Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: İşte Son Durum

Kovid 19’da son 24 saatte 24 bin 792 yeni vaka tespit edilirken, 195 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Aşılı olanların hastalığı genellikle hafif geçirdiğini biliyoruz. Aşı vücudu önceden korumaya alıyor. Risklere karşı dikkatli, aşınızı yaptırarak da hastalığa karşı baştan güçlü olun” dedi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 338 bin 536 test yapılırken, 24 bin 792 yeni vaka tespit edildi. 195 kişi hayatını kaybederken, 24 bin 403 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan açıklama

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı;

Tablo, belirtileri ciddi veya hafif, aramızdan 24.792 kişiye daha virüs bulaştığını söylüyor. Aşılı olanların hastalığı genellikle hafif geçirdiğini biliyoruz. Aşı vücudu önceden korumaya alıyor. Risklere karşı dikkatli, aşınızı yaptırarak da hastalığa karşı baştan güçlü olun.

Aşılamada son durum

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Ordu’yu Muğla, Kırklareli, Amasya, Çanakkale, Eskişehir, Osmaniye, Balıkesir, Edirne ve Burdur takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Diyarbakır, Siirt, Muş, Mardin, Bingöl, Bitlis, Ağrı ve Bayburt takip etti.

18 yaş ve üzeri nüfusun aşılanması verilerinde 1’inci doz Türkiye ortalaması yüzde 88,87, 2’nci doz ortalaması yüzde 77,49 olarak ölçüldü. Ayrıca, 1’inci dozda 55 milyon 164 bin 675, 2’nci dozda 48 milyon 100 bin 346 ve 3’üncü dozda 10 milyon 960 bin 33 olmak üzere toplam 115 milyon 255 bin 712 aşı uygulandı.

Paylaşın

Filler, Avlanma Nedeniyle Dişsizliğe Doğru Evrimleşiyor!

Filler için uzun keskin ve büyük dişler kesinlikle büyük bir avantajdır, ancak bu büyük kesici dişler, fildişi avcılığının yoğun olduğu bir yerde büyük bir sorun olabilir. Bilim insanları, Mozambik’teki fillerin kaçak avcılar yüzünden dişsizliğe doğru evrimleştiğini ortaya koydular.

Haber Merkezi / 1970’lerin sonundan 1990’ların başına kadar iç savaş yaşadığı Mozambik’te çatışmanın her iki tarafı da savaşı finanse etmek için fillerin dişlerini hedef aldı. Ülkenin Gorongosa Ulusal Parkı’nda bulunan fillerin nüfusu 2.000’den 250’ye kadar düştü.

Hayatta kalan fillerin yüzde 30 dişsizdi, yani dişleri gelişmiyordu, iç savaştan önce fillerin sadece  yüzde 18’inin dişi yoktu. Fillerin dişlerinin olup olmaması ebeveynlerine bağlıdır.

Filin evrimi;

Fildişi ticaretinin doğal seçilim ölçeğini nasıl değiştirdiğini daha iyi anlama isteyen Princeton Üniversitesi’nden bilim insanları, Gorongosa Milli Parkı’nda 800’den fazla fil gözlemlediler; anne ve yavru kataloğu oluşturdular.

Bilim insanları, dişsiz filler dişi olduğu için X kromozomuna odaklanmaya karar verdiler. Erkeklerde bir X ve Y kromozomu bulunurken, dişilerde iki X kromozomu bulunmaktadır. Bilim insanları, genomları sıraladıktan sonra, dişsizliği açıklayabilecek, AMELX adı verilen baskın bir gen belirlediler.

Gen, X kromozomu üzerinde anneden yavruya aktarılır. Aynı gen, insanlarda da vardır. İnsanlarda, gen bozulması dişilerde dişlerin gevrekleşmesine neden olur. Ancak erkeklerde, bozulmuş bir gen genellikle ölüm anlamına gelir.

Fillerin tüm ekosistemini etkileyebilir

Bilim insanları, bunun filler için de geçerli olduğun ve erkek filin, bozulmuş bir AMELX geni alırsa, muhtemelen öleceğini, ancak mutasyona uğramış genin, dişi filde dişsizliğe yol açacağını ortaya koydu. Dişlere sahip olmamak bir sorun gibi görünmeyebilir, ancak bu durum fillerin tüm ekosistemi üzerinde kartopu etkisi yaratabilir.

Paylaşın

HDP, Olası Kapatma Durumunda Alternatif Partileri Belirledi

Partinin kapatılması halinde dahi siyaset alanını “kesinlikle terk etmeyeceklerini”, “seçmeni kesinlikle seçeneksiz” bırakmayacaklarını belirten HDP’nin üst düzey kurmayları, “alternatif” olabilecek partileri de belirledi. 

Gazete Duvar’ın “Duvar Arkası” bölümünde, “HDP’nin kapatılması istemiyle açılan davada ön savunma kasım ayı başında verilecek. HDP’li hukukçular “kapattırmayacağız” sloganıyla çok kapsamlı bir savunma hazırlığı sürdürürken parti yönetimi de en kötü senaryoya karşı tedbir alıyor.

Partinin kapatılması halinde dahi siyaset alanını “kesinlikle terk etmeyeceklerini”, “seçmeni kesinlikle seçeneksiz” bırakmayacaklarını söyleyen parti yöneticileri “alternatif” olabilecek partileri de belirledi. HDP kulislerinden edinilen bilgiye göre olası bir kapatma durumunda partinin bileşeni olan 4 partiden birine geçiş yapılacak.

Bu partilerin Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (YSGP) ile Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) olduğu ifade ediliyor.

Siyasi Partiler Kanunu’na göre bir siyasi partinin seçime katılabilmesi için, “İllerin en az yarısında (41 il) seçim gününden en az 6 ay önce teşkilat kurmuş ve büyük kongrelerini yapmış olması” gerekiyor. Bu partilerin de söz konusu yeterliliği elde etmek için ülke genelindeki teşkilatlanma çalışmalarına hız verildiği belirtiliyor.” ifadesi kullanıldı.

Paylaşın

Trabzonspor Zirveyi Sevdi

Spor Toto Süper Lig’in 10. haftasında Trabzonspor ile Göztepe, Gürsel Aksel Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Trabzonspor, 56. dakikada Gervinho’nun attığı gole sahadan 1-0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Bu sonuçla puanını 24’e çıkaran Trabzonspor, 10. haftayı da lider tamamladı. Küme düşme hattında yer alan Göztepe ise 8 puanda kaldı.

Karşılaşmadan dakikalar;

2. dakikada maçın ilk tehlikeli atağı Göztepe’den geldi. Ceza sahasının hemen önünde Jahovic’ten pası alan ve kaleyi karşıdan gören Yalçın, topa istediği gibi vuramadı, araya giren Trabzonspor savunması tehlikeyi önledi. 7. dakikada sağ kanatta topla buluşan Lourency, Vitor Hugo’dan şık bir çalımla sıyrıldı ve ceza sahasına ortasını yaptı. Penaltı noktası yakınında topla buluşan Cherif Ndiaye’nin etkisiz vuruşunda, kaleci Uğurcan topu kontrol etti.

9. dakikada Göztepe’nin Makedon forveti Jahovic, Abdülkadir Ömür’e yaptığı faul sonrası sarı kart gördü. 10. dakikada Göztepe gole çok yaklaştı. Sol çaprazdan ceza sahasına giren Lourency, açıyı bulur bulmaz şutunu attı. Karadeniz ekibinin milli kalecisi Uğurcan Çakır, ayaklarıyla topu çelmeyi başardı.

16. dakikada Trabzonspor’un ilk şutu Yusuf Sarı’dan geldi. Genç oyuncunun uzaklardan denediği şutta top kaleyi tutmadı. 30. dakikada Göztepe Teknik Direktörü Nestor El Maestro, Trabzonspor lehine faul kararı çıkması sonrası yoğun itirazları nedeniyle sarı kart gördü.

39. dakikada Hızlı gelişen Göztepe atağında ceza sahası içindeki Cherif Ndiaye’nin aktardığı topa Jahovic’ten önce müdahale eden kaleci Uğurcan Çakır, tehlikeyi uzaklaştırdı. 41. dakikada Atınç Nukan’ın indirdiği kafa topuna ceza sahası dışından vole vuran Dino, Uğurcan’ı geçemedi.

43. dakikada Göztepe, net bir pozisyondan yararlanamadı. Burekovic’in sol kanattan yaptığı ortada ceza sahasındaki Jahovic’in Edgar Ie’ye rağmen dokunduğu top üstten auta gitti.

52. dakikada sol kanattan kullanılan kornerde Hamsik ortayı yaptı, ceza sahası içinde Denswil kafayı vurdu top üstten auta gitti. 56. dakikada Trabzonspor, İzmir deplasmanında öne geçti. Abdülkadir Ömür’ün pasıyla sol çapraz pozisyonda topla buluşan Gervinho, ceza sahasına girdikten sonra uzak köşeye yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi.

60. dakikada Jahovic’in Vitor Hugo’nun müdahalesiyle ceza sahası dışında yerde kaldığı pozisyonun ardından kazanılan serbest vuruşu kullanan Lourency’nin şutunda, top üstten auta gitti. 73. dakikada Ndiaye’nin sol kanattan yaptığı ortaya arka direkte Murat kafayı vurdu, top yandan auta gitti.

79. dakikada Jahovic’in pasıyla ceza sahası içinde topla buluşan Soner Aydoğdu’nun kaleye göndermek istediği top, Cherif Ndiaye’ye çarpıp tekrar Soner’e geldi. Bu oyuncunun tekrar vuruşunda top filelere gitse de ofsayt gerekçesiyle gol geçerli sayılmadı. 85. dakikada Trabzonsporlu oyuncuların uzaklaştırmak istediği topla ceza sahasında buluşan Baku’nun şutunda top direğin yanından dışarı gitti.

Stat: Gürsel Aksel

Hakemler: Atilla Karaoğlan, Kemal Yılmaz, Esat Sancaktar

Göztepe: İrfan Can Eğribayat, Arslanagic, Atınç Nukan, Kahraman Demirtaş, Murat Paluli (Dk. 82 Kerim Alıcı), Yalçın Kayan (Dk. 64 Soner Aydoğdu), Obinna, Burekovic (Dk. 49 Berkan Emir), Cherif Ndiaye (Dk. 82 Baku), Lourency (Dk. 64 Tijanic), Jahovic

Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Dorukhan Toköz (Dk. 71 Serkan Asan), Edgar Ie, Vitor Hugo, Denswil, Abdülkadir Ömür (Dk. 87 Hüseyin Türkmen), Berat Ayberk Özdemir, Hamsik, Yusuf Sarı (Dk. 46 Siopis), Gervinho (Dk. 76 Cornelius), Djaniny

Gol: Dk. 56 Gervinho (Trabzonspor)

Paylaşın

HDP’li Sancar’dan Dikkat Çeken İttifak Açıklaması

Antalya’da çeşitli sivil toplum örgütlerinin ve sendikaların temsilcileriyle bir araya gelen HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, “Bir deklarasyon metni yayınladık. Amacımız Türkiye’de yeni bir sayfa açmak. Demokratik dönüşüme giden yolun en geniş demokratik birliğiyle olabileceğine inanıyoruz. Bunun anlamı seçimlerde bir üçüncü yolu inşa etmektir. Mevcut ittifaklar dışında Türkiye’nin temel sorunlarını çözebilecek, en azından çözüm için yolu açabilecek en geniş birlikteliği oluşturmak ve bunu milletvekili seçimlerinde yapacağımızı deklare etmek” dedi.

Haber Merkezi / Sancar, konuşmasının devamında, “Türkiye’nin içinde bulunduğu durum her açıdan bir kriz tablosudur. Çoklu krizler içinde serbest düşüş olarak nitelendirilebilecek bir çöküş yaşanmaktadır. En başta da ekonomidir. Buna kriz demek de durumu ifade etmiyor. Yoksulların, en alttakilerin altında kaldığı bir enkaz yaratılmak isteniyor. İşte biz bu enkazın halkın üzerine çökecek bir kara yük olmaması için mücadele ediyoruz. Böyle bir çöküşün, büyük bir enkaza dönüşmemesinin mümkün olduğunu düşünüyoruz. Çeşitli kesimlerle bütçe buluşmaları gerçekleştirdik, bütçe görüşmelerinde izleyeceğimiz yolu belirledik. Halk için bütçe, halka bütçe sloganında somutlaştırdık. Saray’a yandaşa sermayeye değil halka bütçe” ifadelerini kullandı.

“Ekonomik çöküşün çok çeşitli nedenleri var. Bunlardan en önemlisi bizce savaş politikalarıdır. 2015’ten bu yana ortaya konan rakamlar gösteriyor ki güvenlikçi ve askeri yöntemler ekonomiyi çöküşe götürmektedir. 2015’te GSMH 960 milyar dolar iken bugün 700 milyar dolara düşmüştür. Eğer 2015’te gerçekleşen %10’luk büyüme devam etseydi, GSMH’nin 1.3 trilyon dolar olacağı öngörülüyor. Araya güvenlikçi politikalar, savaş stratejileri girince %10’luk büyüme hedefinden uzaklaşıldı ve tam tersi bir yola girildi. Arada 600 milyar dolarlık bir fark var. Bu farkın büyük bir kısmının askeri ve güvenlikçi politikalara gittiğini söyleyebiliriz” diyen HDP Eş Genel Başkanı Sancar, açıklamalarının devamında şunları söyledi;

İktidarın yarattığı çeşitli kirli ağlar var. Halkın kaynaklarını yutan büyük bir kara deliğe dönüştü. Sadece Sedat Peker’in açıklamaları değil uluslararası kuruluşların raporlarında da bu durum kayda geçiyor. OECD tarafından kurulan Mali Eylem Görev Gücü raporuna göre Türkiye, terörün finansmanı ve kara paranın aklanmasında gerekli tedbirleri almadığı için, aksine sicili kötü olduğu için gri listeye alındı. Gri listeye alınması demek çok ciddi durumlarla karşı karşıya kalınması demek. Biri kara paranın aklanması diğeri ise terörün finansmanı. Burada terörün finansmanından kastedilen, cihatçı örgütler El Kaide ve IŞİD’in finans kaynaklarının kontrol edilmemesi. Yani bu örgütlerin finansmanının Türkiye üzerinden sağlandığı belirtiliyor. Herkese terör yaftası yapıştırmaktan geri durmayan iktidar, terörün finansmanından sorumlu tutuluyor.

Terör kavramının iktidarın elinde nasıl kullanıldığı ve yarattığı gerilim politikaları ortada. Orman yangınları sırasında kışkırtılan o ırkçı duygularla ortaya çıkma ihtimali olan gelişmeleri yine sizler gibi farklı çevrelerin çabası ve halkların sağduyusu önlemiştir. Halkların bir arada yaşama iradesi bu oyunları boşa çıkarmıştır. Buna benzer girişimleri boşa çıkarmanın en önemli yolu inanç gruplarının, emek meslek örgütlerinin bir araya gelerek ortak tutum sergilemesidir. Deklarasyonumuz bunu hedeflemekte, bunun için çağrı yapmaktadır. Amacımız Türkiye’nin bu girdaba mahkum olmadığını, bu kanlı ve kirli döngüye mahkum olmadığını göstermektedir. Demokrasi güçlerinin bu oyunu bozacak iradesi vardır. Yeter ki iradelerimizi bir araya getirelim.

Alevilerin ve diğer inanç gruplarının ihtiyacı eşit yurttaşlıktır

Türkiye’yi bu kirli döngüden çıkarabilecek asıl güç emek güçlerinin ortak iradesi ve mücadelesidir. İktidar çok çeşitli yöntemlerle seçimlere doğru oyunlar sahnelemeye çalışmaktadır. İnanç çevrelerine, özellikle Alevi kurumlarına dönük planın devreye sokulduğuna dair bilgiler elimize ulaşmaktadır. Alevi çalıştayları düzenlediler 2009’larda. Onlardan Aleviler için bir sonuç çıkmadığını da gördük. Şimdi de yardımlarla, rüşvetlerle farklı çevreleri kendi yanlarına çekmek, Alevi oylarını kendilerine yönlendirmek istiyorlar. Gönül okşayıcı sözlerle Kürtleri kandırabileceklerini düşündükleri gibi. Alevilerin de diğer inanç gruplarının da toplum kesimlerinin de ihtiyacı eşit yurttaşlık. Bu temelde bir düzen ancak barış içinde ortak geleceği garanti eder. HDP inançların eşitliği ve özgürlüğünü her zeminde ve her fırsatta söylemeye devam ediyor.

Halkların, inançların eşitliği ve özgürlüğü, ortak yaşamın demokratik bir düzende inşa edilmesi ile mümkündür. Emekçilerin haklarının korunması da ancak bu çerçevede olacaktır. Eşit yurttaşlık, sosyal devlet, sosyal adalet ve hakça paylaşım… Bizim temel aldığımız ilkeler bunlardır. Bu sistemin çeşitli makyajlarla devamı sağlanabildi ama artık bu değirmenin suyu bitiyor ve faturası yoksul halka çıkıyor. Aşımız elimizden alınıyor, soframız küçülüyor. Halkların eşitlik, inançların özgürlük, emekçilerin hakça paylaşım mücadelesi ile kadınların güçlü direnişi, gençlerin geleceklerine sahip çıkma azmi ancak mümkün kılabilir. O nedenle saydığımız bütün bu çevreleri, ötekileştirilen ve sömürülen her kesimi bir araya getirecek olan yolu birlikte inşa edebileceğimizi düşünüyoruz.

Savaş ve sömürü politikalarına şimdiden karşı çıkmalıyız

Seçim ne zaman gerçekleşir bunu çok dikkate almıyoruz. Seçime hazırlığımız vardır. Esas olan mücadeleyi bugünden kurmaktır. Bugün, şimdi hemen mücadeleyi ortaklaştıramazsak seçim zamanı geldiğinde yapacak fazla bir şeyimiz kalmayacak. Seçimleri bekleyerek dönüşüm gerçekleştireceğimiz yanılgısından uzak durmamız gerekiyor. Eşit ve özgür bir yaşam inşa etme fikrine dayanarak savaş politikalarına da sömürü ve talan politikalarına da bugünden karşı çıkmak zorundayız.

İktidar savaş politikalarıyla varlığını güvence altına almaya çalışıyor

Tezkereler yeniden Meclis’e sunuldu, Salı günü görüşülecek. Burada amacın ne olduğunu aslında herkes biliyor. İktidar savaş politikalarıyla varlığını güvence altına almaya çalışıyor. Tezkerelerin de buna hizmet edeceğini herkes görmeli. Savaş karşıtlığı ve barış için mücadele temelinde buluşma zorunluluğumuz var. Gelecek için umut, daha iyi bir ülke için umut vermeliyiz. Çağrılarımızı yeniliyoruz: İktidarın tezkere ve savaş oyunlarına hayır deyin. Buna şimdiden karşı çıkalım. Önümüze açabilecekleri maceralara şimdiden karşı çıkalım. Bu konuda uzlaşmazsak, temel hususları ortaklaştırıp bir irade ortaya koyamazsak eğer topluma yeni bir vaatte bulunma konusunda gerçekçi olamayız.

Özgür bir yaşam sürmeyi vaat ediyorsak, bu politikaların farkına varmalı ve hep birlikte karşı çıkmalıyız. HDP, gelecekte barışın inşasını toplumun bütün kesimleriyle müzakere ederek yapmakta kararlıdır. Müzakere ve diyalog yollarını açık tutarak barışı inşa edebiliriz. Demokratik geleceği birlikte kurabilir. Özgür bir geleceği birlikte kurabiliriz. HDP, önümüzdeki dönemin yapıcı aktörü olma hedefinde kararlıdır, samimidir. Bu kararını da bütün demokrasi güçleriyle, emek ve meslek örgütleriyle, ezilenlerle ve ötekileştirilenlerle birlikte kullanmayı amaçlamaktadır. Bu toplantının buna hizmet edeceğine inancımızı bir daha ifade etmek isterim.”

Paylaşın

Babacan’ın Hedefinde Erdoğan Ve Bahçeli Vardı

Partisinin Kağıthane ilçe kongresinde açıklamalarda bulunan DEVA Lideri Babacan, konuşmasında, iktidara ekonomi üzerinden yüklenerek, “Yoksullukla, yasaklarla, yolsuzlukla, yani 3Y ile mücadele dediniz; şu anda 3Y’nin adresi bugünkü iktidarınız oldu.” dedi.

Haber Merkezi / Konuşmasında, ülkeyi ekonomik krizden kendilerinin çıkaracağını söyleyen Babacan, “Ekonominin direksiyonunda Sayın Erdoğan, hemen yanı başındaki koltukta kriz ortağı Sayın Bahçeli oturuyor. Erdoğan zaten ‘Benim alanım ekonomi, ben ekonomistim’ diyor.  Görüyoruz, sonuçlar gerçekten müthiş! Direksiyona geçti, bütün bir ülke, kelle koltukta gidiyoruz. Tabii Sayın Bahçeli bunlara alışık. Ben ve arkadaşlarım 2002’de göreve geldiğimizde, onun ortağı olduğu koalisyon hükûmetinin çıkarttığı büyük bir kriz vardı. Biz hızlıca çözdük o krizi. Bahçeli ise yine krize ortak. Hiç merak etmesin, biz buradayız” ifadelerini kullandı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Kağıthane ilçe kongresinde konuştu. Halası Bedia Yücel’in vefatı nedeniyle İstanbul’a gidemeyen Babacan, kongreye Ankara’dan görüntülü olarak bağlandı. Babacan şu ifadeleri kullandı:

Normal bir ülkede, merkez bankalarının faiz kararı bu kadar belirsizlik kaynağı olmaz. Ama bizim ülkemizde, bakkalından manavına, işçisinden öğrencisine herkes ‘Bakalım faiz ne olacak’ diye bekliyor. Neden? İşte gördük sebebini: Karar açıklandı ve Türk lirası yerin dibine battı. Yani bakkalından manavına, işçisinden öğrencisine herkes tekrar tekrar fakirleşti. Olanların hepsi, bir inat uğruna. Yanlış bir tezin koskoca ülkeye dayatılması sonucunda bu ülke fakirleşti.

Bir inat uğruna, hayat pahalılığını bu ülkenin adeta kaderine çevirdiler. Bir inat uğruna, mazlumların ahını alıyorlar. Bir inat uğruna, ayağında terlikleriyle mitinglerine gelen teyzeleri fakirliğe mahkûm ediyorlar. Gerçekten çok yazık. Bu ülkenin insanları böyle kötü bir yönetimi hak etmiyor.

Sayın Erdoğan, vatandaşlarımıza verdiğiniz sözleri tutmuyorsunuz. Size aş için, yoksulluğu sona erdirmeniz için, refah için oy veren vatandaşlarımızı fakirleştirdiniz. Yoksullukla, yasaklarla, yolsuzlukla, yani 3Y ile mücadele dediniz; şu anda 3Y’nin adresi bugünkü iktidarınız oldu.

Ben ve arkadaşlarım ekonomi yönetimini bıraktığımızda dolar kuru 2 lira 90 kuruştu. Üstelik görev dönemimin son bir-iki yılında yükselerek bu noktaya gelmişti. Dolar 1,5 lira bandındayken, o dönemki başbakan Sayın Erdoğan, bazı bakanlar ve danışmanlar, akıl almaz fikirleriyle ekonomiye müdahale teşebbüslerine başlamışlardı. Hatırlarsınız o tartışmaları, ‘İnşaat mı, sanayi mi?’. Biz ‘Sanayi yatırımı olmuyor. Bütün kaynaklar emsal değişikliğiyle oluşturulan gayrimenkul projelerine gidiyor.

“Bu ülkeyi, bu krizden de biz çıkartacağız”

Orada haksız rant oluşturuluyor ve o rant kayıt dışı olarak paylaşılıyor’ diyorduk. İsrafın ve borçlanıp tüketmenin çok hızlı arttığı dönemlerde yavaşlamak gerektiğini söylüyorduk. Hukuksuzluk, adaletsizlik artıyordu. Liyakatsizlik tüm sisteme sirayet etmişti. Dönemin tertemiz bürokratlarına iftiralar, hakaretler başlamıştı. Sayın Erdoğan, tertemiz bürokratları meydanlarda yuhalatıyorlardı. Sonrasını söylemeye gerek yok. O gün bugündür Türkiye ekonomisinin beli doğrulmuyor.

Ekonominin direksiyonunda Sayın Erdoğan, hemen yanı başındaki koltukta kriz ortağı Sayın Bahçeli oturuyor. Erdoğan zaten ‘Benim alanım ekonomi, ben ekonomistim’ diyor.  Görüyoruz, sonuçlar gerçekten müthiş! Direksiyona geçti, bütün bir ülke, kelle koltukta gidiyoruz. Tabii Sayın Bahçeli bunlara alışık. Ben ve arkadaşlarım 2002’de göreve geldiğimizde, onun ortağı olduğu koalisyon hükûmetinin çıkarttığı büyük bir kriz vardı. Biz hızlıca çözdük o krizi. Bahçeli ise yine krize ortak. Hiç merak etmesin, biz buradayız. Bu ülkeyi, bu krizden de biz çıkartacağız.”

Paylaşın

Benzine Bir Zam Daha!

16 Ekim’de pompa fiyatı 14 kuruş artan benzine bir zam daha geldi. Pazartesi gece yarısından geçerli olmak üzere benzinin litresi 44 kuruş artacak. Motorin ve LPG için henüz yeni bir zam kararı bulunmuyor.

Haber Merkezi / Dolar/TL kuru ile petrol fiyatlarındaki artış, akaryakıt fiyatlarında da zamları beraberinde getiriyor.

Akaryakıt sektörü kaynaklarından edinilen bilgiye göre, benzinin litresi pazartesi gece yarısından geçerli olmak üzere 44 kuruş zamlanacak. Bu artışa göre, gelen zamların ardından benzin fiyatları (litre) Ankara’da 8,33, İstanbul’da 8.36, İzmir’de 8.4 liraya çıkacak.

Motorin ve LPG için henüz yeni bir zam kararı bulunmuyor. 2 Ekim’de 71 kuruş zamlanan LPG’ye 21 Ekim’de 22 kuruş daha zam gelmişti. Motorinin litre fiyatı 19 Ekim’de 23 kuruş zamlanmıştı. Böylece motorinin pompa fiyatı 9-19 Ekim döneminde toplamda 87 kuruş zamlanmış oldu.

Motorin, benzin ve LPG’de eşel mobil sistemi kapsamında ÖTV sıfırlanmış durumda, bu nedenle zamların tamamı pompa fiyatına yansıyor. Dolar/TL’de çift haneye yaklaşılırken, akaryakıt sektörü de çift haneli benzin ve motorin fiyatları için hazırlıklara başladı.

Paylaşın

FT’den Çarpıcı Türkiye Analizi: 2023’e Kadar Seçim Olmayacak

İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Financial Times, Türkiye üzerine yayınladığı son analizde, 2023’e kadar seçimin olmayacağı tahminine yer verdi. Analizde, Timothy Ash’ın görüşlerine de yer verilerek, “Muhalefet gerçekten kazanabileceklerinden emin. (İktidardaki) AKP giderek daha da umutsuz hale geliyor. Erdoğan’ın yanılabileceğini düşünüyorlar” ifadeleri kullanıldı. 

Analizde, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) son toplantısında, kalıcı refah düzeyinin sürdürülebilir olması için, “merkez bankası bağımsızlığı ve temkinli para ve maliye politikası” uygulanmasına yönelik çağrıda bulunduğu da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın enflasyondaki yükselişe ve TL’deki değer kaybına rağmen istediği faiz indirimlerine eylülde başlayan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), , geçtiğimiz gün indirimlere beklentilerin ötesinde 200 baz puan ile devam etti. TCMB’nin söz konusu kararı ise hem bankaların tahminlerinde hem de dış basının gündeminde yer almayı sürdürüyor.

“Büyük para politikası yapıcısı olduğunu gösterdi”

İngiliz Financial Times gazetesi ise yatırımcıları da ilgilendiren ve çarpıcı yorumları içeren bir makale daha yayınladı. Analizde, “Bir hafta daha TL başka bir şok yaşadı. Merkez Bankası’nın politika faiz oranını 2 puan düşürmesinin ardından para birimi tarihin en düşük seviyesine geriledi. Merkez Bankası, faiz oranlarını yükseltmek yerine faiz indirimine giderek bunu dünyada gerçekleştiren tek büyük para politikası yapıcısı olduğunu gösterdi” denildi.

Yazının devamında, Perşembe günü alınan karar, finansal piyasalarda beklenenin en az iki katı büyüklüğündeydi. Son olaylar, değişimin sinyallerini veriyor. Yatırımcılar için ise soru şu: “Bu süreç ne kadar sürecek?” ifadelerine yer verildi.

Analizde “TÜSİAD, kalıcı refah düzeyinin sürdürülebilir olması için, “merkez bankası bağımsızlığı ve temkinli para ve maliye politikası” uygulanmasına yönelik çağrıda bulundu. TÜSİAD açıklaması aynı zamanda, Türkiye’nin önde gelen iş insanlarından Ömer Koç’un ülkedeki “yorucu” enflasyonu eleştirmesinin hemen ardından geldi” değerlendirmesi yapıldı.

Bu iki açıklama ise, “Her ikisi de Erdoğan’a ve yüksek faiz oranlarının enflasyona neden olduğu ve refahın yolunun krediye dayalı tüketimden geçtiği politik inançlarına üstü kapalı ancak sivri saldırılar olarak görülebilir. Aslında bu tür yorumlar yeni değil. Geçmişte de iş dünyasından benzer açıklamalar yapılmıştı. Ancak analistler, momentumun hükümet aleyhine hareket ettiğini ve gündemi muhalefetin belirlediğini söylüyor” şeklinde yorumlandı.

Makalede, BlueBay Asset Management’tan Timothy Ash’ın görüşlerine de yer verilerek, “Muhalefet gerçekten kazanabileceklerinden emin. (İktidardaki) AKP giderek daha da umutsuz hale geliyor. Erdoğan’ın yanılabileceğini düşünüyorlar” ifadeleri kullanıldı.

“2023’e kadar seçim olmayacak”

Analizde son olarak şu değerlendirmeler kaydedildi: “Son anketler, muhalefet partilerinin Erdoğan’ın AKP’si ve müttefikleri karşısında öne geçtiğini gösteriyor. 20 yıl önce göreve geldikten sonra Türkiye ekonomisini canlandırmak için çok şey yapan bir zamanların son derece popüler cumhurbaşkanı, ilacını bulmayı büyük ölçüde başaramadığı enflasyonun kurbanı olma riskiyle karşı karşıya. Analistler, hasarın seçmenler tarafından şiddetle hissedildiğini söylüyor. Ancak yatırımcılar, Erdoğan’ın yakın zamanda sahneyi terk edeceğini varsaymamalı. 2023’e kadar seçim olmayacak.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Kurmaylarına ‘Seçim’ Talimatı

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, kurmaylarına, “Ziyaret gerçekleştirdiğimiz kentlerde sandık güvenliği çalışmalarımızı parti örgütleriyle paylaşalım. Seçime her an hazırlıklı olmamız lazım. Gittiğiniz her yerde sorunlarla birlikte çözüm önerilerini de vatandaşa anlatın” talimatını verdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Edinilen bilgiye göre, PM üyelerine Merkez Bankası Şahap Kavcıoğlu ile yaptığı görüşmeyi anlatan Kılıçdaroğlu, “Gittik. Merkez Bankası kararlarının iktisadın gereklerine uygun şekilde alınması gerektiğini söyledik. Fakat Merkez Bankası Başkanı uygun olmayan bir karar aldı” diye konuştu.

Ekonomideki kötü gidişat ve enerji fiyatlarındaki hızlı artışları değerlendiren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Ülke için bunlar daha iyi günler. Vatandaşı kapkara bir kış bekliyor” dedi.

“Asla yapmaması gereken bir şeydi”

CHP Dış Politikadan Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Ünal Çeviköz, dış politikadaki gelişmelere ilişkin bir sunum yaptı. Ardından konuşan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Osman Kavala’nın serbest bırakılması’ çağrısı yapan 10 büyükelçiye yönelik “Bizim bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz” ifadesini yorumladı. Kılıçdaroğlu, “Sorumluluk makamındaki birinin asla yapmaması gereken bir şeydi” değerlendirmesini yaptı.

“Seçime her an hazırlıklı olmamız lazım”

Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin haberine göre, partinin seçim güvenliğine yönelik hazırlıklarını yürüten CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel de yapılan çalışmalara ilişkin bilgi aktardı. Kılıçdaroğlu da, PM üyelerine, “Ziyaret gerçekleştirdiğimiz kentlerde sandık güvenliği çalışmalarımızı parti örgütleriyle paylaşalım. Seçime her an hazırlıklı olmamız lazım. Gittiğiniz her yerde sorunlarla birlikte çözüm önerilerini de vatandaşa anlatın” talimatını verdi.

Paylaşın

HDP, Üçüncü İttifak İçin Çalışmalarını Hızlandırdı

Birçok parti ve Sivil Toplum Kuruluşu (STK) ile görüşmelerini sürdüren Halkların Demokratik Partisi (HDP),  ‘Demokrasi İttifakı’ için çalışmalarını hızlandırdı. HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan da, bu çerçevede, partisinin Cumhurbaşkanlığı adaylığında izleyeceği yolu anlattı.

HDP, 27 Ekim’de yayımladığı ‘Tutum Belgesi’nin (deklarasyon) üzerinden 3 haftayı aşkın bir süre geçti. Deklarasyon, 2023 seçimleri öncesi ve sonrasına dönük bir yol haritasını esas alıyor.

Deklarasyonda, Kürt sorunu ve cumhurbaşkanlığı seçimi başta olmak üzere Türkiye’nin kronik sorunlarının çözümü için tüm toplumsal taraf ve siyasi aktörlerle görüşmeye, müzakere ve ortak yönetime hazır olduğunun mesajı verildi.

11 maddeden oluşan deklarasyonda aynı zamanda gelecek döneme ilişkin yani milletvekilliği seçimine yönelik ittifak tartışmalarına nokta koyulurken ‘Demokrasi İttifakı’ olarak değerlendirilen üçüncü ittifaka vurgu yapıldı.

Independent Türkçe’den Abdulhakim Günaydın’ın haberine göre; HDP, ittifak zeminini açmak için siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları dahil onlarca görüşme gerçekleştirdi. İttifak zeminini bulmak için süren görüşmelerin toplumun geniş kesimleriyle devam edileceği belirtildi.

HDP’nin STK ve Siyasi Partilerle İlişkiler Komisyonu Sorumlusu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, konuya ilişkin Independent Türkçe’ye açıklamalarda bulundu.

Deklarasyon çerçevesinde şimdiye kadar onlarca siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydeden Bakırhan, “Aydın, yazar ve sanatçılarla yuvarlak masa toplantıları yapacağız” dedi.

Ankara’da DEVA, Gelecek, Saadet ve Sol Parti dahil İHD, TİHV, KESK ve DİSK gibi emekçi meslek örgütleriyle de bir araya geldiklerini aktaran Bakırhan, “Daha önce Alevi örgütleri ve Kürdistani Partilerle görüşmelerimiz oldu. Dün İstanbul’da Türkiye Komünist Partisi (TKP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Toplumsal Özgürlük Partisi, Kaldıraç çevresiyle görüştük” dedi.

Devam eden görüşmelerde Emek Partisi, Sosyalist Meclisler Federasyonu ve Emekçi Hareket Partisi ile bir araya geleceklerini ifade eden Bakırhan, “Yine bu çerçevede aydın, yazar ve sanatçılarla yuvarlak masa toplantıları yapacağız. Üç tane miting planlandı. İlki Ağrı’da yapıldı. Tabanımızdan halk toplantılarına kadar siyasal ve toplumsal çevrelerle görüşmelerimiz devam edecek” bilgisini paylaştı.

“Tutum belgesi bir müzakere metnidir”

İttifak çalışmaları kapsamında gittikleri her yerden olumlu tepkiler aldıklarını dile getiren Bakırhan, görüşmelerde kimi başlıklara ilişkin birtakım önerilerde bulunulduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Önerilerin tamamını not ettik. Bu notları genel kurullarımızda değerlendireceğiz. Olumsuz bir şey almadık çünkü tutum belgesinin dili kapsayıcıydı ve çok hassas bir şekilde hazırlandı. En uçtaki ile empati kurulacak bir dil ile yazıldı. Zaten HDP’nin misyonu da budur. Meseleleri müzakere yoluyla çözmeye dönük bir siyaset izliyor. Tutum belgesi zaten bir müzakere metnidir. Önümüzdeki dönemde seçim süreci dahil yapacağımız işbirlikleri ve etkinlerin hepsini bu 11 madde ele aldık. En çok merak edilen konulardan birisi de seçim ittifaklarıyla ilgili tavrımızdı. Deklarasyonda buna çok net bir cevap var.”

“Adayın ilkelerimize yaklaşımını dikkate alacağız”

Bakırhan, HDP’nin parlamento seçimlerinde en geniş demokrasi ittifakı sağlamak için program dahilinde çalışmalarını aksatmadan devam ettiğini belirtti.

“Mevcut iki ittifaktan da beklentilerinin olmadığını, üçüncü bir ittifak şeklinde seçimlere gireceklerini ifade eden Bakırhan, tutum belgesindeki ilkelerin cumhurbaşkanlığı seçiminde kendileri için esas olacağını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:”Adayın kim olacağı çok önemli değil, önemli olan aday olacak kişinin açıkladığımız ilkelere nasıl yaklaştığıdır. Yol haritasında ortaya koyduğumuz ilkeler çok nettir. Kürt sorunun demokratik yollarla çözümü, anadilde eğitim, kayyumlar, çevre, doğa, gençlik ve İstanbul Sözleşmesi gibi birkaç madde var. Dolayısıyla adayın ilkelerimize yaklaşımını dikkate alacağız. Belgeyi esas alıyoruz. Bizim için önemli olan odur.”

“Bu durumda ‘Demokrasi İttifakı’nın bir cumhurbaşkanı adayı olmayacak diyebilir miyiz?” sorusuna Tuncer Bakırhan’ın yanıtı şöyle oldu: Bir adayımız olsun veya olmasın tartışmalarına girmedik. Seçim sürecinde nasıl bir tavır alacağımıza kurullarımız karar verecek. Ama aday olacaklar için ilkelerimiz bellidir. Bu ilkeler çerçevesinde ne düşüneceğine bakacağız.

Paylaşın