‘Mars Kaşifi’ Perseverance’a ait yeni görüntüler yayınlandı

Yedi aylık bir yolculuğun ardından Mars’a başarılı bir iniş gerçekleştiren Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) uzay aracı Perseverance’ın gönderdiği görüntülerden 26 saniyesi daha paylaşıldı.

Haber Merkezi / NASA, Perseverance uzay aracına ait sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda “İnişimi yapmak için kullandığım fotoğraflara bakıyorsunuz. Bu şekilde hızlı bir şekilde yönümü buldum ve inmeden önceki son 3 dakika içinde en güvenli hedefi seçtim” ifadelerine yer verildi.

Ortalama bir otomobil büyüklüğünde (3 metre boyunda, 2,7 metre genişliğinde, 2,2 metre yüksekliğinde) ve 1025 kilogram ağırlığında bir araç olan Perseverance “çok misyonlu radyoizitop termoelektrik jeneratör” adı verilen bir enerji kaynağı sayesinde hareket ediyor. Bu jeneratör plütonyumun radyoaktif bozunmasıyla ortaya çıkan ısı enerjisini elektriğe dönüştürerek uzay aracını hareket ettiriyor.

Perseverance Mars’ta bulunan Jezero Krateri’ni en az 1 Mars yılı boyunca (Dünya zamanıyla yaklaşık 687 gün) boyunca inceleyecek. Ardından 2030’lı yıllarda yeniden Dünya’ya dönecek.

Kaya ve toprak parçalarını toplayarak Dünya’ya gönderilmek üzere tüplere doldurup Mars yüzeyine bırakacak olan uzay aracı, aynı zamanda Kızıl Gezegen’in jeolojik yapısını inceleyerek, gelecekte Mars’a inecek astronotların, atmosferdeki karbondioksitten oksijen üretip üretemeyeceklerini test edecek.

Perseverance’ın hazırladığı tüpler ise NASA ve Avrupa Uzay Ajansı tarafından 2026’da Mars’a gönderilmesi planlanan daha küçük bir araç tarafından buradan alınacak ve Dünya’ya getirilecek.

Paylaşın

Ayrı gerçeklik yok!

Araştırmalar belirli koşullar altında atom altı parçacıkların, aralarındaki mesafeden bağımsız olarak birbirleriyle anında iletişim kurabildiğini göstermiştir. Aralarında bir santimetre veya bir ışık yılı olması fark etmez, her parçacık diğerinin ne yaptığını anında bilmektedir.

Haber Merkezi / Çoğumuz, 1982 yılında 20. yüzyılın en önemli deneylerinden biri olabilecek bir deney yapmış olmasına rağmen, fizikçi Alain Aspect’i genellikle duymamıştır.

Aspect, deneyinde belirli koşullar altında atom altı parçacıkların, aralarındaki mesafeden bağımsız olarak birbirleriyle anında iletişim kurabildiğini gösterdi.

Aralarında bir santimetre veya bir ışık yılı olması fark etmez, her parçacık diğerinin ne yaptığını anında biliyor.
Ancak bu bulgu, Einstein’ın hiçbir iletişimin ışık hızından daha hızlı ilerleyemeyeceğine dair uzun süredir devam eden inancına aykırıdır.

Bazı fizikçiler, belki uzay ve zaman dışındaki şeylerin uzay ve zaman içindeki şeyleri etkileyebileceğini söylerken, diğerleri nesnel gerçekliğin var olmadığını düşündü; görünürdeki sağlamlığa rağmen, evrenin kalbinde bir hayal.

Ancak bilim yazarı Michael Talbot’a göre, bu içgörü, tanınmış fizikçi David Bohm’a Aspect’in keşfini anlamanın başka bir yolunu önerdi.

Bohm, atom altı parçacıkların birbirlerini ayıran mesafeden bağımsız olarak birbirleriyle temas halinde kalabilmelerinin sebebinin, bazı gizemli sinyaller göndermelerinden değil, ayrılıklarının bir yanılsama olmasından kaynaklandığına inanıyordu.

Daha derin bir gerçeklik düzeyinde, bu tür parçacıkların bireysel varlıklar olmadığını, aynı temel alt tabakanın uzantıları olduğunu savundu.

Alain Aspect

Alain Aspect, kuantum mekaniğinin en ilgi çekici özelliklerini aydınlatan deneyleriyle tanınır. Aspect, Bell’in dolaşık foton çiftleriyle yaptığı eşitsizlik testleri (1982), Albert Einstein ve Nils Bohr arasında 1935’te başlayan bir tartışmanın çözümüne katkıda bulundu.

Ayrıca Philippe Grangier ile tek bir foton için dalga-parçacık ikiliğinin çarpıcı bir gösterimini yaptı. Aspect, Wheeler’ın gecikmiş seçim deneyini gerçekleştirdi. Aspect, Claude Cohen-Tannoudji (1985-1992) ile atomların lazerle soğutulmasına katkıda bulundu.

Paylaşın

Refraktometre nedir, nasıl çalışır? Çeşitleri

Refraktometre sulu çözeltilerinin konsantrasyonlarının ölçülmesi için kullanılan basit bir alettir. Sadece birkaç damla sıvı gerektirir ve gıda, tarım, kimya ve imalat endüstrilerinde kullanılır. İngilizce Refract (Kırılma) kelimesinden türetilen Refractometer kelimesi dilimize Refraktometre olarak geçmiştir.

Işık bir sıvıya girdiğinde yön değiştirir; buna kırılma denir. Refraktometreler, ışığın yön değiştirdiği dereceyi ölçer ve buna kırılma açısı denir. Bir refraktometre kırılma açılarını alır ve bunları oluşturulan kırılma indisi (nD) değerleriyle ilişkilendirir.

Bu değerleri kullanarak, çözeltilerin konsantrasyonlarını belirleyebilirsiniz. Örneğin, çözeltilerin sudaki konsantrasyonlarına bağlı olarak farklı kırılma indileri vardır.

Refraktometredeki prizma, solüsyondan daha büyük bir kırılma indisine sahiptir. Ölçümler, prizmanın ve çözümün birleştiği noktada okunur. Düşük konsantrasyonlu bir çözelti ile, prizmanın kırılma indisi numuneninkinden çok daha büyüktür ve büyük bir kırılma açısı ve düşük bir okuma oluşturur. Bunun tersi, yüksek konsantrasyonlu bir çözümle olur.

Refraktometre çeşitleri;

  • Abbe Tipi Refraktometreler (Manuel ve Dijital çeşitleri bulunmaktadır)
  • El Tipi Refraktometreler (Dürbünlü ve Dijital çeşitleri bulunmaktadır)
  • Sıcaklık Ayarlamalı Dijital Refraktometreler

Abbe Refraktometresi; Abbe refraktometreleri aşağıdaki kısımlardan oluşur:

  • Prizma haznesi
  • Termometre haznesi
  • Su giriş ve çıkış kısımları
  • Oküler (Ölçüm Skalası)
  • Vidalar (makro ve mikro vidalar)

El Refraktometreleri; El Tipi Refraktometreler pratik, kolay ve hızlı ölçüm olanağı sağlayan refraktometrelerdir. Bu cihazlar pratik , küçük hacimli ve hafif olmaları nedeniyle süt, salça, reçel, bal, meyve suyu gibi çeşitli gıda endüstrilerinde rahatlıkla sıkça kullanılan, sıvı solüsyonlarının % kuru madde miktarlarını, kırılma indislerini, ile Brix aralıklarını ölçen cihazdır. El refraktometresinin parçaları şunlardır:

  • Oküler
  • Ayar vidası
  • Prizma haznesi (Prizma ve Işık toplama kapağı ile birlikte)
  • Tutma kolu
  • Kalibrasyon vidası

Dijital Refraktometreler; El Tipi cihazlar gibi dijital cihazlarda basit ve kolay ölçüm yöntemiyle kullanım kolaylığı sağlayan, güvenilir ve yüksek hassasiyetli ölçümler için dizayn edilmiş Refraktometre çeşitleridir. Bu cihazlarda ölçüm sonuçlarının daha kolay görüntülenmesini sağlayan dijital gösterge ekranı bulunmaktadır.

Paylaşın

Eskişehir’in Uğrak Yeri “Sabancı Uzay Evi”

Bilim Deney Merkezi ile eş zamanlı olarak Eskişehir’e kazandırılan Sabancı Uzay Evi, Eskişehirlilere ve Eskişehir’e gelen turist gruplarına, uzayın büyülü dünyasını izleme ve öğrenme fırsatı veriyor.

İleri teknolojik donanımı Sabancı Vakfı ve ÇİMSA’nın katkılarıyla sağlanan Uzay Evi NASA, Avrupa Uzay Ajansı gibi uluslararası kurumlardan eş zamanlı olarak aldığı görüntü ve bilgileri son teknoloji ürünü görüntülü sistemler aracılığıyla ziyaretçilere sunuyor.

Uzay Evi’nin 360 derecelik kubbesi evrene, uzaya, galaksilere, yıldızlara, dünya ve gezegenlere canlı bir seyahat deneyimi yaşatıyor. İnteraktif sunumlar ve gösterimlerin yapıldığı Sabancı Uzay Evi’nde balıkgözü lensler ile donatılan ve 16 megapiksellik görüntü elde edilebilen yüksek çözünürlükte projeksiyonlar bulunuyor.

Eskişehir Kısa Tarihi

Üzerinde asırlarca kanlı ve çok önemli savaşların cereyan ettiği Eskişehir’in bilinen tarihi Hititlere dayanır. Hititler zamanında bu bölgeye “Masa” denirdi. Hititlerden sonra Frigyalalılar bölgeye hakim oldular. Başkentleri Gordion (Polatlı civarı) bu bölgeye yakın olduğundan, krallığın önemli bir bölgesiydi.

Eskişehir’in eski ismi “Dorylaion” olup, Frigyalılar zamanında Eretrialı Doryleos tarafından kurulmuştur. Frigyalılardan sonra Lidyalılar bölgeye hakim olmuşlardır. M.Ö. 6. asırda Persler, Lidya Devletini yıkarak topraklarını istila etiler.

M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralı İskender Persleri yenerek Anadolu’yu işgal etti. Makedonya İmparatorluğu İskender’in ölümü üzerine komutanları arasında taksim edildi. Porsuk Çayının kuzeyinde Bitinya ve güneyinde Galatya krallıkları kuruldu. M.Ö. 1. asırda Roma İmparatorluğu bu bölgeyi ilhak etti.

M.S. 395 Roma İmparatorluğu ikiye bölününce, bütün Anadolu gibi bu bölge de Doğu Roma (Bizans) payına düştü. Bizans imparatorlarından bazıları Eskişehir’de oturdular. Bizans’ın kuvvetli bir askeri üssü haline geldi.

Sasaniler, İstanbul ve Üsküdar önlerine giderken buradan geçtiler. 708 senesinde Emevi kumandanı Abbas İbnü’l-Velid Eskişehir’i fethetti. Abbasiler devrinde ise Hasan ibni Kahtaba 778’de Eskişehir önlerine kadar geldi. Araplar Dorylaion’a “Duruliye” dediler.

1071 Malazgirt Zaferinden az sonra Anadolu Fatihi ve Anadolu’da Türkiye devletinin kurucusu Selçuklu Kutalmışoğlu Birinci Süleyman Şah’ın başkumandanlığı altındaki Türk orduları Eskişehir’i fethettiler. Birinci Haçlı Seferinin en büyük ve en kanlı meydan muharebesi Eskişehir ovasındaki Porsuk civarında cereyan etmiştir.

“Dorylaion” (Eskişehir) (Porsuk) Meydan Muharebesi olarak tarihe geçen bu savaşta, Kılıç Arslan emrindeki Türk ordusu, Haçlı ordusunu hezimete uğrattı. Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyetinin varoluşunun kökleri Alparslan’ın Malazgirt ve Kılıç Arslan’ın, Sultan Mes’ud’un Eskişehir zaferlerine dayanır.

1175’te Bizans İmparatoru Manuel Kommenos Eskişehir’i işgal etti. Ertesi sene Birinci Mes’ud’un oğlu İkinci Kılıç Arslan, Bizans imparatorunu Miryakefalon (Karamukbeli) Meydan Muharebesinde yenerek Eskişehir’i geri aldı.

On üçüncü asır başlarında Eskişehir Bizans sınırında bir “uç” olarak bulunuyordu. Ertuğrul Gazi ve oğlu Osman Gazi uç beyi idiler. 1289’da Eskişehir-Bilecik- Kütahya vilayetlerinin kesiştiği bölge, Osmanoğullarının elindeydi. Orhan Gazi, Eskişehir’in bütün topraklarını Osmanlı Devletine kattı. Osmanlılar, şehrin kendisine Eskişehir derken, civarındaki topraklara “Sultanönü” dediler.

Sultanönü; merkezi Kütahya’da olan (1451’den önce Ankara) Anadolu Beylerbeyliği eyaletinin 14 sancağından biriydi. On dokuzuncu asır başlarında geriledi ve kasaba haline geldi. Yirminci asır başlarında ise Hüdavendigar (Bursa) eyaletinin Kütahya sancağına bağlı 5 kazadan birinin merkeziydi.

On dokuzuncu asrın sonlarında Eskişehir’den demiryolu geçince, yeniden gelişmeye başladı. 1894’te Eskişehir’de 17 cami, 3 medrese, 4 tekke, 25 han, 700 dükkan ve 2 kervansaray vardı. Rum, Ermeni gibi gayri müslim halk sayısı sadece 2000 idi. 20 Temmuz 1921 ile 2 Eylül 1922 arasında 1 sene 1 ay 13 gün Yunan işgalinde kaldı. Yunanlılar Eskişehir’den kaçarken en az yarısını yıktılar, yaktılar ve harabe halinde terk ettiler.

Cumhuriyet devrinde sancaklara (mutasarrıflıklara) “vilayet-il” denilince, Eskişehir il olmuştur. Cumhuriyet devrinde en hızlı gelişen şehir Eskişehir’dir denilebilir. Demiryolu ve karayolu kavşağı olması, sanayi tesisleri, uçak ve demiryolu fabrikası ve Anadolu’nun en büyük askeri hava meydanına sahib olması, Eskişehir’in gelişmesinde mühim rol oynamıştır.

Paylaşın