Aydın: Afrodisias Antik Kenti

Afrodisias Antik Kenti; Aydın’ın Karacasu İlçesi, Geyre Mevkii’nde yer almaktadır. Antik Kentte turlar veya özel araçla ulaşım mümkündür. Adını aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite’den alan Aphrodisias özellikle Roma çağında Aphrodithe tapınımı ile ünlenmiş antik bir kent olup, günümüzde de çok iyi korunmuş anıt yapıları ile Türkiye’nin en önemli arkeolojik yerlerinden biridir.

Sonraki devirlerde üzerine tiyatro yapılan höyük, M.Ö. 5000’lere kadar giden Prehistorik bir yerleşmedir. M.Ö. 6. yüzyılda Aphrodisias küçük bir köydür. İlk Aphrodithe tapınağı da bu devirde yapılmıştır. Bu görünüm M.Ö. 2. yüzyılda ızgara planlı kentin kuruluşu ile değişmiştir. Bu devirde kentte, yaklaşık bir kilometrelik bir alana yayılmış 15000 civarında insan yaşamaktaydı. M.Ö. 1. yüzyılda Roma İmparatoru Augustus Aphrodisias şehrini kişisel koruması altına aldı. Bugün ayakta kalan anıtlar ondan sonraki iki yüzyıl içinde yapıldı.

Tiyatro ve tapınak arasında etrafı sütunlarla çevrili iki meydan planlandı (Tiberius Portikosu ve Agora). Antik dünyanın en iyi korunmuş stadyumu ise kentin kuzey ucunda yer alıyordu. M.S. 3. yüzyılın sonlarında Aphrodisias Roma İmparatorluğunun Karia Eyaletinin başkenti oldu. M.S. 4 yüzyılın ortalarında da kentin etrafı surla çevrildi. M.S. 6. yüzyıldan itibaren bayındır halini ve önemini kaybetmeye başladı. Aphrodithe Tapınağı kiliseye dönüştürüldü. Küçük bir kasabaya dönen kent 12. yüzyılda tamamen terk edildi.

Bu kent antikçağın önde gelen mimarlık, sanat, heykeltıraşlık ve tapınma merkezlerindendir. Bizanslı yazar Stephanos, kentin kuruluşunu M.Ö. 13. yüzyıla kadar dayandırmaktadır. Karacasu ilçesinin 12 km. güneydoğusunda bir Karia kenti olarak kurulan Aphrodisias, altın çağını Roma döneminde yakalamıştır. Bu dönemde olağanüstü güzellikte mermer heykeller ve yapılar inşa edilmiş ve Aphrodisias stili olarak bilinen bir sanat ekolü de gelişmiştir.

Yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda kentte mimarlık ve heykeltıraşlığın yanı sıra tıp ve astronomi alanlarında da çalışmalar yapıldığı belirlenmiştir. Kentte görülebilecek başlıca yapı kalıntıları, M.S. 2. yüzyılda İmparator Hadrianus zamanında yapılan hamam, büyük havuzlu agora, M.Ö. 1. yüzyılda Tanrıça Aphrodite için yapılan tapınak, stadyum, tiyatro, tiyatro hamamı, odeon, piskopos sarayı, felsefe okuludur.

Bölge Bronz Çağı içinde önemli bir yerleşim alanıdır. Afrodisias Ören yeri içinde bulunan ve Arkeolojik araştırmalar yapılan Akropol ve Pekmez Tepe höyükleri, Bronz Çağının bütün tabakalarını kapsayan önemli buluntular vermişlerdir. İç Anadolu Bronz Çağı uygarlıkları ürünleriyle bir arada çıkan bu buluntular, bölgede gelişmiş ticaret ve kültür alışverişi olduğunu belgelemektedir. Ayrıca, Güzelbeyli Köyü sınırları içinde bir erken Bronz Çağı Nekropolü de tespit edilmiştir.

Afrodisias kazılarında, Akropol Tepe Höyüğü ve Afrodit Tapınağı çevresinde Demir Çağı, Lidya tipi seramik veren tabakalar, Arkaik ve Klasik Dönem yerleşimi tespit edilmiştir. M.Ö. birinci bin yıl içinde bölgenin en önemli Antik Kenti olan Afrodisias’ta Ön Asya kökenli Tanrıça İştar, Asterte, Anadolu kökenli Tanrıça Kybele ve Grek kökenli Tanrıça Afrodit kültlerinin birleşmesinden oluşan doğa ve bereket tanrıçası nitelikli ‘Afrodisias Afrodit’i kültü gelişmeye başlamış ve Afrodit Tapınağı kurularak şehir bir kült (inanç) merkezi haline gelmiştir.

Geç Helenistik Dönemde bölgede iki antik şehir gelişmeye başlamıştır. Afrodisias ve Plarasa Antik Kentleri Roma Döneminde, özellikle Julius Claudius ailesinden gelen imparatorlar döneminde hızla gelişmişlerdir. Roma tarafından ayrıcalık ve özerklik tanınmış ve iki şehir ortak sikke basmışlardır. Afrodisias, yakın çevresinde bulunan mermer ocaklarının kullanımı ile önemli bir plastik sanatlar merkezi haline gelmiştir. Öyle ki, kent sanatçıları kendilerine özgü “Manierist Stil” denilen yontu ekolünü yaratmışlardır. Bölge M.S. 4. yüzyıla kadar gelişmeye devam etmiş ve önemini korumuştur.

Bizans Dönemi’nde Afrodisias Karia Bölgesi Baş Piskoposluğu haline getirilmiştir. M.S. 6–11. yüzyıllarda bölge siyasi, dini ve ekonomik sıkıntılarla Vizigot ve Arap akınları yüzünden önemini yitirmiştir. Bizans kaynaklarına göre 11–13. yüzyıllar arasında bölgeyi dört kez Selçuklular ellerine geçirmişler ve Karacasu toprakları Türkmen boylarınca iskân edilmiştir. Böylece bir süre Menteşe Beyliği, daha sonra da Aydın Oğulları egemen olmuşlardır. 1413 tarihinde II. Murat Karacasu topraklarını Osmanlı İmparatorluğuna katmıştır. 1867 tarihinden itibaren de Karacasu İlçesi olarak Aydın’a bağlanmıştır.

Paylaşın

Artvin: Delikli Kaya Şelalesi

Delikli Kaya Şelalesi; Artvin’in Murgul İlçesi, Başköy sınırları içerisinde yer almaktadır. Başköy’e kadar ulaşım araçlarıyla gidilebilmektedir. 

Sarp ormanlık alanda, kayanın içinden akan su ile doğal yollarla oluşan “Delikli Kaya Şelalesi” Murgul Kaymakamlığı tarafından turizme kazandırılmıştır.

Şelale özellikle sıcak havalarda vatandaşların yoğun ilgisini çekiyor. Tortul kayaç üzerindeki 7 metre yüksekten kireç ve kil taşının suyu zamanla aşındırmasıyla 4 metre çapında oluştuğu tahmin edilen şelale bölge halkı tarafından, ‘Delikli Kaya’ adını verilmiştir.

Murgul Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı’nın öncülüğünde Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) desteği ile şelale bölgesinde çevre düzenlemesinin tamamlanmasıyla turizme kazandırılmıştır.

Paylaşın

Artvin: Gemkaya

Gemkaya; Artvin’in Murgul İlçesi, Küre Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür. 

Ağaç ve dikenliklerle kaplı bölgeden geçilerek ulaşılan kayanın 20 metre yüksekliğe, 40 metre uzunluğa sahip olduğu belirlenmiştir. Köylüler, sıra dışı kayaya gemiye benzediği için ‘Gemkaya’ adını koymuşlardır. Vatandaşların sosyal medyada ‘Titanic’ benzetmesi yaptığı kaya, yapılacak çevre düzenlemesi ile turizme kazandırılacaktır.

Paylaşın

Artvin: Köprülü Kilise

Köprülü Kilise; Artvin’in Şavşat İlçesi, Köprülü Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bölgedeki kiliselerin merkezi sayıldığı tahmin edilmektedir. Kıpçaklı beylerinden Zor Tana tarafından yaptırılan kilisenin bugün yalnızca kalıntıları vardır.

Kilise, yığma yapım sistemiyle kesme taş malzemeden inşa edilmiştir. Üst örtüsü ve döşemeleri tamamen yok olan yapıda sadece bazı duvarlar ayakta kalabilmiştir. Tescil, bulunmayan yapı, günümüzde kullanılmamaktadır.

Paylaşın

Artvin: Dört Kilise

Dört Kilise; Artvin’in Yusufeli İlçesi, Tekkeköy Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Manastır’ın 9. yy.da Gürcü Kralı David tarafından yaptırıldığı, yapı topluluğuna bakıldığında bir Rahibe Okulu olduğu anlaşılmaktadır. Manastır; çan kulesi, yemekhane, seminer odası ve şapelden oluşmaktadır. Kilise, plan açısından Barhal Kilisesi’ne benzemektedir. Yöredeki Ortaçağ dönemi manastır oluşumunu en iyi biçimde yansıtmaktadır.

Paylaşın

Artvin: İskenderpaşa Camii ve Türbeleri

İskenderpaşa Camii ve Türbeleri; Artvin’in Ardanuç İlçesi, Adakale Mevkii’nde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İskenderpaşa Camii, ilk Hz. Osman zamanında yapılmış, Osmanlı döneminde 1553 yılında tamir edilerek tekrar ibadete açılmıştır. Yanında Osmanlı dönemine ait Hatice Hanım, Ali Paşa ve Süleyman Paşa’ya ait türbeler bulunmaktadır. Yörenin ilk camisi olması açısından önem taşımakta olup günümüze sağlam olarak gelmiştir.

Paylaşın

Artvin: Aşağı Camii

Aşağı Camii; Artvin’in Borçka İlçesi, Yeniyol Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezinden yürüme mesafesindedir.

Cami kare planlıdır. Ahşap ve tuğla ile inşa edilmiştir. Kırma çatılı ve kiremit örgülüdür. Batı tarafı kapalı olmak üzere kuzey yönünde dört batı yönünde üç olmak üzere toplam yedi direk üzerinde yükselen ve son cemaat yeri görevi gören ahşap üst kat balkonu bulunmaktadır. Üst katta yer alan yedi tane direkle çatı tutturulmuştur. Kuzey tarafta yer alan ve yenilenmiş olan cümle kapısı ile camiye giriş sağlanmaktadır.

Mahfilin kuzeyinde orta bölümde köşk kısmı vardır. Düz ahşap tavanı on tane direkle desteklenmektedir. Mahfile giriş kuzeybatı köşe deki merdivenlerle sağlanmaktadır. Mihrap ve minber yenilenmiştir. Camlar vitraylıdır. İç kısım duvarlarının çoğu lambri ile yenilenmiştir.Caminin toplam on üç penceresi vardır. Kuzeydoğu köşesinde sonradan yenilenen minaresi bulunmaktadır. Binanın iç kısmındaki vernikli direkler yer alır ve bir kısmı oymalıdır.

Paylaşın

Artvin: Hamzet Kilisesi

Hamzet Kilisesi; Artvin’in Yusufeli İlçesi, Bağözü Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. 

Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Çoruh Nehri’nin güney yakasındaki kayalıklar üzerindedir. Kilise, yıkılmış durumda günümüze ulaşmıştır. Doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı olup, içten ve dıştan beşik tonozla örtülmüştür. İçte naosu sınırlayan apsis tam bir yarım daire şeklinde değildir.

Paylaşın

Artvin: Musazade Camii

Musazade Camii; Artvin’in Arhavi İlçesi, Musazade Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezinden yürüme mesafesindedir.

Caminin kuzeyinde son cemaat yeri, kuzeybatıda minaresi ve iki kapısı bulunmakta olup, dıştan 22.50 X 16.50 m. ölçülerinde dikdörtgen plana sahiptir. Doğu cephesi, ana mekan ve son cemaat yerinin bu yüzeylerinden oluşmaktadır. Ana mekan yüzeyinde alttakileri büyük tutulmuş iki sıra pervazlı, düz atkı kemerli ve dikdörtgen formlu toplam oniki pencere bulunmaktadır.

Ancak cephenin kuzey bölümünü orta seviyeye kadar kapatan son cemaat yerine ait kanat, bu kısımda bulunan dört pencereyi kapatmıştır. Cephe tabanı betonla korunurken, üstü dışa taşıntı yapan içbükey ahşap saçakla sonlanmaktadır. Güney cephenin kuzeyinde de iki sıradan oluşan altı üstü simetrik olarak yerleştirilen, doğu cephesinde izlediğimiz tipte toplam sekiz pencere yer almaktadır. Diğer yönden tümüyle doğu cephesine benzemektedir. Batı cephesi ise yine doğu cephesinde olduğu gibi cephenin kuzey kısmında minareye kadar devam eden son cemaat yerinin bu yöndeki kanadı bulunmaktadır.

Cephenin eksenden kuzeye kayan kısmında orijinal kapısı, kapının kuzey yanında minareye ait kaide bulunmaktadır. Tarihi değeri bulunmayan minare düzgün kesme taştan inşa edilmiş olup, cepheden dışa taşıntı yapan beşgen kaide üzerine silindirik gövdeli ve tek şerefelidir. Son cemaat yeri tek pahlı, ana mekan ise kırma çatıyla örtülmüştür. Caminin kapılarında düzgün kesme taş ve mermer kullanılmıştır. Geri kalan tüm elemanlar iyi işçilikli ahşap malzemeye sahiptir. Son cemaat yeri tuğla malzemeyle inşa edilmiştir.

Paylaşın

Artvin: Küre Şehitliği

Küre Şehitliği; Artvin’in Murgul İlçesi, Küre Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Şehitlik, 1914 yılında Birinci Dünya savaşı sırasında şehit düşen Teğmen Mehmet Rüştü Bey ile erler Aki Akan, Hasan Vanoğlu ve Muhammet için yapılmıştır.

 

Paylaşın