Afyonkarahisar: Zafer Kent Ormanı

Zafer Kent Ormanı; Afyonkarahisar’ın Merkez İlçesi yerleşim sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Yaklaşık 1,5 milyon metrekarelik alanda oluşturulan kent ormanı en iyi şekilde düzenlenerek halkın hizmetine sunulmuştur.

Yapılan anketle halkımın görüşleri doğrultusunda ‘Zafer Kent Ormanı’ ismi verilen ormanda; kır lokantası, kır kahvesi (kahvaltı evi) satış üniteleri, şelale, 100 kişilik amfi tiyatro, yel değirmeni, adrenalin tepesi, aletli spor alanı, bisiklet yolu, atla gezi yolu ve çocuk oyun parkı bulunan ormanda, gezinin yanı sıra dağcılık gibi çeşitli sporlar da yapılabilmektedir.

Diğer kent ormanlarından ayrılacak şekilde farklı objelerle de süslenen Zafer Kent Ormanı’nda Yörük Çadırı ve suyun ışıklarla dans ettiği süs havuzu yer almaktadır.

Paylaşın

Kars: Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Arkeoloji ve Etnografya Müzesi; Kars’ın Merkez İlçesi, İstasyon Caddesi üzerinde yer alır. Kars’ın en büyük müzesidir.

Kafkaslardan Anadolu’ya girişte ilk yerleşim merkezi olma özelliğini taşıyan Kars Şehri bir çok uygarlığın geçişine tanıklık etmesi sebebi ile binlerce yıldan bu yana iskan edilmiş antik bir yerleşim merkezi özelliğine sahiptir.

İpek yolu üzerinde yer alan antik Anı Ören Yerinin ve bölgedeki yoğun Arkeolojik yerleşmenin oluşturduğu taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının korunması ihtiyacını karşılamak üzere ilk olarak 1959 yılında Vilayet konağında Müze Memurluğu kurulmuş, daha sonra bölgeden toplanan eserlerin çoğalması sebebiyle 1964 yılından 1978 yılına kadar Kümbet camii olarak da bilinen “Havariler Kilisesi” Müzeye dönüştürülerek sergileme yapılmış, nihayet 1978 yılında İstasyon mahallesinde yeni yapılan modern Müze binası 1981 yılında hizmete açılmıştır.

Modern Kars Müzesi günümüzde Arkeolojik, Etnografik ve Taş eserlerin sergilendiği önemli Müzelerimiz arasında yer almaktadır.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Ulu Camii

Ulu Camii; Afyonkarahisar’ın Merkez İlçesi, Olucak Mahallesi, Ulu Cami Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Afyonkarahisar’ın en büyük camilerinden birisi olan Ulu Cami, Anadolu Selçukluları Devri’nde, 1272-1277 yılları arasında Sahipata Nusretiddün Hasan tarafından yaptırılmıştır.

Kendi adı ile anılan mahallede kargir dört köşe kalın duvarlar üzerine toprak damlı iken, şimdi bakır kaplı çatı ile örtülmüş çatı beş sırada sekizerden kırk ahşap sütun üzerine oturtulmuştur. Ahşap sütunlar üzerine konan ahşap sütun başlıkları sarkıt ve baklava dilimlidir.

Başlıklar üzerine konan ahşap atıkların yan yüzeyleri renkli motiflerle işlenmiş ise de bugün çok az izleri kalmıştır. Doğuya, batıya, kuzeye bakan üç kapısı vardır. Selçuk tarzı oymalı iki kanatlı minber kapakları üzerindeki kitabede sureler ile ilk yapım tarihini belirten yazı vardır. Mimarı Emir Hacı Bey’dir.

Caminin ilk büyük onarımı 1341 yılında Muzafferüddünoğlu Minüddün Emir Abdullah Bey tarafından yaptırılmış ve doğu cephedeki kapı üzerine bir yazıt konulmuştur. Zamanımızda eski biçimi korunarak yeniden onarılan cami, ahşap mimarisi ve sırlı tuğlalı baklava dilimi tuğla mimarisiyle Selçuklu Dönemi’nin eşsiz örneklerinden biridir.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Millet Hamamı

Millet Hamamı; Afyonkarahisar’ın Merkez İlçesi, Tac-ı Ahmet Mahallesi, Hamam Aralığı Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Güneyden kuzeye doğru eğimli bir arazi üzerine inşa edilmiş olan yapının kuzey kesiminde erkekler kısmı, güney kesiminde ise kadınlar kısmı yer almaktadır. Yapının doğu cephesinde yer alan kadınlar kısmı soyunmalığı, cephenin güney kanadına bitiştirilmiş durumdadır.

Bu cephe üzerinde yer alan külhan, soyunmalığın kuzey duvarına bitişiktir. Cephenin kuzey kesiminde üç adet pencere açıklığı yer almaktadır. Doğu cephesinin kuzey ucunda yer alan erkekler kısmı soyunmalığına, sekiz basamaklık bir merdivenle ulaşılmaktadır. Soyunmalık, girişin iki yanında birer kare mekan; ortada büyük bir dağılım mekanı ve bunun batısında kuzey-güney yönünde uzanan dikdörtgen bir mekandan oluşmaktadır.

Kuzey-güney yönünde uzanan dikdörtgen bir plana sahip ılıklık mekanının üzeri, aynalı tonozla örtülüdür. Mekanın doğu duvarı üzerinde, yuvarlak kemerli iki giriş aralığı yer almaktadır. Sıcaklık, kubbeyle örtülü kare bir mekan ve bu mekanın doğu ve kuzey kenarları üzerine yerleştirilmiş, aynalı tonozuyla örtülü birer halvet hücresinden oluşmaktadır.

Kadınlar kısmı soyunmalık mekanı, yapının doğu cephesinin güney kesiminde dikdörtgen bir çıkıntı oluşturmaktadır. Bu dikdörtgen mekanın kuzey cephesinin doğu ucunda, basit silmelerle çerçevelenmiş bir taç kapı yer almaktadır. Kadınlar kısmı soyunmalığı ortasında yer alan fıskiyeli havuz, Afyon Arkeoloji Müzesi bahçesindedir. Ilıklık, doğu-batı yönünde uzanan, üzeri aynalı tonozuyla örtülü, dikdörtgen bir mekandır.

Kuzey duvarının doğu kesiminde iki giriş açıklığı vardır. Bu kapılar, üzeri bir aynalı tonozuyla örtülü, doğu-batı yönlü dikdörtgen bir mekana açılmaktadır. Sıcaklık, erkekler kısmında olduğu gibi kubbeli bir orta mekan ve bu mekana açılan, aynalı tonozuyla örtülü iki halvet hücresinden oluşmaktadır.

Su deposunun kuzey-güney yönünde uzanan, dikdörtgen şekilli bir mekan olduğu anlaşılmaktadır. Yapılış tarihi bilinmemekle birlikte, XVII.-XVIII. yüzyıl Osmanlı yapılarına benzemektedir. Yangın sonucu 1911 yılında kadınlar soyunmalığı mahallede yaşayan Ermenilerce yeniden yapılmıştır. 1955 yılında ise erkekler soyunmalığı yapılmıştır.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Çay Kervansarayı (Taşhan)

Çay Kervansarayı (Taşhan); Afyonkarahisar’ın Çay İlçesi yerleşim sınırları içerisinde yer almaktadır. Afyonkarahisar-Konya karayolu üzerindedir.

Selçuklu Dönemi taş külliyesine ait bir yapıdır. Avlulu ve kapalı kervansaray tiplerindendir. Avlusu tahrip olmuş, kışlık kapalı kısmı korunagelmiştir. Kare planlı, merkezde üzeri ışıklıklı dört fil ayağı ve çevresinde 12 ayak üzerinde tonoz örtülü, dıştan destek çıkıntılı kale görünümlü, taç kapılı kargir bir yapıdır.

Ebul-Mücahhit Yusufhan tarafından III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında, 1278 yılında Mimar Mehmet oğlu Oğul Bey’e yaptırılmıştır. Mimarın simgesi olan pars arması kapı üstüne işlenmiştir. Kare planı ile Anadolu Selçuklu Dönemi mimarisinin tek örneğidir.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Taş Medrese

Taş Medrese (Gedik Ahmet Paşa Medresesi); Afyonkarahisar’ın Merkez İlçesi, Marulcu Mahallesi, Kurtuluş Caddesi üzerinde yer almaktadır.

Gedik Ahmet Paşa Camii’nin güney doğusunda, hamam ve camiye oranla daha yüksek bir teras üzerine, mimar Ayaz Ağa tarafından külliyenin bir bölümü olarak yapılmıştır. Kesme taş kaplamalı, 2 büyük, 24 küçük kubbeli dikdörtgen planlı bir yapıdır.

Girişi batıdadır. Ortada bir avlu, avlunun her iki yanında revaklar ve revaklara açılan 7’şer hücre ve bir dershane ile yazlık eyvandan meydana gelen Osmanlı medreselerinin tipik bir örneğidir. Vakfiyeden öğrenilene göre medrese, cami ve imaretten sonra yapılmıştır.

Girişte avlunun iki tarafında dörder mermer direk ve kemerler üzerine oturan beşer kubbeli revaklar bulunmakta olup, revak ve hücre kubbeleri kasnaksız ve basık yapılmıştır. Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde: “….ve bir medresesi var 70 hücredir. Dersamı ve talebeleri mevcuttur. Müderrisin mabeyninde payesi âli bir medresedir ve …” diye tanımlamaktadır.

Medrese 1543-1544’den önce derece itibariyle otuzlu, 1565-1566’dan önce ise ellili medreseler arasında bulunuyordu. XX. yüzyılın başlarına kadar medrese olarak kullanılan bina, Cumhuriyet’in ilk yıllarında onarılarak önce (1931) Müze Deposu, 1933 yılından 1971 yılına kadar Müze Müdürlüğü olarak hizmet vermiş, arkasından uzun yıllar boş kalmış, yapılan tamir ve restorasyon sonunda, 1995-1997 yıllarında Türk İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılmıştır.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Göynüş Vadisi (Frigya)

Göynüş Vadisi (Frigya);Afyonkarahisar’ın İhsaniye İlçesi, Kayıhan Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Afyonkarahisar köy garajından Kayıhan midibüslerine binilerek, oradan yürüyerek Göynüş Vadisi gezilebilir. Afyonkarahisar-Eskişehir karayolunun 27. kilometresinden sağa doğru 4,7 kilometre daha gidilerek ulaşılır.

Frig Dönemi’ne ait yerleşimin olduğu Frig Vadisi’nde yaklaşık 10 metre yükseklikte dik kayalar vardır. Bu kayaların cephelerinde kare görünümlü küçük kapı boşlukları bulunur. Bu kapılardan içeri girildiğinde odalarla karşılaşılmaktadır. Bu odalar Frig Dönemi’ne ait kaya mezar odalarıdır. Vadi içinde kale, Aslantaş, Yılantaş, Maltaş ve Kumcaboğaz anıtları vardır.

Aslantaş: Aslantaş kaya mezar odasının ön yüzündeki kapı boşluğunun her iki yanında ayağa kalkmış, karşılıklı iki heybetli aslan ve ayakları altında birer yavru aslan ile kapı üstünde hayat ağacını andıran kütle ve bunun üstünde her iki yana uzanmış kanatlı güneş kursu, kabartma olarak yapılmıştır.

Mezar odası, hafif tonoz tavanlı, sol tarafta ölüyü yatırmak için kline (sedir) bulunan küçük bir hücresi vardır. Aslantaş’ın önemli bir Frig kralın mezarı olduğu ve M.Ö.7’nci yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. M.Ö.13’üncü yüzyıla ait olduğu da yeni yapılan incelemelerle söylenmektedir.

Yılantaş: Aslantaş’ın batısında aynı kayalıkların bulunduğu yerdedir. Anıt parçalandığı için üçgen tavan kirişleri görülmekte olup, anıtın dış tarafında bir aslan kabartmasının sadece baş ve bir ayak kabartması günümüze kadar gelebilmiştir.

Kapıda, Medusa başlı yılan kabartması ile iki yanında da mızraklarıyla yılana saldıran iki savaşçı vardır. Bugün ters dönen kayanın altında olduğundan görülmemektedir. İçerdeki klinede bulunan hurma yapraklı sütun başlığı Frigler’in Çukurova’ya indikleri dönemlerde M.Ö.700 yıllarında yapıldığını göstermektedir.

Maltaş: Birbirine yakın Aslantaş ve Yılantaş anıtlarından yaklaşık 500 metre uzaklıkta olup, günümüzde zemine gömülü durumdadır. Üçgen çatılı bir tapınak cephesidir. M.Ö.7’nci yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Gömülü bölümünde mihrap, ayrıca sol üst kenarda dikey yazıt vardır. Arka bölümde derin kuyu biçimi yarma vardır.

Kumcaboğaz: Maltaş’dan yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta Kayıhan’a doğru giden yol üzerindedir. Zemine gömülü durumda küçük bir kaya parçası üzerine niş içinde Kübele kabartması vardır.

 

Paylaşın

Afyonkarahisar: Büyük Taarruz Şehitliği

Büyük Taarruz Şehitliği Ve Mustafa Kemal Atatürk Anıtı; Afyonkarahisar’ın Sincanlı Ovası’na hakim bir tepe olan Işık (Sarıkız) Tepe üzerinde yer almaktadır.

Afyonkarahisar’a 17 kilometre uzaklıkta, Afyonkarahisar-İzmir karayolunun Antalya ayrımındaki kavşağın hemen güney tarafındadır.

İç Anadolu ve Marmara’dan Ege ve Akdeniz’e gidip gelen araçların görebileceği şekilde inşa edilen Şehitlik ve Anıt yılın her günü ziyarete açıktır. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa`nın 26 Ağustos 1922’de Kocatepe`de Büyük Taarruz emrini vermesiyle birlikte, 26-27-28 ve 29 Ağustos 1922 tarihlerinde 275 subay ve 2150 Mehmetçik olmak üzere toplam 2425 kahramanımız şehit düşmüştür.

Büyük Taarruz Şehitliği bu şehitler anısına yapılan, sembolik bir şehitliktir. 500 adet şehidin mezar taşları vardır. Şehitliğin ön kısımda şadırvan ve namazgâh vardır. Şehitlik duvarları beyaz Ayazini taşından yapılmıştır ve girişte 8 metre yükseklikte geleneksel mimari tarzda inşa edilmiş kemerli kapı bulunmaktadır.

Buradan şehit mezarlarının bulunduğu bölüme geçilmekte ve arka kısmında kaidesi ile beraber 18 metre yükseklikteki Başkomutan Mustafa Kemal Anıtı yer almaktadır. Anıtın kaidesinde mermer bloklar üzerinde Büyük Taarruz’a katılan bütün komutanların ve birliklerin adları bulunmaktadır. Kaidenin diğer yüzlerinde Başkomutan Mustafa Kemal Paşa`nın emir ve direktifleri yazılıdır. Anıt’ın iki yanında 45’er metrekarelik iki rölyef bulunmaktadır.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Döğer Kervansarayı

Döğer Kervansarayı; Afyonkarahisar’ın İhsaniye İlçesi, Döğer Kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Afyonkarahisar -Eskişehir devlet karayolunun 36. kilometresinden kuzeybatıya (sola) sapılarak 2 kilometrelik bir yolculuktan sonra ulaşılır.

II.Murat tarafından yaptırılmış Osmanlı eseridir. İki katlı han bölümü ile develiği bulunan iki bölümden ve eyvan biçimi taç kapıdan oluşan mimarisi ile örnek bir yapıdır. İki katlı hanın, üst odaları yolcuların yatma; alt kat ise dinlenme yeridir.

Odalardan ikisi kubbeli, diğeri kemerli tonoz örtülüdür. Ortadaki eyvanı, mescittir. Binanın dışı ve çatısı ile iki kubbe külahı, yerli tüf, kesme taş ile kaplıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1991-93 yıllarında restore çalışmaları yapılmıştır.

Paylaşın

Afyonkarahisar Müzesi

Afyonkarahisar Müzesi; Afyonkarahisar’ın Merkez İlçesi, Kurtuluş Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Afyonkarahisar’da kurulan Asar-ı Atika Muhipleri Cemiyeti’nin çabalarıyla Taş Medrese’de eski eserler toplanmaya başlamış, 1931 yılında resmi “Müze Deposu”, 1933 yılında ise Müze Müdürlüğü haline gelmiştir.

Afyonkarahisar’da müzeciliğin gelişmesinde Süleyman Hilmi Gönçer ve Oğuz Güner’in çok büyük katkıları olmuştur. 1933 yılından 1970 yılına kadar Taş Medrese’de karma müze (Arkeoloji ve Etnoğrafya) olarak hizmet veren kurum, 1971 yılında Konya yolu kavşağında modern bir Arkeoloji Müzesi binasının yapılması ile yeni binaya taşınarak hizmet vermeye başlamıştır.

Müze binası tek katlı olup, birbirine bağlı 9 sergi salonundan ayrı, büro kesiminde 5 oda, bir kitaplık, bir konferans salonu, alt katlarda 5 depo, bir fotoğraf atölyesi ile laboratuvar yer almaktadır. Müzede, Taş-Maden (kalkolitik) çağından Bizans çağına kadar Afyonkarahisar ve çevresinden bulunmuş olan arkeolojik eserler, kronolojik bir sıra esas alınarak sergilenmektedir.

Onarım ve teşhir yenileme çalışmaları nedeniyle bir süre kapatılan müzenin onarım sonrasında arkeoloji bölümü salonları ziyarete açılmıştır. Bu salonlarda Tunç, Hitit, Frig, Lidya, Roma ve Bizans dönemlerine ait oldukça zengin eserler sergilenmektedir.

Bu dönemlere ait pişmiş toprak, taş mermer, kemik, cam, metal kap kacak, heykel ve sikke gibi araç ve gereçler, yöre insanın, MÖ.3000’li yıllardan günümüze kadar yaşayışı, inancı, üretimi, ticareti hakkında bize oldukça önemli bilgiler vermektedir. Ayrıca günümüzdeki önemi nedeniyle sanayi haline gelmiş mermer ticareti ve sanatı ile ilgili bilgi veren mermer heykeller, lahitler, mezar taşları ve mimari parçalar, müzenin önemini artırmaktadır.

Müzenin bahçesinde ise genellikle Roma ve Bizans dönemi mezar stelleri, lahitler, küpler, heykeller, Selçuklular, Beylikler ve Osmanlı dönemlerine ait mezar taşları sergilenmektedir.

Paylaşın