“Acı Reçetenin Acılığını Yılın İkinci Yarısında Hissedeceğiz”

Ekonomi yönetiminin aldığı kararları ve ekonomideki gelişmeleri değerlendiren ekonomist Prof. Dr. Selva Demiralp, “Enfeksiyon bütün vücuda yayıldığında antibiyotik dozu yüksek de olsa yetmeyebilir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Peki ya daha fazla doz artışını da bünye kaldırmazsa? İşte zorluk tam da burada devreye giriyor. Faizi yeterince artırsanız ekonomide ciddi bir yavaşlama olacak, artırmasanız enflasyon yüksek seviyelerde yapışacak. Merkez Bankası’nın işi çok zor. Ama zaten esas sorun enflasyonun bu kadar kontrol edilmez seviyelere çıkmasına izin verilmesi değil miydi?”

Koç Üniversitesi öğretim üyesi ekonomist Prof. Dr. Selva Demiralp, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile ekonomi yönetiminin aldığı kararları ve ekonomideki gelişmeleri değerlendirdi. Demiralp, yerel seçimlerden sonra ekonomi politikalarının en zor sınavı vereceğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Çünkü: 1) Kemer sıkma politikalarının etkileri gecikmeli geliyor. Mayıs 2023 sonrası atılan adımların etkileri seçim sonrası dönemde hissedilecek. Peki buna ne kadar izin verilecek? TCMB hangi noktada “havlu atmak” zorunda kalacak?

2) Acı reçeteyi hafifletecek temel tatlandırıcı olan sermaye girişleri 36.5 puanlık faiz artışına rağmen ivme kazanamadı. Burada temel sebep Mayıs 2023 öncesi uygulanan politikaların yarattığı travmanın hafızalardan silinmemiş olması ve her an geri dönüş olur endişesi. Durum böyle olunca acı reçetenin esas acılığını yılın ikinci yarısında hissedeceğiz görünüyor.

3) Merkez bankası faizi 36.5 puan faiz artırdı, yetmez mi sorusuna gelince: Manşet enflasyon %65 iken politika faizini %45’e de çıkarsanız -20 puan reel faiz var (bileşik faizden hesaplasanız -10 puan). Yetiyor olsa zaten enflasyon beklentileri düşmeye başlar, talep öne çekilmez, döviz talebi olmazdı. Demek ki doz yetmiyor. TCMB de bu bilinçle makroihtiyati önlemlerle ek sıkılaştırmaya gitti. Bu adımların hele de seçim öncesi dönemde atılmasının sinyal değeri yüksek. Öte yandan faiz bu seviyede dursun, üstünü makroihtiyati tedbirlerle tamamlayalım denirse nihai olarak aynı ekonomik yavaşlamayı hedefleseniz de para politikasının temel aracı olan politika faizinin çok daha güçlü olan sinyal etkisini çöpe atmış oluyorsunuz.

Enfeksiyon bütün vücuda yayıldığında antibiyotik dozu yüksek de olsa yetmeyebilir. Peki ya daha fazla doz artışını da bünye kaldırmazsa? İşte zorluk tam da burada devreye giriyor. Faizi yeterince artırsanız ekonomide ciddi bir yavaşlama olacak, artırmasanız enflasyon yüksek seviyelerde yapışacak. Merkez Bankası’nın işi çok zor. Ama zaten esas sorun enflasyonun bu kadar kontrol edilmez seviyelere çıkmasına izin verilmesi değil miydi?”

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir