Kütahya: Hıdırlık Mescidi

Hıdırlık Mescidi; Kütahya’nın Merkez İlçesi, Hamidiye Mahallesi, Üçler Sokak üzerinde yer almaktadır.

Hıdırlık Tepesi ‘nde, kaya üzerine oturtulmuş küçük bir mescittir. Hıdırlık’tan, Kütahya’nın her yeri görülebilmektedir.

Kare planlı, tek kubbeli olup, önünde geniş bir kemer biçiminde dar bir eyvanı vardır. Selçuklulardan kalma bir yapıdır.

Kitabesinden Anadolu Selçuklu emirlerinden İmadüttin Hezar Dinari tarafından 1243-1244 yıllarında yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Mescid 1980 yılında ressam ve neyzen Ahmet Yakupoğlu, 2004 yılında Vakıflar tarafından restore edilmiştir.

Kapı üzerindeki kitabesi şudur;

Fi eyyamı Devlet-es sultan – El azam zıllullah-u fil’alem

Gıyas-üd dünya veddin ebül’feth Keyhüsrev bin Keykubad aizzallah ensare

Emri bi imaret-il mescid-ül mübarek el-abdüzzayıf el-muhtaç ila rahmetillah-i Taalâ

Imadüttin Hezar-ı Dinari betarih sene ahada ve erbain vasittetni’e

 

Paylaşın

Yaşayan tarih ‘Kayseri Evleri’

Bölgenin belki en güzel mimari özelliklerini oluşturan Kayseri Evleri, günümüzden en çok 150 yıl öncesine kadar uzanmaktadır.

Kayseri’nin dörtbin yıllık geçmişinden günümüze kadar ve yaşayan tarih mirası Selçuklu hakimiyeti ve sonrasına aittir. Daha önceki dönemlerden, birincisi şehrin mekan değiştirmesi, ikincisinde savaş ve depremlerde büyük tahribatlar olması nedeniyle, dikkate değer yapı kalmamıştır.

Geleneksel Kayseri Evleri, girintili-çıkıntılı, dar ve çıkmaz sokaklar üzerinde sıralanmıştır. Evler tek katlı, iki veya üç katlı, bahçeli veya çıkmalıdır.

Kayseri Evleri basit bir plan şemasına sahiptir. Sofa adı verilen büyük oda, kapalı mekanların çekirdeğidir. Sofanın bir yanında harem (yatak odası), diğer yanında mutfak (tokana) bulunur.

Avlu evin önemli bir bölümüdür. Mutfak, kiler, tuvalet, ahır, samanlık gibi mekanların tümü avlu çevresindedir. Gündelik hayatın büyük bir bölümü burada geçtiği için Kayseri’de avluya “hayat” adı verilir.

Genellikle Kayseri Evlerinin iç bölümleri farklı özelliklere sahiptir. Odalar tamamen farklı hacimlerdedir. Her bir odanın iki,bazen üç yanında sedirler bulunur. Odaların duvarlarının ve tavanının tamamı veya bir kısmı işlemeli ağaçlarla kaplıdır. Evin en etkileyici odası “sofa” dır.

Bağ Evleri: Bağ evleri tek göz odadan ibaret olabileceği gibi, büyük konaklar ya da modern villalar şeklinde de olabilmektedir. Aynı zamanda büyük ölçüde yöre mimarisinin özelliklerini de taşımaktadır.

Geleneksel tarzda yapılan bağ evleri, sahiplerinin maddi durumlarına göre farlılıklar göstermekle birlikte, hemen tümünde ortak yanlar bulunmaktadır. Kayseri şehrinde yaşayan insanlar için bağ evi yaşantısı büyük önem taşımaktadır.

Paylaşın

Kütahya: Germiyan Sokağı

19 yy. sivil mimarlık örneklerinden olan ve konut mimarisi bakımından Anadolu’nun ahşap mimari özelliklerini taşıyan Kütahya evleri, aslına uygun olarak hala yaşamaktadır.

Kendine özgü iki ve üç katlı mimarileri, ahşap payandalı çıkmaları,pencere düzeni vegeniş saçakları ile eski konak kültürünün en güzel örneklerini bugüne taşımaktadır.

Giriş katları mutfak, kiler, depo ve tarım araçları için taşlık olarak düzenlenmiş, oturma, yatma, yeme, içme ve yıkanma odaları üst katlara yapılmıştır.

Giriş kapılarıatların geçmesine imkan verecek ölçüde büyük tutulmuştur.Pencereler az sayıda ve küçük ebatlıdır. Kütahya evlerinde çıkma, mimari üslubun en önemli öğesidir.

Sokaklar çok dar olsa bile saçaklar birbirine değercesine çıkmalar yapılmıştır. Karakteristik Kütahya evi genellikle büyüktür.

Dış renklerde yüzey beyaz, kirli sarı, çivit mavisi veya aşı boyası renginde boyanmış, geren(toprak) sıvalıdır. Germiyan ve Ahierbasan Sokaklarında sokak boyunca sıralanan bu evleri görmek mümkündür.

 

Paylaşın

Kütahya: Frig Vadisi

Hititlerden sonra Demir Çağı’nda Anadolu’daki egemen güçlerden biri olan Friglerin 11. yüzyılın ortalarında Boğazlar üzerinden Anadolu’ya geldikleri sanılmaktadır.

M.Ö. 8. yüzyılın ortalarında merkezi Ankara yakınlarındaki Gordion (Yassıhöyük-Polatlı) olan bir krallık kurmuşlardır. Burada yapılan kazılarda Frig uygarlığına ait pekçok bilgi ve bulgu elde edilmiştir. Seramikte kendilerine özgü bir üslup geliştirmişlerdir. Geometrik desen ve stilize hayvan motifleri ile süslü bu eserler daha sonraki bir çok kültüre de örnek olmuştur.

Özellikle tahta ve maden işçiliğinde ustalaşmışlardır. Tapınak yapılarının da dış cephelerinin, renkli kabartmalarla süslü seramik levhalarla kaplandığı anlaşılmıştır. Frig tapınak mimarisini yansıtan Kaya Anıtları onlardan günümüze ulaşan en önemli eserlerdir. Bu eserleri toplu halde Afyon ve Eskişehir arasındaki platoda görmek mümkündür. Frigler flüt, simbal gibi müzik aletlerinin de bulucusudurlar.

Günümüzde batı müziğinin pek çok eseri “Frig Gamı” ile yapılmaktadır. Ayrıca çocukların ilgiyle izledikleri hayvan hikayelerinin bir kısmı da onlardan kalmıştır. Kökeni ve nasıl geliştiği bilinmeyen ve halen tam olarak anlaşılamamış kendilerine özgü bir yazı sistemleri vardır.

M.Ö. 7. yüzyılın başlarında Kafkaslar’dan gelen Kimmerler’in saldırıları sırasında Gordion’un yıkıldığı ve yağmalandığı bu acıya dayanamayan Kral Midas’ın öküz kanı içerek yaşamına son verdiği antik Yunan kaynaklarında bahsedilmektedir. Frigler Batı kaynaklarında daha çok efsanevi kralları Midas ile ilgili öykülerle tanınır.

Frig Vadisinin Kütahya’da kalan bölümü İl sınırları içerisinde, merkeze 3 km.uzaklıktaki Yeni Bosna köyünden başlayıp, Kütahya’ ya 55 km. uzaklıktaki Ovacık köyüne kadar, ilin doğusu boyunca uzanan alanı; Sabuncupınar, Söğüt, İnli, Sökmen, Fındık ve İncik mağaralarının bulunduğu kuzey bölüm ile daha güneydeki Ovacık köyü, İnlice Mahallesi ve çevresini kapsar.

 

Paylaşın

Kayseri: Atatürk Evi

Atatürk Evi; Kayseri’nin Melikgazi İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Müzede, (41) adet envanterIik eser sergilenmektedir.

Raşit Ağa Konağı olarak bilinen ev XIX. Yüzyılda yapılmış Geç Osmanlı Dönemine ait eski bir Türk evidir.

13.04.1969 tarihinde tescil edilen ve 1978 yılında da Kültür Bakanlığı’nca kamulaştırılan konak, yapılan restorasyon çalışmalarının ardından 1983 yılında “Atatürk Evi” olarak ziyarete açılmıştır.

Konağın ikinci katı yeniden düzenlenerek 19 Aralık 1998 tarihinden bu yana  “Atatürk Müzesi” olarak hizmet vermeye başlamıştır.

Aynı zamanda konağın birinci katında Kayseri Devlet Güzel Sanatlar Galerisi idari büroları ile hizmetlerini sürdürmekte olup, zemin katında ise sergi salonu yer almaktadır.

Konak, kültürel öneminin yanı sıra, Mustafa Kemal Atatürk’ün ağırlanması bakımından tarihi öneme sahip bulunmaktadır.

19 Aralık 1919 tarihinde Mustafa Kemal Heyet-i Temsiliye adına Kayseri’ye ilk gelişlerinde bu konakta iki gece misafir kalmıştır.

Paylaşın

Kütahya: Dönenler Camii

Dönenler Camii; Kütahya’nın Merkez İlçesi, Börekçiler Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulu Camii yakınındadır.

14 y.y. da Mevlevihanenin semahanesi olarak inşa edilmiştir. Erken dönem Anadolu Türk mimarisinin özgün örneklerinden olan Kütahya’ nın bu ilk Mevlevihanesi iki kez onarım görmüş ve günümüze semahane ile derviş hücreleri kalmıştır.

Bugün cami olarak kullanılan yapı, kareye yakın dörtgen planlı, sekizgen kasnaklıdır. Yapının bitişiğinde ‘‘Kütahya’nın Selçuklu Dönemi Fatihi’’ olarak bilinen İmadüttin Hezar Dinari tarafından yaptırılan mescid Mevlana’nın torunu Ergun Çelebi’ nin buraya defnedilmesi ile Mevlevihanenin türbesi haline gelmiştir.

Semahanenin duvarındaki kitabeden, 1227 H.-1812 M. ve 1257 H.-1841 M. yıllarında tamir gördüğü anlaşılmaktadır. Semahaneye daha sonraki bir tamiratta mihrap ilave edilerek cami haline getirilmiştir. Halk arasında Dönenler Camii olarak bilinir. Caminin giriş kapısı üzerinde XIX yy. a ait çini kitabe vardır.

Kitabede ‘‘Ya Hazreti Ergun’’yazılıdır. Mevlana’ nın oğlu Sultan Veled Kütahya için şu beyiti söylemiştir.

“Kütahya’da bir ay kalana ne mutlu, İki ay kalacak olursanız, daha fazla müstefid ve münfeyiz olursunuz. Kütahya kusursuz bir güzeldir. Böyle kusursuz güzele zeval olur mu? Ya rab, bu memlekete kaza bela verme, Cennet, Kütahya’nın ya altındadır ya üstünde, Feda olsun Lahor, Keşmir, Tebriz Kütahya’ya”

Paylaşın

Kayseri: Milli Mücadele Müzesi

Milli Mücadele Müzesi; Kayseri’nin Melikgazi İlçesi, Tacettin Veli Mahallesi, İnönü Bulvarı üzerinde yer alır.

1893 yılında Kurşunlu Camii civarındaki Seyfullah Efendi Konağı’nda “Derece-i Ula Mekteb-i Mülkiye İdadisi” adıyla hizmete girdi. Üç yıl rüştüye, 2 yıl idadi olmak üzere 5 yıl süreli bir okuldu. Öğrenci sayısının artması üzerine neo-klasik üsluptaki mevcut okul binasının temeli 1903’te atıldı; önce birinci kat tamamlandı.

1915 yılında “Sultani”’ye dönüştürüldü. İkinci katının inşası 1916’da tamamlandı. Kurulduğu günden itibaren, Ermeni ve Rumlara yönelik kurulmuş olan Talas Amerikan Okulu ile rekabet etti. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı okulun öğrenci sayısının azalmasına neden oldu.1921 yılında okul Ankara Sultanisi ile birleştirilip 12 yıllık tam teşkilâtı yatılı sultanî durumuna getirildi.

İstiklal Savaşı devam ederken 24 Temmuz 1921’de TBMM’nin hükümet merkezini Kayseri’ye taşıma kararı vermesi üzerine lise binası TBMM toplantıları için hazır hale getirildi. Ancak Sakarya Savaşı’nın kazanılması üzerine hükümetin Kayseri’ye taşınması kararından vazgeçildi.

1923 yılında okulun adı “Sultani”den “Lise”ye dönüştürüldü. 14 Ekim 1924’te Mustafa Kemal Paşa, eşi Latife Hanım ile birlikte çıktığı yurt gezisinde Kayseri’yi ziyareti sırasında Kayseri Lisesi’ni de ziyaret etti. Okulun öğrencisi Behçet Kemal’in yaptığı konuşma ile açılan törende Mustafa Kemal’i çok duygulandıran bir müsamere sergilendi. Mustafa Kemal Paşa, memnuniyetinin ifadesi olarak okula bir yağlıboya tablosunu hediye etti.

Okul, 1935-1936 ders yılında kız ortaokulu ile birleştirildi. 1959 yılında bünyesinde bir Akşam Lisesi açıldı; 1982’de Akşam Lisesi kapatıldı. 1994-1995 öğretim yılında bünyesinde “Yabancı Dil Ağırlıklı” bölüm açıldı. 2005-2006 yılında “Anadolu Lisesi” haline geldi.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında yapılan protokol neticesinde 02.05.2016 tarihinden itibaren Milli Mücadele Müzesi olarak halkımızın ziyaretine açılmıştır.

Paylaşın

Kütahya: Çinili Camii

Çinili Camii; Kütahya’nın Merkez İlçesi, Maltepe Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İl Merkezinden 10 numaralı otobüsle ulaşım mümkündür.

Ressam ve Neyzen Ahmet Yakupoğlu tarafından 1973 yılında yaptırılmıştır. Yapı tarzı ve süsleme üslubuyla Orta Asya Türk mimarisinden bir esintiyi yansıtır.

Sekizgen iki katlı ve tek kubbeli olan yapının içi kalem işi süslemelerle, dışı ise özel üretim mavi Kütahya çinileriyle süslenmiştir. Türk motiflerinin kullanıldığı süslemeleri ve mimarisiyle özgün bir örnektir.

Paylaşın

Kayseri: Kent ve Mimar Sinan Müzesi

Kent ve Mimar Sinan Müzesi; Kayseri’nin Kocasinan İlçesi, Sümer Mahallesi, Erkilet Bulvarı üzerinde yer alır.

Dijital bir müze ve bilgi merkezi olan Kent ve Mimarsinan Müzesi, özelliği bakımından dünyada sınırlı sayıdadır, Türkiye’de ise ilk olarak Kayseri’de kurulmuştur. Hayırsever işadamı Kadir Has’ın katkılarıyla Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılmıştır.

Tesis 6 katlıdır. Giriş kat Kent Müzesi, birinci kat Mimarsinan Müzesidir. Üst katlarda lokanta, kafe, seyir terası gibi bölümler bulunmaktadır. Kent hakkında bilgi almak isteyenlerin bilgilendirilmesi, Kayseri doğumu dünyaca ünlü mimar Mimarsinan’ın ve yapıtlarının tanıtılması amaçlanmaktadır.

Kent müzesi bölümü 400 m² ’lik bir alanda kurulmuştur. Video prodüksiyonlar, dokunmatik kiosklar ve 5 m. Çapındaki Kayseri şehir maketi ile kentin tanıtımı yapılmaktadır. Kent ve Mimarsinan Müzesi’nde haftanın 7 günü ziyaretçi kabul edilmektedir ve giriş ücretsizdir.

Müzeye gelen ziyaretçinin giriş bankosunda giriş kaydı “Müze Giriş Kontrol Sistemi” programı ile yapıldıktan sonra, isteğe göre Türkçe veya İngilizce ses cihazı ve kulaklık verilmektedir. 82 ekran monitörlerde, 12 ayrı bölümde 6’şar dakikalık video prodüksiyonları, tercihinize göre Türkçe veya İngilizce olarak kulaklıklardan dinleyebilirsiniz.

Ziyaretçi hangi monitörün önünde ise, o sunuma ait sesi duymaktadır. Monitorlerdeki sunuların sesleri “Müze Seslendirme Sistemi” ile gerçekleşmektedir. Kayseri bilgi kiosku, kent hakkında detaylı bilgiler içermektedir. Ekrana dokunarak bilgilere ulaşabilir ve bu bilgileri yazdırabilirsiniz.

Kent Müzesi’nin ortasında 5 m. Çapında Kayseri Kent Maketi yer almaktadır.Maketin dış kenarına 3 adet dokunmatik kiosk yerleştirilmiştir. Maket Kayseri kent merkezinin mevcut yapılarını göstermektedir. Önemli yerler farklı renkte yapılmıştır.

Bu kiosklarda “Kent Rehberi” programı çalışmaktadır. Ziyaretçiler sadece ekrana dokunarak Kayseri ile ilgili öğrenek istediği rehber ve tanıtım bilgisini Türkçe ve İngilizce olarak alabilmektedir. Kent rehberi kioskunda; Belediyemiz, Harita, Resmi Kurumlar, Kültür, Sağlık, Eğitim, Ulaşım, Ekonomi, Konaklama, İlçeler ve Spor gibi konular bulunmaktadır.

Kent rehberi kioskunda şehirdeki otel veya diğer önemli yerler hakkında bilgi alıp harita üzerinde yenini görebilirsiniz. Uydu fotoğrafı üzerinden ulaşım yollarını öğrenebilirsiniz. Kayseri plan ve uydu haritası üzerinde inceleme yapabilirsiniz. Binlerce firmanın adresini öğrenebilirsiniz.

Mimarsinan Müzesi bölümü birinci katta bulunmaktadır. Burada da Maketler, Plazma Ekranlar, Projeksiyon Gösterisi, Mimarsinan Bilgi Kiosku ve Video Prodüksiyonlar vardır. İki ayrı plazma ekranda Mimarsinan ile ilgili belgesel filmler sunulmaktadır. Projeksiyon cihazı ile slayt gösterimi yapılmaktadır.

Kent Müzesi’nde olduğu gibi Mimarsinan Müzesi’nde de 82 ekran monitörlerle 6 dakikalık video prodüksiyonlar 6 ayrı bölümde sunulmaktadır.

Paylaşın

Kütahya: Alaaddin Keykubat Camii

Alaaddin Keykubat Cami; Kütahya’nın Merkez İlçesi, Yoncalı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Selçuklu sultanlarından 1. Alaaddin Keykubat adına, 1233 yılında Kütahya’da yaptırılan cami ve hamam, aradan geçen yaklaşık 8 asıra karşın, dimdik ayakta duruyor.

Sultan 1. Alaaddin Keykubat döneminde, sarayın ileri gelenlerinden Gülümser Hatun, hastalığına şifa bulduğu Kütahya’nın Yoncalı Mahallesi’nde bir cami ve hamam yaptırdı. 1. Alaaddin Keykubat Camisi ve Hamamı zaman zaman restorasyon geçirse de yaklaşık 8 asırdır kentteki varlığını sürdürüyor.

“Bir rivayete göre ‘Gülmüş Hatun’ olarak da ifade edilen Gülümser Hatun buraya gelmiş ve burada hastalığına şifa bulmuş. Bu önemli mekana da bir cami ve hamam yaptırılmasına önayak olmuştur. Selçuklular’dan kalan bu eser, bugüne kadar pek çok restorasyon geçirmiştir ama asırlar boyunca burada dimdik ayaktadır.”

Paylaşın