TÜİK Duyurdu: Ücretli Çalışan Sayısı Yüzde 9.3 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ‘Eylül 2021 Ücretli Çalışan İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 arttı.

Haber Merkezi / Verilere göre, ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 12 milyon 702 bin 090 kişi iken, eylül ayında 13 milyon 885 bin 464 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2021 yılı Eylül ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 8,6, inşaat sektöründe yüzde 10,1 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 9,6 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,5 arttı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; eylül ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,3 arttı, inşaat sektöründe yüzde 0,1 azaldı ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,7 arttı.

Paylaşın

DİSK: Ücret Mücadelesi Demokrasi Mücadelesidir

Asgari ücretin ortalama ücret haline geldiğine, milyonların asgari ücrete mahkum hale getirildiğine dikkat çeken DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, bir ülkede sendikalaşma oranı ne kadar düşükse asgari ücretli sayısı o kadar yüksek olur. Bu nedenle ücret mücadelesinin demokrasi mücadelesi olduğunun altını çizdi.

Haber Merkezi / Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) geçtiğimiz hafta işyerlerinde başlattığı “Gelirde adalet, vergide adalet” kampanyasını meydanlara taşıdı.

İstanbul, Ankara, Adana, Antep, Diyarbakır, Edirne ve Eskişehir’de eylem yaptı. İstanbul’daki eylemin merkezi Beşiktaş’taki Barbaros Meydanı’ydı. Buradaki eyleme DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Yönetim Kurulu üyesi Seyit Aslan ve DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Nevzat Karataş da katıldı.

Burada konuşan Çerkezoğlu, siyasi iktidarın emeği ucuzlattığını, TL’nin değersizleşmesi üzerine kurulu bir büyüme politikası izlediğini söyledi.

Çerkezoğlu, “Yaşadığımız karakış, beceriksizlikten değil iktidarın tercihlerinden kaynaklanıyor” dedi. DİSK’in yıllardır sürdürdüğü asgari ücret tutarının vergi dışı bırakılması ve kesinti yükünün Hazine’den karşılanması mücadelesini anlatan Çerkezoğlu “Vergide adalet olmadan gelirde adalet olmaz” diye konuştu.

DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu özetle şöyle konuştu:

“Ülkeyi yönetenler şahlanan Türkiye’den bahsediyor. Bir avuç sermayedar için, yandaş şirketler için dedikleri doğru olabilir. Ama emekçiler için halk için işsizlik büyüyor, pahalılık artıyor, borçlar kabarıyor, faturalar şahlanıyor. Alım gücümüzün düştüğünü her gün çarşıda, pazarda, markette yaşadıklarımızla biliyoruz.

Devletin bir kurumu TÜİK ‘işsizlik azaldı’ derken, diğer kurumu İŞKUR ‘işsizlik arttı’ diyor. Tüm istatistik oyunlarına rağmen işsiz sayısı 8 milyona yaklaştı. İşsizlik rakamlarla gizlenemiyor. Biz işsizliğin arttığını artık hemen her evde olan işsizlerden, özellikle genç ve kadın işsizlerden görüyoruz.

Her gece yarın nelere zam gelecek, eriyen ücretlerimizle nasıl geçineceğiz, kapıya dayanan kara kışı nasıl atlatacağız endişesiyle uykularımız kaçıyor.  Her sabah paramızın döviz ve zamlar karşısında adeta pula döndüğü, yoksulluğun ve işsizliğin arttığı bir güne uyanıyoruz. Televizyonları, gazeteleri, istatistik kurumları ne derse desin gerçeği biz yaşıyoruz. Ülkenin dört bir yanında ‘iş bulamıyoruz’, ‘barınamıyoruz’, ‘geçinemiyoruz’ çığlıkları yükseliyor.”

“Asgari ücrette vergi sıfırlansın”

Çerkezoğlu konuşmasının sonunda, ülkenin dört bir yanındaki basın açıklamalarında ve işyerlerindeki eylemlerde ifade ettikleri talepleri bir kez daha şu şekilde sıraladı:

  • Asgari ücret ve bütün ücretlerin asgari ücret kadarı için tüm vergi ve kesintiler sıfırlansın ve net ödensin. Böylece tüm ücretler yaklaşık 750 lira artırılsın.
  • Asgari ücret sonrası ilk vergi dilimine uygulanan tarife oranı yüzde 10’a indirilsin. Vergiye esas gelir dilimleri milli gelire göre artırılsın.
  • En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilsin.
  • Elektrik, su,  doğalgaz ve internet faturaları vergi ve kesintiden muaf tutulsun.
  • Tüm gıda ürünlerinde KDV sıfırlansın.

“Ücret mücadelesi demokrasi mücadelesidir”

Sosyal devletin bir gereği olan bu önlemlerin TBMM’de devam eden bütçe sürecinde ve asgari ücret sürecinde hayata geçirilmesinin şart olduğunu ifade eden Çerkezoğlu, asgari ücret sürecine dair de değerlendirmelerde bulundu.

Asgari ücretin ortalama ücret haline geldiğine, milyonların asgari ücrete mahkum hale getirildiğine dikkat çeken Arzu Çerkezoğlu “Bir ülkede sendikalaşma oranı ne kadar düşükse asgari ücretli sayısı o kadar yüksek olur” dedi ve bu nedenle ücret mücadelesinin demokrasi mücadelesi olduğunun altını çizdi.

Paylaşın

Biyofilik Ofisler Yeni Normal Mi?

Büyük işletmeler yeni iş yeri için biyofilik bir ortam seçiyor. Evden ofise geçişi sorunsuz hale getirmek isteyen Google, ofisini çalışanlarının kendilerini rahat hissedebilecekleri bir alan haline getirmeye karar verdi. Yeni ofis kampüsünde kuşlar, böceklerle birlikte ağaçlar, bitkiler ve bolca yeşillik olacak.

Haber Merkezi / Biyofilik kampüslerin günümüz dünyasında yükselen bir trend olmasının nedenlerine bakalım.

Pandemiden bu yana insanlar, evde rahat bir ortama da çalışmaya alıştı. Ve şimdi, sakin ve huzurlu bir ofis, aynı üretkenliğin devamı için mükemmel bir çözüm olabilir.

Bu tür bir mimari tasarım, doğanın unsurlarıyla etkileşime giren modele hitap eder. Bu tür bir tasarıma sahip ofis alanı uyarlamak, zihni canlandırabilir ve üretkenlik seviyelerini artırabilir.

Biyofilik bir ofis ortamını sürdürmek kolay değildir. Çok fazla para ve bakım gerektirir. Google, ofiste biyofilik stratejik atmosferi sürdürmek için ekolojistleri işe aldı.

Bu trendi takip eden diğer işletmelerde, genel maliyetler ve bakım konusunda stratejik planlama yapmalıdır.

Biyofilik tasarımın bilişsel işlevi ve fiziksel sağlığı desteklediği, ayrıca zihinsel ve duygusal esenliği desteklediği söylenmektedir.

Doğanın doğrudan huzurunda olmak çok tatmin edici olabilir, bu da zihni mutlu ve aktif tutar. Biyofilik tasarımı ofis ortamına dahil etmek, zihinsel yorgunluk ve iş stresi ile mücadelede etkin rol oynayabilir.

Paylaşın

Türkiye, Avrupa’da İşsizlik Oranının En Yüksek Olduğu 3. Ülke

Avrupa Birliği (AB) İstatistik Kurumu (Eurostat) verilerine göre, Türkiye işsizlikte Avrupa’nın ilk üç ülkesinden birisi. Zirvede yüzde 14 ile İspanya yer alırken, Yunanistan yüzde 13,2 ile ikinci sırada yer alıyor. Türkiye ise, yüzde 12,1 ile üçüncü sırada.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı son verilere göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ağustosta yüzde 12,1 oldu. Geçtiğimiz yıl aynı dönem bu oran yüzde 13 idi. Türkiye’de işsizlik temmuz ayına göre değişmedi.

AB İstatistik Kurumu’nun (Eurostat) verilerine göre Türkiye işsizlikte Avrupa’nın ilk üç ülkesinden birisi. 27 AB ülkesinin ortalaması ağustosta yüzde 6,8 oldu. Zirvede yüzde 14 ile İspanya var. Yunanistan yüzde 13,2 ile ikinci sırada yer alıyor. Türkiye yüzde 12,1 ile üçüncü sırada.

Zirvedeki üç ülkeden sonra sıralama şöyle: İtalya (yüzde 9,3), İsveç (yüzde 8,8), Fransa (yüzde 8), Hırvatistan (yüzde 7,6), Litvanya (yüzde 7,2), Finlandiya (yüzde 7,2) ve Letonya (yüzde 7,1).

22 ülke AB ortalamasının altında

Eurostat verilerine göre 22 ülkede işsizlik oranı AB ortalamasının altında yer alıyor. Bu kadar ülkenin AB ortalamasının altında yer almasının sebebi zirvedeki üç ülkenin ortalamayı yukarıya çekmesi. Bazı ülkelerdeki işsizlik oranları şöyle: Belçika (yüzde 6,4), Avusturya (yüzde 6,1), Bulgaristan (yüzde 5,6), Romanya (yüzde 5,2) ve İngiltere (yüzde 4,5).

En düşük Çekya ve Hollanda’da

İşsizliğin en düşük olduğu ülke ise yüzde 2,9 ile Çekya. Bu ülkeyi yüzde 3,2 ile Hollanda ve Malta takip ediyor. İşsizlik oranı Polonya (yüzde 3,4) ve Almanya’da (yüzde 3,6) yüzde 3’ün altında yer alıyor.

(Kaynak: euronews)

Paylaşın

Açlık Sınırı 3 Bin, Yoksulluk Sınırı 10 Bin Lirayı Aştı

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Ekim 2021 Açlık ve Yoksulluk verilerini açıkladı. Buna göre, ekim ayında açlık sınırı 3.093,20, yoksulluk sınırı 10.075,58 TL oldu. Verilere göre, yılın ilk on ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 19,43 oranında gerçekleşti.

Haber Merkezi / Türk-İş araştırmasının Ekim 2021 ayı sonucuna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 3.093,20 TL oldu.

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 10.075,58 TL, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3.771,96 TL oldu.

Asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makas Ekim ayında da açılmaya devam etti. Buna göre asgari ücret ile bir kişinin yaşam maliyeti olan 3.772 TL arasındaki fark bu ay itibariyle 946 TL’ye ulaşmıştır.

‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı’ araştırmasının ekim sonuçları, gıda maddeleri fiyatlarında artışın devam ettiğini ortaya koydu.

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin ‘gıda için’ yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,45 oranında artış gösterdi.

Yılın ilk on ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 19,43 oranında gerçekleşti.

Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 24,61oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 19,95 olarak hesaplandı.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Genç İşsizlik Yüzde 22.7

Ağustos 2021 dönemine ait işgücü rakamlarını açıklayan TÜİK’e göre, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 22,7 22,7, istihdam oranı ise, 0,4 puanlık artışla yüzde 32,6 oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos 2021 dönemine ait işgücü rakamlarını açıkladı. Açıklanan verilere göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre 11 bin kişi artarak 3 milyon 965 bin kişi oldu. İşsizlik oranı önceki aya göre yüzde 0,1 artarak yüzde 12,1 seviyesinde gerçekleşti.

Genç işsizlik yüzde 22.7

İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre 14 bin kişi azalarak 28 milyon 706 bin kişi oldu. İstihdam oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 45,0 oldu. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 22,7, istihdam oranı 0,4 puanlık artışla yüzde 32,6 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,5 puan artarak yüzde 42,2 seviyesinde gerçekleşti.

Ağustos ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre tarım sektöründe 26 bin kişi, sanayi sektöründe 217 bin kişi, inşaat sektöründe 83 bin kişi artarken, hizmet sektöründe 341 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 17,2’si tarım, yüzde 21,5’i sanayi, yüzde 6,3’ü inşaat, yüzde 55’i ise hizmet sektöründe yer aldı.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2021 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre 1,7 puan azalarak yüzde 22,0 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,3 iken, potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,2 olarak gerçekleşti.

İşsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1,0 puan azalarak yüzde 12,0 oldu. İşsiz sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 75 bin kişi azalarak 4 milyon 19 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 2,4 puan artarak yüzde 46,2 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 1 milyon 975 bin kişi artarak 29 milyon 481 bin kişi oldu.

İşgücüne katılma oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 2,1 puan artarak yüzde 52,5 oldu. İşgücüne katılan sayısı 1 milyon 900 bin kişi artarak 33 milyon 500 bin kişi olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 18,7 oldu

Ağustos ayında sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,1 puan azalarak yüzde 31,4 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1,9 puan azalarak yüzde 18,7 oldu.

Paylaşın

Enflasyon Eylül Ayında Yüzde 19,58’e Yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “Eylül 2021 Tüketici Fiyat Endeksi” verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, tüketici enflasyonu (TÜFE) eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,25, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 13,04, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,58 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 16,42 artış gerçekleşti.

Haber Merkezi / Yıllık en düşük artış yüzde 1,80 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, yüzde 4,99 ile haberleşme, yüzde 7,32 ile giyim ve ayakkabı ve yüzde 12,45 ile eğlence ve kültür oldu.

Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, yüzde 28,79 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 23,27 ile ev eşyası ve yüzde 23,27 ile lokanta ve oteller oldu.

Aylık en fazla artış eğitimde

Aylık düşüş gösteren tek ana grup yüzde 0,16 ile giyim ve ayakkabı oldu. Ana harcama grupları itibarıyla 2021 yılı Eylül ayında en az artış gösteren ana gruplar yüzde 0,05 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 0,47 ile haberleşme ve yüzde 0,50 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.

Buna karşılık, 2021 yılı Eylül ayında artışın yüksek olduğu gruplar ise sırasıyla, yüzde 5,15 ile eğitim, yüzde 3,33 ile ev eşyası ve yüzde 2,34 ile konut oldu.

Eylül 2021’de, endekste kapsanan 415 maddeden, 51 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 46 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 318 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’de 2021 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,50, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 12,65, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,63 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 16,72 artış gerçekleşti. Bu kalemde ağustosta yıllık artış yüzde 18,46 idi.

Paylaşın

Açlık Sınırı 3 Bin 49, Yoksulluk Sınırı 9 Bin 931 Liraya Yükseldi

TÜRK-İŞ’in ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın 2021 yılı Eylül ayı sonuçlarına göre, eylül ayında açlık sınırı 3.049 liraya yükselirken, ‘yoksulluk sınırı’ ise 9 bin 931 lira 59 kuruş oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ),  ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın 2021 yılı Eylül ayı sonuçlarını açıkladı.

Araştırmaya göre, bu ay 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden ‘açlık sınırı’ 3 bin 49 lira olarak belirlendi.

Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen ‘yoksulluk sınırı’ ise 9 bin 931 lira 59 kuruş oldu.

Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 3 bin 709 lira 23 kuruş olarak hesaplandı.

Mutfak enflasyonundaki değişim ise araştırmaya şöyle yansıdı:

Dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 4,18 oranında artış gösterdi.

Yılın ilk dokuz ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 17,72 oranında gerçekleşti. Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 24,56 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 19,58 olarak hesaplandı.

Türk-İş, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’ yapmaktadır.

Paylaşın

Açlık Sınırı 3 Bin 628, Yoksulluk Sınırı 12 Bin 469 Liraya Yükseldi

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR, açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının Eylül 2021 verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 3 bin 628, yoksulluk sınırı da 12 bin 469 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / KAMU-AR, dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için tüketmesi gereken gıda miktarlarını esas alarak belirlediği açlık sınırı ile gıdanın yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk duygusu çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken gıda dışındaki harcamaları dikkate alarak hesapladığı yoksulluk sınırı araştırmasının Eylül 2021 sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; açlık sınırı eylülde bir önceki aya göre 39 lira artarken, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 33 lira ve yoksulluk sınırı da 72 lira arttı. Ocak-eylül döneminde ise açlık sınırı 482 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 800 lira arttı.  Ailelerin gıda ve gıda dışı ihtiyaçlarını insan onuruna yaraşır bir şekilde yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken toplam harcama tutarını gösteren yoksulluk sınırı da yılın ilk dokuz aylık döneminde toplam 1.282 liralık artışla 12 bin 469 lira oldu.

Açlık sınırı

Dört kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için alması gereken kaloriyi sağlayacak gıda maddelerinden oluşturulan bir sepete bir ay süreyle ödenmesi gereken para eylül ayı için 3 bin 628 lira olarak hesaplandı.

Ankara’da en fazla alışveriş yapılan pazar ve marketlerden derlenen fiyatlara göre sağlıklı beslenebilmek için et – balık – yumurta için eylülde harcanması gereken tutar bir önceki aya göre 3 lira, geçen yıl aralık ayındaki düzeyine göre 118 lira ve son bir yılda ise 144 lira artarak 1.041 liraya çıktı. Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 2 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 14 liralık artışla 91 lira oldu.

Süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcama eylülde bir önceki aya göre 19 lira azalırken, yılın ilk dokuz aylık döneminde 213 lira ve geçen yılın eylül ayına göre ise 198 lira artarak 877 lira oldu. Meyve için harcanması gereken para eylülde 2 lira daha artarak 364 lira olurken son dokuz ayda 82 liralık, son bir yılda 90 liralık artış yaşandı. Sebze harcamasının parasal tutarı da eylülde önceki aya göre 15 lira arttı, geçen yılın sonuna göre ise 60 lira azalarak 293 lira oldu. Sebze harcamalarında son bir yıllık dönemde de 24 liralık artış oldu.

Eylülde 510 liraya yükselen ekmek, un ve makarna için yapılması gereken harcama son bir ayda 40 lira, son bir yıllık dönemde ise 116 lira arttı. Pirinç ve bulgur harcamaları eylülde de değişmezken son bir yılda 13 lira artarak 88 lira oldu. Sıvı yağ ve margarin için yapılması gereken harcama eylülde 2 lira azaldı, son bir yılda ise 27 lira artarak 84 liraya çıktı.

Şeker, bal, pekmez, reçel gibi gıda maddelerine yapılması gereken harcama da eylülde 1 lira artarak 218 lira oldu.  Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmedi ve 61 lira da kaldı.

Eylülde açlık sınırı yetişkin bir erkek için 1.043 lira, yetişkin bir kadın için 834 lira, çocuk için 626 lira ve genç için de 1.126 lira oldu.

Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı harcamaların fiyat artışları da esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “yoksunluk hissi duymadan” karşılayabilmesi için gereken harcama tutarı da eylülde 8 bin 841 liraya çıktı.

Eylülde giyim ve ayakkabı harcamaları 653 liraya indi. Barınma (kira dahil) harcamaları 1.900 liraya yükseldi. Ev eşyası harcamaları 1.038 lira, sağlık harcamaları 402 lira oldu. Ulaştırma harcamaları 1.838 liraya indi, haberleşme harcamaları 521 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 358 liraya çıktı. Eğitim harcamaları 275 lira olurken, otel harcamaları 756 lira, diğer mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 562 lira olarak hesaplandı. Alkollü içki ve sigara harcamaları ise 539 liraya yükseldi. Gıda dışı harcamalarda bu yılın ilk dokuz aylık döneminde 800 lira son bir yılda ise 1.158 liralık artış yaşandı.

Yoksulluk sınırı

Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşayabilmesi için yapması gereken zorunlu gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise eylülde 12 bin 469 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırında, bu yılın ilk dokuz aylık döneminde 1.282 liralık artış yaşandı. Son bir yıllık artış ise 1.837 lira oldu.

Paylaşın

BİSAM Açıkladı: Asgari Ücretli Yüzde 6.2 Daha Fakirleşti

2826 lira olan asgari ücret, resmi verilere göre bile gıda fiyatları karşısında alım gücünü ciddi oranlarda yitirdi. Buna göre asgari ücretli geçtiğimiz yılın aynı ayına göre gıda karşısında alım gücünü reel olarak yaklaşık yüzde 6.2 oranında kaybetti. 

Haber Merkezi / Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezi’nin (BİSAM) ‘2021 Eylül Ayı Alım Gücü Araştırması’nı açıkladı. Açıklanan rapor, asgari ücretlinin artan gıda fiyatları karşısında hemen hemen tüm ürünlerde alım gücünü ciddi şekilde yitirdiğini ortaya koydu.

Ağustos ayında resmi enflasyonun bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19.3 artarken, gıda enflasyonunun yüzde 29.8 olduğunun anımsatıldığı raporda, “Asgari ücretli geçtiğimiz yılın aynı ayına göre gıda karşısında alım gücünü reel olarak yaklaşık yüzde 6.2 oranında kaybetti” denildi.

Raporda, “Bugün asgari ücretin, geçen yılki kadar katı ve sıvı yağ alınabilmesi için 3 bin 422 lira, sebze alabilmek için 3 bin 150 lira, süt ve süt ürünleri alabilmek için 3 bin 96 lira, et alabilmek için 3 bin 14 TL lira olması gerekiyor” ifadelerine yer verildi.

BİSAM’ın Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, en fazla alım gücü kaybı yüzde 17.4 ile en çok sıvı ve katı yağda düştü. Sebzelerde alım gücü kaybı yüzde 10.3’e ulaştı.

Raporda, asgari ücretlinin geçen yılın aynı ayına göre süt, peynir ve yumurta grubundaki alım gücü kaybının yüzde 8.7 olurken, bu oranın ette yüzde 6.3, meyvede yüzde 3.6, ekmek ve tahıl ürünlerinde ise yüzde 1.7 olduğu belirtildi.

Raporda, “En çok alım gücü kaybı yaşanan gıda ürünleri için asgari ücretlinin geçen sene ağustos ayındaki alım gücüne ulaşması için ciddi farklar söz konusudur. Örneğin salatalık fiyatlarında yaşanan artış karşısında alım gücünü yaklaşık yarı yarıya yitiren asgari ücretlinin, geliri ile geçtiğimiz seneki kadar salatalık alabilmesi için ücreti 5 bin 314 lira olmalıdır” denildi.

Bu tutarın kabakta 4 bin 358 lira, şeftalide 4 bin 213 lira, taze fasulyede 3 bin 916 lira, tavukta 3 bin 812 lira, ay çiçek yağında ise 3 bin 714 lira olduğu ifade edildi.

Paylaşın