Zonguldak: Cumayanı Mağarası

Cumayanı Mağarası; Zonguldak’ın Kilimli İlçesi, Cumayanı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Mahalle ile mağara arası yaklaşık 1 kilometredir.

Mağara ilk kez Chris Baue, Harvey Lomas, Arda Çalı ve Dündan Çetin isimli speologlar tarafından 1976 yılında incelenmiştir. Daha sonra Türk ve Fransız mağaracılar 1977 yılında, İngiltere’nin Nottingham Politeknik Üniversiteleri tarafından 1978 yılında incelenmiştir.

Bu mağara II. Zamanın Kretase kalkerleri içerisinde bulunmuştur. Zonguldak yöresinin olduğu kadar Türkiye’nin de en önemli mağaralarından birisidir. Mağara 10 km. den fazla bir uzunluğa sahiptir. Mağaranın üç ayrı girişi vardır. Bunlardan biri yöredeki pompa istasyonunun arkasındaki girişten başlayarak çöküntü alanına ve travertene kadar 300 m.lik bir giriştir. İkinci giriş, gölün bitiminde olup, burada üçüncü girişle birleşir. Buradan kumlu bir mekâna ulaşılır ve suyun geldiği yönde de büyük bir salon vardır. Bu galeride aynı zamanda büyük taş bloklardan oluşmuş bir de salon bulunmaktadır.

Bu mağara Kızılelma Mevkiinde bulunan bir düden, Ayıcı, Aydın dereleri ve Büyükav Deresi’nin sularını yutmaktadır. Düdenin üzerindeki mağara içerisinden yeraltı deresine de inilmektedir. Yeraltı deresi güney-kuzey yönünde 4 km. uzaklıktaki Cumayanı Mahallesi’ndeki mağaradan yeryüzüne çıkmaktadır.

Paylaşın

Zonguldak: Çayır Su Mağarası

Çayır Su Mağarası; Zonguldak’ın Çaycuma İlçesi, Çayır Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Çayır Su Mağarası, Çaycuma İlçe Merkezine 12 kilometre uzaklıktadır.

İki ayrı yolla ilçe merkezine bağlıdır. Stabilize yolla Güdüllü Köyü üstünden gidilebileceği gibi, Filyos asfaltı üstünde Dereköy güzergahından da gidilebilir.

Mağara doğa harikasıdır. 1300 metre uzunluğundaki mağara, botla gezilebilecek kadar geniş alanları olan bir yeraltı nehrine sahiptir. Nehrin mağara ağzında oluşturduğu göllenmelerde alabalık bulunmaktadır.

Mağara önünde piknik yapılabilen bir alan bulunmaktadır. Geçmişte (M.Ö. 1200 yılları) mağaradan çıkan suyun kanallarla Filyos’a aktarıldığını kanıtlayan tarihi su yolu antik Tion (Filyos) şehri uygarlığının bir mirasıdır.

Ayrıca Çayır Köyü’nde biri mağara yakınında (Tahminen Ceneviz Dönemi), diğeri de köy merkezinde (Yakın tarih Osmanlı Dönemi) iki tarihi kemer köprü bulunmaktadır. Köy merkezindeki halen kullanılan tarihi köprünün doğal yapısı 1990 yıllarında genişletme çalışmaları nedeniyle bozulmuştur.

Paylaşın

Zonguldak: Maden Müzesi

Maden Müzesi; Zonguldak’ın Merkez İlçesi, Çınartepe Mahallesi, Dağyolu Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İilk olarak 1880’li yıllarda üretime açılan ve günümüzde Türkiye Taşkömürü Kurumu’nca eğitim ocağı olarak kullanılan alan, Madencilik Müzesi yapılmak üzere projelendirilmiş ve tamamlanmıştır. 9 Aralık 2016 tarihinde hizmete açılmıştır.

Yer altındaki kömür üretimine dair şartlarının yansıtıldığı, alın teri ve emeğin değerinin gözler önüne serildiği müzede, Zonguldak kömür havzasında 1840’tan bu yana kömür üretiminde kullanılan kazma, baret, fener, maske, çizme ve haberleşme cihazları gibi araç gereçler ile kömürün oluşumuyla ilgili görsel ve yazılı materyaller yer alıyor.

Yer altı madenleri ve yer üstü tesisleriyle madenciliğin üretimini anlatan ödüllü maketin de bulunduğu müzede, maden işçisinin polyesterden yapılan heykelleri, dijital simülasyonlar, harita, resim ve film gibi materyaller, iş sağlığı ve güvenliğinde kullanılan malzemeler, kurumun tarihsel dokümanları ile yayınladığı istatistiki bilgiler, madencilik tarihiyle ilgili ziyaretçilere bilgi sunuyor.

Paylaşın

Zonguldak: Yeni Camii

Yeni Camii; Zonguldak’ın Merkez İlçesi, Mithatpaşa Mahallesi, İsmet Paşa Sokak üzerinde yer almaktadır.

Camiye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

20. yüzyıl başlarında yapılmıştır. 2 katlı, taş-tuğladan inşa edilmiş olan yapının üzeri sıvalıdır. Üç girişi bulunan yapının ana girişinin hemen altında üzeri açık şadırvan vardır.

Girişin tam karşısında mihrap onun solunda minber yer almaktadır. Mihrap ve minber ile alt kattaki duvarların bir kısmı bitkisel ve geometrik desenlerle süslü çinilerle kaplıdır. Tavan ahşap olup, caminin hemen sağında tek şerefeli bir minare vardır.

Paylaşın

Zonguldak: Crispos Anıt Mezarı

Crispos Anıt Mezarı; Zonguldak’ın Ereğli İlçesi, Orhanlar Mahallesi, Yalı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Ereğli’de gösteriler yapan ve orada ölen eski Mısırlı pandomim sanatçısı Krispos’un anısına yapılmıştır. Kaidesi ile birlikte 2.10 m yükseklikte bulunan anıtın önünde 19 satırdan oluşan ve kazılarak yazılmış bir şiir bulunmaktadır.

Anıt, yüksek bir kaide üzerinde oturtulmuş iki korint başlıklı sütun, sütunların arasında içinde başsız bir büstün bulunduğu oyuk ve üçgen çatı olarak tasarlanmış taç kısmından oluşmaktadır. Dönemin ünlü Pandomim sanatçısı Krispos adına yapılmış bu mezar anıtı üzerindeki kitabede şunlar yazılıdır:

“Mezarlar insanların en son evleri ve en son duvarlarıdır. onlar bedenlere evlerden daha sadıktırlar. Onlardan kalan akıtılan gözyaşları ve ölülerin sonsuza dek kalacak fani olmayan miraslarıdır. Ölüm uykusundan sonra artık vücudun güzelliği geri alınamaz. Burası bir sukun şehridir. Çıplak olarak taşınıp içine gömülünen sağlam ebedi istirahatgah. Ebedi evdir. Bu nasıl bir mezardır ve burada yatan kimdir? Hayatta kazanılan zaferlerin nefrete layık abidesidir. Taş ve toprak olanın işaretleri. Ölülerin mezar taşları suskun harflerinizle öleni dile getiriniz. Vücudunuzu yitirip telef ettikten sonra hangi insan buraya ismini verdi? Ölü insan Krispos. Fariz Ülkesinin (Mısır) ve başak taşıyan Nil Nehri’nin vatandaşı, bu anıtın altında yatmaktadır.”

Paylaşın

Zonguldak: Uzun Mehmet Anıtı

Uzun Mehmet Anıtı; Zonguldak’ın Merkez İlçesi, İncivez Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Anıt, 1973 yılında, projenin mimarı Yılmaz Soylu denetiminde 3 ay içinde yapıldı. Cumhuriyetin 50. yılı anısına, Türkiye Taşkömürü Kurumu tarafından yapılan anıta dönemin Valisi Nihat Oğuz Bor da yapımında destek verdi.

Anıtı, Zonguldak’ın sahibi üç şehit (şehit asker, şehit madenci ile madenlerin ilk kurbanı ve efsanevi şehidi Uzun Mehmet) düşüncesi oluşturur.

Uzun Mehmet Anıtı, o zamanki Zonguldak şehir merkezinin her yerinden gözükecek şekilde, ulaşım sorunu olmasına karşın Balkaya sırtına konumlandırıldı. 1983 yılında Zonguldak Belediyesi tarafından anıt çevresi piknik alanı ve gezi yolu olarak düzenlendi.

Paylaşın

Zonguldak: Orhangazi Cami (Ayasofya Kilisesi)

Orhangazi Cami (Ayasofya Kilisesi); Zonguldak’ın Ereğli İlçesi, Orhanlar (Sultan Orhan) Mahallesi, Orhan Gazi Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Surlarla kaplı kent alanının içinde Bizanslılar tarafından inşa edilen Hagia Sophia (Kutsal Akıl) kilisesi, camiye çevrildikten sonra Orhan Gazi ya da Orta Cami olarak anılmaktadır.

Yapı,  Osmanlı İmparatorluğu döneminden önce Ereğli’de yaşamış olan Romalılar tarafından kilise olarak yapılmış olup, adı da Hagia Sophia’dır (İlahi Akıl-Aya Sofya).

Osmanlı Padişahı Orhan Gazi döneminde Ereğli’nin alınmasından sonra; Sultan Orhan Camii-Orhan Bey Camii ve Orhan Gazi Camii adları ile kayıtlardaki yerini almıştır. Kilise ve Cami olarak, fiziksel yapısında hep değişiklikler olagelmiştir. Cami, 1903’te 1954’te ve en son 2013’te restorasyona tabi tutulmuştur.

İlk önce Kilise olarak (Ayasofya) ibadete sunulan yapıda, halen Hıristiyanlık döneminden kalma izler kendini göstermektedir. Mesela giriş kapısında bulunan bir taş bu duruma örnektir. Yine, yapının duvarlarında Hz İsa ve Havarilerini konu alan fresklerin de olduğu (önceki yıllarda) görülmüştür.

Bu fresklerin, günümüze kadar varlıklarını sürdüremediği ve uzun yıllar sıva-boya vb sonrasındaki yıpranma nedeniyle yok olduğu düşünülmektedir. Yapının içinde çok önceleri bir kitabe olduğu ve bunun da bir şekilde yok olduğu bilinmektedir.

 

Paylaşın

Zonguldak: Bozhane Hamamı

Bozhane Hamamı; Zonguldak’ın Ereğli İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapı 19. yüzyıl klasik Türk hamamı tipindedir. Hamam bölümü taştan, soyunma bölümleri ahşaptır. Ahşap bölümlerin üst örtü sistemi alaturka kiremit çatıyla sağlamlaştırılmıştır.

Hamamın girişinde yer alan soyunma kısmından iki kubbeli ılıklık bölümüne geçilmektedir. Merkezi yıkanma salonu büyük bir kubbe ile örtülüdür.

Giriş cephesi iki katlıdır. Alt alta kapının sağında ve solunda birer pencere yer alır. Yapının kuzeyindeki sekizgen kubbeli ahşap bölüm, arkada da simetrik olarak yer almaktadır.

Paylaşın

Zonguldak: Ereğli Kalesi

Ereğli Kalesi; Zonguldak’ın Ereğli İlçesi sınırları içerisinde askeri yasak bölgede yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tepenin üzerinde deniz seviyesinden 150-160 m. yükseklikte bulunmaktadır.Bu kale W.Hoebfner tarafından incelenmiş ve bir de plânı çıkarılmıştır.Denize dik yamaçlar üzerindeki bu tepede antik çağlarda M.Ö. IV. yüzyılda Klearchos tarafından kurulan,Herakleia Pontike şehrinin akropolü vardı.

Kale XIII. yüzyılın başlarında Bizans döneminde yapılmıştır. W.Hoepfner’e göre bu kalenin,Cenevizliler tarafından yapıldığı ileri sürülmüşse de bu iddia kesinlik kazanamamıştır.  Kale plân olarak düzensiz bir plân göstermekte olup,moloz taş ve tuğladan yapılmıştır.Yapımında tuğla ve harç dolgu ile birlikte gri tüf taşlarına da yer verilmiştir.Bunların arasında açık kırmızı tuğlalar,avlu kapısında da koyu kırmızı renkli tuğlalar kullanılmıştır.

Kale iç avluyu çevreleyen duvarlar ve onu takviye eden kulelerden meydana gelmiştir.Ön avlunun solunda bir kulenin kalıntıları görülmektedir.Sağ tarafta ise yine başka bir kule kalıntısı dikkati çekmektedir.Kalenin dış avlusunda mühimmat depolarına yer verilmiştir.Dış avludan,iç avluya kemerli bir kapı ile geçilmektedir.İç avlunun büyük bir bölümünde de su sarnıcı bulunmaktadır.

Kalenin üst katında iki oda kalıntısı dikkati çekmektedir. Tuğladan yapılan bu odaların üst örtüsü ile duvarların büyük bir bölümü yıkılmıştır.Ancak bunların üzerinin tonozlarla örtülü olduğu günümüze gelebilen izlerinden anlaşılmaktadır. Bu odalara,avlu yönündeki bir merdivenle çıkılmaktadır…

Paylaşın

Zonguldak: Ereğli Müzesi

Ereğli Müzesi; Zonguldak’ın Ereğli İlçesi, Orhanlar Mahallesi, Yalı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Ereğli Müzesi, Halil Paşa Konağı olarak bilinen zemin + 3 katlı, orta sofalı plan tipinde ve kagir olan bir yapı içinde hizmet vermektedir. Halil Paşa Konağı 19. yüzyıl sonlarında (tahminen 1870’li yıllar) Padişah 2. Abdülhamit döneminde sancak beyi (mirimiran) olan Halil Paşa Karamahmutoğlu tarafından yaptırılmıştır. Bozhane Yalı caddesi üzerinde, eski bir kilisenin temeli üzerine inşa edilen konakta, Roma dönemine ait binalardan toplanan antik spoli malzemeler şapolyen (devşirme) olarak özellikle cephe süslemesinde kullanılmıştır.

Bir dönem ortaokul ve kız meslek lisesi olarak kullanılan, uzunca bir süre ise sahipsiz kalan ve büyük ölçüde tahribata uğrayan bina restore edilmek üzere 1989 yılında Kültür Bakanlığına tahsis edilmiştir. Yaklaşık 10 yıllık bir restorasyon çalışmasından sonra müze 01.08.1998 tarihinde hizmete açılmıştır. Müzenin zemin katında Ereğli ve çevresinden toplanan Hellen, Roma, Bizans dönemlerine ait mermer mezar atelleri, figürlü mermer sütun başlıkları, cam kaplar, takılar, çeşitli madeni eserler, kandiller ve figürlerden oluşan arkeolojik eserler sergilenmektedir.

Birinci katında pişmiş toprak amforalar, Lidya, Grek, Roma, Bizans, Abbasi, Emevi, Sasani, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı sikkeleri koleksiyonlarından oluşan eserler teşhir edilmektedir. İkinci katta çeşitli erkek ve kadın giysileri ile yöreye özgü bir dokuma olan “elpek” kumaşı ve ipliği, dokuma aletleri, mendil, bohça, örtü gibi dokuma türleri, silahlar,mühürler, tütünle ilgili eşyalar, tespih, saat, mutfak eşyaları, ölçü ve tartı aletleri ve yazma eserlerden oluşan yöresel etnografik eserler sergilenmektedir.

Üçüncü kat ise Osmanlı dönemine uygun döşenmiş olup, müze-ev düzenlemesine uygun olan bu katta sırasıyla oturma odası, misafir odası, günlük oda ve yatak odası bulunmaktadır. Müze bahçesinde ise, Grek, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait sütun başlıkları, sütun gövde ve kaideleri, çeşitli mimari parçalar, lahitler ile pandomim sanatçısı Krispos’un anıt mezarı vardır.

Paylaşın