Kademeli Elektrik Faturası Yurttaşı ‘Çarptı’

Elektrikte ‘kademeli zammın’ ilk faturaları yurttaşa ulaşmaya başladı. Tüketimin büyük bir bölümü aralık ayında olmasına karşın zamlı yeni tarifeden hesaplanan faturalarda ‘düşük, yüksek kademe’ detayları da gösterildi.

Zammın 1 Ocak’ta yürürlüğe girmesine, sayaçların ise 8 Ocak’ta okunmasına karşın aileler beklenildiği gibi yüzde 125 zam gelen ikinci tarifeye girdi. Gelen faturalara göre bazı ailelerin faturalarında 50, bazı ailelerin faturalarında da 100 liraya yakın artış oldu.

Cumhuriyet gazetesinden Mustafa Çakır’ın haberine göre Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu üyesi Olgun Sakarya, yüzde 125’lik artışın ‘örtülü zam’ olduğuna işaret ederek “Genel olarak bir ailenin ikinci kademeye girmemesi mümkün değil. Toplumu bu zamlarla büyük bir yük altına soktular. Normal yaşam koşullarında biz aylık 230 kWh’i baz alıyoruz. 30 günlük dönem için eski fatura 210.60 liraydı. Şimdi 370.80 liraya çıkıyor” diye konuştu.

Üç zamanlı aldatmaca

Sakarya, yurttaş için başka bir sakıncaya da dikkat çekti. Bazı meskenlerin üç zamanlı tarifeyi seçtiklerine işaret eden Sakarya, “Tamamı için zam oranı yüzde 125. İnsanlar üç zamanlı tarifeyi seçince sanki tasarruf edeceğini düşünüyor. Oysa EPDK daha önce gece tarifesine ciddi oranda zam yaptı. Ayrıca insanlar bütün hayatını geceye aktaramaz ki. Meskenler tarife seçerken çok iyi irdelemeli” dedi.

Paylaşın

Batık Krediler 200 Milyar Liraya Yaklaştı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) verilerine göre, izlemedeki krediler 450 milyar liraya yükselirken bu kredilerin bir bölümünün gelecek 3-4 ayda donuk alacağa dönüşeceği ve bu miktarın 200 milyar liraya doğru gideceğine dikkat çekiliyor.

BDDK verilerine göre, Kasım 2021’de bankaların sektörlere kullandırdığı toplam nakdi kredi miktarı bir önceki yıla göre yaklaşık 1 trilyon 170 milyar TL artışla 4 trilyon 944 milyar liraya yükseldi. Bankaların batık kredi oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artışla 150 milyar 305 milyon liradan 159 milyar 943 milyon liraya yükseldi.

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın haberine göre, yakın izlemedeki krediler 450 milyar liraya yükselirken bu kredilerin bir bölümünün gelecek 3-4 ayda donuk alacağa dönüşeceği ve bu miktarın 200 milyar liraya doğru gideceğine dikkat çekiliyor.

BDDK’nin verilerine göre en fazla kredi batıran sektörler ise şöyle:

Perakende ikinci oldu

Miktar olarak en fazla krediyi son bir yılda inşaat sektörü batırdı. Toptan ve perakende ticaret, motorlu araçlar servis hizmeti sektöründe takipteki kredi miktarı 23 milyar 774 milyon lira oldu. Geçen yıl aynı dönemde bu miktar 24 milyar 110 milyon liraydı. Perakende sektörü takipteki kredinin en fazla olduğu ikinci sektör oldu.

2020 Kasım döneminde imalat sanayisinde takipteki kredi miktarı 27 milyar 832 milyon lirayken geçen yılın aynı döneminde bu miktar 23 milyar 417 milyon liraya indi. Bu rakamla imalat sanayisi en fazla takipteki kredi miktarı olan sektörler arasında üçüncü oldu.

Turizm sektöründe son bir yılda batık kredi miktarı 785 milyon liralık artışla 8 milyar 262 milyon liraya yükseldi. Bu dönemde taşımacılık, depolama ve haberleşme sektöründe takipteki kredi miktarı 6 milyar 901 milyon lira olurken tarım sektöründeki batık miktarı ise 4 milyar 416 milyon liraya çıktı.

Paylaşın

‘Kur Korumalı Mevduat Hesabı’ndan Şirket Ve Kurumlar Da Yararlanabilecek

Döviz ve altın hesaplarının Türk Lirası mevduata dönüşüm esaslarında değişiklik yapıldı. Merkez Bankası’nın hazırladığı tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebiğe göre şirket ve kurumlar da artık döviz hesaplarını TL mevduata dönüştürebilecek. Tüzel kişiler 6 ay veya 1 yıl vadeli TL mevduat hesabı açabilecek.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından döviz hesaplarının Türk Lirası mevduata dönüşümün esaslarında değişiklik yapılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre şirket ve kurumlar da döviz hesabını TL mevduatadönüştürmeleri halinde mevduat ve katılım fonu sahiplerine destek sağlanacak. Tüzel kişiler 6 ay veya 1 yıl vadeli TL mevduat hesabı açabilecek.

Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, Resmi Gazete’nin 11 Ocak 2022 tarihli nüshasında yayımlandı. Tebliğin amacı, “yurt içi yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin döviz tevdiat hesaplarının ve döviz cinsinden katılım fonlarının Türk lirası vadeli mevduat ve katılma hesaplarına dönüşmesi halinde mevduat ve katılım fonu sahiplerine sağlanacak desteğe ilişkin usul ve esasları düzenlemek” olarak ifade edildi.

Tebliğde “Yurt içi yerleşik gerçek kişilerin 20/12/2021 tarihinde mevcut olan, yurt içi yerleşik tüzel kişilerin ise 31/12/2021 tarihinde mevcut olan ABD doları, Euro ve İngiliz Sterlini cinsinden döviz tevdiat hesabı ve döviz cinsinden katılım fonu hesabı bakiyeleri, hesap sahibinin talep etmesi halinde dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevrilir” denildi.

Uygulamadan “Bankalar ve Merkez Bankasınca belirlenen diğer mali kuruluşlar hariç olmak üzere Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan tüzel kişiler” yararlanabilecek.

Paylaşın

IMF’den Gelişmekte Olan Ülke Ekonomilerine ‘Türbülans’ Uyarısı

ABD Merkez Bankası Fed faiz artırımına hazırlanırken ve küresel ekonomik büyümenin Omicron varyantı nedeniyle yavaşlaması beklenirken, Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) gelişmekte olan ülke ekonomilerini “zor zamanların” beklediği uyarısı geldi.

Uluslararası Para Fonu (IMF) 25 Ocak’ta güncellenmiş ekonomik tahminlerini yayımlamaya hazırlanırken, küresel ekonominin bu yıl ve gelecek yıl pandeminin etkilerinden toparlanmaya devam etmesinin beklendiğini açıkladı.

Ancak IMF ekonomistleri Stephan Danninger, Kenneth Kang ve Helene Poirson tarafından yapılan değerlendirmede “pandeminin yeniden güçlenerek ekonomik büyümeye yönelik riskleri artırdığının” altı çizildi.

Aralık ortasında bu yana büyük bir hızla yayılan Omicron varyantı nedeniyle Covid vaka sayıları katlanarak artıyor. Omicron önceki varyantlara göre hastalığın daha hafif geçirilmesine neden olsa da ülkelerin vaka sayıları sebebiyle kısıtlamalara gitmesi ekonomilere darbe vuruyor.

“Türbülansa hazırlıklı olun”

IMF ekonomistleri “Bu durumun Fed’in daha hızlı parasal sıkılaştırmaya gitmesi ile kesişmesi riski düşünüldüğünde, gelişmekte olan ülke ekonomileri ekonomik türbülans potansiyeline karşı hazırlıklı olmalı” diyerek gelişmekte olan ülkelerin yüksek enflasyon ve kamu borcuyla da karşı karşıya olduğuna da dikkat çekti.

Fed, ABD’de büyümenin lokomotifi olan hane halkı ve tüketimi vuran enflasyona karşı koymak için faizleri planlanandan daha hızlı ve sert artırabileceğinin işaretlerini vermişti. Faizlerin yükselmesi dolara endeksli borcu olan gelişmekte olan ülke ekonomilerinin finansman maliyetlerinin artması anlamına geliyor.

IMF bu ülkelerin küresel ekonomik büyümenin gerisinde kaldığını belirterek ek maliyetler konusunda daha duyarlı olabileceğini kaydetti.

IMF “Dolar borçlanma maliyetleri birçoğu için düşük olsa da yerel enflasyon ve istikrarlı yabancı finansman endişeleri geçen yıl Brezilya, Rusya ve Güney Afrika gibi birçok gelişmekte olan ülkenin faiz artırmasına neden oldu” dedi.

Aynı değerlendirmede Fed’in hızlı bir şekilde faiz artırmasının finansal piyasaları sarsmasına ve küresel ölçekte finansman koşullarının daralmasına neden olabileceği belirtildi.

“Sermaye kaçışına neden olabilir”

Bu durumun ABD’de talebin ve ticaretin yavaşlamasına, ayrıca gelişmekte olan ülkelerden sermaye kaçışına ve ülke para birimlerinin değer kaybetmesine neden olabileceği de kaydedildi.

IMF gelişmekte olan ülkelerin “mevcut koşullarını ve hassasiyetlerini” dikkatte alarak bu duruma nasıl karşı koyacaklarına dair hazırlık yapmalarını tavsiye etti.

IMF enflasyonla mücadele etmek için faiz artıran merkez bankalarının da “net ve tutarlı bir iletişim” kullanmalarıyla fiyat istikrarının gereğinin insanlar tarafından daha iyi anlaşılabileceğinin altını çizdi.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: İşsiz Sayısı Sadece 3.7 Milyon Kişi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım 2021 dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. Açıklanan verilere göre Türkiye genelinde işsiz sayısı, geçen yılın Kasım’ında bir önceki aya göre 39 bin kişi artarak 3 milyon 777 bin kişiye çıktı.

İşsizlik oranı önceki ayla aynı kaldı ve yüzde 11,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre ise 1,8 puan azaldı.

İstihdam edilenlerin sayısı Kasım’da bir önceki aya göre 228 bin kişi artarak 29 milyon 855 bin kişi, istihdam oranı ise 0,3 puanlık artış ile yüzde 46,6 oldu.

İşgücü de bir önceki aya göre 267 bin kişi artarak 33 milyon 632 bin kişiye çıktı. İşgücüne katılma oranı 0,4 puanlık artış ile yüzde 52,5 seviyesinde gerçekleşti.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,7 puan artarak yüzde 22,3, istihdam oranı 0,1 puanlık artışla yüzde 33,2 oldu.

Kadınlarda ise işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,6 arttı. 32 Milyon 280 bin kişilik kadın nüfusunun sadece 11 milyonu işgücüne dahil. 1 milyon 597 bin de işsiz kadın var.

İstihdamın yüzde 55,2’si hizmet sektöründe 

Kasım’da istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre tarım sektöründe 49 bin kişi, sanayi sektöründe 73 bin kişi, inşaat sektöründe 10 bin kişi, hizmet sektöründe 96 bin kişi arttı.

İstihdam edilenlerin yüzde 17,1’i tarım, yüzde 21,6’sı sanayi, yüzde 6,1’i inşaat, yüzde 55,2’si ise hizmet sektöründe yer aldı.

Kasım’da sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 0,7 puan azalarak yüzde 29 olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1,2 puan azalarak yüzde 17,9 oldu.

Paylaşın

Euro Bölgesi’nde Enflasyon Yüzde 5’le Rekor Tazeledi

Avrupa İstatistik Ofisi’nin verilerine göre 19 üyeli Euro Bölgesi’nde Aralık’ta yıllık enflasyon yüzde 5 ile 1997’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Euro Bölgesi’nde ülkeler bazında en yüksek enflasyon ise yüzde 10,7 ile Litvanya ve yüzde 12 ile Estonya’da ölçüldü.

Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında beklentileri aşarak yüzde 5 olarak kaydedildi. Enerji fiyatlarındaki artışla Kasım’da yüzde 4,9 olarak ölçülen yıllık enflasyon artış trendini sürdürmüş oldu.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından açıklanan son enflasyon verisi, Avrupa Birliği’nde para birimi olarak euroyu kullanan 19 ülkenin dahil olduğu Euro Bölgesi’nde bugüne kadar ölçülmüş en yüksek yıllık enflasyon.

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yıllık enflasyon hedefi yüze 2 seviyesindeydi. Yüksek enflasyon oranlarının geçici olduğunu savunan ECB fiyat artışlarının 2022’de zirve yaptıktan sonra 2023’te düşmeye başlayacağını savunuyor.

Avrupa’da en yüksek fiyat artışı enerjide

Aralık’ta yıllık bazda en fazla artış yüzde 26 ile enerji fiyatlarında gerçekleşti. Enerjiyi, yüzde 3,2 ile gıda, alkol ve tütün ürünleri, yüzde 2,9 ile enerji dışı sanayi ürünler ve yüzde 2,4 ile hizmetler izledi.

Ülkelere bakıldığında ise büyük ekonomiler arasında yıllık enflasyon İspanya’da yüzde 6,7, Hollanda’da yüzde 6,4, Almanya’da da yüzde 5,7 olarak ölçüldü. Enflasyon Fransa’da 3,4, İtalya’da yüzde 4,2, Belçika’da 6,5 oldu.

Almanya’da sanayi kış uykusuna yatabilir

Euro Bölgesi’nin en büyük ekonomisi olan Almanya’da ekonomik yavaşlama bir süredir istatistiklere yansıyordu. Aralık ayında üretimde yüzde 1’lik artış beklentisine rağmen yüzde 0,2 oranında düşüş kaydedildi.

ING’den uzman ekonomist Carsten Brezeski, Almanya ekonomisinde bu yavaşlamanın süreceğini belirterek, “Pandemide dördüncü dalga ve Omicron varyantı sanayi faaliyetlerini kış uykusuna yatıracaktır” dedi.

Euro Bölgesi’nde ülkeler bazında en yüksek enflasyon ise yüzde 10,7 ile Litvanya ve yüzde 12 ile Estonya’da ölçüldü.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

2021’de 95 Milyar TL’lik Özelleştirme Yapıldı

Rekabet Kurumu 2021 Yılı Birleşme ve Devralma Görünüm Raporu yayımlandı. Rapora göre, yıl boyunca toplam 95 milyar TL bedelle yedi özelleştirme yapıldı. İşlemlerden 3 adedi “elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı” alanında gerçekleşirken, “havalimanı işletmeciliği”, “liman işletmeciliği”, “yat limanı işletmeciliği” ve “kargo ve lojistik firmaları tarafından paket ve koli gibi kargoların taşınması ve dağıtımı faaliyetleri” alanlarında da birer adet özelleştirme yapıldı.

En yüksek özelleştirme bedeli yaklaşık 89,3 milyar TL ile “havalimanı işletmeciliği” alanında gerçekleşti. Rekabet Kurumu’nun 2021’de karara bağladığı birleşme, devralma ve özelleştirme işlemlerine ait veriler çerçevesinde hazırladığı raporda başlıca şu tespitlere yer verildi:

2021 yılında Rekabet Kurumu tarafından toplam 309 adet birleşme, devralma ve özelleştirme işlemi incelenmiştir.
Özelleştirmeler hariç olmak üzere, bu işlemlerden 118’inde hedef şirket Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre kurulmuş (Türkiye kökenli) şirketlerdir. Bildirilen bu işlemlerin toplam işlem bedeli yaklaşık 42 milyar 568 milyon TL’dir. Aynı dönemde toplam işlem bedeli yaklaşık 95 milyar TL olan 7 özelleştirme işlemi incelenmiştir. Böylelikle 2021 yılında Türkiye kökenli şirketler için 125 işlemde öngörülen toplam işlem bedeli yaklaşık 137,5 milyar TL düzeyindedir.

2021 yılında hedef şirketin Türkiye kökenli olduğu birleşme ve devralmalar içinde en çok işlem, 14 işlem adediyle “elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı” alanında; en yüksek işlem değeri ise yaklaşık 3,7 milyar TL ile “plastikten paketleme malzemeleri imalatı” alanında yaşandı.

Aynı dönemde incelenen 7 özelleştirme işlemi içinde de işlem sayısı bakımından 3 adetle “elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı” alanı öne çıkarken; bildirilen en yüksek bedelli özelleştirme işlemi yaklaşık 89,3 milyar TL ile “havalimanı işletmeciliği” alanında oldu.

2021 yılında yabancı yatırımcılar tarafından 50 ayrı birleşme ve devralma işleminde Türkiye kökenli şirketlere yatırım yapılması öngörüldü. Yabancı yatırımcılar arasında işlem bazında yapılan sıralamaya göre ilk sırada on işlem ile Lüksemburg kökenli yatırımcılar yer aldı. Hedef şirketin Türkiye kökenli olduğu bu işlemlerde yabancı yatırımcılar tarafından gerçekleştirileceği bildirilen yatırım tutarı yaklaşık 22 milyar TL’dir. Aynı dönemde incelenen bir adet özelleştirme işleminde işlem tarafları yabancı yatırımcılar olup işlem bedelinin 89,3 milyar TL olduğu bildirildi.. Özelleştirmeler de dâhil edildiğinde, 2021 yılında yabancı yatırımcılar tarafından 51 işlemde Türkiye kökenli şirketler için öngörülen toplam yatırım tutarının yaklaşık 111,3 milyar TL olduğu bildirildi.

2021 yılında ayrıca, yabancıların yurt dışında gerçekleştirdikleri 173 birleşme ve devralma işlemi incelenmiştir. Türkiye kökenli şirketlere doğrudan yatırım öngörülmeyen bu işlemlerde, bildirilen toplam işlem bedeli 5 trilyon 654 milyar TL’dir.

51’i Türkiye’de ve 173’ü yurtdışında olmak üzere, yabancı yatırımcıların 2021 yılında küresel düzeyde gerçekleştirmeyi planladıkları toplam 224 işlem ekonomik faaliyet alanlarına göre işlem bedeli baz alınarak sıralandığında, dünya genelinde yatırım yapılan sektörlerden öne çıkanlar şu şekildedir:

  • Finansal hizmetler
  • Kimyasal ürünlerin imalatı
  • Programcılık ve yayıncılık faaliyetleri
  • Makine ve ekipman imalatı
  • Temel eczacılık ürünleri imalatı

2021 yılında Rekabet Kurulu, birleşme ve devralma işlemlerini son bildirim tarihinden ortalama 11 gün sonra karara bağlandı.

Rekabet Kurumu nedir, ne yapar?

Rekabet Kurumu, rekabet ortamının sağlanması, geliştirilmesi ve korunması misyonu ile kurulmuş ve 5 Kasım 1997 tarihinde faaliyete başlamış bir kamu kurumudur.

Rekabet kültürünü ve ortamını yaygınlaştırmak, kamunun karar ve eylemlerinin rekabetçi anlayış çerçevesinde oluşturmak için gerekli tasarruflarda bulunur. Rekabet hukukunun gelişmesine katkılar sağlar. Rekabetin iktisadı ve politikalarını geliştirmek veya korumak için gerekli araştırmaları yapar. Yeni rekabet politikaları oluşturur, geliştirir ve bu yönde katkılarda bulunur.

Rekabet Kurumu’nun temel amacı; 7 Aralık 1994 tarihinde kabul edilen 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un uygulanmasıdır. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na bağlıdır. Kurum’un verdiği kararlar Danıştay’ın denetimine tabidir.

(Kaynak: bianet)

Paylaşın

JP Morgan, Türkiye’de Yüzde 50 Enflasyon Bekliyor

Uluslararası yatırım bankası JP Morgan, Türkiye’de Aralık ayındaki enflasyondan sonra 2022 ve 2023 için enflasyon beklentilerini revize ederek Mayıs ayında enflasyonun yüzde 55 seviyesine ulaşmasını ve Kasım ayına kadar yüzde 50 civarında seyredeceğini öngördü.

Bloomberg HT haberine göre, JP Morgan yayımladığı bir araştırma raporunda, heterodoks politika yapıcıların görüşlerinin, önden yüklemeli ve erken yapılan faiz indirimlerinin, enflasyon beklentilerindeki bozulmanın ve kurdaki değer kaybının Aralık ayında enflasyonda keskin bir yükselişe neden olduğunu belirtti.

Aralık ayındaki sürpriz enflasyondan sonra 2022 ve 2023 için enflasyon beklentilerini revize ettiklerini belirten banka, Mayıs ayında enflasyonun yüzde 55 seviyesine ulaşmasını ve Kasım ayına kadar yüzde 50 civarında seyredeceğini öngördü.

2022’nin sonunda enflasyonun yüzde 35 seviyesine düşebileceğini söyleyen JP Morgan, 2023 yıl sonu enflasyon beklentilerini de yüzde 15 olarak revize ettiklerini duyurdu.

“Politika yapıcılardan hiçbir pişmanlık işareti görmüyoruz ve bundan dolayı gelecek aylarda sıkı para politikası izleneceğini düşünmüyoruz” diyen JP Morgan, buna rağmen daha fazla parasal genişlemenin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası için bile gerçek üstü olacağını söyledi.

Goldman ilk çeyrek için Türkiye enflasyon beklentisini açıklamıştı

JP Morgan’dan önce Goldman Sachs da Türkiye’ye ilişkin enflasyon beklentilerini açıklamıştı.

Goldman Sachs müşterilerine gönderdiği notunda “Mevsim etkisinden arındırılmamış aylık enflasyonun sürpriz biçimde yüzde 13,6 seviyesine yükselmesiyle Türkiye’de enflasyonun birinci çeyrekte yüzde 40 seviyesini aşacağını ve yılın büyük bölümünde o seviyede kalacağını tahmin ediyoruz” ifadesi yer almıştı.

Reuters’ın haberine göre Goldman Sachs notunda “TL’deki volatilite dikkate alındığında enflasyon tahminlerindeki belirsizlik olağandışı şekilde yüksek ve yukarı yönlü. İdari ve kısmi mali önlemlerle desteklenen yüzde 14 seviyesindeki politika faizinin TL’yi sürdürülebilir biçimde dengeleyebilme konusunda başarılı olamayacağına yönelik görüşümüzü sürdürüyoruz” denildi.

Notta ayrıca, “Yetkililerin TL’ye istikrar kazandırmak için seçtiği olağandışı politika tercihlerini sürdürdükleri göz önüne alındığında bunun gerçekleşeceğine yönelik inancımız güçlü olmasa da, tahminlerimiz ikinci çeyrekte faiz oranlarının sert biçimde yükseleceği yönünde” denildi.

Paylaşın

Özelleştirilen Limanların İşletmesi İhalesiz 49 Yıla Uzatılabilecek

Stokçulukla mücadele kapsamında uygulanan para cezalarının artırılmasını ve daha önce özelleştirilen limanların işletme sürelerinin ihalesiz uzatılmasını da içeren kanun teklifi TBMM’de kabul edildi.

Kanuna göre; Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’ne ait olan ve işletme hakkı daha önce özelleştirilen bazı limanların işletme süreleri 49 yıla kadar uzatılabilecek.

Süre uzatımına karar verilmesi halinde taraflar arasında ek sözleşme düzenlenecek ve sözleşme bedeli Sermaye Piyasası Kanunu’na göre değerleme yapmaya yetkili en az iki kuruluş tarafından belirlenecek.

2001’de kapatılan ETİBANK, Türkiye Elektrik Kurumu ve elektrik dağıtım şirketleri adına kayıtlı tesislerin, faaliyet alanlarına göre Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) veya Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye (TEDAŞ) devri, mükerrer harç, döner sermaye gibi hizmet bedeli ödenmeden sağlanacak.

Stokçulara 2 milyon liraya kadar ceza

Yapılan düzenleme ile Perakende Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunu’nda da değişikliğe gidildi. Buna göre; üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulması durumunda öngörülen cezalar artırıldı. Kanunla bu cezanın alt sınırı 50 bin liradan 100 bin liraya, üst sınırı da 500 bin liradan 2 milyon liraya yükseltildi.

Kanuna göre; Odalar ve Borsalar Kanunu uyarınca tahsil edilmesi gereken tutarlar için oda ve borsa üyeleri hakkında başlatılan icra takip işlemleri 31 Aralık 2023 tarihine kadar durdurulacak.

Muhalefetin itirazları reddedildi

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti tarafından hem komisyon aşamasında hem de Genel Kurul’da verilen değişiklik önergeleri ise AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

HDP tarafından verilen şerhte, limanlara dair özelleştirmeyi içeren maddeye şu ifadeler yer almıştı:

“Kamu ihalelerinin gözde şirketleri olan LİMAK, AKFEN, CİNER Grubu, Albayrak, Çelebi ve Doğuş Grubu’nun aralarında olduğu şirketler ile Antalya Limanı’nın işletmesini devralan QTerminals isimli şirkete 10, 13 ve 19 yıl olmak üzere yeni işletme süreleri verilecektir. Bu durumda sözleşmesi 20 yıl olan ve 2028’de sona erecek Katarlı şirketin sözleşme süresi 19 yıl daha uzatılarak Antalya Limanı’nı 2047 yılına kadar işletmesi sağlanacaktır.

“Park Denizcilik Ciner, Doğuş Bilgili, Ulusoy, Marmaris Liman İşletmeciliği, Albayrak, Ceyport, Riport, Giresun Port, Siport, Mehmet Güneş İnş. ve Dikili Port’un devraldıkları limanları 13 ile 19 yıl arasında değişen uzatma süreleri ile 49 yıl süreyle işletmesinin önü açılmış olacaktır. TCDD Genel Müdürlüğünün özelleştirilen 5 limanı, PSA Singapur-Akfen, Limak, Çelebi, Ceynak, Safiport şirketleri de işletmelerindeki limanlar için 10 ile 13 yıl arasında değişen ek süre alacaktır.

“Böylelikle Türkiye’nin en stratejik limanları en erken 2046, en geç ise 2067 yılına kadar aralarında yabancıların da olduğu şirketler tarafından işletilecektir.”

(Kaynak: bianet)

Paylaşın

ÖTV Zammı Sigara Fiyatlarına Yansıdı

Türkiye’de dün içki ve sigaradan alınan Özel Tüketim Vergisi’nin (ÖTV) yüzde 47,39 oranında yükseltilmesi sigara fiyatlarına etki etti. Türkiye Tekel Bayiler Platformu Başkanı Özgür Aybaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Philip Morris grubu sigaralara 4 TL zam geldiğini duyurdu.

Aybaş’ın paylaşımına göre, söz konusu sigara grubundaki en ucuz sigaranın fiyatı 21,50’ye, en pahalı sigaranın fiyatı ise 25,50 TL’ye yükseldi.

Kepenk kapatma eylemi

ÖTV artışı sonrası bir paket sigaradan alınan vergi tutarı, 9,76 TL’den 14,39 TL’ye çıktı. Bu artış, sigaranın satış fiyatı ne olursa olsun bir paket sigaradan 14,39 TL vergi alınacağı anlamına geliyor. ÖTV’deki artışa tepki gösteren Türkiye Tekel Bayiler Platformu Başkanı Özgür Aybaş, sosyal medya hesabından Türkiye geneli dükkanların kapatılacağını belirterek, “Firmaların ürün vermemesi telefonları açmamaları sebebiyle muhatap bulunamadığından zincir marketlerin otomatik % 40 zam yapmaları bizlerin ticaretine sekte vurmuştur ülkemiz adına geçmiş olsun.Ya zamlar açıklansın ya da ürün versinler” açıklaması yaptı. Aybaş, vergi artışlarının “özel hayata müdahale” olduğunu savundu.

Haziran ayında yayınlanan Cumhurbaşkanı kararıyla sigara ve alkollü içeceklerden alınan ÖTV, temmuz-aralık dönemi için sabit tutulmuştu. Ancak Ocak ayı için böyle bir karar yayınlanmadı.

Paylaşın