Kütahya: Aizanoi Antik Kenti

Aizanoi Antik Kenti; Kütahya’nın Çavdarhisar İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Aizanoi Antik Kenti, Zeus Tapınağı, Stadyum- Tiyatro Kompleksi ve Macellumu ile Roma Döneminin en önemli kentlerindendir.

Bir tepe üzerine kurulmuş olan ve şehrin önemli dinsel yapısı olarak görülen Zeus Tapınağı dünyanın en iyi korunmuş Zeus Tapınaklarından biridir. Etrafındaki sütunla çevrili mekânın üstünün mermer kirişlerle kaplı olması nedeniyle Zeus Tapınağı pseudodipteros plandaki tek örnektir.

Şehrin kuzeyinde 13.500 kişi kapasiteli Stadyum ve 20.000 kişi kapasiteli Tiyatronun bir kompleks şeklinde yapılması antik dönemde Aizanoi’den başka hiçbir yerde görülmemektedir. M.S. 2. yüzyılın 2. yarısına tarihlenen Aizanoi Macellum’u, dünyanın ilk borsalarından biridir.

Macellum’un duvarlarında İmparator Diocletian’ın M.S. 301 yılında enflasyonla mücadele için tespit ettiği imparatorluk pazarlarında satılan malların fiyatlarının yer aldığı ve günümüze kadar oldukça iyi durumda korunmuş olan yazıtlar bulunmaktadır.

Paylaşın

Kütahya’nın incisi ‘Kütahya Kalesi’

Kütahya Kalesi; Kütahya’nın Merkez İlçesi, Sultanbağı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Karayolu ile ulaşım mümkündür.

Antik dönemlerden beri iskân edilen Kütahya Kalesi 5. yy.’da Bizanslıların yaptırdığı surlarla ve Selçuklular, Germiyanoğulları ve Osmanlılar tarafından yapılan onarım ve eklerle güçlendirilmiştir. Yukarı, iç ve aşağı kale olmak üzere üç bölümden oluşan kalenin sık yerleştirilmiş burçları, moloz-kesme taş karışımı ile tuğla sıralardan oluşmaktadır.

Orta Hisar Mescidi olarak bilinen Yukarı Kale (Kale-i Bala) Maruf Mahallesi’ndedir. Taş kapıdaki yazıttan, Germiyanoğlu Süleyman Şah tarafından 1377-1378 yıllarında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Moloz taş ve köşelerde kesme taş kullanılan, kiremit örtülü yapının minare kaidesi, düzgün kesme taş arasında iki sıra ağaç hatılı döşenerek yapılmıştır.

Aşağı Hisar Mahallesi’nde bulunan Aşağı Kale Mescidi (Kale-i Sagir), altıgen planlı küçük bir mescittir. Kerpiç sıvalı olmasına rağmen tamamen tuğladan yapıldığı anlaşılmaktadır. Mescidin altında taşlardan yapılmış su tesisi vardır. Aşağı Kale’deki bu su tesisinin herhangi bir kuşatmada susuz kalmamak için yapıldığı tahmin edilmektedir.

Kütahya Kalesi Evliya Çelebi’ye göre 72 burca sahiptir. Burçlar çok sık aralıklarla yerleştirilmiştir. Kütahya Kalesi’nde ayrıca iki çeşme, iki mescit ve Cumhuriyet Dönemi’nde yapılmış bir döner gazino ve kır kahvesi bulunmaktadır. Kütahya Kalesi Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsislidir. Kalenin bazı kısımlarında onarımlar ve iç kısımda çevre düzenlemeleri yapılmıştır.

Paylaşın

Kütahya: Oyuktepe Şehitleri Anıtı

Oyuktepe Şehitleri Anıtı; Kütahya’nın Merkez İlçesine bağlı Yeşilbayır (Etyemez) Köyü, Oyuktepe Mevkiinde yer almaktadır.

Derbent köyünde şehit düşen 17 vatan evladı için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı desteği ile Tavşanlı Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından yaptırılmıştır.

Oyuktepe’ nin tarihimizdeki önemi büyüktür. Genelkurmay Harp Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan “Türk İstiklal Harbi” adlı eserde 57. Tümene bağlı askerlerimiz bu bölgede şehit düşmüştür. Anıt hakim bir tepede olup, Oyuktepe’ de şehit düşen askerlerimizi sembolize eder.

Paylaşın

Kütahya: Derbent Şehitliği ve Anıtı

Derbent Şehitliği ve Anıtı; Kütaya’nın Tavşanlı İlçesi, Derbent Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Kurtuluş Savaşı sırasında köy savunması için çarpışan köylülerin düşman askerleri tarafından yakalandığı ve bir evde toplanarak ateşe verilmesi sonucu 17 şehidin verildiği iki katlı ev bu olayın unutulmaması şehitlerimizin aziz hatırasının yeni nesillere aktarılması ve yapılan zulmün tüm dünyaya duyurulması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ve İl Özel İdaresi’nin kararı ile Müze haline getirilmiştir.

Bu evde ölenlerin 21 Temmuz 1922 tarihinde, evin hemen yakınındaki duvarlarla çevrili ve köylülerce şehitler mezarlığı olarak anılan yere defnedildiği bilindiğinden, söz konusu duvarlarla çevrili alanın iç ve dış düzenlemesi yapılmış, bu evde yakılan ve isimleri belli olan 17 şehidimizin isimleri mezarlık duvarına yazılarak aziz şehitlerimizin hatırası canlandırılmıştır.

Derbent Köyü’nde şehit düşen 17 vatan evladı için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı desteği ile Tavşanlı Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından yaptırılmıştır.

Paylaşın

Kayseri: Selçuklu Uygarlığı Müzesi

Selçuklu Uygarlığı Müzesi Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi); Kayseri’nin Kocasinan İlçesi, Gevhernesibe Mahallesi, Mİmarsinan Park İçi Küme Evleri’nde yer alır.

“Çifte Medrese” olarak da tanınan Gevher Nesibe Darüşşifası ve Gıyasiye Medresesi, Selçuklu hükümdarlarından II. Kılıçarslan’ın kızı, Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine, kardeşi I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1205-1206 yıllarında yaptırılmıştır. Sade mimarisiyle dikkat çeken külliye, Anadolu mimarlık tarihininin günümüze kalan en önemli yapılarındandır.

Osmanlı Dönemi’nde kısmen onarılmış olmasına rağmen, harap haldeyken 1960’lardan itibaren başlayan kapsamlı restorasyon çalışmaları yapılmıştır. 1980’li yıllardan itibaren Erciyes Üniversitesi tarafından Tıp Tarihi Müzesi olarak kullanılmıştır. 2012 yılında Çifte Medrese’nin kullanımının Belediyemize devredilmesiyle Selçuklu Müzesi kurma çalışmaları başlamıştır.

Yapıdaki başta çatı olmak üzere küçük onarımlar, müze koleksiyonunun oluşturulması, içeriğinin hazırlanması 2 yıl boyunca yoğun bir biçimde devam etmiştir. Sonunda kent için tarihsel ve imgesel değerinin yanı sıra, yerel ve evrensel kültürel mirasın da önemli bir parçası olan bu anıt eser, Belediyemiz tarafından, Anadolu Selçuklu dünyasını farklı yönleriyle tanıtan bir müzeye dönüştürülerek 21 Şubat 2014 tarihinde hizmete açılmıştır.

Kent tarihinden yola çıkarak Anadolu ortaçağına ve Selçuklu Uygarlığına odaklanan müze tematik bir yaklaşımla planlanmıştır. Bir kısmında Selçuklu Medeniyeti ile ilgili uygarlığı ön plana çıkaran müze, diğer kısmı ise şifahiye özelliğini ön plana taşımaktadır.  Selçuklu Uygarlığı ile ilgili olan kısımda; ‘Selçuklu Kenti’, ‘mimarisi’, ‘sanatı’, ‘bilimi’, ‘giysisi’ gibi unsurlar ile ‘Kayseri’de Selçuklular’, ‘Anadolu’da Selçuklular’ gibi kısımlar yer almaktadır. Şifahiye ile ilgili kısımda ise; ‘hastalıklar’, ‘tedavi yöntemleri ve aletleri’, ‘bilginler’, ‘ecza’, ‘su ve sağlık’, ‘müzik ile tedavi’, ‘renk ile tedavi’ gibi kısımlar bulunmaktadır.

Müze içerisinde sergilenen Selçuklu ve yakın dönemine eserlerinin yanı sıra, etkileşimli ve teknolojik görsellik içeren alanlar yer almaktadır. Böylece ziyaretçilerimiz; dinleyerek, deneyerek, uygulayarak ve teknolojik aletleri kullanarak Selçuklu Medeniyeti hakkında bilgiler almaktadır. Ayrıca çocukların müzeyi ve Selçuklu’yu sevmesi için çocuk odamızda çizgi filmler ve çeşitli oyunlar bulunmaktadır. Yine müze içerisinde çeşitli konser ve kültürel faaliyetlerin yapılacağı mekanlar bulunmaktadır.

Paylaşın

Kütahya: Tabip Yüzbaşı Hamdi Bey Anıtı

Tabip Yüzbaşı Hamdi Bey Anıtı; Kütahya’nın Gediz İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Tabip Yüzbaşı Hamdi Beyin şehit düştüğü olay, 30  Ağustos  1922  Kütahya – Afyonkarahisar  yolunun 10. km’sinde  yer  alan Porsuk Köprüsü civarında meydana gelmiştir.

İki ateş arasında kalan Tabip Yzb. Hamdi ve 158 er esir olmuş, sonra 53. Yunan Alay Komutanı tarafından şehit edilmişlerdir.

Kültür  ve  Turizm  Bakanlığının  katkıları  ile  Kütahya  Valiliği  ve  İl  Özel  İdaresi tarafından Gediz kavşağındaki tepe üzerine yaptırılmıştır. 30 Ağustos 2010 tarihinde açılmıştır.

Paylaşın

Kayseri: Ahi Evran Esnaf ve Sanatkarlar Müzesi

Ahi Evran Esnaf ve Sanatkarlar Müzesi; Kayseri’nin Melikgazi İlçesi, Tacettin Veli Mahallesi sınırları içerisinde yer alır.

13. Yüzyıl başalarında Horasan’dan Kayseri’ye gelen Ahi evran (1171-1262) Anadolu Türk insanının ekonomik, sosyal ve kültürel meseleleri ile ilgilenmiştir.

Esnaf ve Sanatkarları meslek ve ahlaki planda örgütleyip bir araya getirerek sosyal teşkiletlanmayı oluşturmuştur. Oluşan bu teşkilatlanma sistemi daha sonra ahilik adı altında devam etmiştir.

Ahi Evran Zaviyesi, Esnaf ve sanatkarlar Müzesi, Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmiştir.

Müzede Ahi Evran tarafından kullanılan deri terbiye taşının yanı sıra çeşitli mesleklere ait araç, gereçler ve mahalli eşyalar sergilenmektedir.

Paylaşın

Kütahya: Şehitler Anıtı Ve Parkı

Şehitler Anıtı Ve Parkı; Kütahya Hava Er Eğitim Tugayı karşısı çevre yolu üzerinde 65.000 m2 lik alan üzerine kurulmuştur. 

Şehitler Anıtı Ve Parkı’na şehir merkezinden kalkan belediye otobüsleri ile gidilebilmektedir.

Anıtın ana kaidesi 15 metre yükseklikte ve geleneksel Türk mimarisi tarzında yapılmıştır. Ana kaidenin sağ ve sol tarafında yurdumuzun 81 ilini temsil eden sütunlar mevcut olup, her biri üzerinde temsil ettikleri ilin adı yazılıdır.

Bu vatan için şahadet mertebesine ulaşmış bütün şehitlerimiz ve yaşayan gazilerimiz anısına yapılmış olan anıt park, 14 Ağustos 2003 tarihinde ziyarete açılmıştır.

 

Paylaşın

Kayseri: Etnoğrafya Müzesi (Güpgüpoğlu Konağı)

Etnoğrafya Müzesi (Güpgüpoğlu Konağı); Kayseri’nin Melikgazi İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, Tennuri Sokak üzerinde yer alır.

1969 yılında Arkeolojik eserlerin Gültepe Mahallesindeki yeni yapılan binaya taşınmasından sonra, Hunat Hatun Medresesinin, restorasyon çalışmaları tamamlanıp 06 Mart 1983 tarihinde Etnografya Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Daha sonra Bakanlık emirleri gereğince Medrese boşaltılarak Vakıflar Bölge Müdürlüğüne teslim edilmiştir.

Güpgüpoğlu Konağının doğusunda yer alan ve binaya sonradan ilave edilen Selamlık Bölümüne, Etnoğrafik eserler taşınmış, teşhir ve tanzim işlemleri tamamlandıktan sonra 18 Mayıs 1998 tarihinde Etnografya Müzesi ziyarete açılmıştır.

Müze, binanın ikinci katındadır ve taş basamaklı ahşap korkuluklu bir merdiven ile çıkılmaktadır. Odalar orta hol çevresinde düzenlenmiştir. Holün kuzeyinde yarı açık bir köşk vardır.

Holün doğusundaki büyük odada cam, çini, ahşap ve madeni eserler, ikinci odaya giriş koridorunda ateşli, kesici ve delici silahlar ile erkek kıyafetleri; ikinci küçük odada ise kadın süs eşyaları ile kadın kıyafetleri sergilenmektedir.

Holün güneyinde girişte yer alan büyük odada İslam Devletlerine ait sikkeler kronolojik bir sıra halinde, diğer küçük odada ise el yazma Kuran-ı Kerimler, yazı takımları ve icazetnameler yer almaktadır. Holün batısındaki büyük oda da bakır ev eşyaları, halı ve kilimler sergilenmektedir.

Yarı açık köşkte Türkmen Çadırı, Selçuklu ve Osmanlı Dönemine ait küpler; bahçede ise İslami mezar taşları ve taş tezyinat parçaları teşhir edilerek ziyarete sunulmuştur.

1983 tarihinde Hunat Hatun Medresesi’nde kurulmuş, 1997 yılında Cumhuriyet Mahallesi, Tennuri Sokağı’nda bulunan 1419-1497 tarihleri arasında yapılmış ve XVIII. Yüzyıla kadar yapımı devam eden Güpgüpoğlu Konağına taşınmıştır.

Konağın bir bölümü Osmanlı evlerini yansıtan düzende sergilenmiş, diğer bölümleri ise, Etnografya Müzesi olarak hizmet vermekte olup, Selçuklu ve Osmanlı Dönemine ait Türk İslam eserleri sergilenmektedir.

Etnografya Müzesi’nde; çini, ve seramikler, çeşitli silahlar, ahşap ve madeni eşyalar, yazma eserler, halı ve kilimler, kadın erkek kıyafetleri, takı ve süs eşyaları sergilenmektedir.

Güpgüpoğlu Konağı

Bina, 1976 yılında Kültür Bakanlığınca kamulaştırılmış ve Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescil edilmiştir. Daha sonra yapılan restorasyon çalışmalarından sonra konağın batı tarafı 18 Mayıs 1995 günü teşhir ve tanzimi yapılarak Müze-Ev olarak ziyarete açılmıştır.3 yıl sonra Bakanlık emirleri gereğince, daha önce Hunat Medresesinde bulunan Etnografya Müzesi 18 Mayıs 1998 tarihinde konağın doğu kısmı ikinci katına taşınarak hizmet vermeye başlamıştır.

Konak, Selamlık ve Haremlik olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır. Bugün girişte sağ tarafta bulunan Haremlik Bölümü Müze-Ev olarak, sol tarafta bulunan Selamlık Bölümü de Etnografya Müzesi olarak kullanılmaktadır.

Selamlık Bölümü: Haremlikten daha sonra yapılmıştır. Doğuda dış kale duvarlarına yaslanır ve iki katlı yoğun bir kitleye sahiptir. Alt katı hayvanlara ve onların yiyeceklerinin depolanmasına ayrılmıştır. Üst kat, dışarıdan çıkılan ağaç korkuluklu taş bir merdivenle ulaşılan bir orta hol çevresinde düzenlenmiştir.

Hol kuzey yanda yarı açık bir köşk, doğuda bir selamlık odası ve batıda bir kabul salonu ile çevrelenir. Bu odaların duvar ve tavanları ahşap süslemelerle kaplıdır. Üst katın güneyinde bir tokana, bir hizmetçi odası, bir servis holü ve kahve ocağı adı verilen bir mutfak vardır.

Haremlik Bölümü: Kayseri’nin diğer evlerinde de olduğu gibi haremlik bölümü üç ana mekândan oluşur. Bu kısımlar Sofa, Harem Odası ve Tokana’dır. (ana mutfak) Sofa; ana mekân düşünülerek, diğer odalar bunun çevresinde gelişmiştir. Sofanın doğusunda “Harem Odası”, batısında “Tokana” güneyinde büyük bir “Ambar ve Hizmetçi Odası” yer alır.

Tokananın kuzeyinde kadın konuklar için eve sonradan eklenen bir kabul (veya misafir) odası vardır. Misafir odasının batısında, kahve odası olarak adlandırılan bir mutfak ve ona bitişik bir açık köşk yer alır. Buradaki köşk, ahşap kolonlar üzerine yükselen ahşap bir çatıdan oluşur. Kolonlar ince uzun, tavan işlemelidir. Köşkün önünü, dekoratif taşlarla yapılmış bir havuz süsler. Avlu taş kaplıdır. Bunlardan başka haremlik bölümünde bir de hamam yer almaktadır.

Sofanın avluya bakan dış görünüşü diğerlerinden daha yüksektir ve Urfa-Diyarbakır-Mardin evlerini andırmaktadır. Sofa cephesi simetriktir; kapı ve pencereleri korniş şeklindeki kabartmalarla çerçevelere alınmıştır. Kapının iki yanında dekoratif birer girinti vardır. Kapı ve pencere kemerleri belki Mısır etkisiyle beyaz ve siyah taşların süs oluşturacak şekilde kullanılmasıyla yapılmıştır. Kapıda iki pencerelerde birer kemer kullanılmıştır. Pencere üstlerine ayrıca birer motifli beyaz taş yerleştirilmiştir.

Evin Tarihi: Evin eski orijinal bölümleri 1419 ile 1497 yılları arasında yapılmış, ekleme ve değişiklikler 18.yüzyıla kadar devam etmiştir.

Paylaşın

Kütahya: Gediz Abidesi

Gediz Abidesi; Kütahya’nın Gediz İlçesi, Abide Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Gediz-Uşak-Simav karayolu kavşağındadır.

Çevresi korkuluklarla çevrili yüksekçe bir podyum üzerinde 3 metre yüksekliğinde, iki cephesi Osmanlıca kitabe yazılı mermer bir anıttır.

Yunan ordusunun İzmir’e doğru ricatını keserek Uşak’ta teslim olmalarını mecbur eden Türk Süvari ordusunun bu civarda verdiği şehitler anısına dikilmiştir.

Abidenin bir yüzünde, 54 .cü Alay Süvari Çavuşu Amasra’nın Ara Nahiyesinden  İbrahim Musa, 5.ci Alay Süvari Neferi Muğla’ nın Kuyubağı Köyünden Mehmet Ömer, 2. ci Bataryadan Nefer Ladik’ li  Ömer Satılmış, 20.ci Alay Süvari Neferi Çankırı’ nın Çavuş Köyünden  İsmail Hüseyin  adlı şehitlerin isimleri yazılmaktadır.

Kurtuluş Savaşından sonra yapılan Abidenin 1995 yılında çevre düzenlemesi ve restorasyonu  yapılmıştır.

Paylaşın