İstanbul’da Toplu Ulaşıma Zam!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin önerisiyle bugün (24 Aralık) bir araya gelen Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), taksi, dolmuş ve otobüs yolculuk bedellerinde yüzde 36, servis ücretlerine yüzde 27 artış yapılmasını kararlaştırdı.

İBB, UKOME’ye tek gündemle, döviz kurlarındaki yükseliş sonrası özellikle akaryakıt ve yedek parça fiyat artışların getirdiği yüksek maliyetlerin karşılanması için, toplu ulaşım ücret tarifelerinin görüşülmesini önerdi.

İBB Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürü Barış Yıldırım, İstanbul’daki tüm toplu ulaşım araçları için yüzde 36, servis ücretleri için de yüzde 27 zam teklifinde bulunduklarını açıkladı.

“Evet ama yetmez”

Taksici esnaf odaları adına söz alan Eyüp Aksoy, “Kısa mesafe (indi bindi) ücretlerine yüzde 100, km başına ise yüzde 60 zam talep ediyoruz” dedi.

Aksoy ayrıca, minibüsçü esnafı için öğrenci indi bindisiyle normal indi bindinin eşitlenmesini talep ettiklerini belirtti.

“Taksicilere verelim, İBB’ye vermeyelim “

İktidar adına söz alan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 1. Bölge Müdürü Serdar Yücel, İBB’nin elektronik bilet için önerdiği yüzde 36 zam teklifini, “Temmuz’da da zam yapıldı” gerekçesiyle “fazla bulduklarını” belirtti; taksicilerin yüzde 60 teklifi için ise “makul” dedi.

“Pahalılığı yaratan iktidar”

UKOME’deki bakanlık temsilcisinin toplu ulaşıma zam teklifini “fazla buldukları” görüşü, deniz ulaşımı şirketi TURYOL Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Can ‘ın sert eleştirisiyle karşılaştı: Can, temmuzdaki zammın önceki yıldan srkan gecikmiş zam olduğunu hatırlattı ve iktidar temsilcisini suçladı: “Bütün bu hayat pahalılığını, enflasyonu, işletme giderlerini siz ortaya çıkarıyorsunuz. Bunların altından kalkabilmek için bir de sizi ikna etmemiz gerekiyor. Sene başından bu yana denizde akaryakıta %260 zam geldi. Ben gemileri bağladım, böyle devam ederse hepsini durdurmak zorunda kalacağım, personel azaltacağım. Sebebi kim?” dedi.

Minibüsçülerin temsilcisiyse maliyetlerin,  kendilerini “teker döndüremeyecek hal”e getirdiğini dile getirdi, “En az yüzde 50 zam” istiyoruz dedi.

“Yakıt alamıyoruz sefer iptal etmek zorunda kalırız”

İBB Şehir Hatları Genel Müdürü Sinem Dedetaş da deniz araçlarındaki maliyetlere dikkat çekti. Deniz ulaşımının ayrıca değerlendirilmesini istedi. Dedetaş, “Yakıt tedarikçimiz bize 1 tankerden fazla yakıt veremeyeceğini söylüyor. 1 tanker bizim seferlerimizin üçte birini ancak karşılıyor. Sefer iptal etmek zorunda kalabiliriz.” dedi.

Konuşmaların ardından İBB’nin teklifi, oylamaya sunuldu. Taksi, dolmuş ve otobüsler için yüzde 36 zam ve servis ücretlerine istenen yüzde 27’lik zam teklifi kabul edildi.

Zam kararın ardından Metro ve taksi ücretlerindeki artışların şöyle olması bekleniyor:

Metro Anonim Kart/İstanbul kart:

Tam:   4,03 ₺’den 5,48 ₺’ye
Öğrenci:   1.96 ₺’den 2,66 ₺’ye
Sosyal:   2,88 ₺’den 3,91 ₺’ye

Taksi tarifesi:

Taksimetre açma 5 ₺’den  6,80 ₺’ye
Kilometre başına 3 ₺’den  4,08 ₺’ye
En az ücret 13 ₺’den 17,68 ₺’ye

 

(Kaynak: bianet)

Paylaşın

Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi Yüzde 30 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2021 yılı Ekim ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) açıkladı. Açıklanan verilere göre, Tarım-GFE’de, 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 4,17, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 22,19, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,58 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 23,60 artış gerçekleşti.

Haber Merkezi / Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 2,37, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 4,46 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 23,17, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 30,64 artış gerçekleşti.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 12,11 ile tohum ve dikim materyali ve yüzde 14,81 ile malzemeler oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 90,15 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 43,94 ile çiftlik binaları (ikamet amaçlı olmayanlar) oldu.

Aylık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 1,36 ile malzemeler ve yüzde 1,54 ile veteriner harcamaları oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 14,97 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 5,50 ile tohum ve dikim materyali oldu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Ekonomik Güven Endeksi Tarihinin En Düşük Seviyesinde

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık 2021 Ekonomik Güven Endeksi verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, ekonomik güven endeksi aralık ayında 68,9’a düşerek, tarihinin en düşük seviyesine gerilemiş oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 3,1 oranında azaldı; Kasım ayında 71,1 olan endeks, Aralık ayında 68,9 oldu.

Geçen 12 aylık döneme göre mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi Kasım ayında 56,1 iken, Aralık ayında yüzde 3,6 oranında azalarak 54,1 oldu. Gelecek 12 aylık döneme ilişkin hanenin maddi durum beklentisi endeksi Kasım ayında 68,9 iken, Aralık ayında yüzde 5,3 oranında azalarak 65,2 oldu.

Genel ekonomik durum beklentisi endeksi 66,7 oldu

Gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisi endeksi Kasım ayında 68,2 iken, Aralık ayında yüzde 2,2 oranında azalarak 66,7 oldu. Geçen 12 aylık döneme göre gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi Kasım ayında 91,4 iken, Aralık ayında yüzde 1,9 oranında azalarak 89,6 oldu.

Paylaşın

Tuncay Özilhan: Hedeflere İstikrarsız Bir Ekonomi İle Ulaşılamaz

Anadolu Grubu Yönetim Kurulu ile TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu’nun Başkanı Tuncay Özilhan, Merkez Bankası’nın faiz indiriminden sonra dolar/TL kurundaki tarihi değer kaybına dikkat çekerek, “Yeni yatırım yapmak bir tarafa yeni yıl için üretim planlamaları bile yapılamıyor. Çünkü bu planlamaların temel parametreleri olan enflasyon ve kur tahminleri her an değişiyor” dedi.

Eski TÜSİAD başkanı Özilhan, Dünya gazetesinde kaleme aldığı yazıda şu ifadelere yer verdi:

“İstikrar sağlanmadan uzun vadeli hedeflerin hiçbirisini gerçekleştirmek mümkün olmaz. Çünkü üretim ve yatırım kararları istikrar olmadan, öngörülebilirlik olmadan verilemez. Geleceği güvenilir biçimde tahmin etmeden üretim ve yatırım planlaması yapılamaz; yeni sipariş verilemez; yeni elemanlar istihdam edilemez. Yani istikrar olmadan üretim de büyüme de olmaz. Üretim ve yatırım yoksa ihracat da olmaz. Üretim odaklı ihracatı önceleyen ekonomi modelinin amaçladığı hedeflere istikrarsız bir ekonomi ile ulaşılamaz.”

Asgari ücretteki zammın, TL’deki değer kaybı ve satın alma gücünün erimesi ile kısa sürede buharlaşacağına dikkat çeken Özilhan, “TL’deki değer kaybını sadece döviz satarak engellemek mümkün değildir… Yeni açıklanmış olan üretim odaklı ihracatı önceleyen ekonomi modelinin başarısı istikrarın sağlanmasına bağlıdır” değerlendirmesinde bulundu.

TÜSİAD son günlerde ekonomik gelişmelere ilişkin “İktisat bilimi kurallarına hızla dönülmeli” çağrısı ile gündeme gelmiş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu çağrıya tepki göstererek, “Ey TÜSİAD ve yavruları sizin tek göreviniz var, yatırım, üretim, istihdam ve büyüme. Hükümete saldırmanın değişik yollarını aramayın, bizimle mücadele edemezsiniz” demişti.

Paylaşın

TÜSİAD: İktisat Bilimi Kurallarına Hızla Dönülmeli

Türkiye ekonomisinin gidişatına dair bir açıklama yayınlayan TÜSİAD, ekonomi alanındaki yetkili kişi ve kurumlara, “Genel kabul görmüş iktisat bilimi kurallarına hızla dönülmeli” çağrısı yaparak, “Son dönemde yaşadığımız istikrarsızlıklar sonucunda, denenmekte olan ekonomi programıyla amaçlanan sonuçlara erişilemeyeceği netleşmiştir” dedi.

Haber Merkezi / Açıklamasında, izlenen ekonomi politikasının yalnızca iş dünyası için değil, tüm vatandaşlar için yeni ekonomik sorunlar yarattığını vurgulayan TÜSİAD, bu politikanın uzun dönemde çok daha büyük yapısal problemlere yol açma riskini artırdığını ve en fazla faydalanması beklenen ihracatçıların dahi bu ortamdan zarar gördüğünü belirtti.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Türkiye ekonomisinin gidişatına dair bir açıklama yayınladı. TÜSİAD’dan yapılan açıklama şu şekilde;

“Son dönemde yaşadığımız istikrarsızlıklar sonucunda, denenmekte olan ekonomi programıyla amaçlanan sonuçlara erişilemeyeceği netleşmiştir.

TÜSİAD olarak, bu iktisadi çerçeve çizilmeden evvel de, süreç devam ederken de, erken faiz indirimi ile oluşan politikaların istikrarsızlık yaratacağına dair görüşlerimizi hem kamu kurumları hem de kamuoyuyla pek çok kez paylaştık. Bu sürecin TL’de şiddetli değer kaybı, enflasyonda hızlanma, yatırımları, büyümeyi, istihdamı baskılama ve en önemlisi ülke olarak fakirleşmemizle sonuçlanma riskini vurgulamıştık.

Nitekim, yeni iktisadi tercihler kapsamında atılan adımların ardından güvensizlik ve istikrarsızlık ortamı oluşmuştur. Özellikle yurt içinde dövize olan talebin şiddetli ölçüde yükseldiğini, bunun da var olan tüm ekonomik dengeleri bozduğunu görmekteyiz.

İzlenen ekonomi politikası yalnızca iş dünyası için değil, tüm vatandaşlarımız için yeni ekonomik sorunlar yaratmaktadır. Uzun dönemde de çok daha büyük yapısal problemlere yol açma riski artmıştır. En fazla faydalanması beklenen ihracatçılarımız dahi bu ortamdan zarar görmektedir.

Tüm bunların sonucunda, son dönemde ekonomide oluşan hasarın tespitini yapıp öncelikle serbest piyasa işleyişi çerçevesinde, tüm paydaşların desteğinin alındığı, genel kabul görmüş iktisat bilimi kurallarına hızla dönülmesinin gereği açıktır.

Ülkemizde “kurumsuzlaşma” sorununa daha önce de işaret etmiş, kalkınmamız için gerekli yaklaşımı “Yeni Bir Anlayışla Geleceği İnşa: İnsan, Bilim, Kurumlar” adlı çalışmamız ile kamuoyuyla paylaşmıştık. Ülke ekonomimize fayda sağlayacak, öngörülebilirliğin, yatırım ortamının ve kalkınmanın önünü açacak kural bazlı politikaları hayata geçirmeliyiz. Kurumların ve kuralların kapsayıcı ve etkin şekilde güçlendirilmesi başta olmak üzere atılacak adımlar ülkemizde güven ortamının oluşması için elzemdir.

TÜSİAD olarak bu istikamette atılacak doğru adımlara katkı vermeye hazırız.”

Paylaşın

Birçok Firma, Fiyat Etiketlerini Döviz Olarak Güncelledi

Döviz kurlarının sürekli artması üzerine birçok toptan ve perakende firması etiketlerini döviz olarak güncelledi. Fiyat Etiket Yönetmeliği’ne göre etiketlerde Türk Lirası dışında para birimi kullanılması yasak.

Dövizdeki dalgalanma yüzünden sattıkları malı tekrar yerine koyamayan, hammaddeleri dolar üzerinden ithal edilen tekstil ve makine sektörüyle birlikte, gıda toptancıları da zarar etmemek için etiketlerini dolar ve euroya çevirdi.

Sözcü’den Latif Sansür’ün haberine göre, birçok firmanın internet ortamındaki satış sitelerinde ise fiyatlar kaldırıldı. “Güncelleniyor” yazılırken, talep anına göre fiyat verilmeye başlandı.

Yerli üretim yapan Metin Helva, toptan fiyatlarını euro olarak belirlerken, Merter toptancılarının internet sayfasında Başakşehir’deki bir ayakkabı firması da fiyatlarını dolar olarak ilan etti.

Toptan buğday ve un satışı yapan Saf Ekmek ise bir çok toptancının yaptığı gibi internet sayfasındaki fiyatlarını sıfırladı, “Dikkat! Güncelleniyor” yazdı.

Etiket yönetmeliğine aykırı

Fiyat Etiket Yönetmeliği’ne göre etiketlerde Türk Lirası dışında para birimi kullanılması yasak. 2018 yılında güncellenen yönetmeliğin 9. maddesinde “Yurt dışında ifa edilmesi öngörülen paket tur ve eğitim hizmetleri ile yurt dışına yönelik ulaşım ve konaklama hizmetlerinin fiyat listeleri hariç olmak üzere, etiket ve listelerde satış fiyatlarının; ‘Türk Lirası’, ‘TL’ veya ‘ ‘ simgesi şeklinde yazılması zorunludur” ifadeleri yer alıyor.

Paylaşın

‘Tarımda Üretici Enflasyonu’nda 34 Ayın Zirvesi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım 2021 Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi raporunu yayınladı. TÜİK verilerine göre Tarım-ÜFE aylık bazda yüzde 4,57, yıllık bazda yüzde 24,35 arttı. Böylece tarım ÜFE Mart 2019’dan sonraki en yüksek seviyeye geldi.

Endeks, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 21,22 artış gösterirken, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 22,36 yükseldi. Böylece Mart 2019’dan sonraki en yüksek seviyeye geldi.

Sektörlerde bir önceki aya göre tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 4,29, balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 5,73, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 12,09 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 2,37 artış, tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 8,34 artış, çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 1,81 azalış gerçekleşti.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 4,67 ile çeltik ve yüzde 5,07 ile üzüm oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 105,21 ile lifli bitkiler, yüzde 43,03 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar ve  yüzde 36,63 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre en fazla azalış gösteren alt grup ise yüzde 14,19 ile turunçgiller oldu.

Bir önceki aya göre azalış gösteren alt gruplar sırasıyla, yüzde 18,99 ile tropikal ve subtropikal meyveler ve yüzde 0,57 ile yumuşak çekirdekli meyveler ve sert çekirdekli meyveler oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 25,32 ile lifli bitkiler, yüzde 8,58 ile diğer ağaç ve çalı meyveleri ile sert kabuklu meyveler ve yüzde 7,40 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar oldu.

Kasım 2021’de, endekste kapsanan 90 maddeden, 25 maddenin ortalama fiyatında azalış olurken 6 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 59 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

Paylaşın

Türkiye’de Çiftçi Sayısı Son 10 Yılda Yüzde 53 Azaldı

Resmi verilere göre kayıtlı çiftçi sayısı son 5 yılda yüzde 26; son 10 yılda ise yüzde 53 azaldı. Tarım alanları ise son 10 yılda yüzde 5; son 19 yılda ise yüzde 12 geriledi. İklim değişikliği ve artan dünya nüfusu ile birlikte gıdanın öneminin arttığı bir dönemde bu durum Türkiye’de gıda güvenliği tartışmasına yol açıyor.

Türkiye’de tüketici enflasyonu yüzde 20’yi aşarken Kasım 2021’de tarımda üretici enflasyonu ise yüzde 23’ü geçti. Kasım 2021’de Türk lirasının dolar ve Euro başta olmak üzere yabancı para birimleri karşısında ciddi değer kaybı yaşamasıyla çiftçi için kritik öneme sahip gübre ve ilaç fiyatlarına da zam geldi.

Emeklerinin karşılığını alamadığı gerekçesiyle çiftçilerin ürettikleri ürünleri çöpe döktüğü haberleri son yıllarda sık duyulmaya başladı. Temel gıdalarda üretici fiyatı ile market fiyatları arasında yüzde 200’ü aşan farklar da dikkat çekiyor. Hükümet bu duruma müdahale etmek için “erken uyarı sistemi” adı altında izleme uygulaması başlattı ancak Türkiye Ziraat Odaları Birliği verileri ciddi fiyat farkının devam ettiğini gösteriyor.

TÜİK’e göre tarımda istihdam edilenlerin sayısı 2002’de 7 milyon 458 bin kişiyken bu sayı Eylül 2011’de 6 milyon 745 bine geriledi. Bu sayı Eylül 2021’de ise 4 milyon 974 bine düştü. Buna göre tarımda istihdam edilenlerin sayısı son 19 yılda yüzde 33; son 10 yılda ise yüzde 26 geriledi. 2011’de istihdamdakilerin yüzde 26,2’si tarımda çalışırken bu oran 2021’de yüzde 17’ye kadar geriledi.

Tarım alanları son 19 yılda yüzde 12 azaldı

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıkladığı tarım alanları da azalmaya devam ediyor. Buna göre tarım alanları ise son 10 yılda yüzde 5; son 19 yılda ise yüzde 12 azaldı. 2001 yılında tarım alanları 26 milyon 350 bin hektar iken 2010 yılında bu miktar 24 milyon 395 bin hektara geriledi. 2020 yılında ise Türkiye’de tarım alanı 23 milyon 136 bin hektar oldu.

(Kaynak: euronews)

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Genç İşsizlik Yüzde 20

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 20,1, istihdam oranı 0,3 puanlık artışla yüzde 33,4 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 41,8 seviyesinde gerçekleşti.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ‘Ekim 2021 İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 75 bin kişi azalarak 3 milyon 717 bin kişi oldu.

TÜİK’in açıkladığı verilere göre işsizlik oranı ise 0,2 puanlık azalış ile yüzde 11,2 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 180 bin kişi artarak 29 milyon 581 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 46,2 oldu.

TÜİK’in açıkladığı ‘Ekim 2021 İşgücü İstatistikleri’ veriler şöyle;

Hanehalkı İşgücü Araştırması’nda 2021 Ocak ayından itibaren, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile eş zamanlı olarak; Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 19. Çalışma İstatistikçileri Konferansı (ICLS) kararlarına ve ilgili AB tüzüğüne uyum sağlamak amacıyla yeni düzenlemelere geçilmiştir.

19. ICLS ile birlikte işgücü piyasasındaki gelişmeleri daha iyi takip edebilmek amacıyla, istihdam ve işsizliğe ek olarak tamamlayıcı göstergeler tanımlanmıştır. AB İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından yayımlanmakta olan bu tamamlayıcı göstergelere bültende yer verilmeye başlanmıştır.

Üçer aylık hareketli ortalamalar olarak aylık yayımlanan işgücü istatistikleri, 2021 yılından itibaren bağımsız aylık tahminler olarak yayımlanmaya başlanmıştır. Yeni düzenlemelere ilişkin ayrıntılı bilgiye metaveriden ulaşılabilir.

Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 11,2 seviyesinde gerçekleşti

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 75 bin kişi azalarak 3 milyon 717 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,2 puanlık azalış ile yüzde 11,2 seviyesinde gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 46,2 oldu

İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 180 bin kişi artarak 29 milyon 581 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 46,2 oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 52,0 olarak gerçekleşti

İşgücü 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 104 bin kişi artarak 33 milyon 297 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 52,0 olarak gerçekleşti.

Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 20,1, istihdam oranı yüzde 33,4 oldu

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 20,1, istihdam oranı 0,3 puanlık artışla yüzde 33,4 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 41,8 seviyesinde gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdamın yüzde 55,4’ü hizmet sektöründe yer aldı

Ekim ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre tarım sektöründe 33 bin kişi, hizmet sektöründe 211 bin kişi artarken sanayi sektöründe 58 bin kişi, inşaat sektöründe 4 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 17,0’ı tarım, yüzde 21,5’i sanayi, yüzde 6,1’i inşaat, yüzde 55,4’ü ise hizmet sektöründe yer aldı.

Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 22,8 oldu

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 1 puan artarak yüzde 22,8 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,6 iken, potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,7 olarak gerçekleşti.

İşsizlik oranı yüzde 10,7, istihdam oranı yüzde 47,2 oldu

İşsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 2,1 puan azalarak yüzde 10,7 oldu. İşsiz sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 384 bin kişi azalarak 3 milyon 623 bin kişi olarak gerçekleşti.

İstihdam oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 3,6 puan artarak yüzde 47,2 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 2 milyon 802 bin kişi artarak 30 milyon 217 bin kişi oldu.

İşgücüne katılma oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 3,0 puan artarak yüzde 52,9 oldu. İşgücüne katılan sayısı 2 milyon 418 bin kişi artarak 33 milyon 840 bin kişi olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 18,1 oldu

Ekim ayında sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,3 puan azalarak yüzde 29,5 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 2,6 puan azalarak yüzde 18,1 oldu.

Paylaşın

Fitch Ratings, Küresel Büyüme Tahminini Aşağı Çekti

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, 2021 yılı büyüme tahminini yüzde 6’dan yüzde 5,7’ye çektiği Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nda, küresel ekonominin 2022 yılı büyüme beklentisini de yüzde 4,4’ten yüzde 4,2’ye düşürdü.

Yüksek enflasyonun dünya çapında hissedilmesi ve uzun sürmesi küresel büyümedeki tahminleri değiştirdi. Bu durum küresel para politikalarının normalleşmesinin başlangıcı konusunda tahmin yapanları ve merkez bankalarını yanılttı ve söz konusu normalleşme tahminlerinin daha ileri bir tarihe atılmasına neden oldu.

Raporda, sanayi üretiminde son dönemde yaşanan tedarik zinciri aksamaları nedeniyle ABD, Almanya ve Japonya gibi ekonomilerin bu yıla ilişkin büyüme tahminlerinin düşürüldüğü kaydedildi.

Raporda, aşağı yönlü revizyona rağmen küresel ekonominin 2021 yılı büyüme beklentisinin 1973’ten bu yana en hızlı büyüme oranına işaret ettiği belirtilerek, küresel ekonomisinin “stagflasyondan” çok uzakta olduğu ifade edildi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, 2021 yılı büyüme tahminini yüzde 6’dan yüzde 5,7’ye çektiği Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nda, küresel ekonominin 2022 yılı büyüme beklentisini de yüzde 4,4’ten yüzde 4,2’ye düşürdü.

Raporda ayrıca, para politikalarındaki tepkinin beklenenden daha yavaş olduğu ve önümüzdeki aylarda daha fazla gevşeme duyuruları beklerken, şimdi Çin’in büyümesinin 2022’de %5’in altına düşeceği tahmini paylaşıldı.

Raporda ABD Merkez Bankası’nın (FED) Eylül 2022’de ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BOE) Aralık 2021’de faiz oranlarını arttırması beklentisi de yer aldı ve her ikisinin de beklentilerden çok daha erken olduğu bilgisi paylaşıldı.

Yüksek enflasyonun politika gerilimlerini arttırdığına işaret edilen raporda, yeni COVID-19’un varyantlarının, büyüme için aşağı yönlü risk oluşturduğu, arzı olumsuz yönde etkileyerek daha fazla fiyat artışına neden olabileceğive merkez bankalarının normalleşmeyi geciktirmesi durumunda risk anlamına gelebileceği vurgulandı.

ABD dolarının daha da güçlenmesinin beklendiğine dikkat çekilen raporda, daha güçlü bir dolar ve Çin’in büyümesinindeki zayıflamanın 2022’de emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturabileceği, gelişen piyasa ekonomileri üzerindeki baskıyı artırabileceği ifade edildi.

Paylaşın