Bursa: Emir Sultan Türbesi

Emir Sultan Türbesi; Bursa’nın Yıldırım İlçesi, Emir Sultan Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Emir Sultan’ın eşi Hundi Fatma Sultan tarafından yaptırılan Emir Sultan Camisi’nin avlusunda bulunan türbe zamanla harap olmuş, Sultan II. Abdülhamid’in şehzadeliği sırasında 1868’de yenilenmiştir. Türbenin sekiz köşeli bir planı olup üzerini yüksek bir kasnağın taşıdığı kubbe örtmektedir.

Camiye bakan pencerelerden biri üzerinde h.1285 (1868) tarihli onarım kitabesi dikkati çekmektedir. İçeride, ortada Sultan Yıldırım Beyazid’in damadı Halveti şeyhi Emir Sultan’ın parmaklıklarla çevrili sandukası, yanında ise oğlu Emir Ali Çelebi ile Hundi Sultan’ın ve iki kızının sandukaları bulunmaktadır.

Paylaşın

Bursa: Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi

Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi; Bursa’nın Yıldırım İlçesi, Umurbey Mahallesi, Kapıcı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi, Türkiye’nin ilk ve tek Anadolu Arabaları Müzesi’dir. Umurbey Mahallesinde, İpeker Ailesine ait olan, toplam 17.000 metrekarelik bir alanda kurulu olan ipek fabrikası, Tofaş tarafından restore edilerek 28 Haziran 2002’de müze olarak ziyarete açıldı.

Müzede bulunan arabalar; Anadolu’daki binlerce yıllık araba sanayi ve kültürünün canlı ve etkili köşe taşları, Anadolu tasarım tarihinin değerli ve anlamlı ürünleridir. Müzede 2600 yıl öncesine ait bir tekerlekten yola çıkılarak, Tofaş tarafından üretilen motorlu araçlara kadar bir zaman tüneline girilir. Orjinali Balıkesir’de olan Üçpınar Tümülüsü ve kazı çalışmalarını gösteren duratranslar karşılar ilkin ziyaretçileri. Bu tümülüsün içerisindeki araba ve tekerlek parçaları müzenin başlangıç noktasını oluşturur.

Müzede at arabası ve fayton imalatının yapıldığı tamamen orjinal malzemelerden oluşan bir imalethane yer alır. Bu müze “yeni ustaların, eski ustalara” bir teşekkürüdür. Müze bahçesinde 300 yıllık tarihi çınar, 200 yıllık karadut, onlarca ağaç, bitki, çiçek ve çim alanlar yer alır. 19. ve 20. yüzyıl yapımı Kozaklık Binaları, 15. yüzyıla ait, 18. yüzyıla ait Eski Türk Evi bahçede yer alan önemli yapılardır.

Paylaşın

Bursa: Abdal Köprüsü

Abdal Köprüsü; Bursa’nın Osmangazi İlçesi, Acemler, Hürriyet ve İstiklal mahalleleri arasında, tarihi eski Mudanya yolunun geçtiği güzergahta yer almaktadır.

Bursa köprüleri içinde özgün yapısını oldukça korumuş olarak günümüze ulaşabilen Abdal Köprüsü, Nilüfer çayı üzerinde Abdal Çelebi adındaki bir tüccar tarafından 1669 yılında yaptırılmıştır.

Orijinalinde 12 gözlü, 5.20 metre genişliğinde olan Abdal Köprüsü’nün orta kısmında karşılıklı olarak biri kapalı diğeri açık iki nöbetçi noktası vardır. Açık olan nöbetçi noktası alttan beş kornişle desteklenmiş, kapalı bölümünün hemen hemen tümü zaman içinde tahrip olmuştur.

Kesme taşlardan yapılan köprünün, genişlikleri 2.60-3.60 metre arasında değişen ayakları, suyun akış yönüne göre dışa çıkık üçgen prizma kalkanlar, ters yönde ise destek duvarlarından oluşmaktadır.

Köprünün ortası, su seviyesinden 4.85 metre yüksekliktedir. 1978 yılında taşıt trafiğine kapanmıştır. Abdal Köprüsü’nde yapılan restorasyon çalışmaları sonucunda, daha önce altı gözlü görülen köprünün on bir gözü ortaya çıkarılmıştır.

Paylaşın

Bursa: Kemerli Kilise

Kemerli Kilise (Panagia Pontobasilissa Kilisesi); Bursa’nın Mudanya İlçesi, Trilye Beldesi, Trilye Mahallesi, 1. Kemer Sokak üzerinde yer almaktadır.

Kiliseye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Panagia Pontobasilissa ya da beldede tanınan adıyla Kemerli Kilise, duvarlarına resim yapılan ilk kilise olarak bilinmektedir. Kilisenin Panagia Pantobasillissa’ya (Hz. Meryem) adandığı bazı el yazması eserlerde belirtilmektedir.

Kilise, doğu-batı doğrultusunda uzanan Yunan haçı şemasına sahiptir. Yapı kullanılmasa da halen ayaktadır. İlk yapının duvar tekniği göz önünde bulundurularak, 13. yüzyıl sonlarında yapıldığı kabul edilmektedir. Hıristiyan âlemi için büyük önem taşıyan bu kilisenin duvarlarında kat kat resimler bulunmaktadır.

İlk tabaka freskleri 14. yüzyıl başlarına, ikinci tabaka freskleri ise 18. yüzyıla (1723) tarihlenmektedir. Sütunlarının İskenderiye’den getirildiği rivayet edilir. Yapı dış cephesindeki destek payandaları nedeniyle halk arasında Kemerli Kilise olarak adlandırılmaktadır. Kilisenin duvarlarıyla, kubbesi sağlam durumdadır.

Paylaşın

Bursa: Karabaş-i Veli Kültür Merkezi

Karabaş-i Veli Kültür Merkezi; Bursa’nın Osmangazi İlçesi, Maksem Caddesi, 5. Çardak Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yakup Çelebi tarafından 16. yüzyılda yaptırılmıştır. Tekke ve semahane büyük bir bahçe içerisinde yer alır. 2002-2005 yılları arasında, kültür merkezi olarak kullanılmak üzere restore edilmiştir.

Karabaş-i Tekkesi; temsil ettiği kültür ile özdeşleşen Mevlevi kültürünün doyasıya yaşandığı bir mekan olarak hizmet vermektedir.

Tekke, dikdörtgen bir alan üzerine semahane ile aynı yapı tekniğinde yapılmıştır. Kubbe ve çevresindeki ahşap üzeri kalem işleri dönemin en güzel örneklerinden biri olmuştur.

Paylaşın

Bursa: Pirinç Han

Pirinç Han; Bursa’nın Osmangazi İlçesi, Altıparmak Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi, Bilecik Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Pirinç Han, II. Beyazıt tarafından, 1508 yılında, İstanbul’daki cami ve imaretine gelir sağlamak amacıyla yaptırılmıştır. Pirinç Hanın mimarları; Sultan Şah oğlu Yakup Şah bin Sultan Şah ve Abdullah oğlu Ali’dir.

1855 depreminde zarar gören han, uzun süren restorasyon sonrasında 2002 yılında alışveriş merkezi olarak açılmıştır. İki katlı olan Hanın üst katında 40, alt katında 38 olmak üzere 78 odası vardır.

Paylaşın

Bursa: 17. Yüzyıl Osmanlı Evi Müzesi

17. Yüzyıl Osmanlı Evi Müzesi; Bursa’nın Osmangazi İlçesi, Muradiye Mahallesi Hamzabey Caddesi (Kaplıca Caddesi) üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

II. Murad Külliyesi’nin karşısında bulunan ahşap evin yerinde, evvelce Sultan II. Murad’ın bir köşkü olduğu sanılmaktadır. Dolayısıyla bu ev aynı zamanda İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’in doğduğu ev olarak bilinmektedir. Günümüzde müze olarak kullanılan, iki katlı ev; plan ve süslemeleri bakımından 17. yüzyıl özelliklerini taşımakta olup, Bursa’da halen ayakta kalan en eski evlerdendir.

Bahçeye açılan eyvanlı bir sofa ve iki odadan oluşan planda alt kat odaları alçak tavanlı kışlık odalardır. Üst kattaki “baş oda” da kalem işi bitki ve çiçek motifleriyle dekorlu şahane ahşap dolap, geometrik dekorlu ahşap tavan ve altıgen tavan göbeği zarif görünüşleri ile 17. yüzyıl süslemelerinin güzel ve karakteristik özelliklerini sergiler.

Bodrum, zemin ve birinci kat olmak üzere üç kattan oluşan müze binasının avlusunda kesme taştan mermer yalaklı bir çeşme bulunur. Ahşap merdivenle, ahşap parmaklıklı geniş bir sofa ile iki yanında birer yatak odasının bulunduğu zemin kata çıkılır. Yine ahşap bir merdivenle çıkılan birinci katın ortasında konuk salonu, yemek ve harem odaları yer alır. Osmanlı Evi Müzesi, Bursalı Ustalar tarafından yapılmış bir sanat eseridir.

Paylaşın

Bursa: Fidan (Mahmut Paşa) Hanı

Fidan (Mahmut Paşa) Hanı; Bursa’nın Osmangazi İlçesi, Nalbantoğlu Mahallesi, Hanlar Bölgesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Hana, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Fatih Sultan Mehmet’in Sadrazamı Mahmut Paşa tarafından yaptırılan han, Mahmut Paşa veya Fidan Han olarak da bilinmektedir.

İki katlı ve odalarının önü revaklı hanın avlusunda 12 köşeli bir şadırvanın üzerinde 12 köşeli mescit bulunmaktadır.

Bursa’nın merkezinde açık çarşı içinde bulunan Han, son yıllarda restorasyonu yapılarak içinde barındırdığı dükkanlarla hizmete açılmıştır. Han’ın avlusu çay bahçesi olarak kullanılmaktadır.

 

Paylaşın

Bursa: Hanlar Bölgesi

Hanlar Bölgesi; Bursa’nın Osmangazi İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İl merkezinden yürüyerek Ulu Cami çevresinde bulunan Hanlar Bölgesi’ne ulaşılabilir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

2014 yılı 15-25 haziran tarihleri arasında Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleştirilen ‘38. Unesco Dünya Bursa’nın fethi ile sadece siyasi alanda değil, ticari alanda da bir büyüme izlenmiş olup, Bursa hızla Anadolu ve Rumeli arasında önemli bir ticaret merkez konuma yükselmiştir. Bu nedenle de kentte bir çok han yapılmıştır.

Bilindiği gibi Anadolu’nun ticaret yolları üzerinde bulunan ve ticaret yapan tacirlerin gece konaklamaları ve dinlenmeleri için yapılan binalara han, daha büyük olanlarına kervansaray denilirdi.Tarih boyunca önemli bir ticaret kenti olan Bursa için hanlar ve bedestenler ekonominin nabzını ifade etmektedir. Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa’da 14. yüzyılda oluşmaya başlayan ticaret bölgesi; 16. yüzyılda han, bedesten ve çarşıların oluşumuyla gelişimini tamamlamıştır.

Erken Osmanlı döneminde yapılan 668 yıllık geçmişiyle Hanlar Bölgesi, Bursa’da çarşı yapısının nasıl oluştuğunu göstermesi açısından önemlidir. Bu bölgedeki hanlar; Koza Han, Fidan Han, Pirinç Han, İpek Han, Emir Han, Geyve Han, Galle Han, Çukur (Kütahya) Han, Kapan Han, Tuz Han’dır.

Bursa’nın tarihi alanlarından Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık Köyü’nün; Unesco Dünya Miras Listesi’ne alınmasına yönelik; Bursa Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü çalışmalarıyla hazırlanan dosya 1 Şubat 2013 tarihi itibariyle, UNESCO Dünya Mirası Merkezi Sekreterliği’ne Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla iletilmiştir.

2014 yılı 15-25 Haziran tarihleri arasında Katar’ın başkenti Doha’da gerçekleştirilen Dünya Miras Komitesinin 38. Dönem Toplantısında Kültürel kategoride “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu” Dünya Miras alanı, Orhangazi Külliyesi ve çevresini içine alan Hanlar Bölgesi, Hüdavendigar (I. Murad) Külliyesi, Yıldırım (I. Bayezid) Külliyesi, Yeşil (I. Mehmed) Külliye, Muradiye (II. Murad) Külliyesi ve Cumalıkızık Köyü olmak üzere altı bileşen Dünya Miras Listesi’ne girmiştir.

Paylaşın

Bursa: Eşrefzâde (Eşref-İ Rumi) Cami ve Türbesi

Eşrefzâde (Eşref-İ Rumi) Cami ve Türbesi; Bursa’nın İznik İlçesi, Eşrefzade Mahallesi, Kılıçaslan Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Eşrefzade’nin adını taşıyan yapı topluluğu bugün bir cami, batısında ona bitişik onbir bitişik onbir lahdi kapsayan hazire ile din görevlileri yardım derneği binası ve camiden ayrı kuzeybatıdaki minareden oluşur. Kurtuluş savaşı’nda Yunanlılar tarafından harap edilen cami, 1950 yılında aslına benzer boyutlarda yeniden inşa edilmiştir. Caminin yapım tarihi ile ilgili bilgiler çelişkilidir.

Çoğunlukla II. Bayezıt’ın oğullarından Şehinşah’ın eşi Mükrime hatun tarafından 1518 yılında yaptırıldığı kabul edilir. Minaresinin yapı tekniği bakımından İznik’teki Çandarlı Hayrettin Paşa ve Ali Paşa camileriyle benzeştiği belirtir, cami ve türbeyi Eşrefzade’nin ölüm tarihi olan 1469 ile Mükrime Hatun’un ölüm tarihi olan 1518 arasında tarihlendirilir. Caminin batısında avluyu sınırlayan duvarın kuzeybatı köşesinde yer alan minare sekizgen kaideli, pahlı pabuçlu, onikigen gövdeli ve tek şerefelidir.

Şerefe altı mukarnas dizileri ve konsollarla, gövde yaklaşık 1. metre aralıklarla dizilen beş sıra çini ile bezenmiştir. Kaide üç sıra tuğla, bir sıra kesme taşla almaşık teknikte örülmüştür. Eşrefzade Camisi’nin batısında yer alan sandukaların 1922 yılında Yunan askerleri tarafından yıkılan türbenin içinde yer aldıkları, türbenin içinde yer aldıkları, türbenin revaklı olduğu, ahşap direkli, saçaklı ve üzerinin örtülü olduğu sanılmaktadır.

Ankara’da uzun yıllar bir tekkede görev yapan Eşref zade Addullah Rümi Hacı Bayram’ın Hayrünnisa isimli kızı ile evlenir. Suriye’ye Hama kentine gider. Orada Abdül Kadir Geylanı Hazretlerinin torunlarından Şeyh Hüseyin Hamevi’nin kadirlik tarikatına girer. Burada 40 günlük hücre halveti sonrası İznik’e dönünce Eşrefiye Dergahını kurar. Eşrefoğlu Rumi’nin yüzlerce eser yazdığı, dergahında birçok kıymetli mürid yetiştirdiği bilinmektedir.

Paylaşın