Yalova: Çınarcık-Teşvikiye Antik Su Sistemi

Antik Su Sistemi; Yalova’nın Çınarcık İlçesi, Kemertepe Mevkii’nden Teşvikiye İlçesi, Güngörmezler Mevkii arasında yer almaktadır.

Kanal ve kemerlerden oluşan su sistemi. Başlangıç kısmı, kaya içindeki doğal bir kovuğun insan eliyle oyularak ve harçlı moloz taş duvar örgüsüyle şekillendirilerek oluşturulmuş bir kaptajdır.

Bu bölümden sonra Teşvikiye Deresinin doğusunda yer alan tepelerin yamaçları boyunca yaklaşık olarak Çınarcık Belediye sınırına kadar uzanan 7 km. uzunluğundaki kanal güney-kuzey doğrultusunda yaklaşık 150 m. kotundan 50 m. kotuna doğru hafif bir eğimle alçalmaktadır.

Üst kısmı tonozlu olan kanalın yüksekliği 1.80 m. – 2.00 m. genişliği 1.00 – 1.20 m. olup moloz taştan kireç harcı kullanılarak inşa edilmiştir. Hat boyunca havalandırma bacaları ve dinlendirme havuzları yer almaktadır. Kanalın önemli kısmı toprak altında olup bazı bölümler yüzeyde takip edilmektedir.

Çınarcık Belediyesi mücavir alanındaki bölümde Kemertepe doğrultusunda yaklaşık 200 m. bölümü izlenebilen  Akuadükt kalıntısı bulunmaktadır. Yaklaşık 5 m. genişliğinde ve 5 m. yüksekliğinde olan kemerlerden 2-3 tanesi halen ayakta olup toplam 5 veya 6 adet olduğu tahmin edilmektedir.

Bu alanda yakın dönemde oluşturulan toprak yol ile bir kısmı tahrip olmuşlarsa da yüzeyde kemer ayaklarının izleri görülmektedir. Tuğla ve moloz taştan almaşık teknikte inşa edilen kemerlerin üst bölümünde su kanalı halen iyi korunmuş vaziyettedir.

Kemertepe‘ nin kuzeyindeki kıyı bölgesinde bugün Paşa Limanı olarak adlandırılan bölgedeki orta veya büyük ölçekli bir antik yerleşimin su ihtiyacını karşıladığı düşünülmektedir.

(Görseller: farkyalovada.com, nereye.com.tr)

Paylaşın

Yalova: Yürüyen Köşk

Yürüyen Köşk; Yalova’nın Merkez İlçesi, İsmet Paşa Mahallesi, Sahil Yürüyüş Yolu üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Yürüyen Köşk “Atatürk Köşkü”; Gayrimenkul Eski Eserler Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 12.07.1980 tarih ve 12238 sayılı kararı ile tescil edilmiştir.

Köşk kare planlı, ahşap karkas bir yapıdır. Etrafı sütunlarla çevrilidir. Giriş kapısı doğuda bulunan köşkün giriş katında küçük bir oda, oturma odası, tuvalet-duş ve kristal camlarla kaplı deniz manzaralı toplantı salonu bulunmaktadır.

Giriş kapısının sağından ahşap merdivenlerle çıkılan üst katta küçük bir sofaya açılan dinlenme odası, yatak odası, tuvalet- banyo mevcut olup, kuzey yönünde kısa bir koridorun sonunda terasa çıkan bir kapı bulunmaktadır. Köşkte Atatürk’ ün isteğiyle mutfak yapılmamıştır.

Atatürk, 1930 yılında bir gün köşke gitmiştir. Çalışanlar çınar ağacının dalının köşkün çatısına vurduğunu, çatı ve duvarlara zarar verdiğini söyleyerek, çınarın köşke doğru uzanan dalını kesmek için izin istemişlerdir.

Atatürk ise çınar ağacının dalının kesilmesi yerine, binanın tramvay rayları üzerinde biraz ileriye alınmasını emretmiştir. Böylelikle ağaca zarar verilmemiş yapı 4. 80 m. kaydırılmıştır. Bu olaydan ötürü Yürüyen Köşk ismini almıştır.

 

Paylaşın

Yalova: Kabaklı (Muratağa) Camii

Kabaklı (Muratağa) Camii; Yalova’nın Çiftlikköy İlçesi, Kabaklı Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe Merkezi’nden Kabaklı Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Kabaklı (Muratağa) Camii; Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu tarafından 28.06.2001 tarih ve 8544 sayılı kararı ile tescil edilmiştir.

Cami, kargir teknikte inşaa edilmiştir. Yapı kiremit çatıyla örtülmüş olup, dış cephesi mozaik sıvalıdır. Kuzey batı köşesinde kesme taştan örülü minaresi bulunmaktadır. Cami girişine sonradan konulan kitabede 1897 tarihi okunmaktadır.

Dikdörtgen planlı olan caminin mihrap ve minberi geometrik ve bitkisel bezemeli çini plakalarla kaplanmıştır. Mihrap ve minberin daha önceleri mermer olduğu bilinmektedir. Mihrapta yazı kuşakları mevcuttur. Ahşap tavanlıdır. Son cemaat yeri camiye sonradan eklenmiştir.

Paylaşın

Yalova: Kara Kilise

Kara Kilise; Yalova’nın Çiftlikköy İlçesi, Sahil Mahallesi, Akasya Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Kara Kilise’nin İS. 6’cı y.y. da hamam, 8–9 uncu y.y. da kilise olarak kullanıldığını ileri sürmektedir. Yine bazı kaynaklarda; Kara Kilisenin, Roma dönemine ait bir su mimarisi olduğu, Bizans döneminde kilise haline getirildiği, her ne kadar dört köşede kapalı birer mekan halinde bulunan exedraları ile Bizans mimarisinin çok kullanılan bir tipi olan Kapalı Yunan Haçı Planı gösteriyorsa da, bir apsisin bulunması ile dikkat çektiği belirtilmektedir.

Normal kiliselerin yönlerinden farklı olarak, kuzey-güney ekseninde uzanan Kara Kilise’nin: kuzey-güney doğrultusunda uzunluğu 13 m. doğu-batı doğrultusunda uzunluğu 10 m.dir. Eksen kalınlığı ise 5.50 m.dir. Görüldüğü gibi, haç şeklindeki yapının kuzey-güney doğrultusu, doğu batı doğrultusundan uzundur. Buradan yaklaşımla Latin haçı görünümüne daha yakın olduğu söylenebilir.

Haçın doğu ve batı kollarının güneyinde, birer köşe odacıkları vardır. Doğudaki odacığın doğuya, haçın doğu koluna ve naosa açılan üç kapısı vardır. Batıdaki odacığın ise batıya ve haçın batı koluna açılan kapıları bulunmaktadır. Sanat tarihçileri, doğudaki odacığın, dışarıya açıklığı olması nedeniyle papazların ayine hazırlanması, cin çıkarma ve kutsal yağın sürülmesi gibi amaçlarla kullanıldığını, batıdaki odacık ise, bir takım kutsal eşyaları muhafaza etmek maksadıyla kullanıldığını düşünmektedirler.

Haçın doğu, batı ve kuzey kollarının uçları açıktır. Kuzey kolu ekseninin her iki yanında da, çıkış açıklığı vardır. 5.50 m. çapındaki kubbe, 8 pencereli bir kasnak üzerinde yer almaktadır. Ancak kubbenin üst kısmı tamamen açıktır. Hemen hemen Kara Kilise’nin de içinde bulunduğu alan, Bizans döneminde Pylai olarak tanınan bir yerleşim yeriydi.

Sahilde, dönemin ileri gelenlerinin yazlık sarayları vardı. Varlığı İS.4. y.y.dan beri bilinen Pylai, en güzel günlerini 11 ve 12 . y.y.da yaşamıştı. Sahilde antik bir liman, bazı su kemeri parçaları ve kalıntıları görülmektedir. Kara Kilise civarında çok sayıda stel çıkarılmış olup, bunların bir kısmı İstanbul Arkeolojisi Müzesi’nde teşhir edilmektedir.

Paylaşın

Yalova: Gacık Hamamı

Gacık Hamamı; Yalova’nın Çiftlikköy İlçesi, Gacık Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe Merkezi’nden Gacık Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Hamam; İstanbul II Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 14.04.1992 tarih ve 2845 sayılı kararı ile tescil edilmiştir.

Yapı tek katlı kargirdir. iki bölümden meydana gelen hamama giriş bölümündeki küçük odadan geçilmektedir. Mekanlarda üçer kurna vardır. Kubbeler dışarıdan sekizgen kasnağa oturur. Üst örtünün, ortasında birer fener (aydınlatma penceresi) bulunur.

İçte kubbe şeklindeki örtünün kasnak kısımları sivri kemerlerle süslenmiş ve pandantiflerde sivri kemer içi yarım kubbeler yer almıştır. Yapının restorasyonu için çalışmalar başlatılmış olup, projesinin hazırlanarak kurul onayına sunulması sürecindedir.

Paylaşın

Yalova: Şenköy Kilisesi

Şenköy Kilisesi; Yalova’nın Çınarcık İlçesi, Şenköy Köyü, Engere Mevkii’nde yer almaktadır. İlçe Merkezi’nden Şenköy Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Kilise; İstanbul II Nolu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından 19.6.1997 tarih ve 4519 sayılı kararı ile tescil edilmiştir.

Şenköy’de denize karşı yüksek bir tepeye kurulmuştur. Yapılan incelemede 116 parselin denize uzanan engebeli bir arazi olduğu, kilise olarak adlandırılan kalıntıların ise parselin denize doğru çıkıntı yapan uç kesiminde yer aldığı görülmüştür.

Günümüze yalnızca batı duvarına ait bazı temel izleri kalan yapının niteliği hakkında herhangi bir fikir edinilememiştir.

Mevcut olan duvarlarından kilisede tuğla, yerel taş ve horasan harcı kullanıldığı görülmektedir. Bitki örtüsü yapının üzerini büyük ölçüde kaplamıştır. Yapı geniş bir alana yayılmıştır. Bütünlük göstermez, harap durumdadır.

Paylaşın

Yalova: Hersek Çeşmesi

Hersek Çeşmesi; Yalova’nın Altınova İlçesi, Hersek Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Altınova İlçe Merkezi’nden Hersek Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Çeşme; Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu tarafından 18.03.1989 tarih ve 451 sayılı kararı ile tescil edilmiştir.

Güneydoğu-Kuzeybatı yönünde, dikdörtgen planlıdır. Bir sıra taş iki sıra ince tuğla sırasıyla örülmüştür. Üzeri beşik tonoz şeklinde olan çeşme, kiremit örtülüdür. Cephesi kemer şeklindedir.

Eski bir yerleşim özelliğine sahip olan Hersek Köyü, önceleri kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmiyor.

2005 dekarı sulu olmak üzere toplam 5005 dekarlık tarım arazisine sahip olan Hersek, Altınova Deltasının deniz ile birleştiği alan üzerinde kurulmuş olup, kendi adını aldığı 1 km2 lik gölü vardır.

Paylaşın

Yalova: Hersekzade Ahmet Paşa Hamamı

Hersekzade Ahmet Paşa Hamamı; Yalova’nın Altınova İlçesi, Hersek Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Altınova İlçe Merkezi’nden Hersek Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Hersekzade Ahmet Paşa Hamamı; Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu tarafından 18.03.1989 tarih ve 451 sayılı kararı ile tescil edilmiştir.

Hersekzade Ahmet Paşa hamamı, aynı isimle anılan caminin güney doğusunda yer almaktadır. Ana kapı doğudadır. Giriş uzun dikdörtgen bir soğukluk bölümüne açılmaktadır. Buradan kuzeydeki kubbeli mekana, kuzeydeki kubbeli mekandan güneydeki kubbeli mekana birer kapıyla geçilmektedir.

Sıvalar çok tahrip olmuştur. Taban dipleri defineciler tarafından yer, yer kazılmıştır. Güneydeki kubbeli mekanın arkasında yer alan ateşlik kısmı tahribata uğramıştır. Harap durumda küçük bir hamamdır.

Eski bir yerleşim özelliğine sahip olan Hersek Köyü, önceleri kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmiyor. 2005 dekarı sulu olmak üzere toplam 5005 dekarlık tarım arazisine sahip olan Hersek, Altınova Deltasının deniz ile birleştiği alan üzerinde kurulmuş olup, kendi adını aldığı 1 km2 lik gölü vardır.

 

Paylaşın

Yalova: Çoban Kalesi

Çoban Kalesi; Yalova’nın Altınova İlçesi,  Soğuksu (Ayazma) Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe Merkezi’nden Soğuksu Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Çoban Kalesi; I. Grup korunması gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı olarak Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 04.04.2004 tarih ve 10273 sayılı kararı ile tescil edilmiştir.

Kale, 150 rakımlı bir tepenin zirvesinde, 150 x 120 metre ebadında bir alanı işgal eder. Bir görüşe göre, belirlenemeyen bir tarihte Cenevizliler tarafından yapıldığı ileri sürülmektedir. Clive Foss (İngiliz Arkeoloji Enstitüsü Araştırmacı) ise, İmparator Alexius tarafından 1087 yapıldığı ileri sürer.

Prof. Dr. Halil İnalcık, “Çobanlar buraya sürüleriyle dinlemek için geldiklerinden, adı Çoban Kale olmuştur. Koyun Hisarı, Osmanlı geleneğinde bu bağlantı içinde, bizim Çoban Kalesi olmalıdır. ….İmparator Manuel Komnenos (1143–1180) , Pylai Kalesi’ni ve surlarını inşa ettirdi. Kıyı ovasına uzanan vadideki bizim Çoban Kale ya da Koyun Hisarı, bu yeni inşa edilen ya da onarılan kalelerden biri olmalıdır.” der.

Çoban Kalesi batı yönünden çıkılması kolay, diğer yönlerden çıkılması zordur. Güneyden gelen Karadere, Çoban Kalesinin güneyi, doğusu ve kuzeyini kuşattıktan sonra dönerek kuzeye doğru akar ve doğal bir set yapar. Bu durumda kalenin kapısı Batı’da olmalıdır. Çoban Kale stratejik bir konumdadır.

Gerek Roma, Doğu Roma (Bizans) , gerek Osmanlı döneminde, İstanbul’dan başlayıp Anadolu içlerine giden en önemli yolun hemen kenarında, yolu kontrol eden hakim bir noktadadır. Kısacası Çoban Kalesi, savunma yönü de göz önüne alınarak, önemli bir kontrol ve güvenlik kalesidir. Türkler’in batıdan gelecek tehditlere karşı, Çoban Kalesini yaptırdıkları da düşünülebilir.

Paylaşın

Yalova: Termal, Atatürk Köşkü

Atatürk Köşkü; Yalova’nın Termal İlçesi, Gökçedere Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Atatürk Köşkü; Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 15.5.1983 tarih ve 14971 sayılı kararla Korunması Gerekli Kültür Varlığı olarak tescil edilmiştir. Atatürk Köşkü, TBMM Milli Saraylara bağlı olarak hizmet vermektedir.

Bina kargirdir ve arazinin eğimine uygun olarak inşa edilmiştir. Kuzey- güney doğrultusunda uzunlamasına dikdörtgen bir alanın üzerine yerleştirilmiştir. Yapı kırma çatıyla örtülüdür. Doğu cephesinde zemin kata teras, birinci kata “ L” biçimli bir balkon yerleştirilmiştir. Güney cephesinin güneydoğu köşesine giriş verilmiştir. Burası gömme balkon içine alınmıştır. Güneybatı köşesi pahlanmıştır.

Batı cephesi olan giriş cephesine, çok sayıda pencere açılmıştır. İçeriye altı basamaklı bir merdivenle girilir. Buradan büyük bir orta sofaya geçilir. Bu bölüm “Şeref salonu” olarak adlandırılır. Salonun kuzey bölümünde toplantı ve yemek odasına geçilir. Terastan, toplantı ve yemek salonuna birer kapıyla girilebilen, binanın kuzey cephesinde küçük bir çalışma odası yer alır. Zemin katta Makbule Hanım’ın odası, Hizmetlilerin odası, bir oturma odası ve banyo bulunmaktadır.

Üst kat orta sofa, giriş bölümünün üstündeki kahvaltıların yapıldığı çinili balkona açılmaktadır. Çinili balkonun sağında bir banyo yer alır. Koridor başlangıcında ilk olarak Prof. Dr. Afet İnan‘ın odası bulunmaktadır. Buradan birbirine bağlı olan iki ayrı dinlenme odasına girilmektedir. Dinlenme odasının sonuncusu Atatürk’ün çalışma odasına bir kapıyla açılır. Çalışma odası da Atatürk’ün yatak odasıyla bağlantılıdır. Her iki odanın önünde “L” biçimli birer balkon bulunmaktadır. Yatak odasının açıldığı banyo orijinal armatürlere sahiptir.

Orta salonun sağ yanında kalan bölüm, misafirlere ayrılan odaları kapsamaktadır. Banyonun yanındaki ilk oda, misafir yatak odasıdır. Bu oda ve Atatürk’ün banyosu, içeriye çekilmiş bir balkona açılmaktadır. Koridorun üstünde bulunan yan yana iki yatak odasından soldaki Atatürk’ ün manevi kızı Sabiha Gökçen’e, sağdaki oda ise Zehra Hanım’a aittir. Bu odanın bitişiğinde bir banyo ve hizmetlilere ait birer oda yer almaktadır.

Yapının dış cephesinde herhangi bir süsleme öğesine rastlanmaz. Giriş cephesi Art- Deco özelliklerine sahiptir. İç mekânda tavandaki alçı süslemeler ve mobilyalarda geç rokoko ve ampir üslup izlenir. Binanın iç dekorasyonunda yer alan mobilyalar Dolmabahçe Sarayı’ndan getirilmiştir.

Mimarı Prof.S.Hakkı Eldem’dir. Köşk’te ilk yabancı devlet adamı olarak İran Şahı ağırlanmıştır. Köşk tamamen ahşaptan yapılmış olup, iki katlıdır. Üç şeref salonu ve onbir odası vardır. Dönemin kullanılan eşyası ile birlikte korunan Köşk müze olarak halka açıktır.

Çok partili sisteme geçiş, Yerli Malı Haftası, Türk Tarih ve Dil Kurumlarının kurulması, Kuran’ı-Kerim’in Türkçeleştirilmesi çalışmaları gibi zamanın birçok önemli kararları burada alınmıştır. Köşk’te bulunan bazı eşyalar ve özellikleri; Kurşunlu banyo ve kadınlar tablosu (Nurettin Niyazi 1930) Bir dağ yamacı ve bazı hayvanları temsil eden bir resim (Ayvazoski–1875). Halılar: İran, Hereke. Vazolar: Yıldız porselen, Fransa, Japon ve Çin, ayrıca bir tanesi Mısır yapımın Hiyeroğlif yazılarla süslü pirinç ve abanoz ağacından yapılmış.

Karyolalar: Pirinç yatak odası takımı, Fransız lake sandalyeler ceylan derisi ile kaplanmıştır. Radyo: Alman (RCA) marka. Piyano: Wilheelm Spaethe (Gera) Anneannesinden kalan kanaviçeli seccade. Masa: iki tarafı da eşit yapılmış, her iki tarafa kullanılıyor, İngiliz yapımı demir aksamları, yaldız altından kaplama. Dosya Dolabı: Kaplama, gül ağacı, demir aksamları yaldız altın. İran Şahı’nın hediyesi saat, şamdan altın, yaldız kaplama.

Paylaşın