Tokat: Niksar Kalesi

Niksar Kalesi; Tokat’ın Niksar İlçesi, Yusufşah Mahallesi, Kale Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Esas olarak Pers kökenli Pontus Krallığı zamanında yapıldığı ve adının Kaberia olduğu bilinen Niksar Kalesi, Roma Dönemi’nde eklenen yeni yapılarla günümüzdeki konumuna gelmiştir.

Yapıldığında akropol alanını tanımlayan sur duvarları, tipik Roma savunma planı gibi iç, dış ve orta sur duvarları olarak üç ayrı hat oluşturmuştur.

7 ve 9’uncu yüzyıllarda güneyden gelen akınlara karşı güçlendirilen kalede iki hamam, iki mescit, medrese, kilise ve hapishane kalıntıları bulunmaktadır.

Paylaşın

Tokat: Taşhan

Taşhan; Tokat’ın Merkez İlçesi, Kabei Mescid Mahallesi, Gaziosmanpaşa Bulvarı üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Türkiye’nin en güzel hanlarından biri olan Taşhan, Anadolu’daki en büyük şehir hanlarındandır. Gaziosmanpaşa Bulvarı üzerindedir. 1626-1632 yılları arasında inşa edilmiş bir Osmanlı eseridir.

Dikdörtgen planlı, açık avlulu, iki katlı bir yapıdır. İçeride dış dükkanların bulunduğu kuzey ve doğu yönünde revaksız işyerleri, güney ve batı yönünde ise önünde revak bulunan dükkanlar yer almaktadır.

Giriş koridorunun sonunda sağdan ve soldan ikinci kata çıkılmaktadır. İkinci katta bütün odalar revaka açılmaktadır. Girişin üstünde kubbeli bir mekan vardır ve bu mekan konsollar üzerinde dışa taşmaktadır.

Odalarda dışa açılan birer pencere, bir ocak ve niş bulunmaktadır. İçte 76 dışta toplam 103 mekan vardır. Anadolu’daki en büyük şehir hanlarındandır.

Paylaşın

Tokat Kalesi

Tokat Kalesi; Tokat’ın Merkez İlçesi, Semerkant Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Roma Dönemi’nde yol güvenliği için kurulmuş olan kale yaklaşık 500 yıl Bizans egemenliğinde kalmıştır. İlk defa 1074 yılında Danişmend Melik Gazi tarafından fethedilen kale kısa aralıklarla el değiştirmiştir.

Sırasıyla Danişmend, Selçuklu, İlhanlı, Eretna, Kadı Burhanettin ve Osmanlı Devleti’nin egemenliğine geçmiştir. Dik ve sarp kayalar üzerine kurulu kale doğal bir hisar durumundadır.

Osmanlı Devleti zamanında“Çardak-ı Bedevi” denilen zindanı başta Bizans İmparatoru A. Diogenis olmak üzere birçok ünlünün tutsak yeri olmuştur. Kalenin güneybatısında çok eski çağlardan kalma bir kaya mezarı oyulmuştur.

Mezarın ağzında bir kolon ve biri büyük iki hücre bulunmaktadır. Ayrıca 362 basamaklı bir merdiven ile kalenin dibine inilebilmektedir. Günümüzde bu merdiven yolu kapalı durumdadır.

Paylaşın

Gizemini koruyan mağara: Ballıca Mağarası

Ballıca Mağarası; Tokat’ın Pazar İlçesi,  Ballıca Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Pazar İlçe Merkezi’nin 7 kilometre güneyinde, Ballıca Köyü’nün yaklaşık 1 kilometre güneydoğusundadır. Yaşı 3,4 milyon yıl olarak belirlenen Ballıca Mağarası, dünyadaki benzerlerinin içinde özel bir konuma sahiptir.

Yarı kayalık yüksek bir tepenin yamacındaki mağaraya giriş, kısmen düzeltilmiş ana kaya bloğundan sağlanmaktadır. Aydınlatma, yürüyüş yolları, seyir terasları yapılarak 1996 yılında ziyarete açılan Ballıca Mağarası 10 bin metrekare yüzölçümüne sahiptir.

Gezilip görülebilen kısmı 94 metre yüksekliğinde olan mağaranın en önemli karakteristik özelliği, “soğan sarkıt” oluşumlarına sahip olmasıdır. Mağaranın bir diğer önemli özelliği koloniler halinde yaşayan cüce yarasaların bulunmasıdır.

Mağara yarı yatay, yarı dikey olarak birbirine bağlı 5 kat ve 8 büyük salondan oluşmaktadır. Mağara içi şekillerine göre bölümlere ayrılmıştır ve her bölüm farklı isimlerle anılmaktadır.

“Havuzlu Salon, Büyük Damlataşlar Salonu, Fosil Salonu, Yarasalar Salonu, Mantarlı Salon, Sütunlar Salonu ve Yeni Salon” isimleriyle anılan bu bölümler dışında oluşumu devam eden henüz ziyarete açılmamış bölümler de bulunmaktadır.

Paylaşın

Tokat: Yağıbasan Medresesi

Yağıbasan Medresesi; Tokat’ın Merkez İlçesi, Cemalettin Mahallesi, Sulu Sokak üzerinde yer almaktadır. Tokat’ın herhangi bir yerinden çarşı otobüsleri kullanılarak medreseye ulaşılabilir.

1151 ve 1152 yıllarında yaptırılan medrese, kapalı avlulu Anadolu medreselerinin ilk örneklerinden biri olması açısından önemlidir.

Avluyu örten 14 metre çapındaki kubbenin ortası açıktır. Yanlarda küçüklü, büyüklü tonozlu odalar, giriş eyvanının karşısında mescit ve dershane işlevindeki ana eyvan yer alır.

Niksar’da bulunan Yağıbasan Medresesi (1157/1158) ise Tokat’taki medrese gibi kapalı avlulu medreseler planında ve yaklaşık 11 metre çapında bir kubbeyle örtülüdür.

Bir bölümü Niksar Kalesi’nin duvarlarına yaslanan medresenin doğu ve kuzeyinde iki eyvan, batısında beşik tonozlu küçük mekanlar vardır. Her iki medrese de yalın, süslemesiz örneklerdir.

Paylaşın

Tekirdağ: Erenler Hamamı

Erenler Hamamı; Tekirdağ’ın Süleymanpaşa İlçesi, İnecik Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Erenler Hamamı’na 1. Murat ve Yıldırım Beyazıt devri vezirlerinden Saruca Paşa’nın oğlu Uğur Bey Vakfı kayıtlarında rastlanmakta olup, 16. yüzyılın ilk yarısında inşa edilmiştir.

Erenler Hamamı, günümüzdeki şekliyle orijinal plan özelliklerini kısmen kaybetmiştir. Yapı, bulunduğu parsel üzerinde tek katlı, 130 metrekarelik bir alan üzerinde inşa edilmiştir.

2010 yılında mülkiyeti köy tüzel kişiliğine aitken, onarılması amacıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmiştir. 2017 yılında Büyükşehir Belediyesince restorasyonu tamamlanarak tekrar hizmete açılmıştır.

Paylaşın

Tekirdağ: Güzelköy Camii

Güzelköy Camii; Tekirdağ’ın Şarköy İlçesi, Güzelköy Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Osmanlı Devletinin genişleme politikası doğrultusunda 14. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Trakya’nın fethedilmesiyle birlikte yürütülen iskan çerçevesinde Anadolu’dan getirilen göçmenlerin yerleştirildiği Güzelköy’de, Türkler ile yerli halk olan Rumlar 1923 yılındaki mübadeleye kadar beraber yaşamıştır.

Türklerin iskanıyla birlikte mahallede Cami ve hamam inşa edilmiştir.  Uzunlamasına dikdörtgen planlı cami, ahşap kırma çatılı olup kuzeydoğu köşesindeki tek şerefeli minareden oluşmaktadır. Caminin doğu ve güney ile batı yönünün bir kısmını hazire dolanmaktadır.

Paylaşın

Tekirdağ: Marmara Ereğlisi Feneri

Marmara Ereğlisi Feneri; Tekirdağ’ın Marmara Ereğlisi İlçesi, Mustafa Kemal Paşa Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

01.01.1861 yılında Ereğli koyunun güney ucunda burun üzerine kurulan fener denizden 52 metre yükseklikte, 26 metre kule yüksekliği ile görev yapmaktadır.

Metal kule üzerinde yükselen fenerin ışığı 16 mil uzaklıktan görülme gücüne sahiptir. Devvar fener sistemi, elektrik – akülü olup ampul cinsi 50 W’tır. Marmara Ereğlisi içinden çıkan dar toprak yolla kısa sürede ulaşılan fener ve gardiyan evi etrafında tel örgü çevresinde boş alan üzerinden dolaşarak burunun her iki yanına gidebilirsiniz.

Deniz tarafından dolaşanlar Perinthos antik kentinden kalma antik bir mağara ile karşılaşırlar. Fenerin arka tarafından dolaşanlar balıkçı barınağını ve Marmara Ereğlisi’ni yüksekten görebilmektedir. Fener ve gardiyan binası ulusal miras olarak Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünce koruma altındadır.

Paylaşın

Tekirdağ: Gazibey Bulgar Kilisesi

Gazibey Bulgar Kilisesi; Tekirdağ’ın Malkara İlçesi, Gazibey Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

19.yy’da yapılmış bir Bulgar kilisesidir. Doğu-batı yönünde dikdörtgen planlı olan yapı 8 sütun üzerine inşa edilmiştir. 8 sütundan 2 tanesi kırık ve eksiktir.

Orijinalde uzun kenarlarda galeri kısmı mevcutken bugün bu bölümler mevcut değildir. Beşik tonoz şeklindeki tavanı ve sütun başlıkları ahşap olup yer yer çürüme ve kopmalar mevcuttur.

Apsisi dışarıdan belirgindir. Taş ve tuğla ile oluşturulmuş almaşık tekniği kullanılmıştır. Yan galerilerden üst kata çıkan merdivenler ahşaptır.

Paylaşın

Tekirdağ: Ulaş Köprüsü

Ulaş Köprüsü; Tekirdağ’ın Ergene İlçesi, Ulaş Mevkii’nde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Köprü, Ergene Nehri üzerindedir. Çorlu-Edirne  Karayolunun yaklaşık 15 m. kuzeyinde,kesme taştan yapılan köprünün halen 7 adet yuvarlak kemeri açıkta olup Çorlu istikametinde olduğu düşünülen 2 kemeri toprak altındadır.

Köprü, kemer açıklıklarında fil ayakları üzerine oturtulmuştur. Osmanlı Dönemi’nde Edirne-İstanbul arasında kullanılan yolun Ulaş Mevkii’nde Ergene Nehrini geçişin sağlandığı köprüdür.

Günümüzde kullanılmayan köprünün iki yanı, sıralı beton bloklarla yaklaşık 70 cm. yükseltilmiştir. Köprünün kuzey gövdesinde mermer taş üzerinde H. 1262 tarihi yazılıdır.

Paylaşın