Çankırı: Bayramören Köprüsü

Bayramören Köprüsü; Çankırı’nın Bayramören İlçesi, Köprülü Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Melan Çayı üzerinde inşaa edilmiştir.

Bayramören Köprüsü İlçenin dışında Melan Çayı üzerinde kuruludur. İki gözlü, ayakları kesme taştan, diğer kısımları ahşaptandır. Üzerinden yayalar geçebilecek genişlikte inşa edilmiştir.

Kesme taş ayaklar üzerine kalasların bindirilmesi suretiyle farklı bir mimari tarzı vardır. Köprü, alaturka kiremit kaplı çatı ile örtülerek korunmuştur. Yapılış tarihi bilinmemekle birlikte 100-150 yıllık olabileceği tahmin edilmektedir.

Paylaşın

Çankırı: Sakaeli Kaya Mezarları – Peri Bacaları

Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacaları; Çankırı’nın Orta İlçesine bağlı Sakaeli Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Çankırı’ya 72 km, Orta’ya ise 7 km. mesafededir.

Orta İlçesi Merkezi’nden hareket eden Sakaeli Köyü ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Genel olarak Roma ve Bizans Dönemlerine ait olduğu tahmin edilen Sakaeli Kaya Mezarları, köyün sırtını yasladığı tepenin güneyde dik inen yamaçlarında yer almaktadır.  Çakıl taşlı tortul kaya özelliği taşıyan tepenin yüzeyindeki oyukların yere yakın olanları köy halkı tarafından önü kapatılmak suretiyle değişik maksatlarla kullanılmaktadır.

Çeşitli yükseklik ve genişlikteki oyuklar; tek, birbirine geçişli, basamakla inilen iki odalı bölmeli, aydınlatma pencereli  özellikler göstermektedir. Kare, dikdörtgen planlı, düz kubbe ve semerdam tavanlıdırlar. Duvarlara  açılmış küçüklü büyüklü nişler mezar odası ve ikamet  amaçlı  olarak kullanılmıştır. Bir  kısmının girişleri kemerli ve içlerinde ölü sedirleri mevcuttur.

1.5 x 1.5 ile 10.0 x 10.0 m arasında değişen taban ölçüleri, 2-3.5 m arasında değişen tavan yüksekliklerine sahiptirler.  Oyuklar arasında 27 basamakla inilen bir sulu in bulunmaktadır Devrez Çayının akıntısı istikametinde köye 2 km mesafedeki Gelin Kayası mevkiinde peri bacası oluşumları ve aralarındaki kaya mezarları ilginç görünümler oluşturmaktadır.

Paylaşın

Çankırı: Hüyük Yeraltı Şehri

Hüyük Yeraltı Şehri; Çankırı’nın Orta İlçesine bağlı Hüyük Köyü’ne yaklaşık 200 metre mesafede bulunan Höyük Tepesi’nde yer almaktadır.

Hüyük Yeraltı Şehri’ne Orta İlçesi Merkezi’nden hareket eden Höyük Köyü ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

MS 3 – 5. yüzyıllarda yapıldığı ve kullanıldığı tahmin edilen yer altı şehri 2005 yılında tespit ve tescil edilmiştir. 2006 ve 2008 yıllarında Müze Müdürlüğünce gerçekleştirilen temizlik çalışmalarıyla; küçük kilisesi, keşiş odaları, sarnıcı ve diğer hayat alanlarıyla komplike bir yapı arz eden çok katlı  kültür varlığı tamamen açığa çıkartılmıştır.

Paylaşın

Çankırı: Taş Mescit

Taş Mescit; Çankırı’nın Merkez İlçesi, Yeni Mahalle, Taş Mescit Caddesi, Meslek Yüksekokulu Yanında yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Taş Mescit Çankırı’da Selçuklular Dönemi’nden kalma en önemli yapıdır. Cemaleddin Ferruh Şifahanesi ve Darülhadisi olarak birbirine bitişik inşaa edilen bu iki yapı, mimarlık tarihi bakımından olduğu gibi plastik sanatlar açısından da ilgi odağı niteliğindedir.

Günümüze kadar ulaşan kitabelerinden anlaşıldığına göre Şifahane, Keyhüsrev Oğlu l.Alaeddin Keykubat zamanında Atabey Cemaleddin Ferruh tarafından 1235 yılında yaptırılmıştır. Bundan yedi yıl sonra 1242-1243 yılında Şifahanenin önüne bir Darülhadis ekleten Cemaleddin Ferruh, bu yapılarıyla Çankırı’da ilginç sağlık kurumlarından birisinin kurucusu olmuştur.

Bu iki yapıdan, halk arasında Taş Mescit olarak tanınan Mescit ve Cemaleddin Ferruh’un Türbesi bulunan Darülhadis kısmı, bütünüyle günümüze  ulaşmıştır. Şifahane kısmı ise tamamen yok olmuş durumdadır. Tekkelerin kapatılması kararına kadar bir süre Mevlevihane olarak ta görev yapan Şifaha­nenin yıkılmasına, moloz taştan yapılmış olması ve arazinin durumunun sebep olduğu sanılmaktadır.

Buna karşılık olarak ön tarafa yedi yıl sonra yapılan Darülhadis,  iki katlı olarak kesme taştan yapılmış, dışardan iki duvar ve bir köşe kulesiyle desteklenmiştir. Bu yapıların bir diğer önemi de yapı üzerinde yer alan iki adet figürlü parçadan gelmek­tedir. Bunlardan biri sürekli yayınlara konu olmuş, devamlı olarak üzerinde durulmuştur. Boyutları1 x 0.25  m olan bu kabartmanın özelliği,  gövdeleri birbirine dolanan iki ejder (yılan) motifidir.

Ejderlerin başları karşılıklı gelecek şekilde biçimlendirilmiştir. Günümüzde “Tıp Sembolü” olarak kullanılmaktadır. Halk arasında su içen yılan olarak da adlandırılan ikinci par­ça ise, diğeri gibi alçak kabartma olarak biçimlendirilmemiş olup başlı başına bir heykel görünümü verilmiştir.

Darülhadis’te kullanılan gözenekli taştan yapılmış olan parça, kupa şeklinde olup gövdesine bir yılan sarılmakta ve üst kısımda uzantı yaparak sonuçlanmaktadır. Bu motif de günümüzde “Eczacılık Sembolü” olarak kullanılmaktadır. Eser yakın döneme kadar Mevlevihane olarak da kullanılmıştır.

Paylaşın

Çankırı: Hacı Murad-ı Veli Camii

Hacı Murad-ı Veli Camii; Çankırı’nın Eldivan İlçesine bağlı Seydi Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür. 

Hacı Murad-ı Veli Camisi, moloz taştan yapılmış, yalın, ahşap çatılıdır. Cami ve türbe içice aynı yapı altındadır. İnşa kitabeleri bulunmadığından yapılış tarihleri bilinememektedir. Hacı Murad-ı Veli’nin ölüm tarihi 1207 olduğuna göre türbe bu tarihten sonra yapılmış, daha sonra cami ilave edilmiş olmalıdır. Çeşitli dönemlerde yapılan bakım ve onarımlarla bugünkü şeklini almıştır.

Cami, boyuna dikdörtgen planlı, düz ahşap tavanlı, türbe kısmının üzerini de kapatacak biçimde alaturka  kiremit kaplı çatılıdır. İç duvarlarda yer alan kalem işleri Tosyalı Ali Usta tarafından 1951 yılında yapılmıştır. Güneybatı köşede tuğladan sekiz sıra kirpi saçaklı pah yer alır. Cami doğu duvarına bitişik türbenin kare planlı ve ahşap tavanlı ön mekanında Hacı Murad-ı Veli’nin oğlu ve kızlarının sandukası ile yörede kutsal sayılan iki göktaşı bulunur.

Hacı Murad-ı Veli’nin kabrinin bulunduğu asıl türbe kare planlı ve tromp geçişli kubbe ile örtülüdür. Mimari  olarak büyük bir özelliği  bulunmamakla birlikte Horasan Erenleri’nden olan Hacı Murad-ı Veli’nin Türbe’si olması sebebiyle önem arz etmekte ve çok sayıda ziyaretçi çekmekte, özellikle yaz aylarında adak kurbanı kesmek isteyen vatandaşlarca tercih edilmektedir.

Paylaşın

Çankırı: İndağı Kaya Mezarları

İndağı Kaya Mezarları; Çankırı’nın Ilgaz İlçesine bağlı İnköy sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Bölgedeki anıtsal yapılar Devrez Çayının güneyinde ve Çankırı Kastamonu yolunun solunda kayalık, yüksekçe bir tepenin doğuya bakan yamaçlarındadır.

Burada çok sayıda ve insan eliyle oyulmuş mağaralar, kaya mezarları, kaya kilisesi olabileceği tahmin edilen tapınak ve amacı tam olarak bilinemeyen oyuklar bulunmakta olup burasının dini törenlerin yapıldığı ve muhtemelen höyükle bağlantılı kutsal kabul edilen mekanlardan olduğu tahmin edilmektedir.

Paylaşın

Çankırı Müzesi

Çankırı Müzesi; Çankırı’nın Merkez İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, Atatürk Bulvarı, Belediye Meydanı’nda yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Çeşitli millet ve medeniyetlerin yaşadığı Çankırı’da,  Cumhuriyet Dönemi ile birlikte bazı taş, seramik, bronz ve etnoğrafik eserlerin çevreden toplanarak eski Halkevi binasında depolanmasıyla müzenin kurulması için ilk adımlar atılmış, bunların muhafazası ve ser­gilemesi için bir müzeye ihtiyaç duyulması üzerine başlatılan çalışmalar sonucunda 16 Mayıs 1972 tarihinde Halk Eğitim binasının bir bölümünde mevcut eserlerin sergilenmesiyle Çankırı Müzesi faaliyete başlamıştır.

Çalışmalarını 1976 yılına kadar bu binada yürütülen Müzede, yeni bir binanın yapılmaya başlaması sebebiyle ziyarete kapatı­larak depo haline getirilmiş,  Çankırı Lisesi’nin bir sınıfında büro faaliyetlerini sürdürmüştür. 23 Ağustos 1981 tarihinde 100. Yıl Kültür Merkezi’nin ikinci katında yeniden ziyarete açılan müze 2017 yılından itibaren restorasyonu tamamlanan eski adliye binasında ziyaretçilerini kabul etmektedir.

Anadolu’nun değişik kesimlerinde yaşamış olan medeniyetler bölgede de temsil edilmiştir. Buna paralel olarak Müzede Eski Tunç Çağının (M.Ö. 3000-2500), Hitit Çağının (M.Ö. 2000-1200),  Friglerin (M.Ö. I. binin ilk yarısı), Hellenistik, Roma, Bizans,  Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerinin güzel eserlerinin sergilenmesi ve tanıtılması yoluna gidilmiştir.

Müzede muhtelif dönemlere ait 19.939 adet eser bulunmaktadır. Bu eserlerin 2.485’i arkeolojik, 1.283’ü etnografik ve 16.171’i sikkedir. Çankırı Merkez Çorakyerler Mevkiinde A.Ü.Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi öğretim üyeleri tarafından 1997 yılından beri gerçekleştirilen kazıda 8 milyon yıl öncesine ait fosiller bulunmuştur. Fil, gergedan, koyun, keçi, domuz, zürafa, geyik ve primatların atalarına ait fosil buluntuları Çankırı Müzesinde sergilenmektedir.

Arkeolojik eserler; çevre araştırmaları, satın alma, bağış ve adliye kanalıyla kazanılan eserlerden meydana gelmektedir. Etnoğrafik eserler de satın alma ve bağış yoluyla elde edilmektedir. Kültür Merkezi’nin 2. katında yer alan Müze’de iki teşhir salonu ile de­po ve bürolar bulunmakta, arkeolojik ve etnoğrafik eserler tek bö­lüm halinde, taş eserlerin ancak bir bölümü de binanın dış boşluğu ile tretuvar üzerinde sergilenilebilmektedir.

Arkeoloji bölümünde Eski Tunç, Hitit, Helenistik, Roma ve Bizans Dönemlerine ait eserler ile çeşitli medeniyetlere ait sikkeler sergilenmektedir. Vitrinde sergilenen eserler arasın da pişmiş toprak kaplar, kemik,  cam,  boncuk,  bronz aletler ve süs eşyaları,  cam gözyaşı ve koku şişeleri,  tıp aletleri, ağırşaklar, kandiller,  iğneler, yüzük kaşları ve çeşitli heykel parçaları bulunmaktadır.

Etnografya bölümünde yer alan eserler Çankırı ve çevresine ait çeşitli dokumalar, el işlemeleri, giysiler, heybe, kilim ve çuvallar ile bakırcılık sanatıyla ilgili siniler,  taslar, ibrikler,  sahanlar ve leğen gibi eşyalar, kılıçlar, hançer, kama ve çakmaklı tüfek ve tabancalar,  barutluk ve yağlıklar,  balta, teber,  ok ve yaylar,  el yazması kitap,  icazet ve Kur’anlar, yazı takımları, oyma ve kakma çekmece,  ağızlık ve takunyalar, mahalli bindallı, üçetek,  fermane, cepken, yağlık, bohça,   fes tepeleri,  önlük bağları, kuşaklar, kunduralar,  çorap ve eldivenler, mineli gümüş saatler ve köstekler, bilezikler,  kemer ve kemer tokaları ile değişik sanat örneklerini yansıtan  eserler sergilenmektedir.

Salonun orta bölümünde Kurtuluş Savaşı’nda,  İnebolu, Kastamonu,  Çankırı ve Ankara arasında cephane taşıyan tarihi kağnı yer almakta, binanın dış cephesindeki boşluklar ve tretuvar üzerinde ise Hitit Dönemi’ne ait aslan heykelleri,  Roma Dönemi aslan heykeli, mezar stelleri, mil taşları, mimari parçalar,  sütun kaide ve başlıkları,  Latince ve Grekçe yazıtlar ile Osmanlı mezar taşları ve aslan kabartmalı dibek  bulunmaktadır.

Paylaşın

Çankırı: Sultan Süleyman Camii

Sultan Süleyman Camii; Çankırı’nın Merkez İlçesi, Mimar Sinan Mahallesi, Büyük Camii Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

1522 yılında başlayan inşaatın 1558 yılında tamamlandığı bilinmekle birlikte neden bu kadar uzun sürdüğü konusunda bilgi bulunmamaktadır. Cami 1992 ve 2015 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore ettirilmiştir.

Kare planlı olan Cami üzerinde ortada bir büyük tam kubbe ile bu kubbenin dört tarafında birer yarım kubbe bulunmaktadır. Bu kubbeler dört paye ve duvarlar arasındaki kemerlere oturmak­tadır.

Duvarları ve minaresi kesme taş, kubbe üstleri kurşunla kaplıdır. Cami’nin içi rokoko üs­lubu ile süslenmiş, bunların araları hat örnekleriyle bezenmiştir. Mihrab istalaktitlidir,  zengin bir görünümü vardır. Minber’i taştan yapılmıştır.

Kürsüsü köşeli ve gövdesi yuvarlaktır. Ka­pı söveleri mermer olup kemerleri kilit taşı,  içleri oluklu konsol halinde çıkarılmıştır. Son cemaat yeri, dört sütuna dayanan üç kubbe ile örtülü ve iki tarafında istalaktidli mihrap nişle­ri bulunmaktadır.

Sultan Süleyman Camisi Kanu­ni Sultan Süleyman’ın emri ile Sadık Kalfa tarafından inşa edilmiştir. Sülüs Hat’la yazılı Kita­besinde;

“Buyurdu yapmağa isna yılında

Bunu Sultan Süleyman tali-ül hayr

Münadi görecek hayretle hatmin

Didi tarihi ya cami-ul hayr” dörtlüğü yazılıdır.

 

Paylaşın

Çankırı Kalesi

Çankırı Kalesi; Çankırı’nın Merkez İlçesi, Fatih Mahallesi, Kale Mevkii’nde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Çankırı Kalesi Şehrin kuzeyinde küçük bir tepe üzerinde kurulmuştur. Romalılar, Bizanslılar, Danişmentliler,  Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinde sağlamlığıyla ünlü olan kale geçen yüzyıla kadar iskan edilmiş olup yapıdan zamanımıza birkaç sur kalıntısından başka bir şey kalmamıştır.

Dörtgen planlı olan kalenin surları moloz taş ve tuğla karışımıdır. Eteklerinde bulunan dereden itibaren yüksekliği 150 m. kadardır. Kale içinde Roma Dönemi’nden kalma kaya mezarı, iskan kalıntıları ve pişmiş toprak kap parçaları ile Çankırı Fatihi Emir Karatekin Bey’in türbesi bulunmaktadır. Geçmiş yıllarda ağaçlandırılan Kale, ziyaretgah ve mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

Paylaşın

Çanakkale: Ezine, Kemallı Hamamı

Kemallı Hamamı; Çanakkale’nin Ezine İlçesine bağlı Kemallı Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tarihi hamam 1382 yılında inşa edilmiştir. Küçük boyutlu bir yapı olan hamamın 1 adet soğukluk, 1 adet ılıklık ve 2 adet de halvet mekanları olmak üzere moloz taş ve tuğladan inşa edilmiştir.

Doğu yönündeki sokağa bakan mermer söveli kapıdan soğukluğa girilmektedir. Diğer mekanlardan daha büyük olan bu kısım kare planlı ve üzeri kubbelidir. Kubbeye geçiş prizmatik Türk üçgeni ile sağlamlanmıştır. Kuzey duvarında soyunma dolabı nişleri vardır.

Batı duvarındaki kemerli girişten ılıklık mekanına geçilmektedir. Ilıklığın güney yönünde halvet bölümleri bulunur. Ilıklık ve halvet mekanlarının üzeri de kubbelidir. Aydınlatma kubbelerdeki cam fanuslarla yapılmaktadır. Hamam duvarları moloz taşla, kısmen tuğla ile inşa edilmiştir.

Taş duvar bir sıra tuğla dizisi ile sonlandırılmıştır. Üst örtünün tamamı ve duvar yüzeylerinin bir kısmı sıvalıdır. Çini, kalemişi ve benzeri süsleme unsuru bulunmamaktadır. Giriş kapısı üzerindeki mermer üzerine yapılmış kitabede uzun süre harap ve atıl kalan yapının 1948 yılında köy halkı tarafından onarıldığı belirtilmiştir.

Bu onarımda zemin döşemesi mozaik görünümlü fayans ile kaplanmış, duvar yüzeyleri ve üst örtüsü çimentolu sıva ile sıvanmıştır. Bu müdahalelere rağmen yapının özgün planı muhafaza edilmiştir. Günümüzde hizmet verecek durumda olmayan yapı, köyün ortak kullanım malzemelerinin konulduğu depo durumundadır.

Vakıflar Genel Müdürlüğü adına kayıtlı durumda olan tarihi hamam 17 Temmuz 2016 tarihinde 3139 sayılı karar ile Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından “1. Derecede Anıtsal Mimarlık Örneği Yapı” olarak tescillenmiştir.

Paylaşın