Merkez Bankası’ndan Hükümete ‘Açık Mektup’

Hükümete açık mektup gönderen Merkez Bankası, mektubunda, 2021 yıl sonu enflasyonunun hedef aralığının üzerinde gerçekleştiği belirterek, kısa vadeli geçici kazanımlar yerine uzun vadeli ve kalıcı çözüm önerisinde bulundu.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2021’de yüzde 5 hedeflenen ancak yüzde 36 olarak gerçekleşen enflasyonla ilgili hükümete açık mektup gönderdi. Merkez Bankası bu noktada hedeflenen enflasyonla gerçek arasındaki farka vurgu yaptı.

Mektupta, enflasyonun hedeften sapmasının nedenleri ile hedefe ulaşmak için alınan ve alınması gereken önlemler yer aldı. Mektupta, Merkez Bankası’nın sürdürülebilir fiyat istikrarını hedefleyen bir çerçevede, kısa vadeli geçici kazanımlar yerine uzun vadeli ve kalıcı başarı sağlayacak şekilde geniş kapsamlı bir temel para politikası gözden geçirme sürecini başlatmış bulunmakta olduğu belirtildi.

Son enflasyon raporunda tanıtılan liralaşma stratejisine vurgu yapılan mektupta şu ifadeler kullanıldı:

“TCMB sürdürülebilir fiyat istikrarını hedefleyen bir çerçevede, kısa vadeli geçici kazanımlar yerine uzun vadeli ve kalıcı başarı sağlayacak şekilde geniş kapsamlı bir temel para politikası gözden geçirme sürecini başlatmış bulunmakta, liralaşma stratejisi bu sürecin asli unsurunu oluşturmaktadır.

Liralaşmanın, orta ve uzun vadede enflasyonla mücadelede para politikası araçlarına vereceği destek üç kanalla gerçekleşecektir.

Birincisi, kur korumalı hesaplar ve benzeri araçlar ile Türk lirası tasarruflar teşvik edilecek ve getirilerinin alternatiflerine göre geride kalmasına izin verilmeyecektir. Kur korumalı tasarruf araçlarının, yıllardır çözüme kavuşturulamayan çok kısa vadeli mevduat yapısının vade uzatımı dönüşümüne de destek olacağı daha şimdiden anlaşılmaktadır. Zorunlu karşılıklar ve kur korumalı mevduat kararlarımız ile liralaşma sürecinin orta vadede fiyat istikrarına kalıcı katkı sağlamasını beklemekteyiz.

İkincisi, TCMB likidite ve karşılık operasyonlarında Türk lirası araçlara geçişin kademeli bir şekilde yönetilmesidir. Para takas işlemlerinin toplam fonlama içerisindeki payının azaltılması başta olmak üzere, Türk lirasına erişimde Türk lirası cinsi teminat ve araçlar önceliklendirilecektir. Zorunlu karşılık politikalarında da bu ilke gözetilecektir.

Üçüncüsü, enflasyon ile mücadelede üretim kapasitesini geliştirerek kalıcı kazanımlar sağlayabilmek için, cari dengeyi destekleyen ve Döviz kazandırıcı sektörlere yönelik fonlama ihtiyaçlarının uygun vadelerle lira cinsinden karşılanabilmesi önem arz etmektedir. Söz konusu hedeflere odaklanmış kredilerin desteğiyle üretimin finansmanında dış borçlanmaya bağımlılık en aza indirilerek, kurların serbest piyasa koşullarında ve ekonomik temeller etrafında uzun dönemli istikrarı için gerekli koşullar sağlanacaktır.

Fiyat istikrarını sağlayacak ve sürdürecek adımların başarısı için ekonomi politikaları arasındaki uyum ve toplumsal mutabakatın mümkün olan en geniş tabanda oluşturulması gereklidir. Bu bağlamda, sürdürülebilir fiyat istikrarı için başarı potansiyeli her zamankinden fazladır. Mali disiplin duruşunun enflasyonla mücadeleye verdiği desteğin yüksek olması beklenmektedir. Vergilendirme stratejilerinin fiyat istikrarı hedefleriyle tam uyumlu hale getirilmesi ve ticarette fiyat rekabetini engelleyen unsurlara karşı Kamunun denetim, gözetim ve düzenleme kapasitelerinin etkin kullanımı; fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilebilmesi için önemini korumaya devam edecektir.”

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan’dan Dikkat Çeken ‘İttifak’ Yorumu

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, esnaf ziyareti yaptığı Konya’da partisinin seçimlerde belirleyeceği tutuma ilişkin, “Halkın ağzı yöndür” açıklamasında bulundu.

Duvar’da yer alan habere göre; DEVA Lideri Babacan, Konya’da esnafı ziyaret etti. Bir boya dükkanında esnafla bir araya gelen Babacan, esnafın “Biraz önce 150 liraya 9 litrelik mazot aldım. Daha önce 20 litre alıyordum. Yakında 5 litreye düşecek. Ne zaman duracak?” sorusunu şu sözlerle yanıtladı:

“Durmaz. Döviz kurunun kontrolünü elden kaçırdılar. Tüketici fiyatı artacak. Artan maliyetler vatandaşa daha tam yansımadı. Herkes stokunu önce bir eski fiyata satıyor. Ne yapsın? Borcu var. Ama yeni fiyata aldığı anda yükseltmek zorunda kalıyor. Fiyat şokunun vatandaşa yansıması 3-4 ay daha sürecek.”

Yüksek elektrik faturasından şikâyet eden esnafın sabah erken saatlerde ışık yaktıklarını söylemesi üzerine Babacan, “Damadın mirası… Tasarruf edeceğiz diye saati değiştirdi. Bu sefer millet sabahtan ışık yakmaya başladı” diyerek, Berat Albayrak’ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olduğu dönemde başlayan kalıcı yaz saati uygulamasına gönderme yaptı.

“Bazıları ‘ittifaka girmeyin, yalnız yürüyün’ diyor”

DEVA Partisi’nin seçimlerde belirleyeceği tutuma ilişkin olarak vatandaşların fikrini de alan Babacan’a bir vatandaş, “Halkın size bir sempatisi var. Bunu boşa çıkarmayın. Halk bir arayışta. Hepimiz bunaldık” dedi. Babacan ise, “Bizim önümüzdeki aylarda karar vermemiz gereken bir konu var. Bize bazıları ‘İttifaka girmeyin, yalnız yürüyün’ diyor. Bazıları da ‘Bir olun, beraber olun’ diyor” ifadelerini kullandı.

Vatandaşın “Doğruyu bulacağınıza inanıyorum” demesi üzerine Babacan “Rahmetli dedem, halkın ağzı yöndür. Biz de birlikte istişare edelim fikrinizi bilelim istiyoruz” dedi.

Paylaşın

Eğitim Sen’den ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi’ Geri Çekilsin Çağrısı

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), 1 Şubat Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu gündemine getirilecek Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi’nin geri çekilmesini talep etti.

Tasarının, gerek biçimi gerekse de sınırlı içeriği açısından bir meslek kanununu yansıtmadığını belirten sendika, “Kanun teklifinde özel okullar ve kurslarda çalışan öğretmenlerin ekonomik ve sosyal haklarına ilişkin hiçbir düzenleme olmaması çok önemli bir sorun” eleştirisinde bulundu.

Eğitim Sen, yaptığı yazılı açıklama ile kanun teklifine yönelik eleştirilerini şöyle sıraladı:

  • “Eğitim sisteminin en önemli unsurlarından birisi olan öğretmenlik mesleği gibi önemli bir konunun birkaç kanun maddesi üzerinden büyük ölçüde statü farklılaşması ve maaş artışına indirgenmesi doğru bir uygulama değildir.
  • “Teklifte uzman öğretmen ve başöğretmenlerin görev, yetki ve sorumlulukları, diğer öğretmenlerden ayırt edilemediği için eşit işe eşit ücret ilkesinin ihlal edildiği açıkça görülmektedir.
  • “Teklifte aday öğretmenlere yönelik adaylık sınavının kaldırılması bir müjde olarak sunulurken, sınavın işlevinin Adaylık Değerlendirme Komisyonu’na devredilmesi, aday öğretmenlerin iş güvencesine yönelik büyük bir tehdit anlamını taşımaktadır.
  • “Bu düzenleme ile atamalarda yoğun olarak gündeme gelen mülakat-torpil uygulamalarının yeniden gündeme gelmesi, arşiv taraması ve güvenlik soruşturması gibi uygulamalar üzerinden yeni mağduriyetlerin ortaya çıkması kaçınılmaz olacaktır.

Eğitim Sen, teklifle ilgili olarak sendikalara, sendikalı ya da sendikasız tüm eğitim çalışanlarına ortak tepkide bulunmak üzere de bir çağrıda bulundu ve açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Bugün bizleri farklı statüler üzerinden bölmek isteyenlere karşı birlikte hareket etmezsek, hiçbir meslektaşımızın onaylamadığı bu düzenlemeyi geri çektiremezsek, yarın daha büyük saldırıların hedefi olmamız kaçınılmaz olacaktır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın aktardığına göre, TBMM’ye sunulan teklifte şu detaylar öne çıkıyor:

  • Öğretmenlik mesleği, aday öğretmenlik döneminden sonra “öğretmen”, “uzman öğretmen” ve “başöğretmen” olmak üzere üç kariyer basamağına ayrılacak
  • Uzman öğretmen veya başöğretmen unvanı alanlara her unvan için ayrı ayrı olmak üzere bir derece verilecek
  • Yüksek lisans eğitimini tamamlayanlar uzman öğretmen unvanı için öngörülen; doktora eğitimini tamamlayanlar ise başöğretmen unvanı için öngörülen yazılı sınavdan muaf tutulacak.
  • Uzman öğretmenlere ödenen eğitim öğretim tazminatı yüzde 20’den yüzde 60’a, başöğretmenlere ödenen eğitim öğretim tazminatı ise yüzde 40’tan yüzde 120’ye yükseltilecek
  • Birinci dereceli kadroda görev yapan öğretmenlerin ek göstergeleri 3600’e çıkarılıyor. Diğer derecelerde bulunan öğretmenler için de bu artışa göre düzenleme yapılması öngörülüyor.
Paylaşın

HDP’li Sancar: Bu Rejimi Tarihin Çöplüğüne Gömecek Gücümüz Var

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Kobani Davası duruşması öncesi yaptığı açıklamada, “Bu rejimi tarihin çöplüğüne gömecek gücümüz vardır. Yeter ki bu gücü ortak mücadelenin kaynağı haline getirelim” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, 108 sanıklı Kobani davasının dokuzuncu duruşması öncesinde Ankara Sincan Cezaevi Kampüsü önünde açıklama yaptı. Sancar, Kobani davasının sadece Türkiye değil dünya tarihine de hukuksuzluk ve adaletsizlik örneği olarak geçtiğini söyledi.

Evrensel normlara uygun bir yargılama yapılmadığını belirten Sancar, “Bırakın evrensel normlara uygunluğu, Türkiye’de asgari hukuk kurallarına uygunluk bile söz konusu değildir” dedi. Mahkeme heyetinin tutumunun ve iktidar ile ortaklarının mahkemeye yönelik açıklamalarının bu davanın amacını net bir şekilde ortaya koyduğunu dile getiren Sancar, “Bu dava, HDP’ye karşı bir siyasi tasfiye ve intikam davasıdır” ifadelerini kullandı.

HDP Eş Genel Başkanı Sancar konuşmasının devamında ise şunları söyledi;

“Bu dava, HDP’ye karşı bir siyasi tasfiye ve intikam davasıdır. Hedef sadece HDP değildir; hedef adalet arayışı, demokrasi mücadelesi ve barış özlemidir. Bu dava adalete, demokrasiye, barışa karşı yürütülen çok yönlü programların laboratuvarı gibidir. Adaletsizliklerin burayla sınırlı kalmayacağını, herhangi bir alanda karşılaşılan hukuksuzlukların sadece o alanla sınırlı kalmayacağını bizler söylüyoruz, dünya tarihi söylüyor. Türkiye’deki tecrübeler gösteriyor. O nedenle bir yerde bir adaletsizlik yaşanıyorsa, o adaletsizliğin ülkenin diğer alanlarına ve diğer meselelerine de yayılacağını aşikar.

Adalet herkes için varsa ancak anlam taşır, ancak gerçekleşebilir. Sadece kendisi için adalet isteyenlerin adaletsizlik sisteminin yaygınlaşmasında doğrudan ya da dolaylı bir paylarının olduğunun bilinmesi gerekiyor. Bu duruşmada gördüğümüz keyfilikler ülke yönetiminin niteliklerini de ortaya koyuyor. Her gün yeni bir olayla karşılaşıyoruz. Cumhurbaşkanı, bir çocuğu mitinge çıkarıp muhalefet liderlerine hain dedirtebiliyor. Bu iktidarın zavallılığını, çaresizliğini ortaya koyuyor.

Burada bugün olan aynı zamanda Kürt halkının Kobani direnişine yönelik sergilediği dayanışmanın yargılanmasıdır. Kürtçeye, Kürtlere, Kürt kültürüne ve halkına karşı baskılar yaygınlaşıyor. Daha dün İstiklal Caddesi’nde Kürtçe müzik yapan sokak sanatçılarına polisin pervasızca müdahalesinin görüntülerini gördük. Buna benzer örnekler başka alanlarda da karşımıza çıkıyor. Amacımız bu ülkede adaleti herkes için eşit şekilde tesis etmektir.

“Kobanî davasını, kapatma davasını boşa çıkaracağız”

Adaletin mahkeme salonlarında aranamayacağı bir rejim yaratılmıştır. Adaletin gerçekleşmesini mahkeme salonlarına sınırlayarak izlemek, bununla yetinmek bu sistemin pervasızlaşmasını teşvik etmektedir. Mahkeme salonlarında yargılanan arkadaşlarımız, bu davayı ve arkasındaki zihniyeti etkili bir biçimde yargılamaktadır. Avukat arkadaşlarımız hukukun ve adaletin gereklerinin yerine gelmesi için var güçleriyle çalışmaktadır ama adaleti sağlayacağımız yer sadece burası değildir.

Adalet mücadelesi HDP’nin varoluş sebeplerinden biridir. Adalet olmadan barış ve demokrasi olmaz. Bu nedenler Kobani Kumpas Davasında adalet arayışını hem burada mahkeme önünde hem içeride ama en çok halkın içinde yürüteceğiz. Çünkü biliyoruz ki hakikat, adalet, barış ve demokrasi birbirine kopmaz bağlarla bağlıdır. Kim adaletsizlikle karşılaşırsa HDP orada olacaktır.

Bu sisteme karşı gerçek alternatifi ortaya koyacak şey de demokrasi güçlerinin bir araya gelmesidir. Barış ve demokrasi üzerine kurulacak bir gelecek için güçlü bir birlikteliğe ihtiyaç vardır. Kobani Kumpas Davasını boşa çıkaracağız, kapatma davasını boşa çıkaracağız. Bu rejimi dayandığı adaletsizliklerle birlikte tarihin çöplüğüne gömecek gücümüz var. Yeter ki bu gücü etkili ortak mücadelenin bir kaynağı haline getirelim. Herkesin bu konuda üzerine düşen görevi eksiksiz yerine getirmesi gibi bir sorumluluğu var.

Paylaşın

Türk-İş Açıkladı: Açlık Sınırı 4 Bin 250 TL’ye Yükseldi

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından yayımlanan Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırmasına göre 4 bin 249 lira 95 kuruş olarak belirlenen dört kişilik bir ailenin açlık sınırı yılın ilk ayında asgari ücreti yakaladı.

Haber Merkezi / Rapora göre ocak ayında gıda enflasyonu yüzde 3,71 olurken yıllık bazda yüzde 59,67 oldu. TÜİK verilerine göre aralık ayında enflasyon yüzde 36 olarak hesaplanmıştı. Yılık ilk ayı ocak içinse enflasyonun yüzde 50’ye yakın olması bekleniyor. Türk-İş’e göre 20 Aralık sonrası yeniden değer kazanan Türk lirasının olumlu etkisi market ve pazarlara yansımadı.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) ‘geçim şartlarını’ ortaya koymak için her ay düzenli olarak yaptığı ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Ocak sonuçlarını yayınladı.

Araştırmaya göre açlık sınırı, Ocak itibariyle 4250 lira olarak belirlenen asgari ücrete yetişti.

  • Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 4 bin 249 TL’ye,
  • Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 13 bin 843 TL’ye,
  • Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 5 bin 587 TL’ye yükseldi.

Aralık’ta açlık sınırı 4 bin 13 TL, yoksulluk sınırı 13 bin 72 TL, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de 4 bin 926 TL’ydi.

Türk-İş raporda “Aralık’ta ‘kur korumalı TL vadeli mevduat’ programı ile dövizde sert bir düşüş yaşansa da haftalar içinde Türk lirası yeniden değer kaybetmeye başladı. Aralık itibariyle gıda sepetinin genelinde yüksek artış gözlemlenmişti. Ancak daha sonraki günlerde, takip edilen bazı ürünlerin fiyatında gerileme olurken bir kısmının fiyatı değişmedi. Döviz kurlarının son büyük zirvesinden sonra geçen ay yüzde 25’e yakın bir artış gören gıda fiyatlarında, yeniden değer kazanan Türk lirasının olumlu etkisi market ve pazarlara neredeyse hiç yansımadı. Ülkenin en önemli gündemi, bu ay da arka arkaya gelen fiyat artışları oldu. Akaryakıta, elektriğe, doğalgaza, toplu ulaşıma gelen zamlarla işçi ve ailesinin önemli ve çoğu zaman tek geliri olan asgari ücretle geçimi daha da zorlaştı” diye yazdı.

Türk-İş Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin ‘gıda için’ yapması gereken asgari harcama tutarının Ocak’ta bir önceki aya göre yüzde 3,71 arttığını, son 12 ayda artışın yüzde 59,67 olduğunu ortaya koydu. Sadece sütün litre fiyatının 12 TL’lere çıktığına vurgu yaptı.

Bununla birlikte yetişkin bir erkeğin gıda harcaması 1290 TL’ye, yetişkin kadın gıda harcaması 998 TL’ye, 15–19 yaş grubu çocuğun gıda harcaması 1273 TL’ye ve 4–6 yaş grubu çocuk gıda harcaması da 686 TL’ye yükseldi.

Paylaşın

İllere Göre Haftalık Kovid 19 Vaka Sayıları Açıklandı: İstanbul Zirvede

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından vaka yoğunluğu bir önceki haftaya göre en çok artan 10 ilin Erzurum, Bursa, Çankırı, Yalova, Erzincan, Uşak, Batman, Elazığ, Siirt, Bayburt olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 15-21 Ocak tarihleri arasında illere göre vaka sayılarını açıkladı.

Bakan Koca’nın sosyal medya hesabından paylaştığı haritaya göre, 100 binde Kovid 19 vaka sayısı İstanbul’da 1245,73, İzmir 729,81, Ankara’da 725,62 oldu.

Bir önceki hafta her 100 bin kişide görülen Kovid 19 vaka sayısı İstanbul’da 1571,46, İzmir 714,29, Ankara’da 629,65 olmuştu.

Bakan Koca’nın paylaştığı verilere göre 15-21 Ocak arasında vaka yoğunluğu bir önceki haftaya göre en çok Erzurum, Bursa, Çankırı, Yalova, Erzincan, Uşak, Batman, Elazığ, Siirt, Bayburt’ta arttı.

Bir önceki hafta vaka yoğunluğuna göre en çok artış Bingöl, İstanbul, Bolu, Rize, Kocaeli, Erzurum, Ankara, Bilecik, Tunceli ve Trabzon olmuştu.

Paylaşın

İhracat 2021’de Yüzde 32,8 Arttı

Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu’nun dış ticaret verilerine göre Genel Ticaret Sistemi (GTS) kapsamında ihracat, geçen ay bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24,9 artarak 22 milyar 278 milyon dolar, ithalat da yüzde 29,9 yükselerek 29 milyar 70 milyon dolar oldu.

Haber Merkezi / Dış ticaret açığı, Aralık 2021’de yıllık bazda yüzde 49,3 artışla 6 milyar 792 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı Aralık 2020’de yüzde 79,7 iken geçen ay yüzde 76,6 olarak kayıtlara geçti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ‘Aralık 2021 Dış Ticaret İstatistikleri’ni açıkladı Buna göre,  ihracat 2021 yılı Aralık ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24,9 artarak 22 milyar 278 milyon dolar, ithalat yüzde 29,9 artarak 29 milyar 70 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2021 yılı Ocak-Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 32,8 artarak 225 milyar 291 milyon dolar, ithalat yüzde 23,6 artarak 271 milyar 424 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Aralık ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat yüzde 22,2, ithalat yüzde 23,2 arttı

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2021 Aralık ayında yüzde 22,2 artarak 17 milyar 125 milyon dolardan, 20 milyar 925 milyon dolara yükseldi. Aralık ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 23,2 artarak 17 milyar 535 milyon dolardan, 21 milyar 596 milyon dolara yükseldi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Aralık ayında 671 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 22,7 artarak 42 milyar 521 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 96,9 oldu.

Dış ticaret açığı Aralık ayında yüzde 49,3 arttı

Aralık ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 49,3 artarak 4 milyar 550 milyon dolardan, 6 milyar 792 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2020 Aralık ayında yüzde 79,7 iken, 2021 Aralık ayında yüzde 76,6’ya geriledi.

Ocak-Aralık döneminde dış ticaret açığı yüzde 7,5 azalarak 49 milyar 879 milyon dolardan, 46 milyar 133 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2020 Ocak-Aralık döneminde yüzde 77,3 iken, 2021 yılının aynı döneminde yüzde 83,0’a yükseldi.

Aralık ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,9 oldu

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2021 Aralık ayında imalat sanayinin payı yüzde 93,9, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 4,0, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 oldu. Ocak-Aralık döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,2, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,8 oldu.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2021 Aralık ayında ara mallarının payı yüzde 79,3, sermaye mallarının payı yüzde 13,1 ve tüketim mallarının payı yüzde 7,4 oldu. İthalatta, 2021 Ocak-Aralık döneminde ara mallarının payı yüzde 77,4, sermaye mallarının payı yüzde 13,2 ve tüketim mallarının payı yüzde 9,2 oldu.

Aralık ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu

Aralık ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 781 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 520 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 336 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 169 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 157 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 32,2’sini oluşturdu.

Ocak-Aralık döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 19 milyar 321 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 14 milyar 722 milyon dolar ile ABD, 13 milyar 704 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 11 milyar 475 milyon dolar ile İtalya ve 11 milyar 133 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 31,2’sini oluşturdu.

İthalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı

İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Aralık ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 3 milyar 390 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 156 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 17 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 452 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 133 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 38,3’ünü oluşturdu.

Ocak-Aralık döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 32 milyar 240 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 28 milyar 959 milyon dolar ile Rusya, 21 milyar 757 milyon dolar ile Almanya, 13 milyar 151 milyon dolar ile ABD, 11 milyar 562 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 39,7’sini oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat yüzde 3,8 arttı

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2021 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 3,8, ithalat yüzde 3,6 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2021 yılı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 25,3, ithalat yüzde 30,1 arttı.

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Aralık ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 93,9’dur. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,6’dır. Ocak-Aralık döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5’dir. Ocak-Aralık döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,0’dır.

Aralık ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 69,2’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 11,5’tir. Ocak-Aralık döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 75,9’dur. Ocak-Aralık döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 12,4’tür.

Özel ticaret sistemine göre ihracat 2021 yılı Aralık ayında 21 milyar 171 milyon dolar oldu

Özel ticaret sistemine göre, 2021 yılı Aralık ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25,2 artarak 21 milyar 171 milyon dolar, ithalat yüzde 30,3 artarak 27 milyar 420 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Aralık ayında dış ticaret açığı yüzde 51,4 artarak 4 milyar 126 milyon dolardan, 6 milyar 249 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2020 Aralık ayında yüzde 80,4 iken, 2021 Aralık ayında yüzde 77,2’ye geriledi.

Özel ticaret sistemine göre ihracat, 2021 yılı Ocak-Aralık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 33,0 artarak 213 milyar 676 milyon dolar, ithalat yüzde 24,4 artarak 260 milyar 679 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Aralık döneminde dış ticaret açığı yüzde 3,8 azalarak 48 milyar 878 milyon dolardan, 47 milyar 4 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2020 Ocak-Aralık döneminde yüzde 76,7 iken, 2021 yılının aynı döneminde yüzde 82,0’a yükseldi.

Paylaşın

“Abdulhamit Gül, Dört Günde İki Kez İstifa Sunmuş” İddiası

Eski Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün istifasını 4 günde 2 kez sunduğu iddia edildi. İddiada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk istifayı kabul etmediği ancak Abdulhamit Gül’ün MOBESE eleştirilerinin ardından Erdoğan’ın istifayı kabul ettiği iddia edildi.

Halk TV yazarı İsmail Saymaz, eski Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün istifasını 4 günde 2 kez sunduğunu öne sürdü.

Saymaz, Gül’ün ‘affının’ kabulünden dört gün önce, 25 Ocak Salı sabahı Cumhurbaşkanlığı’ndaki kritik bir görüşme için Beştepe’de olduğunu ifade ederek, “Beştepe kaynaklarından aldığım bilgiye göre gizli tutulan bu zirveye Gül’ün yanı sıra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve iki bakanlığın bürokratları ile MİT Başkanı Hakan Fidan katıldı. Toplantıda Avrupa Konseyi’nin yakından ilgilendiği, başta Osman Kavala olmak üzere siyasi davalarda nasıl bir politika belirleneceği konuşuldu. Gül, tutuksuz yargılamaları savundu her zamanki gibi” dedi.

Saymaz, yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Ne olduysa, nasıl bir tartışma yaşandıysa… Gül, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a istifa etmek istediğini açıkladı. Erdoğan da “Olur mu öyle şey!” diye reddetti. Ancak bir kere vazo kırılmıştı.

İki gün sonra… Gül, 27 Ocak Perşembe günü istifasını yazıya döktü ve ardından Beştepe’ye gönderdi. Ertesi gün. Gül’ün resmi programında ’28 Ocak Veri Koruma Günü’ vardı. Adalet Bakanı sıfatıyla katılacağı son tören olacaktı. Ne var ki, bu gerçeği Gül’den başka bilen yoktu.

Gül, törende 15 dakika konuştu. Adalet Bakanlığının Youtube hesabında paylaşılan konuşmasında Gül’ün metin dışına çıktığı görülüyor. Veri madenciliğinden söz ederken konudan saparak, şunları söylüyor: ‘Hukuk devletinde haysiyet cellatlığı, itibar suikastı olmaz. Hukuk asla izin vermez, veremez, vermemelidir. Dijital kumpaslarla insanların hayatını tarumar eden, insanlara kumpas kuran FETÖ’cü zihniyetin asla unutulmaması gereken bir mücadele alanı olduğunu hatırlatmak isteriz. Bu FETÖ’vari anlayış ve uygulamaların gerçekleştirilmemesi yönünde tedbir alınması en esaslı görevlerden biridir. ‘Geçmişte oldu, şimdi de olsa ne olur’ diye bir şey kimsenin aklından geçemez. Hukuk izin vermez. Geçmişte acı örneklerini hep birlikte yaşadık.’

MOBESE eleştirisi

Bu cümleler İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun MOBESE kayıtlarının sızdırılmasına yönelikti. İsim vermeden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu eleştirmişti. Toplantı biterken… Gül’ün ekibi bakanlıktan ayrılık hazırlıklarına başladı. Erdoğan, MOBESE eleştirisinin etkisiyle mi, bilinmez, dört gün önce sözlü istifasını geri çevirdiği Gül’ün dilekçesini aynı gün kabul etti. 29 Ocak Cumartesi sabahı saat 01.35’te Resmi Gazete yayınlandığında Türkiye, Gül’ün ‘affını’ istediğini, yerine Bekir Bozdağ’ın getirildiğini öğrendi.”

Paylaşın

“Erdoğan Bozdağ’a ‘AK Parti Yargıyı Ele Geçirdi, Dedirtme’ Dedi”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Bekir Bozdağ’ı Adalet Bakanlığı görevine getirirken ilk talimatın da “Yargıda birliği sağla, aksaklıkları çöz ve ‘AK Parti yargıyı ele geçirdi’ dedirtme’ olduğu” iddia edildi.

AK Parti kulislerinde Bekir Bozdağ’ın üçüncü kez Adalet Bakanlığı görevine getirilmesinin perde arkasında “Bakanlıktaki Hakyol ve Menzilci yapılanmanın yarattığı rahatsızlık olduğu” iddia ediliyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre, AK Parti içinde uzun zamandır, görevden affını isteyen Abdulhamit Gül döneminde, “yargı içinde halen aktif görevde bulunduğu bilinen ve çoğu kez basına da yansıyan ‘FETÖ bağlantılı’ hakim ve savcılara ilişkin gerekli işlemlerin yapılmadığı ya da geç yapıldığı” iddiaları da tartışılıyordu.

AK Parti içindeki pek çok isim de başta Hakyol ve Menzilciler olmak üzere bu grubun Adalet Bakanlığı içinde “ağırlık kazandığı ve FETÖ’den boşalan kadrolara bu tarikat mensuplarının yerleştirildiği” yönünde eleştirilerde bulunuyordu.

AK Parti kulislerinde Bozdağ’ın üçüncü kez göreve getirilmesinin perde gerisinde “bakanlıktaki bu yeni yapılanmadaki rahatsızlığın olduğu” belirtiliyor.

İddiaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Bozdağ’ı göreve getirirken ilk talimatının da “Yargı içindeki bu yapılanmanın etkisini kır. Yargıda birliği sağla, aksaklıkları çöz ve ‘AK Parti yargıyı ele geçirdi’ dedirtme” olduğunun altı çiziliyor.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Maaşlı Trolleri İfşa Etti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından “Halkımızdan vergiyle, zamlarla çalınan paraları, devasa bir trol ağını beslemek için harcıyorlar. Milletin mutfağı yangın yeri, Sarayın tek derdi illegal dinleme, mobese ile izleme, trollerle küfür kıyamet. Ahlaksızlığın sınırı yok, çocuklar bile araç…” notuyla bir video paylaştı.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, paylaştığı videoda trollerin bazı bilinen isimlerini ifşa ederken trol ağıyla ilgili bilgiler sundu. Kılıçdaroğlu, trol olduğunu belirttiği ‘Nevzat Kanlı ve Trakyalı’ gibi isim ve hesapları sayarak ‘sizi biliyoruz’ ifadelerini kullandı. Bu hesapların her gün kendisine küfür ettiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, ‘milletin parasının bu kişilere harcandığını’ söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Neden 6 milyar lira beşli çeteden birine aktarılıyor. Onlar bu parayla havuz medyası gibi kanalları finanse ediyorlar. finanse edilen diğer bir illegal ordu da işte bu troller. Sizin paranızı önce hazineye alıyorlar sonra bunları aktarıyorlar. Yetmiyor para o yüzden sizlere döndüler vergi üstüne vergi zam üstüne zam..” dedi.

“Bugün saray tarafından bana özel olarak atanan trolleri ve Türkiye genelinde kurulan devasa trol ağını anlatmak için sizleri davet ettim” diyen Kılıçdaroğlu, videosunda şunları dile getirdi;

“Sevgili halkım merhaba. Şahıs ve ailesinin trolleri geldiniz mi? Size de merhaba. Bugün Saray tarafından bana özel olarak atanan trolleri ve Türkiye genelinde kurulan devasa trol ağını anlatmak için sizleri davet ettim.

Biliyorsunuz. Bu Saray’ın şatafatını devam ettirmek için beslediği yapılar var. Milletin mutfağı faturalardan kırılırken, devasa bir trol ağı Hazine’den çalınan paralarla besleniyor. Anladınız mı şimdi. Bir imza ile neden 6 milyar TL 5’li çeteden birine aktarılıyor. Onlar bu parayla havuz medyası gibi kanalları finanse ediyorlar. Finanse edilen diğer bir illegal ordu da işte bu troller. Sizin paranızı önce Hazine’ye alıyorlar, sonra bunlara aktarıyorlar. Ama yetmiyor artık Hazine. O yüzden sizlere döndüler. Vergi üstüne vergi, zam üstüne zam. Faturayı yine size çıkarıyorlar. Çünkü yeniden ‘götürmek üzere! Hazine’ye para aktarmaları gerekiyor, ıslak imzalarla.

Bende bu trol ağının deşifre edilmesi için araştırmacılardan yardım istedim. Elimde bir rapor var. Bu rapor dünyada bir ilk. İllegal bir trol ağının nasıl çalıştığını gösteriyor. Ayrıca isim isim deşifre ediyor bu trolleri. Ama ben bana atanan trolleri tebrik ederim müthiş bir iş çıkarmışlar.

İsimleri saydı

Son 6 ayda beni etiketleyen 700 binden fazla tweet atılmış. Bunların 300 binini bu maaşlı trollere ürettirmişler. Bu sarayın her şeyi sahte her şeyi illegal. Devleti suça alet ediyorlar. Ses dinlemesi yapıyorlar, mobese ile her hareketimizi takip ediyorlar. Dijitalde de bir trol ordusu ile karalamalar yapıyorlar. Sarayın tüm meşgalesi bu. Halk ise sefalet içerisinde. Durun birincisini anlatayım: Nevzat Kanlı diğer namı son laik bükücü. Nevzat Kanlı benim dijital sapığım gibi bir şey. Ne yazsam ne tweet atsam nerede konuşmam yayınlansa bu sapığım hemen altına küfürleri döşüyor.

Çünkü söyleyeceği karşı bir fikir, görüş yok. İşi gücü deliler gibi küfretmek. Aslında bu ağlar iç içe geçmiş durumda. Nevzat Kanlı bir iç ağ, ona bağlanmış troller var. Onun sinyaliyle bu troller devreye girip onun küfürlerini paylaşıp duruyorlar. Mesela son üç-dört ay içinde Nevzat Kanlı bana yaklaşık 4 bin kez küfretmiş. Günde ortalam 40 küfür eder. Sanmayın ki Nevzat Kanlı bir robot. Sizin gibi gerçek bir kişi. Sarayın taşıyıcı trollerinden biri. Gerçi şu sıralar hesabı askıda ama biz biliyoruz onun ne yaptığını.

Bu arada Nevzat Kanlı gibi 10 civarında taşıyıcı trol daha var. Bunların altındaysa yine örgütlenmiş sinyal bekleyen başka troller de var. Sayıları 10 binleri buluyor bunların. Tıpkı bir ordu gibi. Mesela… Trakyalı diye bir diğer ‘trol başı.’ Günde beni hedef alan 30 tane tweet atıyor.

Günde 30 küfür. Bu troller vallahi de billahi de harcanıyor. Bunların yeri Guiness Rekolar Kitabı. Erdoğan, sen bunların sigortasını yapıyor musun? Bir ıslak imzana bakar. Seversin sen ıslak imzayı. Sonra, Servet K. -rakamları uzun- diye bir trol başı daha var. Bu trollün de son 3-4 ayda 3 bin 315 tweet yazmış. Evladım sen de harcanıyorsun buralarda.

Sabri Konte, Jaba Recep 8 sizleri de biliyorum. Ve tabi sizlerin lider ekibinizi de. The marjinal, medya adamı anladınız değil mi beni? Mesela bir tanesi demiş ki, Çok afedersiniz ‘Lan Kemal sen seçimi kazan ben de donla gezeceğim’. Bak ben bunu söz olarak kabul ediyorum. Evladım öyle sahte isimlerim arkasına gizlenerek kendini kurtaramazsın. Hepinizi biliyoruz.

Sevgili halkım, bunların işleyişleri çok basit. Trol başkaları ve yazılımlarıyla bir etiket açıyorlar ve sürülerine talimat veriyorlar. Saldırın diye. Hepsi fake. Etiketler, hepsi bot hesapların marifeti. Dilleri de çok tanıdık; ağbabalarının dili. Kılavuzlar camide dil kopartıyor, bunlar da dijitalde.

Sevgili troller, size bir tavsiye; verdikleri üç-beş kuruşa kanmayın. Gün gelir bunların sonuçları çok ağır olur. Sevgili baş algıcı, asıl sözüm sana. Çoluğu çocuğu bu pis işlerine bu algı işlerine niye alet ediyorsun. Teşkilatlarını küfür merkezlerine dönüştürmüşsün. Utanmıyor musun onların başını yakmaya? Otur kendin yaz tweetlerini. Ya da topla cesaretini çık karşıma. Sen zaten küfür etsen kimse şaşırmaz. Merak etme. Bugünün hashtagi de benden olsun. ‘Saray’ın trolleri ifşa oldu’. Bunun altına yazarsınız . Ya da boşverin etiket falan da yazmayın. Hadi eyvallah.”

Paylaşın