2023 Nobel Ekonomi Ödülü’nün Sahibi Belli Oldu: Claudia Goldin

2023 Nobel Ekonomi Ödülü’nü, eşitsizlik ve kadının istihdama katılımına odaklanan araştırmalarıyla bilinen Harvard Üniversitesi’nden Profesör Claudia Goldin’a verildi. 2022 Nobel Ekonomi Ödülü’nü Ben S. Bernanke, Douglas W. Diamond ve Philip H. Dybvig kazanmıştı.

Haber Merkezi / Nobel Ekonomi Ödülü olarak bilinen Alfred Nobel anısına verilen Sveriges Riksbank İktisadi Bilimler Ödülü’nü kazanan isim belli oldu. İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nden açıklanan duyuruya göre, komite Alfred Nobel anısına verilen 2023 Sveriges Riksbank İktisadi Bilimler Ödülü’nü ABD’li Claudia Goldin kazandı.

Claudia Goldin kimdir?

1946 doğumlu Claudia Goldin, Harvard Üniversitesi’nde ekonomi profesörüdür. Ayrıca NBER’de Cinsiyet Çalışma Grubu’nun eş direktörlerinden biridir ve Amerikan Ekonomisinin Gelişimi programının eski direktörüdür. Goldin’in çalışmaları kadın işgücü, gelir eşitsizliği, teknoloji ve eğitim gibi çeşitli konuları ele alır. Goldin, geçmişi inceleyerek güncel konuları araştırmasıyla bilinir.

İsveçli Alfred Nobel’in vasiyeti üzerine ölümünden sonra 9 Haziran 1900’de kurulan Nobel Vakfının insanlığa hizmette bulunanlara verdiği ödüller, dünyada en saygın ödüller olarak kabul ediliyor.

Nobel Ödülleri, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından fizik, kimya, edebiyat, barış ve tıp olmak üzere 5 ayrı dalda en başarılı kabul edilen kişiler veya kuruluşlara veriliyor.

Bunlara ek Nobel Ekonomi Ödülü, 1968’de İsveç Merkez Bankasının Alfred Nobel’in anısına ekonomi dalında da ödül verilmesini kararlaştırmasıyla ilk kez 1969’da takdim edildi.

Nobel Ödülleri, her yıl, Alfred Nobel’in öldüğü 10 Aralık’ta düzenlenen törenle sahiplerine teslim ediliyor. Ödüllerin, 1901’deki başlangıcından bu yana verilmediği bazı yıllar da oldu. Toplamda 49 defa yapılan ödül iptallerinin çoğu Birinci ve İkinci Dünya savaşları sırasında gerçekleşti.

Yıllar içinde Nobel Ekonomi Ödülleri

2022 Nobel Ekonomi Ödülü’ne “bankalar ve ekonomik kriz araştırmalarından” dolayı Ben S. Bernanke, Douglas W. Diamond ve Philip H. Dybvig’in layık görülmüştü. 2021 Nobel Ekonomi Ödülü’nü ekonomistler David Card ile Joshua D. Angrist ve Guido W. Imbens kazanmıştı.

Ödül, 2020’de açık artırma teorisinin geliştirilmesine katkı sunan ABD’li ekonomistler Paul R. Milgrom ve Robert B. Wilson’a verilmişti. 2019 Nobel Ekonomi Ödülü’nü de küresel yoksullukla mücadele alanında yaptıkları çalışmalar dolayısıyla ABD’li iktisatçılar Abhijit Banerjee, Esther Duflo ve Michael Kremer kazanmıştı.

Paylaşın

Frankenstein: İnsanlığın Doğası Ve Toplumsal Reddedilme

Mary Shelley’nin yazdığı “Frankenstein”, yaşam yaratma fikrine takıntılı genç ve hırslı bilim insanı Victor Frankenstein’ın hikayesini anlatan Gotik bir romandır. Doktor, ceset parçalarından bir yaratık oluşturur ama dehşete düşer ve garip görünümünden dolayı onu terk eder.

Haber Merkezi / Yaratıcısı ve toplum tarafından reddedilen yaratık, Victor’dan intikam almak ister ve bu durum bir dizi trajik olaya yol açar. Roman, kontrolsüz hırsın tehlikeleri, bilimsel deneylerin sonuçları, insanlığın doğası ve toplumsal reddedilmenin etkisi gibi temaları irdeler.

Roman, etik, sorumluluk ile yaşam ve ölümün güçleriyle oynamanın sonuçları hakkında derin soruları gündeme getirir. “Frankenstein” edebiyat ve popüler kültür üzerinde kalıcı etki bırakan, zamansız bir klasiktir.

“Dikkat; çünkü ben korkusuzum ve bu nedenle güçlüyüm.” romandan bir cümle…

Romanın baş kahramanı yaratık bu cümleyi kendi gücünün ve kararlılığının bir beyanı olarak söyler. Yaratıcısı Victor Frankenstein’la yüzleşmekten korkmadığını öne sürer ve korkusuzluğunun farkındadır. “Bu nedenle” ifadesi korkusuzluk ile güç arasında bir bağlantı olduğunu ima eder ve yaratığın korkusuzluğunun onu güçlendirdiğini vurgular.

Cümlede, trajik bir ironi var çünkü yaratığın korkusuzluğuna ve güç arzusuna rağmen toplumdan dışlanmış ve toplumun önyargı ve korkularının kurbanı olmaya devam eder. Korkusuzluğu arzuladığı türden bir güce değil, yalnızlığa ve acıya yol açar.

Bu cümle ayrıca, yaratığın roman boyunca geçirdiği dönüşümü de yansıtır. Başlangıçta saf ve masum bir varlık olan yaratık, reddedilmeyi, terk edilmeyi ve zulmü deneyimledikçe daha bilinçli hale gelir. Cümle, yaratığın karakter gelişiminde bir dönüm noktasını işaret eder.

Yaratığın beyanı, Victor Frankenstein’ın kendi hırsını ve korkusuz bilimsel bilgi arayışını yansıtır. Her iki karakter de onları harekete geçiren bir kararlılığa sahiptir, ancak sonuçta her ikisi de eylemlerinin sonuçlarına katlanırlar.

Cümle, romanın ana temaları olan güç ve sorumluluğun altını çizer. Okuru, sonuçları dikkate almadan, güç peşinde koşmanın etik ve ahlaki sonuçlarını düşünmeye teşvik eder. Roman boyunca, hem Victor hem de yaratık, korkusuz güç arayışlarının sonuçlarıyla boğuşur.

Victor Frankenstein: Victor, yaratığın kahramanı ve yaratıcısıdır. O, hayatın sırlarını açığa çıkarma arzusuyla yanıp tutuşan, zeki ve hırslı bir bilim insanıdır. Onun bilgi ve güç konusundaki amansız arayışı sonuçta trajik sonuçlara yol açmaktadır. Victor, yaratığın yaratılmasından duyduğu aşırı suçluluk, pişmanlık ve eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmedeki başarısızlığıyla karakterize edilir.

Yaratık (Frankenstein’ın Canavarı): Yaratık, başlangıçta Victor’un hırsının kurbanı olarak tasvir edilen karmaşık bir karakterdir. Yaratıcısı ve toplum tarafından reddedilir, bu da onun karanlığa gömülmesine yol açar. Canavar görünümüne rağmen, yaratık derin duygulara sahiptir. Hikayesi izolasyon, önyargı ve toplumsal reddedilmenin sonuçlarını vurgular.

Elizabeth Lavenza: Elizabeth, Victor’un kuzeni ve daha sonra karısıdır. Romanda saflığı ve masumiyeti temsil eder. Victor için bir rahatlık ve istikrar kaynağıdır, ancak yaratığın intikamının trajik bir kurbanı olur. Karakteri, masumiyetin bilgi ve hırs arayışıyla yozlaştığı temasının altını çizer.

Henry Clerval: Henry, Victor’un çocukluk arkadaşıdır ve Victor’a engel teşkil etmektedir. Merhametlidir, besleyicidir ve yaşamın basit zevklerine değer verir. Karakteri, Victor’la olan ilişkisinin bir sonucu olarak yaratık tarafından öldürüldüğü için kontrolsüz hırsın tehlikelerini vurgular.

Robert Walton: Robert Walton, Victor’un hikayesini mektuplarla anlattığı kaşiftir. Roman için bir çerçeveleme aracı olarak hizmet eder ve bilimsel bilgi arayışı Victor’unkiyle paralellik gösterir. Walton’un karakteri ne pahasına olursa olsun bilginin peşinde koşma ve bundan kaynaklanabilecek izolasyon temasını vurgular.

Alphonse Frankenstein: Alphonse, Victor’un babasıdır ve Victor’un hayatındaki sevgi dolu ve koruyucu bir figürdür. Eski neslin değerlerini temsil ediyor ve Victor’un pervasız hırsına tezat oluşturur. Onun karakteri aynı zamanda ailevi ve toplumsal sorumlulukları ihmal etmenin sonuçları temasını da gösterir.

Paylaşın

2023 Nobel Barış Ödülü İranlı Kadın Hakları Savunucusu Nergis Muhammedi’ye Verildi

Bilim, edebiyat ve barış gibi alanlarda ilerlemeye katkı sağlayan kişilere verilen Nobel Ödülleri’nden 2023 Nobel Barış Ödülü, İran’da kadınlara yönelik baskıya karşı mücadele eden tutuklu aktivist Nergis Muhammedi’ye verildi. 

Haber Merkezi / Norveç Nobel Komitesi tarafından yapılan açıklamada, “2023 Nobel Barış Ödülü’nü İran’da kadınlara yönelik baskıya karşı verdiği  ve herkes için insan hakları ve özgürlüğü teşvik etmek için verdiği mücadele nedeniyle Nergis Muhammedi’ye verilmiştir.” denildi.

2022 Nobel Barış Ödülü’ne insan hakları savunucusu Ales Bialiatski ile insan hakları örgütleri Memorial ve Center for Civil Libertie’s layık görülmüştü. Nobel Barış Ödülü 2021’de Rus gazeteci Dimitri Muratov ve Filipinli gazeteci Maria Ressa’ya verilmişti.

1901 ve 2021 yılları arasında 102 Nobel Barış Ödülü sahibini bulurken bunların 25’i kurumlara verildi. Kurum sayısı bu seneki ödülle 27’ye yükseldi. Şu ana kadar 2 barış ödülü, üç kişi arasında paylaştırıldı. Bu seneki ödülle birlikte bu sayı 3’e yükseldi.

Nobel Barış Ödülü’nü bugüne kadar reddeden bir kişi oldu. Eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger ile 1973 Paris Antlaşması’nı imzaladığı için Barış Ödülü’nü paylaşan Vietnamlı politikacı Le Duc Tho, ödülü almayı reddetmişti. Nobel Barış Ödülü şu ana kadar 18 kadına verildi.

Nobel ödüllerinin açıklanmasının ardından ödüller 10 Aralık’ta düzenlenecek törende İsveç Kralı tarafından sahiplerine takdim edilecek. Dinamitin mucidi olan iş insanı Alfreed Nobel’in vasiyeti üzerine 1901’den beri verilmeye başlanan ödüller bilim, edebiyat ve barış gibi alanlarda ilerlemeye katkı sağlayan kişilere sunuluyor.

Nergis Muhammedi kimdir?

Muhammedi, kadın hakları ve idam cezasının kaldırılması için kampanya yürüten İran’ın önde gelen insan hakları aktivistleri arasında yer alıyor.

Bununla birlikte, Front Line Defenders hak örgütüne göre şu anda Muhammedi, Tahran’daki Evin Cezaevi’nde yaklaşık 12 yıl hapis cezasına çarptırılmış durumda bulunuyor. Muhammedi’ya yöneltilen suçlamalar arasında devlete karşı propaganda yapmak da var.

Muhammedi aynı zamanda, 2003 Nobel Barış Ödülü sahibi Şirin Ebadi tarafından yönetilen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsan Hakları Savunucuları Merkezi’nin başkan yardımcısı olarak görev yapıyor.

Öte yandan Muhammedi, 122 yıllık ödülü kazanan 19. kadın ve 2021’de Filipinli Maria Ressa’nın Rus Dmitry Muratov ile birlikte ödülü kazanmasından bu yana ilk kadın oldu.

Paylaşın

2023 Nobel Edebiyat Ödülü’ne Jon Fosse Değer Görüldü

Bilim, edebiyat ve barış gibi alanlarda ilerlemeye katkı sağlayan kişilere verilen Nobel Ödülleri’nden 2023 Nobel Edebiyat Ödülü “Söylenemeyeni dile getiren yenilikçi oyunları ve düzyazıları” nedeniyle Norveçli yazar Jon Fosse’ye verildi.

Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday yazarların belirlenmesi İsveç Akademisi ve dünyadaki diğer edebiyatla ilgili akademi ve kurumlardan, eski ödül sahiplerinden, üniversitelerde edebiyat profesörlerinden öneriler alınıyor.

Bu yıl, Japon yazar Haruki Murakami, Kanadalı yazar Margaret Atwood ve İranlı yazar Salman Rüşdi’nin de adaylar arasında yer alıyordu.

İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi yaptığı açıklamada, “2023 Nobel Edebiyat Ödülü, Norveçli yazar Jon Fosse’ye ‘yenilikçi oyunları ve söylenemeyeni dile getiren düzyazısı nedeniyle’ verildi.

“Norveç Nynorsk’ta [Nynorsk, Norveççe dilinin 2 yazılı dil formundan birisi] yazılmış ve çeşitli türleri kapsayan muazzam yapıtları arasında çok sayıda oyun, roman, şiir koleksiyonu, deneme, çocuk kitabı ve çeviri yer alıyor. Bugün dünyanın en çok sahnelenen oyun yazarlarından biri olmasına rağmen, aynı zamanda düzyazılarıyla da giderek daha fazla tanınmaktadır” dedi.

Yazarın Türkçedeki kitapları Monokl Yayınları tarafından yayınlandı: “Melankoli”, “Sabahtan Akşama”, “Üçleme”.

Jon Fosse: 1959 yılında Haugesund’da doğdu. Norveçli oyun, öykü ve roman yazarı. Son dönem Norveç edebiyatının dünya edebiyatına armağan ettiği en önemli yazarlardan birisi olarak gösteriliyor. Nordic Council’s Literature Prize’a layık görüldü.

Ödülü kazanan Jon Fosse 11 milyon İsveç kronu (yaklaşık 1 milyon dolar) para ödülü alacak. Kimya, Barış ve Ekonomi alanındaki Nobel Ödülü kazananları da 9 Ekim’e kadar açıklanacak.

Nobel ödüllerinin açıklanmasının ardından ödüller 10 Aralık’ta düzenlenecek törende İsveç Kralı tarafından sahiplerine takdim edilecek.

Dinamitin mucidi olan iş insanı Alfreed Nobel’in vasiyeti üzerine 1901’den beri verilmeye başlanan ödüller bilim, edebiyat ve barış gibi alanlarda ilerlemeye katkı sağlayan kişilere sunuluyor.

Nobel Edebiyat Ödülü “edebiyat alanında ideal bir yönde en seçkin eseri üretmiş olan kişiye” veriliyor.

Geçtiğimiz yıl ödüle Fransız yazar Annie Ernaux layık görüldü. Ernaux, ödülü veren İsveç Akademisi’nin deyimiyle, kuzeybatı Fransa’nın Normandiya bölgesindeki küçük kasaba geçmişine dayanan kitaplarındaki “cesaret ve keskinlik” nedeniyle ödülü kazandı.

Ernaux, Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan 120 kişi arasında 17’inci kadın oldu. Ödül uzun zamandır Avrupalı ve Kuzey Amerikalı yazarlara fazla odaklandığı ve erkek egemen olduğu eleştirileriyle karşı karşıya.

İlk defa 1901 yılında sunulan ödül geçtiğimiz yıllarda Orhan Pamuk, Ernest Hemingway, Toni Morrison ve Jean-Paul Sartre gibi ünlü edebiyatçılar layık görüldü. Sartre, 1964’te layık görüldüğü ödülü reddetmişti.

Paylaşın

2023 Nobel Kimya Ödülü’nü Kazananlar Belli Oldu: Bawendi, Brus Ve Ekimov

Bilim, edebiyat ve barış gibi alanlarda ilerlemeye katkı sağlayan kişilere verilen Nobel Ödülleri’nden 2023 Nobel Kimya Ödülü, Moungi Bawendi, Louis Brus ve Alexei Ekimov’a verildi.

Haber Merkezi / Bawendi,  Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) profesör, Brus Columbia Üniversitesi’nde emeritus profesör ve Ekimov ise Nanocrystals Technology Işirketinde çalışıyor. Brus, 1972 yılında AT&T Bell Labs tarafından işe alındı ve 23 yıl boyunca zamanının çoğunu nanokristaller üzerinde çalışmaya ayırdı.

Paris’te doğan ve Fransa, Tunus ve ABD’de büyüyen Bawendi, doktora sonrası araştırmalarını Brus’un yanında yaptıktan sonra 1990’da MIT’ye katıldı ve 1996’da profesör oldu. Ekimov, Sovyetler Birliği’nde doğdu ve ABD’ye taşınmadan önce Vavilov Devlet Optik Enstitüsü’nde çalıştı. Ekimov 1999 yılında Nanocrystals Technology Inc. şirketinde baş bilim insanı olarak görevlendirildi.

Moungi Bawendi, Louis Brus ve Alexei Ekimov, “kuantum noktalarının keşfi ve sentezinden” dolayı bu ödüle layık görüldüler. Kuantum noktaları, doktorlar tarafından tümörleri haritalandırmak üzere kullanılan ekranların aydınlatılmasını sağlıyor.

Ödülle ilgili İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nden yapılan açıklamada “Bu küçük parçacıklar benzersiz özelliklere sahip ve artık ışıklarını televizyon ekranlarından ve LED lambalardan yayıyorlar. Kimyasal reaksiyonları katalize ediyor ve berrak ışıkları bir cerrah için tümör dokusunu aydınlatabiliyorlar.” denildi.

Sadece birkaç atom çapında küçük parçacıklara kuantum noktalarının elektronları kısıtlı harekete sahip. Bu durum, görünür ışığı nasıl emdiklerini ve serbest bıraktıklarını etkileyerek çok parlak renkler elde edilmesini sağlıyor. LED ekranlar gibi birçok elektronik cihazda kullanılıyor.

Ödülü kazanan bilim insanları 11 milyon İsveç kronu (yaklaşık 1 milyon dolar) para ödülünü paylaşacak. Kimya, Edebiyat, Barış ve Ekonomi alanındaki Nobel Ödülü kazananları da 9 Ekim’e kadar açıklanacak. Nobel ödüllerinin açıklanmasının ardından ödüller 10 Aralık’ta düzenlenecek törende İsveç Kralı tarafından sahiplerine takdim edilecek.

Dinamitin mucidi olan iş insanı Alfreed Nobel’in vasiyeti üzerine 1901’den beri verilmeye başlanan ödüller bilim, edebiyat ve barış gibi alanlarda ilerlemeye katkı sağlayan kişilere sunuluyor.

Paylaşın

Cennetin Doğusu: İyinin Ve Kötünün Doğası

Trask ve Hamilton ailelerinin hayatlarının, seçimlerinin ve kaderlerinin sürükleyici ve iddialı bir keşfi haline gelen John Steinbeck’in Cennetin Doğusu (East of Eden), iki ailenin birçok nesli kapsayan bir destan olarak ortaya çıkıyor.

Haber Merkezi / Kitaptaki ana karakterler arasında Adam Trask, Cathy Trask, Charles Trask, Cal Trask, Aron Trask, Abra Bacon, Samuel Hamilton, Lee, Olive Hamilton ve Cyrus Trask yer alıyor.

Romanda yer alan, “Hayatımı bir tür müzik olarak düşünüyorum, her zaman iyi bir müzik olmasa da yine de biçimi ve melodisi olan bir müzik olarak düşünüyorum” cümlesi, hayatın da müzik gibi iniş çıkışlarına rağmen bir yapıya ve güzelliğe sahip olduğunu öne sürüyor.

Konuşmacı hayatını bir müzik parçasına benzetiyor, tıpkı müzik gibi yaşamın da benzersiz bir kompozisyon oluşturmak üzere bir araya gelen çeşitli öğelerden ve deneyimlerden oluştuğunu öne sürüyor.

Cümlede “Biçim ve melodi”den söz edilmesi, yaşamın inişleri ve çıkışları, zorlukları ve kusurları olsa da yine de bir yapıya ve güzelliğe sahip olduğunu ima ediyor. Nasıl ki bir müzik eserinin fark edilebilir bir yapısı ve onu ileriye taşıyan bir melodisi varsa, hayatın da kendine has ritimleri ve kalıpları olduğunu öne sürüyor.

Hayatın her zaman “iyi müzik” olmadığının kabulü, kişinin yolculuğunun hem olumlu hem de olumsuz yönlerini kabul ettiği anlamına geliyor. Hayatın hem uyumlu hem de uyumsuz anlarla dolu olabileceği bilinci öne çıkıyor.

Cümle, hayatın karmaşıklığını kutlar ve zorluklarla veya uyumsuzlukla karşı karşıya kaldığımızda bile, genel kompozisyonda altta yatan bir düzen ve güzelliğin bulunduğunu vurguluyor.

İfade, konuşmacının kendi yaşamının bir yansımasıdır ve kendilerini şekillendiren deneyimlerin çeşitliliğini anlayıp takdir ettiklerini ima ediyor.

Adam Trask: Romanın ana karakteri Adam, karmaşık ve ahlaki açıdan dürüst bir adamdır. Cyrus Trask’ın oğludur ve kardeşi Charles ile karmaşık bir ilişkiye girer. Cal ve Aron’un babasıdır.

Cathy Trask (Kate Ames): Romandaki ana düşmanlardan biri olan Cathy, çıkarcı ve ahlaki açıdan yozlaşmış bir karakterdir. Adam’la evli ve Cal ile Aron’un annesidir. Eylemleri etrafındakilerin hayatlarını derinden etkiliyor.

Charles Trask: Adam’ın erkek kardeşi Charles, Adam’a karşı derin bir kırgınlık besleyen, sert ve sert bir kişidir. Gergin ilişkileri hikayenin önemli bir unsurudur.

Cal Trask: Adam’in ikiz oğullarından biri olan Cal, kendi iç çatışması ve babasının onayını alma arzusuyla karakterize edilir. Roman boyunca iyilik ve kötülük sorularıyla boğuşuyor.

Aron Trask: Adam’in diğer ikiz oğlu Aron, iki kardeş arasında ahlaki açıdan daha dürüst ve saf olanıdır. Abra’yla romantik bir ilişki kuruyor.

Abra Bacon: Trask ailesi ile Hamilton ailesi arasında kalan bir karakter olan Abra, Aron’un aşkıdır ve hikayede çok önemli bir rol oynuyor.

Samuel Hamilton: Hamilton ailesinin komşu çiftçisi ve reisi olan Samuel, Trask ailesine rehberlik ve destek sağlayan bilge ve şefkatli bir karakterdir.

Lee: Adam’ın sadık ve bilge Çinli hizmetkarı ve arkadaşı. Lee, Trask ailesinin hayatında çok önemli bir rol oynuyor ve bir bilgelik ve bakış açısı kaynağı olarak hizmet ediyor.

Olive Hamilton: Samuel’in karısı ve Hamilton ailesinin reisi. O, besleyici ve şefkatli bir figür. Cyrus Trask: Adam ve Charles’ın babası Cyrus, onların yetiştirilmesinde önemli etkisi olan askeri bir adamdır.

‘Cennetin Doğusu’nu unutulmaz bir kitap yapan şeyler:

Epik aile efsanesi: Roman, sürükleyici ve birçok nesli kapsayan bir aile destanı olarak ortaya çıkıyor ve onu Trask ve Hamilton ailelerinin hayatlarının, seçimlerinin ve kaderlerinin sürükleyici ve iddialı bir keşfi haline getiriyor.

İyinin ve kötünün keşfi: Roman, özünde derin ahlaki ve felsefi sorularla boğuşuyor, iyi ve kötü kavramlarını derinlemesine inceliyor. Karakterler, özellikle Cal ve Aron, bu karşıt güçler arasındaki mücadeleyi simgeliyor.

Karmaşık karakterler: Steinbeck, her biri kendi kusurlarına, güçlü yönlerine ve ahlaki ikilemlerine sahip çok çeşitli karakterleri ustaca işliyor. Bu karmaşıklık karakterleri bağ kurulabilir ve düşündürücü kılıyor.

İyi düzyazı: Steinbeck’in yazıları, lirik kalitesi ve Kaliforniya manzarasının canlı tasvirleriyle karakterize edilir. Düzyazısı okuyucuları yarattığı dünyaya çekiyor.

Felsefi düşünce: ‘Cennetin Doğusu’ okuyucuları kendi ahlaki seçimleri ve iyinin ve kötünün doğası üzerinde düşünmeye teşvik ediyor. Onları kurtuluş kapasitesini ve kişisel sorumluluğun önemini düşünmeye zorluyor.

Paylaşın

Feminizm Ve Aşkın Zamansız Romanı: Jane Eyre

İngiliz Edebiyatı’nın önemli isimlerinden Charlotte Brontë’nin “Jane Eyre” romanı, karmaşık karakterleri, feminist temaları, aşk hikayeleri, sosyal yorumları ve gotik unsurlarıyla mutlaka okunması gereken bir eser.

Haber Merkezi / “Bu da ne böyle?” romandan bir alıntı. Kahramanın rahatsız edici durumlarla karşılaştığında yaşadığı şoku yansıtır. Romandaki karakterler dayanıklılık, öz değer, kefaret, empati ve kişisel arzular ile toplumsal yükümlülükler arasındaki denge hakkında önemli dersler verir.

“Bu nasıl bir cehennem?” romandan başka bir alıntı. Bu cümlede, romanın baş kahramanı Jane Eyre’nin yeni ve sıkıntılı bir durumla karşılaştığında yaşadığı şok, dehşet ve inanmazlığı yansıtır . Bu alıntı genellikle halk arasında beklenmedik veya üzücü bir duruma düşme hissini ifade etmek için kullanılır. Zorluklar karşısında bıkkınlık, hayal kırıklığı veya inançsızlık duygusu taşır.

Jane Eyre’in bu ifadeyi kullanması, hayatındaki aşılmaz gibi görünen engellerle karşı karşıya kaldığında bile, zorluklarla doğrudan yüzleşme konusundaki dayanıklılığını ve kararlılığını gösterir.

Jane Eyre: Romanın baş karakteri olan Jane, istismar ve ihmalin damgasını vurduğu zorlu bir yetiştirme tarzının üstesinden gelen güçlü ve bağımsız bir kadındır. Onun dayanıklılığı, kendine güveni ve kararlılığı bize içsel gücün ve ahlaki bütünlüğün önemini öğretir. Jane’in sarsılmaz öz-değer duygusu bize inançlarımızın arkasında durmamızı ve yaşamda kendi yolumuzu takip etmemizi hatırlatır.

Edward Rochester: Thornfield Hall’un düşünceli ve karmaşık ustası Rochester, hikaye boyunca bir dönüşüme uğrar. Onun karakteri, hata yaptıktan sonra bile kurtuluş ve kişisel gelişim potansiyelini gösterir. Jane’le olan ilişkisi, aşkın bir iyileştirme ve dönüşüm gücü olabileceği fikrinin altını çizer.

Bertha Mason: Rochester’ın ilk karısı Bertha, trajik ve esrarengiz bir figür. Karakteri kadınlara yönelik muamele, sömürgecilik ve akıl sağlığını ihmal etmenin sonuçları hakkında soruları gündeme getirir. Hikayesi bize akıl hastalığından muzdarip olanlara karşı empati ve anlayışın önemini hatırlatır.

Helen Burns: Jane’in Lowood Okulu’ndaki çocukluk arkadaşı Helen, bağışlayıcılığı, metanetliliği ve inancı bünyesinde barındıran bir kişi. Karakteri Jane için ahlaki bir pusula görevi görür ve ona zorluklar karşısında sabır ve dayanıklılık değerlerini öğretir.

St. John Rivers: St. John görevi, disiplini ve fedakarlığı temsil eder. Karakteri, kişisel arzular ile toplumsal yükümlülükler arasındaki denge üzerinde düşünmeye teşvik eder. Hikayesi, toplumsal beklentilere bağlı kalmaktan ziyade kişinin kalbinin ve tutkularının peşinden gitmesinin önemini vurgular.

Bayan Reed: Jane’in zalim teyzesi ve vasisi Bayan Reed, otoritenin kötüye kullanılmasını ve savunmasız kişilere kötü muamele edilmesini simgelemektedir. Karakteri, başkalarıyla olan etkileşimlerimizde şefkat ve empatinin öneminin altını çizer.

Bessie Lee: Gateshead Hall’da hizmetçi olan Bessie, Jane’e çocukluğunda nezaket ve annelik ilgisi gösterir. Karakteri, küçük nezaket eylemlerinin bir kişinin hayatında yaratabileceği etkiyi ve bu tür jestlerin kalıcı hatırasını vurgular.

Bay Brocklehurst: Lowood Okulu’nun ikiyüzlü ve baskıcı müdürü Bay Brocklehurst, dini aşırılığın ve gücün kötüye kullanılmasının tehlikelerine dikkat çeker. Onun karakteri, otoritenin kötüye kullanılması ve etik liderliğe duyulan ihtiyaç konusunda uyarıcı bir figür olarak hizmet eder.

Jane Eyre’yi unutulmaz ve mutlaka okunması gereken bir kitap yapan şeyler:

Karmaşık karakterler: Roman, her birinin kendi mücadelesi, kusuru ve erdemi olan, çok katmanlı ve karmaşık karakterlere sahiptir. Jane Eyre, güçlü benlik duygusu, dayanıklılığı ve ahlaki bütünlüğü nedeniyle özellikle unutulmaz bir karakterdir.

Feminist temalar: “Jane Eyre” genellikle feminist temaları keşfetmesiyle ünlüdür. Jane’in bağımsızlığı, ilkelerinden taviz vermeyi reddetmesi ve kendine saygı arayışı, onu feminist edebiyatta ikonik bir figür haline getirdi.

Aşk ve kefaret: Jane ve Rochester arasındaki aşk hikayesi hem tutkulu hem de karmaşıktır. Roman aşk, kurtuluş ve kişisel gelişim ve dönüşüm kapasitesi temalarını ele alır.

Sosyal yorum: Jane’in mürebbiye olarak deneyimleri ve çeşitli sosyal sınıflarla karşılaşmaları aracılığıyla roman, Viktorya döneminin sosyal normları ve eşitsizliklerinin bir eleştirisini sunarak sınıf, cinsiyet ve güç konularına ışık tutar.

Gotik unsurlar: “Jane Eyre” gotik kurgu unsurlarını geleneksel gelişim romanıyla birleştirir. Thornfield Hall’un ürkütücü atmosferi ve Bertha Mason’ı çevreleyen gizem romanın cazibesine katkıda bulunur.

Paylaşın

“2023 Nobel Fizik Ödülü” Üç Bilim İnsanına Verildi

Bilim, edebiyat ve barış gibi alanlarda ilerlemeye katkı sağlayan kişilere verilen Nobel Ödülleri’nden 2023 Fizik Ödülü bu yıl bilim insanları Pierre Agostini, Ferenc Krausz ve Anne L’Huillier’e gitti.

Haber Merkezi / İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi’nde düzenlenen basın toplantısında, bilim insanlarının “maddedeki elektron dinamiklerini incelemek için attosaniye ışık darbeleri üreten deneysel yöntemler” sebebiyle ödüle layık görüldüğü vurgulandı.

Pierre Agostini ABD’deki Ohio State Üniversitesi, Ferenc Krausz Almanya’daki Max Planck Enstitüsü, Anne L’Hullier ise İsveç Lund Üniversitesi’nde görev yapıyor.

Anne L’Huillier: L’Huillier, 16 Ağustos 1958’de Fransa’nın başkenti Paris’te doğru. Fransız Alternatif Enerjiler ve Atom Enerjisi Komisyonu’nda 1986’da kalıcı kadroya dahil olan L’Huillier, 1995’te İsveç’teki Lund Üniversitesi’nde “doçent” ünvanını aldı. L’Huillier, 1997’den bu yana Lund Üniversitesi’nde fizik profesörü olarak çalışmalarına devam ediyor.

Ferenc Krausz: Krausz, 17 Mayıs 1962’de Macaristan’ın Mor kentinde dünyaya geldi. Macaristan’da bulunan Eötvös Lorand Tudomanyegyetem (ELTE) Üniversitesi’nde fizik ve Budapeşte Teknik Üniversitesi’nde elektrik mühendisliği eğitimi alan Krausz, 2004’te Almanya’nın Münih kentindeki Ludwig Maximilians Üniversitesi’nde deneysel fizik kürsüsü başkanı oldu. Krausz, halihazırda merkezi Almanya’da bulunan Max Planck Kuantum Optiği Enstitüsü’nde çalışıyor.

Pierre Agostini: Agostini, 1968’de Fransa’daki Aix Marseille Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı. Doktorasının ardından 2002 yılına kadar Fransa’daki CEA Saclay Enstitüsünde çalışan Agostini, 2005’te Ohio Eyalet Üniversitesi’nde fizik profesörü oldu. Agostini, Ohio Eyalet Üniversitesi’nde çalışmaya devam ediyor.

Geçen yıl Nobel Fizik Ödülü, kuantum mekaniği alanındaki çığır açıcı çalışmaları nedeniyle Fransız bilim insanı Alain Aspect, Amerikalı bilim insanı John Clauser ve Avusturyalı bilim insanı Anton Zeilinger’e verilmişti.

Ödülü kazanan bilim insanları 11 milyon İsveç kronu (yaklaşık 1 milyon dolar) para ödülünü paylaşacak. Kimya, Edebiyat, Barış ve Ekonomi alanındaki Nobel Ödülü kazananları da 9 Ekim’e kadar açıklanacak.

Nobel ödüllerinin açıklanmasının ardından ödüller 10 Aralık’ta düzenlenecek törende İsveç Kralı tarafından sahiplerine takdim edilecek.

Dinamitin mucidi olan iş insanı Alfreed Nobel’in vasiyeti üzerine 1901’den beri verilmeye başlanan ödüller bilim, edebiyat ve barış gibi alanlarda ilerlemeye katkı sağlayan kişilere sunuluyor.

2021’de ödülün sahipleri; karmaşık sistemlere, özellikle de Dünya’nın iklimine ilişkin anlayışımızı değiştiren Syukuro Manabe, Klaus Hasselmann, ve Giorgio Parisi olmuştu.

2020’de kara delikleri araştıran Roger Penrose ile galaksimizin merkezindeki bir cisimle ilgili araştırmalarından dolayı Reinhard Genzel ve Andrea Ghez ödülü paylaşmıştı.

2019’da ise Nobel Fizik Ödülü, Büyük Patlama’dan sonra evrenin evrimini açıklayan James Peebles ile bir güneş sistemi dışındaki gezegenin keşfi nedeniyle Michel Mayor ve Didier Queloz’a verilmişti.

Nobel Fizik Ödülü bugüne dek sadece 4 kadına verildi: Marie Curie (1903), Maria Goeppert-Mayer (1963), Donna Strickland (2018) ve Andrea Ghez (2020).

Paylaşın

Monte Cristo Kontu: İntikam, Kurtuluş Ve Entrika

Zorluklar karşısında sabır ve umut temalarını işleyen Alexandre Dumas’ın “Monte Cristo Kontu”, karakterleri, ahlaki çıkarımları ve 19. yüzyıl toplumuna dair içgörüleri nedeniyle mutlaka okunması gereken bir roman.

Haber Merkezi / “Sevgilim,” diye cevapladı Valentine , “kont bize tüm insan bilgeliğinin iki kelimede özetlendiğini söylemedi mi?”, “Bekle ve umut et.”

Romanda yer alan karakterler, roman boyunca birçok zorlukla, ihanetle ve adaletsizlikle karşı karşıya kalır. Romanın bitişinde yer alan üsteki cümle, sıkıntı ve belirsizlik karşısında en iyi eylem planının genellikle sabırla beklemek ve umudunu korumak olduğu fikrinin altını çizer, zamanın ve azmin olumlu değişim ve çözüm getirebileceğini öne sürer.

Cümlede, “kont” olarak anılan karakter, öykü boyunca Monte Cristo Kontu’na dönüşen romanın baş kahramanı Edmond Dantès’tir. Kurnazlığın, zekanın ve insan doğasına dair derin anlayışın sembolü olan Edmond Dantès’in bilgeliği, “beklemek ve umut etmek”in hayatın zorluklarını aşmanın anahtarı olduğu fikriyle damıtılmıştır.

Romanın başlığı, mütevazı bir denizci olarak başlayan ve güçlü ve esrarengiz Monte Cristo Kontu haline gelen ana karakter Edmond Dantès’i ima eder. Başlığın kendisi, intikam ve kefaret yolunda ilerleyen kahramanın dönüşümünü ve ikili kimliğini vurgular.

Romanda, Monte Cristo sadece bir karakterin adı değil aynı zamanda bir semboldür. Dantès’in büyük bir hazine keşfettiği Monte Cristo adası zenginliği, gücü ve hedeflerine ulaşma yollarını temsil eder. Hem fiziksel bir konum hem de mecazi bir kavram olarak hikayenin önemli bir unsuru haline gelir.

Romanın konusu Marsilya, Château d’If, Paris ve Roma dahil olmak üzere çeşitli yerleri kapsadığından başlığa “Monte Cristo”nun dahil edilmesi coğrafi bir referans sağlar. Monte Cristo hikayede odak noktası ve varış noktası görevi görür.

Romanın başlığı, konta dönüşen Edmond Dantès’i sosyal sınıf ve ayrıcalık temalarını vurgular, toplumdaki eşitsizliklerin ve kontun adalet arayışının ve kendisine haksızlık edenlerden intikam alma çabasının altını çizer.

Başlık ayrıca, gizli hazineler ve büyük planlarla ilişkili bir macera ve romantizm duygusunu çağrıştırır. Romanın macera, romantizm ve entrika gibi tür unsurlarına işaret eder.

Monte Cristo Kontu’nu mutlaka okunması gereken bir kitap yapan şeyler:

Karmaşık ve unutulmaz karakterler: Romanda, güçlü yönleri ve kusurları olan unutulmaz karakterlerden oluşan geniş bir yelpaze yer alıyor. Monte Cristo Kontu Edmond Dantès, edebiyatın en ikonik ve ilgi çekici kahramanlarından biridir.

İntikam ve kefaret temaları: Hikaye intikam ve adalet temalarının yanı sıra kefaretin dönüştürücü gücünü de irdeliyor. İntikam almanın ahlaki ve etik sonuçlarını, kişisel gelişim ve affetme olasılığını araştırıyor.

Tarihsel ve kültürel önem: Roman, 19. yüzyılın tarihi ve kültürel bağlamını yansıtmakta, o dönemdeki toplumsal hiyerarşilere, siyasi entrikalara ve namus kavramına ışık tutmaktadır.

Paylaşın

2023 Nobel Tıp Ödülü’nü Kazananlar Açıklandı: Katalin Kariko, Drew Weissman

Nobel Vakfı tarafından, her yıl tıp bilimine önemli katkıda bulunan bilim insanı veya insanlarına verilen Nobel Tıp Ödülü’nü bu yıl MRNA aşıyla ilgili çalışmaları sebebiyle Katalin Kariko ve Drew Weissman kazandı.

Haber Merkezi / Katalin Karikó, Macar biyokimyager ve bilim insanı. Almanya merkezli biyoteknoloji şirketi olan BioNTech’te kıdemli başkan yardımcısı olan Karikó, Pfizer-BioNTech’in ortaklaşa geliştirdikleri COVID-19 aşısının temel aldığı mRNA teknolojisini geliştirmesi ile tanınıyor.

Amerikalı immünolog ve bilim insanı olan Weissman da mRNA alanındaki çalışmaları ile BioNTech/Pfizer’in ortaklaşa ürettikleri mRNA aşıları’nın geliştirilmesine yardımcı oldu. Weissman ayrıca Pennsylvania Üniversitesi Parelman Tıp Fakültesinde profesör olarak ders veriyor.

Ödülü kazanan bilim insanları 11 milyon İsveç kronu (yaklaşık 1 milyon dolar) para ödülünü paylaşacak. Fizik, Kimya, Edebiyat, Barış ve Ekonomi alanındaki Nobel Ödülü kazananları da 2-9 Ekim tarihleri arasında açıklanacak.

Nobel ödüllerinin açıklanmasının ardından ödüller 10 Aralık’ta düzenlenecek törende İsveç Kralı tarafından sahiplerine takdim edilecek.

Dinamitin mucidi ve iş adamı Alfred Nobel’in adını taşıyan ödüller 1901 yılından bu yana dağıtılıyor. Geçen yıl Nobel Tıp Ödülüne, tarih öncesi insan türü Neandertallerin genetik kodunu çözümlediği ve insan türünün akrabası olduğu daha önce bilinmeyen Denisovalıları keşfettiği gerekçesiyle İsveçli bilim insanı Svante Paabo layık görülmüştü.

Katalin Kariko kimdir?

Katalin Kariko,17 Ocak 1955 tarihinde Szolnok’ta doğdu. Macar biyokimyager ve bilim insanı. Almanya merkezli biyoteknoloji şirketi olan BioNTech’te kıdemli başkan yardımcısı olan Kariko, Pfizer-BioNTech’in ortaklaşa geliştirdikleri Kovid-19 aşısının temel aldığı mRNA teknolojisini geliştirmesi ile tanınmaktadır.

Kariko 1956 Macaristan ayaklanması’ndan bir yıl önce 17 Ocak 1955’te Jász-Nagykun-Szolnok vilayetinin merkezi Szolnok’ta doğdu. Kasap bir baba ve ev hanımı bir annenin kızı olarak Büyük Macaristan Ovası yakınlarındaki Kisújszállás kasabasında büyüdü. Küçük yaştan itibaren bilime ilgi duyan Kariko, lisans eğitimine 23 yaşında Szeged Üniversitesi Biyolojik Araştırmalar Merkezi’nde başladı ve burada doktorasını tamamladı.

Drew Weissman kimdir?

Drew Weissman 7 Eylül 1959’da Amerika Birleşik Devletleri’nin Massachusetts eyaletinin Lexington şehrinde doğdu ve büyüdü. 1981 yılında Brandeis Üniversitesi’nin biyokimya ve enzimoloji alanlarından lisans derecesi ile mezun oldu. Aynı zamanda okurken Gerald Fasman’ın laboratuvarında çalıştı.

Yüksek lisans ve doktora derecelerini 1987 yılında Boston Üniversitesi’nde immünoloji ve mikrobiyoloji alanlarında yaptı. Daha sonra, Beth Israel Deaconess Medical Center’da tıp doktoru olarak çalıştı ve ardından Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü’nün şu anki direktörü Anthony Fauci’nin gözetiminde Ulusal Sağlık Enstitüleri’nde (NIH) burs kazandı.

Paylaşın