ABD Merkez Bankası FED Faizleri 25 Baz Puan Arttırdı

ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini 25 baz puan artırarak 16 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 4,50-4,75 aralığına yükseltti: Enflasyona karşı verilen ve henüz tamamlanmayan mücadelenin parçası olarak borçlanma maliyetlerindeki “sürekli artışın” devam edecek.

Aralık ayı itibarıyla FED yetkililerinin tahmini, hedef faiz oranlarının yüzde 5,00-5,25 aralığında zirve yapması yönündeydi. Bu görünüm, iki kez daha 25’er baz puanlık artıştan sonra FED’in faiz artırımında frene basacağına işaret ediyor.

Yüksek enflasyonla mücadele için geçen sene 4 kez 75’er baz puanlık artış yapan Fed Aralık ayında ise artış hızını yavaşlatarak 50 baz puanla yola devam etmişti. Enflasyonda görülen ılımlı yavaşlama ve ekonomik aktivitedeki belirgin soğuma nedeniyle faiz artış hızının yavaşlaması bekleniyordu.

Fed yetkilileri de son dönemde yaptıkları açıklamalarda sıkılaşmanın yavaşlaması gerektiğine yönelik mesajlar vermişti. Aralık ayında gelen veriler, yüksek faiz dolayısıyla enflasyonun yavaşladığını, ekonominin büyümeye ve istihdam yaratmaya devam ettiğini göstermişti.

FED’den yapılan açıklamada, faizlerin 25 baz puan arttırıldığı, enflasyona karşı verilen ve henüz tamamlanmayan mücadelenin parçası olarak borçlanma maliyetlerindeki “sürekli artışın” devam edeceği kaydedildi. Açıklamada “Enflasyon bir nebze yavaşlasa da yüksek seyretmeyi sürdürüyor” ifadesi yer aldı.

FED, Amerikan ekonomisinin “ılımlı büyüme” ve “sağlam istihdam kazanımları” elde ettiğini, ancak “enflasyon risklerinin hala dikkatle takip edildiğini” kaydetti. “Federal Açık Piyasa Komitesi, hedef aralıkta sürdürülen faiz artışlarının, zaman içinde enflasyonu yüzde 2’ye çekmek amacıyla gereken para politikasını korumak için uygun olacağını tahmin ediyor” ifadesi de açıklamada yer aldı.

25 baz puanlık artışla birlikte FED, gecelik gösterge faizini yüzde 4,50-4,75 aralığına yükseltti. Bu, Amerikan ekonomisinin uzun ve derin bir resesyon dönemine girdiği 2007 yılı Kasım ayından bu yana FED’in faizleri çıkardığı en yüksek aralık oldu. FED, bundan böyle gelecekteki faiz artışlarının 25’er baz puan olacağını da belirtti.

Amerikan ekonomisinin resesyona girmesini engellemeye çalışan FED’in Aralık ayındaki son toplantısından bu yana elde edilen ekonomik veriler, ekonominin genel olarak doğru yönde ilerlediğine işaret ediyordu. Enflasyonun yüksek faizlerin ve sıkı mali koşulların etkisiyle yavaşlama eğilimine girdiği, ekonominin büyümeye ve istihdam yaratmaya devam ettiği gözleniyor.

Faiz oranlarını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesi’nin başkent Washington’da yaptığı son faiz oranını açıklamasının ardından FED Başkanı Jerome Powell, düzenleyeceği basın toplantısında, karara ilişkin ayrıntıları paylaşacak.

Yatırım bankacılığı şirketi Citi’den küresel ekonomist Nathan Sheets, “Son gelişmeler, bu yılın, daha önce tahmin edildiğinden biraz daha kolay geçebileceğine işaret ediyor” dedi. Resesyon risklerinin küresel bazda azaldığına dikkat çeken Sheets, Amerikan ekonomisine ilişkin verilerin “devam eden büyüme, yavaşlayan enflasyon ve FED’in faiz arttırımlarının hızında hafiflemeyi” gösterdiğini söyledi.

FED’in bu haftaki iki günlük toplantısından önce Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) açıkladığı küresel ekonomik görünüm raporu, küresel ekonominin, para politikalarının sıkılaştırılması ve Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesine rağmen “şaşırtıcı ölçüde dayanıklı” olduğunu gösterdiğini belirtti.

Son toplantısını 13-14 Aralık’ta yapan FED, bu toplantıda faizleri 50 baz puan arttırma kararı almıştı. Hızla artan enflasyonla mücadele etmek için geçen Mart ayından itibaren faiz artışı politikasına giden FED, 10 ay içinde faizleri 4,25 puan yükseltti.

FED’in faiz yükseltme adımlarının etkileri görülmeye başlandı. Geçen hafta açıklanan yeni veriler, Aralık ayında, kilit enflasyon göstergelerinden birinin beklenenden daha fazla yavaşladığını ve altı aydır süren düşme eğiliminin devam ettiğini gösterdi. Gelecekteki fiyat artışlarının olası göstergesi olarak algılanan ve yakından izlenen istihdam maliyetleri büyüme oranı da 2022’nin dördüncü çeyreğinde yavaşladı.

Ancak FED’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan kişisel harcama fiyat endeksi, Aralık ayında yıllık yüzde 5 oranında arttı. Haziran ayında yüzde 7’ye yakın olan bu oran, yine de FED’in hedef enflasyon oranı olan yüzde 2’nin iki katından fazla. FED yetkilileri, enflasyonun yüzde 2’lik hedef orana gerileyecek yola girdiğinden emin olmadan faizleri yükseltmeyi durdurmak gibi kritik bir hata yapmama konusunda kararlı.

‘FED’in 2023 yılının bu ilk toplantısında yeni ekonomik tahminler yer almayacak’

Yatırım bankacılığı firması BNP Paribas’tan ekonomistler, beklenen 25 baz puanlık faiz artışının “şahin tavırlı bir vites küçültme” olacağını kaydetmişti. Ekonomistler, “FED’in faizleri 25’er baz puanlık artışlar şeklinde sürdüreceğini tahmin etsek de aynı zamanda şahin bir kararlılık beklentisinin de içindeyiz. Yetkililer son gelişmelerden cesaret aldı, ancak enflasyon baskılarını azaltma konusunda faizleri arttırmaya devam etmede kararlılık sergiliyor” demişti.

FED’in 2023 yılının bu ilk toplantısında yeni ekonomik tahminler yer almayacak. Bu tahminler, faiz oranlarının bu yıl ne yönde ilerleyeceğine ilişkin FED’in sağlayabileceği en açık yol olarak biliniyor. Aralık ayı itibarıyla FED yetkililerinin tahmini, hedef faiz oranlarının yüzde 5,00-5,25 aralığında zirve yapması yönündeydi. Bu görünüm, iki kez daha 25’er baz puanlık artıştan sonra FED’in faiz arttırımında frene basacağına işaret ediyor.

Paylaşın

2022 Yılında Bankaların Net Karı Yüzde 366 Arttı

Aralık sonu itibarıyla bankaların yıllık net karı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 366 artarak 433 milyar 457 milyon liraya yükseldi. Aralık 2022 itibarıyla sektörün toplam aktif büyüklüğü 2021 sonuna kıyasla yüzde 55,7 artarak 14 trilyon 344 milyar 402 milyon liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Sektörün en büyük aktif kalemi olan krediler yüzde 54,7 artarak 7 trilyon 580 milyar 668 milyon liraya, menkul değerler toplamı yüzde 60,5 artışla 2 trilyon 370 milyar 22 milyon liraya çıktı.

Bankaların en büyük fon kaynağı olan mevduat ise yüzde 67,1 artarak 8 trilyon 861 milyar 858 milyon liraya yükseldi. Aynı dönemde öz kaynak toplamı yüzde 97,1 artışla 1 trilyon 407 milyar 74 milyon liraya ulaştı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından, Aralık 2022 dönemine ilişkin “Türk Bankacılık Sektörünün Konsolide Olmayan Ana Göstergeleri” raporu yayımlandı.

Buna göre, sektörde faaliyet gösteren bankaların toplam net kârı 2022 yılının tamamında yüzde 366 artışla 433,5 milyar TL’ye yükseldi. Net kâr tutarı 2021 yılının tamamında 58,5 milyar TL, iken 2022 yılında 92,9 milyar TL seviyesindeydi.

TCMB’nin 2022 yılında yaptığı faiz indirimleriyle birlikte sektörde borçlanma maliyetlerinin gerilemesi, kredi-mevduat makasındaki iyileşme ve artan enflasyonun etkisiyle bankaların elinde bulunan TÜFE’ye endeksli tahvillerden elde ettikleri gelirlerin artmasıyla birlikte 2022 yılında kâr tutarlarında hızlı bir yükseliş görüldü.

2022 yılına yüzde 14 politika faiziyle başlanırken faiz oranı yıl içerisinde gerçekleşen indirimlerle yüzde 9’a kadar geriledi.

Toplam 500 baz puana ulaşan politika faizi indiriminin ardından bankaların maliyetleri geriledi. Kur korumalı mevduat ürününün mevduat tarafında sağladığı avantajların da etkisiyle kredi-mevduat makasındaki genişleme, bankaların karlılık ve aktif kalitesi rasyolarında iyileşme yarattı.

2021 sonunda yıllık yüzde 36,1 olan enflasyon, 2022 yılına yıllık bazda yüzde 48,7 ile başlamış ve yıl içerisinde Ekim ayında yüzde 85,5 ile tepe seviyeye ulaşmıştı.

Enflasyonist baskılar yıl içerisinde devam ederken 2022 yıl sonunda manşet TÜFE baz etkisiyle yüzde 64,3’e geriledi. 2022 yılının genelinde yükselen enflasyonla, bankaların sahip olduğu TÜFE’ye endeksli tahvillerden elde ettikleri gelirlerdeki artış, son yılda kar artışına katkı sağlayan en önemli kalem oldu.

2022 yılının net kâr toplamının segment bazında dağılımında, yerli özel bankalar yüzde 43,9 payla toplamdan en yüksek payı aldı. Yerli özel bankaları, yüzde 25,7 payla yabancı mevduat bankaları, yüzde 18,4 payla kamu bankaları izledi.

Toplam kârdan en düşük payı alan banka segmentleri yüzde 6,8 payla katılım ve yüzde 5 payla kalkınma-yatırım bankaları oldu.

Kârdaki artışla bankaların 2022 yılı özkaynak kârlılığı da 2021 yıl sonundaki yüzde 15,5 seviyesinden 2022 yıl sonunda yüzde 49,9’a yükseldi ancak rasyo, yüzde 64,3’lük yıl sonu enflasyonunun altında kaldı.

2022 yıl sonunda sektörün aktif büyüklüğü 2021 yıl sonuna göre 5,13 trilyon TL artarak 14,344 trilyon TL’ye yükseldi. En büyük aktif kalemi olan krediler 2022 sonunda 7,58 trilyon TL, menkul değerler 2,37 trilyon TL oldu.

Bankaların kaynakları içinde en büyük fon kaynağı durumunda olan mevduat 2022 sonunda; 2021 yılsonuna göre yüzde 67,1 artışla 8,86 trilyon TL oldu. 2022 yıl sonunda kredilerin takibe dönüşüm oranı yüzde 2,10 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran 2021 yıl sonunda yüzde 3,15 seviyesindeydi.

Paylaşın

“Bankalar İçin Riskler Devam Ediyor” Uyarısı

Aksiyom Alternatif Yatırımları’ndan (Axiom Alternative Investments) Jerome Legras, “Bir taraftan faizlerin yükselmesi bankalara fayda sağlarken diğer taraftan ekonomik görünümdeki belirsizlik ve batık kredi riski çok yüksek” dedi.

Merkez bankalarının faizleri yükseltmesi ile artan borçlanma maliyetleri uzun süredir bekleyişte olan Avrupalı bankaların karlılıklarına önemli katkıda bulundu fakat bu defa da ekonominin yavaşlaması riskiyle karşı karşıya kaldılar.

Amerikan Merkez Bankası Fed ve Avrupa Merkez Bankası, geçen sene 10 yıldır neredeyse sıfır düzeyinde tuttukları politika faizini yükseltmeye başladı. Bunun etkisi ilk olarak bankaların bilançolarına yansıdı.

Avrupa’nın iki önde gelen bankası İsveçli SEB ve İspanyol Sabadell 2022’de güçlü karlar açıkladı. Fakat faizlerin yükselmesi bankalar için iyi bir gelişme olsa da artan hayat pahalılığı ve savaşın etkisiyle yavaşlayan ekonomi özellikle emlak gibi şişen balonların patlamasına yol açabilir.

Reuters’e konuşan Axiom Alternative Investments’tan Jerome Legras, “Bir taraftan faizlerin yükselmesi bankalara fayda sağlarken diğer taraftan ekonomik görünümdeki belirsizlik ve batık kredi riski çok yüksek,” ifadelerini kullandı.

İsviçreli UBS, İtalyan Unicredit ve Hollandalı ING gibi Avrupa’nın en büyük bankaları 2022 performanslarını önümüzdeki günlerde açıklayacak.

Faizlerin en hızlı yükseldiği İngiltere’de ise bankalar gelecekten biraz daha umutlu. Finans kuruluşları 2023’te karlarının yükselmeye devam edeceği sinyallerini verdi.

Fakat İngiltere’de iflas eden şirket sayılarındaki artış ve 2022’nin dördüncü çeyreğinde konut fiyatlarında görülen yüzde 2,5’lik gerileme ekonominin gidişatı ile ilgili olumsuz bir tablo çiziyor.

Almanya’nın en büyük bankası Deutsche Bank da yükselen faizlerden olumlu etkilendi. Bankanın son çeyrekte de kar açıklayarak üst üste onuncu çeyrekte pozitifte olması bekleniyor.

Fakat Almanya ve Avusturya’da bankaların özellikle ticari gayrimenkul alanında aktif olmaları emlak piyasasında yaşanacak problemlerden daha fazla etkilenebilecekleri anlamına geliyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

2022 Yılında Avrupa İmar Ve Kalkınma Bankası En Fazla Türkiye’ye Yatırım Yaptı

2022 yılında  Türkiye’ye 1,63 milyar euro yatırım yapan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) faaliyet gösterdiği tüm ekonomilerdeki en yüksek yıllık yatırım hacmi olarak kayıtlara geçti.

Yatırımların yarısından fazlası daha yeşil, düşük karbonlu ve dayanıklı bir ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedefleyen projelere odaklanan Yeşil Ekonomiye Geçiş projesi kapsamında yapıldı. EBRD’nin böylelikle Türkiye’deki kümülatif yatırımı yüzde 85’i özel sektörde olmak üzere yaklaşık 17 milyar euro oldu.

2022’de kullandırılan krediler arasında ABD’li otomobil üreticisi Ford’un Türkiye’deki Koç Holding ile ortak girişimi olan Ford Otosan’a verdiği 200 milyon euro da vardı. Türkiye’yi ticari elektrikli araçlar (EV’ler) için bir Avrupa merkezi olma yolunda desteklediği belirtilen yatırım, şirketin elektrikli araçlar da dahil olmak üzere yeni nesil ticari araçlar geliştirmeye yönelik yatırım programını destekleyecek.

EBRD, rüzgar kapasitesini artırmak için Galata Wind Enerji’ye 45 milyon dolar ve yenilenebilir enerji kapasitesi geliştirmek için Adnan Polat Enerji’ye 100 milyon dolar kredi dahil olmak üzere önemli projelerle Türkiye’nin enerji sektöründeki yenilenebilir enerji kaynaklarını destekledi.

Bunun yanında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne “kentte sürdürülebilir çözümleri ve karbonsuzlaştırma stratejilerini desteklemek amacıyla” Göztepe-Ataşehir-Ümraniye metro hattının inşası için 75 milyon euro finansman sağlandı. 2022’de Türkiye’deki kadın girişimcilere de 900 milyon euroluk fon sağlandı.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), 1991 yılında kurulmuş olan uluslararası finans kurumudur. Çok taraflı kalkınma bankası olarak, EBRD yatırımı market ekonomileri inşa etmek için alet olarak kullanır.

Başlangıçta eski Doğu Bloku ülkelerine odaklanırken kalkınma desteği merkez Avrupa’da merkez Asya’ya 30 ülkeye genişlemiştir. Avrupa’ya nazaran, EBRD’ye üye olan ülkeler 5 kıtaya yayılmaktadır ve en büyük pay Birleşik Devletler’e aittir. Merkezi Londra’da olan EBRD’nin mülkiyeti 65 ülke ve iki AB kurumuna aittir.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat’ta Faiz Sınırı Kaldırılıyor!

Kasım ayında 1,47 trilyon lira ile rekor kıran ocak ayında ise 1,37 trilyon liraya gerileyen Kur Korumalı Mevduat (KKM) işlemlerinde faiz sınırını kaldırıyor. Merkez Bankası, düzenlemeye ilişkin yazıyı bankalara gönderdi.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından bankalara gönderilen yazıya göre kur korumalı mevduat (KKM) işlemlerindeki faiz sınırı kaldırılıyor.

Bankalar KKM’de en fazla Merkez Bankası’nın belirlediği politika faizinin 3 puan üstü kadar faiz verebiliyordu. KKM yatırımcısı döviz kurundaki yükseliş faiz oranını geçtiğinde fark alıyordu. Mevcut politika faizi yüzde 9, KKM faiziyse yüzde 12’ydi. TL mevduat faizlerinin yüzde 30’u aştığı, döviz kurlarının da uzun süredir baskılandığı bir ortamda KKM cazibesini iyice yitirmişti.

Son dönemde KKM’de yatırımlar gerileyince Merkez Bankası, üst sınır uygulamasını kaldıracağını duyurdu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, 13 Ocak haftası itibariyle KKM büyüklüğü 1,37 trilyon TL’ye geriledi. Kasımda bu büyüklük 1,47 trilyon TL ile rekor kırmıştı.

Vergi istisnaları

Resmi Gazete’de yayımlanan ayrı bir düzenlemede de şirketlere KKM için uygulanan vergi istisnalarının kapsamı genişletilmişti. Buna göre, şirketlerin KKM yatırımında uygulanan kurumlar vergisi istisnası, 2022 sonunu kapsayacak şekilde genişletildi.

Merkez Bankası yıl sonu enflasyon tahminini sabit tuttu

2023 yılının ilk enflasyon raporuyla yıl sonu enflasyon tahminlerini açıklayan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 8,8 ile sabit tuttu. Merkez Bankası, 2024 yılı yıl sonu enflasyon tahminin de yüzde 8,8 olarak açıkladı.

Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı’nda konuşan Merkez Bankası Şahap Kavcıoğlu, “Küresel talebe ilişkin beklentilerle birlikte gerileyen emtia fiyatlarına karşın jeopolitik risklere bağlı olarak petrol fiyatlarını, 2023 yıl sonu için sınırlı bir miktar yukarı yönlü güncelledik. Bununla birlikte, ortalama petrol fiyatı varsayımlarımızda 2023 yılında bir önceki yıla göre düşüş öngörmeye devam ediyoruz” dedi.

Konuşmasının devamında, “İthalat fiyatlarında küresel talep görünümü ile uyumlu olarak 2023 yılı için aşağı yönlü beklentimiz devam etmektedir. 2024 yılında ise küresel iktisadi faaliyetle uyumlu olarak sınırlı bir oranda artış bekliyoruz.” ifadelerini kullanan Kavcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gıda fiyatlarının, 2023 yılında, önceki tahminimizle uyumlu olarak yüzde 22, 2024 yılında ise yüzde 11,5 oranında artacağını varsaydık.

Ayrıca, tahminler üretilirken, makroekonomik politikaların orta vadeli bir perspektifle, enflasyonu düşürmeye odaklı ve liralaşma adımları kapsamında koordineli bir şekilde belirlendiği bir görünümü esas aldık.”

Kavcıoğlu önümüzdeki dönemde Liralaşma stratejisine öncelik vermeye devam edeceklerini söyledi:

“Önümüzdeki dönemde, büyümenin sürdürülebilir bileşenleri olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla hedefli kredi uygulamalarımızı geliştirmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda, kredi gelişmelerinin finansal istikrarı gözeten bir yapıda, dengeli ve istikrarlı olmasını sağlarken, kredilerin büyüme hızı ve kompozisyonunun fiyat istikrarını destekleyici yönde ve öngörülen enflasyon patikasıyla uyumlu olmasını temin edeceğiz. Likidite ve teminat politikalarımızı da bu hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla kullanacağız.

Liralaşma Stratejimiz çerçevesinde uygulayacağımız politikaları, bankacılık sisteminde Türk lirasının ağırlığının kalıcı olarak artırılması amacıyla güçlendirmeye devam edeceğiz. Liralaşma odaklı olarak fonlamanın kompozisyonunu para takasının ağırlığının azalacağı bir çerçevede geliştireceğiz.”

Paylaşın

ABD Maliye Bakanı’ndan “Küresel Mali Kriz” Uyarısı

CNN’e verdiği röportajda, borç limitinin artırılmaması halinde ABD’nin temerrüde düşmesinin küresel bir mali krize yol açabileceği uyarısında bulunan ABD Maliye Bakanı Yellen, ABD dolarının rezerv para birimi rolünün de zarar görebileceğini ifade etti.

ABD Maliye Bakanı Yellen, “Böyle bir senaryoda birçok kişi işini kaybeder ve borçlanma maliyetleri yükselir” ifadelerini kullandı.

ABD hükümeti 31 trilyon 400 milyar dolarlık borçlanma limitine ulaşmıştı. Bu rakam, hükümetin halihazırda harcadığı parayı yansıtıyor.

Yellen, Kongre liderlerine, bakanlığın 5 Haziran’a kadar temerrüdü önleyebilecek olağanüstü nakit yönetimi önlemleri uygulamaya başladığını bildirdi.

Maliye Bakanı Yellen CNN’e verdiği röportajda, temerrüde düşülmesi halinde bunun küresel bir mali krize neden olabileceğini söyledi.

Yellen, “Bu, doların tüm dünyada işlemlerde kullanılan bir rezerv para birimi olma rolünü kesinlikle baltalayacaktır. Böyle bir senaryoda birçok kişi işini kaybeder ve borçlanma maliyetleri yükselir” değerlendirmesinde bulundu.

Yatırımcılar, iş grupları ve ılımlı muhafazakarlardan oluşan ve giderek büyüyen bir kesim, temerrüde düşmenin tehlikeleri konusunda uyarıda bulunurken Beyaz Saray, borç tavanının yükseltilmesi konusunda katı Cumhuriyetçiler’le müzakere etmeyi reddediyor. Bunun nedeni yönetimin, yeterli sayıda Cumhuriyetçi’nin nihayetinde taleplerinden geri adım atacağına dair inancı.

ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler bazı hükümet programlarında kesinti yapılmasını istiyor.

Yellen, borç tavanının zaten Kongre tarafından izin verilen harcamalar için olduğunu ve herhangi bir ek harcama talep etmediğini söyledi.

Yellen, “Yani mesele ek harcama yapma hakkını elde etmek değil. Bu sadece Kongre’nin halihazırda onayladığı faturaları ödemekle ilgili. Bu, üzerinde pazarlık yapamayacağınız ya da müzakere edemeyeceğiniz bir konu” diye konuştu.

Çin Başbakan Yardımcısı Liu He ile Çarşamba günü İsviçre’nin Zürih kentinde yaptığı ilk yüz yüze görüşmesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Yellen, ABD ve Çin’in iklim değişikliği gibi küresel öneme sahip konularda düzenli iletişimi sürdürmeleri ve işbirliği olasılıkları aramaları gerektiğini söyledi.

Yellen, “İşbirliğimizi ve küresel zorlukların üstesinden gelmek için birlikte çalışma taahhüdümüzü ele aldık” dedi.

Paylaşın

Fitch Ratings’ten Türkiye’ye “Rezerv” Uyarısı

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) rezerv yapısının zayıf kalmaya devam ettiğini ve net yabancı varlık pozisyonunun döviz swapları çıktıktan sonra eksi 57 milyar dolar olduğunun altını çizdi.

Fitch Ratings, kamu sektörü ve asgari ücret için önemli ücret artışları açıklayan hükümetin, öncelikli sektörlerde kredi büyümesine ve şirketler için devlet garantili kredi programlarına ve konut kredilerine odaklanmaya devam edeceğini belirtti.

Fitch, 2023 genel seçimleri öncesinde yüksek ekonomik büyümeyi ve istihdamı korumayı amaçlayan politikaların Türkiye’nin (B/Negatif) uluslararası rezervlerindeki sürekli iyileşmeyle tutarlı olmadığını açıkladı.

BloombergHT’nin aktardığına göre, 2023 ortası seçimleri öncesinde maaş artışları ve genişletici maliye ve kredi politikalarıyla birleşen derin negatif reel faizler, devam eden döviz talebi ve yüksek cari açık nedeniyle lira ve uluslararası rezervler üzerindeki baskıyı sürdürecek.

Kredi derecelendirme kuruluşu sermaye akışı yönetimi önlemleri ve düzenleyici değişikliklerle birleşen dış finansman, 2023’ün başlarında Türkiye’nin brüt rezervlerindeki toparlanmayı 126 milyar ABD dolarına yükselttiğini kaydetti.

Öte yandan Fitch, Merkez Bankası’nın rezerv yapısının zayıf kalmaya devam ettiğini ve net yabancı varlık pozisyonunun döviz swapları çıktıktan sonra eksi 57 milyar dolar olduğunun altını çizdi.

Fitch Ratings kamu sektörü ve asgari ücret için önemli ücret artışları açıklayan hükümetin, öncelikli sektörlerde kredi büyümesine ve şirketler için devlet garantili kredi programlarına ve konut kredilerine odaklanmaya devam edeceğini belirtti.

Bununla birlikte 2022’de merkezi yönetim bütçe açığı GSYİH’nın yüzde 1’ine gerilemiş olsa da (GSYİH tahminlerine göre) harcamaların 2023 yılının ilk yarısında hızlı bir tempoda kalmasını bekledikleri vurgulandı.

Raporda iyileşmeye rağmen, Türkiye’nin dış likiditesinin emsallerine ve yüksek dış finansman ihtiyacına (Kasımdan itibaren 12 ayda vadesi dolacak 189 milyar ABD doları dış borç) göre zayıf kalmaya devam edeceği öngörüldü.

Fitch uluslararası rezervler için ek risklerin, gelişmiş ekonomilerdeki daha fazla parasal sıkılaştırmadan ve yavaşlayan küresel büyümeden kaynaklandığını ve seçimle ilgili artan belirsizliğin yurtiçi döviz talebini artırabeceğine dikkat çekildi.

Paylaşın

Merkez Bankası Politika Faizini Değiştirmedi: Yüzde 9

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini değiştirmeyerek yüzde 9 düzeyinde tuttu. Geçen yıl faizde üst üste dört kez indirime giden Merkez Bankası, kasım toplantısında faiz indirim sürecinin sonlandırıldığını açıklamıştı. Aralık ayında ise faizde değişikliğe gidilmemişti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası, ağustos, eylül, ekim ve kasım toplantılarında toplam 5 puanlık indirim gerçekleştirmişti. Politika faizi yüzde 14’ten yüzde 9’a çekilmiş, böylece Eylül 2020’den bu yana ilk kez politika faizi tek haneye inmişti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), yılın ilk faiz kararında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) yüzde 9’da sabit tuttu.

Bankanın resmi internet sitesinden yapılan açıklamada karara ilişkin şu ifadelere yer verildi:

“Yakın dönemde iktisadi faaliyete ilişkin açıklanan veriler tahmin edilenden daha olumlu seviyelerde gerçekleşmesine rağmen, jeopolitik risklerin ve faiz artışlarının da etkisi ile gelişmiş ülke ekonomilerinde resesyon endişeleri sürmektedir.

Türkiye’nin geliştirdiği stratejik nitelikte çözüm araçları sayesinde temel gıda başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının olumsuz etkileri azaltılmış olsa da uluslararası ölçekte üretici ve tüketici enflasyonu yüksek seviyelerini sürdürmektedir.

Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Ülkeler arasında farklılaşan iktisadi görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adım ve iletişimlerindeki ayrışma devam etmektedir.

Finansal piyasalarda artan belirsizliklere yönelik merkez bankaları tarafından geliştirilen yeni destekleyici uygulama ve araçlarla çözüm üretme gayretlerinin sürdüğü gözlenmektedir. Ayrıca finansal piyasalar, artan durgunluk risklerine karşı faiz artışı yapan merkez bankalarının faiz artırım döngülerini yakında sonlandıracağını beklentilerine yansıtmaya başlamıştır.”

Paylaşın

Merkez Bankası Açıkladı: Özel Sektörün Yurt Dışı Kredi Borcu Azaldı

Kasım ayında özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu 2021 sonuna kıyasla 7.2 milyar dolar azalarak 161.2 milyar dolara geriledi. Aynı dönemde, özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu 8.3 milyar dolar düşüşle 152.6 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Yine aynı dönemde, özel sektörün yurt dışından sağladığı kısa vadeli kredi borcu (ticari krediler hariç) ise 1.1 milyar dolar artarak 8.5 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından Kasım 2022 dönemine ait özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu gelişmeleri yayımlandı. Merkez Bankası tarafından yayınlanan raporda şu ifadeler yer aldı:

“Kasım sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, 2021 yıl sonuna göre 7,2 milyar ABD doları azalarak 161,2 milyar ABD doları olmuştur. Vadeye göre incelendiğinde, 2021 yıl sonuna göre, uzun vadeli kredi borcunun 8,3 milyar ABD doları azalarak 152,6 milyar ABD doları; kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 1,1 milyar ABD doları artarak 8,5 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleştiği gözlenmektedir.

Borçluya göre dağılıma bakıldığında, uzun vadeli kredi borcuna ilişkin olarak, bir önceki yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmalarının 5,0 milyar ABD doları azaldığı, tahvil ihracı biçimindeki borçlanmalarının ise 5,1 milyar ABD doları azalışla 14,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleştiği gözlenmektedir. Aynı dönemde, bankacılık dışı finansal kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları 55 milyon ABD doları artmış, tahvil stoku ise 44 milyon ABD doları artarak 1,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir.

Söz konusu dönemde, finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmalarının 2,2 milyar ABD doları arttığı, tahvil stokunun ise 18 milyon ABD doları artarak 10,1 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleştiği gözlenmektedir. Kısa vadeli kredi borcuna ilişkin olarak ise, 2021 yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmaları 460 milyon ABD doları artışla 5,2 milyar ABD doları; finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları ise 687 milyon ABD doları artışla 1,6 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir.

Alacaklıya göre dağılım incelendiğinde, uzun vadeli kredi borcuna ilişkin olarak, Kasım sonu itibarıyla tahvil hariç özel alacaklılara olan borç, bir önceki yıl sonuna göre 1,5 milyar ABD doları azalarak 105,5 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Kısa vadeli kredi borcuna ilişkin olarak ise, tahvil hariç özel alacaklılara olan borcun bir önceki yıl sonuna göre 1,0 milyar ABD doları artarak 8,1 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleştiği gözlenmektedir.

Döviz kompozisyonuna bakıldığında, 152,6 milyar ABD doları tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 63,7’sinin ABD doları, yüzde 32,7’sinin Euro, yüzde 1,8’inin Türk lirası ve yüzde 1,8’inin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu ve 8,5 milyar ABD doları tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 39,2’sinin ABD doları, yüzde 36,5’inin Euro, yüzde 20,8’inin Türk lirası ve yüzde 3,5’inin diğer döviz cinslerinden oluştuğu görülmektedir.

Sektör dağılımı incelendiğinde, Kasım sonu itibarıyla, 152,6 milyar ABD doları tutarındaki uzun vadeli toplam kredi borcunun yüzde 35,6’sını finansal kuruluşların, yüzde 64,4’ünü ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturmuştur. Aynı dönemde, 8,5 milyar ABD doları tutarındaki kısa vadeli toplam kredi borcunun yüzde 76,6’sını finansal kuruluşların, yüzde 23,4’ünü ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturmuştur.

Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, Kasım sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde gerçekleştirilecek olan anapara geri ödemelerinin toplam 40,9 milyar ABD doları tutarında olduğu gözlenmektedir.”

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Enflasyon Ve Dolar Kuru Beklentisi Belli Oldu!

Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 32,46 olurken, döviz kuru beklentisi 23,12 lira oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 22,77 lira iken, bu anket döneminde 23,43 lira olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu büyüme beklentisi bir önceki dönemde olduğu gibi bu dönemde de yüzde 4,1 olarak gerçekleşti. 2024 yılı büyüme beklentisi ise yüzde 4,3 olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı Ocak ayı piyasa katılımcıları anketini açıkladı.

Ocak ayı piyasa katılımcıları anketi, reel sektör ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 41 katılımcı tarafından yanıtlanmış ve sonuçlar katılımcıların yanıtları toplulaştırılarak değerlendirildi.

Yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 32,46

Buna göre, katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bu anket döneminde yüzde 32,46 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 34,92 iken, bu anket döneminde yüzde 30,44 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 20,56 ve yüzde 17,18 olarak gerçekleşti.

12 ay sonra enflasyon beklentisi

2023 yılı Ocak ayı anket döneminde, katılımcıların 12 ay sonrasına ilişkin ihtimal tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 40,74 ihtimalle yüzde 20,00 – 29,99 aralığında, yüzde 30,72 ihtimalle yüzde 30,00 – 39,99 aralığında, yüzde 17,33 ihtimalle ise yüzde 40,00 – 40,99 aralığında artış göstereceği öngörüldü.

Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, katılımcıların yüzde 40,54’ünün beklentilerinin yüzde 20,00 – 29,99 aralığında, yüzde 29,73’ünün beklentilerinin yüzde 30,00 – 39,99 aralığında, yüzde 16,22’sinin beklentilerinin yüzde 40,00 – 49,99 aralığında olduğu gözlendi.

24 ay sonra enflasyon beklentisi

2023 yılı Ocak ayı anket döneminde, katılımcıların 24 ay sonrasına ilişkin ihtimal tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 22,26 ihtimalle yüzde 10,00 – 14,99 aralığında, yüzde 55,50 ihtimalle yüzde 15,00 – 19,99 aralığında, yüzde 13,12 ihtimalle ise yüzde 20,00 – 24,99 aralığında artış göstereceği öngörüldü.

Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre,24 ay sonrası TÜFE enflasyonu beklentileri değerlendirildiğinde, katılımcıların yüzde 18,75‘inin beklentilerinin yüzde 10,00 – 14,99 aralığında, yüzde 46,88‘inin beklentilerinin yüzde 15,00 – 19,99 aralığında, yüzde 21,88’inin beklentilerinin yüzde 20,00 – 24,99 aralığında olduğu gözlendi.

Dolar kuru beklentisi

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bu anket döneminde 23,12 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 22,77 TL iken, bu anket döneminde 23,43 TL olarak gerçekleşti.

Faiz beklentileri

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 9,18 iken, bu anket döneminde yüzde 9,08 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 9,00 olarak gerçekleşti.

Büyüme beklentileri

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 4,1 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bu anket döneminde yüzde 4,3 olarak gerçekleşti.

Paylaşın