neden olabilir. Bu nedenle sağlıklı beslenme için protein ile birlikte yeterli miktarda karbonhidrat tüketilmesi önerilmektedir.

Depresyon;

Orantısız miktarda protein tüketimi değişik duygu durumlarını geliştirebilir. Kadınlar, bu durumda, depresyon, kaygı, ruh hali değişimleri ve olumsuz psikiyatrik sorunlara daha yatkındır.

Paylaşın

HDP, Olası Kapatma Durumunda Alternatif Partileri Belirledi

Partinin kapatılması halinde dahi siyaset alanını “kesinlikle terk etmeyeceklerini”, “seçmeni kesinlikle seçeneksiz” bırakmayacaklarını belirten HDP’nin üst düzey kurmayları, “alternatif” olabilecek partileri de belirledi. 

Gazete Duvar’ın “Duvar Arkası” bölümünde, “HDP’nin kapatılması istemiyle açılan davada ön savunma kasım ayı başında verilecek. HDP’li hukukçular “kapattırmayacağız” sloganıyla çok kapsamlı bir savunma hazırlığı sürdürürken parti yönetimi de en kötü senaryoya karşı tedbir alıyor.

Partinin kapatılması halinde dahi siyaset alanını “kesinlikle terk etmeyeceklerini”, “seçmeni kesinlikle seçeneksiz” bırakmayacaklarını söyleyen parti yöneticileri “alternatif” olabilecek partileri de belirledi. HDP kulislerinden edinilen bilgiye göre olası bir kapatma durumunda partinin bileşeni olan 4 partiden birine geçiş yapılacak.

Bu partilerin Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (YSGP) ile Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) olduğu ifade ediliyor.

Siyasi Partiler Kanunu’na göre bir siyasi partinin seçime katılabilmesi için, “İllerin en az yarısında (41 il) seçim gününden en az 6 ay önce teşkilat kurmuş ve büyük kongrelerini yapmış olması” gerekiyor. Bu partilerin de söz konusu yeterliliği elde etmek için ülke genelindeki teşkilatlanma çalışmalarına hız verildiği belirtiliyor.” ifadesi kullanıldı.

Paylaşın

Karamollaoğlu, Erken Seçim İçin Tarih Verdi: Önümüzdeki Senenin…

Katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan SP Lideri Karamollaoğlu, 2022’nin sonu veya 2023’ün başında seçim olabileceğini söyledi. Karamollaoğlu, ayrıca, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın tahliye edilmesi gerektiğini belirterek “Sayın Erdoğan kendi geçmişini düşünsün. Şiir okuduğu için siyaseten yasaklandı” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, TV100’de Pınar Işık Ardor’un sunduğu Pazar Siyaseti programına katıldı. Karamollaoğlu, gündemin öne çıkan konuları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhur İttifakı

Karamollaoğlu, “Oğuzhan Asiltürk’ün vefatından sonra Cumhur İttifakı’yla tamamen bağlar koptu mu?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Ben Tayyip Bey’in düşmanı da değilim hasmı da değilim. Siyasette düşmanlık da hasımlık da olmaz. Rekabet olur. Farklı kulvarlarda yürüyoruz. Ülkenin problemlerinin çözümünü farklı formüllerle arıyoruz. Geçen sefer de ittifak konusu gündeme geldiğinde. O zaman Sayın Erdoğan’la 2 veya 3 kere görüştüm. Prensiplerimiz var demiştim. Bizim bugünkü Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne itirazımız var. Aslında Başkanlık Sistemi’ne bütünüyle karşı değiliz ama kontrol edilemeyen sisteme karşıyız. Biz doğrudan doğruya Parlamenter Sistem’e dönebiliriz.”

Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala

Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala ile ilgili soru üzerine Karamollaoğlu şunları söyledi:

“Böyle bir demokrasi böyle bir hukuk devleti olmaz. Bir insanı tutuklayacaksınız hapse atacaksınız. Beraat edecek, tam tahliye edeceği zaman yeni bir dava açacaksınız ve ondan dolayı tutuklayacaksınız. Hukukla böyle oynanmaz, kimse aptal değil. Böyle şey olur mu? Bu hukuk mu olur o zaman? Sayın Erdoğan kendi geçmişini düşünsün. Şiir okuduğu için siyaseten yasaklandı. Bu bir hukuk cinayetiydi. Şimdi başkası okuduğu zaman “Yok arkadaş ben iyi niyetle okudum hepinizin canına okurum” diyor.

Buna adalet denir mi?  Ben hareketleri, tavırları, politikaları itibarıyla bir şahsı veya bir partiyi tasvip etmeyebilirim ama bunun üzerine bir şeyler daha ekleyerek onu düşmanlaştıramam. Yapmadığı işi, söylemediği sözü ona istinat edemem. Zaten Türkiye’nin problemi şu anda bu. Sayın Erdoğan bunu görse bile görmezden geliyor. Düne kadar, kendisi hukuksuzluğa maruz kaldığı için bütün dünyayı arkasına alarak Türkiye’ye geldi, siyasete girdi. Osman Kavala için de aynı şeyi söylüyorum. Türkiye’nin AİHM kararına uyması gerekiyor, Sayın Erdoğan bunu kendisi getirdi.”

Erken seçim

“Erken seçim olacak mı?” sorusuna net yanıt veren Karamollaoğlu, “Erken seçim mutlaka olacak. 15 gün önce mi olur onu bilmem. Ancak seçim kanununda değişiklik yapacaklar. Onun üzerinden 1 sene geçmesi lazım ki uygulanabilsin. O demektir ki önümüzdeki senenin sonundan itibaren birkaç ay içinde seçim olabilir. Yani 2022’nin sonu veya 2023’ün başı.” dedi.

Paylaşın

İYİ Parti, ‘Başbakan Akşener’ Kampanyası Başlattı

İYİ Parti, sosyal medya hesabından ‘Başbakan Akşener’ kampanyası başlattı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, daha önce yaptığı bir açıklamada,  “Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Başbakanlığa adayım” ifadelerini kullanmıştı.

Haber Merkezi / “Yarınlarımızı bir güneş gibi aydınlatacak, memleketimize iyi bir sayfa açacak güçlü Türkiye’nin başbakan adayı; Meral Akşener” notuyla paylaşılan videoda, Akşener’in yurt gezilerinden görüntüler yer aldı.

“İYİ bir sayfa açıyoruz” ifadelerine yer verilen videoda, “başbakan” için “iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemdeki yönetici” tanımlaması yapıldı. Video kısa sürede sosyal medyada gündem oldu.

Sosyal medya kampanyasına destek veren İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, “Çoğu gitti azı kaldı…Türkiye kurtuluyor! Başbakan Meral Akşener geliyor” ifadelerini paylaştı.

İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz ise, “Kararlılıkla, umutla ve söz verdiğimiz gibi Başbakan Meral Akşener geliyor” mesajına yer verdi.

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu ise, videoyu, “Başbakan Akşener, milletin umudu” ifadeleriyle paylaştı.

 

 

 

Paylaşın

Trabzonspor Zirveyi Sevdi

Spor Toto Süper Lig’in 10. haftasında Trabzonspor ile Göztepe, Gürsel Aksel Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Trabzonspor, 56. dakikada Gervinho’nun attığı gole sahadan 1-0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Bu sonuçla puanını 24’e çıkaran Trabzonspor, 10. haftayı da lider tamamladı. Küme düşme hattında yer alan Göztepe ise 8 puanda kaldı.

Karşılaşmadan dakikalar;

2. dakikada maçın ilk tehlikeli atağı Göztepe’den geldi. Ceza sahasının hemen önünde Jahovic’ten pası alan ve kaleyi karşıdan gören Yalçın, topa istediği gibi vuramadı, araya giren Trabzonspor savunması tehlikeyi önledi. 7. dakikada sağ kanatta topla buluşan Lourency, Vitor Hugo’dan şık bir çalımla sıyrıldı ve ceza sahasına ortasını yaptı. Penaltı noktası yakınında topla buluşan Cherif Ndiaye’nin etkisiz vuruşunda, kaleci Uğurcan topu kontrol etti.

9. dakikada Göztepe’nin Makedon forveti Jahovic, Abdülkadir Ömür’e yaptığı faul sonrası sarı kart gördü. 10. dakikada Göztepe gole çok yaklaştı. Sol çaprazdan ceza sahasına giren Lourency, açıyı bulur bulmaz şutunu attı. Karadeniz ekibinin milli kalecisi Uğurcan Çakır, ayaklarıyla topu çelmeyi başardı.

16. dakikada Trabzonspor’un ilk şutu Yusuf Sarı’dan geldi. Genç oyuncunun uzaklardan denediği şutta top kaleyi tutmadı. 30. dakikada Göztepe Teknik Direktörü Nestor El Maestro, Trabzonspor lehine faul kararı çıkması sonrası yoğun itirazları nedeniyle sarı kart gördü.

39. dakikada Hızlı gelişen Göztepe atağında ceza sahası içindeki Cherif Ndiaye’nin aktardığı topa Jahovic’ten önce müdahale eden kaleci Uğurcan Çakır, tehlikeyi uzaklaştırdı. 41. dakikada Atınç Nukan’ın indirdiği kafa topuna ceza sahası dışından vole vuran Dino, Uğurcan’ı geçemedi.

43. dakikada Göztepe, net bir pozisyondan yararlanamadı. Burekovic’in sol kanattan yaptığı ortada ceza sahasındaki Jahovic’in Edgar Ie’ye rağmen dokunduğu top üstten auta gitti.

52. dakikada sol kanattan kullanılan kornerde Hamsik ortayı yaptı, ceza sahası içinde Denswil kafayı vurdu top üstten auta gitti. 56. dakikada Trabzonspor, İzmir deplasmanında öne geçti. Abdülkadir Ömür’ün pasıyla sol çapraz pozisyonda topla buluşan Gervinho, ceza sahasına girdikten sonra uzak köşeye yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi.

60. dakikada Jahovic’in Vitor Hugo’nun müdahalesiyle ceza sahası dışında yerde kaldığı pozisyonun ardından kazanılan serbest vuruşu kullanan Lourency’nin şutunda, top üstten auta gitti. 73. dakikada Ndiaye’nin sol kanattan yaptığı ortaya arka direkte Murat kafayı vurdu, top yandan auta gitti.

79. dakikada Jahovic’in pasıyla ceza sahası içinde topla buluşan Soner Aydoğdu’nun kaleye göndermek istediği top, Cherif Ndiaye’ye çarpıp tekrar Soner’e geldi. Bu oyuncunun tekrar vuruşunda top filelere gitse de ofsayt gerekçesiyle gol geçerli sayılmadı. 85. dakikada Trabzonsporlu oyuncuların uzaklaştırmak istediği topla ceza sahasında buluşan Baku’nun şutunda top direğin yanından dışarı gitti.

Stat: Gürsel Aksel

Hakemler: Atilla Karaoğlan, Kemal Yılmaz, Esat Sancaktar

Göztepe: İrfan Can Eğribayat, Arslanagic, Atınç Nukan, Kahraman Demirtaş, Murat Paluli (Dk. 82 Kerim Alıcı), Yalçın Kayan (Dk. 64 Soner Aydoğdu), Obinna, Burekovic (Dk. 49 Berkan Emir), Cherif Ndiaye (Dk. 82 Baku), Lourency (Dk. 64 Tijanic), Jahovic

Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Dorukhan Toköz (Dk. 71 Serkan Asan), Edgar Ie, Vitor Hugo, Denswil, Abdülkadir Ömür (Dk. 87 Hüseyin Türkmen), Berat Ayberk Özdemir, Hamsik, Yusuf Sarı (Dk. 46 Siopis), Gervinho (Dk. 76 Cornelius), Djaniny

Gol: Dk. 56 Gervinho (Trabzonspor)

Paylaşın

HDP’li Sancar’dan Dikkat Çeken İttifak Açıklaması

Antalya’da çeşitli sivil toplum örgütlerinin ve sendikaların temsilcileriyle bir araya gelen HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Bir deklarasyon metni yayınladık. Amacımız Türkiye’de yeni bir sayfa açmak. Demokratik dönüşüme giden yolun en geniş demokratik birliğiyle olabileceğine inanıyoruz. Bunun anlamı seçimlerde bir üçüncü yolu inşa etmektir. Mevcut ittifaklar dışında Türkiye’nin temel sorunlarını çözebilecek, en azından çözüm için yolu açabilecek en geniş birlikteliği oluşturmak ve bunu milletvekili seçimlerinde yapacağımızı deklare etmek” dedi.

Haber Merkezi / Sancar, konuşmasının devamında, “Türkiye’nin içinde bulunduğu durum her açıdan bir kriz tablosudur. Çoklu krizler içinde serbest düşüş olarak nitelendirilebilecek bir çöküş yaşanmaktadır. En başta da ekonomidir. Buna kriz demek de durumu ifade etmiyor. Yoksulların, en alttakilerin altında kaldığı bir enkaz yaratılmak isteniyor. İşte biz bu enkazın halkın üzerine çökecek bir kara yük olmaması için mücadele ediyoruz. Böyle bir çöküşün, büyük bir enkaza dönüşmemesinin mümkün olduğunu düşünüyoruz. Çeşitli kesimlerle bütçe buluşmaları gerçekleştirdik, bütçe görüşmelerinde izleyeceğimiz yolu belirledik. Halk için bütçe, halka bütçe sloganında somutlaştırdık. Saray’a yandaşa sermayeye değil halka bütçe” ifadelerini kullandı.

“Ekonomik çöküşün çok çeşitli nedenleri var. Bunlardan en önemlisi bizce savaş politikalarıdır. 2015’ten bu yana ortaya konan rakamlar gösteriyor ki güvenlikçi ve askeri yöntemler ekonomiyi çöküşe götürmektedir. 2015’te GSMH 960 milyar dolar iken bugün 700 milyar dolara düşmüştür. Eğer 2015’te gerçekleşen %10’luk büyüme devam etseydi, GSMH’nin 1.3 trilyon dolar olacağı öngörülüyor. Araya güvenlikçi politikalar, savaş stratejileri girince %10’luk büyüme hedefinden uzaklaşıldı ve tam tersi bir yola girildi. Arada 600 milyar dolarlık bir fark var. Bu farkın büyük bir kısmının askeri ve güvenlikçi politikalara gittiğini söyleyebiliriz” diyen HDP Eş Genel Başkanı Sancar, açıklamalarının devamında şunları söyledi;

İktidarın yarattığı çeşitli kirli ağlar var. Halkın kaynaklarını yutan büyük bir kara deliğe dönüştü. Sadece Sedat Peker’in açıklamaları değil uluslararası kuruluşların raporlarında da bu durum kayda geçiyor. OECD tarafından kurulan Mali Eylem Görev Gücü raporuna göre Türkiye, terörün finansmanı ve kara paranın aklanmasında gerekli tedbirleri almadığı için, aksine sicili kötü olduğu için gri listeye alındı. Gri listeye alınması demek çok ciddi durumlarla karşı karşıya kalınması demek. Biri kara paranın aklanması diğeri ise terörün finansmanı. Burada terörün finansmanından kastedilen, cihatçı örgütler El Kaide ve IŞİD’in finans kaynaklarının kontrol edilmemesi. Yani bu örgütlerin finansmanının Türkiye üzerinden sağlandığı belirtiliyor. Herkese terör yaftası yapıştırmaktan geri durmayan iktidar, terörün finansmanından sorumlu tutuluyor.

Terör kavramının iktidarın elinde nasıl kullanıldığı ve yarattığı gerilim politikaları ortada. Orman yangınları sırasında kışkırtılan o ırkçı duygularla ortaya çıkma ihtimali olan gelişmeleri yine sizler gibi farklı çevrelerin çabası ve halkların sağduyusu önlemiştir. Halkların bir arada yaşama iradesi bu oyunları boşa çıkarmıştır. Buna benzer girişimleri boşa çıkarmanın en önemli yolu inanç gruplarının, emek meslek örgütlerinin bir araya gelerek ortak tutum sergilemesidir. Deklarasyonumuz bunu hedeflemekte, bunun için çağrı yapmaktadır. Amacımız Türkiye’nin bu girdaba mahkum olmadığını, bu kanlı ve kirli döngüye mahkum olmadığını göstermektedir. Demokrasi güçlerinin bu oyunu bozacak iradesi vardır. Yeter ki iradelerimizi bir araya getirelim.

Alevilerin ve diğer inanç gruplarının ihtiyacı eşit yurttaşlıktır

Türkiye’yi bu kirli döngüden çıkarabilecek asıl güç emek güçlerinin ortak iradesi ve mücadelesidir. İktidar çok çeşitli yöntemlerle seçimlere doğru oyunlar sahnelemeye çalışmaktadır. İnanç çevrelerine, özellikle Alevi kurumlarına dönük planın devreye sokulduğuna dair bilgiler elimize ulaşmaktadır. Alevi çalıştayları düzenlediler 2009’larda. Onlardan Aleviler için bir sonuç çıkmadığını da gördük. Şimdi de yardımlarla, rüşvetlerle farklı çevreleri kendi yanlarına çekmek, Alevi oylarını kendilerine yönlendirmek istiyorlar. Gönül okşayıcı sözlerle Kürtleri kandırabileceklerini düşündükleri gibi. Alevilerin de diğer inanç gruplarının da toplum kesimlerinin de ihtiyacı eşit yurttaşlık. Bu temelde bir düzen ancak barış içinde ortak geleceği garanti eder. HDP inançların eşitliği ve özgürlüğünü her zeminde ve her fırsatta söylemeye devam ediyor.

Halkların, inançların eşitliği ve özgürlüğü, ortak yaşamın demokratik bir düzende inşa edilmesi ile mümkündür. Emekçilerin haklarının korunması da ancak bu çerçevede olacaktır. Eşit yurttaşlık, sosyal devlet, sosyal adalet ve hakça paylaşım… Bizim temel aldığımız ilkeler bunlardır. Bu sistemin çeşitli makyajlarla devamı sağlanabildi ama artık bu değirmenin suyu bitiyor ve faturası yoksul halka çıkıyor. Aşımız elimizden alınıyor, soframız küçülüyor. Halkların eşitlik, inançların özgürlük, emekçilerin hakça paylaşım mücadelesi ile kadınların güçlü direnişi, gençlerin geleceklerine sahip çıkma azmi ancak mümkün kılabilir. O nedenle saydığımız bütün bu çevreleri, ötekileştirilen ve sömürülen her kesimi bir araya getirecek olan yolu birlikte inşa edebileceğimizi düşünüyoruz.

Savaş ve sömürü politikalarına şimdiden karşı çıkmalıyız

Seçim ne zaman gerçekleşir bunu çok dikkate almıyoruz. Seçime hazırlığımız vardır. Esas olan mücadeleyi bugünden kurmaktır. Bugün, şimdi hemen mücadeleyi ortaklaştıramazsak seçim zamanı geldiğinde yapacak fazla bir şeyimiz kalmayacak. Seçimleri bekleyerek dönüşüm gerçekleştireceğimiz yanılgısından uzak durmamız gerekiyor. Eşit ve özgür bir yaşam inşa etme fikrine dayanarak savaş politikalarına da sömürü ve talan politikalarına da bugünden karşı çıkmak zorundayız.

İktidar savaş politikalarıyla varlığını güvence altına almaya çalışıyor

Tezkereler yeniden Meclis’e sunuldu, Salı günü görüşülecek. Burada amacın ne olduğunu aslında herkes biliyor. İktidar savaş politikalarıyla varlığını güvence altına almaya çalışıyor. Tezkerelerin de buna hizmet edeceğini herkes görmeli. Savaş karşıtlığı ve barış için mücadele temelinde buluşma zorunluluğumuz var. Gelecek için umut, daha iyi bir ülke için umut vermeliyiz. Çağrılarımızı yeniliyoruz: İktidarın tezkere ve savaş oyunlarına hayır deyin. Buna şimdiden karşı çıkalım. Önümüze açabilecekleri maceralara şimdiden karşı çıkalım. Bu konuda uzlaşmazsak, temel hususları ortaklaştırıp bir irade ortaya koyamazsak eğer topluma yeni bir vaatte bulunma konusunda gerçekçi olamayız.

Özgür bir yaşam sürmeyi vaat ediyorsak, bu politikaların farkına varmalı ve hep birlikte karşı çıkmalıyız. HDP, gelecekte barışın inşasını toplumun bütün kesimleriyle müzakere ederek yapmakta kararlıdır. Müzakere ve diyalog yollarını açık tutarak barışı inşa edebiliriz. Demokratik geleceği birlikte kurabilir. Özgür bir geleceği birlikte kurabiliriz. HDP, önümüzdeki dönemin yapıcı aktörü olma hedefinde kararlıdır, samimidir. Bu kararını da bütün demokrasi güçleriyle, emek ve meslek örgütleriyle, ezilenlerle ve ötekileştirilenlerle birlikte kullanmayı amaçlamaktadır. Bu toplantının buna hizmet edeceğine inancımızı bir daha ifade etmek isterim.”

Paylaşın

Babacan’ın Hedefinde Erdoğan Ve Bahçeli Vardı

Partisinin Kağıthane ilçe kongresinde açıklamalarda bulunan DEVA Lideri Babacan, konuşmasında, iktidara ekonomi üzerinden yüklenerek, “Yoksullukla, yasaklarla, yolsuzlukla, yani 3Y ile mücadele dediniz; şu anda 3Y’nin adresi bugünkü iktidarınız oldu.” dedi.

Haber Merkezi / Konuşmasında, ülkeyi ekonomik krizden kendilerinin çıkaracağını söyleyen Babacan, “Ekonominin direksiyonunda Sayın Erdoğan, hemen yanı başındaki koltukta kriz ortağı Sayın Bahçeli oturuyor. Erdoğan zaten ‘Benim alanım ekonomi, ben ekonomistim’ diyor.  Görüyoruz, sonuçlar gerçekten müthiş! Direksiyona geçti, bütün bir ülke, kelle koltukta gidiyoruz. Tabii Sayın Bahçeli bunlara alışık. Ben ve arkadaşlarım 2002’de göreve geldiğimizde, onun ortağı olduğu koalisyon hükûmetinin çıkarttığı büyük bir kriz vardı. Biz hızlıca çözdük o krizi. Bahçeli ise yine krize ortak. Hiç merak etmesin, biz buradayız” ifadelerini kullandı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Kağıthane ilçe kongresinde konuştu. Halası Bedia Yücel’in vefatı nedeniyle İstanbul’a gidemeyen Babacan, kongreye Ankara’dan görüntülü olarak bağlandı. Babacan şu ifadeleri kullandı:

Normal bir ülkede, merkez bankalarının faiz kararı bu kadar belirsizlik kaynağı olmaz. Ama bizim ülkemizde, bakkalından manavına, işçisinden öğrencisine herkes ‘Bakalım faiz ne olacak’ diye bekliyor. Neden? İşte gördük sebebini: Karar açıklandı ve Türk lirası yerin dibine battı. Yani bakkalından manavına, işçisinden öğrencisine herkes tekrar tekrar fakirleşti. Olanların hepsi, bir inat uğruna. Yanlış bir tezin koskoca ülkeye dayatılması sonucunda bu ülke fakirleşti.

Bir inat uğruna, hayat pahalılığını bu ülkenin adeta kaderine çevirdiler. Bir inat uğruna, mazlumların ahını alıyorlar. Bir inat uğruna, ayağında terlikleriyle mitinglerine gelen teyzeleri fakirliğe mahkûm ediyorlar. Gerçekten çok yazık. Bu ülkenin insanları böyle kötü bir yönetimi hak etmiyor.

Sayın Erdoğan, vatandaşlarımıza verdiğiniz sözleri tutmuyorsunuz. Size aş için, yoksulluğu sona erdirmeniz için, refah için oy veren vatandaşlarımızı fakirleştirdiniz. Yoksullukla, yasaklarla, yolsuzlukla, yani 3Y ile mücadele dediniz; şu anda 3Y’nin adresi bugünkü iktidarınız oldu.

Ben ve arkadaşlarım ekonomi yönetimini bıraktığımızda dolar kuru 2 lira 90 kuruştu. Üstelik görev dönemimin son bir-iki yılında yükselerek bu noktaya gelmişti. Dolar 1,5 lira bandındayken, o dönemki başbakan Sayın Erdoğan, bazı bakanlar ve danışmanlar, akıl almaz fikirleriyle ekonomiye müdahale teşebbüslerine başlamışlardı. Hatırlarsınız o tartışmaları, ‘İnşaat mı, sanayi mi?’. Biz ‘Sanayi yatırımı olmuyor. Bütün kaynaklar emsal değişikliğiyle oluşturulan gayrimenkul projelerine gidiyor.

“Bu ülkeyi, bu krizden de biz çıkartacağız”

Orada haksız rant oluşturuluyor ve o rant kayıt dışı olarak paylaşılıyor’ diyorduk. İsrafın ve borçlanıp tüketmenin çok hızlı arttığı dönemlerde yavaşlamak gerektiğini söylüyorduk. Hukuksuzluk, adaletsizlik artıyordu. Liyakatsizlik tüm sisteme sirayet etmişti. Dönemin tertemiz bürokratlarına iftiralar, hakaretler başlamıştı. Sayın Erdoğan, tertemiz bürokratları meydanlarda yuhalatıyorlardı. Sonrasını söylemeye gerek yok. O gün bugündür Türkiye ekonomisinin beli doğrulmuyor.

Ekonominin direksiyonunda Sayın Erdoğan, hemen yanı başındaki koltukta kriz ortağı Sayın Bahçeli oturuyor. Erdoğan zaten ‘Benim alanım ekonomi, ben ekonomistim’ diyor.  Görüyoruz, sonuçlar gerçekten müthiş! Direksiyona geçti, bütün bir ülke, kelle koltukta gidiyoruz. Tabii Sayın Bahçeli bunlara alışık. Ben ve arkadaşlarım 2002’de göreve geldiğimizde, onun ortağı olduğu koalisyon hükûmetinin çıkarttığı büyük bir kriz vardı. Biz hızlıca çözdük o krizi. Bahçeli ise yine krize ortak. Hiç merak etmesin, biz buradayız. Bu ülkeyi, bu krizden de biz çıkartacağız.”

Paylaşın

Benzine Bir Zam Daha!

16 Ekim’de pompa fiyatı 14 kuruş artan benzine bir zam daha geldi. Pazartesi gece yarısından geçerli olmak üzere benzinin litresi 44 kuruş artacak. Motorin ve LPG için henüz yeni bir zam kararı bulunmuyor.

Haber Merkezi / Dolar/TL kuru ile petrol fiyatlarındaki artış, akaryakıt fiyatlarında da zamları beraberinde getiriyor.

Akaryakıt sektörü kaynaklarından edinilen bilgiye göre, benzinin litresi pazartesi gece yarısından geçerli olmak üzere 44 kuruş zamlanacak. Bu artışa göre, gelen zamların ardından benzin fiyatları (litre) Ankara’da 8,33, İstanbul’da 8.36, İzmir’de 8.4 liraya çıkacak.

Motorin ve LPG için henüz yeni bir zam kararı bulunmuyor. 2 Ekim’de 71 kuruş zamlanan LPG’ye 21 Ekim’de 22 kuruş daha zam gelmişti. Motorinin litre fiyatı 19 Ekim’de 23 kuruş zamlanmıştı. Böylece motorinin pompa fiyatı 9-19 Ekim döneminde toplamda 87 kuruş zamlanmış oldu.

Motorin, benzin ve LPG’de eşel mobil sistemi kapsamında ÖTV sıfırlanmış durumda, bu nedenle zamların tamamı pompa fiyatına yansıyor. Dolar/TL’de çift haneye yaklaşılırken, akaryakıt sektörü de çift haneli benzin ve motorin fiyatları için hazırlıklara başladı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Cebimize Değil, Halka Çalışacağız

CHP Kadın Kolları tarafından Aydın’ın Kuşadası ilçesinde düzenlenen “Kotalar Bize Dar, Hedefimiz İktidar” toplantısının açılışında konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, “Geliyor gelmekte olan. Uyumasınlar. Geleceğiz. Ahlakımızla, edebimizle, adalet duygumuzla geleceğiz. Hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Bütün vatandaşların sorunlarına kilitleneceğiz. Biz cebimize değil, halka çalışacağız” dedi.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasında, AK Parti’nin 3Y yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele iddiasıyla iktidara geldiğini belirterek, “Zorbalık, zulüm ve zam yağmuru ile milleti mahvettiler. Gençler tweet atmaktan korkuyor. 3 Y ile geldiler, 3 Z ile göndereceğiz. Onları da gönderecek olan Z kuşağı, ne güzel uyum değil mi?” dedi.

Konuşmasında, gençlere ve kadınlara seslenen Kılıçdaroğlu, “Zorbalık, zulüm ve zam yağmuru yaptılar. 3Y ile geldiler 3Z ile inşallah bunları göndereceğiz. Gönderenlerin başında da Z kuşağı gelecek” ifadelerini kullandı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, konuşmasında, AK Parti’nin ilk seçimlere girdiği dönemi hatırlatarak, “Yasaklarla mücadele edeceğiz, her şey serbest olacak dediler. Gençler tweet atmaktan korkuyorlar ‘başıma bir bela gelir’ diye” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satırbaşları ise şöyle:

“Bütün genç kardeşlerimin bunu unutmamasını isterim; onların hayalleri, bizim hedefimiz olacaktır. Biz onların hayallerini gerçekleştirmek için elimizden gelen bütün çabayı göstereceğiz.

Kadına uzanan her elin beraber karşısında olacağız. İnsana şiddet uygulamak, hele hele kadına şiddet uygulamak…

Takım elbise giyip hakimin karşısına çıktığı zaman ona indirim uygulamak… Kabul edilemez. İstanbul Sözleşmesi bu bağlamda da bizim için son derece değerlidir.

Gittiğiniz yerlerde asgari ücretten şikayetler gelecektir, ‘Geçinemiyoruz’ diyeceklerdir. Her yerde rahatlıkla şunu söyleyebilirsiniz: İktidar olduğumuzda asgari ücret üzerinden asla ve asla vergi almayacağız.

Kaldıracağız vergiyi. Adı zaten asgari ücret. Nesini vergiliyorsun bunun? Vergileyeceksen 5’li çete orada, dolarlar orada, paralar orada, imkanlar orada. Adaleti yerine getireceksen vergile onları.

“CHP iktidarında mülakat tümüyle kaldırılacak”

Anneler size gelecektir; ‘Kızım üniversiteyi bitirdi işsiz’, ‘oğlum üniversiteyi bitirdi işsiz’, ‘Nasıl iş bulacağız’ diye. ‘Torpilimiz yok’, ‘Gidip bir partiye kaydımızı yapalım ki torpilimiz olsun’ veya ‘Gidelim Erdoğan’ın ve şürekasının kurduğu vakıflar var, oralara kaydımızı yaparsak oralardan torpille devlete bizi yerleştiriyorlar…’

Şunu söyleyin: CHP iktidarında mülakat tümüyle kaldırılacak. KPSS’den kim alıyorsa aynen yerleşecek oraya. Yerel yönetim için de aynı kuralı getireceğiz.

Özellikle sınır boylarında, güneyde, Suriyelilerden şikayet ederler, Afganlardan şikayet ederler. Onların bir kabahati yok. Nokta. Onları buraya getirenlerin kabahati var. Biz ırkçılık yapmayız.

Allah’ın yarattığı her insan bizim başımızın üzerindedir. Ama o insanları çok acımasız koşullarda, insani olmayan koşullarda emeklerinin sömürülmesine asla izin vermeyiz.

Gittiğiniz her yerde ifade edin; iktidar olduğumuzda en geç 2 yıl içinde bütün Suriyeli kardeşlerimizi kendi ülkelerine göndereceğiz. Davulla zurnayla göndereceğiz.

İstanbul’da Suriyelilerle konuştum. ‘Nasıl göndereceksiniz bizi?’ Söyleyeyim, anlattım onlara da. Bir; İktidarımızda öyle düşmanca bir dış politika yok. Önce gideceğiz karşılıklı büyükelçiler açacağız.

Suriye’de, Türkiye’de büyükelçilikler olacak. Yeter mi? Hayır. İki; Buradan gidecek olan Suriyelilerin evi yok, okulu yok, hastanesi yok, kreşi yok. Bunları yapacağız. Avrupa Birliği’nden sağlayacağımız fonlarla bunların tamamını yapacağız. Yolunu, okulunu, köprüsünü, kreşini, hastanesini, hepsini yapacağız. Yeter mi? Yine yetmez.

Üç; Bunlar kendi ülkelerine gittiği zaman bunların can ve mal güvenliğini olması lazım, yeni bir saldırıya muhatap olmamaları lazım. Bunun da altyapısını oluşturacağız, sözleşmesini imzalayacağız.

Dört; Bunların çalışması lazım. O zaman diyeceğiz ki bizim sanayicilere, iş dünyasına, ‘Gidin kardeşim Suriye’de bu bölgelerde fabrika kurun.’ Eskiden fabrikalar vardı zaten. ‘Kurun, sizden vergi almayacağız.

‘Tek şartımız var, kazandığınız parayı Türkiye’ye getirin. O kadar.’ Emin olun kısa süre içinde fabrikalar kurulur bu teşvikle ve bu insanlar niye Türkiye’de asgari ücretin yarısına ve sefalet içinde çalışsın?

Bunu anlattığım zaman Suriyeliler dediler ki, ‘Bunlar olursa zaten biz hiç burada kalmayız. Kendi toprağımıza gideriz.’ Bizim çözümümüz insani bir çözümdür. Zorla yaka paça tutup da oraya göndermiyoruz.

Onları ateşin içine de atmıyoruz. Herkesi insani koşullar altında kendi ülkesine gönderiyoruz. Bunu da gittiğiniz her yerde anlatın.

Türkiye güçlü bir ülke. Türkiye bütün sorunlarını çözebilir. Diyeceksiniz ki; ‘Hiç meraklanma, sorununu biliyorum, dertlerini de biliyorum ama az kaldı. Şu sandık gelecek, biz bu işleri çözeceğiz. 6 ayda Türkiye’ye nefes aldıracağız. ‘Oh be’ diyecekler.

3Y ile geldiler bunlar iktidara. ‘Yoksullukla mücadele edeceğiz’ dediler. Milyonlar yoksul, derin yoksulluktan söz ediyoruz. ‘Yasaklarla mücadele edeceğiz’ dediler. Gençler tweet atmaktan korkuyorlar, ‘Tweet atarsam başıma bir bela gelir mi?’ diye. O gençler sandığa gittikleri zaman nasıl davranacaklarını çok iyi biliyorlar.

“Biz cebimize değil, halka çalışacağız”

Bizim iktidarımızda en rahat bizi eleştireceksiniz. Size bu özgürlüğü vereceğiz. ‘Yolsuzlukla mücadele edeceğiz’ dediler. Bu iktidar, devleti soyulacak organ olarak görüyor. ‘Ne kadar soyarsam o kadar kardır’ diyor.

Öyle bir noktaya getirdiler ki, devleti soymanın fetvasını bile aldılar. Sultanın sofrasına oturan alimin fetvası geçersizdir.

3Y ile geldiler, 3Z ile bunları göndereceğiz. Gönderenlerin başında da Z kuşağı gelecek. Ne kadar güzel değil mi? Zorbalık yaptılar, zulüm yaptılar ve zam yağmuruyla bu milleti mahvettiler. Geliyor gelmekte olan. Uyumasınlar. Geleceğiz.

Ahlakımızla, edebimizle, adalet duygumuzla geleceğiz. Hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Bütün vatandaşların sorunlarına kilitleneceğiz. Biz cebimize değil, halka çalışacağız.”

Paylaşın