Macron: Fransa, Suriye Kürtlerini Terk Etmeyecek

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransa’nın Suriye’de Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile mücadelede kritik rol oynayan Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) terk etmeyeceğini söyledi.

Haber Merkezi / Bu açıklamaların zamanlaması, Ortadoğu’da süregelen bölgesel gerginlikler ve değişen ittifaklar göz önüne alındığında özel bir önem taşıyor.

Fransa ve diğer Batılı ülkeler, özellikle 2014 yılından itibaren YPG’nin (Halk Koruma Birlikleri) ana omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG), Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile mücadele kapsamında destek vermeye başladı.

Bu destek, IŞİD’e karşı Suriye’de yürütülen operasyonlar sırasında yoğunlaştı. YPG, ABD liderliğindeki koalisyonun sahadaki en etkili ortaklarından biri olarak görülerek lojistik, silah ve eğitim yardımları aldı.

Ancak bu destek Türkiye ile Batılı ülkeler arasında ciddi gerilimlere yol açtı. Çünkü Türkiye, YPG’yi Kürdistan İşçi Partisi’nin (PKK) Suriye kolu olarak görüyor. Batılı ülkeler, desteklerini ‘terörle mücadele’ye dayandırırken, Türkiye bunu ulusal güvenlik tehdidi olarak nitelendiriyor.

Emmanuel Macron ayrıca, Batı’nın Beşşar Esad’ın devrilmesinden sonra Suriye’deki yeni yönetim konusunda saf olmaması gerektiğini söyledi.

Paylaşın

Otomotiv Satışlarında Tüm Zamanların Rekoru

Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2024 yılında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,5 oranında artarak bir milyon 238 bin 509 adet oldu.

Haber Merkezi / Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı Aralık ve Ocak – Aralık 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2024 yılında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,5 oranında artarak bir milyon 238 bin 509 adet oldu.

Otomobil satışları, 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,3 oranında artarak 980 bin 341 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 2,7 azalarak 258 bin 168 adet oldu.

Aralık ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7,3 artarak 170 bin 249 adet oldu. Aralık ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,6 artarak 134 bin 811 adet olurken, hafif ticari araç pazarı yüzde 9,9 artarak 35 bin 438 adet oldu.

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık aralık ayı ortalama satışlara göre yüzde 43,1 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık aralık ayı ortalama satışlara göre yüzde 49,6 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık aralık ayı ortalama satışlara göre yüzde 22,8 arttı

Otomobil pazarı segmentlere göre; Pazarın yüzde 85,7’sini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 543 bin 427 adetle yüzde 55,4 pay, B segmenti otomobiller 291 bin 689 adetle yüzde 29,8 pay aldı.

Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; Gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 56,8 pay, 556 bin 548 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 25,4 pay ve 248.902 adet satış ile Sedan, yüzde 16,8 pay ve 164 bin 443 adet satış ile H/B otomobiller takip etti.

Otomobil pazarı motor tipine göre; Benzinli otomobil satışları 588 bin 914 adetle yüzde 60,1 pay, Hibrit otomobil satışları 184 bin 177 adetle yüzde 18,8 pay, Elektrikli otomobil satışları 105 bin 315 adetle yüzde 10,7 pay ve Dizel otomobil satışları 95 bin 985 adetle yüzde 9,8 pay, Otogazlı otomobil satışları 5 bin 950 adetle yüzde 0,6 pay aldı.

Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 63,4 artarak yüzde 8,7 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 0,1 artarak yüzde 2 pay aldı.

Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1600cc altındaki otomobil satışları yüzde 12,3 azalarak yüzde 69,7 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 1,9 artarak yüzde 0,6 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 19,7 azalarak yüzde 0,2 pay aldı.

Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 278 bin 540 adetle yüzde 28,4 pay, 100-120 gr/km arasındaki otomobiller 234 bin 596 adetle yüzde 23,9 pay aldı.

Otomatik şanzımanlı otomobiller; 897 bin 143 adetle yüzde 91,5 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 83 bin 198 adetle yüzde 8,5 pay aldı.

Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; Van gövde tipi yüzde 74,3 pay ve 191 bin 880 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; Kamyonet gövde tipi yüzde 12,4 pay ve 32 bin 111 adetle 2. sırada yer aldı.

Paylaşın

Kulis: Emeklilere “Refah Payı” Artışı Gündemde Yok

İşçi ve Bağ-Kur ile memur emeklilerine “refah payı” artışı gündemde değil. Bu yönde bir çalışmanın olmadığı ifade edilirken, en düşük emekli aylığının ise 14 bin 500 liraya tamamlanacağı konuşuluyor.

TÜİK’in çarşı pazar fiyatlarıyla örtüşmeyen tartışmalı enflasyon hesabıyla işçi ve Bağ-Kur emekli aylığına yüzde 15,75, memur emeklisine ise yüzde 11,54 artış yapılacak. En düşük emekli aylığının ise 14 bin 500 liraya tamamlanacağı konuşuluyor.

Emekliler bu artışların zam değil, sadece enflasyon farkı olduğuna dikkat çekerek, ‘refah payı’ artışı talep ediyor. Ekonomim’den Canan Sakarya‘nın AK Parti kulislerine dayandırdığı haberine göre, işçi ve Bağ-Kur ile memur emeklilerine ‘refah payı’ artışı gündemde değil. AK Partililer bu yönde bir çalışma olmadığını da ifade ediyor. Sadece memur emeklisi maaş artışının da işçi emeklileri gibi yüzde 15,75 olabileceği ihtimali var. Ancak şu ana kadar bu yönde bir çalışma yapılmış değil.

Yaklaşık 4 milyon emekliyi ilgilendiren en düşük emekli maaşının belli bir düzeye çekilmesi yönündeki çalışmaya ise bu hafta son halinin verilmesi bekleniyor. Yapılacak artışla en düşük emekli maaşının 14 bin 500 ya da 15 bin liraya tamamlanacağı ifade ediliyor.

Paylaşın

DEM Parti İmralı Heyeti’nden AK Parti’ye Ziyaret

İmralı’da PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşen DEM Parti heyeti, siyasi partileri bilgilendirme kapsamında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti grubunu ziyaret etti.

Haber Merkezi / DEM heyetini, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Grup Başkan vekili Özlem Zengin kapıda karşıladı. Görüşmede AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de bulunuyor.

Görüşme sonrası açıklama yapan AK Partili Abdullah Güler, “Olumlu bir şekilde sohbet ettik. Daha sonraki günlerde açıklama yapılacaktır” dedi. Heyet, AK Parti grubuna giderken sorulan ‘süreç nasıl gidiyor’ sorusuna Pervin Buldan, “İyi, fena değil” diye yanıt verdi.

DEM Parti heyeti, AK Parti ziyareti öncesi, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu ziyaret etmişti. Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Ahmet Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Kendileri yaşadığımız süreçle ilgili çok istifade ettiğimiz bilgiler aktardılar. Çok samimi ve açık yürekli bir istişare oldu. Biz de kendi kanaatlerimizi, geçmişte yaşadığımız tecrübelerden nasıl dersler çıkarılması gerektiğini vurguladık.

Dünyanın büyük bir türbülansa girdiği ve büyük bir tsunami yaşandığı Suriye-Irak-Lübnan-Ürdün-Filistin ekseninde yaşanan hızlı değişime intibak bağlamında da Türkiye’nin kendi iç bünyesini tahkim etmesinin önemli olduğunu vurguladık. İç bünyeyi tahkim etmek, güçlendirmek ancak ve ancak demokrasinin inşası ile olabilir.

Bu da Türklerin, Kürtlerin, bütün vatandaşların hukukunun korunduğu ve vatandaşların geleceğe umutla baktığı bir perspektifle olur. Çok önemli bir sürecin içinden geçiliyor. Tavsiyem, Sayın Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan ve toplum katmanlarına yayılan bu dönemde soğukkanlılıkla provokasyonlara kapalı olarak, kamu düzenini gözeterek ve derin tarih bilgimizden, bilincimizden ve tecrübelerimizden hareketle geleceğin barış içinde yaşanacağı güçlü Türkiye’nin inşa etmektir.

Suriye ve Irak bağlamındaki gelişmeleri de gözden geçirdik. O konuda da kanaatlerimizi paylaştık. Türkiye’nin kendi iç yapısını tahkim etmesi, Suriye ve Irak’ta da barışçıl çözüme önemli katkılar sunacaktır. İnşallah hayırlısıyla bu süreç doğru istikamette ilerler.”

“Barış kolay bir şey değil ama dünyanın en güzel şeyi”

DEM Partili Sırrı Süreyya Önder “Yürüttüğümüz görüşmeler kapsamında bugün Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski süreçte birlikte çalışma fırsatı yakaladığımız Sayın Ahmet Davutoğlu Hoca ile görüştük. Biraz geçmiş tecrübeleri paylaştık. Yeni görüşmeler ışığında, yeni gelinen nokta ışığında bizde olan bilgileri kendisine aktardık. Tavsiye, öneri, eleştiri uyarılarını rica ettik. Sağ olsun bizi ayrıntılı şekilde bilgilendirdiler” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın “Bu tarihsel kırılmada ya pozitif bir şekilde kırılma gerçekleşecek barışı inşa edeceğiz ya negatif yönde kırılmalar gerçekleşecek ve her yer Gazze olacak. O nedenle devlet aklına biz buradan seslenmek istiyoruz. İmralı’da gerçekleşen bu görüşme yetmez, İmralı kapıları açılmalıdır, Öcalan’ın barış için, sadece Türkiye barışı değil bütün Ortadoğu barışı için de çalışabileceği fiziki koşulların sağlanması gerekir” açıklamaları da sorulan Önder şunları kaydetti:

“O açıklamalar bağlamından koparılmış bir açıklama. Barış kolay bir şey değil ama dünyanın en güzel şeyi. Kimse bu açıklamaları bağlamından koparıp üzerinde tepinmesin. Bizim yaklaşımımız, felaketle tarif etmek değil barış süreci kolay değil ancak barış güzel bir şeydir.

DEM Parti heyetinin bir sonraki durağı Saadet Partisi oldu. Bu görüşme sonrasında Önder “İnşallah bu ülkenin barışı ve kardeşliğinden önemli hiçbir şey yoktur. Bütün fertlerimizle birlikte, el birliğiyle bunu tesis edeceğiz. Barışın kaybedeni olmaz, hepinizi saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise heyetin ziyaretinden dolayı mutlu olduklarını belirterek “Önemli bir süreç yaşıyoruz, süreçle alakalı katkılarımızı ve kaygılarımızı kıymetli heyetle paylaştık. Önemli bilgilendirmelerde bulundular, biz bu bilgilendirmeleri yetkili kurumlarımızla görüşeceğiz. Yakın bir zamanda sürece katkı anlamında kendilerine destek olmaya çalışacağız” açıklaması yaptı.

Öte yandan DEM Parti heyeti, 7 Ocak Salı günü saat 13:00’te DEVA Partisi Genel Merkezi’nde Ali Babacan ve 15:30’da ise Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde Fatih Erbakan ile görüşecek.

Paylaşın

Erdoğan: Emperyalistlerin Oyununa Gelmeyeceğiz

Partisinin Trabzon İl Başkanlığı kongresinde konuşan Erdoğan, “Çatışmanın şiddetin istikrarsızlığın tarihe karıştığı terörsüz Türkiye hedefimize gönül birliği içinde mutlaka ulaşacağız. Bunun için çok kapsamlı her adımı incelikli düşünülmüş bir politika yürütüyoruz” dedi ve ekledi:

“DEAŞ terör örgütünü de bozguna uğrattık. Terör örgütü için yolun sonu geldi. PKK’nın Suriye uzantısını sınırımızdan uzaklaştırdık. Emperyalistlerin oyununa gelmeyeceğiz. Bu topraklarda fitne yetiştirmek isteyenlerin tuzaklarına düşmeyeceğiz. Biriz, beraberiz, hepimiz kardeşiz. Bizim aramıza hiç kimse giremeyecek. Hiç kimse bizim kadim birlikteliğimizi bozamayacak. Terör belasını da ortadan kaldırarak inşallah hedefe daha seri bir şekilde ulaşacağız.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hayri Gür Spor Salonu’nda düzenlenen partisinin 8. Trabzon Olağan İl Kongresi’nde konuştu.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle: “Değerli Trabzonlular çatışmanın şiddetin istikrarsızlığın tarihe karıştığı terörsüz Türkiye hedefimize gönül birliği içinde mutlaka ulaşacağız. Bunun için çok kapsamlı her adımı incelikli düşünülmüş bir politika yürütüyoruz.

DEAŞ terör örgütünü de bozguna uğrattık. Terör örgütü için yolun sonu geldi. PKK’nın Suriye uzantısını sınırımızdan uzaklaştırdık. Emperyalistlerin oyununa gelmeyeceğiz. Bu topraklarda fitne yetiştirmek isteyenlerin tuzaklarına düşmeyeceğiz. Biriz, beraberiz, hepimiz kardeşiz. Bizim aramıza hiç kimse giremeyecek. Hiç kimse bizim kadim birlikteliğimizi bozamayacak. Terör belasını da ortadan kaldırarak inşallah hedefe daha seri bir şekilde ulaşacağız.

CHP’nin hizmet ve yatırım düşmanlığını Sayın Özel’e sordum. CHP’li belediyelerin SGK’ya kaç çeyrek altın borcu olduğunun hesabını yapmasını istedim. Sayın Özel henüz bir cevap veremedi. CHP’li belediyelerin SGK’ya borçlarının çeyrek altın cinsinden hesaplaması sayın Özel’in vaktini alıyor. CHP’nin Genel Başkanı Ankara’da karşı çıkıyor ama Kars’a gittiğinde millet neyi duymak istiyorsa onu söylüyor.

Yüzde 1000 ila yüzde 2500 arasında zam yapıyorlar ama Kars’ta doğalgaza indirim yapmaktan bahsediyor. EPDK’nin indirim kararını iptal ettirmeyi niçin mahkemeye taşıdınız? İndirebiliyorsan çağır belediye başkanını, talimat ver, düşürsün. Madem bu işler böyle oluyor yapsınlar. Orta oyunu burada bitmiyor. Sayın Özel’in doğalgaz destekleriyle ilgili hiçbir malumatının olmamasıdır. Evinde kullandığı, verdiğimiz doğalgaz desteklerinden haberi bile yok.

Geçen yıl vatandaşlarımızın 100 liralık doğalgaz faturasının 65 lirasını biz karşıladık. Sayın Özel ucuzlatacağız dedikleri suya neden zam yaptığını bir anlatsın. “Allah’ın suyundan para alınır mı?” diyen siz değil miydiniz bay Özel. Neden suya 10 kat zam yaptınız? Sayın Özel’e şunu da söylemek isterim. Sakarya Gaz Sahası’nda günlük üretimimiz 7 milyon metreküpü aştı. Gabar’da da günlük 70 bin varilin üzerine çıktık Sayın Özel. Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar gece gündüz çalışacağız.

Sayın Özel’e ve CHP’ye bugün yüklenmek istemiyorum. CHP’nin kadroları arasındaki güç mücadelesi onları yeterince yıpratıyor. CHP’nin derdi Sayın Özel’e yeter de artar bile. Bay Kemal’in siyasi ihtirasları ayrı bir tez konusu olur. Partisi tarafından istenmediğini bir türlü kabul edemedi. Nereden tutsan elinde kalan bir rakiple karşı karşıyayız. Dikkate alınacak hiçbir fikirleri de yok. Muhalefetin bu kötürüm hali bizim yükümüzü daha da ağırlaştırıyor.”

“Hedefimiz terörsüz Türkiye”

Erdoğan ayrıca, partisinin 8. Rize Olağan İl Kongresi’nde de açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Siz kalbinizle ve desteğinizle bizimle olduğunuz sürece Allah’ın izniyle kazanmadık mücadele bırakmayız. Benim sizlere olan sevdam dağlardan yüce Karadeniz’den coşkundur. Bu öyle bir sevda ki asla eksilmez. Sizlerle beraber yol yürüdüğüm için Rabbime sonsuz hamd ediyorum. İnşallah daha gidecek çok yolumuz var.

Son dönemde attığımız her adım Türkiye Yüzyılı’nın yapı taşları mahiyetindedir. Birileri gibi içi boş palavralar atmıyoruz. Birilerinin yaptığı gibi emperyalistlerin senaryolarından biçilen rollere güvenmiyoruz. Hedefimiz terörsüz Türkiye. Attığımız adımların sonuçları milletin hayrına olacaktır. Biz ülkesinin ve milletinin kaderiyle kendi kaderi birleşmiş bir partiyiz.

Türkiye’nin en önemli sorunu tatlı su siyasetçisi tipinin her yeri işgal etmesidir. Bizde bu anlayışa sahip olanlara yer yoktur. Hangi görevde olursanız olun vatandaşımız gelip sizden bir işin yapılmasını istiyorsa onu başka yere havale etme hakkınız yok. Bunu yaptığınız sürece genel başkanınız olarak varsa sizlere hakkımı helal etmiyorum.

Bazılarına bu söylediklerim zor görünebilir ama bilin ki bu Cumhurbaşkanı çok şikayetler alıyor. Bu şikayetleri burada haykırmam lazım, hepinizin bilmesi lazım. Biz siyasetimizi yaparken kimseye değil hak olan davamıza hizmet etmeliyiz. Bunları herhangi bir çıkar beklentisi ile değil davamızın yüklediği mesuliyet bilinci ile yapmalıyız. Aksi halde partiyi ticarethaneye çevirirsiniz.

Büyük kongremizle birlikte yeni bir döneme kapı açacağız. Hedefimiz AK Parti’yi seçimlerde yeniden yüzde 50 bandına çıkartmaktır. Ülkeye kazandıracak daha çok eserimiz, millete verecek çok hizmetimiz var. Bunun için kongrelerimizi bir şahlanış ve enerji yenileme zemini olarak görüyoruz.”

Paylaşın

Suriye’nin Yeni Yönetiminden ABD’ye Yaptırımları Kaldırma Çağrısı

Suriye’nin yeni yönetimi, ABD’nin Suriye’ye uyguladığı yaptırımların ülkenin hızla toparlanmasının önünde bir engel olduğunu belirterek, Washington’a yaptırımları kaldırma çağırısında bulundu.

Birleşmiş Milletler’e (BM) göre, Suriye halkının yüzde 90’ı yoksulluk içinde yaşıyor ve bir sonraki öğünde dahi karınlarını nasıl doyuracağını bilmiyor. Uluslararası toplum ise Suriye’ye yönelik ekonomik yaptırımları kaldırmadan önce yeni yönetimin iktidarını nasıl kullanacağını görmek istiyor.

Suriye geçici hükümetinin bakanları Katar’a yaptıkları ziyarette, ABD’ye Şam’a yönelik yaptırımları kaldırma çağrısında bulundu.

Katar Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’nin bugün Suriye Dışişleri Bakanı Esaad Şeybani, Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra ve İstihbarat Teşkilatı Başkanı Enes Hattab ile görüştüğü belirtildi. Açıklamada, Al Sani’nin görüşmede “Katar devletinin Suriye’nin toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığını destekleyen tutumunu yinelediği” ifade edildi.

Heyet Tahrir Şam (HTŞ) öncülüğündeki İslamcı grupların Beşar Esad’ı devirmesi öncesinde ülkedeki muhalif gruplara destek veren Katar, Esad yönetimindeki Suriye’nin 2023 yılında Arap Birliği’ne dönmesine karşı çıkmıştı.

HTŞ lideri Ahmed eş-Şera liderliğindeki Suriye’deki yeni hükümet ise Arap ülkeleri ile diplomatik ilişkileri yeniden güçlendirilmesinin yanı sıra ülke ekonomisinin canlandırılması için yaptırımların kaldırılmasını umuyor.

Suriye’deki geçici hükümetin Dışişleri Bakanı Şeybani, Katar’daki temasları sırasında bir radyo kanalına yaptığı açıklamada, yaptırımların “hızlı bir toparlanma önünde engel teşkil ettiğini” belirterek “Suriye halkına yönelik ekonomik yaptırımlara ilişkin zorluklara dair endişelerimizi Doha’ya ilettik ve ABD’ye bu yaptırımları kaldırma çağrımızı yineliyoruz” ifadelerini kullandı.

Katar da, Aralık ayı sonunda Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılması çağrısında bulunmuştu.

Birleşmiş Milletler’e (BM) göre, Suriye halkının yüzde 90’ı yoksulluk içinde yaşıyor ve bir sonraki öğünde dahi karınlarını nasıl doyuracağını bilmiyor. Uluslararası toplum ise Suriye’ye yönelik ekonomik yaptırımları kaldırmadan önce yeni yönetimin iktidarını nasıl kullanacağını görmek istiyor.

Geçen hafta Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ta temaslarda bulunan Şeybani, gelecek günlerde Katar’ın yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Ürdün’ü ziyaret edeceğini duyurmuştu.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

DEM Parti Eş Başkanı Hatimoğulları: Görüşme Yetmez İmralı’nın Kapıları Açılmalı

Diyarbakır’da Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından düzenlenen halk buluşması programında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DEM Parti’nin İmralı’da Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmenin yeterli olmayacağını, Öcalan’ın Türkiye ve Ortadoğu barışı için çalışabileceği fiziki koşulların sağlanması gerektiğini söyledi.

DEM Parti heyeti ile İmralı’da görüşen Abdullah Öcalan’ın dile getirdiği, “Suriye’deki gelişmeleri herkes yakinen takip etmelidir. Filistin’deki, Gazze’deki gelişmeleri herkes yakinen takip etmelidir” sözlerinin arkasında olduklarını belirten Hatimoğulları, tarihsel bir kırılma anından geçildiğini kaydetti.

“Bu tarihsel kırılmada ya pozitif bir şekilde kırılma gerçekleşecek, barışı inşa edeceğiz ya da negatif yönde kırılmalar gerçekleşecek ve her yer Gazze olacak” diyen Hatimoğulları, “O nedenle devlet aklına biz buradan seslenmek istiyoruz. İmralı’da gerçekleşen bu görüşme yetmez, İmralı kapıları açılmalıdır, Öcalan’ın barış için, sadece Türkiye barışı değil bütün Ortadoğu barışı için de çalışabileceği fiziki koşulların sağlanması gerekir” ifadelerini kullandı.

“Bu süreç önemli bir süreç, hepimiz büyük bir heyecanla takip ediyoruz. Ama rehavete kapılmayalım. ‘Nasılsa işler hal oluyor barış oluyor’ deyip demokratik mücadelemizi zayıflatan bir duruma asla düşmemeliyiz” şeklinde konuşan Hatimoğulları, bu görüşmelerin bir barış sürecine evrilebilmesinin yolunun Kürt halkının demokratik zeminde eylemleri sürdürmek olduğuna işaret etti.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Diyarbakır’da Halk Buluşması gerçekleştirdi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da buluşmaya katıldı. Tülay Hatimoğulları, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Merhaba hevalino, hûn bi xêr hatin li ser seran li ser çavan hatin. Ehlen ve sehlen. Merhaba özgürlük ve demokrasi mücadelesinin neferi olan Kürt halkı, merhaba Jin Jiyan Azadî sloganını bütün dünyaya mal eden kadınlar. Merhaba Mazlumların, Sêvêlerin yoldaşı gençler. Merhaba acılara rağmen acılarını yaşayarak ama asla barış demekten vazgeçmeyen beyaz tülbentli barış anneleri. Sizleri saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Hoş gelmişsiniz baş göz üstüne geldiniz. Değerli halkımız DEM Parti’nin en önemli bileşeni olan Demokratik Bölgeler Partisi’nin şu an kongre öncesi büyük halk buluşmasındayız ve ben bunun onurunu ve gururunu yaşıyorum. DEM Parti’de en büyük emeği veren ve katkıyı sunan siz değerli DBP’nin kongresini şimideden kutluyorum ve seçilecek yeni yönetime başarı dileklerimi sunuyorum. Sözlerime başlarken bundan 9 sene önce Silopi’de katledilen hem DBP’de çalışan hem de TJA’nın aktivistleri sevgili Sêvê, Pakize ve Fatma’yı sizlerin huzurunuzda saygıyla anıyorum.

Kürt kadınları, kadın siyasetçileri devletin faşist otoriter rejimin her daim hedefi oldu. Kadın hareketini bitirmeye dönük sayısız operasyonlar gerçekleştirdiler. Ama kadınlar durmadı, Kürt kadınları Türkiye kadın hareketiyle birlikte güçlü bir mücadele yürüterek Jin Jiyan Azadî, Kadın Yaşam Özgürlük şiarını bütün dünyaya hep birlikte mal etmeyi başardılar. Kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı mücadele ettik.

Kadın cinayetlerine karşı mücadele ettik. Kadın katliamlarına, siyasetçi kadınlara yönelik düzenlenen suikastlere yok saymaya karşı her daim mücadele ettik. Kadının yaşamı ve özgürlüğünü sürekli savunduk, savunmaya devam edeceğiz. Sakinelerden, Sêvêlere, Behice Boranlardan Kader Ortakkayalara kadar kadın mücadelesi dimdik ayakta ve bizler bütün dünyada, bütün kadınlar özgürleşene dek mücadelemizi hep birlikte devam ettireceğiz.

Barış elçisi sevgili Tahir Elçi, 4 ayaklı minarenin önünde kameraların karşısında apaçık bir şekilde katledildi. Bu katliam sonrasında tiyatro gibi işleyen yargı sistemi dün itibariyle herkesi beraat ettirdi. Dava karara bağlandı. Bizim nazarımızda bu karar yok hükmündedir. Tahir Elçi’nin, barış elçisi olan her yoldaşımızın, kurşunlara hedef olmuş her barış elçisinin katillerine dair mevcut yargı sisteminin aldığı kararı asla kabul etmiyoruz. Bu kurşun barışa sıkılmıştır, Tahir Elçilere sıkılan kurşun barışa sıkılan bir kurşundur ve ben sizlerin huzurunda sevgil Tahir Elçi nezdinde barış mücadelesinde yitirdiğimiz bütün yoldaşlarımızı, canlarımızı saygıyla anıyorum.

“Kobanî düşmedi düşmeyecek”

Değerli halkımız Suriye’de yeni gelişmeler oldu. Bütün dünya izliyor. Bu sadece Ortadoğu’yu değil tüm dünyayı etkileyen gelişmelerdir. Suriye’deki gelişmelerin akabinde orada rejim değiştikten sonra bir demokrasi gelmedi. Beterin beterini yaşıyoruz. Başta Kuzey ve Doğu Suriye, Rojava toprakları Türkiye imalatı olan SMO tarafından ve onların beslemesi çeteler tarafından birçok operasyona maruz kalıyor. Şimdi “Kobanî düştü düşecek” diyenlerin bir kez daha iştahları kabardı. Kobanî’yi düşürmek için de ellerinden geleni yapıyorlar.

Ama Kobanî halkı IŞİD’in barbarlığına karşı geçmiş dönemde nasıl mücadele ettiyse şimdi de mücadele ediyor. Kobanî düşmedi, düşmeyecek. Bu da onu düşürmek isteyenlere ders olsun. Suriye’de Kürt halkına dönük gerçekleşen operasyonların yanı sıra oradaki Arap Alevilere, Hristiyanlara, Dürzilere dönük de çok ciddi katliamlar gerçekleşiyor. Bizler buradan bir kez daha bütün dünya kamuoyuna, bütün uluslararası güçlere, bütün demokrasi güçlerine Diyarbakır’dan sesleniyoruz. Oradaki katliamları durdurmak için derhal harekete geçilmelidir, oradaki operasyonları durdurmak için derhal harekete geçilmelidir.

Özellikle Rojava’da kurulmuş olan özerk yönetimin resmi bir statüye kavuşması için mücadelemizi daha çok yükseltmeliyiz. Biz biliyoruz ki Suriye’deki tek çare Kürt halkı başta olmak üzere oradaki yaşayan bütün farklı halkların ve inançların temsiliyetini sağlayan demokratik bir Suriye’nin inşasıdır, bunun dışında bir seçenek yoktur. Bu seçeneğin içinde de Rojava modeli hayata geçmiş bir modeldir ve bütün Ortadoğu’ya ve dünyaya örnek olmuştur. Bu modelin hayata geçirilerek resmileşmesinin elzem olduğunun altını çiziyoruz.

Elbette bu gelişmeler sadece Suriye ve Rojava’da değil. 4 parça Kürdistan’ı etkileyen çok önemli gelişmeler oluyor. Ve biz 4 parça Kürdistan’ın bulunduğu 4 devlete buradan sesleniyoruz. Demokratikleşme sağlanmadığı sürece emperyalist güçlerin bölgede oyun kurmasının önünü açmış olursunuz. O nedenle 4 ülkede Irak, İran, Suriye ve Türkiye’de de Kürt sorunu barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmelidir. Gelişmeler bizlere bunları dayatmaktadır. Umut ediyoruz ki bu ülkeler ne demek istediğimizi iyi anlar ve buna uygun bir biçimde ciddi şekilde yol alırlar.

Öcalan “Kürdistan’ı Gazze yapmak istiyorlar” dedi

Değerli Kürt halkı, özellikle başta sizler olmak üzere ama Türkiye’de yaşayan diğer bütün halkların da merakla ve dikkatle izlediği yeni gelişmeler var. Bu gelişmeleri biliyoruz. En çok siz değerli Kürt halkı büyük bir heyecanla takip ediyorsunuz. İmralı kapıları şimdilik açılmıştır. DEM Parti heyeti Sayın Öcalan’ı İmralı’da ziyaret etmiştir. Sayın Öcalan’ın heyetimize söylediği bir iki noktayı sizlerle paylaşmak istiyorum. 7 maddelik açıklamayı yaptık onları elbette izlediniz. Sayın Öcalan şunu söylüyor, “Suriye’deki gelişmeleri herkes yakinen takip etmelidir.

Filistin’deki, Gazze’deki gelişmeleri herkes yakinen takip etmelidir. Bugün emperyalist güçlerin bölgede oynamak istediği oyunlara baktığımızda Türkiye Kürdistanını da diğer bölgeleri de her yeri Gazze’ye çevirmek istiyorlar. Bu nedenle Kürt sorunu çözülmelidir. Bu nedenle onurlu bir barışa imza atılmalıdır” diyor. Bizler de bu sözlerin arkasındayız. Bir şey daha iletti, bizler de elçi olarak onu sizlere iletmek isteriz. “Dışarıda onurlu halkımıza, mücadeleden asla vazgeçmeyen, İmralı kapılarının açılmasına vesile olan değerli halkımıza selam ve sevgilerimi iletiyorum” dedi.

Biz de bütün bunlardan hareketle devlet aklına sesleniyoruz. Suriye’deki gelişmeleri de Kızıldeniz’den bu topraklara kadar her kesimdeki gelişmeleri yakından izlemekteyiz. Devletin aklı bunları analiz etmelidir. Kürt halkı 40 yılı aşkın devam eden saldırılara, savaşa, çatışmalara rağmen 4 parça Kürdistan’da varlık mücadelesini sürdürdü, mücadelesini büyüttü. Şimdi özerk yönetimini Rojava’da oluşturabilecek seviyeye geldiyse burada Kürt halkının çok önemli bir başarısı vardır. Tarihsel bir kırılma anından geçiyoruz.

Bu tarihsel kırılmada ya pozitif bir şekilde kırılma gerçekleşecek barışı inşa edeceğiz ya negatif yönde kırılmalar gerçekleşecek ve her yer Gazze olacak. O nedenle devlet aklına biz buradan seslenmek istiyoruz bir daha. İmralı’da gerçekleşen bu görüşme yetmez, İmralı kapıları açılmalıdır, Sayın Öcalan’ın barış için, sadece Türkiye barışı değil bütün Ortadoğu barışı için de çalışabileceği fiziki koşulların sağlanması gerekir.

Burada Kürdistan’ın kalbinden Amed’ten halkın iradesini temsil eden bu salondan bizler hep birlikte İmralı’ya selamlarımızı ve saygılarımızı sunuyoruz. Bir noktanın daha altını çizeceğim. Bu süreç önemli bir süreç hepimiz büyük bir heyecanla takip ediyoruz. Ama rehavete kapılmayalım. ‘Nasılsa işler hal oluyor barış oluyor’ deyip demokratik mücadelemizi zayıflatan bir duruma asla düşmemeliyiz.

Bugün İmralı kapıları açıldıysa siz değerli halkımızın verdiği mücadele sayesindedir. Bu görüşmelerin bir barış sürecine evrilebilmesinin yolu siz değerli halkımızın demokratik zeminde eylemlerini, etkinliklerini, sözünü, fikrini ve duygusunu alanlarda meydanlarda en örgütlü şekilde en üst seviyeye taşıyarak bunun önünü açabiliriz. Bu bir süreç olacaksa, bir barış süreci inşa olacaksa bu barış sürecinin Kürt halkının kazanımları lehine neticelenebilmesi için siz değerli halkımızın mevcut olan mücadelesini katlayarak büyütmesi ve geliştirmesi gerekiyor.

O nedenle asla rehavete kapılmadan sadece Kürdistan’da değil, Türkiye’nin dört bir yanında devrimci hareketlerle, sosyalistlerle, demokratlarla, aydınlarla, yazarlarla yani ez cümle “bu topraklar kana doydu artık yeter, barış istiyoruz” diyen her kesimle çalışmalarımızı sürdürmeye ve bu sesi büyütmeye hep beraber devam edeceğiz. Sizler bunu yaparsanız bütün halklar adına hep birlikte kazanabiliriz. Ben bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Ve DBP’nin kongresine bir kez daha hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum. Sağolun, var olun.”

Paylaşın

DEM Parti İmralı Heyeti Selahattin Demirtaş İle Görüşecek

DEM Parti İmralı Heyetinin Ankara’daki siyasi görüşmelerini tamamlamasının ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nde bulanan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmesinin planlandığı öne sürüldü.

DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, dün İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmüştü. Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder ve Ahmet Türk’ten oluşan DEM Parti heyeti, yılbaşından sonra siyasi partilerle temasa başlamıştı.

2 Ocak’ta TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşen DEM Parti heyeti, daha sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etmişti. DEM Parti heyeti bu hafta AK Parti, Gelecek Partisi, Saadet Partisi, DEVA Partisi ve Yeniden Refah partisine ziyaretler gerçekleştirecek.

28 Aralık’ta İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan’a ilk ziyareti yapan DEM Partili Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’in ikinci kez İmralı’ya gitmesi bekleniyor. Serbestiyet’ten Hilal Köylü’nün kulis haberine göre DEM Parti heyeti 10 Ocak Cuma günü ikinci görüşme için İmralı’ya gidebilir. Heyette bu kez Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan’ın yanı sıra Ahmet Türk de yer alabilir.

DEM Parti heyetinin 6 Ocak Pazartesi ve 7 Ocak Salı günlerinde Ankara’daki siyasi görüşmeleri tamamlaması, ardından da Edirne F Tipi Cezaevi’nde bulanan Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmesinin planlandığı belirtildi. Heyet İmralı’ya gitmeden hem siyasi parti liderleriyle hem de Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu isimlerle görüşmelerini tamamlamış ve kamuoyuna bir rapor açıklamış olacak.

Çözüm Süreci: Çözüm süreci, Türkiye’de 2013-2015 yılları arasında başlayan müzakereleri ifade ediyor. Bu süreç, Kürt sorununu barışçıl yollarla çözmek amacıyla başlatılmıştı.

Sürecin temel unsurları arasında, silah bırakma, demokratik reformlar ve Kürt kimliğine yönelik hakların genişletilmesi yer almaktaydı. PKK lideri Abdullah Öcalan, bu müzakerelerde kilit bir figür olarak rol almıştı. Ancak 2015’te çatışmaların yeniden başlamasıyla çözüm süreci fiilen sona ermişti. Bu dönem, Türkiye’deki siyasi dinamiklerde önemli değişimlere neden olmuştu.

28 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kurulan PKK, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, Fransa, Türkiye ve pek çok başka devlet tarafından terör örgütü kabul ediliyor. PKK lideri Öcalan, terör örgütü kurmak ve yönetmek suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldığı 1999 yılından beri, Marmara Denizi’ndeki İmralı Cezaevi’nde bulunuyor.

Paylaşın

Tuncer Bakırhan: Sürecin Çözüme Evirilmesini İstiyoruz

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çağrısı sonrası gelişen sürece ilişkin konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Biz bu sürecin bir kandırmaca bir aldatma süreci olmasını istemiyoruz bu süreçten umutluyuz biz bu sürece umutla yaklaşıyoruz. Bu sürecin barışa ve çözüme evirilmesini istiyoruz.” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan bugün Hatay’daydı. Sabah saatlerinde kanaat önderleriyle birlikte Samandağ’daki Hızır Türbesi önünde Suriye’deki Arap Alevilere yönelik saldırılara ilişkin yapılan basın açıklamasına katıldı. Tuncer Bakırhan, ardından DEM Parti Mersin İl Örgütü’nün düzenlediği dayanışma yemeğine katıldı.

Siyasi parti, sendika temsilcileri ve çok sayıda yurttaşın katıldığı programa DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ve DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan da katıldı. Açılış konuşmasını yapan DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Bedriye Kuş, tutuklanan DEM Parti İl Eşbaşkanı Reşat Aşan’ın etkinliğe gönderdiği mesajı okuyarak, mücadele vurgusu yaptı.

Ardından konuşan Bakırhan, tarihi bir dönemden geçtiklerini ve Ortadoğu’da ciddi gelişmeler yaşanıp, yeni ittifaklar belirlendiğini dile getirdi. “100 yıl önce çizilen sınırlar, halklar artık o sınırlara sığmıyor” diyen Bakırhan, Suriye’deki gelişmelere değinerek, “Bu yüzyılda da halkların kendi kimlikleri ve inançlarıyla özgürce yaşayabileceği bir şekilde dayanışma çok kıymetlidir. 100 yıl önce insanlara farklı bir dil, kimlik dayatıldı. Direnen halklar yok sayıldı, katledildi. Yüzyıl önce bir biçimiyle insanlara farklı bir dil, farklı bir kimlik dayatıldı. Kimliğine ve inancına sahip çıkan halklar ve toplumlar katledildi. Yok edilmeye çalışıldı. Sürgün edildi. Yok sayıldılar. Ama yüz yıllık politikalar sonuç vermedi” dedi.

Suriye’de başta Aleviler olmak üzere halklara dönük saldırılara dikkati çeken Bakırhan, Suriye’de rejimin değiştiğini ancak gelen rejiminin saldırılarına işaret ederek, “Şimdi bir rejim gitti, yerine kurulacak yeni rejim, bir öncekinin kötülüklerini, yapmış olduğu zulmü devam ettirecekse biz oraya zulümistan deriz. Ve zulümistana asla izin vermeyiz. Orada bir zulümistanın kurulmasını asla kabul etmeyiz. Suriye Arap’sız, Alevi’siz, Kürt’süz olmaz. O zaman Suriye olmaz. O zaman başka bir isim koymak gerekiyor” diye konuştu.

Suriye rejimi ve AKP’yi uyaran Bakırhan, yeni rejimi Alevi katliamlarına son vermeye çağırarak, “Gözümüz kulağımız Suriye’de olacak oradaki katliamlara izin vermeyeceğiz. Aleviler yalnız değil Kürtler yalnız değil gayrimüslimler yalnız değil kadınlar hiç yalnız değil. Suriye’deki bütün olumsuzluklara karşı buradaki demokratik tepkimizi en üst seviyeye ortaya koyacağız. Alevisiyle Kürdüyle emekçisiyle çalışanıyla siyasi partilerle birlikte karşı koymamız karşı durmamız gerekiyor. Suriye halklarıyla dayanışmamız gerekir. Hepimize büyük görev ve sorumluluklar düşüyor. Bu görev ve sorumlulukları yerine getirmenin arifesindeyiz. Hepinize güveniyorum ve inşallah bir gün orada da halkların ve inançlarını özgürce yaşadıkları bir demokratik zemin inşa edileceğine de hep birlikte şahitlik edeceğiz” diye belirtti.

İmralı görüşmelerine işaret eden Bakırhan, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmenin kıymetli olduğunu ve yıllardır İmralı’da ağırlaştırılmış tecridin sürdürüldüğünü kaydetti. Tecridin Kürt ve Türk halkları ile emekçilerinin buluşmasının engellendiğini ifade eden Bakırhan, “Bugün o tecridin kırıldığını ve Türkiye’de bir barış sürecinin tesis edilmesi konusunda umarım iktidar ikna oldu” dedi.

“Çözüm” konusunda iktidara; “Eğer samimiyseniz” diyen Bakırhan, halen iktidarın gözaltı, tutuklama, kayyım atama ve “zehirli bir dil” kullanmaya devam ettiğine değinerek, “Barış zehirli bir dilde kurulmaz eğer barış olacaksa en başta da iktidar dilini değiştirmek zorundadır. Bugün sayın cumhurbaşkanının dili barışı getiremez. Barışı zehirler. Hem barış yapalım diyeceksiniz. Barış zorla olmaz, barış zulümle olmaz… Barış muhatabını tanımakla, muhatabını kabul etmekle, barış diliyle oluşturulur. Onun için en başta hükümeti, iktidarı ve onun adına konuşanları bir an önce zehirli dili terk etmeye ve barış dili kullanmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.

“Bu sürecin barışa ve çözüme evirilmesini istiyoruz”

Rojava’ya dönük saldırılara dikkati çeken Bakırhan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Mersin’den iktidara çağrıda bulunmak istiyorum: Barış için önce dilinizi değiştirin, barış için önce inkar siyasetini, inkar politikalarını değiştirin. Bir taraftan Türkiye’de barışıyorlar diğer taraftan Rojava‘ya saldırılar yapıyorlar. Saldırıların önünü açıyorlar. Türkiye’de barış Rojava‘da savaş olmaz. Rojava‘da da Kürt halkının tanımasıdır.

Kürtlerin orada kanıyla canıyla sağlamış oldukları statü tanınmalıdır eğer Türkiye’de barış olacaksa Rojava‘ya barışçıl politikaların uygulanması gerekiyor. Rojava‘ya dönük barışçıl bir dilin kullanılması gerekiyor. Rojava‘da Suriye’de Türkiye’de barış politikaları uygulamak ve hayata geçirmek zorundadır. Biz bu sürecin bir kandırmaca bir aldatma süreci olmasını istemiyoruz bu süreçten umutluyuz biz bu sürece umutla yaklaşıyoruz. Bu sürecin barışa ve çözüme evirilmesini istiyoruz.”

Bakırhan, barış ve çözüm için tüm kesimlerin mücadele etmesi gerektiğini vurgulayarak, mücadeleyi yükseltme çağrısı yaptı.

(Kaynak: Mezopotamya Ajansı)

Paylaşın

Erdoğan’dan AK Parti’de Değişim Mesajı

Partisinin Samsun İl Kongresi’nde konuşan Erdoğan, “Şubat ayının sonuna doğru büyük kongremizi toplayacak, coşku ve heyecan içinde yenilenerek, tazelenerek çok daha azimli şekilde yolumuza devam edeceğiz. Milletin sandıkta verdiği mesajlar ışığında, partimizin çeyrek asırlık hikayesinde yeni bir milat olacaktır” dedi ve ekledi:

“Aramızdaki uyumu, koordinasyonu bozmaya yeltenenlere kulak asmayacağız. Muhalefetin iftiralarına, karalama kampanyalarına kulak asmayacağız. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz bu ülkenin geleceğiz. Daha nice seneler Türkiye’ye hizmet edeceğiz. Hep beraber omuz omuza mücadele edeceğiz.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısının ardından PKK lideri Abdullah Öcalan ile kurulan temaslara ilişkin de konuşan Erdoğan, “Tek amacımız büyük ve güçlü Türkiye idealimizdeki son engelleri kaldırmaktır. Cumhur İttifakı olarak bunu mutlaka başaracağız. Türkiye’de kardeşlik kazanacak” dedi.

PKK için üçüncü bir yol olmadığını söyleyen Erdoğan, “Bölücü caniler ya bir an önce silahlarını gömecekler ya da silahlarıyla birlikte toprağa gömüleceklerdir. Bunun dışında üçüncü bir yol yok. Suni teneffüsler bölücü örgütü hayata döndüremeyecekler” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun’da Yaşar Doğu Spor Salonu’nda partisinin 8. Samsun Olağan İl Kongresi’nde konuştu. Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

“Ferdi Tayfur, Türkiye’nin en müstesna sanatçılarından biriydi. Ailesine, hayranlarına, sanat camiasına başsağlığı diliyorum.

İstiklal baharının ilk çiçeği, millet düşmanlarına Karadeniz gibi hırçın olan Samsun’da 11 aylık aranın ardından sizlerle birlikte olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerinde bir kez daha AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın gerçek belediyecilik vizyonunu tercih ettikleri için Samsunlu kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. 31 Mart’ta da işi yine ehline verdiniz. Bize güvendiniz, inandınız, itimat ettiniz; inşallah biz de sizin güveninizi boşa çıkarmayacağız. Emanetinize gözümüz gibi bakacak, Samsun’u büyütmek için aşk ile çalışacağız.

Bu millet bizden daha fazla eser ve proje üretmemizi bekliyor. Bir ferdi olmaktan şeref duyduğumuz bu aziz millet yatırım, hizmet bekliyor. Her bir dava arkadaşımızın milletimizin beklentilerinin hakkını vereceğine inanıyorum. Bizler, konfora değil, çileye talip olduk. Bizler koltuklarda rahatça oturmak için değil, hizmet etmek için geldik. Şahsi kariyerimizi inşa etmek için değil, milletin hakkını, onuru korumak için bu görevi üstlendik. Bizim oyalanma gibi bir lüksümüz yok. Bizim durmak, duraksama, rehavete kapılmak gibi hakkımız yok.

Bizim polemikle geçirecek tek bir anımız yok. Muhalefetin sahte ve sanal gündemleri sizleri yanıltmasın. Muhalefetin işbilmezliği, beceriksizliği sizi yanıltmasın. Onlarla bizim aramızda millete hizmetkarlık yapmak gibi derin bir zihniyet farkı var. 22 yıldır olduğu gibi aşkla koşacağız. Her gün daha fazla terleyeceğiz, yeni bir insana ulaşacak, yeni bir kalp kazanacak, yeni bir el sıkacak, yeni bir iş ortaya koyacağız.

12 Ekim’de ilçe kongreleriyle startını verdiğimiz 8. Olağan Kongre sürecimiz 30 Kasım’dan itibaren il kongrelerimizle devam ediyor. Türkiye genelinde kongrelerimizi barış, huzur ve kardeşlik iklimi içinde gerçekleştiriyoruz. Rakiplerimizden farklı olarak bizim kongrelerimizde hırs, davamızın önüne geçmiyor. Her kongremize dayanışma, birlik, coşku damga vuruyor. Helalleşerek, kucaklaşarak, kardeşliğimizi perçinleyerek bu hassas süreci partimize yarışır şekilde yürütüyoruz. Samsunla eşzamanlı gerçekleşen Aksaray il kongremizin başarılı geçmesini, hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.

Şubat ayının sonuna doğru büyük kongremizi toplayacak, coşku ve heyecan içinde yenilenerek, tazelenerek çok daha azimli şekilde yolumuza devam edeceğiz. Milletin sandıkta verdiği mesajlar ışığında, partimizin çeyrek asırlık hikayesinde yeni bir milat olacaktır.

Aramızdaki uyumu, koordinasyonu bozmaya yeltenenlere kulak asmayacağız. Muhalefetin iftiralarına, karalama kampanyalarına kulak asmayacağız. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz bu ülkenin geleceğiz. Daha nice seneler Türkiye’ye hizmet edeceğiz. Hep beraber omuz omuza mücadele edeceğiz.

Ne 22 yıllık iktidarlarımız ne de yarım asırlık siyasi hatıramıza boyunca aziz şehitlerimizin ruhlarını incitecek, gazilerimizi rahatsız edecek hiçbir işimiz olmadı. Ne yaptıysak şehit ve gazilerimizin gösterdiği istikametten ayrılmadan yaptık. 1000 yıldır bu toprağa düşenler, ezanımız daha gür sesle okunsun, bayrağımız gururla dalgalansın, devletimiz payidar olsun diye can verdiler. O kahramanlar büyük, güçlü, muteber bir Türkiye için hayatlarını feda ettiler.

Biz de tam 22 yıldır sadece bu idealler, bu hedefler için çalışıyoruz. Türkiye’yi ayağına vurulan prangalardan kurtararak şehitlerimizin vasiyetini yerine getirme mücadelesindeyiz. Çocuklarımızın onurlu, huzurlu, kalkınmış bir Türkiye’de refah içinde yaşaması için gayret gösteriyoruz. Türkiye’nin ve Türk milletinin çıkarlarını her şeyin üzerinde gördük.

Bölücü örgütle sarmaş dolaş olanların partimize ve Cumhur İttifakı’na söyleyecek hiçbir sözü olamaz. Bizim referansımız milletimizin ali menfaatleri olmuştur. Tek amacımız büyük ve güçlü Türkiye idealimizdeki son engelleri kaldırmaktır. Cumhur İttifakı olarak bunu mutlaka başaracağız. Türkiye’de kardeşlik kazanacak.

Bölücü örgütün milletimiz fertleri arasında açtığı nifak çukurlarını kardeşlik ile dolduracağız, karşılıklı saygı ile kapatacağız. Terör belasından ülkemizi en kısa sürede kurtaracağız. Hedefe kilitlenmiş durumdayız.

Terör örgütü ve teröristler için çember giderek daralmaktadır. Türk, Kürt, Arap ayırt etmeksizin kimsenin emperyalistlerin teröristlere tahammülü kalmamıştır. Ya silahlarını gömecekler yada silahlarıyla birlikte toprağa gömülecekler. Suni teneffüsler bölücü örgütü hayata döndüremeyecekler.

“YHT projemizi mutlaka hayata geçireceğiz”

Yolsuzluk, hırsızlık arıyorsanız kendinizi yormayın. Konser faturalarına, para kulelerine bakın. Ellerine geçirdikleri her fırsatı belediyeleri yağmalamak için kullanıyorlar. Sayın Özel ve şürekâsı Ankara’dan gazel okumayı bıraksın Samsun’a, Çorum’a gelsin hızlı trene neden karşı çıktıklarını anlatsın. Cesaretleri varsa, bu önemli projenin CHP’yi niye rahatsız ettiğini Samsunlu kardeşlerime anlatsın. YHT projemizi mutlaka hayata geçireceğiz.”

Paylaşın