Sinop: İnaltı Mağarası

İnaltı Mağarası; Sinop’un Ayancık İlçesi, İnaltı Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanabilmektedir.

Mağara denizden 1070 metre yüksekliktedir. Mağaranın 50 m altına kadar araçla ulaşım bulunmaktadır. Buradan da merdivenler aracılığıyla mağaranın ağzına ulaşılabilmektedir. Mağara ağzında geniş bir sahanlık bulunmaktadır. İnaltı Mağarası, gerek mağara içi damlataşları özelliği, gerekse doğal çevresinin güzelliği ile turizm amaçlı kullanıma son derece uygundur.

Ortalama uzunluğu 658 metredir. MTA tarafından 1996 yılında inceleme yapılan İnaltı Mağarasının 300 metrelik bölümü aydınlatılmış olup turizme açılmıştır. Mağaranın devamındaki 358 metrelik kısmının ancak 125 metrelik bölümünün turizme açılmaya uygun olduğu tespit edilmiştir. Mağara doğu-batı yönünde (S) çizerek uzanır.

Giriş salonunun boyu 125 m, tavan yüksekliği 15 m, genişliği 10-12 m arasında değişen düzgün bir galeriye açılır. Bu galeri mağaranın en geniş ve en kuru bölümüdür. Daralarak ilerleyen mağarada sarkıt, dikit, sütun, örtü ve duvar damlataşları, damlataş havuzları görülmeye başlanır.

Tabanda bulunan Dogger yaşlı granit temel üzerine gelen ve karst taban düzeyini oluşturan Malt-Alt Kereatse yaşlı inatlı formasyonu içinde yatay gelişmiştir. Buna karşılık mağara tabanına yakın alt kesimlerde ve su düzeyinin hemen üzerinde karnabahar ve patlamış mısır şekilli damlataşlara da yer yer rastlanılmaktadır. Bu bölgedeki mağara ve çukurların oluşum temelinde erime özelliğini barındıran yüksek derecede kireçtaşı bulunur.

İnaltı Mağarası, mistik ve gizemli görüntüsü ile gelen ziyaretçilerini büyüler. Mağaranın içerisine gezi güzergâhı ve önüne de kır kahvesi yapılmış olup; misafirlerini heyecanla beklemektedir.

Paylaşın

Sinop: Terelek Kaya Mezarı

Terelek Kaya Mezarı; Sinop’un Durağan İlçesi, Köklen Köyü, Kemerbahçe Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanabilmektedir.

Kepez (Terelek) kayasının batı yamacı üzerindedir. Aşağıdan yukarıya doğru incelen silindirik sütun kaideleri üstten kesilmiş yarım daire şeklindedir. Kesik olan kısımda gövde yükselir. Boşluklar kareye yakındır.

Mezarın sol kenarı üç, sağ kenarı iki düz silmelidir. Soldaki üç silme altında iki ayağını ileri uzatmış yatan bir aslan kabartması vardır. Aslanın mezarın cephesine taşan baş kısmı kırıktır. Yerden 5-6 metre yükseklikteki mezarın sütunların arkasında dikdörtgen bir antresi vardır.

Antrenin altı ve üstü düzgün değildir. Antre duvarının sağına yakın penceremsi bir kapıdan mezar odasına girilir. Mezar odası, dikdörtgen planlı olup, solda ve ortada duvarlara bitişik iki sedir (sanduka) vardır. Bu sandukaların bazı yerleri kesilmiştir.

Mezarın en orijinal yönü cephedeki kabartmalardır. Mezarın üst cephesinde iki kabartmadan soldan 1. sütun hizasında bir aslanla mücadele eden insan kabartması vardır. Konturlar belirtilmemiştir. Sağa dönük insan aslanın boynunu kavrayarak tesirsiz hale getirmiştir.

Sağ bacağı üzerinde direnmiş, sol bacağı ileride, vücut öne eğiktir. Aslan ise boynunu kavrayan insan kuvvetinin üstünlüğü ile ön ayakları havaya kalkmış, arka ayakları üzerinde zayıf bir şekilde direnmektedir.

Oldukça uzun olan ve uca doğru incelen kuyruğu uçta üstten geriye dönüktür. Soldan 1. sütunun hizasında ise bir insan büstü kabartması vardır. Yüz hatları tamamen belirsiz haldedir. Kanatlı bir şekilde tasvir edilmiştir.

Paylaşın

Sinop: Ambarkaya Kaya Mezarı

Ambarkaya Kaya Mezarı; Sinop’un Durağan İlçesi, Beybükü Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanabilmektedir.

Kaya mezarı 20 metre yükseklikte kalker bir kayaya oyulmuştur. Önde üç sütunun cephesi ile üçgen alınlık bölümü bulunmaktadır.

Sütunların arkasında kaya oyularak bir antre meydana getirilmiş ve sağ kenarda küçük bir kapı ile yine oyularak meydana getirilmiş dikdörtgen mezar odasına girilmiştir.

Odanın içinde iki kline bulunmaktadır. Tavan ve zemin düzdür. Alınlık kornişleri çizgilerle çok basit şekilde belirtilmiştir. Mezar anıtının hiçbir yerinde kabartma veya süs yoktur.

Bu nedenle tarihlendirmesi çok güçtür. Ancak, Terelek Kaya mezarının karşısında yer alması ve aynı tarzda olması bu mezarın da MÖ VII. yüzyılda Paflagonyalılar tarafından yapıldığı intibahını vermektedir.

Paylaşın

Sinop: Salar Kaya Mezarı

Salar Kaya Mezarı; Sinop’un Boyabat İlçesi, Salar Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ve özel araçlarla ulaşım sağlanabilmektedir.

Kalker kaya yüzeyi düzeltilerek meydana getirilen mezar anıtı, ana kaya gövdesinin oyulmasıyla önde üç sütun ve giriş bölümü, arkada dikdörtgen mezar odasından oluşmaktadır.

Önde sütunlar, sütunların arkasında kaya oyularak bir antre meydana getirilmiş ve sağ kenara yakın dikdörtgen şeklinde küçük bir kapı ile yine oyularak meydana getirilmiş dikdörtgen mezar odası vardır. Odanın içinde bir kline bulunmaktadır.

Giriş kapısının sol yanında 30 x 30 cm boyutlarında bir pencere vardır. Tavan ve zemin düzdür. Kiriş bölümünün üstünde üçgen alınlık bulunmaktadır. Alınlığın tam ortasında sola bakış yönünde ön ayaklarını ileri doğru uzatmış aslan kabartması vardır.

 

 

Paylaşın

Sinop: Paşa Tabyaları

Paşa Tabyaları; Sinop’un Merkez İlçesi, Ada Mahallesi, Karakum Mevkii’nde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Saldırılara karşı en ileri savunma hattı diyebileceğimiz tabyaların en güzel örneklerinden biride Sinop’taki Paşa Tabyaları’dır. Bölgenin altyapısı jeolojik yapısı itibariyle sert volkanik kayadan oluşuyor.

Tabyalar, denizden gelebilecek tehlikelere karşı tersanenin emniyetin sağlamak ve limanda bulunan gemileri korumak amacıyla 19. yüzyılda yapılmıştır. Yarım ay şeklindedir. Üstte 11 adet top yuvası bulunan yapının alt bölümünde, cephanelik ve koğuş olarak kullanılan büyük mekanlar ve mahzen vardır.

Tabyalar yapılış şekillerine göre kategorilendiriliyor. Yıldız, toprak, hilal ve yay türü tabyalar arasında Sinop’taki Paşa Tabyaları, Hilal Tabya türüne giriyor. Kuşbakışı bakıldığında yarım ay şeklinde olduğu net bir şekilde anlaşılıyor.

Paylaşın

Sinop: Balatlar Yapı Topluluğu

Balatlar Yapı Topluluğu; Sinop’un Merkez İlçesi, Ada Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Geç Roma İmparatorluk Dönemine ait büyük kalıntı surlardan sonra gerçek işlevi belirlenebilen Sinop’taki yegane yapıdır. Hamam-gymnasium-palestra birleşiminden oluştuğu tarihi kaynaklarda da belirtilmektedir. Bu büyük yapı grubundan günümüze sadece üç salon ulaşabilmiştir.

Çevrede yapılan yüzey araştırmaları yapının geniş bir alana yayılmış olduğunu göstermektedir. Mevcut salonlardan birinin hamamın sıcaklık (caldarium), diğerinin soğukluk (frigidarium) ya da spor alanı (palaestra) olması mümkündür. Jeofizik çalışmaları hamamın ısıtma sistemine (hypocaust) ait izlerin tespit edilmesini sağlamıştır.

Yapı kalıntısı daha sonraki dönemlerde de farklı işlevler verilerek kullanılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde (15-16. yüzyıl) Roma yapısının bazı bölümleri Ortadoks manastırına dönüştürülmüş, Meryem’in Uykusu/Ölümü (Koimesis) ve Başmelek Mikail’e adanmıştır.

Haç planlı yapının kuzeydoğu odası manastırın kilisesi olarak işlev görmüş, tonoz ve duvarları ile batısındaki ek mekanların nişleri Geç Bizans üslubunda İncil ve Tevrat’tan alınmış konuları içeren resimlerle süslenmiştir. Kilisenin yakınında ayazma ve güneyinde de kemiklik olarak adlandırılan bir mekan vardır. Kilisenin doğusundaki haç planlı yapı kalıntısı ile kuzeyindeki salonun zemini din adamlarının yanı sıra halktan kişilerin de gömüldüğü mezarlık alanı olmuş, 20. yüzyılın başlarına kadar kullanılmıştır.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gülgün Köroğlu’nun Bilimsel başkanlığındaki bir ekip tarafından, Bakanlar Kurulu kararı ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izinleriyle yapılmakta olan arkeolojik kazılar yapı topluluğuyla ilgili pek çok bilinmeyeni gün ışığına çıkarıp, bilim dünyasına tanıtmayı hedeflemektedir.

Kazı çalışmaları, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, DÖSİM, Sinop Valiliği, Sinop Belediye Başkanlığı, Sinop İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Sinop Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü’nün maddi ve manevi destekleri ile sürdürülmektedir.

Paylaşın

Sinop: Durak Han

Durak Han; Sinop’un Durağan İlçesi, Gökırmak Mahallesi, Malazgirt Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Selçuklu Veziri Müinüddin Süleyman Pervane tarafından 1265 yılında yaptırılmıştır. Ortada bir avlusu ve avlunun etrafında 13 odası bulunmaktadır.

İç Anadolu ile Karadeniz bölgeleri arasındaki ticaret yolu üzerinde bulunan ve yöre halkı ve yolcular tarafından Durak Han olarak adlandırılan han, bu konumu itibariyle her dönem önemli bir konaklama merkezi olmuştur.

Günümüzde aslına uygun olarak restore edilmiştir. Han restorasyondan sonra herhangi bir değerlendirmeye tabi tutulmamıştır.

Paylaşın

Sinop: Boyabat Kalesi

Boyabat Kalesi; Sinop’un Boyabat İlçesi, Gökdere Mahallesi, Bekir Paşa Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Gökırmak Vadisi’nde, karşılıklı sarp iki kayalık tepeden biri üzerinde kurulmuştur. Kale, kayaların doğal yapısına uygun şekilde inşa edilmiştir. Kale bedenleri arasındaki kulelerin bazıları dikdörtgen bazıları yuvarlak olarak yapılmış olup iç kısmında kulelere çıkan merdivenler yer almaktadır.

Kaleye giriş güneydoğu köşesinden büyük yuvarlak kulenin yanındaki küçük bir kapıdan sağlanmaktadır. Geç Roma, Erken Bizans dönemine ait buluntuların da sergilendiği yapı, bugünkü haliyle Osmanlı Kalesi özelliği göstermektedir.

Bu durum kalenin, Geç Roma döneminden Osmanlı dönemine kadar kullanıldığını göstermektedir. Bugünkü durumu ile sur ve burçları ile yapım malzemesi, Osmanlı Kalesi olduğunu açıkça ortaya koyar. Ancak kalenin temelleri daha önceden atılmıştır. Bu nedenle kaleyi, eski ve yeni kale olarak iki bölümde incelemek mümkündür.

Eski kalenin temelleri MÖ 6. yüzyılın başlarında Paflagonyalılar zamanında yapılmıştır. Kalenin eski temellerinde kale iç duvarlarının bir kısmında Roma ve Bizans eserlerine rastlamak mümkündür. Yeni kalenin bugünkü halinin Osmanoğulları zamanında yaptırıldığı kesindir. Ancak kalenin bir kitabesine rastlanılmaması yüzünden yapılış tarihi bilinmemektedir.

Paylaşın

Sinop Kalesi

Sinop Kalesi; Sinop’un Merkez İlçesi, Meydankapı Mahallesi, Bülent Ecevit Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İlk olarak MÖ VIII. yüzyılda Milet’ten gelerek Sinop’ta yerleşip koloni kuran göçmenler tarafından yapıldığı düşünülmektedir.  MÖ VII. yy’daki Kimmer saldırılarıyla yıkılan kale surlarının Pontus hükümdarlarından IV. Mithridat döneminde onarımı yapılmış ve kale  bugünkü sınırlarına genişletilmiştir.

Romalılar ve Bizanslılar döneminde de devamlı onarım gören kale, 1214 ve 1261 yıllarında Selçukluların eline geçmiştir. Bu dönemde yeniden onarılan kalenin savunmasını güçlendirmek amacıyla bir iç kale oluşturulmuştur.

Sinop şehir surları yarım adanın en dar olan boyun kısmını tamamen çevrelemektedir. Kuzey surları 1800 metre, güney surları 400 metre, doğu surları 500 metre ve batı surları 273 metre uzunluğundadır. Kalınlığı 3-8 metre arasında değişen surların yüksekliği 30 metreye kadar çıkmaktadır.

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde kaleye giriş kapıları olarak Kumkapı, Tersanekapı, Yenicekapı, Tabakhane Kapısı, Lonca Kapısı ve Deniz Kapısı isimlerinden bahseder. Günümüzde bu kapılardan sadece Kumkapı ve Lonca Kapısı ayakta kalmıştır.

Kuzey surları denizin etkisiyle çok yıpranmış olup, bu surları dalgaların etkisinden korumak amacıyla; Kumkapı burcu civarından başlayıp Pazaryeri istikametine doğru uzanan bir mendirek inşa edilmiştir.

Paylaşın

Sinop: Tarihi Cezaevi

Tarihi Cezaevi; Sinop’un Merkez İlçesi, Kaleyazısı Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Sinop’un 1214 yılında Anadolu Selçukluları tarafından fethedilmesinden sonra Sultan İzzeddin Keykavus’un emriyle bir iç kale yaptırılmıştır. İç kale, Sinop Kalesi’nin batı cephesinde batı surlarına paralel kuzey-güney yönünde uzanan bir sur bedeni yapılarak meydana getirilmiş ve bu surlar inşa edilirken Helenistik, Roma ve Bizans dönemine ait pek çok mimari parça (sütun, sütün başlığı kitabe vb) devşirme malzeme olarak kullanılmıştır.

İç kalede 11 adet burç bulunmaktadır. Denize hakim güney bedendeki sur duvarları 18 metre, burçlar ise 22 metre yüksekliktedir. İç kale, yapılışından itibaren aynı zamanda tersane olarak kullanılmıştır. Tersaneye ait iki büyük kemer sonradan kapatılmış olsa da güney bedende hala görülebilir durumdadır. Selçuklu Dönemi’nden itibaren uzun süre tersane olarak kullanılan İç kalenin burçları 1560 yılından itibaren zindan olarak da kullanılmaya başlanmıştır.

İç kale içindeki cezaevi 1882 yılında Mutasarrıf Veysel Paşa zamanında yaptırılmıştır. Tarihi cezaevi kuzey-güney konumlu, U planlı bir yapıdır. Kesme taştan yapılmıştır. Her bölümü yüksek avlu duvarları ile birbirinden ayrılmış bulunan üç kısımdan oluşmaktadır. Birinci (kuzey) ve ikinci (orta) kısımlar 2 katlı, üçüncü (güney) kısım zemin +2 katlıdır. Yapıda 28 koğuş bulunmaktadır.

İç kale içerisinde ek olarak, cezaevi binasının güneydoğu cephesinde bulunan bölümde cezaevi ile aynı tarihte yapılmış olan bir hamam, cezaevinin kuzey cephesinde kalan bölümde 1939 yılında yapılan Çocuk Islahevi ve İçkale surlarının doğu cephesine bitişik olan iş atölyeleri bulunmaktadır.

1996 yılında tamamen boşaltılarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilmiştir. 2000 yılından itibaren ziyarete açılan cezaevinin restorasyonunun yapılması ve bir kültür kompleksi haline dönüştürülmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir.

Paylaşın