Çanakkale: Çimenlik Kalesi (Kale-i Sultaniye)

Çimenlik Kalesi (Kale-i Sultaniye); Çanakkale’nin Merkez İlçesi, Fevzipaşa Mahallesi, Yalı Caddesi, Çimenlik Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Çimenlik Kalesi (Kale-i Sultaniye), Kilitbahir Kalesinin karşı kıyısında, Sarıçay’ın yanı başındaki düzlükte yer almaktadır. Kale, yaklaşık olarak 110×160 metre boyutlarında dikdörtgen planlı olup, bir dış sur ve bu dış surun ortasındaki ana kuleden oluşmaktadır. Dış surlar, çok sayıda kule ve burçlarla donatılmıştır. Surların içerisinde iki cami bulunmaktadır; bunlardan ilki, kuzey cephesinin ortasında yer alan kuleye bitişiktir. Caminin minaresi bodur olup üst kısmı yıkılmış, sonraki dönemlerde yeniden yapılmıştır. Diğer cami ise; ana kulenin güneybatı köşesindedir. Bu caminin, kitabesinden 1861-1876 yılları arasında Sultan Abdüllaziz tarafından inşa ettirildiği anlaşılmaktadır. Ana kule 30×42 metre boyutlarında, 20 metre yüksekliğinde ve üç katlıdır.

Dikdörtgen bir plana sahip olan Çimenlik Kalesi (Kale-i Sultaniye)’nin köşelerinde, kuleler yer almaktadır. Doğudaki kulelerden birinin dokuz yüzeyi açıkta üçü duvar içinde olmak üzere on iki köşeli, diğeri ise yuvarlaktır. Batıda yer alan kuleler ise içten yuvarlaktır ve ön kısımları toprak altındadır. Doğuda yer alan köşe kulelerinin arasında iki tane sekiz köşeli küçük burçlar vardır. Kuleler ve burçlar, iki ya da üç katlıdır. Ana kule ile, kule ve burçlar aynı yükseklikte yapılmıştır. Cephanelik yuvarlak planlı, içi 5 metre, duvarı 2.28 metre ölçülerinde olup, avlunun doğu cephesinde yer almaktadır. Kapısının dışında dışa açılan bir penceresi bulunmamaktadır.

Çimenlik Kalesi (Kale-i Sultaniye); Kilitbahir Kalesinin tam karşısında, boğazın en dar yerine İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından, Yakup Bey nezaretinde, 1462 yılında inşa ettirilmiştir. Kilitbahir Kalesi’nin tam karşısında Sarıçay’ın yanındaki düzlüğe inşa edilen Kale-i Sultaniye, yaklaşık olarak kare planlıdır. Belirli aralıklarla çokgen ve dairesel planlı kulelerle desteklenmiştir. Bir dış kale ve iç kaleden oluşmaktadır. İçerisinde iki cami, bir cephanelik ve koğuşlar bulunmaktadır. Denize bakan kısımları XIX.yüzyılda yıkılarak tabyalar inşa edilmiştir. Şu an askeri müze olarak kullanılan kale sağlam bir şekilde bugünde ayaktadır.

Paylaşın

Çanakkale: Kilye Kalesi

Kilye Kalesi; Çanakkale’nin Eceabat İlçesi, Bigalı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Çamburnu ve Bigalı kaleleri arasında Eceabat Gelibolu karayolu üzerinde, Kabatepe yol ayrımından yaklaşık 300 metre kadar güneyde bulunmaktadır. Çok harap durumda olan kaleden, günümüze sadece deniz kenarında bir kule ve yamaca doğru uzanan bir kısım sur duvarı ulaşabilmiştir.

Kalenin yapılış amacı içinde bulunduğu koyu ve batıya doğru uzanan vadiyi korumaktır. Harap halinde günümüze ulaşan kule dairesel planlıdır. Yamaca doğru uzanan sur duvarını büyük bir kısmı yıkılmış ve bir kısmı Eceabat Gelibolu karayolunun altında kalmıştır.

Yapının çok harap durumda olması ve malzeme hakkında çok fazla bilgi vermemesi den dolayı tarihi hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değildir. Bu kalenin konumu itibariyle de Bizans sahasında belirli aralıklarla yapılan karakol niteliği taşıyan kalelere de benzemesi dikkat çekmektedir. Bu nedenlerle kalenin Bizans yapısı olduğu ve eş zamanlı olarak Sestos Kalesi ile birlikte yapılmış olabileceği düşünülmektedir.

Paylaşın

Çanakkale: Kilitbahir Kalesi

Kilitbahir Kalesi; Çanakkale’nin Eceabat İlçesi, Kilitbahir Mahallesi, Yalı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Çanakkale Boğazı’nın en dar yerinde Çimenlik Kalesi (Kale-i Sultaniye)’nin tam karşı kıyısında bir yamaç üzerinde yer almaktadır. Kilid-ül Bahr Kalesi plan itibariyle, topografyaya uygun bir biçimde yerleştirilmiş ve klasik dikdörtgen yada kare biçimli Osmanlı kalelerinden farklı özellikte inşa edilmiştir. İnce bir dış sura sahip kalenin, iç kalesi üç yapraklı yonca planlı olup ortada bir kule yer almaktadır.

Kalenin güney yönünde Kanuni dönemine ait ikinci bir avlu ve en uçta silindirik bir kule bulunmaktadır. Kalenin bütün gücü üç yapraklı yonca biçimdeki bu iç avluda toplanmıştır. Bir yamaç üzerine kurulan kale denize doğru top atışına elverişli bir şekilde yapılmış olup, mazgalları da buna göre yerleştirilmiştir. Kale aşamalı olarak düzenlenmiş olup hisarpeçe düzeneğine sahiptir. Surun dışı bir hendekle çevrelenerek kuvvetlendirilmiştir. Kaleye giriş surların kuzey ve güney tarafındaki kapılardan sağlanmaktadır. Kapılardan geçiş ise hendekler üzerine atılan köprülerle sağlanıyormuş.

Kilitbahir Kalesi (Çimenlik Kalesi) Kale-i Sultaniye ile birlikte karşılıklı olarak İstanbul’un fethinden sonra boğazların denetimini sağlamak amacıyla Fatih Sultan Mehmet’in emriyle Yakup Bey tarafından 1462’de yaptırılmıştır. Kalelerin inşası kısa sürede süratle tamamlanmıştır. Kilitbahir kalesinin inşa kitabesi günümüze ulaşmamıştır. Buna karşılık tarihî kaynaklarda kalenin Fatih tarafından yaptırıldığı kesin olarak belirtilmektedir.

Kilitbahir Kalesi planı itibariyle Osmanlı kaleleri içinde özel bir yere sahiptir. Fatih Sultan Mehmet’in geometriye düşkünlüğünün yansıdığı Kale üç yapraklı yonca planı ile kuvvetli bir savunma sitemine sahiptir. Bir dış sur , iç kale ve iç kale içinde birde iç kule yer almaktadır. Konumu itibariyle boğazı ateşe tutabilecek şekilde yerleştirilmiştir. Hisarpeçeye sahip Kaleye Kanuni döneminde ek olarak ikinci bir avlu ve kule inşa edilmiştir. Restorasyon çalışmaları biten kale sağlamlığını korumaktadır.

Paylaşın

Çanakkale: Sestos Kalesi

Sestos Kalesi; Çanakkale’nin Eceabat İlçesi, Yalova Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Çanakkale boğazının en dar ikinci yerinde, Uluflu Tepe eteklerinde, Akbaş şehitliği’nin batısında yer alır. Boğazı gören dik bir yamaç üzerine inşa edilmiştir. Kaleden geriye sadece harap durumda sur duvarları günümüze ulaşabilmiştir.

Harap durumda olan kalenin planı hakkında pek bir şey söylemek mümkün değildir. Ancak tepelere yapılan diğer kaleler gibi topografya uygun bir şekilde biçimlendiği söylenebilir. Geometrik, Arkaik, Pers, Klasik, Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşilmiş olduğunu gösteren buluntular mevcuttur.(yaklaşık M.Ö.1000’den M.S.1400’lere dek) İ.Ö. yaklaşık 550’den IV.yüzyılın ortasına dek Sestos’un tahıl yükleme işlerinde önemli bir nokta olduğu ifade edilir.

Tahıl yükleme çalışmalarının Sestos limanının kontrolünden alınmasına karşı, Atina, Pers ve Sparta aleyhine hak iddialarını başarıyla savunmuş ve kontrolü elinde tutmuştur. Sestos göreceli olarak Helenistik ve Roma dönemlerinde önemsizleşiyorken, daha sonra I. Justinianus, Sestos’u yeniden kuvvetlendirmiştir.

Paylaşın

Bursa: Beşir Ağa Çeşmesi

Beşir Ağa Çeşmesi; Bursa’nın Yıldırım İlçesi, Emirsultan Mahallesi, Doyuran Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Emir sultan mezarlığına girerken giriş kapısının batısında ortası mermer plaklıdır. Çeşme 4 x 2,2 x 1,25 metre ebadındadır. Ayna taşı parçalı olmasına rağmen yalak taşı yekpare mermerdendir. Ortada kaide üzerine yükselen iki ince ve çok zarif sütun birbirine oymalarla bağlanmıştır.

Bunun üzerinde ince oyma mermer işçiliği vardır. Musluğun çepeçevre bir çerçeve ile çevrilmiş olup, yanlarda tas koymak için iki taslık bulunmaktadır. Çeşme eski haline göre 25-30 cm. gömülmüştür, çeşmenin her iki yanındaki sütunlar kalınlaşmıştır, kitabenin üzerindeki saçak değiştirilmiş, eski saçak daha ince ve zariftir. Bu gösteriyor ki, en son yapılan onarım tam olarak aslına sadık kalınmamıştır.

Paylaşın

Bursa: Kurtbasan Çeşmesi

Kurtbasan Çeşmesi; Bursa’nın Yıldırım İlçesi, Emirsultan Mahallesi, Doyuran Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Emirsultan Cami’ne merdivenli batı girişinin sağ tarafındadır. Çeşmenin yalak, dışa bombeli olup ortasında madalyon görünümünde bir motif işlenmiştir. Ayna mermerin ortasında bakırla kaplı geniş bir lüle bulunmaktadır. Lülenin üstü perde görünümündedir ve tam ortasına bir yıldız konmuştur.

Bu motifin her iki tarafına madalyon şekilli köşe süsü konup, bütün bu görünümü çerçeve içine alınmıştır. Her iki yanda asma dalları ile işlenmiş iki sütunla çeşmenin görünümü sınırlanmıştır. Kitabe yukarıda tarif edilen mermerlerin ortasında üç satırdan meydana gelmiş, bunun da üstünde ortada “Maaşallah” ibaresi bulunmaktadır.

Paylaşın

Bursa: Fatma Hanım Çeşmesi

Fatma Hanım Çeşmesi; Bursa’nın Yıldırım İlçesi, Emirsultan Mahallesi, Doyuran Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Emirsultan Cami’nin batı giriş merdivenlerinin solunda, üç lüleli bir çeşmedir. 1284 H.- 1838 M. yılında Beytül Harem Süresi Emiri Hacı Mustafa, Zevcesi Zehra adına Fatma tarafından yaptırılmıştır. Çeşmenin yalağının iki yanında setler bulunmaktadır.

Setlerin cephesi, oval şekildeki çerçeve içinde yapraklı dallarla işlenmiştir. Ortada yalak taşı cephesi ise, karanfil motifiyle, yanları da aynı dallarla bezemiştir. Aynada üç adet bronz lülenin üzerine oya gibi işlenmiş bir taç oturtturulmuştur. Kitabe, bunların üzerinde dört satır ve on iki bölümden ibarettir.

Alın taşını, kitabe dahil, çepeçevre, birbirinin içine geçme bir su çevrelemiştir. Yanlar da düşey oluklu, alt ve üstleri başlıklı, iki sütunla çatı mermeri ile örülmüştür. Çatı mermerinin üstünde üçgen şeklinde ışınsal, yarım madalyonu andıran bir motifli mermer daha olup, bu da yan mermerlerle örtülmüştür.

Paylaşın

Bursa: Hacılar Çeşmesi

Hacılar Çeşmesi; Bursa’nın Osmangazi İlçesi, Kayhan Mahallesi, İnönü Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Eski bir fotoğrafta bu çeşmenin, Atatürk Meydanı’nın doğusunda ve şimdiki Halk Bankası’nın olduğu yerde bulunan bir caminin batı duvarının köşesinde yer aldığı görülmektedir. Cami 1930’lu yılların başında yıkılarak arsası satılınca, çeşmesi de Hacılar Camii’nin ön duvarına yerleştirilmiştir.

1963 yılında Bursa Eski Eserleri Sevenler Kurumu tarafından cami onarılırken çeşme de şimdiki bulunduğu yere, caminin kuzeybatısına taşınmıştır. Bu tarihten sonra Hacılar Çeşmesi olarak bilinmektedir. Şiblîzade Ali Efendi’nin yaptırmış olduğu bu çeşme, bânîsinin diğer bir hayratı olan Batpazarı Çeşmesi’nden daha gösterişlidir.

Barok ve rokoko tarzında olup C ve S kıvrımları bütün cepheye hakim olan çeşmenin teknesinde üç adet büyük yuvarlak kabartma çelenkler, ayna taşı süslemeleri, barok kemerli nişi ve köşe bezemeleri, kitabe çerçevesi ve istiridye kabuklu taç kısmı ile şehrin en görkemli çeşmesidir. Hattat Seyyid Mehmet tarafından sülüs hatla yazılan kitabesinde, Ebu Hureyre’den rivayet edilen “sadaka-i cariye” ile ilgili bir hadis ve çeşmenin inşa tarihini veren bir şiir yer alır.

“An Ebî Hüreyrete radıyallahu teâlâ anhu kale’n-nebiyyu sallâllâhu aleyhi ve sellem; İzâ mâte’l-insânü inkata’a amelühü anhü illâ min selâsetin illâ min sadakatin câriyetin ev ilmin yüntefe’u bihi ev veledün sâlihün yed’û lehû sadaka habîbullah”. Ebî Hüreyre radıyallahu anh’den; İnsan öldüğü zaman amel defteri kapanır ancak üç şey müstesna: sadaka-i câriye, kendisiyle amel olunan ilim ve onun için dua eden salih bir evlât.

Şibli-zâde Ali Efendi k’odur
Menba’-ı cûy-bâr-ı hüsn-i sıfât

Yapdı bir çeşme misli nâdide
Reşhası lûlesinden katre benât

Nef’î peyveste tâ-be-rûz-ı kıyâm
Hayr-ı cârî hem efdal hasenât

Ola makrûn-ı lûtuf rahmet-i Hakk
İki âlemde sâhibu’l-hayrât

Cevherin harfle bih beş ve nüh kim
Sâl-i târîhin eyledim isbât

Nûş eden cümle hâtif-veşdir
Teşne-bâd ahbâba âb-ı hayât

1182-M.1768/69

Ketebehu li’z-zenbî es-Seyyid Muhammed

Kitabenin cevher tarihi ebced hesabıyla 1168 rakamını verir ancak, tarih tamiyeli olduğu için, beş ve nüh ibaresi gereği buna 14 eklendiğinde 1182 rakamına ulaşılır.

Paylaşın

Bursa: Bat Pazarı Çesmesi

Bat Pazarı Çesmesi; Bursa’nın Osmangazi İlçesi, Kayhan Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer alan Bat Pazar içerisindedir.

Davutpaşa Hamamı’nın karşısındaki bir dükkânın köşesinde yer almaktadır. Kitabesinden, Şiblîzadeler’den Ali Efendi adında bir kişi tarafından yaptırıldığı anlaşılan iki cepheli çeşmenin, barok üslûbunda basit süslemeleri vardır. Ayna taşında iki adet musluk deliğinin bulunduğu çeşmenin teknesi kaybolmuştur.

Çeşmenin doğu duvarında yer alan orta boy ta’lik hatla yazılı kitabesi şöyledir:

Elhamdülillâhi ale’t-tamâmi
Hem-nâm-ı pâk-i Murtazâ üstûde ahlâk u atâ
Şiblî Efendi-zâde kim ayn-ı uyûn-ı asdıka

Hem-vâre tab’ı müncezib âsâr-ı berre şöyle kim
Etti meyân-ı şehirde hayr-ı güzîn icrâ-yı mâ

Bu mevzi-i zîbend[e] kim el-hak suya muhtâc idi
Etti hulûs u sıdkıle bir çeşme bünyâd u binâ

Buradan sonraki kısmın vezni değişmektedir.

Ol sâhib-i hayrât Ali [kim] Şiblî-zâde
Cûy-ı himem akıttı [n]ev bünyâd-ı celîden

Târîhi necîb oldu oku su gibi mâ al
İç rûh-ı Hasan aşkına bu ayn-ı Ali’den

H.1173 – M.1759/60

Orta boy ta’lik hatla yazılı bir diğer kitabe ise çeşmenin kuzey duvarında yer alır:

Ve musalliyen ale’n-nebiyyi’t-tehami

Bu hayr-ı pâk ü bî-bedel tevfîk-i Bârî’dir hele
Herkes muvaffak olmadı bu hayra bâ-emr-i Hudâ

Ol çeşme[-i] zîbendeden reyyân olunca atşegân
İh[sâ]n ede Mevlâ ana ecr-i cezîl ü irtika

Nûş eyleyenler âbını târîhini söyler Azîz
M[âü’l-hayâ]t iç çeşmeden bânîsine eyle duâ

H.1173 – M.1759/60

Kitabenin son kıt’ası bir mısra halinde, yine farklı vezinde ve çok küçük ta’lik hatla yazılmıştır:

Teşne-gânı âb-ı cûdı ile sîr-âb eyledi
Kim semiyy-i hazret-i dâmâd-ı Fahr-ı Kâinât

Feyziyâ atşâne işrâb eyledim târîhini
Ayn-ı Şiblî-zâde’den gel içelim mâü’l-hayât

H.1173 – M.1759/60

Paylaşın

Bursa: Hacı Beşir Ağa Çeşmesi

Hacı Beşir Ağa Çeşmesi; Bursa’nın Yıldırım İlçesi, Emir Sultan Mahallesi, Emir Sultan Camii sınırları içerisindedir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bilginleri koruyan bir hayırsever olan Hacı Beşir Ağa, musahip, 1707’da hazinedâr-ı şehriyarî, daha sonra şeyhülharem, 1717’da da darüssaade ağası olmuş ve 1746’da ölmüştür. İstanbul’da cami, medrese, tekke, sebil, kütüphane ve ondan fazla çeşme yaptırmıştır.

Emirsultan Camii’nin güneydoğu köşesinde, avlu duvarına yaslanmış olan çeşmenin kitabesinde belirtildiğine göre Beşir Ağa, Emirsultan Camii ile türbesini de tamir ettirmiştir. Çeşmenin kabartma rozetli teknesinin her iki tarafında mermer setleri vardır, dikdörtgen pano şeklindeki istiridye kemerli ayna taşının üstü ve yanları rûmîlerle bezeli olup her iki tarafında kabartma selvi motifleri yer alır.

Kitabeyi çeşmeden ayıran mermer blok üzerinde “Bismillahirrahmanirrahim; Ve mine’l-mâi külle şey’in hayy18 âyeti
yer almaktadır. On altı mısralık sülüs hatlı kitabesi şöyledir:

Nâzır-ı dârü’s-sa’âde hazret ağa ki anın
Âb-ı ihsâniyle sîr-âb oldu el-hak şeş-cihât

Lutf-ı Hakk ta’mîri zeylîde bu âb-ı hoş-güvâr
Oldu zâhir kim anın evsâfıdır azb-i Fırat

Gûş edince ol kerem-cû çeşme bünyâd eyleyip
Cûy-i cûd ü lutfun icrâ etti çün kand-i nebât

Ol mekârim-pîşe sâhib hayr-ı vâlâ himmetin
Devlet ü ikbâl ü bahtı haşredek bulsun sebât

Ni’metâ vasfında yaz târîh içün bu beyti kim
Teşne-lebler etmesin hiç Âb-ı Hızr’a iltifât

Al Beşîr-i kâmkârın ayn-ı cûdından gel iç
Mâ Emir Sultân rûh-ı pâkine âb-ı hayât

H. 1156 – M. 1743

Bu çeşmenin arkasındaki izlerden, abdest almak için yapılmış muslukların da bulunduğu anlaşılır. Sonradan üzerine konulan kitabe ise çeşmenin değil, Emir Sultan Türbesi’nin 1845 yılında Abdüllmecid Han tarafından yapılan tamirinin kitabesidir, Şairi de Zîver Paşa’dır

Paylaşın